Etiket arşivi: Türkiye

AĞUSTOS 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Ağustos ayında gökyüzünde Satürn, Ketu, Rahu, Jüpiter gibi ağır hareket eden gezegenler dışındaki tüm oyuncular burç değiştirerek hem Türkiye hem de dünya açısından hızlı farklılık gösteren gündemler yaşanmasına aracılık edecekler.

Satürn Oğlak Burcu içerisindeki yolculuğuna Retro/Geri Hareketli olarak devam ederken, halkın satın alma gücü ile ilgili olan 2. Evi üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini yansıtmaya devam ediyor olacak.

Ayrıca Türkiye’ nin içinden geçtiği gezegensel dönem (Maha Dasa) Lordu’ nun (Güneş) Ağustos ayının ilk yarısında bulunduğu noktanın Türkiye’ nin 2. Evi içerisi olması; buna ek olarak alt gezegensel dönem (Bhukti Dasa) Lordu’ nun (Ay) da Türkiye’ nin 2. Evininin yöneticisi olması sebebi ile önümüzdeki dönemin ana konu başlıklarından birinin yine maalesef ekonomi ilintili olacağı kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımızda belirmektedir.

Aslına bakılacak olursa Türkiye Venüs Dasa’ sını bitirip, Güneş Maha Dasa Periyoduna girdiği 2 Mart 2020 tarihinden beridir ekonomi anlamındaki sınavları şiddetlenerek karşısına çıkmaya devam etmektedir.

Satürn’ ün Nisan 2022 tarihine kadar ekonomi ilintili evimizi göz hapsinde tutacak olması da üstüne yaşanan problemleri katlamaktadır ve belirttiğim tarihe kadar katlamaya da devam edecektir.

Özellikle 16 Ağustos tarihinde Mars’ ın Hint Astrolojisine göre Balık Burcunu terk ederek, Koç Burcu içerisine yerleşmesi Türkiye’nin görünüm yolu ile ekonomiyi temsil eden 2. Evi üzerindeki baskıyı biraz daha arttıracağından; ani iniş-çıkışlar, finansal parametrelerin sert hareketleri hepimizin dikkatini üstüne toplamaya aday durumdadır.

Bu süreç 4 Ekim tarihinde yine Vedik Astrolojisine göre Mars yer değiştirip Balık Burcu içerisine geçene kadar dikkatle takip edilmelidir.

16 Ağustos tarihinde yer değiştirecek olan Mars’ la birlikte hareket edecek bir başka gezegen de Güneş’ tir.

Bu tarihte Vedik Astrolojisine göre yöneticisi olduğu ve güçlü şekilde çalıştığı Aslan Burcu içerisine geçecek olan Güneş, Türkiye’ nin sınır komşuları ile ilgili sorunlarını devlet otoritesi nezdinde ön plana çıkaracak olmakla birlikte, temsilcisi olduğu ekonomik yatırım araçları arasındaki altın fiyatları açısından güçlü bir yükseliş atağına da sebebiyet verebilir. Okumaya devam et

Paylaş

MART 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre Mart, Türkiye haritası özelinde, 20 senedir devam eden Venüs Dasa’ sının bitip, Güneş Dasa’ sının başlaması nedeni ile son derece önemli bir yere sahip.

Ülke olarak, 2 Mart 2000 tarihinde başlayan ve yine 2 Mart 2020 tarihinde sona eren 20 yıllık Venüs Dasa’ mızdan sonra, 2 Mart 2026 tarihine kadar, 6 sene boyunca, Güneş Dasa’ mızı yaşıyor olacağız.

Tüm bu süre zarfında, Vedik Astrolojisine göre Güneş gezegenin ziyaret ettiği burç kuşakları ve evlerin temsil ettiği konular, Türkiye açısından ciddi şekilde önem arz edecek.

Ayrıca Güneş gezegeni Türkiye’ nin kuruluş anı – Yani Rasi- haritasında 3. Evinin yönetici gezegeni olduğundan, bu evin temsil ettiği konular da -çok uzun süredir belirttiğim gibi başta komşularımızla ilişkilerimiz olmak üzere- önümüzdeki 6 senelik periyoda damgasını vuracak.

Önümüzdeki 6 sene boyunca gündemimizi işgal edecek olan Üçüncü evin temsil ettiği diğer konulara göz atacak olursak:

Ulaşım: Hava, kara ve deniz olmak üzere ülke sınırları dahilindeki otoyollar, köprüler, raylı sistemler, otomobil-araba, toplu taşıma gibi tüm taşıma yolları. Kısaca trafik oluşturan tüm sistemler ve bu sistemler üzerinde etkin olabilecek hava/doğa koşullarına bağlı kazalar.

İletişim: Bilgi ve haber veren her türlü gazete, dergi, TV, radyo, telefon, email ve günümüzde çok önemli bir bilgi edinme aracı haline gelen SOSYAL MEDYA-İNTERNET

Kurumlar: Reklam, medya-edebiyat ilintili kuruluşlar ve Eğitim Bakanlığı.

Yukarıda saydığım konu başlıklarına baktığımızda, Türkiye haritasının, özellikle kötücül gezegen enerjileri altında sıkıştığında, sıkıntılı tecrübeler yaşama potansiyelinin yükseldiğini, ülke üzerinde trafik yaratan ulaşım yolları alakalı istenemeyen kazalar tecrübe edebileceğimizi öngörmek mümkün.

Ayrıca eğitimciler, sosyal medya, gazeteciler, yazarlar, düşünce üreten kişilerle alakalı kısıtlayıcı etkilerle önümüzdeki yıllarda sık sık muhatap olacağız.

6 sene gibi uzun bir periyottan bahsettiğimiz için 3 Mart sabahı tüm bu saydığım şeylerin vuku bulduğu bir dünyaya elbette gözlerimizi açmayacağız!

Bu bir süreç ve kendini çok geniş bir zaman diliminde gerçekleştiriyor olacak.

Ancak bu noktada hem komşularımız, hem de ulaşım-iletişim kaynaklı yaşayabileceğimiz sorunlarla birlikte Güneş Dasa periyodumuzun kendi içerisinde çok önemli ve çok özel bir fırsatı da barındırdığını -yazılarımı takip edenler hatırlayacaklar- bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Güneş, Türkiye haritasında çok önemli ve özel bir güçle konumlanmış bir gezegendir.

Terazi Burcu içerisinde evet düşüşte/debil’ dir.

Ancak Vedik Astrolojisine göre en büyük koruma veren iki Yoga’ nın, her ikisinin de oluşması noktasında görev almıştır ve bu sebeple hiç ummadığımız şekilde, mucize yaratacak, büyük badirelerin ardından bize büyük fırsatlar getirebilecek kadar güçlü ve özeldir.

Astrolojik olarak özetleyecek olursak:

Güneş Dasa süresince, önümüzdeki 6 sene boyunca Türkiye ulaşım-haberleşme-eğitim ve komşu ülkelerle ilişikliler anlamında büyük sınavların içerisinde zorlu deneyimler yaşayacaktır.

Ancak tüm bu sıkıntılı zamanların sonunda hiç ummadığımız kadar karlı, başarılı ve bizim daha iyi olmamıza, güçlenmemize aracılık edecek şekilde sonuçlar elde etmemiz de son derece mümkündür.

Yeni liderlerin sivrilmeye başlaması, ışığı ve kararlılığı ile Türkiye’ yi ileriye götürmesi de mümkündür. Çünkü Güneş astrolojide liderlerin doğal temsilcisidir.

Ancak şu hiç unutulmamalıdır: Süreç kesinlikle zorlu olacak ve canımızı yakacaktır!

Mart ayına özel olarak ise Güneş gezegeni ayın 14’ üne kadar Türkiye’ nin hava-deniz trafiği ile ithalat/ihracat etkinliklerini mercek altında tutacak.

Göçmenler ve adalet ilintili sorunlar da Mart ayının ilk yarısında ülkemizi yabancı ülkeler nezdinde konuşulur kılmaya devam edecek. Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Vedik ve Mundane/ Ülkeler Astrolojisine göre 24 Ocak 2020 itibariyle, Satürn’ ün uzunca bir süre yolculuğuna devam edeceği Oğlak Burcu içerisine yerleşmesinin etkilerini, ülke haritamızda 8. Evin tetiklenen enerjileri ile deneyimlemeye başladık.

8. Ev bir haritayı oluşturan 12 ev arasında en malefik/kötücül enerjileri barındıran; yıkımdan sonra yeniden yapılanma getiren zor konu başlıklarını temsil eder.

Satürn’ ün kendi özelinde sahip olduğu enerji ise başlı başına değişim, dönüşüm ve yanlış yapılandırılan, zayıf olan şeyleri yıkmak, yeniye ve daha sağlam olana yer açmak yönünde kendini gösterir.

Türkiye’ nin 8. Evinin içine yerleşen ve astrolojide en kalıcı ve uzun soluklu etkileri getiren gezegenlerden biri olan Satürn’ ün temsil ettiği konular sizlerin de fark edebileceği gibi 8. Evin temsil ettiği konularla bir birine çok benzemekte.

Bu da doğal olarak Satürn’ ün 2,5 senelik Oğlak Burcu geçişi esnasında Türkiye’ nin yaşayacağı 8. Ev’ in temsil ettiği konulardaki deneyimlerin etkisini katlanarak çoğaltacak demektir.

Bu ev, doğal afetler, ölümler, büyük dönüşümler kadar Türkiye açısından ekonomik dengelerin yerinden oynaması anlamında da etkiler barındırmakta.

Çünkü ülkenin borçları, vergi sistemi gibi konular da bu evin içerisinde yer almakta.

Satürn sağlam olmayan sistemleri söküp atmak, yanlış yapılanları düzeltmek için sert olaylarla kendini hissettirmekten hoşlandığı için ekonomik anlamda süregelen yanlış politikalar ile Türkiye’ yi ciddi sınavlardan geçirme potansiyeline sahip.

Ayrıca 8. Ev tam karşıdan halkın satın alma gücünü temsil eden 2. Evi de otomatik olarak görünüm altında tuttuğundan, Satürn bu anlamda da halkın refahını kısıtlayıcı enerjilerini daha güçlü olarak toplumun üzerinde 2,5 senelik Oğlak Burcu yolculuğu esnasında bizlere hissettiriyor olacaktır.

2020 senesinde Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında kısa süreli; 2021 yılının ise tamamında Türkiye’ nin 8. Evi içerisinde bir araya gelecek olan Satürn ve Jüpiter’ in Oğlak Burcu içerisindeki kavuşumu ise ekonomik olarak hem Türkiye hem de tüm dünya pazarlarında daralma yaşanacağına işaret etmektedir.

Bu anlamda Türkiye’ nin Mart ayında değişecek olan –etkileri uzun vadeye yayılacakDasa’ sı ve 8. Ev içerisinde seyreden Satürn gezegeninin Türkiye’ nin aynı zamanda iktidar gücünü temsil eden noktalarla da bağlantı kurması göz önünde bulundurulduğunda; bu güne kadar siyasete hakim olan enerjilerin de Türkiye açısından değişebileceği ihtimalini akla getirmektedir.

Şubat ise tüm dünya ülkeleri ve Türkiye’ de yaşanacak olan büyük dönüşüm enerjilerinin ilk başlangıç ayı olarak dikkat çekmekte.

Bu ayın Satürn dışındaki bence en önemli gezegen yerleşimi ise Mars’ a ait.

Mars transitleri ülke haritamız üzerinde önemli olayların tetiklenmesinde oldukça fazla rol oynamakta. Okumaya devam et

Paylaş

MART 2018 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası açısından, gezegenlerin Retroları ile gökyüzü enerjilerinin sıkışmaya başlayacağı ve geçmişten gelen sorunlarla yüzleşmemiz açısından kaçınılmaz bir süreci tetikleyecek zaman dilimi 9 Mart tarihinde Hint Astrolojisine göre Terazi Burcu içerisinde ve Türkiye’ nin 5. Evinde gerileme hareketine başlayacak olan Jüpiter ile açılmış olacak.

Jüpiter Türkiye’ nin Vedik Astrolojisine göre 5. Evi içerisindeki Gerileme/Retro hareketine 10 Temmuz 2018 tarihine kadar devam edecek.

Bu süre zarfında eğitim sistemimiz, çocuklar, kadınlar, hayvanlar ilintili suçlar konusunda mümkün olan iyileştirmeler hususunda hukuksal anlamda çalışmalar yapılması astrolojik zamanlama açısından çok isabetli olabilir.

Zira Jüpiter Mundane/ülke astrolojisinde adaletin de göstergesidir. Gerilediği dönemlerde hukuksal konularda geri çekilip düzeltme, iyileştirme-revizyon çalışmalarına gidilmesi isabetli olabilir.

Ayrıca Jüpiter gerileme süreci içerisinde içinde bulunduğu ev itibariyle özellikle medya ve hukuk desteğini alarak bu konuda ihmal edilmiş dikkatleri toplamak için çalışma potansiyeline sahip. Aksi taktirde konu görmezden gelinmeye ya da ihmal edilmeye devam ettiği müddetçe Jüpiter Retrosu konu ile alakalı hukuksal eksiklik kısmına dikkatleri daha da fazla toplamaya devam edecektir.

Ayrıca 2 -26 Mart tarihleri arasında Venüs’ ün Türkiye’ nin devlet otoritesini gösteren Balık Burcunda ve 10. Evinde; Jüpiter’ in de 5. Evde Terazi Burcu içerisinde yerleşecek olması Privartane Yoga’ yı oluşturacak.

Son derece kıymetli 2 ev arasında yönetici gezegenlerin yer değiştirmesi ile gerçekleşen bu yoga (Privartane Yoga: Yay Burcunun yönetici gezegeni olan Jüpiter, Terazi Burcunda iken aynı anda Terazi Burcunun yönetici gezegeni Venüs’ ün Yay Burcu içerisinde olması.) devlet otoritesinin, iktidar partisinin bu konuya dikkatini verebileceğini, verdiği taktirde de kamuoyunun olumlu tepkilerini alabileceğini göstermekte.

Eğer gökyüzünün Mart ayı içerisinde yansıttığı bu potansiyel enerji değerlendirilecek olursa toplumda memnunluk yaratan bir atmosferin oluşma potansiyeli de söz konusu.

Hatta 17 Mart Yeni Ay süreci bu konuda bir tetikleyici görevi de yapabilir.

Ancak Türkiye açısından Privartane Yoganın yansıttığı pozitif enerjiler maalesef 7 Mart itibariyle Hint Astrolojisine göre Akrep Burcundaki konaklamasına son verip, Türkiye’ nin 6. Evini terk ederek Yay Burcuna, Satürn’ ün yanına ve 7. Evine geçecek olan Mars ile gölgelenmeye başlayacak.

2 kötücül gezegenin Yay Burcu içerisindeki bu birleşimi; özellikle 7. Evin temsil ettiği konu başlıklarını iyice zora sokma, sıkıntılı enerjiler içerisinden geçirme potansiyeline sahip.

Türkiye’ nin dostları ve düşmanları ile yüzleşme süreci Mars’ ın 2 aylık 7. Ev transiti ile söz konusu olabilir.

Yazılarımı takip edenlerin artık bildiği gibi 7. Ev; bizim dış ülkelerle olan tüm iletişimimizi kapsamakta.

Bunun içine anlaşmalar ve anlaşmazlıklar, ithalat-ihracat, dış ticaret, dış dünyadaki saygınlığımız da girmekte.

Mars ve Satürn’ ün güçlerini birleştireceği Mart – Nisan ayları boyunca buradaki enerjinin bizi ciddi anlamda sıkıştıracağını, dış devletlere olan ilişkimiz açısından özellikle devlet otoritesinin sıkı şekilde çalışması gerekebileceğini düşünmekteyim. Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2018 ve TÜRKİYE

Yazılarımı takip edenler,  Ay ve Güneş Tutulmalarının kişisel haritalardan daha çok ülke haritaları üzerinde etkili olduğunu ifade ettiğimi bilmekteler.

Bu sebeple 31 Ocak 2018 tarihinde yaşanan Ay ve 15 Şubat 2018’ de yaşanacak olan Güneş Tutulması süreçleri hiç şüphesiz ki Şubat ayını ülkemiz açısından önemli enerji etkilerinin altında bırakmakta.

Bunun da ötesinde Hint Astrolojisine göre geçen ay Türkiye’ nin düşmanlarını temsil eden 6. Evi olan Akrep Burcu içerisine 17 Ocak itibariyle gelip yerleşen ve tahmin edildiği gibi askeri güçlerimizin üzerine 20 Ocak Afrin Harekatı ile tüm dikkatleri toplayan Mars gezegeni, tüm Şubat ayı boyunca bu evde yarattığı stresi sürdürmeye devam edecek.

Mars’ ın bizi savaş gerginliği içerisinde bırakma süreci Vedik Astrolojisine göre yer değiştireceği 7 Mart tarihine kadar maalesef son derece mümkün gibi durmamakta.

Bu konu ile ilgili 1 Ocak 2018’ de yayınladığım “OCAK 2018 ve TÜRKİYE” yazımda diğer ayrıntılara ulaşabilirsiniz.:

“…….Ocak 2018’ in gökyüzünde yer değiştirecek olan gezegenlerinden en önemlisi bence Mars gibi gözükmekte. Zira yine Türkiye’ nin düşmanlarını ve Türkiye’ ye karşı düşmanca hareketleri temsil eden 6. Evinin içerisine geçmiş olacak. 17 Ocak itibariyle kendi yönettiği Akrep Burcu’ na geçecek ve Mart 2018’ e kadar da burada olmaya devam edecek.

Genel anlamda tansiyonu yükselten ve bulunduğu evin temsil ettiği konuların göze batar hale gelmesini tetikleyen bir gezegen olması nedeni ile Mars, Bizim 6. Evimize geldiğinde yasadışı örgütleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, agresif hareketleri, polis-asker gibi silahlı güçleri, patlamaları tetikleme potansiyelini hareketlendirmekte.

Kendi yöneticisi olduğu evde bulunmasından dolayı, bazı sert olaylar yaşansa da eninde sonunda yaşanan tatsız olaylardan ders alınmasını, bizim açımızdan birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi sonrasında yaşatacak olmasına rağmen; Mars gezegenin doğası beklenmeyeni, öngörülmeyen ani ve sert olaylarla yaşatma eğiliminde olduğundan Ocak – Şubat aylarında hepimizin yine tetikte olmasında fayda var…….”

Mars Bulunduğu noktadan yabancı ülkeler ile olan ilişkimizi de yaptığı görünümler nedeni ile fazlası ile gerileme sürüklemekte. Ocak ayından farklı olarak ise bu ay, görünümde tuttuğu bir yoğun enerji kümesi de Güneş Tutulmasına ait olacak. Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2018 ve TÜRKİYE

Hint Astrolojisine göre Türkiye açısından gökyüzünün ağır hareket eden gezegenlerinden; Satürn, Rahu, Ketu ve Jüpiter’ in herhangi bir yer değişikliği veya retrosu/geri hareketi söz konusu olmadığından 2018’ in Ocak ayı da geçtiğimiz günlerin etkilerine benzer enerjiler yansıtmaya devam edecek.

Satürn’ ün Türkiye’ nin 7. Evinde, yurt dışı ilişkileri, yabancı devletler ile arasındaki anlaşmazlıkları ortaya çıkaran varlığı daha çok uzun süre mevcut durumunu korumaya devam edecek.

2018’ in tamamı bu etkinin gölgesinde, bizim yabancı devletlerle hem ilişkilerimizi hem de ticaret faaliyetlerimizi germeye devam edecek. 2018 yılının tamamında bu etkinin düzelebileceğini açıkçası düşünmemekteyim. Diplomatik, ticari krizlerin birbirini kovaladığı bir 2018 senesi geçirmemiz oldukça potansiyel etkiler arasında.

Rahu’ nun Türkiye’ nin parayı temsil eden, Ketu’ nun ise büyük değişim dönüşüm, felaketler, ekonomik dalgalanmalar ilintili evindeki aks yerleşimi ise Mart 2019’ a kadar sürecek zorlu bir ekonomik dönemi daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi işaret etmekte.

Özellikle Mars’ ın Oğlak Burcu içerisine ve Ketu’ nun yanına katılacağı, daha da önemlisi Retro/geri hareket yapacağı Mayıs- Eylül 2018 periyodu, Türkiye açısından 8. Evin temsil ettiği sıkıntılı konu başlıkları açısından bir hayli riskli gözükmekte.

Astrolojide maalesef en kötü konuları temsil eden 8. Evdeki yerleşimler ani kesilmeleri, dönüşleri, felaketleri, gecikmeleri, kazaları, dalgalanmaları tetikleme potansiyeline sahiptir.

O nedenle de ani hareketleri temsil eden bir gezegen olan Mars’ ın üstelik de kadersel denilen etkileri tetikleyen Ketu ile birlikte bu Retro sürecini yaşatacak olması açıkçası riski yüksek zaman dilimlerini akla getirmekte.

Jüpiter ise Türkiye’ nin 5. Evi içerisindeki yolculuğuna şu an için sakin şekilde devam etmekte. Bu da bizlerin ülkedeki durumlar karşısındaki genel atmosferimizin aslında çok da fazla dalgalanmadan, alıştığımız şekilde devam ettiğini göstermekte.

Ocak 2018’ in gökyüzünde yer değiştirecek olan gezegenlerinden en önemlisi bence Mars gibi gözükmekte. Zira yine Türkiye’ nin düşmanlarını ve Türkiye’ ye karşı düşmanca hareketleri temsil eden 6. Evinin içerisine geçmiş olacak. 17 Ocak itibariyle kendi yönettiği Akrep Burcu’ na geçecek ve Mart 2018’ e kadar da burada olmaya devam edecek.

Genel anlamda tansiyonu yükselten ve bulunduğu evin temsil ettiği konuların göze batar hale gelmesini tetikleyen bir gezegen olması nedeni ile Mars, Bizim 6. Evimize geldiğinde yasadışı örgütleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, agresif hareketleri, polis-asker gibi silahlı güçleri, patlamaları tetikleme potansiyelini hareketlendirmekte.

Kendi yöneticisi olduğu evde bulunmasından dolayı, bazı sert olaylar yaşansa da eninde sonunda yaşanan tatsız olaylardan ders alınmasını, bizim açımızdan birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi sonrasında yaşatacak olmasına rağmen; Mars gezegenin doğası beklenmeyeni, öngörülmeyen ani ve sert olaylarla yaşatma eğiliminde olduğundan Ocak – Şubat aylarında hepimizin yine tetikte olmasında fayda var.

Venüs ve Güneş ise ayın ilk yarısında Vedik Astrolojisine göre yine Türkiye’ nin yurt dışı ilişkilerini temsil eden 7. Evi üzerinde olacaklar ve zaten uzun süredir yurt dışı itibarımız konusunda hassas dengeleri bozan enerjisi ile Satürn’ e bir anlamda destek verecekler.

Yani Ocak 2018’ de de Türkiye’ nin dış ülkelerle olan iletişimi gergin, istenenin ve olması gerekenin dışında ilerleme eğiliminde olacak.

Özellikle ay ortasından itibaren yer değiştirecek olan Güneş sebebi ile devlet otoritesinin de bu konuları ustaca yönetme kabiliyetinin zayıflayacağını düşünebiliriz. Hatta 14 Ocak ve sonrasında bazı skandal gelişmeler devlet büyükleri ile ilgili gündemi işgal edebilir. Yeni yılın ilk Dolunay’ ı Türkiye’ nin tam Yükselen Burcu İkizler üzerinde 2 Ocak’ ta gerçekleşiyor olacak. Bu nedenle de Türkiye haritası açısından önemli bir Dolunay.

Venüs ve Satürn görünümleri altında, yabancı ülkelerle ilişkilerimizi temsil eden evin tam karşısında Türkiye ve diğer devletler olarak bizi net bir ayrım içinde bırakacak enerjilere sahip.

Dolayısıyla yeni yılın ilk günlerinde Türkiye’ yi yabancı ülkeler ile ciddi bir zıtlaşma etkisi içerisine çekebilir.

17 Ocak Yeni Ay’ ının da Yay Burcu içerisinde gerçekleşiyor olması, yabancı devletler ile olan iletişimimizde yeni bir bakış açısı, yeni bir politika üzerinden ilerlememiz gerekliliğinin vurgusunu yapmakta. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2017 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası açısından Aralık ayının en önemli gezegen hareketi Merkür gerilemesi olacak.

Çünkü Merkür, daha önceki aylarda da tıpkı Satürn’ ün yaptığı gibi Türkiye’ nin 7. ve 6. Evleri üzerinde gerileme hareketini gerçekleştirecek.

Bireysel ve ülke haritalarında Satürn, Rahu, Ketu, Jüpiter gibi ağır hareketli gezegenlerin etkileri uzun dönemlere yayılır.

Ancak Merkür, Venüs, Güneş gibi hızlı hareket eden gezegenler, ani ve küçük dokunuşlarla daha tetikleyici enerjileri açığa çıkartırlar ve bir anlamda ağır hareketli gezegenlerin büyük planlarının tamamlanmasına aracılık ederler.

Bu nedenledir ki Hint Astrolojisine göre; Aralık ayında Yay Burcu içerisinde –ki burası Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini gösteren 7. Evidir.- söz birliği yapmışçasına yığılacak olan gezegenler; hali hazırda 7. Ev içerisindeki seyahatine daha uzun müddet devam edecek olan Satürn’ ün büyük planına Aralık ayı itibariyle ciddi katkıda bulunacağa benzemektedirler.

Satürn’ ün 7. Evimize Retro sürecini tamamlayıp geri dönüşünden beri bu konu ile ilgili ayrıntıları geçmiş yazılarımda aktardım. İlgilenenler önceki ayların yazılarını inceleyebilirler.

Merkür’ ün açtığı yoldan Venüs, Güneş ve son olarak da 18 Aralık’ taki Yeni Ay süreci Türkiye’ nin dış ilişkilerini, dış ülkelerle anlaşmazlıklarını, dış ticaretini gösteren bu evine ciddi bir hareketlilik verecek.

Gökyüzünün Yay Burcu içerisindeki yoğunlaşmasına bakacak olursak, Aralık ayında yeni gelişmeler ardı ardına gündemimize düşecek gibi durmakta.

Merkür Yay Burcunda, 7. Evimiz üzerinde 3 Aralık itibariyle gerileme hareketine başlıyor. Ancak elbette etkileri daha önceden başlamış durumda. 10 Aralık tarihine kadar da bu evdeki retrosuna devam edecek. 11 Aralık itibariyle de Akrep Burcuna ve Türkiye’ nin düşmanlarını temsil eden 6. Evine yerleşecek.

10 Aralık tarihine kadar Yay Burcunda ve Türkiye’ nin 7. Evinde devam edecek Merkür retrosu, geçmişten gelen, üzerinde durulmayan, Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişki ve ticaretine zarar verecek her türlü iletişimi ortaya dökmeye devam edecek anlamına gelmekte.

Etkinin zararlı işleyeceğine yönelik kanaatim ise Merkür’ ün 11 Aralık itibariyle Akrep Burcuna yani Türkiye’ nin kötücül evlerinden biri olan, düşmanlarını temsil eden 6. Evine dönüş yapacak olmasından kaynaklanıyor.

Yani Aralık ayının ikinci yarısında dış ülkelerle gerilen ilişkilerimiz, sonuçları olan eylemler yaratma potansiyeline sahip.

Merkür’ ün Vedik Astrolojisine göre Türkiye’ nin “Yükselen” yöneticisi konumunda olması nedeni ile retrosu esnasında, tüm toplumun bu konuda yaşanacak olaylara kilitlenme eğilimi göstereceğini de ifade etmekte.

Yay Burcuna, yani Türkiye’ nin yine 7. Evine 16 Aralık itibariyle Güneş’in geçişi ile birlikte ise devlet otoritesinin de yurt dışı ilişkilerimiz ilintili yazılı-sözlü girişimlerde bulunacağını, hükümetin yoğun ve ısrarlı bir şekilde bu mesele üzerinde duracağını da ön görebiliriz.

Okumaya devam et

Paylaş

KASIM 2017 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası üzerinde Hint Astrolojisine göre 2. Ve 8. Evler ekseninde yerleşen Rahu-Ketu’ nun arasında sıkışan gezegenler –Kala Sarpa Yoga- Kasım ayını bizler açısından özellikle ekonomik parametreler noktasında gergin enerjiler altında bırakmakta.

Rahu ve Ketu’ nun tabiatı “beklenmeyeni getirmek” üzerine kurulu olduğu için ani yükselmeleri takip eden ani inişlerle para piyasalarında dalgalanmalara yerleştikleri evler itibariyle şahit olabiliriz.

Hemen aybaşında Koç Burcu içerisinde Türkiye’ nin 11. Yani; gelir-bütçe ile çok yakından ilgili evinin üzerinde Dolunay süreci yaşanacak.

Rahu ve Ketu’ nun sıkıştırdığı hatla birlikte düşünüldüğünde; para piyasaları, ekonomi ile ilgili netleşen bir durumun da bu sıralarda ortaya çıkması olası.

Ayrıca Dolunay’ ın yaşanacağı 11. Ev Mundane’ de politikacılar ve meclisi de temsil etmekte. O nedenle meclis, milletvekilleri, politika ile yakından ilgilenen kişiler ilintili tahmin edilemeyen gelişmeler yaşanması da muhtemel etkiler arasında.

Zira Dolunay’ ın içerisinde gerçekleşeceği Baharani Takımyıldızı da tahmin edilemez nitelikler taşır ve kadınlarla ilintili konuları tetikleme potansiyeli yüksektir. Gizlilik içeren işlerin bu Dolunay ile birlikte ortaya çıkması, bizim açımızdan görünür hale gelmesi söz konusu olabilir.

Özetleyecek olursak: 4 Kasım Dolunay’ ı meclis, milletvekilleri, politikacılar ve Türkiye ekonomisi ilintili konuları ön plana çıkartabilir. Bu insanlarla ilgili gizli kalmış bir konunun açığa çıkışı da Dolunay civarındaki günlerde söz konusu olabilir. Bu Dolunay 19 Ekim’ de Yeni Ay civarında yaşanan etkilerin netlik kazanması açısından da çalışabilir.

18 Kasım’ da ise Akrep Burcu içerisinde Yeni Ay oluşacak ve Türkiye haritasında 6. Eve denk gelmekte.

6. Ev ise askeri güçleri, polisleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, Türkiye’ ye karşı düşmanca tavırları temsil etmekte.

Mars’ ın bu noktadan uzak olması nedeni ile Kasım ayı içerisinde patlamalar, saldırılar gibi bir olayın çok fazla risk teşkil edeceğini sanmıyorum.

Ancak Yeni Ay’ ın gerçekleşeceği tarihten hemen sonra 21-27 Kasım tarihleri arasında Türkiye’ nin 6. Evi içerisine, Yükselen lordu olan Merkür Gandanta dereceleri içinde yerleşmeye başlayacak ki; esas riskli potansiyelin bu olduğunu düşünmekteyim.

Çünkü hali hazırda Kasım ayının neredeyse tamamında Satürn Yay Burcu içerisinde ve Türkiye’ nin dış ülkelerle her türlü temas ve ilişkisini temsil eden 7. Evinin içerisinde tıpkı Merkür gibi Gandanta süreci içerisinde bulunuyor olacak.

Peki nedir bu Gandanta?

Astrolojinin temel kavramları arasında burç kuşakları 4 element grubu içerisinde 3’ lü olarak toplanır. Ateş, toprak, hava ve su.

Bunlar arasında su ve ateş grubu birbirlerine çok ters enerjiler yansıtırlar. Ateş su ile beslenemez, söner. Su, ateş vasıtasıyla buharlaşıp, kaybolup gider.

Bu iki element birbirlerinin düşmanlarıdır ve birbirlerinin sonlarını getirebilme potansiyelleri vardır. O nedenledir ki; bir gezegen su grubu olan burç kuşağından, ateş grubu olan burç kuşağına giriş-çıkış yaparken ne yapacağını bilemez, dengesiz ve kararsız enerjiler içerisinde kalır. Temsil ettiği konuları başıboş ve yıkıcı olmaya eğilimli enerjiler içerisinde bırakır.

Buna Hint Astrolojisinde Gandanta denmektedir ve Gandanta süreçleri gezegenlerin enerjilerinin kötü çalışmaya eğilimli oldukları zaman dilimleridir.

Türkiye haritasında Kasım ayında Satürn ve Merkür’ ün Gandanta oluşlarına geri dönecek olursak:

Merkür ülke haritamızda Türkiye’ yi ve toprak bütünlüğümüzü, toprak ilinti her türlü konuyu, hava koşullarını temsil eden evlerin yöneticisi konumunda. Okumaya devam et

Paylaş

EKİM 2017 ve TÜRKİYE

Ekim ayı, gezegenlerin Hint Astrolojisine göre Başak ve Terazi Burçları üzerinde yoğunlaşan enerjilerine sahne olacak.

Türkiye’ nin kuruluş anı haritasında yazılarımı takip edenlerin aşina oldukları gibi özellikle Terazi Burcu yoğun yerleşimlere sahip.

Hatta Jüpiter’ in Eylül ayında buraya yaptığı geçiş ile önümüzdeki 1 sene içerisinde öne çıkacak konu başlıklarından bir tanesinin eğitim sistemi ilintili olabileceğini belirtmiştim ki; Teog sınavının kaldırılması ile birlikte eğitim sistemine Jüpiter’ in transit etkisinin ilk dokunuşunu hissettik.

“……..Dolayısıyla Türkiye’ nin 5. Evi üzerinde ilerlerken, önümüzdeki 1 sene içerisinde, Türkiye’ nin gündeminde genişleyen bir etki ile şu konu başlıklarını görüyor olacağız:

Dizi, filim oyuncuları, sanatçılar, meşhur – medyatik insanlar ilintili haberler. Bu sektörde genişleme – büyüme etkisi.

Turizm sektöründe genişleme. Ya da bu sektör ilintili bazı olaylara dikkat çekilmesi.

Borsa başta olmak üzere spekülatif kazanç araçlarının yaygın kullanımı.

Toplum üzerinde daha pozitif bir atmosferin hakim olması. Ancak balans, adalet, uyum arayışının da fazlaca hissedilmesi.

Doğum oranında artış. Eğitim sisteminde değişiklikler.

Gençlerimizin ve hükümet temsilcilerinin ön plana çıktığı gelişmeler.”

Jüpiter Türkiye’ nin 5. Evi üzerindeki yolculuğuna henüz yeni başladığından, eğitim sistemi ilintili değişiklik durumunun kısa bir süre içerisinde netliğe kavuşma potansiyelini açıkçası görmemekteyim. Daha doğrusu, Teog sonrası ne olacak? Sorusuna netlik kazandırılsa bile akabinde yaşanacak başka sistem değişiklikleri ile de dikkatlerimiz yine eğitim sistemine kaymaya devam edebilir.

5 Ekim tarihine yakın günlerde Hint Astrolojisine göre gökyüzünde Terazi Burcunda ve Türkiye’ nin 5. Evinde gerçekleşecek olan Dolunay, eğitim ilintili konularda netlik kazanma sürecine katkıda bulunma potansiyeline de sahip.

Ekim ayı içerisinde dikkatimi çeken bir diğer gezegen yerleşimi ise Mars’a ait.

Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2017 AY-GÜNEŞ TUTULMASI ve TÜRKİYE

Ağustos, Mundane yani ülke astrolojileri adına, son derece önemli olan Tutulma etkileri ile 2017′ nin en önemli aylarından biri olarak öne çıkmakta.

Gökyüzü Ağustos içerisinde Jüpiter dışında neredeyse tüm gezegenlerin hareketine sahne olacak.

Hatta Node’ lar yani Ay Düğümleri de yer değiştirmeye hazırlandıklarından (Mean Node) Rahu ve Ketu’ yu da bu devinimin içerisinde düşünmemiz gerekmekte.

Gökyüzünün ilk hareketi Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 8. Evine denk gelen Shravana Takımyıldızındaki ve Mars görünümü altında gerçekleşecek olan Ay Tutulması.

8. Ev; ayrışma, bozulma, beklenmedik durumlar, borçlar, büyük dönüşümler, faiz oranları, milli felaketler, dış ülkelerle olan finansal ilişkiler gibi konuları temsil etmekte.

Bu ev, haritada bir anlamda temizlenmesi gereken engelleri temsil eder. Ayrıca 8, ölüm getirme potansiyeli de yüksek olan bir evdir. Zira Astroloji yorumlarında kullanılan “ev” lerin temsil ettiği konular sıralandığında, bir haritada bulunan toplam 12 ev içerisindeki en kötücül ve yıkıcı etkilere sahip olanı burasıdır…

Bu evin vurgulandığı zaman dilimlerinde büyük riskler içeren işlerden uzak durulması gerekir.

7 Ağustos Ay Tutulmasının Türkiye’ nin 8. Evinde gerçekleşecek olması, doğal olarak bu evin vurgulanması anlamına gelmektedir.

Ay Tutulması esnasında Hint Astrolojisine göre toplumsal olaylara vurgu yapan Kova Burcu Yükselende ve tutulmanın derecesi, Shravana’ nın toplumun geniş kesimlerini etkileme gücü olan 4. Padasında (4. Kısmı) gerçekleşiyor olacak.

Mars’ ın patlayıcı, yangın, silahlı güçlerle olan doğal ilişkisinin de görünüm yolu ile bu tutulmaya eşlik edeceğini hesaba katarsak; toplumu etkileyecek yangın, patlama ya da silahlı güçlerin vurgulandığı bir olayın Ay Tutulması günlerine yakın bir tarihte vukuu bulması potansiyeli akla gelmekte.

Ayrıca Mars görünümünde gerçekleşecek olan Ay Tutulmasının, toprak elementinden bir burç kuşağında (Oğlak) yer alması da yine ilerleyen tarihlerde toprak altı güçlerinin -maden kazaları, depremler ya da sel, heyelan- tetikleyicisi niteliğinde çalışmasına maalesef sebebiyet verebilir.

Özellikle bir sonraki ay, 15-30 Eylül tarih aralığı, gezegen yerleşimleri açısından yangın, patlama, silahlı kuvvetlerin, toprak-yer küre, ekstrem hava koşulları ilintili sorunların toplumun dikkatini çekmesi açısından benim gözüme çarpmakta.

13 Ağustos tarihinde ise Merkür Türkiye’ nin 3. Evinde Magha ve Purvaphalguni Takımyıldızları arasında gidip-gelerek gerileme hareketine başlayacak.

5 Eylül’ e kadar da retrosunu sürdürecek.

Ticari hayat ve iletişim dendiğinde ilk akla gelen gezegen olan Merkür’ ün Türkiye’ nin tam da iletişimi temsil eden 3. Evinde geri hareket yapacak olması; öncelikle sosyal medya, basın – yayın, telefon-televizyon, görsel medya gibi günümüz iletişim kaynaklarının hepsini içine alan genişlikte bir iletişim aksaklığı çıkarması potansiyelini akla getirmekte.

Ayrıca ulaşım da 3. Evin konuları arasında bulunduğundan, ulaşım yolları ile ilgili bazı terslikleri de retrosu boyunca bizlere deneyimletebilir.

Ay Tutulmasının ardından, 21 Ağustos tarihinde Türkiye’ nin 3. Evinde yaşanacak olan Güneş Tutulmasının olası etkilerinden bir tanesi de iletişim ve ulaşım yolları üzerinde gergin bir enerji barındırması nedeni ile kara-deniz-hava taşımacılığını ilgilendiren bir kaza, ya da teknolojik aksaklık da Güneş Tutulmasına yakın ve izleyen günlerde Türkiye’ nin gündemini işgal edebilir.

Aynı süreçte basın, medya, sosyal medya gibi iletişim kurduğumuz araçlar üzerinde de kısıtlayıcı bir etki –Merkür Retrosunu destekler şekilde-söz konusu olma potansiyeline sahip.

16 Ağustos tarihinde ülke astrolojisinde hükümetin başını temsil eden gezegen Güneş, yönettiği ve güçlü olduğu burç kuşağı Aslan’ a geçecek.

Merkür Retrosu ile birlikte dik ve taviz vermeyen konuşmaları devlet büyüklerimizden bu dönemde daha sık işitebiliriz.

Bu konuşmalar özellikle de özgür düşünceyi temsil eden, toplumun gözü önündeki insanlar hakkında olabileceği gibi komşu ve yakın ilişkide bulunduğumuz devletlerle ilintili politikamız-ilişkilerimiz hakkında da gerçekleşebilir.

Özellikle Güneş Tutulması sonrası, komşularımızla ilişkilerimizi vurgulayan gelişmeleri uzun vadede deneyimleme etkisine sahibiz.

Ayrıca gazeteciler, basın mensupları, yazarlar, sanatçılar, eğitmenler gibi muhafazakâr görüşlere sahip olmayan kesimlerle devlet otoritesinin çatıştığı, birbirine sert çıkışlar yaptığı konuşmaları/yazıları da Güneş Tutulmasına yakın ve devamındaki günlerde, iletişim kaynakları vasıtasıyla izleme/ takip etme isteği içerisinde olacağız.

21 Ağustos Güneş Tutulmasının en çarpıcı yönü ise Amerika Devleti’ nin tüm eyaletlerini neredeyse tamamını gölgesi altında bırakacak olması.

Daha önceki yazılarımda aktardığım gibi tutulmaların en büyük etkileri, onu toprakları üzerinde gözlemleyen ülkeler açısından yaşanma potansiyeline sahiptir. (1999 Güneş Tutulmasını ve 17 Ağustos depremini hatırlayın.)

Üstelik tutulma Hint Astrolojisine göre Amerika’ nın Ay’ dan sayıldığında 8. Evine (Önceki paragraflarda bahsettiğim gibi bir haritadaki en yıkıcı, en kötücül çalışan ev.), Sade Sati süreci içerisindeyken denk gelmekte.

Burada uzun uzadıya Amerika’ nın bu tutulmadan nasıl etkileneceği konusunda açıklamalar yapmayacağım. (İlgilenenler yabancı kaynaklardan bolca araştırıp, öğrenebilirler. Amerikalı astrologlar isim bile verdiler tutulmaya: “Amerikan Tutulması”. Yani çok popüler.)

Ancak kişisel kanaatim, bu tutulmanın özellikle Amerika’ nın ekonomik-ticari dengeleri, dış ülkelerle ilişkileri/restleşme-ters düşme ve düşmanları ilintili konularını ciddi boyutta harekete geçireceği yönünde.

Elbette depremler, yangınlar ve toprak sel-fırtına gibi felaketlerden de coğrafi yapısının hassaslığı sebebi ile zarar görme potansiyeline güçlü şekilde sahip. Ulaşım yollarını ilgilendiren bir felaketi yaşama potansiyelleri de var…

Konunun bizi ilgilendiren ve burada yer ayırmama neden olan kısmı ise sizlerin de bildiği gibi Amerika’ da olan biten pek çok şeyin dünyayı ve bizi de yakın şekilde etki altına alıyor olması. Okumaya devam et

Paylaş