Kategori arşivi: TÜRKİYE ASTROLOJİSİ

HAZİRAN 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Haziran 2020, Türkiye’ nin Hint Astrolojisi’ ne göre tam Yükselen Burcu İkizler ve Ay’ ının üzerinde gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ile diğer aylara göre daha fazla dikkat çeken bir enerjiye sahip.

21 Haziran’ da Retro Merkür ve Balık Burcu içerisinden görünüm yolu ile bu tutulmayı mercek altında tutacak olan Mars nedeni ülke dinamiklerimizi, önceliklerimizi yeniden yapılandıracak olan çok önemli bir Güneş Tutulması bizleri beklemekte.

İkizler Burcu içerisinde 6 derecede, Vedik Astrolojisine göre Mrigashira Takımyıldızı içerisinde gerçekleşecek olan bu Tutulma’ nın etkilerine en fazla yaz aylarında olmak üzere, önümüzdeki 6 ay boyunca maruz kalıyor olacağız.

Bu Tutulma:

** Bizzat bizi/ülkemizi temsil eden Yükselen Burcumuzun üzerinde,

** Kuruluş anımızdaki Ay gezegeninin neredeyse tam üzerinde ve

** Türkiye’ den de gözlemlenebilir olması nedeni ile

Yoğun şekilde hissedeceğimiz bir gökyüzü olayı olarak; daha önceki tarihlerde şahitlik ettiğimiz Güneş Tutulmalarından daha ayrıcalıklı bir durumda bizi etkiliyor olacak.

21 Haziran Güneş Tutulmasının etkilerine yeniden döneceğim…

Şimdi Haziran ayında sırası ile gerçekleşecek diğer gökyüzü gezegen hareketlerine bakalım: Okumaya devam et

Paylaş

VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE MAYIS 2020 TÜRKİYE ETKİLERİ

Türkiye Mayıs 2020’ ye uzunca bir süredir etkisi altında kaldığı Kala Sarpa Yoga enerjisinin kıskacını biraz olsun gevşetmeyi başaran Ay gezegeninin ferahlatma etkisi ile girecek.

Ay’ ın gökyüzündeki Vedik Astrolojisine göre seyahati esnasında, 9 Mayıs tarihine kadar Corona virüsü nedeni ile gölgelenen özgürlük anlayışımızın, bir nebze olsun geri geldiğini düşünmeye başlayabiliriz.

Ancak Hint Astrolojisine göre Merkür’ ün Rahu’ nun önüne geçmesine değin; yani 28 Mayıs tarihine kadar bu algımız aslında son derece aldatıcı olacak.

Daha önce CORONA Virüsü ve Önümüzdeki Günler” yazımda da belirttiğim gibi yaşadığımız bu süreç, Mayıs ayı dahilinde düşünülürse, sadece 2. Aşamayı göstermekte.

Virüsün hayatlarımız üzerindeki etkisini kaybetmesinden bahsetmek için henüz çok erken…

Dolayısıyla da Mayıs ayı -Mart/Nisan aylarındaki kadar karamsar olmasa da!- hala daha Pandemi açısından sıkıntılı gökyüzü enerjilerine sahip ve bizlerin dikkati – tedbiri elden bırakmaması gerektiğine işaret etmekte.

Mayıs 2020’ nin en güzel haberi ise 25’ inde önce Ay, sonrasında Merkür nedeni ile Mart ayından beri gökyüzünde etkin olan Kala Sarpa Yoga enerjisinin kırılması ile gerçekleşecek.

Hayatlarımızın eski ritmine dönmesi açısından ilk gerçek enerjiyi gökyüzünden bu tarihlerde almaya başlayacağız.

Elbette tam rahatlama diye bir durum bu tarihlerde kesinlikle söz konusu değil! Bunu önceki yazılarımda da belirttim.

Ancak Kala Sarpa Yoga’ nın kırılması ile Haziran ayında mutlaka ufak tefek iyileşme, eskiye dönme adımları atılıyor olacaktır.

Vedik Astrolojisine göre Mayıs ayında Türkiye haritası üzerinde etkin olacak gezegen enerjilerine baktığımızda ise 8, 9, 11 ve 12. Evlerimizin temsil ettiği konuların bir hayli ön plana çıkmaya niyetli olduğunu söyleyebiliriz.

Bunları madde madde ve tarih bazında inceleyecek olursak:

8. Evimiz:

Türkiye haritası üzerinde en büyük yoğunluk ve kötücül enerji birikimi -geçtiğimiz ay da olduğu gibi- maalesef ekonomi başta olmak üzere, doğal afetleri de içerisine alan 8. Ev ile ilgili alanda gerçekleşmekte.

Astrolojide 8. Evin tam karşısında 2. Ev yer alır.

8. Eve yerleşen bir gezegen, otomatik olarak 2. Evi de göz hapsine almış demektir.

Mayıs ayının tamamında Satürn, Jüpiter ve Plüton Türkiye’ nin ölüm oranlarını, enflasyonunu, spekülatif kazanç birimlerini, doğal afetlerini, borç seviyesini, faiz oranlarını, vergi sistemi gibi ekonomi ile çok yakından alakalı konularını temsil eden 8. Evinin içerisinde olacaklar.

Halkın satın alma gücü, ülke ekonomisinin durumunu gösteren 2. Evimizi de otomatik olarak etki altında bırakacaklar.

Türkiye ekonomisi anlamında, geçtiğimiz aylarda olduğu gibi bu ay da olumlu etkilerden söz etmek maalesef mümkün değil.

Türkiye haritasının 2. Evi karşısında yığılan bu gezegenler, gıda ilintili sektörlere hareket kazandırırken, gerçekte halkın satın alma gücünü aşağıya çekmektedirler.

Merkür:

Özellikle 1-11 Mayıs tarih aralığında Hint Astrolojisine göre Koç ve Boğa Burcunda Güneş tarafından yakılmış olarak yolculuğuna devam edecek Merkür, ekonomik ve ticari anlamda olumlu sandığımız bazı gelişmelerin bile zamanla olumsuz sonuçlar üretebileceğine işaret etmekte.

Aslında Güneş’ ın yakıcı ısısından 18 Mayıs tarihine kadar nasibini alacak Merkür.

Ancak en zorlayıcı zamanlarının ekonomi, küçük esnaf ve ticari hayat açısından, 1-11 Mayıs aralığında etkili olacağını düşünmekteyim.

Mayıs ayının ilk günlerinde ticari anlaşmalar, yeni ticari hamleler yapmak adına gökyüzü olumlu destek vermiyor.

Yeni yatırım yapmak açısından da aldanmalara açık olacağız.

Merkür’ ün 18 Mayıs tarihine kadar yanık olması, iletişim ya da ulaşım bazlı toplumumuzu alakadar eden bir aksaklık, bozukluk ya da kaza ile ilgili bir haberin de kamuoyunun dikkatini çekmesine aracılık edebilir.

1-10 Mayıs aralığında Uranüs’ ün de Merkür’ e Güneş’ in yanında eşlik etmesinden dolayı, bilgisayar-elektrik sistemlerini, hava taşımacılığını ilgilendiren bir aksaklığın ortaya çıkması potansiyeli daha olası gözükmekte.

Güneş:

14 Mayıs tarihine kadar Koç Burcu içerisinde yücelimde/exalt konumda kalmaya devam edecek olan Güneş gezegeni ise geçtiğimiz ay olduğu gibi Altın bazlı yatırımlar açısından karlı sonuçlar elde etmeyi de bu tarihe kadar hala daha destekliyor olacak.

Aslında bu tarih sonrasında da -yani 17 Temmuz tarihine kadar- astrolojide altının temsilcisi olan Güneş’ in dispozitör gezegenleri sırası ile Venüs, Merkür kendi burç kuşaklarında -Retro olsalar da- güçlü çalışacakları için Altın fiyatlarının bazen durağan bir seyir izlese de ekonomik yatırımlar arasında en önemli alternatif olacağı kanaatindeyim.

-Elbette yatırım yapmak için her zaman söylediğim gibi finansal yatırımcı uzman görüşlerinin doğrultusunda nihai karar alınmalıdır.-

Mars:

4 Mayıs tarihinde Satürn, Jüpiter ve Plüton’ un yanından ayrılarak, Hint Astrolojisine göre Kova Burcuna geçecek olan Mars, Neptün’ ün yanına yerleşiyor olacak.

18 Haziran tarihine kadar Kova Burcu içerisinde yolculuğuna devam edecek olan Mars’ ın özellikle Petrol fiyatları üzerindeki belirsizliği ve güvenilmez bazı spekülasyonları arttıracağı kanaatindeyim.

Mars bu tarihe kadar beklenmedik iniş –çıkışlarla bu ürünün fiyatı üzerinde ciddi sıkıntılı bir atmosfer ve risk yaratma potansiyeline sahip.

Ancak yükselen risk kapsamında önemli kazançların da önünü açıyor olacaktır.

Mars’ ın 4 Mayıs itibariyle Kova Burcu’ na geçişi ve Neptün’ ün yanına yerleşmesi ile birlikte, 18 Haziran tarihine kadar, Corona salgını nedeni ile durma noktasına gelen ulaşım faaliyetlerinin, başta hava-deniz yolu ile ilgili alanlarda gevşetilmeye başlanması ile ilgili ilk sinyalleri alabiliriz.

Mars’ ın Kova Burcu yolculuğu süresince (4 Mayıs-18 Haziran) Birleşmiş Milletler, Baro, Dış İlişkiler – Uluslararası İletişim, Diyanet-din ilintili bir takım sansasyonel haberler de gündemdeki yerini almaya devam edecektir.

Mars’ ın bulunduğu noktadan sert bir şekilde Türkiye’ nin 3. Evi; yani komşuları ile olan ilişkilerini de göz hapsinde tutmasından ötürü; Bu ay itibariyle sınırlarımız ilintili konularda da tekrar canlanan, gergin bir gündem oluşma potansiyeline sahiptir.

Mars’ ın bir diğer görünümü de 4 Mayıs itibariyle muhalefet’ i temsil eden 4. Evimiz üzerine düşmeye başlayacaktır ki; geçtiğimiz ay başlayan tartışmalar Mayıs ayında da hız kesmeyecek gibi durmaktadır.

Sert Yerleşimler:

1-2 Mayıs ve 26-29 Mayıs: Türkiye’ nin 2-7-12. Evleri arasında Ay ile tetiklenen ve daha çok yeni ekonomik kararları işaret eden bir yerleşim söz konusu olacak.

Devletin ekonomi ve günlük ticari hayatı düzenlemeye yönelik yeni kararlarını işitiyor olabiliriz.

3 Mayıs: Ay’ ın yeni yerleşimi ile bu sefer 1-3-8. Evler arasında bir etkileşim yaratarak, Vergiler, yeni girişimler bağlantılı bazı düzenlemelerin devlet tarafından gündeme alınmasına aracılık edebilir.

Kısa mesafeli seyahatler, gezintiler ile ilgili bazı uygulamalarda da değişikliklere gidilebilir.

4-5 Mayıs ve 31 Mayıs- 2 Haziran: Ay bu sefer Türkiye’ nin toprakları ile ilgili 4. Evinin üzerinden Rahu ve Ketu’ yu ortalayarak geçiş yapıyor olacak.

Bu geçiş; deprem, toprak kayması, sel, maden kazaları, toprak bütünlüğümüz gibi olaylarla ilgili sıkıntı yaratma potansiyeline sahip.

Ancak 4-5 Mayıs tarihlerinde özellikle deprem açısından çok şiddetli bir sarsıntı yaratma potansiyelinin olduğunu düşünmemekteyim. Daha çok beni unutmayın niteliğinde bir enerji tetiklenebilir.

Deprem riski 31 Mayıs-2 Haziran tarih aralığında daha yüksek seyrediyor olacak.

8-9-10 Mayıs: Geçtiğimiz Güneş Tutulması derecelerine erişecek olan Merkür, Jüpiter ile paralel dereceye gelirken Türkiye’ nin 1-6-8. Evleri üzerinde sert bir yerleşim oluşacak.

Yine doğal afetler tetiklenebileceği gibi Covid ilintili sağlık verilerinde kötüleşme, virüsün kontrolü açısından zaaf teşkil edebilecek bazı durumlarla karşılaşılabilir.

Devletimize karşı düşmanca hareket eden güçler ilintili bir haber de gündeme bu tarihlerde gelebilir.

10-19  Mayıs: Bu tarih aralığında gökyüzünde Mars, Satürn, Rahu ve Ketu paralel derecelerde olacak.

Buna ek olarak 11 Mayıs’ ta Satürn; 12 Mayıs’ ta Venüs; 14 Mayıs’ ta ise Jüpiter’in Retro hareketine başlayacak olması, doğal afetler ile ilgili risk seviyesini maalesef yüksek bir dereceye çekmeye başlayacak.

Zira üzeri örtülmüş, sorun teşkil etmiyormuş gibi gözüken konularla yüzleşilmesi açısından Retro yapan 2 gezegen – Satürn ve Jüpiter– Türkiye’ nin hem ekonomi, hem de doğal afetleri ile bağlantılı 8. Evi içerisinde bu seneki gerileme hareketlerine başlayacaklar.

Bu da ister istemez bu konularla bizi sınavlara sokan, muhatap eden enerjilerin tetiklenmesine neden olacaktır.

Özellikle 17-18-19 Mayıs tarihlerinde Rahu ve Ketu’ nun arasına yine yerleşecek olan Ay; doğal afet, ya da halk tarafından sıkıntılı addedilecek bir durumun atlatılması sürecini başlatabilir.

Mars’ ın Kova Burcu içerisine geçtiği 4 Mayıs tarihi itibariyle sadece Türkiye açısından değil, dünya üzerinde etkili bir deprem, yanardağ patlaması ya da fırtına gibi geniş çaplı bir felaketinin yaşanması potansiyeli artış göstermeye başlayacak.

-Türkiye’ yi es geçmesi dileği ile- 2020 senesinin bundan sonraki gezegen yerleşimleri, dünya üzerinde hafızalarda kalıcı etki bırakacak bir deprem felaketinin yaşanması açısından, ciddi boyutta potansiyel teşkil etmektedir.

Ülkemiz açısından ise Aralık 2019’ da yaşanan ve 21 Haziran 2020’ de yaşanacak olan Güneş Tutulmalarının astrolojik adresleri, artlarından Mayıs ayı itibariyle oluşan gezegen yerleşimleri, maalesef deprem riskini arttıran noktalardan ülkemizi etkiliyor olacak.

-Yanılmayı umut ederek- Mayıs ortası itibariyle 2020 sonuna kadar, topraklarımızı 7 üzerindeki şiddette sarsabilecek bir depremin oluşmasına zemin hazırlama potansiyeline sahip gökyüzü yerleşimlerine, sık sık şahitlik ediyor olabiliriz.

Benim dikkatimi özellikle 21 Haziran 2020 Güneş Tutulması çekmektedir. Okumaya devam et

Paylaş

VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE NİSAN 2020 ve TÜRKİYE ETKİLERİ

Dünyayı ve ülkemizi saran Corona Virüsünün etkileri altında tüm insanlık olarak zor bir sınav vermekteyiz.

Öncelikle bu salgın nedeni ile bireysel ve ülkesel hayatlarımız bir süreliğine askıya alınarak, global olarak gökyüzü enerjilerini deneyimleyeceğiz.

“CORONA Virüsü ve Önümüzdeki Günler…” başlıklı yazımda belirttiğim gezegen hareketleri doğrultusunda ve tarihlerde dünya gündemi şekilleniyor olacak.

Bu nedenle de Hint Astrolojisi’ ne göre Nisan etkilerini aktardığım yazımda hem dünya, hem de Türkiye enerjilerinden birlikte bahsedeceğim.

Nisan ayındaki en dikkat çekici yerleşim Vedik’ e göre Oğlak Burcu içerisindeki Plüton, Satürn, Mars ve Jüpiter’ in birlikte ikamet etmesi.

Bu 4 gezegenin Oğlak Burcundaki kavuşumlarının – Hint Astrolojisinde gezegenlerin aynı Burç kuşağı içerisinde yer alması “Kavuşum” olarak nitelendirilir. – dünya için etkisi büyük bir değişim ve yeniden yapılanma sürecine işaret ediyor.

Ayrıca ekonomik olarak gücün el değiştirmesi, düzenin başkalaşması söz konusu olacak.

Vedik Astrolojsi’ ne göre kısa vadede Mars’ ın 4 Mayıs Kova Burcu geçişine kadar yeni tedbirler, yeni kurallar, yeni yapılanmalar ile tüm dünyayı zorla bir yola sokma niyetinde olduğunu söyleyebilirim.

Jüpiter’ in bu kavuşumun içeresindeki varlığı ise ekonomik ve genel düzen yapılanması için dünyayı iyileştirme sürecine bir an evvel çekmek için –bunun içinde etkileri abartan, manipülatör tarafını kullanarak- çalışacaktır diye düşünmekteyim.

Ancak Oğlak Burcu içerisindeki bu kavuşumun en etkin 2 gezegeni Satürn ve Plüton’ un varlığı, Jüpiter ve Mars’ ın iyileştirme ve yeniden yapılanma zorlamalarını, illa ki bir yıkım ve düzenin çöküşü sonrasında devreye sokacaktır.

Oğlak Burcu’ nun hükümetleri, liderleri temsil etmesi de hükümet ve liderler ekseninde dünya üzerinde büyük bir değişim sürecinin 22 Mart itibariyle devreye girdiğini, Nisan ayında da bu amaçla enerjilerin çalışmaya devam edeceğine işaret etmektedir.

Güç el değiştirecek ve bunun için süreç başladı.

Benim politik, ekonomik herhangi bir görüşe bağlı kalmaksızın sadece gezegen yerleşimlerine ve Astroloji bilgilerinin işaret ettiği verilere bakarak; dünya üzerinde Corona Salgını vasıtası ile yaşanan şeyin bir savaş olduğu, bu virüsün ise bir araç ve silah olduğu yönündeki kanaatim ağır basmakta…

2020 yılı daha başlamadan, Aralık ayında Hint Astrolojisine göre Yay Burcunda yaşadığımız o çok kuvvetli Güneş Tutulması ile tetiklenen büyük olaylar, insanlık tarihinin çok akılda kalıcı bir senesini dünya üzerinde sahneye koyacağını zaten işaret etmekte idi.

Virüs tanısının ilk hastalara konma tarihinin Tutulma’ nın hemen akabindeki güne denk geldiğini sizlerde araştırıp, öğrenebilirsiniz. O nedenle Astrolojik olarak tüm insanlık olarak verdiğimiz sınavın bu Tutulma sürecinden ayrı düşünülmesi pek olanaklı değildir.

Nisan ayında, Aralık 2019 Güneş Tutulmasına karışan Satürn, Plüton ve Jüpiter’ in yanına Oğlak Burcu içerisinde gelmiş olan Mars nedeni ile tüm dünyada hükümetlere ilişkin büyük krizler, yönetim zafiyetleri sebepli halk hareketlerinin olabileceğini maalesef belirtmek gerekiyor.

Mars’ ın Oğlak Burcu içerisindeki varlığı, korku ve yeniden yapılanma gerekliliği nedeni ile insanları ne istediğini bilen ve bundan geri adım atmayan bir toplumsal bilinç içerisine sürükleyebilir.

Hükümet ve liderlerden doğruluk, dürüstlük ve adalet beklentisi tüm dünyada had safhalara varabilir.

Büyük devlet sırları ortaya dökülebilir, İktidar güçleri tarafından saklanılabilir sanılan sırların ifşası halkları kızgınlığa itebilir ve insanların tepkileri son derece sert olabilir. Yağma, isyan gibi aşırı hareketler dahi görülebilir.

Ayrıca Jüpiter ve Mars’ ın Oğlak Burcu içerisindeki yakınlıkları Jüpiter’ in eğitim ve çocuk karakası/göstergesi olması nedeni ile eğitim-öğretim sistemleri ilintili büyük bir değişimin başlatılmasına da aracılık edebilir.

Venüs’ ün tüm Nisan – Mayıs – Haziran – Temmuz ayları boyunca yöneticisi olduğu Boğa Burcunda ikamet ediyor oluşu ise Boğa Burcu’ nun ve Venüs’ ün temsil ettiği para, finans, sanat, eğlence, lüks, inşaat, araçlar, kozmetik gibi başlıkların dünya gündeminde ön sıralarda konuşulan konular olacağına işaret ediyor.

Virüs nedeni ile evine kapanan insanlık sebebi ile global olarak az önce saydığım sektörlere ilişkin ciddi krizler ve bu doğrultuda hükümetlerin yardım çabaları da Venüs’ün iyileştirici etkileri nedeni ile söz konusu olabilir.

Hint Astrolojisine göre 23 Nisan tarihine kadar Ketu/Moola; Rahu ise Aridra Takımyıldızlarında olmaya devam edecekler.

23 Nisan itibariyle Rahu daha yumuşak enerjilere sahip Mrigashira Takımyıldızına kayacak.

Virüsün dünya üzerinde yarattığı travmanın ilk kırılma anları bu tarihlere denk gelebilir.

Ancak Ketu’ nun sert takımyıldızlardan biri olan Moola’ daki ikameti burç değiştirecekleri 19 Eylül 2020 tarihine kadar devam ediyor olacak.

Bu nedenle gerçek bir rahatlama anından Eylül’ e kadar söz etmenin güç olduğunu düşünmekteyim. Daha ayrıntılı bilgi için: “CORONA Virüsü ve Önümüzdeki Günler…”

Özetle tüm dünya hiç beklemediği bu krizle dize gelmiş olduğu noktada büyük bir dönüşümün içinden geçmektedir ve geçmeye de devam edecektir.

Düzenin yıkılma sürecinin ardından -ki şu anda yaşadığımız bu yıkılıştır- yeniden yapılanma gelecektir.

Türkiye özelinde Nisan ayına bakacak olursak: Okumaya devam et

Paylaş

MART 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre Mart, Türkiye haritası özelinde, 20 senedir devam eden Venüs Dasa’ sının bitip, Güneş Dasa’ sının başlaması nedeni ile son derece önemli bir yere sahip.

Ülke olarak, 2 Mart 2000 tarihinde başlayan ve yine 2 Mart 2020 tarihinde sona eren 20 yıllık Venüs Dasa’ mızdan sonra, 2 Mart 2026 tarihine kadar, 6 sene boyunca, Güneş Dasa’ mızı yaşıyor olacağız.

Tüm bu süre zarfında, Vedik Astrolojisine göre Güneş gezegenin ziyaret ettiği burç kuşakları ve evlerin temsil ettiği konular, Türkiye açısından ciddi şekilde önem arz edecek.

Ayrıca Güneş gezegeni Türkiye’ nin kuruluş anı – Yani Rasi- haritasında 3. Evinin yönetici gezegeni olduğundan, bu evin temsil ettiği konular da -çok uzun süredir belirttiğim gibi başta komşularımızla ilişkilerimiz olmak üzere- önümüzdeki 6 senelik periyoda damgasını vuracak.

Önümüzdeki 6 sene boyunca gündemimizi işgal edecek olan Üçüncü evin temsil ettiği diğer konulara göz atacak olursak:

Ulaşım: Hava, kara ve deniz olmak üzere ülke sınırları dahilindeki otoyollar, köprüler, raylı sistemler, otomobil-araba, toplu taşıma gibi tüm taşıma yolları. Kısaca trafik oluşturan tüm sistemler ve bu sistemler üzerinde etkin olabilecek hava/doğa koşullarına bağlı kazalar.

İletişim: Bilgi ve haber veren her türlü gazete, dergi, TV, radyo, telefon, email ve günümüzde çok önemli bir bilgi edinme aracı haline gelen SOSYAL MEDYA-İNTERNET

Kurumlar: Reklam, medya-edebiyat ilintili kuruluşlar ve Eğitim Bakanlığı.

Yukarıda saydığım konu başlıklarına baktığımızda, Türkiye haritasının, özellikle kötücül gezegen enerjileri altında sıkıştığında, sıkıntılı tecrübeler yaşama potansiyelinin yükseldiğini, ülke üzerinde trafik yaratan ulaşım yolları alakalı istenemeyen kazalar tecrübe edebileceğimizi öngörmek mümkün.

Ayrıca eğitimciler, sosyal medya, gazeteciler, yazarlar, düşünce üreten kişilerle alakalı kısıtlayıcı etkilerle önümüzdeki yıllarda sık sık muhatap olacağız.

6 sene gibi uzun bir periyottan bahsettiğimiz için 3 Mart sabahı tüm bu saydığım şeylerin vuku bulduğu bir dünyaya elbette gözlerimizi açmayacağız!

Bu bir süreç ve kendini çok geniş bir zaman diliminde gerçekleştiriyor olacak.

Ancak bu noktada hem komşularımız, hem de ulaşım-iletişim kaynaklı yaşayabileceğimiz sorunlarla birlikte Güneş Dasa periyodumuzun kendi içerisinde çok önemli ve çok özel bir fırsatı da barındırdığını -yazılarımı takip edenler hatırlayacaklar- bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

Güneş, Türkiye haritasında çok önemli ve özel bir güçle konumlanmış bir gezegendir.

Terazi Burcu içerisinde evet düşüşte/debil’ dir.

Ancak Vedik Astrolojisine göre en büyük koruma veren iki Yoga’ nın, her ikisinin de oluşması noktasında görev almıştır ve bu sebeple hiç ummadığımız şekilde, mucize yaratacak, büyük badirelerin ardından bize büyük fırsatlar getirebilecek kadar güçlü ve özeldir.

Astrolojik olarak özetleyecek olursak:

Güneş Dasa süresince, önümüzdeki 6 sene boyunca Türkiye ulaşım-haberleşme-eğitim ve komşu ülkelerle ilişikliler anlamında büyük sınavların içerisinde zorlu deneyimler yaşayacaktır.

Ancak tüm bu sıkıntılı zamanların sonunda hiç ummadığımız kadar karlı, başarılı ve bizim daha iyi olmamıza, güçlenmemize aracılık edecek şekilde sonuçlar elde etmemiz de son derece mümkündür.

Yeni liderlerin sivrilmeye başlaması, ışığı ve kararlılığı ile Türkiye’ yi ileriye götürmesi de mümkündür. Çünkü Güneş astrolojide liderlerin doğal temsilcisidir.

Ancak şu hiç unutulmamalıdır: Süreç kesinlikle zorlu olacak ve canımızı yakacaktır!

Mart ayına özel olarak ise Güneş gezegeni ayın 14’ üne kadar Türkiye’ nin hava-deniz trafiği ile ithalat/ihracat etkinliklerini mercek altında tutacak.

Göçmenler ve adalet ilintili sorunlar da Mart ayının ilk yarısında ülkemizi yabancı ülkeler nezdinde konuşulur kılmaya devam edecek. Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Vedik ve Mundane/ Ülkeler Astrolojisine göre 24 Ocak 2020 itibariyle, Satürn’ ün uzunca bir süre yolculuğuna devam edeceği Oğlak Burcu içerisine yerleşmesinin etkilerini, ülke haritamızda 8. Evin tetiklenen enerjileri ile deneyimlemeye başladık.

8. Ev bir haritayı oluşturan 12 ev arasında en malefik/kötücül enerjileri barındıran; yıkımdan sonra yeniden yapılanma getiren zor konu başlıklarını temsil eder.

Satürn’ ün kendi özelinde sahip olduğu enerji ise başlı başına değişim, dönüşüm ve yanlış yapılandırılan, zayıf olan şeyleri yıkmak, yeniye ve daha sağlam olana yer açmak yönünde kendini gösterir.

Türkiye’ nin 8. Evinin içine yerleşen ve astrolojide en kalıcı ve uzun soluklu etkileri getiren gezegenlerden biri olan Satürn’ ün temsil ettiği konular sizlerin de fark edebileceği gibi 8. Evin temsil ettiği konularla bir birine çok benzemekte.

Bu da doğal olarak Satürn’ ün 2,5 senelik Oğlak Burcu geçişi esnasında Türkiye’ nin yaşayacağı 8. Ev’ in temsil ettiği konulardaki deneyimlerin etkisini katlanarak çoğaltacak demektir.

Bu ev, doğal afetler, ölümler, büyük dönüşümler kadar Türkiye açısından ekonomik dengelerin yerinden oynaması anlamında da etkiler barındırmakta.

Çünkü ülkenin borçları, vergi sistemi gibi konular da bu evin içerisinde yer almakta.

Satürn sağlam olmayan sistemleri söküp atmak, yanlış yapılanları düzeltmek için sert olaylarla kendini hissettirmekten hoşlandığı için ekonomik anlamda süregelen yanlış politikalar ile Türkiye’ yi ciddi sınavlardan geçirme potansiyeline sahip.

Ayrıca 8. Ev tam karşıdan halkın satın alma gücünü temsil eden 2. Evi de otomatik olarak görünüm altında tuttuğundan, Satürn bu anlamda da halkın refahını kısıtlayıcı enerjilerini daha güçlü olarak toplumun üzerinde 2,5 senelik Oğlak Burcu yolculuğu esnasında bizlere hissettiriyor olacaktır.

2020 senesinde Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında kısa süreli; 2021 yılının ise tamamında Türkiye’ nin 8. Evi içerisinde bir araya gelecek olan Satürn ve Jüpiter’ in Oğlak Burcu içerisindeki kavuşumu ise ekonomik olarak hem Türkiye hem de tüm dünya pazarlarında daralma yaşanacağına işaret etmektedir.

Bu anlamda Türkiye’ nin Mart ayında değişecek olan –etkileri uzun vadeye yayılacakDasa’ sı ve 8. Ev içerisinde seyreden Satürn gezegeninin Türkiye’ nin aynı zamanda iktidar gücünü temsil eden noktalarla da bağlantı kurması göz önünde bulundurulduğunda; bu güne kadar siyasete hakim olan enerjilerin de Türkiye açısından değişebileceği ihtimalini akla getirmektedir.

Şubat ise tüm dünya ülkeleri ve Türkiye’ de yaşanacak olan büyük dönüşüm enerjilerinin ilk başlangıç ayı olarak dikkat çekmekte.

Bu ayın Satürn dışındaki bence en önemli gezegen yerleşimi ise Mars’ a ait.

Mars transitleri ülke haritamız üzerinde önemli olayların tetiklenmesinde oldukça fazla rol oynamakta. Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Vedik Astrolojisine göre 2020 yılının ilk günleri, ilerleyen zamanlarda oluşacak gökyüzü etkilerinin temelini atmak açısından son derece önemli gezegen yerleşimlerine sahne olacak.

Geçen ayın sonlarında yaşadığımız Güneş Tutulması enerjisinin tamamlayıcısı olan Ay Tutulması; 10 Ocak 2020 tarihinde Hint Astrolojisine göre adres olarak:

İkizler Burcunda, 25 Derecede, Punarvasu Takımyıldızında, 2. Pada’ da gerçekleşecek.

Bu etki Güneş Tutulmasını izleyen günler ve aylar esnasında Türkiye açısından, dış dünya devletlerinin politik ve ekonomik anlamda planladıkları hamlelerinin, bizim tarafımızdan daha anlaşılır şekilde açığa çıkmasına aracılık edebilir.

Güneş Tutulması Türkiye haritasında dış devletlerle ilişkilerimizi gösteren 7. Evimiz içerisinde gerçekleşmişti.

Bu nedenle politik ve ekonomik anlamda yaşanacak değişim süreci enerjilerinin bizim açımızdan dolaylı bir yansıma yapacağını, dış ülkelerin kendi iç iyileştirme süreçlerini yönetmek durumunda kalacaklarını düşünmekteyim.

Ancak Hint Astrolojisine göre Ay Tutulmasının yaşanacağı adres, Türkiye’ nin tam Yükseleni üzerine denk gelmekte ve özellikle Tutulmanın yaşanacağı dereceler finansal etkilerinin bizim açımızdan hissedilir olabileceğinin sinyalini vermekte.

Ayrıca Ay Tutulmasının gerçekleşeceği bu “Pada”; finansal zemin olarak güvence arayışına da vurgu yapar.

Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasındaki güven arayışlarının etkilerini Tutulma sonrasındaki aylarda deneyimleyebiliriz. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Yılın son ayı Hint Astrolojisi ve Mundane/Ülkeler astrolojisi açısından en önemli gökyüzü olaylarından biri olan Güneş Tutulması ile 2019’ u kapatıyor olacak.

Tutulma 26 Aralık tarihinde Vedik Astrolojisine göre Yay Burcunda ve Moola Takımyıldızında gerçekleşecek.

Güney Ay Düğümü Ketu’ nun ekseninde yaşanacak Tutulma’ ya Jüpiter tam anlamı ile –Tutulma 10 derecede yaşanacak ve Jüpiter’ in olay anındaki derecesi de 11-yanık” vaziyette eşlik ederken; Satürn, Plüton ve Merkür de Yay Burcunda Güneş Tutulmasına karışacaklar.

Bu da önümüzdeki aylarda Plüton, Jüpiter, Satürn ve Merkür’ ün yapacağı hareketlerin dünya devletleri ve ülke haritamız üzerinde belirleyici olayların tetiklenip, şekillenmesinde önemli roller oynayacak anlamına gelmekte.

Ta ki Haziran ayındaki yeni Tutulma sürecine değin.

Tutulmaya karışan gezegenlerin adet olarak çok olması, etkilerinin de yüksek olacağına işaret eder.

26 Aralık Güneş Tutulması, Türkiye’ nin Yükselen Burcu’ nun tam karşısında; 7. Evinde gerçekleşiyor.

Yazılarımı takip edenler için Tutulma’ nın gerçekleştiği 7. Ev ve Yay Burcu Türkiye için dış dünya ile olan tüm ilişkileri demek.

Tutulma çok uzun süredir burada yerleşen malefik/kötücül gezegenlerin etkisi ile zaten göz önüne çıkmış olan dış dünya ile olan problemlerimizi halk açısından daha net, görünür bir hale getirmek için çalışacak demek yanlış olmaz.

Astrolojide 7. Ev kelimenin tam anlamı ile hayatımızı birlikte devam ettirmek zorunda olduğumuz, ya da birlikte devam ettirmemizin faydamıza olduğu “karşı taraf” ı işaret eder.

O nedenledir ki; birey haritalarında da “eş” 7. Ev tarafından temsil edilir. Hayatımızın ortağıdır.

Bu sebeple ülke haritalarında da 7. Ev, o ülkenin siyasi olarak ilişkilerini yürütmek zorunda olduğu dış güçleri temsil eder.

Ülkenin ticaret yapmak, geçinmek, kimi zaman taviz vererek, kimi zaman isteklerinde direterek, ilişkilerini yürütmek mecburiyetinde olduğu diğer güçlerdir.

Tıpkı bir evlilikte olduğu gibi…

Güneş Tutulmasının yaşanacağı anda pek çok gezegenin de bu enerjiye ortaklık yapması, Türkiye haritasındaki –karışan gezegenlerin yönettikleri evler ve burçlar sebebi ile- pek çok konu başlığının mercek altına alınacağını göstermekte.

Her şeyden evvel: Türkiye’yi birebir temsil eden Yükselen Burcu İkizler’ in ve toprak bütünlüğünü temsil eden 4. Evinin yönetici gezegeni Merkür, Tutulma anı 26 Aralık tarihinde Yay Burcu içerisine yeni adım atmış ve “Gandanta” dediğimiz son derece güçsüz bir pozisyonda bulunuyor olacak.

Bu durum Türkiye’ nin haklılığını anlatmakta özellikle komşu ülkeler ile ilgili alanda dış ilişkiler anlamında zayıf kalma potansiyeline işaret etmekte.

Tutulmaya 1 derece ile son derece yakından karışan ve “yanık” olan Jüpiter ise 7 ve 10. Evlerimizin yöneticisi olarak; Türkiye’ nin liderlik anlamında Güneş Tutulmasının ileriki aylarda yaşatacağı olaylar karşısında iktidar gücünün kendimizi dış dünyaya doğru anlatmak noktasında yanlış hamleler yapabileceğine işaret etmekte.

Tutulmaya karışan diğer gezegenler Satürn ve Plüton ise Yay Burcunun çıkış derecelerine – Satürn 26, Plüton 28 derece ile- son derece yaklaşmış ve kontrolden çıkmaya eğilimli bir enerji yayarlarken; temsil ettikleri “büyük, kökten değişim” rüzgârlarını bize iyice hissettiriyor olacaklar.

Satürn ve Plüton kavuşumları gücün el değiştirmesi, kalıpların yıkılması, sert tepkiler üretilmesi ve yeni liderlerin belirmesi ile son derece yakından ilişkilidir.

Bu iki gezegen uzun süredir Yay Burcu içerisinde birlikteler ve tüm dünyada bilinen siyasi kalıpların dışında, geleneksel yaklaşımlara ters ve kendi bildiklerini okuyan, sert tepkiler veren liderlerin yükselmesine aracılık ettiler.

Bu tutulma bizim açımızdan etrafımızı saran dış güçleri temsil eden iktidarlar açısından daha da sertleşen tepkileri üzerimize toplayabileceğimiz potansiyeline işaret etmekte.

Özetle 26 Aralık Güneş Tutulması dünya üzerinde bildiğini okuyan liderlerin kapışmasına gereken kıvılcımı verirken, Türkiye’ nin de bu güçler arasında kalma ve diplomatik olarak zorlanma risklerini taşıyor.

Güneş Tutulmasının ardından Ocak-Şubat aylarında özellikle Mars’ ın Hint Astrolojisine göre Yay Burcundan geçmeye başlaması ile birlikte dünyada yükselen bir restleşme atmosferi bizi zor sınavlara sokabilir.

Bu etkinin en fazla komşularımız ilintili olacağı beklentisi içerisindeyim.

Dünya politik gündeminden tamamen bağımsız olarak; Türkiye’ nin şu an yaşadığı Venüs Maha/Ana Dasa periyoduna göre tüm bu gezegen geçişleri, kavuşumlar ve Tutulma etkileri odak noktasını komşularımızın üzerine çevirmekte.

Tutulmadan sonraki izleyen aylarda ise transit yapan gezegenlerin gözü komşularımızla birlikte toprak bütünlüğümüz ilintili konulara ve elbette ekonomik göstergelere vurgu yapacak.

Bu ayın özelinde gezegen transitlerine baktığımızda ise 25 Aralık tarihine kadar Merkür’ ün bulunduğu Akrep Burcu ve Türkiye’ nin 6. Ev geçişi; ülke olarak bizim çıkarlarımıza ters düşen ve karşımızda yer alan güçlerle olan iletişimimizin yoğun bir trafik içerisinden geçeceğine işaret etmekte.

Ayın ilk yarısında Merkür’ ün yaşatacağı bu yoğunluk para piyasalarında da dalgalanmalara sebebiyet verebileceği gibi aynı zamanda ulusal güvenlik anlamındaki konuları da ülke ve basın gündemine taşıma potansiyeline sahip.

12 Aralık Dolunay’ ı ise 12. Evimiz içerisinde oluşacak.

Halkın refahı, dış borç, harcamalar gibi konuların yer aldığı bu alan Dolunay’ ın gerçekleşeceği dereceler itibariyle inatçı ve bildiğini okuyan etkiler veriyor.

Okumaya devam et

Paylaş

KASIM 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Kasım 2019’ a, ayın büyük kısmında Türkiye’ ye karşı düşmanca hareket eden güçleri gösteren 6. Evi içerisindeki Merkür Gerilemesinin ve diğer gezegen yerleşimlerinin etkileri ile başlayacağız.

Merkür Retroları, geçmişten gelen çözülmemiş sorunların yeniden gündeme gelerek kendini hatırlattıkları, kendilerine bir çıkış yolu oluşturmaya çalıştıkları dönemleri işaret eder.

Merkür’ ün Hint Astrolojisine göre Akrep Burcu ve Türkiye Haritasında 6. Ev içerisinde başlattığı gerileme hareketi 6 Kasım tarihine kadar Türkiye’ ye karşı düşmanca hareket eden diğer devletlerin faaliyetlerine dikkat çekiyor olacak.

6 Kasım’ da Merkür’ ün Terazi Burcuna geri dönüşü ile birlikte ise uzun zamanadır mevcut olan sorunlarını 5. Evimizin temsil ettiği diplomatik hamleler ile çözüme ulaştırılması için Türkiye açısından fırsatlar oluşacak.

Dünya devletleri ile Türkiye arasındaki diplomatik hamleler Aralık ayı sonu ve Ocak başında yaşanacak Tutulma süreçleri ile ilgili gelişecek daha etkin olaylara zemin hazırlaması açısından da dikkatle izlenmesi gereken konular.

Zira Ocak 2020 sonrasında gökyüzünde önemli bazı gezegenlerin yapacağı yer değişiklikleri, Türkiye’ nin 29 Ekim 1923 tarihli kuruluş haritasının üzerinde çok kritik evleri harekete geçirecek gibi durmaktalar.

Kasım, Aralık, Ocak ayları, bu nedenle dünya üzerinde devletlerarasında yaşanan gelişmeler, hepimizin 2020 yılı boyunca yakından ilgileneceği konuları işaretlemesi açısından önem arz etmekte.

Özellikle de Kasım ayının 10’ una kadar Türkiye’ nin vatan topraklarının bütünlüğünü, sınırlarını temsil eden 4. Evinin içerisinde tansiyonu uzun süredir yüksek tutan Mars’ ın varlığı da bizi ince bir çizginin üzerinde seyretmeye mecbur bırakmakta iken; 10 Kasım’ dan sonra Mars’ ın yer değiştirmesi ve Türkiye’ nin 5. Evi içerisine geçmesi ile birlikte diplomatik gelişmelerin sertleşeceğinin işaretini vermekte.

Kasım 2019’ un en önemli hareketlerinden biri de uzun süredir Vedik Astrolojisine göre Akrep Burcu içerisinde seyreden Jüpiter’ in 5 Kasım itibariyle yöneticisi olduğu Yay Burcu içerisine geçmesi olacak.

Her gezegen, yönettiği burç kuşağını ziyaret ettiğinde daha rahat temsil ettikleri enerjileri yansıtıyor olur.

Aynı durum Jüpiter için de geçerli ancak maalesef ki bolluk, bereket, iyimserlik, pozitif atmosferin temsilcisi olan Jüpiter’ in Yay Burcu ikameti süresince yanında tam tersi enerjileri yansıtan Ketu ve Plüton da kendisine eşlik ediyor olacaklar.

Jüpiter’ in 20 Kasım tarihine kadar Gandanta/Boğulma derecelerinde ilerleyecek olması da ayrıca olumsuz bir atmosfer yaratmakta.

Tüm bunlar Kasım ayında yer değiştiren gezegenin kendisini göstermek, bolluk, bereket enerjilerini yansıtmakta güçsüz kalacağını, daha ziyade olan problemleri daha da büyük hale getirmeye doğru negatif yönde çalışacağına dair bir işaret vermekte.

Türkiye haritası özelinde, yaklaşık önümüzdeki 2 sene boyunca Jüpiter’ in düzeltici, şifalandıran enerjilerinden maalesef çoğunlukla mahrum durumdayız.

Çünkü 5 Kasım itibariyle Türkiye’ nin 7. Evinde Ketu ve Plüton’ nun baskısı altında 1 sene boyunca zararlı çalışma potansiyeline sahip olan Jüpiter; Yay Burcundaki yolculuğu ve 7. Evimizin içerisindeki ikameti bittiğinde, astrolojide kötücül/malefik konuları temsil eden Türkiye’ nin 8. Evine geçmiş olacak.

Türkiye’ nin 8. Evi üstelik de hiç iyi çalışmadığı/düşüşte olduğu Oğlak Burcu içerisine denk gelmekte ve yanında da Satürn olacağından, bizim açımızdan kısıtlama enerjilerini iyice belirginleştirecek.

Çünkü Mundane Astrolojisinde Satürn- Jüpiter kavuşumları, özellikle ekonomik açıdan daralma getiren yerleşimlerdir.

Jüpiter ve Satürn bu kavuşumu yapmadan hemen önce ise uzun süredir ülke haritamızın 7. Evinde bize sıkıntılı enerjilerle dış dünya ile olan iletişimimizde yeterince sorun yaşatmış olacaklar.

7. Evin temsil ettiği dış dünya ile özellikle ticaretimiz anlamında biriken sorunların sonuçları 2020 ile birlikte dizi dizi önümüze geliyor olabilir.

Yani 2020 -2021 yılları kısaca Türkiye’ nin dış dünya politikasındaki ektiklerini biçme dönemi niteliğinde çalışabilir. Okumaya devam et

Paylaş

EKİM 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Hint Astrolojisine göre Ekim 2019 gezegen yerleşimlerinin ülke haritamızdaki etkileri önemli değişimlerin yer alacağı uzun bir süreç için başlangıç sayılabilecek dizilimler ile dikkat çekmekte.

Geçtiğimiz ay Başak Burcunda ve Vedik Astrolojisine göre çıkartılmış Türkiye Haritasının “toprak” ile ilgili konularını temsil eden 4. Evi üzerindeki gezegen birikimleri, uzunca bir süredir unutmuş olduğumuz deprem gerçeğini maalesef hepimize yeniden hatırlattı.

Ekim ayında Başak Burcu içerisindeki yoğunluk azalmakla birlikte Mars, 18 Ekim’ e kadar yanık bir şekilde bu Burç kuşağı -yani Türkiye’ nin topraklarını temsil eden 4. Evi- içerisindeki yerleşimine devam ediyor olacak.

Mars’ ın Başak Burcu içerisindeki yerleşimi sadece deprem gibi riskleri değil; toprak bütünlüğümüz, toprak kaynaklı sel-heyelan gibi diğer başka sıkıntılı enerjileri de tetikleme şansına sahip.

Deprem ise bunlardan sadece 1 tanesi. Ve maalesef deprem ilintili risk potansiyeli henüz sona ermiş değil.

Ülke topraklarımızın bölünmez bütünlüğü, sınır komşularımız ilintili sorunlar, aşırı hava koşulları nedeni ile oluşabilecek toprak kayması, maden kazaları gibi olayların hepsine Türkiye’ nin 4. Evinin aldığı kötücül etkiler nedeni ile şahit olma potansiyeline sahibiz.

Mars’ ın buradaki yolculuğuna görünüm yolu ile daha da sert etkiler katan bir diğer gezegen ise yine Hint Astrolojisi’ ne göre şu anda Yay Burcu içerisinde yerleşmiş olan Satürn!

Ben şahsi olarak, şu an için çok büyük bir doğa felaketinden ziyade; Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini temsil eden evinin içerisinde zararlı şekilde çalışan Satürn’ ün, toprak bütünlüğümüz ve sınırlarımız ile ilişkili 4. Evimizin içerisinde stres biriktiren Mars’ ın üzerindeki olumsuz etkisinden endişe etmekteyim.

Zira 10 Kasım tarihine kadar Başak Burcu içerisinde kalacak olan Mars bizi bu konularla ilgilenmeye, dikkat çekmeye çalışıyor olacak.

Bu esnada 28 Ekim’ de istasyon yapmaya başlayıp, 31 Ekim itibariyle Retro sürecine adım atacak olan Merkür ise hem bizim karşımızda/düşman olan güçleri temsil eden evimizin içerisinde ilk geri gitme hamlesini yapacak, hem de akabinde diplomasi ile ilgili 5. Evimize geçerek, dış dünya ile hallolmamış sorunları tekrar gün yüzüne çıkartmaya başlayacak.

Bu sebeple önümüzdeki günler Türkiye’ nin diplomasi anlamında Merkür Gerilemesi ile birlikte yüzleşmesi gereken sorunların tekrar su yüzüne çıktığı bir döneme işaret ediyor olabilir.

Ekim ayında Venüs’ ün Terazi Burcu ve Türkiye’ nin 5. Evi içerisindeki yerleşimi nedeni ile daha yumuşak geçişlerin yaşanacağını düşünmekle birlikte; Venüs’ ün bahar atmosferi Kasım ayında dağıldıktan sonra, Ekim’ de filizlenmeye başlayan olayların sonuçları ile kış aylarında sıkça başımızın ağrıması ihtimali bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Vedik Astrolojisi’ ne göre Ağustos ayında bahsettiğim gibi Türkiye’ nin 3. Evi içerisinde toplanan gezegenler, Eylül ayında rotalarını bir sonraki eve, yani toprak bütünlüğümüzü, topraklarımızı, vatanseverliği, tarım-maden, hava koşulları, emlak piyasası, deprem ve yangınlar gibi konuları temsil eden 4. Evimize doğru çevirecekler.

Eylül ayının ilk gökyüzü hareketi 9’ unda Venüs gezegeninden gelecek.

Venüs bulunmaktan hiç hoşlanmadığı Başak Burcuna geçiş yaparak, temsil ettiği -kadınlar, sanat, yaratıcılık isteyen işlerle uğraşanlar, medya dünyası gibi- konularda tatsız haberlerle bizi meşgul etmeye Eylül ayında da devam ediyor olacak.

Bir süredir Güneş’ e çok yakın yaptığı seyir nedeni ile “yanık” olan Venüs, maalesef kadınlara yönelik şiddet olaylarını tetiklediği gibi kadınların göz önüne çıktığı skandal tarzında haberlerle de gündemi işgal ediyor.

Venüs güzel, zarif, hayatı yaşanmaya değer niteliklerini yanık olduğu için kaybediyor ve bu durum 20 Eylül’ e kadar devam ediyor olacak.

Başak Burcu içerisindeki rahatsız yerleşimi ise olaylara daha ciddi bir bakış açısı geliştirip, sorumluluk almamızın gerekliliğine vurgu yapmak isteyecektir.

Venüs’ ün bir diğer tarafı da diplomasi gerektiren işler, barışçıl tarafımızın ortaya çıkması ve finans-banka kurumlarına yönelik işleri temsil etmekte.

Eylül ayı boyunca yani ülke haritamızda 4. Evimizde seyir ettiği müddetçe; finans-bankacılık sektörü ilintili tatsız gelişmeler yaşanma potansiyeline işaret etmekte.

Ayrıca 4. Ev vatanseverlik, toprak bütünlüğü gibi konuları temsil ettiğinden diplomasi gerektiren bazı memleket meselelerinde yetkililerin yeterli becerikliliği gösterememesine de sebebiyet verebilir.

Bu da hali hazırda dış ülkelerle ilişkilerimizi yöneten 7. Evimizin içerisinde uzun süredir bir arada bulunan 3 kötücül gezegenin –Satürn, Pluto, Ketu – negatif yönlerini ortaya koymak için epeydir bekledikleri fırsatı yakalamaları anlamına gelebilir.

Özellikle 14-15-16 Eylül tarihlerinde gökyüzünde gezegenler birbirleri ile çok sert etkileşim içerisinde olacaklar.

Birbirlerine yaptıkları görünümler 18 Eylül itibariyle Retro hareketini bitiren Satürn’ ün de desteği ile önümüzdeki günlerde ülke gündemimizde; toprak, dış ilişkiler, liderler ilintili pek çok problemi ard arda gündeme taşıyabilir.

Şu an Türkiye’ nin gündeminde hali hazırda bu konu başlıklarını aslında çok fazla ilgilendiren meseleler varlıklarını sürdürmekteler. Yaz aylarında bir nevi kışa hazırlık için zemini oluşturdular. İlerleyen günlerde etkileri daha da büyüme trendine girerek hissettireceklerdir.

Özellikle Mars’ ın nerdeyse tüm yaz aylarını Güneş’ in dibinde ve yanık olarak geçirmesi, Ağustos ayında komşularımız ve sınırlarımız ilintili alanı bir hayli gerilimli enerjiler altında bıraktı.

Şimdi ise Eylül sonunda 4. Evimize ve Başak Burcu’ na geçiş yaparak vatan topraklarının bölünmez bütünlüğü, milliyetçilik duyguları ile ilgili alanları kızıştırma potansiyeline sahip.

Ayrıca toprak kayması, sel, yangın, deprem gibi direkt olarak toprak ve hava koşullarına bağlı gelişen tatsız olaylara da sebep teşkil edebilir.

Yer altı kaynaklarını ilgilendiren sorunlar da Mars’ ın Başak Burcu ziyareti boyunca -yani Hint Astrolojisine göre Eylül, Ekim ve Kasım’ ın ilk yarısına kadar- gündem maddesi halini alabilirler.

Maden kazaları, sel felaketleri, yangınlar gibi istenmeyen olaylar da Kasım ortasına kadar riskli enerjiler altında kalıyor olacak. Okumaya devam et

Paylaş