Etiket arşivi: Türkiye

EKİM 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Ekim ayına Türkiye haritası üzerinde hiç şüphesiz ki damgasını vuracak gezegen yerleşimi; Hint Astrolojisine göre Retro /Gerileme hareketine Balık Burcu içerisinde devam edecek Mars’ a ait olacak.

Mars 4 Ekim itibariyle Koç Burcundan ve Türkiye’ nin 11. Evinden çıkış yaparak; 10. Evimize geri dönecek ve 24 Aralık tarihine değin bu evimizdeki ve Balık Burcu içerisindeki yolculuğuna devam edecek.

4 Ekim – 14 Kasım arasında Retro /Gerileme halinde; 14 Kasım – 24 Aralık tarihlerinde ise düz ilerleyerek Balık Burcu içerisinden geçecek.

Hint Astrolojisine göre Mars, bulunduğu Balık Burcu içerisinden Türkiye’ nin:

  • Yükselen Burcunu, halkı ve ekonomiyi temsil eden gezegeni Ay’ ı;
  • Topraklarını temsil eden Evini ve kuruluş anındaki Rasi/Natal Mars’ ını;
  • Yine kuruluş anındaki Rasi/Natal haritasındaki en kalabalık –yani 4 gezegen yerleşiminin bulunduğu- Evini görünümde tutuyor olacak…

Tüm bunlara ek olarak Türkiye’ nin Yükselen Burcu içerisine yerleşmiş Rasi/Natal Plüton’ unu da göz hapsinde bulunduracak.

Mars’ ın Retro halde yukarıda sıraladığım tüm bu noktaları etkisinde tutacak olmasının özeti ise şudur:

Mars Retro halindeyken zararlı taraflarını daha fazla ortaya dökme eğilimindedir.

Şiddet, savaş, öfke, kontrolsüz enerji, yangın-patlama, silah kullanımı ve sonunu düşünmeden hareket etmek gibi tepkiler Mars’ ın zararlı taraflarıdır.

Retro yapan tüm gezegenler ise unuttuğumuz, halledildiğini düşündüğümüz –aslında bitmemiş ve hallolmamış- meselelerin tekrar karşımıza çıkmasına neden olurlar.

Hatırlamamız, üzerinde çalışmamız gereken konular birden hayatımızda gündem maddesi haline gelirler.

Ayrıca gezegenin Retro/Gerileme hareketini yaptığı burç kuşağının tarzı doğrultusunda enerjisi yansıyacak demektir.

Şimdi Türkiye Haritası üzerinde Mars’ ın bulunduğu noktadan başlayarak; 4 Ekim – 14 Kasım tarihleri arasındaki geçmiş temelli sebeplere dayanan, yıkıcı nitelikte ve biraz da hissi şekilde yansıyacak enerjilere bakalım…

Mars’ ın Retro halinde bulunduğu yer Türkiye’ nin liderini gösteren 10. Evi.

10. Ev ayrıca Türkiye’ nin dünya ülkeleri arasındaki statüsünü, iyi ya da kötü şöhretini, Türkiye denince akla gelen önemli kişileri, ülkenin gücünü temsil ediyor.

Mars Retro’ suna devam ederken; devlet otoritesinin sonu çok düşünülmeden yapılmış bazı hissi beyanları, hamleleri hem ülke içerisinde hem de ülke dışında tepki toplayabilir. Geçmişte yaşanmış, aslında günümüz yürütülen siyasi ilişkileri ile alakasız konular Türkiye’ nin aleyhine olacak şekilde yeniden gündeme taşınabilir. Türkiye’ yi karalamaya yönelik bazı manipülatif haberlerle uğraşabiliriz. Özellikle bu durum Merkür’ ün Retro hareketine başlayacağı 14 Ekim itibariyle basın tarafından iyice alevlendirilebilir.

Mars’ ın Retro yaptığı burç kuşağının asıl sahibi Jüpiter; Ekim ayı boyunca çok kuvvetli çalıştığı Yay Burcu içerisinde olacağı için Mars’ ın Retro enerjisinin kötücül gücünü de ikiye katlamaktadır.

Mars ve Jüpiter’ in görünümü altında kalan: Yükselen Burcumuz, ekonomiyi gösteren Natal Ay ve zorba güçleri temsil eden Plüton gezegenimiz de göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’ nin dünya piyasalarındaki durumu da Ekim ayı boyunca –bilinçli şekilde yönlendirilen- çok ciddi bir sıkışıklığın içinden geçme potansiyeline sahiptir.

Ekim ayında dünya basınında ülkemiz, liderlerimiz ve ekonomimiz ilintili haberlere sıkça rastlayabiliriz.

14 Ekim Merkür Retrosu ile birlikte bu durum iyice şiddetlenerek başta borsa olmak üzere, spekülatif yatırım araçları ile ilgili son derece güvensiz ve kararsız bir ortam Türkiye açısından söz konusu olabilir. Borsa 23 Ekim tarihinde Venüs’ ün debil/düşüş konumda bulunduğu Başak Burcu içerisine geçişi ile iyice düşüş eğilimi içerisine girme potansiyeline sahip. Venüs, Vedik Astrolojisine göre 16 Kasım’ da Terazi Burcu içerisine geçinceye kadar, başta borsa olmak üzere tüm diğer spekülatif kazanç araçları açısından ciddi bir toparlanma sürecinin yaşanmayacağını düşünmekteyim.

Sadece 17-23 Ekim tarihleri arsında Merkür ve Venüs arasındaki yer değişiminin vereceği olumlu enerji, borsa- spekülatif kazanç araçları için kısa süreli bir yukarıya seyreden trend yaratma avantajını oluşturabilir. Ancak kalıcı bir durum olacağı düşünülmemelidir.

Ekonomik açıdan geçtiğimiz aylarda olduğu gibi Satürn de hala daha parasal durumumuzu kısıtlayan enerjilerini tam karşıdan 2. Evimize yansıttığından; maalesef Eylül sonu itibariyle düz harekete geçiş yapmasına rağmen -geç kalınmış- bazı düzeltici faaliyetler, önlemler alınmaya çalışılsa bile bunun olumlu yansımalarını tam anlamı ile yaşayamayacağımızı göstermektedir.

Mars’ ın Rasi/Kuruluş haritamızda en kalabalık yerleşimlerin bulunduğu 5. Evimize attığı bakış ise vergi yükümlülükleri, harçlar, cezalar, devlet nezdinde görülen işlere ait ücretler konusunda da bir artış yaşanabilme potansiyeline işaret etmektedir. Üstelik bu etki 22 Şubat 2021 tarihine kadar geçerliliğini koruyacaktır.

Buna ek olarak; eğitim sistemimiz ilintili sorun ve sıkıntılarımız, komşularımız, toprak bütünlüğümüz, dış devletler ile olan ilişkilerimiz de hem Satürn hem de Mars’ tan aldığı sert görünümlerle Şubat 2021’ e kadar Türkiye açısından dar bir boğazdan geçme ihtimaline sahip olduğumuzu göstermektedir.

Mars’ ın Balık Burcu içerisinde yapacağı Retro hareketinin en önemli yansıması ise elbette 4. Evimiz üzerinde olacaktır.

Zira bu evimizin tam karşısına yerleşecek olan Mars, kuruluş anı haritamızdaki Natal Mars’ ımız ile çok yakın bir temas, enerji aktarımı yapmaya aday durumdadır.

Bu durumda 4. Evin Mundane / Ülkeler astrolojisinde temsil ettiği konular da Türkiye açısından tetiklenerek gündeme yerleşecektir. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Eylül 2020 gündemine ülke haritamız, Merkür’ ün ve Venüs’ ün Hint Astrolojisine göre burç değiştirmesi ile birlikte hızlı bir giriş yapacak.

Bu hız diğer tüm gezegenlerin de mevcut konumlarını değiştirmeleri ile birlikte Eylül ayının tamamında geçerliliğini koruyacak.

EYLUL1Şimdi sırası ile Vedik Astrolojisine göre yer-durum değişikliği yapacak gezegenlere ve Türkiye haritası üzerindeki etkilerine göz atalım.

1 Eylül tarihinde Venüs, geçtiğimiz ay bulunduğu İkizler Burcu’ nu terk ederek, Yengeç Burcu içerisine yerleşecek.

Yengeç Burcu ülke haritamızda ekonomiyi temsil eden 2. Evimize denk düşmekte.

Venüs tabiatı itibariyle iyicil olarak anılan ve yerleştiği noktada olumlu etkiler vermesi beklenen bir gezegendir.

Bu durumda Venüs’ ün Türkiye’ nin 2. Evini ziyareti esnasında, ekonomik anlamda yüzümüzü güldürecek gelişmeler yaşamayı bekliyor olmamız gerekirdi.

Ancak Koç Burcu içerisindeki Mars’ tan ve tam karşısındaki Satürn’ den görünüm alan Venüs’ ün maalesef uzun süredir beklediğimiz refah getirici etkilerinden bahsetmekten 2 kötücülün baskısı altında olması nedeni ile çok uzak bir noktadayız.

Satürn ve Mars’ ın baskısı altında ezilen Venüs’ ün kendine bile hayrı yok demek pek yanlış olmaz…

Üstelik Venüs kuruluş anı (Rasi) haritamızda 5 ve 12. Evlerin sahibi olduğundan, bu evlerin temsil ettiği konularda problem yaratmaya daha da meyilli çalışacaktır.

Yani Eylül ayında gizli örgütler, casuslar, teröristler, mülteciler, harcamalar, halkın refahı, mülteciler, hastaneler-hapishaneler gibi kapalı alanlarda çalışanlar ve burada kalanlar hakkında haberler karşımıza çıkabilir.

Gizli gerçekleri temsil eden 12. Evin lordunun (Venüs), kötücüllerden (Satürn ve Mars) aldığı görünüm; halktan saklanan ve rahatsız edici hastaneler-hapishaneler, mülteciler, devlet harcamaları ilintili bazı gerçeklerin ortaya dökülmesine de aracılık edebilir.

Venüs’ ün kuruluş haritamızda temsil ettiği bir diğer alan olan 5. Evimiz ilintili spekülatif kazançlar ve eğitim ilintili bazı sorunlar da geçtiğimiz aylarda olduğu gibi Eylül’ de de halkın dikkatini çekmeye devam edecek demektir.

Ekonomi ile ilintili olarak 5. Evin temsil ettiği spekülatif kazançlar ve 12. Evin temsil ettiği borçlar konusu da Venüs’ ün ekonomiyi temsil eden evimiz üzerindeki transiti nedeni ile Eylül ayı boyunca çok dikkatle izlenmesi gereken alanlardan biri olarak yine karşımıza çıkmakta.

Geçen ay haberi verilen “gaz” müjdesi ile ilgili umuyorum ki hepimiz ekonomi ilintili olumlu gelişmeleri deneyimleyebiliriz.

Ancak Vedik Astrolojisine göre gökyüzü yerleşimlerini incelediğimizde, Türkiye haritası üzerinde 2. Evimizi direkt göz hapsinde bulunduran Satürn nedeni ile Nisan 2022 sonuna kadar tahminim halk açısından ferahlatıcı bir ekonomik iyileşmenin söz konusu olması çok zor gözükmektedir.

Mundane/Dünya Astrolojisinde 2. Ev halkın satın alma gücünü gösterir.

Türkiye’ nin haritasında ise bu evi yöneten gezegen Ay’ dır.

Kuruluş Anı /Rasi haritamızda Yükselen Burcumuz, yani 1. Evimiz içerisine yerleştiğindendir ki; Türkiye Cumhuriyet tarihi boyunca ekonomik problemlerle uğraşmak zorunda kalmıştır.

Zira 1. Ev ile bağlantı kuran gezegenler, kişisel haritalarda olduğu gibi ülke haritalarında da harita sahibinin en fazla odak noktası olan konuları gösterirler.

Cumhuriyet Tarihi ve 2. Evimizin yönetici gezegeni Ay’ dan bahsetmişken, Hint Astrolojisine göre Kasım 2020 itibari ile yer değiştirip , Yay Burcundan Oğlak Burcu’ na geçiş yapacak ve 8. Evimiz (Ekonomi ve doğal felaketler ile ilgili bir başka evimiz) Satürn ile kavuşuma girecek olan Jüpiter’ den de bahsetmemiz gerekiyor…

Türkiye’ nin tarihinde en derin etkiler bırakmış ekonomik kriz olarak internette biraz araştırma yaparsanız 21 Şubat 2001 tarihinden bahsedildiğini görebilirsiniz.

Gökyüzüne o tarih itibariyle bakacak olursanız, Satürn ve Jüpiter’ in Boğa Burcu içerisinde kavuşum yaptığını görürsünüz.

Kasım 2000’ de bankaların likidite krizine girdiği gökyüzü yerleşiminde ise yine Jüpiter ve Satürn Boğa Burcunda kavuşum yapmaktadırlar.

Bu örnekleri niye verdim?

Satürn ve Jüpiter 20 Kasım 2020 – 5 Nisan 2021 ve 15 Eylül 2021 – 20 Kasım 2021 tarihleri arasında gökyüzünde Hint Astrolojisine göre yine bir araya gelecekler…

Bu tarihler ekonomimiz açısından maalesef çok ciddi bir tehlike sinyali yaymakta.

Bu sefer iş dünyasını gösteren Oğlak Burcu içerisinde. ( 2000-2001 yıllarında kavuşum yaptıkları Boğa Burcu Mundane/Ülkeler Astrolojisinde “finans piyasaları” nı gösterir.)

Yıkım sonrası yeniden yapılanma kavuşumudur bu.

Büyük şirketler, büyük oyuncular, piyasaya-ekonomiye yön verenler açısından çok ciddi ve sert bir rüzgâr eseceğini göstermektedir.

Bitti mi? Hayır!

Jüpiter ve Satürn’ ün ekonomik daralma-sıkıntı anlamında bir diğer riskli yerleşimi ise bitişik burç kuşaklarında seyretmeleridir.

Yine geçmiş tarihlere bakacak olursak: Nisan 1982, Ocak 1980, Ağustos 1958 tarihlerinde yaşanan ekonomik krizlerde de Satürn ve Jüpiter’ in gökyüzünde Vedik Astrolojisine göre bitişik burçlarda sırt sırta yerleştiğini görürüz.

Asla çözüm bulmamış meselelerin gündeme gelmesi gerekliliğini, bu meselelerin çözümü için de bazı kayıplar verilmesinin şart olduğunu gösteren bir yerleşimdir bu.

Ekim 2018 – Kasım 2019 arasında Türkiye bu transit etkisini deneyimledi ve gelecekteki 3 tarih aralığında daha Jüpiter ve Satürn’ ün sırt sırta yerleşmesi etkisinin içerisinden geçecek:

1 Temmuz 2020 – 20 Kasım 2020

6 Nisan 2021-  14 Eylül 2021

21 Kasım 2021 – 13 Nisan 2022 Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Ağustos ayında gökyüzünde Satürn, Ketu, Rahu, Jüpiter gibi ağır hareket eden gezegenler dışındaki tüm oyuncular burç değiştirerek hem Türkiye hem de dünya açısından hızlı farklılık gösteren gündemler yaşanmasına aracılık edecekler.

Satürn Oğlak Burcu içerisindeki yolculuğuna Retro/Geri Hareketli olarak devam ederken, halkın satın alma gücü ile ilgili olan 2. Evi üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini yansıtmaya devam ediyor olacak.

Ayrıca Türkiye’ nin içinden geçtiği gezegensel dönem (Maha Dasa) Lordu’ nun (Güneş) Ağustos ayının ilk yarısında bulunduğu noktanın Türkiye’ nin 2. Evi içerisi olması; buna ek olarak alt gezegensel dönem (Bhukti Dasa) Lordu’ nun (Ay) da Türkiye’ nin 2. Evininin yöneticisi olması sebebi ile önümüzdeki dönemin ana konu başlıklarından birinin yine maalesef ekonomi ilintili olacağı kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımızda belirmektedir.

Aslına bakılacak olursa Türkiye Venüs Dasa’ sını bitirip, Güneş Maha Dasa Periyoduna girdiği 2 Mart 2020 tarihinden beridir ekonomi anlamındaki sınavları şiddetlenerek karşısına çıkmaya devam etmektedir.

Satürn’ ün Nisan 2022 tarihine kadar ekonomi ilintili evimizi göz hapsinde tutacak olması da üstüne yaşanan problemleri katlamaktadır ve belirttiğim tarihe kadar katlamaya da devam edecektir.

Özellikle 16 Ağustos tarihinde Mars’ ın Hint Astrolojisine göre Balık Burcunu terk ederek, Koç Burcu içerisine yerleşmesi Türkiye’nin görünüm yolu ile ekonomiyi temsil eden 2. Evi üzerindeki baskıyı biraz daha arttıracağından; ani iniş-çıkışlar, finansal parametrelerin sert hareketleri hepimizin dikkatini üstüne toplamaya aday durumdadır.

Bu süreç 4 Ekim tarihinde yine Vedik Astrolojisine göre Mars yer değiştirip Balık Burcu içerisine geçene kadar dikkatle takip edilmelidir.

16 Ağustos tarihinde yer değiştirecek olan Mars’ la birlikte hareket edecek bir başka gezegen de Güneş’ tir.

Bu tarihte Vedik Astrolojisine göre yöneticisi olduğu ve güçlü şekilde çalıştığı Aslan Burcu içerisine geçecek olan Güneş, Türkiye’ nin sınır komşuları ile ilgili sorunlarını devlet otoritesi nezdinde ön plana çıkaracak olmakla birlikte, temsilcisi olduğu ekonomik yatırım araçları arasındaki altın fiyatları açısından güçlü bir yükseliş atağına da sebebiyet verebilir. Okumaya devam et

Paylaş

MART 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre Mart, Türkiye haritası özelinde, 20 senedir devam eden Venüs Dasa’ sının bitip, Güneş Dasa’ sının başlaması nedeni ile son derece önemli bir yere sahip.

Ülke olarak, 2 Mart 2000 tarihinde başlayan ve yine 2 Mart 2020 tarihinde sona eren 20 yıllık Venüs Dasa’ mızdan sonra, 2 Mart 2026 tarihine kadar, 6 sene boyunca, Güneş Dasa’ mızı yaşıyor olacağız.

Tüm bu süre zarfında, Vedik Astrolojisine göre Güneş gezegenin ziyaret ettiği burç kuşakları ve evlerin temsil ettiği konular, Türkiye açısından ciddi şekilde önem arz edecek.

Ayrıca Güneş gezegeni Türkiye’ nin kuruluş anı – Yani Rasi- haritasında 3. Evinin yönetici gezegeni olduğundan, bu evin temsil ettiği konular da -çok uzun süredir belirttiğim gibi başta komşularımızla ilişkilerimiz olmak üzere- önümüzdeki 6 senelik periyoda damgasını vuracak.

Önümüzdeki 6 sene boyunca gündemimizi işgal edecek olan Üçüncü evin temsil ettiği diğer konulara göz atacak olursak:

Ulaşım: Hava, kara ve deniz olmak üzere ülke sınırları dahilindeki otoyollar, köprüler, raylı sistemler, otomobil-araba, toplu taşıma gibi tüm taşıma yolları. Kısaca trafik oluşturan tüm sistemler ve bu sistemler üzerinde etkin olabilecek hava/doğa koşullarına bağlı kazalar.

İletişim: Bilgi ve haber veren her türlü gazete, dergi, TV, radyo, telefon, email ve günümüzde çok önemli bir bilgi edinme aracı haline gelen SOSYAL MEDYA-İNTERNET

Kurumlar: Reklam, medya-edebiyat ilintili kuruluşlar ve Eğitim Bakanlığı.

Yukarıda saydığım konu başlıklarına baktığımızda, Türkiye haritasının, özellikle kötücül gezegen enerjileri altında sıkıştığında, sıkıntılı tecrübeler yaşama potansiyelinin yükseldiğini, ülke üzerinde trafik yaratan ulaşım yolları alakalı istenemeyen kazalar tecrübe edebileceğimizi öngörmek mümkün.

Ayrıca eğitimciler, sosyal medya, gazeteciler, yazarlar, düşünce üreten kişilerle alakalı kısıtlayıcı etkilerle önümüzdeki yıllarda sık sık muhatap olacağız.

6 sene gibi uzun bir periyottan bahsettiğimiz için 3 Mart sabahı tüm bu saydığım şeylerin vuku bulduğu bir dünyaya elbette gözlerimizi açmayacağız!

Bu bir süreç ve kendini çok geniş bir zaman diliminde gerçekleştiriyor olacak.

Ancak bu noktada hem komşularımız, hem de ulaşım-iletişim kaynaklı yaşayabileceğimiz sorunlarla birlikte Güneş Dasa periyodumuzun kendi içerisinde çok önemli ve çok özel bir fırsatı da barındırdığını -yazılarımı takip edenler hatırlayacaklar- bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Güneş, Türkiye haritasında çok önemli ve özel bir güçle konumlanmış bir gezegendir.

Terazi Burcu içerisinde evet düşüşte/debil’ dir.

Ancak Vedik Astrolojisine göre en büyük koruma veren iki Yoga’ nın, her ikisinin de oluşması noktasında görev almıştır ve bu sebeple hiç ummadığımız şekilde, mucize yaratacak, büyük badirelerin ardından bize büyük fırsatlar getirebilecek kadar güçlü ve özeldir.

Astrolojik olarak özetleyecek olursak:

Güneş Dasa süresince, önümüzdeki 6 sene boyunca Türkiye ulaşım-haberleşme-eğitim ve komşu ülkelerle ilişikliler anlamında büyük sınavların içerisinde zorlu deneyimler yaşayacaktır.

Ancak tüm bu sıkıntılı zamanların sonunda hiç ummadığımız kadar karlı, başarılı ve bizim daha iyi olmamıza, güçlenmemize aracılık edecek şekilde sonuçlar elde etmemiz de son derece mümkündür.

Yeni liderlerin sivrilmeye başlaması, ışığı ve kararlılığı ile Türkiye’ yi ileriye götürmesi de mümkündür. Çünkü Güneş astrolojide liderlerin doğal temsilcisidir.

Ancak şu hiç unutulmamalıdır: Süreç kesinlikle zorlu olacak ve canımızı yakacaktır!

Mart ayına özel olarak ise Güneş gezegeni ayın 14’ üne kadar Türkiye’ nin hava-deniz trafiği ile ithalat/ihracat etkinliklerini mercek altında tutacak.

Göçmenler ve adalet ilintili sorunlar da Mart ayının ilk yarısında ülkemizi yabancı ülkeler nezdinde konuşulur kılmaya devam edecek. Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Vedik ve Mundane/ Ülkeler Astrolojisine göre 24 Ocak 2020 itibariyle, Satürn’ ün uzunca bir süre yolculuğuna devam edeceği Oğlak Burcu içerisine yerleşmesinin etkilerini, ülke haritamızda 8. Evin tetiklenen enerjileri ile deneyimlemeye başladık.

8. Ev bir haritayı oluşturan 12 ev arasında en malefik/kötücül enerjileri barındıran; yıkımdan sonra yeniden yapılanma getiren zor konu başlıklarını temsil eder.

Satürn’ ün kendi özelinde sahip olduğu enerji ise başlı başına değişim, dönüşüm ve yanlış yapılandırılan, zayıf olan şeyleri yıkmak, yeniye ve daha sağlam olana yer açmak yönünde kendini gösterir.

Türkiye’ nin 8. Evinin içine yerleşen ve astrolojide en kalıcı ve uzun soluklu etkileri getiren gezegenlerden biri olan Satürn’ ün temsil ettiği konular sizlerin de fark edebileceği gibi 8. Evin temsil ettiği konularla bir birine çok benzemekte.

Bu da doğal olarak Satürn’ ün 2,5 senelik Oğlak Burcu geçişi esnasında Türkiye’ nin yaşayacağı 8. Ev’ in temsil ettiği konulardaki deneyimlerin etkisini katlanarak çoğaltacak demektir.

Bu ev, doğal afetler, ölümler, büyük dönüşümler kadar Türkiye açısından ekonomik dengelerin yerinden oynaması anlamında da etkiler barındırmakta.

Çünkü ülkenin borçları, vergi sistemi gibi konular da bu evin içerisinde yer almakta.

Satürn sağlam olmayan sistemleri söküp atmak, yanlış yapılanları düzeltmek için sert olaylarla kendini hissettirmekten hoşlandığı için ekonomik anlamda süregelen yanlış politikalar ile Türkiye’ yi ciddi sınavlardan geçirme potansiyeline sahip.

Ayrıca 8. Ev tam karşıdan halkın satın alma gücünü temsil eden 2. Evi de otomatik olarak görünüm altında tuttuğundan, Satürn bu anlamda da halkın refahını kısıtlayıcı enerjilerini daha güçlü olarak toplumun üzerinde 2,5 senelik Oğlak Burcu yolculuğu esnasında bizlere hissettiriyor olacaktır.

2020 senesinde Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında kısa süreli; 2021 yılının ise tamamında Türkiye’ nin 8. Evi içerisinde bir araya gelecek olan Satürn ve Jüpiter’ in Oğlak Burcu içerisindeki kavuşumu ise ekonomik olarak hem Türkiye hem de tüm dünya pazarlarında daralma yaşanacağına işaret etmektedir.

Bu anlamda Türkiye’ nin Mart ayında değişecek olan –etkileri uzun vadeye yayılacakDasa’ sı ve 8. Ev içerisinde seyreden Satürn gezegeninin Türkiye’ nin aynı zamanda iktidar gücünü temsil eden noktalarla da bağlantı kurması göz önünde bulundurulduğunda; bu güne kadar siyasete hakim olan enerjilerin de Türkiye açısından değişebileceği ihtimalini akla getirmektedir.

Şubat ise tüm dünya ülkeleri ve Türkiye’ de yaşanacak olan büyük dönüşüm enerjilerinin ilk başlangıç ayı olarak dikkat çekmekte.

Bu ayın Satürn dışındaki bence en önemli gezegen yerleşimi ise Mars’ a ait.

Mars transitleri ülke haritamız üzerinde önemli olayların tetiklenmesinde oldukça fazla rol oynamakta. Okumaya devam et

Paylaş

MART 2018 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası açısından, gezegenlerin Retroları ile gökyüzü enerjilerinin sıkışmaya başlayacağı ve geçmişten gelen sorunlarla yüzleşmemiz açısından kaçınılmaz bir süreci tetikleyecek zaman dilimi 9 Mart tarihinde Hint Astrolojisine göre Terazi Burcu içerisinde ve Türkiye’ nin 5. Evinde gerileme hareketine başlayacak olan Jüpiter ile açılmış olacak.

Jüpiter Türkiye’ nin Vedik Astrolojisine göre 5. Evi içerisindeki Gerileme/Retro hareketine 10 Temmuz 2018 tarihine kadar devam edecek.

Bu süre zarfında eğitim sistemimiz, çocuklar, kadınlar, hayvanlar ilintili suçlar konusunda mümkün olan iyileştirmeler hususunda hukuksal anlamda çalışmalar yapılması astrolojik zamanlama açısından çok isabetli olabilir.

Zira Jüpiter Mundane/ülke astrolojisinde adaletin de göstergesidir. Gerilediği dönemlerde hukuksal konularda geri çekilip düzeltme, iyileştirme-revizyon çalışmalarına gidilmesi isabetli olabilir.

Ayrıca Jüpiter gerileme süreci içerisinde içinde bulunduğu ev itibariyle özellikle medya ve hukuk desteğini alarak bu konuda ihmal edilmiş dikkatleri toplamak için çalışma potansiyeline sahip. Aksi taktirde konu görmezden gelinmeye ya da ihmal edilmeye devam ettiği müddetçe Jüpiter Retrosu konu ile alakalı hukuksal eksiklik kısmına dikkatleri daha da fazla toplamaya devam edecektir.

Ayrıca 2 -26 Mart tarihleri arasında Venüs’ ün Türkiye’ nin devlet otoritesini gösteren Balık Burcunda ve 10. Evinde; Jüpiter’ in de 5. Evde Terazi Burcu içerisinde yerleşecek olması Privartane Yoga’ yı oluşturacak.

Son derece kıymetli 2 ev arasında yönetici gezegenlerin yer değiştirmesi ile gerçekleşen bu yoga (Privartane Yoga: Yay Burcunun yönetici gezegeni olan Jüpiter, Terazi Burcunda iken aynı anda Terazi Burcunun yönetici gezegeni Venüs’ ün Yay Burcu içerisinde olması.) devlet otoritesinin, iktidar partisinin bu konuya dikkatini verebileceğini, verdiği taktirde de kamuoyunun olumlu tepkilerini alabileceğini göstermekte.

Eğer gökyüzünün Mart ayı içerisinde yansıttığı bu potansiyel enerji değerlendirilecek olursa toplumda memnunluk yaratan bir atmosferin oluşma potansiyeli de söz konusu.

Hatta 17 Mart Yeni Ay süreci bu konuda bir tetikleyici görevi de yapabilir.

Ancak Türkiye açısından Privartane Yoganın yansıttığı pozitif enerjiler maalesef 7 Mart itibariyle Hint Astrolojisine göre Akrep Burcundaki konaklamasına son verip, Türkiye’ nin 6. Evini terk ederek Yay Burcuna, Satürn’ ün yanına ve 7. Evine geçecek olan Mars ile gölgelenmeye başlayacak.

2 kötücül gezegenin Yay Burcu içerisindeki bu birleşimi; özellikle 7. Evin temsil ettiği konu başlıklarını iyice zora sokma, sıkıntılı enerjiler içerisinden geçirme potansiyeline sahip.

Türkiye’ nin dostları ve düşmanları ile yüzleşme süreci Mars’ ın 2 aylık 7. Ev transiti ile söz konusu olabilir.

Yazılarımı takip edenlerin artık bildiği gibi 7. Ev; bizim dış ülkelerle olan tüm iletişimimizi kapsamakta.

Bunun içine anlaşmalar ve anlaşmazlıklar, ithalat-ihracat, dış ticaret, dış dünyadaki saygınlığımız da girmekte.

Mars ve Satürn’ ün güçlerini birleştireceği Mart – Nisan ayları boyunca buradaki enerjinin bizi ciddi anlamda sıkıştıracağını, dış devletlere olan ilişkimiz açısından özellikle devlet otoritesinin sıkı şekilde çalışması gerekebileceğini düşünmekteyim. Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2018 ve TÜRKİYE

Yazılarımı takip edenler,  Ay ve Güneş Tutulmalarının kişisel haritalardan daha çok ülke haritaları üzerinde etkili olduğunu ifade ettiğimi bilmekteler.

Bu sebeple 31 Ocak 2018 tarihinde yaşanan Ay ve 15 Şubat 2018’ de yaşanacak olan Güneş Tutulması süreçleri hiç şüphesiz ki Şubat ayını ülkemiz açısından önemli enerji etkilerinin altında bırakmakta.

Bunun da ötesinde Hint Astrolojisine göre geçen ay Türkiye’ nin düşmanlarını temsil eden 6. Evi olan Akrep Burcu içerisine 17 Ocak itibariyle gelip yerleşen ve tahmin edildiği gibi askeri güçlerimizin üzerine 20 Ocak Afrin Harekatı ile tüm dikkatleri toplayan Mars gezegeni, tüm Şubat ayı boyunca bu evde yarattığı stresi sürdürmeye devam edecek.

Mars’ ın bizi savaş gerginliği içerisinde bırakma süreci Vedik Astrolojisine göre yer değiştireceği 7 Mart tarihine kadar maalesef son derece mümkün gibi durmamakta.

Bu konu ile ilgili 1 Ocak 2018’ de yayınladığım “OCAK 2018 ve TÜRKİYE” yazımda diğer ayrıntılara ulaşabilirsiniz.:

“…….Ocak 2018’ in gökyüzünde yer değiştirecek olan gezegenlerinden en önemlisi bence Mars gibi gözükmekte. Zira yine Türkiye’ nin düşmanlarını ve Türkiye’ ye karşı düşmanca hareketleri temsil eden 6. Evinin içerisine geçmiş olacak. 17 Ocak itibariyle kendi yönettiği Akrep Burcu’ na geçecek ve Mart 2018’ e kadar da burada olmaya devam edecek.

Genel anlamda tansiyonu yükselten ve bulunduğu evin temsil ettiği konuların göze batar hale gelmesini tetikleyen bir gezegen olması nedeni ile Mars, Bizim 6. Evimize geldiğinde yasadışı örgütleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, agresif hareketleri, polis-asker gibi silahlı güçleri, patlamaları tetikleme potansiyelini hareketlendirmekte.

Kendi yöneticisi olduğu evde bulunmasından dolayı, bazı sert olaylar yaşansa da eninde sonunda yaşanan tatsız olaylardan ders alınmasını, bizim açımızdan birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi sonrasında yaşatacak olmasına rağmen; Mars gezegenin doğası beklenmeyeni, öngörülmeyen ani ve sert olaylarla yaşatma eğiliminde olduğundan Ocak – Şubat aylarında hepimizin yine tetikte olmasında fayda var…….”

Mars Bulunduğu noktadan yabancı ülkeler ile olan ilişkimizi de yaptığı görünümler nedeni ile fazlası ile gerileme sürüklemekte. Ocak ayından farklı olarak ise bu ay, görünümde tuttuğu bir yoğun enerji kümesi de Güneş Tutulmasına ait olacak. Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2018 ve TÜRKİYE

Hint Astrolojisine göre Türkiye açısından gökyüzünün ağır hareket eden gezegenlerinden; Satürn, Rahu, Ketu ve Jüpiter’ in herhangi bir yer değişikliği veya retrosu/geri hareketi söz konusu olmadığından 2018’ in Ocak ayı da geçtiğimiz günlerin etkilerine benzer enerjiler yansıtmaya devam edecek.

Satürn’ ün Türkiye’ nin 7. Evinde, yurt dışı ilişkileri, yabancı devletler ile arasındaki anlaşmazlıkları ortaya çıkaran varlığı daha çok uzun süre mevcut durumunu korumaya devam edecek.

2018’ in tamamı bu etkinin gölgesinde, bizim yabancı devletlerle hem ilişkilerimizi hem de ticaret faaliyetlerimizi germeye devam edecek. 2018 yılının tamamında bu etkinin düzelebileceğini açıkçası düşünmemekteyim. Diplomatik, ticari krizlerin birbirini kovaladığı bir 2018 senesi geçirmemiz oldukça potansiyel etkiler arasında.

Rahu’ nun Türkiye’ nin parayı temsil eden, Ketu’ nun ise büyük değişim dönüşüm, felaketler, ekonomik dalgalanmalar ilintili evindeki aks yerleşimi ise Mart 2019’ a kadar sürecek zorlu bir ekonomik dönemi daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi işaret etmekte.

Özellikle Mars’ ın Oğlak Burcu içerisine ve Ketu’ nun yanına katılacağı, daha da önemlisi Retro/geri hareket yapacağı Mayıs- Eylül 2018 periyodu, Türkiye açısından 8. Evin temsil ettiği sıkıntılı konu başlıkları açısından bir hayli riskli gözükmekte.

Astrolojide maalesef en kötü konuları temsil eden 8. Evdeki yerleşimler ani kesilmeleri, dönüşleri, felaketleri, gecikmeleri, kazaları, dalgalanmaları tetikleme potansiyeline sahiptir.

O nedenle de ani hareketleri temsil eden bir gezegen olan Mars’ ın üstelik de kadersel denilen etkileri tetikleyen Ketu ile birlikte bu Retro sürecini yaşatacak olması açıkçası riski yüksek zaman dilimlerini akla getirmekte.

Jüpiter ise Türkiye’ nin 5. Evi içerisindeki yolculuğuna şu an için sakin şekilde devam etmekte. Bu da bizlerin ülkedeki durumlar karşısındaki genel atmosferimizin aslında çok da fazla dalgalanmadan, alıştığımız şekilde devam ettiğini göstermekte.

Ocak 2018’ in gökyüzünde yer değiştirecek olan gezegenlerinden en önemlisi bence Mars gibi gözükmekte. Zira yine Türkiye’ nin düşmanlarını ve Türkiye’ ye karşı düşmanca hareketleri temsil eden 6. Evinin içerisine geçmiş olacak. 17 Ocak itibariyle kendi yönettiği Akrep Burcu’ na geçecek ve Mart 2018’ e kadar da burada olmaya devam edecek.

Genel anlamda tansiyonu yükselten ve bulunduğu evin temsil ettiği konuların göze batar hale gelmesini tetikleyen bir gezegen olması nedeni ile Mars, Bizim 6. Evimize geldiğinde yasadışı örgütleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, agresif hareketleri, polis-asker gibi silahlı güçleri, patlamaları tetikleme potansiyelini hareketlendirmekte.

Kendi yöneticisi olduğu evde bulunmasından dolayı, bazı sert olaylar yaşansa da eninde sonunda yaşanan tatsız olaylardan ders alınmasını, bizim açımızdan birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi sonrasında yaşatacak olmasına rağmen; Mars gezegenin doğası beklenmeyeni, öngörülmeyen ani ve sert olaylarla yaşatma eğiliminde olduğundan Ocak – Şubat aylarında hepimizin yine tetikte olmasında fayda var.

Venüs ve Güneş ise ayın ilk yarısında Vedik Astrolojisine göre yine Türkiye’ nin yurt dışı ilişkilerini temsil eden 7. Evi üzerinde olacaklar ve zaten uzun süredir yurt dışı itibarımız konusunda hassas dengeleri bozan enerjisi ile Satürn’ e bir anlamda destek verecekler.

Yani Ocak 2018’ de de Türkiye’ nin dış ülkelerle olan iletişimi gergin, istenenin ve olması gerekenin dışında ilerleme eğiliminde olacak.

Özellikle ay ortasından itibaren yer değiştirecek olan Güneş sebebi ile devlet otoritesinin de bu konuları ustaca yönetme kabiliyetinin zayıflayacağını düşünebiliriz. Hatta 14 Ocak ve sonrasında bazı skandal gelişmeler devlet büyükleri ile ilgili gündemi işgal edebilir. Yeni yılın ilk Dolunay’ ı Türkiye’ nin tam Yükselen Burcu İkizler üzerinde 2 Ocak’ ta gerçekleşiyor olacak. Bu nedenle de Türkiye haritası açısından önemli bir Dolunay.

Venüs ve Satürn görünümleri altında, yabancı ülkelerle ilişkilerimizi temsil eden evin tam karşısında Türkiye ve diğer devletler olarak bizi net bir ayrım içinde bırakacak enerjilere sahip.

Dolayısıyla yeni yılın ilk günlerinde Türkiye’ yi yabancı ülkeler ile ciddi bir zıtlaşma etkisi içerisine çekebilir.

17 Ocak Yeni Ay’ ının da Yay Burcu içerisinde gerçekleşiyor olması, yabancı devletler ile olan iletişimimizde yeni bir bakış açısı, yeni bir politika üzerinden ilerlememiz gerekliliğinin vurgusunu yapmakta. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2017 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası açısından Aralık ayının en önemli gezegen hareketi Merkür gerilemesi olacak.

Çünkü Merkür, daha önceki aylarda da tıpkı Satürn’ ün yaptığı gibi Türkiye’ nin 7. ve 6. Evleri üzerinde gerileme hareketini gerçekleştirecek.

Bireysel ve ülke haritalarında Satürn, Rahu, Ketu, Jüpiter gibi ağır hareketli gezegenlerin etkileri uzun dönemlere yayılır.

Ancak Merkür, Venüs, Güneş gibi hızlı hareket eden gezegenler, ani ve küçük dokunuşlarla daha tetikleyici enerjileri açığa çıkartırlar ve bir anlamda ağır hareketli gezegenlerin büyük planlarının tamamlanmasına aracılık ederler.

Bu nedenledir ki Hint Astrolojisine göre; Aralık ayında Yay Burcu içerisinde –ki burası Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini gösteren 7. Evidir.- söz birliği yapmışçasına yığılacak olan gezegenler; hali hazırda 7. Ev içerisindeki seyahatine daha uzun müddet devam edecek olan Satürn’ ün büyük planına Aralık ayı itibariyle ciddi katkıda bulunacağa benzemektedirler.

Satürn’ ün 7. Evimize Retro sürecini tamamlayıp geri dönüşünden beri bu konu ile ilgili ayrıntıları geçmiş yazılarımda aktardım. İlgilenenler önceki ayların yazılarını inceleyebilirler.

Merkür’ ün açtığı yoldan Venüs, Güneş ve son olarak da 18 Aralık’ taki Yeni Ay süreci Türkiye’ nin dış ilişkilerini, dış ülkelerle anlaşmazlıklarını, dış ticaretini gösteren bu evine ciddi bir hareketlilik verecek.

Gökyüzünün Yay Burcu içerisindeki yoğunlaşmasına bakacak olursak, Aralık ayında yeni gelişmeler ardı ardına gündemimize düşecek gibi durmakta.

Merkür Yay Burcunda, 7. Evimiz üzerinde 3 Aralık itibariyle gerileme hareketine başlıyor. Ancak elbette etkileri daha önceden başlamış durumda. 10 Aralık tarihine kadar da bu evdeki retrosuna devam edecek. 11 Aralık itibariyle de Akrep Burcuna ve Türkiye’ nin düşmanlarını temsil eden 6. Evine yerleşecek.

10 Aralık tarihine kadar Yay Burcunda ve Türkiye’ nin 7. Evinde devam edecek Merkür retrosu, geçmişten gelen, üzerinde durulmayan, Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişki ve ticaretine zarar verecek her türlü iletişimi ortaya dökmeye devam edecek anlamına gelmekte.

Etkinin zararlı işleyeceğine yönelik kanaatim ise Merkür’ ün 11 Aralık itibariyle Akrep Burcuna yani Türkiye’ nin kötücül evlerinden biri olan, düşmanlarını temsil eden 6. Evine dönüş yapacak olmasından kaynaklanıyor.

Yani Aralık ayının ikinci yarısında dış ülkelerle gerilen ilişkilerimiz, sonuçları olan eylemler yaratma potansiyeline sahip.

Merkür’ ün Vedik Astrolojisine göre Türkiye’ nin “Yükselen” yöneticisi konumunda olması nedeni ile retrosu esnasında, tüm toplumun bu konuda yaşanacak olaylara kilitlenme eğilimi göstereceğini de ifade etmekte.

Yay Burcuna, yani Türkiye’ nin yine 7. Evine 16 Aralık itibariyle Güneş’in geçişi ile birlikte ise devlet otoritesinin de yurt dışı ilişkilerimiz ilintili yazılı-sözlü girişimlerde bulunacağını, hükümetin yoğun ve ısrarlı bir şekilde bu mesele üzerinde duracağını da ön görebiliriz.

Okumaya devam et

Paylaş

KASIM 2017 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası üzerinde Hint Astrolojisine göre 2. Ve 8. Evler ekseninde yerleşen Rahu-Ketu’ nun arasında sıkışan gezegenler –Kala Sarpa Yoga- Kasım ayını bizler açısından özellikle ekonomik parametreler noktasında gergin enerjiler altında bırakmakta.

Rahu ve Ketu’ nun tabiatı “beklenmeyeni getirmek” üzerine kurulu olduğu için ani yükselmeleri takip eden ani inişlerle para piyasalarında dalgalanmalara yerleştikleri evler itibariyle şahit olabiliriz.

Hemen aybaşında Koç Burcu içerisinde Türkiye’ nin 11. Yani; gelir-bütçe ile çok yakından ilgili evinin üzerinde Dolunay süreci yaşanacak.

Rahu ve Ketu’ nun sıkıştırdığı hatla birlikte düşünüldüğünde; para piyasaları, ekonomi ile ilgili netleşen bir durumun da bu sıralarda ortaya çıkması olası.

Ayrıca Dolunay’ ın yaşanacağı 11. Ev Mundane’ de politikacılar ve meclisi de temsil etmekte. O nedenle meclis, milletvekilleri, politika ile yakından ilgilenen kişiler ilintili tahmin edilemeyen gelişmeler yaşanması da muhtemel etkiler arasında.

Zira Dolunay’ ın içerisinde gerçekleşeceği Baharani Takımyıldızı da tahmin edilemez nitelikler taşır ve kadınlarla ilintili konuları tetikleme potansiyeli yüksektir. Gizlilik içeren işlerin bu Dolunay ile birlikte ortaya çıkması, bizim açımızdan görünür hale gelmesi söz konusu olabilir.

Özetleyecek olursak: 4 Kasım Dolunay’ ı meclis, milletvekilleri, politikacılar ve Türkiye ekonomisi ilintili konuları ön plana çıkartabilir. Bu insanlarla ilgili gizli kalmış bir konunun açığa çıkışı da Dolunay civarındaki günlerde söz konusu olabilir. Bu Dolunay 19 Ekim’ de Yeni Ay civarında yaşanan etkilerin netlik kazanması açısından da çalışabilir.

18 Kasım’ da ise Akrep Burcu içerisinde Yeni Ay oluşacak ve Türkiye haritasında 6. Eve denk gelmekte.

6. Ev ise askeri güçleri, polisleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, Türkiye’ ye karşı düşmanca tavırları temsil etmekte.

Mars’ ın bu noktadan uzak olması nedeni ile Kasım ayı içerisinde patlamalar, saldırılar gibi bir olayın çok fazla risk teşkil edeceğini sanmıyorum.

Ancak Yeni Ay’ ın gerçekleşeceği tarihten hemen sonra 21-27 Kasım tarihleri arasında Türkiye’ nin 6. Evi içerisine, Yükselen lordu olan Merkür Gandanta dereceleri içinde yerleşmeye başlayacak ki; esas riskli potansiyelin bu olduğunu düşünmekteyim.

Çünkü hali hazırda Kasım ayının neredeyse tamamında Satürn Yay Burcu içerisinde ve Türkiye’ nin dış ülkelerle her türlü temas ve ilişkisini temsil eden 7. Evinin içerisinde tıpkı Merkür gibi Gandanta süreci içerisinde bulunuyor olacak.

Peki nedir bu Gandanta?

Astrolojinin temel kavramları arasında burç kuşakları 4 element grubu içerisinde 3’ lü olarak toplanır. Ateş, toprak, hava ve su.

Bunlar arasında su ve ateş grubu birbirlerine çok ters enerjiler yansıtırlar. Ateş su ile beslenemez, söner. Su, ateş vasıtasıyla buharlaşıp, kaybolup gider.

Bu iki element birbirlerinin düşmanlarıdır ve birbirlerinin sonlarını getirebilme potansiyelleri vardır. O nedenledir ki; bir gezegen su grubu olan burç kuşağından, ateş grubu olan burç kuşağına giriş-çıkış yaparken ne yapacağını bilemez, dengesiz ve kararsız enerjiler içerisinde kalır. Temsil ettiği konuları başıboş ve yıkıcı olmaya eğilimli enerjiler içerisinde bırakır.

Buna Hint Astrolojisinde Gandanta denmektedir ve Gandanta süreçleri gezegenlerin enerjilerinin kötü çalışmaya eğilimli oldukları zaman dilimleridir.

Türkiye haritasında Kasım ayında Satürn ve Merkür’ ün Gandanta oluşlarına geri dönecek olursak:

Merkür ülke haritamızda Türkiye’ yi ve toprak bütünlüğümüzü, toprak ilinti her türlü konuyu, hava koşullarını temsil eden evlerin yöneticisi konumunda. Okumaya devam et

Paylaş