Etiket arşivi: Plüton

EKİM 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Ekim ayına Türkiye haritası üzerinde hiç şüphesiz ki damgasını vuracak gezegen yerleşimi; Hint Astrolojisine göre Retro /Gerileme hareketine Balık Burcu içerisinde devam edecek Mars’ a ait olacak.

Mars 4 Ekim itibariyle Koç Burcundan ve Türkiye’ nin 11. Evinden çıkış yaparak; 10. Evimize geri dönecek ve 24 Aralık tarihine değin bu evimizdeki ve Balık Burcu içerisindeki yolculuğuna devam edecek.

4 Ekim – 14 Kasım arasında Retro /Gerileme halinde; 14 Kasım – 24 Aralık tarihlerinde ise düz ilerleyerek Balık Burcu içerisinden geçecek.

Hint Astrolojisine göre Mars, bulunduğu Balık Burcu içerisinden Türkiye’ nin:

  • Yükselen Burcunu, halkı ve ekonomiyi temsil eden gezegeni Ay’ ı;
  • Topraklarını temsil eden Evini ve kuruluş anındaki Rasi/Natal Mars’ ını;
  • Yine kuruluş anındaki Rasi/Natal haritasındaki en kalabalık –yani 4 gezegen yerleşiminin bulunduğu- Evini görünümde tutuyor olacak…

Tüm bunlara ek olarak Türkiye’ nin Yükselen Burcu içerisine yerleşmiş Rasi/Natal Plüton’ unu da göz hapsinde bulunduracak.

Mars’ ın Retro halde yukarıda sıraladığım tüm bu noktaları etkisinde tutacak olmasının özeti ise şudur:

Mars Retro halindeyken zararlı taraflarını daha fazla ortaya dökme eğilimindedir.

Şiddet, savaş, öfke, kontrolsüz enerji, yangın-patlama, silah kullanımı ve sonunu düşünmeden hareket etmek gibi tepkiler Mars’ ın zararlı taraflarıdır.

Retro yapan tüm gezegenler ise unuttuğumuz, halledildiğini düşündüğümüz –aslında bitmemiş ve hallolmamış- meselelerin tekrar karşımıza çıkmasına neden olurlar.

Hatırlamamız, üzerinde çalışmamız gereken konular birden hayatımızda gündem maddesi haline gelirler.

Ayrıca gezegenin Retro/Gerileme hareketini yaptığı burç kuşağının tarzı doğrultusunda enerjisi yansıyacak demektir.

Şimdi Türkiye Haritası üzerinde Mars’ ın bulunduğu noktadan başlayarak; 4 Ekim – 14 Kasım tarihleri arasındaki geçmiş temelli sebeplere dayanan, yıkıcı nitelikte ve biraz da hissi şekilde yansıyacak enerjilere bakalım…

Mars’ ın Retro halinde bulunduğu yer Türkiye’ nin liderini gösteren 10. Evi.

10. Ev ayrıca Türkiye’ nin dünya ülkeleri arasındaki statüsünü, iyi ya da kötü şöhretini, Türkiye denince akla gelen önemli kişileri, ülkenin gücünü temsil ediyor.

Mars Retro’ suna devam ederken; devlet otoritesinin sonu çok düşünülmeden yapılmış bazı hissi beyanları, hamleleri hem ülke içerisinde hem de ülke dışında tepki toplayabilir. Geçmişte yaşanmış, aslında günümüz yürütülen siyasi ilişkileri ile alakasız konular Türkiye’ nin aleyhine olacak şekilde yeniden gündeme taşınabilir. Türkiye’ yi karalamaya yönelik bazı manipülatif haberlerle uğraşabiliriz. Özellikle bu durum Merkür’ ün Retro hareketine başlayacağı 14 Ekim itibariyle basın tarafından iyice alevlendirilebilir.

Mars’ ın Retro yaptığı burç kuşağının asıl sahibi Jüpiter; Ekim ayı boyunca çok kuvvetli çalıştığı Yay Burcu içerisinde olacağı için Mars’ ın Retro enerjisinin kötücül gücünü de ikiye katlamaktadır.

Mars ve Jüpiter’ in görünümü altında kalan: Yükselen Burcumuz, ekonomiyi gösteren Natal Ay ve zorba güçleri temsil eden Plüton gezegenimiz de göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’ nin dünya piyasalarındaki durumu da Ekim ayı boyunca –bilinçli şekilde yönlendirilen- çok ciddi bir sıkışıklığın içinden geçme potansiyeline sahiptir.

Ekim ayında dünya basınında ülkemiz, liderlerimiz ve ekonomimiz ilintili haberlere sıkça rastlayabiliriz.

14 Ekim Merkür Retrosu ile birlikte bu durum iyice şiddetlenerek başta borsa olmak üzere, spekülatif yatırım araçları ile ilgili son derece güvensiz ve kararsız bir ortam Türkiye açısından söz konusu olabilir. Borsa 23 Ekim tarihinde Venüs’ ün debil/düşüş konumda bulunduğu Başak Burcu içerisine geçişi ile iyice düşüş eğilimi içerisine girme potansiyeline sahip. Venüs, Vedik Astrolojisine göre 16 Kasım’ da Terazi Burcu içerisine geçinceye kadar, başta borsa olmak üzere tüm diğer spekülatif kazanç araçları açısından ciddi bir toparlanma sürecinin yaşanmayacağını düşünmekteyim.

Sadece 17-23 Ekim tarihleri arsında Merkür ve Venüs arasındaki yer değişiminin vereceği olumlu enerji, borsa- spekülatif kazanç araçları için kısa süreli bir yukarıya seyreden trend yaratma avantajını oluşturabilir. Ancak kalıcı bir durum olacağı düşünülmemelidir.

Ekonomik açıdan geçtiğimiz aylarda olduğu gibi Satürn de hala daha parasal durumumuzu kısıtlayan enerjilerini tam karşıdan 2. Evimize yansıttığından; maalesef Eylül sonu itibariyle düz harekete geçiş yapmasına rağmen -geç kalınmış- bazı düzeltici faaliyetler, önlemler alınmaya çalışılsa bile bunun olumlu yansımalarını tam anlamı ile yaşayamayacağımızı göstermektedir.

Mars’ ın Rasi/Kuruluş haritamızda en kalabalık yerleşimlerin bulunduğu 5. Evimize attığı bakış ise vergi yükümlülükleri, harçlar, cezalar, devlet nezdinde görülen işlere ait ücretler konusunda da bir artış yaşanabilme potansiyeline işaret etmektedir. Üstelik bu etki 22 Şubat 2021 tarihine kadar geçerliliğini koruyacaktır.

Buna ek olarak; eğitim sistemimiz ilintili sorun ve sıkıntılarımız, komşularımız, toprak bütünlüğümüz, dış devletler ile olan ilişkilerimiz de hem Satürn hem de Mars’ tan aldığı sert görünümlerle Şubat 2021’ e kadar Türkiye açısından dar bir boğazdan geçme ihtimaline sahip olduğumuzu göstermektedir.

Mars’ ın Balık Burcu içerisinde yapacağı Retro hareketinin en önemli yansıması ise elbette 4. Evimiz üzerinde olacaktır.

Zira bu evimizin tam karşısına yerleşecek olan Mars, kuruluş anı haritamızdaki Natal Mars’ ımız ile çok yakın bir temas, enerji aktarımı yapmaya aday durumdadır.

Bu durumda 4. Evin Mundane / Ülkeler astrolojisinde temsil ettiği konular da Türkiye açısından tetiklenerek gündeme yerleşecektir. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Eylül 2020 gündemine ülke haritamız, Merkür’ ün ve Venüs’ ün Hint Astrolojisine göre burç değiştirmesi ile birlikte hızlı bir giriş yapacak.

Bu hız diğer tüm gezegenlerin de mevcut konumlarını değiştirmeleri ile birlikte Eylül ayının tamamında geçerliliğini koruyacak.

EYLUL1Şimdi sırası ile Vedik Astrolojisine göre yer-durum değişikliği yapacak gezegenlere ve Türkiye haritası üzerindeki etkilerine göz atalım.

1 Eylül tarihinde Venüs, geçtiğimiz ay bulunduğu İkizler Burcu’ nu terk ederek, Yengeç Burcu içerisine yerleşecek.

Yengeç Burcu ülke haritamızda ekonomiyi temsil eden 2. Evimize denk düşmekte.

Venüs tabiatı itibariyle iyicil olarak anılan ve yerleştiği noktada olumlu etkiler vermesi beklenen bir gezegendir.

Bu durumda Venüs’ ün Türkiye’ nin 2. Evini ziyareti esnasında, ekonomik anlamda yüzümüzü güldürecek gelişmeler yaşamayı bekliyor olmamız gerekirdi.

Ancak Koç Burcu içerisindeki Mars’ tan ve tam karşısındaki Satürn’ den görünüm alan Venüs’ ün maalesef uzun süredir beklediğimiz refah getirici etkilerinden bahsetmekten 2 kötücülün baskısı altında olması nedeni ile çok uzak bir noktadayız.

Satürn ve Mars’ ın baskısı altında ezilen Venüs’ ün kendine bile hayrı yok demek pek yanlış olmaz…

Üstelik Venüs kuruluş anı (Rasi) haritamızda 5 ve 12. Evlerin sahibi olduğundan, bu evlerin temsil ettiği konularda problem yaratmaya daha da meyilli çalışacaktır.

Yani Eylül ayında gizli örgütler, casuslar, teröristler, mülteciler, harcamalar, halkın refahı, mülteciler, hastaneler-hapishaneler gibi kapalı alanlarda çalışanlar ve burada kalanlar hakkında haberler karşımıza çıkabilir.

Gizli gerçekleri temsil eden 12. Evin lordunun (Venüs), kötücüllerden (Satürn ve Mars) aldığı görünüm; halktan saklanan ve rahatsız edici hastaneler-hapishaneler, mülteciler, devlet harcamaları ilintili bazı gerçeklerin ortaya dökülmesine de aracılık edebilir.

Venüs’ ün kuruluş haritamızda temsil ettiği bir diğer alan olan 5. Evimiz ilintili spekülatif kazançlar ve eğitim ilintili bazı sorunlar da geçtiğimiz aylarda olduğu gibi Eylül’ de de halkın dikkatini çekmeye devam edecek demektir.

Ekonomi ile ilintili olarak 5. Evin temsil ettiği spekülatif kazançlar ve 12. Evin temsil ettiği borçlar konusu da Venüs’ ün ekonomiyi temsil eden evimiz üzerindeki transiti nedeni ile Eylül ayı boyunca çok dikkatle izlenmesi gereken alanlardan biri olarak yine karşımıza çıkmakta.

Geçen ay haberi verilen “gaz” müjdesi ile ilgili umuyorum ki hepimiz ekonomi ilintili olumlu gelişmeleri deneyimleyebiliriz.

Ancak Vedik Astrolojisine göre gökyüzü yerleşimlerini incelediğimizde, Türkiye haritası üzerinde 2. Evimizi direkt göz hapsinde bulunduran Satürn nedeni ile Nisan 2022 sonuna kadar tahminim halk açısından ferahlatıcı bir ekonomik iyileşmenin söz konusu olması çok zor gözükmektedir.

Mundane/Dünya Astrolojisinde 2. Ev halkın satın alma gücünü gösterir.

Türkiye’ nin haritasında ise bu evi yöneten gezegen Ay’ dır.

Kuruluş Anı /Rasi haritamızda Yükselen Burcumuz, yani 1. Evimiz içerisine yerleştiğindendir ki; Türkiye Cumhuriyet tarihi boyunca ekonomik problemlerle uğraşmak zorunda kalmıştır.

Zira 1. Ev ile bağlantı kuran gezegenler, kişisel haritalarda olduğu gibi ülke haritalarında da harita sahibinin en fazla odak noktası olan konuları gösterirler.

Cumhuriyet Tarihi ve 2. Evimizin yönetici gezegeni Ay’ dan bahsetmişken, Hint Astrolojisine göre Kasım 2020 itibari ile yer değiştirip , Yay Burcundan Oğlak Burcu’ na geçiş yapacak ve 8. Evimiz (Ekonomi ve doğal felaketler ile ilgili bir başka evimiz) Satürn ile kavuşuma girecek olan Jüpiter’ den de bahsetmemiz gerekiyor…

Türkiye’ nin tarihinde en derin etkiler bırakmış ekonomik kriz olarak internette biraz araştırma yaparsanız 21 Şubat 2001 tarihinden bahsedildiğini görebilirsiniz.

Gökyüzüne o tarih itibariyle bakacak olursanız, Satürn ve Jüpiter’ in Boğa Burcu içerisinde kavuşum yaptığını görürsünüz.

Kasım 2000’ de bankaların likidite krizine girdiği gökyüzü yerleşiminde ise yine Jüpiter ve Satürn Boğa Burcunda kavuşum yapmaktadırlar.

Bu örnekleri niye verdim?

Satürn ve Jüpiter 20 Kasım 2020 – 5 Nisan 2021 ve 15 Eylül 2021 – 20 Kasım 2021 tarihleri arasında gökyüzünde Hint Astrolojisine göre yine bir araya gelecekler…

Bu tarihler ekonomimiz açısından maalesef çok ciddi bir tehlike sinyali yaymakta.

Bu sefer iş dünyasını gösteren Oğlak Burcu içerisinde. ( 2000-2001 yıllarında kavuşum yaptıkları Boğa Burcu Mundane/Ülkeler Astrolojisinde “finans piyasaları” nı gösterir.)

Yıkım sonrası yeniden yapılanma kavuşumudur bu.

Büyük şirketler, büyük oyuncular, piyasaya-ekonomiye yön verenler açısından çok ciddi ve sert bir rüzgâr eseceğini göstermektedir.

Bitti mi? Hayır!

Jüpiter ve Satürn’ ün ekonomik daralma-sıkıntı anlamında bir diğer riskli yerleşimi ise bitişik burç kuşaklarında seyretmeleridir.

Yine geçmiş tarihlere bakacak olursak: Nisan 1982, Ocak 1980, Ağustos 1958 tarihlerinde yaşanan ekonomik krizlerde de Satürn ve Jüpiter’ in gökyüzünde Vedik Astrolojisine göre bitişik burçlarda sırt sırta yerleştiğini görürüz.

Asla çözüm bulmamış meselelerin gündeme gelmesi gerekliliğini, bu meselelerin çözümü için de bazı kayıplar verilmesinin şart olduğunu gösteren bir yerleşimdir bu.

Ekim 2018 – Kasım 2019 arasında Türkiye bu transit etkisini deneyimledi ve gelecekteki 3 tarih aralığında daha Jüpiter ve Satürn’ ün sırt sırta yerleşmesi etkisinin içerisinden geçecek:

1 Temmuz 2020 – 20 Kasım 2020

6 Nisan 2021-  14 Eylül 2021

21 Kasım 2021 – 13 Nisan 2022 Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Ağustos ayında gökyüzünde Satürn, Ketu, Rahu, Jüpiter gibi ağır hareket eden gezegenler dışındaki tüm oyuncular burç değiştirerek hem Türkiye hem de dünya açısından hızlı farklılık gösteren gündemler yaşanmasına aracılık edecekler.

Satürn Oğlak Burcu içerisindeki yolculuğuna Retro/Geri Hareketli olarak devam ederken, halkın satın alma gücü ile ilgili olan 2. Evi üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini yansıtmaya devam ediyor olacak.

Ayrıca Türkiye’ nin içinden geçtiği gezegensel dönem (Maha Dasa) Lordu’ nun (Güneş) Ağustos ayının ilk yarısında bulunduğu noktanın Türkiye’ nin 2. Evi içerisi olması; buna ek olarak alt gezegensel dönem (Bhukti Dasa) Lordu’ nun (Ay) da Türkiye’ nin 2. Evininin yöneticisi olması sebebi ile önümüzdeki dönemin ana konu başlıklarından birinin yine maalesef ekonomi ilintili olacağı kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımızda belirmektedir.

Aslına bakılacak olursa Türkiye Venüs Dasa’ sını bitirip, Güneş Maha Dasa Periyoduna girdiği 2 Mart 2020 tarihinden beridir ekonomi anlamındaki sınavları şiddetlenerek karşısına çıkmaya devam etmektedir.

Satürn’ ün Nisan 2022 tarihine kadar ekonomi ilintili evimizi göz hapsinde tutacak olması da üstüne yaşanan problemleri katlamaktadır ve belirttiğim tarihe kadar katlamaya da devam edecektir.

Özellikle 16 Ağustos tarihinde Mars’ ın Hint Astrolojisine göre Balık Burcunu terk ederek, Koç Burcu içerisine yerleşmesi Türkiye’nin görünüm yolu ile ekonomiyi temsil eden 2. Evi üzerindeki baskıyı biraz daha arttıracağından; ani iniş-çıkışlar, finansal parametrelerin sert hareketleri hepimizin dikkatini üstüne toplamaya aday durumdadır.

Bu süreç 4 Ekim tarihinde yine Vedik Astrolojisine göre Mars yer değiştirip Balık Burcu içerisine geçene kadar dikkatle takip edilmelidir.

16 Ağustos tarihinde yer değiştirecek olan Mars’ la birlikte hareket edecek bir başka gezegen de Güneş’ tir.

Bu tarihte Vedik Astrolojisine göre yöneticisi olduğu ve güçlü şekilde çalıştığı Aslan Burcu içerisine geçecek olan Güneş, Türkiye’ nin sınır komşuları ile ilgili sorunlarını devlet otoritesi nezdinde ön plana çıkaracak olmakla birlikte, temsilcisi olduğu ekonomik yatırım araçları arasındaki altın fiyatları açısından güçlü bir yükseliş atağına da sebebiyet verebilir. Okumaya devam et

Paylaş

MART 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre Mart, Türkiye haritası özelinde, 20 senedir devam eden Venüs Dasa’ sının bitip, Güneş Dasa’ sının başlaması nedeni ile son derece önemli bir yere sahip.

Ülke olarak, 2 Mart 2000 tarihinde başlayan ve yine 2 Mart 2020 tarihinde sona eren 20 yıllık Venüs Dasa’ mızdan sonra, 2 Mart 2026 tarihine kadar, 6 sene boyunca, Güneş Dasa’ mızı yaşıyor olacağız.

Tüm bu süre zarfında, Vedik Astrolojisine göre Güneş gezegenin ziyaret ettiği burç kuşakları ve evlerin temsil ettiği konular, Türkiye açısından ciddi şekilde önem arz edecek.

Ayrıca Güneş gezegeni Türkiye’ nin kuruluş anı – Yani Rasi- haritasında 3. Evinin yönetici gezegeni olduğundan, bu evin temsil ettiği konular da -çok uzun süredir belirttiğim gibi başta komşularımızla ilişkilerimiz olmak üzere- önümüzdeki 6 senelik periyoda damgasını vuracak.

Önümüzdeki 6 sene boyunca gündemimizi işgal edecek olan Üçüncü evin temsil ettiği diğer konulara göz atacak olursak:

Ulaşım: Hava, kara ve deniz olmak üzere ülke sınırları dahilindeki otoyollar, köprüler, raylı sistemler, otomobil-araba, toplu taşıma gibi tüm taşıma yolları. Kısaca trafik oluşturan tüm sistemler ve bu sistemler üzerinde etkin olabilecek hava/doğa koşullarına bağlı kazalar.

İletişim: Bilgi ve haber veren her türlü gazete, dergi, TV, radyo, telefon, email ve günümüzde çok önemli bir bilgi edinme aracı haline gelen SOSYAL MEDYA-İNTERNET

Kurumlar: Reklam, medya-edebiyat ilintili kuruluşlar ve Eğitim Bakanlığı.

Yukarıda saydığım konu başlıklarına baktığımızda, Türkiye haritasının, özellikle kötücül gezegen enerjileri altında sıkıştığında, sıkıntılı tecrübeler yaşama potansiyelinin yükseldiğini, ülke üzerinde trafik yaratan ulaşım yolları alakalı istenemeyen kazalar tecrübe edebileceğimizi öngörmek mümkün.

Ayrıca eğitimciler, sosyal medya, gazeteciler, yazarlar, düşünce üreten kişilerle alakalı kısıtlayıcı etkilerle önümüzdeki yıllarda sık sık muhatap olacağız.

6 sene gibi uzun bir periyottan bahsettiğimiz için 3 Mart sabahı tüm bu saydığım şeylerin vuku bulduğu bir dünyaya elbette gözlerimizi açmayacağız!

Bu bir süreç ve kendini çok geniş bir zaman diliminde gerçekleştiriyor olacak.

Ancak bu noktada hem komşularımız, hem de ulaşım-iletişim kaynaklı yaşayabileceğimiz sorunlarla birlikte Güneş Dasa periyodumuzun kendi içerisinde çok önemli ve çok özel bir fırsatı da barındırdığını -yazılarımı takip edenler hatırlayacaklar- bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Güneş, Türkiye haritasında çok önemli ve özel bir güçle konumlanmış bir gezegendir.

Terazi Burcu içerisinde evet düşüşte/debil’ dir.

Ancak Vedik Astrolojisine göre en büyük koruma veren iki Yoga’ nın, her ikisinin de oluşması noktasında görev almıştır ve bu sebeple hiç ummadığımız şekilde, mucize yaratacak, büyük badirelerin ardından bize büyük fırsatlar getirebilecek kadar güçlü ve özeldir.

Astrolojik olarak özetleyecek olursak:

Güneş Dasa süresince, önümüzdeki 6 sene boyunca Türkiye ulaşım-haberleşme-eğitim ve komşu ülkelerle ilişikliler anlamında büyük sınavların içerisinde zorlu deneyimler yaşayacaktır.

Ancak tüm bu sıkıntılı zamanların sonunda hiç ummadığımız kadar karlı, başarılı ve bizim daha iyi olmamıza, güçlenmemize aracılık edecek şekilde sonuçlar elde etmemiz de son derece mümkündür.

Yeni liderlerin sivrilmeye başlaması, ışığı ve kararlılığı ile Türkiye’ yi ileriye götürmesi de mümkündür. Çünkü Güneş astrolojide liderlerin doğal temsilcisidir.

Ancak şu hiç unutulmamalıdır: Süreç kesinlikle zorlu olacak ve canımızı yakacaktır!

Mart ayına özel olarak ise Güneş gezegeni ayın 14’ üne kadar Türkiye’ nin hava-deniz trafiği ile ithalat/ihracat etkinliklerini mercek altında tutacak.

Göçmenler ve adalet ilintili sorunlar da Mart ayının ilk yarısında ülkemizi yabancı ülkeler nezdinde konuşulur kılmaya devam edecek. Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Vedik Astrolojisine göre 2020 yılının ilk günleri, ilerleyen zamanlarda oluşacak gökyüzü etkilerinin temelini atmak açısından son derece önemli gezegen yerleşimlerine sahne olacak.

Geçen ayın sonlarında yaşadığımız Güneş Tutulması enerjisinin tamamlayıcısı olan Ay Tutulması; 10 Ocak 2020 tarihinde Hint Astrolojisine göre adres olarak:

İkizler Burcunda, 25 Derecede, Punarvasu Takımyıldızında, 2. Pada’ da gerçekleşecek.

Bu etki Güneş Tutulmasını izleyen günler ve aylar esnasında Türkiye açısından, dış dünya devletlerinin politik ve ekonomik anlamda planladıkları hamlelerinin, bizim tarafımızdan daha anlaşılır şekilde açığa çıkmasına aracılık edebilir.

Güneş Tutulması Türkiye haritasında dış devletlerle ilişkilerimizi gösteren 7. Evimiz içerisinde gerçekleşmişti.

Bu nedenle politik ve ekonomik anlamda yaşanacak değişim süreci enerjilerinin bizim açımızdan dolaylı bir yansıma yapacağını, dış ülkelerin kendi iç iyileştirme süreçlerini yönetmek durumunda kalacaklarını düşünmekteyim.

Ancak Hint Astrolojisine göre Ay Tutulmasının yaşanacağı adres, Türkiye’ nin tam Yükseleni üzerine denk gelmekte ve özellikle Tutulmanın yaşanacağı dereceler finansal etkilerinin bizim açımızdan hissedilir olabileceğinin sinyalini vermekte.

Ayrıca Ay Tutulmasının gerçekleşeceği bu “Pada”; finansal zemin olarak güvence arayışına da vurgu yapar.

Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasındaki güven arayışlarının etkilerini Tutulma sonrasındaki aylarda deneyimleyebiliriz. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Yılın son ayı Hint Astrolojisi ve Mundane/Ülkeler astrolojisi açısından en önemli gökyüzü olaylarından biri olan Güneş Tutulması ile 2019’ u kapatıyor olacak.

Tutulma 26 Aralık tarihinde Vedik Astrolojisine göre Yay Burcunda ve Moola Takımyıldızında gerçekleşecek.

Güney Ay Düğümü Ketu’ nun ekseninde yaşanacak Tutulma’ ya Jüpiter tam anlamı ile –Tutulma 10 derecede yaşanacak ve Jüpiter’ in olay anındaki derecesi de 11-yanık” vaziyette eşlik ederken; Satürn, Plüton ve Merkür de Yay Burcunda Güneş Tutulmasına karışacaklar.

Bu da önümüzdeki aylarda Plüton, Jüpiter, Satürn ve Merkür’ ün yapacağı hareketlerin dünya devletleri ve ülke haritamız üzerinde belirleyici olayların tetiklenip, şekillenmesinde önemli roller oynayacak anlamına gelmekte.

Ta ki Haziran ayındaki yeni Tutulma sürecine değin.

Tutulmaya karışan gezegenlerin adet olarak çok olması, etkilerinin de yüksek olacağına işaret eder.

26 Aralık Güneş Tutulması, Türkiye’ nin Yükselen Burcu’ nun tam karşısında; 7. Evinde gerçekleşiyor.

Yazılarımı takip edenler için Tutulma’ nın gerçekleştiği 7. Ev ve Yay Burcu Türkiye için dış dünya ile olan tüm ilişkileri demek.

Tutulma çok uzun süredir burada yerleşen malefik/kötücül gezegenlerin etkisi ile zaten göz önüne çıkmış olan dış dünya ile olan problemlerimizi halk açısından daha net, görünür bir hale getirmek için çalışacak demek yanlış olmaz.

Astrolojide 7. Ev kelimenin tam anlamı ile hayatımızı birlikte devam ettirmek zorunda olduğumuz, ya da birlikte devam ettirmemizin faydamıza olduğu “karşı taraf” ı işaret eder.

O nedenledir ki; birey haritalarında da “eş” 7. Ev tarafından temsil edilir. Hayatımızın ortağıdır.

Bu sebeple ülke haritalarında da 7. Ev, o ülkenin siyasi olarak ilişkilerini yürütmek zorunda olduğu dış güçleri temsil eder.

Ülkenin ticaret yapmak, geçinmek, kimi zaman taviz vererek, kimi zaman isteklerinde direterek, ilişkilerini yürütmek mecburiyetinde olduğu diğer güçlerdir.

Tıpkı bir evlilikte olduğu gibi…

Güneş Tutulmasının yaşanacağı anda pek çok gezegenin de bu enerjiye ortaklık yapması, Türkiye haritasındaki –karışan gezegenlerin yönettikleri evler ve burçlar sebebi ile- pek çok konu başlığının mercek altına alınacağını göstermekte.

Her şeyden evvel: Türkiye’yi birebir temsil eden Yükselen Burcu İkizler’ in ve toprak bütünlüğünü temsil eden 4. Evinin yönetici gezegeni Merkür, Tutulma anı 26 Aralık tarihinde Yay Burcu içerisine yeni adım atmış ve “Gandanta” dediğimiz son derece güçsüz bir pozisyonda bulunuyor olacak.

Bu durum Türkiye’ nin haklılığını anlatmakta özellikle komşu ülkeler ile ilgili alanda dış ilişkiler anlamında zayıf kalma potansiyeline işaret etmekte.

Tutulmaya 1 derece ile son derece yakından karışan ve “yanık” olan Jüpiter ise 7 ve 10. Evlerimizin yöneticisi olarak; Türkiye’ nin liderlik anlamında Güneş Tutulmasının ileriki aylarda yaşatacağı olaylar karşısında iktidar gücünün kendimizi dış dünyaya doğru anlatmak noktasında yanlış hamleler yapabileceğine işaret etmekte.

Tutulmaya karışan diğer gezegenler Satürn ve Plüton ise Yay Burcunun çıkış derecelerine – Satürn 26, Plüton 28 derece ile- son derece yaklaşmış ve kontrolden çıkmaya eğilimli bir enerji yayarlarken; temsil ettikleri “büyük, kökten değişim” rüzgârlarını bize iyice hissettiriyor olacaklar.

Satürn ve Plüton kavuşumları gücün el değiştirmesi, kalıpların yıkılması, sert tepkiler üretilmesi ve yeni liderlerin belirmesi ile son derece yakından ilişkilidir.

Bu iki gezegen uzun süredir Yay Burcu içerisinde birlikteler ve tüm dünyada bilinen siyasi kalıpların dışında, geleneksel yaklaşımlara ters ve kendi bildiklerini okuyan, sert tepkiler veren liderlerin yükselmesine aracılık ettiler.

Bu tutulma bizim açımızdan etrafımızı saran dış güçleri temsil eden iktidarlar açısından daha da sertleşen tepkileri üzerimize toplayabileceğimiz potansiyeline işaret etmekte.

Özetle 26 Aralık Güneş Tutulması dünya üzerinde bildiğini okuyan liderlerin kapışmasına gereken kıvılcımı verirken, Türkiye’ nin de bu güçler arasında kalma ve diplomatik olarak zorlanma risklerini taşıyor.

Güneş Tutulmasının ardından Ocak-Şubat aylarında özellikle Mars’ ın Hint Astrolojisine göre Yay Burcundan geçmeye başlaması ile birlikte dünyada yükselen bir restleşme atmosferi bizi zor sınavlara sokabilir.

Bu etkinin en fazla komşularımız ilintili olacağı beklentisi içerisindeyim.

Dünya politik gündeminden tamamen bağımsız olarak; Türkiye’ nin şu an yaşadığı Venüs Maha/Ana Dasa periyoduna göre tüm bu gezegen geçişleri, kavuşumlar ve Tutulma etkileri odak noktasını komşularımızın üzerine çevirmekte.

Tutulmadan sonraki izleyen aylarda ise transit yapan gezegenlerin gözü komşularımızla birlikte toprak bütünlüğümüz ilintili konulara ve elbette ekonomik göstergelere vurgu yapacak.

Bu ayın özelinde gezegen transitlerine baktığımızda ise 25 Aralık tarihine kadar Merkür’ ün bulunduğu Akrep Burcu ve Türkiye’ nin 6. Ev geçişi; ülke olarak bizim çıkarlarımıza ters düşen ve karşımızda yer alan güçlerle olan iletişimimizin yoğun bir trafik içerisinden geçeceğine işaret etmekte.

Ayın ilk yarısında Merkür’ ün yaşatacağı bu yoğunluk para piyasalarında da dalgalanmalara sebebiyet verebileceği gibi aynı zamanda ulusal güvenlik anlamındaki konuları da ülke ve basın gündemine taşıma potansiyeline sahip.

12 Aralık Dolunay’ ı ise 12. Evimiz içerisinde oluşacak.

Halkın refahı, dış borç, harcamalar gibi konuların yer aldığı bu alan Dolunay’ ın gerçekleşeceği dereceler itibariyle inatçı ve bildiğini okuyan etkiler veriyor.

Okumaya devam et

Paylaş

KASIM 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Kasım 2019’ a, ayın büyük kısmında Türkiye’ ye karşı düşmanca hareket eden güçleri gösteren 6. Evi içerisindeki Merkür Gerilemesinin ve diğer gezegen yerleşimlerinin etkileri ile başlayacağız.

Merkür Retroları, geçmişten gelen çözülmemiş sorunların yeniden gündeme gelerek kendini hatırlattıkları, kendilerine bir çıkış yolu oluşturmaya çalıştıkları dönemleri işaret eder.

Merkür’ ün Hint Astrolojisine göre Akrep Burcu ve Türkiye Haritasında 6. Ev içerisinde başlattığı gerileme hareketi 6 Kasım tarihine kadar Türkiye’ ye karşı düşmanca hareket eden diğer devletlerin faaliyetlerine dikkat çekiyor olacak.

6 Kasım’ da Merkür’ ün Terazi Burcuna geri dönüşü ile birlikte ise uzun zamanadır mevcut olan sorunlarını 5. Evimizin temsil ettiği diplomatik hamleler ile çözüme ulaştırılması için Türkiye açısından fırsatlar oluşacak.

Dünya devletleri ile Türkiye arasındaki diplomatik hamleler Aralık ayı sonu ve Ocak başında yaşanacak Tutulma süreçleri ile ilgili gelişecek daha etkin olaylara zemin hazırlaması açısından da dikkatle izlenmesi gereken konular.

Zira Ocak 2020 sonrasında gökyüzünde önemli bazı gezegenlerin yapacağı yer değişiklikleri, Türkiye’ nin 29 Ekim 1923 tarihli kuruluş haritasının üzerinde çok kritik evleri harekete geçirecek gibi durmaktalar.

Kasım, Aralık, Ocak ayları, bu nedenle dünya üzerinde devletlerarasında yaşanan gelişmeler, hepimizin 2020 yılı boyunca yakından ilgileneceği konuları işaretlemesi açısından önem arz etmekte.

Özellikle de Kasım ayının 10’ una kadar Türkiye’ nin vatan topraklarının bütünlüğünü, sınırlarını temsil eden 4. Evinin içerisinde tansiyonu uzun süredir yüksek tutan Mars’ ın varlığı da bizi ince bir çizginin üzerinde seyretmeye mecbur bırakmakta iken; 10 Kasım’ dan sonra Mars’ ın yer değiştirmesi ve Türkiye’ nin 5. Evi içerisine geçmesi ile birlikte diplomatik gelişmelerin sertleşeceğinin işaretini vermekte.

Kasım 2019’ un en önemli hareketlerinden biri de uzun süredir Vedik Astrolojisine göre Akrep Burcu içerisinde seyreden Jüpiter’ in 5 Kasım itibariyle yöneticisi olduğu Yay Burcu içerisine geçmesi olacak.

Her gezegen, yönettiği burç kuşağını ziyaret ettiğinde daha rahat temsil ettikleri enerjileri yansıtıyor olur.

Aynı durum Jüpiter için de geçerli ancak maalesef ki bolluk, bereket, iyimserlik, pozitif atmosferin temsilcisi olan Jüpiter’ in Yay Burcu ikameti süresince yanında tam tersi enerjileri yansıtan Ketu ve Plüton da kendisine eşlik ediyor olacaklar.

Jüpiter’ in 20 Kasım tarihine kadar Gandanta/Boğulma derecelerinde ilerleyecek olması da ayrıca olumsuz bir atmosfer yaratmakta.

Tüm bunlar Kasım ayında yer değiştiren gezegenin kendisini göstermek, bolluk, bereket enerjilerini yansıtmakta güçsüz kalacağını, daha ziyade olan problemleri daha da büyük hale getirmeye doğru negatif yönde çalışacağına dair bir işaret vermekte.

Türkiye haritası özelinde, yaklaşık önümüzdeki 2 sene boyunca Jüpiter’ in düzeltici, şifalandıran enerjilerinden maalesef çoğunlukla mahrum durumdayız.

Çünkü 5 Kasım itibariyle Türkiye’ nin 7. Evinde Ketu ve Plüton’ nun baskısı altında 1 sene boyunca zararlı çalışma potansiyeline sahip olan Jüpiter; Yay Burcundaki yolculuğu ve 7. Evimizin içerisindeki ikameti bittiğinde, astrolojide kötücül/malefik konuları temsil eden Türkiye’ nin 8. Evine geçmiş olacak.

Türkiye’ nin 8. Evi üstelik de hiç iyi çalışmadığı/düşüşte olduğu Oğlak Burcu içerisine denk gelmekte ve yanında da Satürn olacağından, bizim açımızdan kısıtlama enerjilerini iyice belirginleştirecek.

Çünkü Mundane Astrolojisinde Satürn- Jüpiter kavuşumları, özellikle ekonomik açıdan daralma getiren yerleşimlerdir.

Jüpiter ve Satürn bu kavuşumu yapmadan hemen önce ise uzun süredir ülke haritamızın 7. Evinde bize sıkıntılı enerjilerle dış dünya ile olan iletişimimizde yeterince sorun yaşatmış olacaklar.

7. Evin temsil ettiği dış dünya ile özellikle ticaretimiz anlamında biriken sorunların sonuçları 2020 ile birlikte dizi dizi önümüze geliyor olabilir.

Yani 2020 -2021 yılları kısaca Türkiye’ nin dış dünya politikasındaki ektiklerini biçme dönemi niteliğinde çalışabilir. Okumaya devam et

Paylaş