Etiket arşivi: Pluto

EYLÜL 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Eylül 2020 gündemine ülke haritamız, Merkür’ ün ve Venüs’ ün Hint Astrolojisine göre burç değiştirmesi ile birlikte hızlı bir giriş yapacak.

Bu hız diğer tüm gezegenlerin de mevcut konumlarını değiştirmeleri ile birlikte Eylül ayının tamamında geçerliliğini koruyacak.

EYLUL1Şimdi sırası ile Vedik Astrolojisine göre yer-durum değişikliği yapacak gezegenlere ve Türkiye haritası üzerindeki etkilerine göz atalım.

1 Eylül tarihinde Venüs, geçtiğimiz ay bulunduğu İkizler Burcu’ nu terk ederek, Yengeç Burcu içerisine yerleşecek.

Yengeç Burcu ülke haritamızda ekonomiyi temsil eden 2. Evimize denk düşmekte.

Venüs tabiatı itibariyle iyicil olarak anılan ve yerleştiği noktada olumlu etkiler vermesi beklenen bir gezegendir.

Bu durumda Venüs’ ün Türkiye’ nin 2. Evini ziyareti esnasında, ekonomik anlamda yüzümüzü güldürecek gelişmeler yaşamayı bekliyor olmamız gerekirdi.

Ancak Koç Burcu içerisindeki Mars’ tan ve tam karşısındaki Satürn’ den görünüm alan Venüs’ ün maalesef uzun süredir beklediğimiz refah getirici etkilerinden bahsetmekten 2 kötücülün baskısı altında olması nedeni ile çok uzak bir noktadayız.

Satürn ve Mars’ ın baskısı altında ezilen Venüs’ ün kendine bile hayrı yok demek pek yanlış olmaz…

Üstelik Venüs kuruluş anı (Rasi) haritamızda 5 ve 12. Evlerin sahibi olduğundan, bu evlerin temsil ettiği konularda problem yaratmaya daha da meyilli çalışacaktır.

Yani Eylül ayında gizli örgütler, casuslar, teröristler, mülteciler, harcamalar, halkın refahı, mülteciler, hastaneler-hapishaneler gibi kapalı alanlarda çalışanlar ve burada kalanlar hakkında haberler karşımıza çıkabilir.

Gizli gerçekleri temsil eden 12. Evin lordunun (Venüs), kötücüllerden (Satürn ve Mars) aldığı görünüm; halktan saklanan ve rahatsız edici hastaneler-hapishaneler, mülteciler, devlet harcamaları ilintili bazı gerçeklerin ortaya dökülmesine de aracılık edebilir.

Venüs’ ün kuruluş haritamızda temsil ettiği bir diğer alan olan 5. Evimiz ilintili spekülatif kazançlar ve eğitim ilintili bazı sorunlar da geçtiğimiz aylarda olduğu gibi Eylül’ de de halkın dikkatini çekmeye devam edecek demektir.

Ekonomi ile ilintili olarak 5. Evin temsil ettiği spekülatif kazançlar ve 12. Evin temsil ettiği borçlar konusu da Venüs’ ün ekonomiyi temsil eden evimiz üzerindeki transiti nedeni ile Eylül ayı boyunca çok dikkatle izlenmesi gereken alanlardan biri olarak yine karşımıza çıkmakta.

Geçen ay haberi verilen “gaz” müjdesi ile ilgili umuyorum ki hepimiz ekonomi ilintili olumlu gelişmeleri deneyimleyebiliriz.

Ancak Vedik Astrolojisine göre gökyüzü yerleşimlerini incelediğimizde, Türkiye haritası üzerinde 2. Evimizi direkt göz hapsinde bulunduran Satürn nedeni ile Nisan 2022 sonuna kadar tahminim halk açısından ferahlatıcı bir ekonomik iyileşmenin söz konusu olması çok zor gözükmektedir.

Mundane/Dünya Astrolojisinde 2. Ev halkın satın alma gücünü gösterir.

Türkiye’ nin haritasında ise bu evi yöneten gezegen Ay’ dır.

Kuruluş Anı /Rasi haritamızda Yükselen Burcumuz, yani 1. Evimiz içerisine yerleştiğindendir ki; Türkiye Cumhuriyet tarihi boyunca ekonomik problemlerle uğraşmak zorunda kalmıştır.

Zira 1. Ev ile bağlantı kuran gezegenler, kişisel haritalarda olduğu gibi ülke haritalarında da harita sahibinin en fazla odak noktası olan konuları gösterirler.

Cumhuriyet Tarihi ve 2. Evimizin yönetici gezegeni Ay’ dan bahsetmişken, Hint Astrolojisine göre Kasım 2020 itibari ile yer değiştirip , Yay Burcundan Oğlak Burcu’ na geçiş yapacak ve 8. Evimiz (Ekonomi ve doğal felaketler ile ilgili bir başka evimiz) Satürn ile kavuşuma girecek olan Jüpiter’ den de bahsetmemiz gerekiyor…

Türkiye’ nin tarihinde en derin etkiler bırakmış ekonomik kriz olarak internette biraz araştırma yaparsanız 21 Şubat 2001 tarihinden bahsedildiğini görebilirsiniz.

Gökyüzüne o tarih itibariyle bakacak olursanız, Satürn ve Jüpiter’ in Boğa Burcu içerisinde kavuşum yaptığını görürsünüz.

Kasım 2000’ de bankaların likidite krizine girdiği gökyüzü yerleşiminde ise yine Jüpiter ve Satürn Boğa Burcunda kavuşum yapmaktadırlar.

Bu örnekleri niye verdim?

Satürn ve Jüpiter 20 Kasım 2020 – 5 Nisan 2021 ve 15 Eylül 2021 – 20 Kasım 2021 tarihleri arasında gökyüzünde Hint Astrolojisine göre yine bir araya gelecekler…

Bu tarihler ekonomimiz açısından maalesef çok ciddi bir tehlike sinyali yaymakta.

Bu sefer iş dünyasını gösteren Oğlak Burcu içerisinde. ( 2000-2001 yıllarında kavuşum yaptıkları Boğa Burcu Mundane/Ülkeler Astrolojisinde “finans piyasaları” nı gösterir.)

Yıkım sonrası yeniden yapılanma kavuşumudur bu.

Büyük şirketler, büyük oyuncular, piyasaya-ekonomiye yön verenler açısından çok ciddi ve sert bir rüzgâr eseceğini göstermektedir.

Bitti mi? Hayır!

Jüpiter ve Satürn’ ün ekonomik daralma-sıkıntı anlamında bir diğer riskli yerleşimi ise bitişik burç kuşaklarında seyretmeleridir.

Yine geçmiş tarihlere bakacak olursak: Nisan 1982, Ocak 1980, Ağustos 1958 tarihlerinde yaşanan ekonomik krizlerde de Satürn ve Jüpiter’ in gökyüzünde Vedik Astrolojisine göre bitişik burçlarda sırt sırta yerleştiğini görürüz.

Asla çözüm bulmamış meselelerin gündeme gelmesi gerekliliğini, bu meselelerin çözümü için de bazı kayıplar verilmesinin şart olduğunu gösteren bir yerleşimdir bu.

Ekim 2018 – Kasım 2019 arasında Türkiye bu transit etkisini deneyimledi ve gelecekteki 3 tarih aralığında daha Jüpiter ve Satürn’ ün sırt sırta yerleşmesi etkisinin içerisinden geçecek:

1 Temmuz 2020 – 20 Kasım 2020

6 Nisan 2021-  14 Eylül 2021

21 Kasım 2021 – 13 Nisan 2022 Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Ağustos ayında gökyüzünde Satürn, Ketu, Rahu, Jüpiter gibi ağır hareket eden gezegenler dışındaki tüm oyuncular burç değiştirerek hem Türkiye hem de dünya açısından hızlı farklılık gösteren gündemler yaşanmasına aracılık edecekler.

Satürn Oğlak Burcu içerisindeki yolculuğuna Retro/Geri Hareketli olarak devam ederken, halkın satın alma gücü ile ilgili olan 2. Evi üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini yansıtmaya devam ediyor olacak.

Ayrıca Türkiye’ nin içinden geçtiği gezegensel dönem (Maha Dasa) Lordu’ nun (Güneş) Ağustos ayının ilk yarısında bulunduğu noktanın Türkiye’ nin 2. Evi içerisi olması; buna ek olarak alt gezegensel dönem (Bhukti Dasa) Lordu’ nun (Ay) da Türkiye’ nin 2. Evininin yöneticisi olması sebebi ile önümüzdeki dönemin ana konu başlıklarından birinin yine maalesef ekonomi ilintili olacağı kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımızda belirmektedir.

Aslına bakılacak olursa Türkiye Venüs Dasa’ sını bitirip, Güneş Maha Dasa Periyoduna girdiği 2 Mart 2020 tarihinden beridir ekonomi anlamındaki sınavları şiddetlenerek karşısına çıkmaya devam etmektedir.

Satürn’ ün Nisan 2022 tarihine kadar ekonomi ilintili evimizi göz hapsinde tutacak olması da üstüne yaşanan problemleri katlamaktadır ve belirttiğim tarihe kadar katlamaya da devam edecektir.

Özellikle 16 Ağustos tarihinde Mars’ ın Hint Astrolojisine göre Balık Burcunu terk ederek, Koç Burcu içerisine yerleşmesi Türkiye’nin görünüm yolu ile ekonomiyi temsil eden 2. Evi üzerindeki baskıyı biraz daha arttıracağından; ani iniş-çıkışlar, finansal parametrelerin sert hareketleri hepimizin dikkatini üstüne toplamaya aday durumdadır.

Bu süreç 4 Ekim tarihinde yine Vedik Astrolojisine göre Mars yer değiştirip Balık Burcu içerisine geçene kadar dikkatle takip edilmelidir.

16 Ağustos tarihinde yer değiştirecek olan Mars’ la birlikte hareket edecek bir başka gezegen de Güneş’ tir.

Bu tarihte Vedik Astrolojisine göre yöneticisi olduğu ve güçlü şekilde çalıştığı Aslan Burcu içerisine geçecek olan Güneş, Türkiye’ nin sınır komşuları ile ilgili sorunlarını devlet otoritesi nezdinde ön plana çıkaracak olmakla birlikte, temsilcisi olduğu ekonomik yatırım araçları arasındaki altın fiyatları açısından güçlü bir yükseliş atağına da sebebiyet verebilir. Okumaya devam et

Paylaş

TEMMUZ 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Geçtiğimiz ay yaşanan Güneş Tutulmasından sonra, Temmuz ayı içerisinde Hint Astrolojisine göre Güneş dışındaki tüm gezegenler burç olarak yerleşimlerini koruyor olacaklar.

Şu anda gökyüzünde Retro hareketini yapmakta olan Merkür 12 Temmuz’ da düz ilerlemeye başlayacak.

Yani Retro’ sunu Türkiye’ nin Yükseleni üzerinde İkizler Burcu içerisinde bitirecek.

Düz harekete başladıktan sonra yani Temmuz’ un 2. Yarısında milli birlik-beraberlik anlamında toplum üzerinde pozitif bir hava estirme, birleşme-uzlaşma potansiyeline sahip olacak.

Ayrıca ticari hayat, bankacılık sistemi, finansal piyasaların düzenlenmesi gibi daha yapıcı, halkı daha fazla memnun edecek önlemlerin alınması anlamında da bizlere fayda sağlayabilir.

Merkür’ ün düz harekete dönmesi ile birlikte ulaşım, seyahat ile ilgili sınırlamaların da biraz daha gevşetilmesi mümkün olabilir.

Ancak bu noktada 1 Ağustos itibariyle -hastaneleri de yöneten evimizin lordu Venüs’ ün Vedik Astrolojisine göre yer değiştirip İkizler Burcu’ na geçişi ile birlikte- Corona/Pandemi süreci ile ilgili yeniden bir canlanma, hastalığın güç kazanması etkilerine karşı uyanık ve tetikte olmak gerektiğini hatırlatmakta fayda görüyorum.

Yine Hint Astrolojsine göre 16 Temmuz’ a kadar İkizler Burcu içerisinde seyredecek olan Güneş gezegeni, bu tarihe kadar dispozitörü Merkür’ ün güçlü yerleşimi nedeni ile özellikle piyasalarda Altın fiyatları ile ilgili yükselen trendin sürekliliğini sağlıyor olacaktır.

Ancak Temmuz’ un 2. Yarısı itibariyle ve 20 Temmuz Yeni Ay Sürecinin Türkiye’nin ekonomiden sorumlu 2. Evi Yengeç Burcunda gerçekleşmesi nedeni ile finansal parametreler üzerindeki ani iniş-çıkış etkileri yaşanmaya ve istikrarsız bir atmosfer oluşmaya başlayabilir.

Spekülatif kazançlar üzerinde yatırım yapanların Temmuz’ un 2. Yarısından sonra çok dikkatli olmaları gerekiyor.

Büyük kazançlar yaşanabileceği gibi çok büyük kayıplar da söz konusu olabilir.

Temmuz ayının bir diğer önemli hareketi ise 5 Temmuz tarihinde Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 7. Evi içerisinde Retro Jüpiter ve Plüton’ un da eşlik etmesi ile yaşanacak Ay Tutulması olacak.

Türkiye haritası açısından çok önemli bir Tutulma olayı ile yine karşı karşıya kalacağız.

Türkiye haritasındaki 7. ev üzerindeki stresli yerleşimleri 2017-2018 ve 2019 yıllarında Satürn’ ün geçişi esnasında deneyimlemiştik.

Burası bizim dış ülkelerle olan ilişki, anlaşma ve ticaretimizi temsil eden nokta.

7. Evimiz üzerinde yoğunlaşan enerji, dış dünyada Türkiye’ nin rolünün yine ön plana çıkacağı bazı konuların gündeme gelmesine aracılık edebilir.

Anlaşmazlıklar, restleşmeler, buna bağlı sonrasında gelişen bazı yeni durumlar üzerinde yeni mutabakatların oluşması Ay Tutulması’ nın yaşanacağı tarihten sonraki 6 aylık periyotta Türkiye açısından söz konusu olacaktır.

5 Temmuz Ay Tutulmasına ve aslında Temmuz ayının tamamına hakim olacak çok önemli bir gezegen kavuşum enerjisi de bu döneme damgasını vuracak niteliktedir.

Jüpiter ve Plüton Kasım’ ın 2. Yarısına kadar Yay Burcu içerisindeki kavuşumlarına devam ediyor olacaklar.

Bu kavuşumun bize söylediği büyük dönüşüm ile birlikte gelen genişleme, olgunlaşma enerjisinin aktif hale geçeceğidir.

Özellikle dini görüşler, muhafazakârlık konularında uzlaşmacı bir yaklaşımın söz konusu olması halinde Türkiye bu süreçte bilhassa yabancı ülkelerle olan ticari ve siyasi ilişkileri açısından çok kazançlı bir dönem geçirebilir.

Dış dünya ile olan ilişkilerimizde taraf olmaktan ziyade uzlaştıran, arabulucu kimliği ile rol almamız bize önemli fırsatların önünü açabilir.

Türkiye ayrıca bu Ay Tutulması süreci ve Jüpiter/Plüton kavuşumu esnasında halk arasındaki özgürlükçü – konservatif görüşler arasındaki dengeyi sağlamak yönünde de bazı sınavların içerisinden geçecektir. Okumaya devam et

Paylaş

HAZİRAN 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Haziran 2020, Türkiye’ nin Hint Astrolojisi’ ne göre tam Yükselen Burcu İkizler ve Ay’ ının üzerinde gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ile diğer aylara göre daha fazla dikkat çeken bir enerjiye sahip.

21 Haziran’ da Retro Merkür ve Balık Burcu içerisinden görünüm yolu ile bu tutulmayı mercek altında tutacak olan Mars nedeni ülke dinamiklerimizi, önceliklerimizi yeniden yapılandıracak olan çok önemli bir Güneş Tutulması bizleri beklemekte.

İkizler Burcu içerisinde 6 derecede, Vedik Astrolojisine göre Mrigashira Takımyıldızı içerisinde gerçekleşecek olan bu Tutulma’ nın etkilerine en fazla yaz aylarında olmak üzere, önümüzdeki 6 ay boyunca maruz kalıyor olacağız.

Bu Tutulma:

** Bizzat bizi/ülkemizi temsil eden Yükselen Burcumuzun üzerinde,

** Kuruluş anımızdaki Ay gezegeninin neredeyse tam üzerinde ve

** Türkiye’ den de gözlemlenebilir olması nedeni ile

Yoğun şekilde hissedeceğimiz bir gökyüzü olayı olarak; daha önceki tarihlerde şahitlik ettiğimiz Güneş Tutulmalarından daha ayrıcalıklı bir durumda bizi etkiliyor olacak.

21 Haziran Güneş Tutulmasının etkilerine yeniden döneceğim…

Şimdi Haziran ayında sırası ile gerçekleşecek diğer gökyüzü gezegen hareketlerine bakalım: Okumaya devam et

Paylaş

VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE MAYIS 2020 TÜRKİYE ETKİLERİ

Türkiye Mayıs 2020’ ye uzunca bir süredir etkisi altında kaldığı Kala Sarpa Yoga enerjisinin kıskacını biraz olsun gevşetmeyi başaran Ay gezegeninin ferahlatma etkisi ile girecek.

Ay’ ın gökyüzündeki Vedik Astrolojisine göre seyahati esnasında, 9 Mayıs tarihine kadar Corona virüsü nedeni ile gölgelenen özgürlük anlayışımızın, bir nebze olsun geri geldiğini düşünmeye başlayabiliriz.

Ancak Hint Astrolojisine göre Merkür’ ün Rahu’ nun önüne geçmesine değin; yani 28 Mayıs tarihine kadar bu algımız aslında son derece aldatıcı olacak.

Daha önce CORONA Virüsü ve Önümüzdeki Günler” yazımda da belirttiğim gibi yaşadığımız bu süreç, Mayıs ayı dahilinde düşünülürse, sadece 2. Aşamayı göstermekte.

Virüsün hayatlarımız üzerindeki etkisini kaybetmesinden bahsetmek için henüz çok erken…

Dolayısıyla da Mayıs ayı -Mart/Nisan aylarındaki kadar karamsar olmasa da!- hala daha Pandemi açısından sıkıntılı gökyüzü enerjilerine sahip ve bizlerin dikkati – tedbiri elden bırakmaması gerektiğine işaret etmekte.

Mayıs 2020’ nin en güzel haberi ise 25’ inde önce Ay, sonrasında Merkür nedeni ile Mart ayından beri gökyüzünde etkin olan Kala Sarpa Yoga enerjisinin kırılması ile gerçekleşecek.

Hayatlarımızın eski ritmine dönmesi açısından ilk gerçek enerjiyi gökyüzünden bu tarihlerde almaya başlayacağız.

Elbette tam rahatlama diye bir durum bu tarihlerde kesinlikle söz konusu değil! Bunu önceki yazılarımda da belirttim.

Ancak Kala Sarpa Yoga’ nın kırılması ile Haziran ayında mutlaka ufak tefek iyileşme, eskiye dönme adımları atılıyor olacaktır.

Vedik Astrolojisine göre Mayıs ayında Türkiye haritası üzerinde etkin olacak gezegen enerjilerine baktığımızda ise 8, 9, 11 ve 12. Evlerimizin temsil ettiği konuların bir hayli ön plana çıkmaya niyetli olduğunu söyleyebiliriz.

Bunları madde madde ve tarih bazında inceleyecek olursak:

8. Evimiz:

Türkiye haritası üzerinde en büyük yoğunluk ve kötücül enerji birikimi -geçtiğimiz ay da olduğu gibi- maalesef ekonomi başta olmak üzere, doğal afetleri de içerisine alan 8. Ev ile ilgili alanda gerçekleşmekte.

Astrolojide 8. Evin tam karşısında 2. Ev yer alır.

8. Eve yerleşen bir gezegen, otomatik olarak 2. Evi de göz hapsine almış demektir.

Mayıs ayının tamamında Satürn, Jüpiter ve Plüton Türkiye’ nin ölüm oranlarını, enflasyonunu, spekülatif kazanç birimlerini, doğal afetlerini, borç seviyesini, faiz oranlarını, vergi sistemi gibi ekonomi ile çok yakından alakalı konularını temsil eden 8. Evinin içerisinde olacaklar.

Halkın satın alma gücü, ülke ekonomisinin durumunu gösteren 2. Evimizi de otomatik olarak etki altında bırakacaklar.

Türkiye ekonomisi anlamında, geçtiğimiz aylarda olduğu gibi bu ay da olumlu etkilerden söz etmek maalesef mümkün değil.

Türkiye haritasının 2. Evi karşısında yığılan bu gezegenler, gıda ilintili sektörlere hareket kazandırırken, gerçekte halkın satın alma gücünü aşağıya çekmektedirler.

Merkür:

Özellikle 1-11 Mayıs tarih aralığında Hint Astrolojisine göre Koç ve Boğa Burcunda Güneş tarafından yakılmış olarak yolculuğuna devam edecek Merkür, ekonomik ve ticari anlamda olumlu sandığımız bazı gelişmelerin bile zamanla olumsuz sonuçlar üretebileceğine işaret etmekte.

Aslında Güneş’ ın yakıcı ısısından 18 Mayıs tarihine kadar nasibini alacak Merkür.

Ancak en zorlayıcı zamanlarının ekonomi, küçük esnaf ve ticari hayat açısından, 1-11 Mayıs aralığında etkili olacağını düşünmekteyim.

Mayıs ayının ilk günlerinde ticari anlaşmalar, yeni ticari hamleler yapmak adına gökyüzü olumlu destek vermiyor.

Yeni yatırım yapmak açısından da aldanmalara açık olacağız.

Merkür’ ün 18 Mayıs tarihine kadar yanık olması, iletişim ya da ulaşım bazlı toplumumuzu alakadar eden bir aksaklık, bozukluk ya da kaza ile ilgili bir haberin de kamuoyunun dikkatini çekmesine aracılık edebilir.

1-10 Mayıs aralığında Uranüs’ ün de Merkür’ e Güneş’ in yanında eşlik etmesinden dolayı, bilgisayar-elektrik sistemlerini, hava taşımacılığını ilgilendiren bir aksaklığın ortaya çıkması potansiyeli daha olası gözükmekte.

Güneş:

14 Mayıs tarihine kadar Koç Burcu içerisinde yücelimde/exalt konumda kalmaya devam edecek olan Güneş gezegeni ise geçtiğimiz ay olduğu gibi Altın bazlı yatırımlar açısından karlı sonuçlar elde etmeyi de bu tarihe kadar hala daha destekliyor olacak.

Aslında bu tarih sonrasında da -yani 17 Temmuz tarihine kadar- astrolojide altının temsilcisi olan Güneş’ in dispozitör gezegenleri sırası ile Venüs, Merkür kendi burç kuşaklarında -Retro olsalar da- güçlü çalışacakları için Altın fiyatlarının bazen durağan bir seyir izlese de ekonomik yatırımlar arasında en önemli alternatif olacağı kanaatindeyim.

-Elbette yatırım yapmak için her zaman söylediğim gibi finansal yatırımcı uzman görüşlerinin doğrultusunda nihai karar alınmalıdır.-

Mars:

4 Mayıs tarihinde Satürn, Jüpiter ve Plüton’ un yanından ayrılarak, Hint Astrolojisine göre Kova Burcuna geçecek olan Mars, Neptün’ ün yanına yerleşiyor olacak.

18 Haziran tarihine kadar Kova Burcu içerisinde yolculuğuna devam edecek olan Mars’ ın özellikle Petrol fiyatları üzerindeki belirsizliği ve güvenilmez bazı spekülasyonları arttıracağı kanaatindeyim.

Mars bu tarihe kadar beklenmedik iniş –çıkışlarla bu ürünün fiyatı üzerinde ciddi sıkıntılı bir atmosfer ve risk yaratma potansiyeline sahip.

Ancak yükselen risk kapsamında önemli kazançların da önünü açıyor olacaktır.

Mars’ ın 4 Mayıs itibariyle Kova Burcu’ na geçişi ve Neptün’ ün yanına yerleşmesi ile birlikte, 18 Haziran tarihine kadar, Corona salgını nedeni ile durma noktasına gelen ulaşım faaliyetlerinin, başta hava-deniz yolu ile ilgili alanlarda gevşetilmeye başlanması ile ilgili ilk sinyalleri alabiliriz.

Mars’ ın Kova Burcu yolculuğu süresince (4 Mayıs-18 Haziran) Birleşmiş Milletler, Baro, Dış İlişkiler – Uluslararası İletişim, Diyanet-din ilintili bir takım sansasyonel haberler de gündemdeki yerini almaya devam edecektir.

Mars’ ın bulunduğu noktadan sert bir şekilde Türkiye’ nin 3. Evi; yani komşuları ile olan ilişkilerini de göz hapsinde tutmasından ötürü; Bu ay itibariyle sınırlarımız ilintili konularda da tekrar canlanan, gergin bir gündem oluşma potansiyeline sahiptir.

Mars’ ın bir diğer görünümü de 4 Mayıs itibariyle muhalefet’ i temsil eden 4. Evimiz üzerine düşmeye başlayacaktır ki; geçtiğimiz ay başlayan tartışmalar Mayıs ayında da hız kesmeyecek gibi durmaktadır.

Sert Yerleşimler:

1-2 Mayıs ve 26-29 Mayıs: Türkiye’ nin 2-7-12. Evleri arasında Ay ile tetiklenen ve daha çok yeni ekonomik kararları işaret eden bir yerleşim söz konusu olacak.

Devletin ekonomi ve günlük ticari hayatı düzenlemeye yönelik yeni kararlarını işitiyor olabiliriz.

3 Mayıs: Ay’ ın yeni yerleşimi ile bu sefer 1-3-8. Evler arasında bir etkileşim yaratarak, Vergiler, yeni girişimler bağlantılı bazı düzenlemelerin devlet tarafından gündeme alınmasına aracılık edebilir.

Kısa mesafeli seyahatler, gezintiler ile ilgili bazı uygulamalarda da değişikliklere gidilebilir.

4-5 Mayıs ve 31 Mayıs- 2 Haziran: Ay bu sefer Türkiye’ nin toprakları ile ilgili 4. Evinin üzerinden Rahu ve Ketu’ yu ortalayarak geçiş yapıyor olacak.

Bu geçiş; deprem, toprak kayması, sel, maden kazaları, toprak bütünlüğümüz gibi olaylarla ilgili sıkıntı yaratma potansiyeline sahip.

Ancak 4-5 Mayıs tarihlerinde özellikle deprem açısından çok şiddetli bir sarsıntı yaratma potansiyelinin olduğunu düşünmemekteyim. Daha çok beni unutmayın niteliğinde bir enerji tetiklenebilir.

Deprem riski 31 Mayıs-2 Haziran tarih aralığında daha yüksek seyrediyor olacak.

8-9-10 Mayıs: Geçtiğimiz Güneş Tutulması derecelerine erişecek olan Merkür, Jüpiter ile paralel dereceye gelirken Türkiye’ nin 1-6-8. Evleri üzerinde sert bir yerleşim oluşacak.

Yine doğal afetler tetiklenebileceği gibi Covid ilintili sağlık verilerinde kötüleşme, virüsün kontrolü açısından zaaf teşkil edebilecek bazı durumlarla karşılaşılabilir.

Devletimize karşı düşmanca hareket eden güçler ilintili bir haber de gündeme bu tarihlerde gelebilir.

10-19  Mayıs: Bu tarih aralığında gökyüzünde Mars, Satürn, Rahu ve Ketu paralel derecelerde olacak.

Buna ek olarak 11 Mayıs’ ta Satürn; 12 Mayıs’ ta Venüs; 14 Mayıs’ ta ise Jüpiter’in Retro hareketine başlayacak olması, doğal afetler ile ilgili risk seviyesini maalesef yüksek bir dereceye çekmeye başlayacak.

Zira üzeri örtülmüş, sorun teşkil etmiyormuş gibi gözüken konularla yüzleşilmesi açısından Retro yapan 2 gezegen – Satürn ve Jüpiter– Türkiye’ nin hem ekonomi, hem de doğal afetleri ile bağlantılı 8. Evi içerisinde bu seneki gerileme hareketlerine başlayacaklar.

Bu da ister istemez bu konularla bizi sınavlara sokan, muhatap eden enerjilerin tetiklenmesine neden olacaktır.

Özellikle 17-18-19 Mayıs tarihlerinde Rahu ve Ketu’ nun arasına yine yerleşecek olan Ay; doğal afet, ya da halk tarafından sıkıntılı addedilecek bir durumun atlatılması sürecini başlatabilir.

Mars’ ın Kova Burcu içerisine geçtiği 4 Mayıs tarihi itibariyle sadece Türkiye açısından değil, dünya üzerinde etkili bir deprem, yanardağ patlaması ya da fırtına gibi geniş çaplı bir felaketinin yaşanması potansiyeli artış göstermeye başlayacak.

-Türkiye’ yi es geçmesi dileği ile- 2020 senesinin bundan sonraki gezegen yerleşimleri, dünya üzerinde hafızalarda kalıcı etki bırakacak bir deprem felaketinin yaşanması açısından, ciddi boyutta potansiyel teşkil etmektedir.

Ülkemiz açısından ise Aralık 2019’ da yaşanan ve 21 Haziran 2020’ de yaşanacak olan Güneş Tutulmalarının astrolojik adresleri, artlarından Mayıs ayı itibariyle oluşan gezegen yerleşimleri, maalesef deprem riskini arttıran noktalardan ülkemizi etkiliyor olacak.

-Yanılmayı umut ederek- Mayıs ortası itibariyle 2020 sonuna kadar, topraklarımızı 7 üzerindeki şiddette sarsabilecek bir depremin oluşmasına zemin hazırlama potansiyeline sahip gökyüzü yerleşimlerine, sık sık şahitlik ediyor olabiliriz.

Benim dikkatimi özellikle 21 Haziran 2020 Güneş Tutulması çekmektedir. Okumaya devam et

Paylaş

VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE NİSAN 2020 ve TÜRKİYE ETKİLERİ

Dünyayı ve ülkemizi saran Corona Virüsünün etkileri altında tüm insanlık olarak zor bir sınav vermekteyiz.

Öncelikle bu salgın nedeni ile bireysel ve ülkesel hayatlarımız bir süreliğine askıya alınarak, global olarak gökyüzü enerjilerini deneyimleyeceğiz.

“CORONA Virüsü ve Önümüzdeki Günler…” başlıklı yazımda belirttiğim gezegen hareketleri doğrultusunda ve tarihlerde dünya gündemi şekilleniyor olacak.

Bu nedenle de Hint Astrolojisi’ ne göre Nisan etkilerini aktardığım yazımda hem dünya, hem de Türkiye enerjilerinden birlikte bahsedeceğim.

Nisan ayındaki en dikkat çekici yerleşim Vedik’ e göre Oğlak Burcu içerisindeki Plüton, Satürn, Mars ve Jüpiter’ in birlikte ikamet etmesi.

Bu 4 gezegenin Oğlak Burcundaki kavuşumlarının – Hint Astrolojisinde gezegenlerin aynı Burç kuşağı içerisinde yer alması “Kavuşum” olarak nitelendirilir. – dünya için etkisi büyük bir değişim ve yeniden yapılanma sürecine işaret ediyor.

Ayrıca ekonomik olarak gücün el değiştirmesi, düzenin başkalaşması söz konusu olacak.

Vedik Astrolojsi’ ne göre kısa vadede Mars’ ın 4 Mayıs Kova Burcu geçişine kadar yeni tedbirler, yeni kurallar, yeni yapılanmalar ile tüm dünyayı zorla bir yola sokma niyetinde olduğunu söyleyebilirim.

Jüpiter’ in bu kavuşumun içeresindeki varlığı ise ekonomik ve genel düzen yapılanması için dünyayı iyileştirme sürecine bir an evvel çekmek için –bunun içinde etkileri abartan, manipülatör tarafını kullanarak- çalışacaktır diye düşünmekteyim.

Ancak Oğlak Burcu içerisindeki bu kavuşumun en etkin 2 gezegeni Satürn ve Plüton’ un varlığı, Jüpiter ve Mars’ ın iyileştirme ve yeniden yapılanma zorlamalarını, illa ki bir yıkım ve düzenin çöküşü sonrasında devreye sokacaktır.

Oğlak Burcu’ nun hükümetleri, liderleri temsil etmesi de hükümet ve liderler ekseninde dünya üzerinde büyük bir değişim sürecinin 22 Mart itibariyle devreye girdiğini, Nisan ayında da bu amaçla enerjilerin çalışmaya devam edeceğine işaret etmektedir.

Güç el değiştirecek ve bunun için süreç başladı.

Benim politik, ekonomik herhangi bir görüşe bağlı kalmaksızın sadece gezegen yerleşimlerine ve Astroloji bilgilerinin işaret ettiği verilere bakarak; dünya üzerinde Corona Salgını vasıtası ile yaşanan şeyin bir savaş olduğu, bu virüsün ise bir araç ve silah olduğu yönündeki kanaatim ağır basmakta…

2020 yılı daha başlamadan, Aralık ayında Hint Astrolojisine göre Yay Burcunda yaşadığımız o çok kuvvetli Güneş Tutulması ile tetiklenen büyük olaylar, insanlık tarihinin çok akılda kalıcı bir senesini dünya üzerinde sahneye koyacağını zaten işaret etmekte idi.

Virüs tanısının ilk hastalara konma tarihinin Tutulma’ nın hemen akabindeki güne denk geldiğini sizlerde araştırıp, öğrenebilirsiniz. O nedenle Astrolojik olarak tüm insanlık olarak verdiğimiz sınavın bu Tutulma sürecinden ayrı düşünülmesi pek olanaklı değildir.

Nisan ayında, Aralık 2019 Güneş Tutulmasına karışan Satürn, Plüton ve Jüpiter’ in yanına Oğlak Burcu içerisinde gelmiş olan Mars nedeni ile tüm dünyada hükümetlere ilişkin büyük krizler, yönetim zafiyetleri sebepli halk hareketlerinin olabileceğini maalesef belirtmek gerekiyor.

Mars’ ın Oğlak Burcu içerisindeki varlığı, korku ve yeniden yapılanma gerekliliği nedeni ile insanları ne istediğini bilen ve bundan geri adım atmayan bir toplumsal bilinç içerisine sürükleyebilir.

Hükümet ve liderlerden doğruluk, dürüstlük ve adalet beklentisi tüm dünyada had safhalara varabilir.

Büyük devlet sırları ortaya dökülebilir, İktidar güçleri tarafından saklanılabilir sanılan sırların ifşası halkları kızgınlığa itebilir ve insanların tepkileri son derece sert olabilir. Yağma, isyan gibi aşırı hareketler dahi görülebilir.

Ayrıca Jüpiter ve Mars’ ın Oğlak Burcu içerisindeki yakınlıkları Jüpiter’ in eğitim ve çocuk karakası/göstergesi olması nedeni ile eğitim-öğretim sistemleri ilintili büyük bir değişimin başlatılmasına da aracılık edebilir.

Venüs’ ün tüm Nisan – Mayıs – Haziran – Temmuz ayları boyunca yöneticisi olduğu Boğa Burcunda ikamet ediyor oluşu ise Boğa Burcu’ nun ve Venüs’ ün temsil ettiği para, finans, sanat, eğlence, lüks, inşaat, araçlar, kozmetik gibi başlıkların dünya gündeminde ön sıralarda konuşulan konular olacağına işaret ediyor.

Virüs nedeni ile evine kapanan insanlık sebebi ile global olarak az önce saydığım sektörlere ilişkin ciddi krizler ve bu doğrultuda hükümetlerin yardım çabaları da Venüs’ün iyileştirici etkileri nedeni ile söz konusu olabilir.

Hint Astrolojisine göre 23 Nisan tarihine kadar Ketu/Moola; Rahu ise Aridra Takımyıldızlarında olmaya devam edecekler.

23 Nisan itibariyle Rahu daha yumuşak enerjilere sahip Mrigashira Takımyıldızına kayacak.

Virüsün dünya üzerinde yarattığı travmanın ilk kırılma anları bu tarihlere denk gelebilir.

Ancak Ketu’ nun sert takımyıldızlardan biri olan Moola’ daki ikameti burç değiştirecekleri 19 Eylül 2020 tarihine kadar devam ediyor olacak.

Bu nedenle gerçek bir rahatlama anından Eylül’ e kadar söz etmenin güç olduğunu düşünmekteyim. Daha ayrıntılı bilgi için: “CORONA Virüsü ve Önümüzdeki Günler…”

Özetle tüm dünya hiç beklemediği bu krizle dize gelmiş olduğu noktada büyük bir dönüşümün içinden geçmektedir ve geçmeye de devam edecektir.

Düzenin yıkılma sürecinin ardından -ki şu anda yaşadığımız bu yıkılıştır- yeniden yapılanma gelecektir.

Türkiye özelinde Nisan ayına bakacak olursak: Okumaya devam et

Paylaş

EKİM 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Hint Astrolojisine göre Ekim 2019 gezegen yerleşimlerinin ülke haritamızdaki etkileri önemli değişimlerin yer alacağı uzun bir süreç için başlangıç sayılabilecek dizilimler ile dikkat çekmekte.

Geçtiğimiz ay Başak Burcunda ve Vedik Astrolojisine göre çıkartılmış Türkiye Haritasının “toprak” ile ilgili konularını temsil eden 4. Evi üzerindeki gezegen birikimleri, uzunca bir süredir unutmuş olduğumuz deprem gerçeğini maalesef hepimize yeniden hatırlattı.

Ekim ayında Başak Burcu içerisindeki yoğunluk azalmakla birlikte Mars, 18 Ekim’ e kadar yanık bir şekilde bu Burç kuşağı -yani Türkiye’ nin topraklarını temsil eden 4. Evi- içerisindeki yerleşimine devam ediyor olacak.

Mars’ ın Başak Burcu içerisindeki yerleşimi sadece deprem gibi riskleri değil; toprak bütünlüğümüz, toprak kaynaklı sel-heyelan gibi diğer başka sıkıntılı enerjileri de tetikleme şansına sahip.

Deprem ise bunlardan sadece 1 tanesi. Ve maalesef deprem ilintili risk potansiyeli henüz sona ermiş değil.

Ülke topraklarımızın bölünmez bütünlüğü, sınır komşularımız ilintili sorunlar, aşırı hava koşulları nedeni ile oluşabilecek toprak kayması, maden kazaları gibi olayların hepsine Türkiye’ nin 4. Evinin aldığı kötücül etkiler nedeni ile şahit olma potansiyeline sahibiz.

Mars’ ın buradaki yolculuğuna görünüm yolu ile daha da sert etkiler katan bir diğer gezegen ise yine Hint Astrolojisi’ ne göre şu anda Yay Burcu içerisinde yerleşmiş olan Satürn!

Ben şahsi olarak, şu an için çok büyük bir doğa felaketinden ziyade; Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini temsil eden evinin içerisinde zararlı şekilde çalışan Satürn’ ün, toprak bütünlüğümüz ve sınırlarımız ile ilişkili 4. Evimizin içerisinde stres biriktiren Mars’ ın üzerindeki olumsuz etkisinden endişe etmekteyim.

Zira 10 Kasım tarihine kadar Başak Burcu içerisinde kalacak olan Mars bizi bu konularla ilgilenmeye, dikkat çekmeye çalışıyor olacak.

Bu esnada 28 Ekim’ de istasyon yapmaya başlayıp, 31 Ekim itibariyle Retro sürecine adım atacak olan Merkür ise hem bizim karşımızda/düşman olan güçleri temsil eden evimizin içerisinde ilk geri gitme hamlesini yapacak, hem de akabinde diplomasi ile ilgili 5. Evimize geçerek, dış dünya ile hallolmamış sorunları tekrar gün yüzüne çıkartmaya başlayacak.

Bu sebeple önümüzdeki günler Türkiye’ nin diplomasi anlamında Merkür Gerilemesi ile birlikte yüzleşmesi gereken sorunların tekrar su yüzüne çıktığı bir döneme işaret ediyor olabilir.

Ekim ayında Venüs’ ün Terazi Burcu ve Türkiye’ nin 5. Evi içerisindeki yerleşimi nedeni ile daha yumuşak geçişlerin yaşanacağını düşünmekle birlikte; Venüs’ ün bahar atmosferi Kasım ayında dağıldıktan sonra, Ekim’ de filizlenmeye başlayan olayların sonuçları ile kış aylarında sıkça başımızın ağrıması ihtimali bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Vedik Astrolojisi’ ne göre Ağustos ayında bahsettiğim gibi Türkiye’ nin 3. Evi içerisinde toplanan gezegenler, Eylül ayında rotalarını bir sonraki eve, yani toprak bütünlüğümüzü, topraklarımızı, vatanseverliği, tarım-maden, hava koşulları, emlak piyasası, deprem ve yangınlar gibi konuları temsil eden 4. Evimize doğru çevirecekler.

Eylül ayının ilk gökyüzü hareketi 9’ unda Venüs gezegeninden gelecek.

Venüs bulunmaktan hiç hoşlanmadığı Başak Burcuna geçiş yaparak, temsil ettiği -kadınlar, sanat, yaratıcılık isteyen işlerle uğraşanlar, medya dünyası gibi- konularda tatsız haberlerle bizi meşgul etmeye Eylül ayında da devam ediyor olacak.

Bir süredir Güneş’ e çok yakın yaptığı seyir nedeni ile “yanık” olan Venüs, maalesef kadınlara yönelik şiddet olaylarını tetiklediği gibi kadınların göz önüne çıktığı skandal tarzında haberlerle de gündemi işgal ediyor.

Venüs güzel, zarif, hayatı yaşanmaya değer niteliklerini yanık olduğu için kaybediyor ve bu durum 20 Eylül’ e kadar devam ediyor olacak.

Başak Burcu içerisindeki rahatsız yerleşimi ise olaylara daha ciddi bir bakış açısı geliştirip, sorumluluk almamızın gerekliliğine vurgu yapmak isteyecektir.

Venüs’ ün bir diğer tarafı da diplomasi gerektiren işler, barışçıl tarafımızın ortaya çıkması ve finans-banka kurumlarına yönelik işleri temsil etmekte.

Eylül ayı boyunca yani ülke haritamızda 4. Evimizde seyir ettiği müddetçe; finans-bankacılık sektörü ilintili tatsız gelişmeler yaşanma potansiyeline işaret etmekte.

Ayrıca 4. Ev vatanseverlik, toprak bütünlüğü gibi konuları temsil ettiğinden diplomasi gerektiren bazı memleket meselelerinde yetkililerin yeterli becerikliliği gösterememesine de sebebiyet verebilir.

Bu da hali hazırda dış ülkelerle ilişkilerimizi yöneten 7. Evimizin içerisinde uzun süredir bir arada bulunan 3 kötücül gezegenin –Satürn, Pluto, Ketu – negatif yönlerini ortaya koymak için epeydir bekledikleri fırsatı yakalamaları anlamına gelebilir.

Özellikle 14-15-16 Eylül tarihlerinde gökyüzünde gezegenler birbirleri ile çok sert etkileşim içerisinde olacaklar.

Birbirlerine yaptıkları görünümler 18 Eylül itibariyle Retro hareketini bitiren Satürn’ ün de desteği ile önümüzdeki günlerde ülke gündemimizde; toprak, dış ilişkiler, liderler ilintili pek çok problemi ard arda gündeme taşıyabilir.

Şu an Türkiye’ nin gündeminde hali hazırda bu konu başlıklarını aslında çok fazla ilgilendiren meseleler varlıklarını sürdürmekteler. Yaz aylarında bir nevi kışa hazırlık için zemini oluşturdular. İlerleyen günlerde etkileri daha da büyüme trendine girerek hissettireceklerdir.

Özellikle Mars’ ın nerdeyse tüm yaz aylarını Güneş’ in dibinde ve yanık olarak geçirmesi, Ağustos ayında komşularımız ve sınırlarımız ilintili alanı bir hayli gerilimli enerjiler altında bıraktı.

Şimdi ise Eylül sonunda 4. Evimize ve Başak Burcu’ na geçiş yaparak vatan topraklarının bölünmez bütünlüğü, milliyetçilik duyguları ile ilgili alanları kızıştırma potansiyeline sahip.

Ayrıca toprak kayması, sel, yangın, deprem gibi direkt olarak toprak ve hava koşullarına bağlı gelişen tatsız olaylara da sebep teşkil edebilir.

Yer altı kaynaklarını ilgilendiren sorunlar da Mars’ ın Başak Burcu ziyareti boyunca -yani Hint Astrolojisine göre Eylül, Ekim ve Kasım’ ın ilk yarısına kadar- gündem maddesi halini alabilirler.

Maden kazaları, sel felaketleri, yangınlar gibi istenmeyen olaylar da Kasım ortasına kadar riskli enerjiler altında kalıyor olacak. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Ağustos ayında Türkiye gündemini hiç şüphesiz ki en fazla zorlayacak 2 gezegen Venüs ve Mars olacaklar.

Zira her ikisi de ayın büyük bir kısmında yanıkyani enerjilerini tam anlamı ile doğru aktaramayan pozisyonda gökyüzünde seyredecekler.

Bu iki gezegenin temsil ettikleri evlere ve karakası/doğal göstergesi olduğu konulara bakılacak olursa Ağustos ayı içerisinde zorlanacağımız konu başlıklarını da sıralamak mümkün olacak.

Ancak öncelikle gökyüzünde gezegenlerin tarih sırası ile yapacakları hareketlere bakarak gelişebilecek potansiyelleri teker teker ele alalım.

Özellikle Türkiye ile ilgili yazılarımı yakından takip eden kişiler bana sıklıkla ekonomik dalgalanmaların tarih aralıklarını attıkları maillerde sormaktalar.

Yazılarımda gezegen hareketlerini özellikle bu tarih aralıkları ile vermeye gayret etmekteyim.

Zira tarih aralıklarını belirleyen etki de gezegenlerin yaptıkları hareketler sonucu oluşmakta.

Yani kısaca potansiyel olarak ne zaman ne etkisi içerisinde kalacağımızı yazının içerisinde takip edebilirsiniz.

Bu noktada özellikle astrolojinin global etkileri tahmin etmekte elbette kullanılabileceğini, ancak bu bilginin tek başına yeterli olmayacağını, mutlaka uzman bir yatırımcının tecrübe, bilgi ve görüşleri ile harmanlanması gerektiğini belirtmek istiyorum.

Ayrıca ekonomideki dalgalanmaları sadece kur bazında, ya da zamlar anlamında yorumlamak da tek taraflı bir bakış açısı ile konuyu değerlendirmek anlamına gelmekte. Gezegenlerin dokunuşları hangi konulara dikkat çekileceğine işaret ederken, gelişmeleri çok daha geniş bir perspektiften yerel ve yabacı siyaset gibi diğer dinamikleri de göz önünde bulundurarak yorumlamak gerek.

Şimdi gelelim Türkiye haritası üzerinde Hint Astrolojisine göre gezegenlerin yapacağı hareketlerin ne gibi potansiyel etkileri yansıtabileceğine:

1 Ağustos- Yeni Ay Süreci (+/- 2 gün): Türkiye’ nin para-finans göstergelerinin bulunduğu 2. Evi üzerinde gerçekleşecek. Ekonomi ile ilgili yeni uygulama, atamalar, düzenlemeler için inisiyatif alınması bu süre zarfında gerçekleşebilir. Tüm etki 30 Temmuz-2 Ağustos aralığında geçerliliğini koruyor olacak.

Aynı tarihte Merkür’ de Retro hareketini bitireceği için toprak, gayrimenkuller ile ilgili konularda bir süredir çözüm bekleyen sorunların tekrar gündeme alınmasına aracılık edebilir.

3 Ağustos’ ta Merkür’ ün Türkiye’ nin para evine yerleşimi ile gayrimenkuller, otomotiv sektörü ya da toprak bütünlüğümüz, sabit maddi değerlerimiz ile alakalı yeni stratejilerin ortaya atılmasına 26 Ağustos tarihine kadar sebep olma potansiyeli bulunuyor.

Merkür Türkiye’ nin Natal/Kuruluş haritasında Yükselen Yöneticisi konumunda bulunduğundan ve Ağustos ayındaki yerleşimi para evimizde gerçekleşeceğinden, Ağustos ayının da halk tarafından dikkatle takip edilen konu başlıklarından birinin yine ekonomi, fiyatlar, zamlar, faizler, kurlar gibi konular olacağına işaret etmekte.

Çünkü aslında Mundane/ Ülkeler Astrolojisinde 2. Ev ekonomiyi gösteren bir bölge olmasına rağmen esas gösterdiği şey kitaplardaki tam tabiri ile : “purchasing power of the people” yani halkın satın alma gücüdür.

Ve bu konu başlığı çok uzun süredir halkımızın gözünde en birinci gündem maddesi önceliğini korumakta.

Ağustos ayında da korumaya devam edecek.

Çünkü: Merkür’ ün ekonomiyi temsil eden evimizdeki yolculuğu maalesef Güneş, Venüs ve Mars gezegenlerini de içerisine almakta.

1-9 Ağustos: Güneş, Mars ve Venüs Türkiye’ nin ekonomiyi gösteren 2. Evi içerisinde üstelik de Venüs’ ün yanık hali ile kavuşum yapacaklar.

Venüs karaka/gösterge olarak refah seviyesini, kadınları, sanatı temsil etmekte.

Ağustos ayının tamamında yanık durumda olacağı için tüm bu konu başlıklarını ilgilendiren alanlarda can sıkıcı haberleri gündeme taşıyor olacaktır.

Ülke haritamızda ise 5 ve 12. Evlerin yani spekülatif kazançlar ve ödemeler, harcamalar, yurtdışı borçlar, ilişkiler ve gizli düşmanların temsilcisi konumunda.

“Yanık” olması demek enerjilerini kötü yönde yansıtmaya meyilli olacağını, başımıza dert çıkarmak yönünde çalışacağını göstermekte. Okumaya devam et

Paylaş

TEMMUZ 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Uzun süredir takip edenlerin bildiği gibi yazılarımda bahsettiğim, Tutulma sürecinin yaşanacağı Temmuz ayı gelip çatmış bulunuyor.

Tutulma süreçleri, kişisel hayatlardan çok daha büyük ölçüde, ülkelerin harita enerjilerini etki altında bırakırlar.

2 Temmuz 2019 tarihinde gökyüzünde “Tam Güneş Tutulması” nı yaşayacağız.

Hint Astrolojisi ne göre bu Tutulmanın gökyüzü adresi: İkizler Burcu içerisinde, Aridra Takımyıldızında, “3. Pada” da gerçekleşiyor olacak.

(Hint Astrolojisinde her takımyıldız/nakshatra kendi içinde 4 ayrı parçaya bölünür. Bunların her birine de Pada adı verilir.)

İkizler Burcunu tanımlarken kullanılan; yenilikçi, meraklı, kâşif, teknolojiye meraklı, iletişimci gibi tanımların Hint Astrolojisinde en fazla örtüştüğü kısım bu Pada’ ya aittir.

Çünkü Aridra Takımyıldızı’ nın 3. Pada’ sı teknoloji, iletişim, elektrik, bilimsel gelişmeler ve yeni icatlarla çok yakından ilişkilidir.

Ayrıca Güneş Tutulmasının içerisinde gerçekleşeceği Aridra Takımyıldızı, hizmetini tamamlanmış konuların sonunu üzücü olaylarla getirmesiyle de ünlüdür.

Genel olarak Aridra Takımyıldızı içerisinde tetiklenen gezegen enerjileri, toplumları üzücü şekilde etkileyen, gözyaşı getiren olaylara sebep olurlar.

Tüm bu bilgileri topladığımızda Güneş Tutulması’ nın içinde yaşanacağı astrolojik adrese göre dünya üzerinde gerek ekstrem hava koşulları, gerek teknolojik aksaklıklar sebebi ile insanlık ve toplumlar açısından üzücü olayların vukuu bulabileceği riskini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Başta hava ulaşımı olmak üzere tüm ulaşım araçları ilintili can sıkıcı gelişmeler olabilir. Uçak kazaları yaşanabilir.

Her türlü iletişim ve ulaşım aracı, bilgisayarlarla ilintili işler, teknolojik aletler sorun çıkarmaya bu ay pek çok açıdan meyilli olacak.

Bu Tutulmayı ayrıca daha zor ve tehlikeli kılan ise tam karşıdan aldığı sert Retro Plüton ve Satürn Görünümleri olacak.

Bu iki gezegenin –yanlarında Ketu’ da bulunmakta-  birlikteliği daha uzun müddet devam edecek ve dünya üzerinde patlamalar, volkan faaliyetleri, yangınlar, depremler, savaş gibi konuları canlı tutmaları son derece olası etkiler arasında.

Evet! Maalesef savaş gibi ya da çok ciddi yaptırımlar ile kutuplaşan enerjilere şahitlik etme olasılığımız bulunuyor.

Bu etki, bir şekilde, dünya arenasında söz sahibi olan güçlerin sağduyularını kullanarak yaz aylarındaki Tutulma sürecinde atlatılabilse bile! Maalesef yükselen risk, bir sonraki; yani 2019 sonunda yaşanacak 2. Tutulma süreci ile yine tetiklenecek.

Aralık 2019 – Mart 2020 süreci dünya için çok dikkatle geçilecek sınavlara işaret etmekte.

Bu yazdıklarım tüm dünya için geçerli etkiler.

Türkiye özelinde Güneş Tutulmasına baktığımızda ise “Yükselen” imiz ile bu Tutulmanın tam kavuşum yaptığını, iç içe geçtiğini görüyoruz.

Bu da dünya üzerinde gelişen sıcak olayların Türkiye gündemini de fazlası ile etkileyebileceğini göstermekte. Okumaya devam et

Paylaş