Etiket arşivi: Venüs

MAYIS 2017 BURÇ YORUMLARI

Mayıs 2017’ ye en azından uzunca bir süredir geri giden Venüs’ ün kendisini toparlaması ve bize özellikle hayatımızdaki bereket ve aşk/ özel ilişkilerle ilgili yaşattığı sıkıntılardan bir nebze olsun kurtarması ile başlıyoruz.

Geçen ay gerileme hareketine başlayan Satürn ve Merkür’ ün durumları ise hala aynı.

Jüpiter ise uzun zamandır devam ettirdiği geri hareketini Haziran’ a kadar sürdürecek.

Özellikle Mart – Nisan ayları gökyüzünün 2 iyicil gezegeninin ( Nisan’ da yanlarına katılan Merkür ile de!) geri hareketi sebebi ile ciddi şekilde hepimizin hayatlarında bir duraksama, daralma etkisi gösterdi.

Mayıs ayında en azından Venüs bu döngüyü kırmış durumda. Hint Astrolojisine göre hala yerini değiştirmedi ve Balık Burcunda Exalt / Yücelmiş şekilde yolculuğuna Haziran’ a kadar devam ediyor.

Venüs’ ün 27 Mayıs tarihine kadar yansıttığı olumlu enerjilerden estetik, dekorasyon, romantizm, yaratıcılık isteyen konularda yararlanabiliriz. Balık, Başak Terazi ve Boğa Burçları özellikle bu konularda girişimler yapmak istiyorlarsa, verdiğim tarihe kadar Venüs’ ün durumunu değerlendirebilirler. Ancak 27 Mayıs – 2 Haziran aralığında Venüs kısa bir süre Gandanta / Yanan Yol’ da ilerleyecek ki; özellikle ilişkiler anlamında yine koşulları zorlama eğilimine girebilir. Retrosu esnasında kopartmayı başaramadı ilişkileri özellikle Terazi, Başak, Akrep ve Yay Yükselenler için bir kez daha (sorunları olan ilişkiler için) sınava sokma potansiyeline sahip.

4 Mayıs itibariyle de Merkür retrosuna son verecek ve bizlere gerek teknolojik aletler, gerek iletişim, gerekse ticari hayatta yaşattığı zorlukların, gecikmelerin 7/8 Mayıs gibi düzeldiğine şahit olacağız. Özellikle İkizler, Başak, Koç ve Terazi Burçları kendilerini bahar yorgunluğundan sıyrılmış hissedecekler. Odaklanmaları ve kafalarını toparlamaları kolaylaşacak.

Hint Astrolojisine göre 15 Mayıs itibariyle Boğa Burcuna geçecek olan Güneş, 26 Mayıs tarihine kadar Mars ile birlikte olacak. Akrep Burçları başta olmak üzere; Boğa, Aslan ve Yay Burçları için etraflarındaki insanlarla iletişimlerinde, egolarının ön plana çıkması sebebi ile sıkıntılar söz konusu olabilir.

Yine Vedik Astrolojisine göre 26 Mayıs sonrası İkizler Burcuna geçecek olan Mars, İkizler, Yay ve Başak Burçları için hızlı karar alma, çok düşünmeden harekete geçme etkilerini tetikleyecek.

26 Mayıs – 3 Haziran 8 günlük tarih aralığında ise Koç ve İkizler Burçları arasında Parivartane (Exchange) Yoga oluşacak.

Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2017 BURÇ YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre Şubat 2017, gökyüzünde gezegenlerin yoğun enerjilerini bize yansıtacağı bir dönem olacak.

Öncelikle 26 Ocak 2017 tarihinde Kasım 2014’ ten beri Akrep Burcunda bulunan Satürn Yay Burcuna geçti ve henüz tam anlamı ile Gandanta dediğimiz derecelerin içerisinden çıkmadığı için pek rahat bir durumda değil. Bunun farkında olarak gereksiz risklerden kaçınmak hepimiz adına doğru bir davranış tarzı olacaktır.

Ancak 26 Ocak itibariyle Sade Sati sürecini tamamlayan Ay Burcu Terazi ve Yükselen Burcu Akrep olanlar için gerçekten de daha rahat bir dönem başlangıcı, Şubat itibariyle söz konusu olacak.

Ay Burcu Akrep olanlar ise en azından depresif ruh hallerinden bir nebze olsun daha olumlu bir ruh haline geçiş yapacaklar. Tabi Ay Burcu Akrep olanların Sade Sati süreçlerinin henüz bitmediğini Ocak 2020’ ye kadar bu etkinin içerisinde olduklarını da hatırlatmakta fayda var.

Jüpiter, 6 Şubat itibariyle Başak Burcu içerisinde yaklaşık 4 ay sürecek olan Retro/Geri hareketine başlıyor.

Bu süreç içerisinde olaylara farklı şekilde bakmaya çalışmak hepimiz açısından önemli bir ödev niteliğinde.

Jüpiter’ in geri gideceği 4 aylık süreçte:

Olumsuz düşünmeye daha yatkın olacağız ve bununla savaşmayı öğrenmemiz gerekiyor.

Bilgimizi, birikimlerimizi ne yönde kullanmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.

Kendi değerimizi bilmeli, içimizdeki gücü keşfetmeye çalışmalıyız.

Kendimize karşı dürüst olup, hatalarımızı adil şekilde kabul etmeliyiz. Özellikle başarısız olduğumuz konu ve ilişkiler üzerinde düşünmeli, eski alışkanlıklarımızı tekrarlamadan hatalarımızı tamir etmeye çalışmalıyız.

Jüpiter’ in Geri harekette/Retro olduğu dönemler; nerede hata yaptığımızın özeleştirisi için uygun zamanlardır. Dolayısıyla bu süreç farkındalıklarımızın gelişmesi için de bize yardım eder.

Şubat ayı itibariyle önümüzdeki 4 aylık süreçte alışageldiğimiz yollarla çözemediğimiz sorunlara artık başka bir yaklaşım getirme zamanı olduğunu bilmeli ve buna göre hareket etmeye çalışmalıyız.

11 Şubat tarihinde ise Vedik Astrolojisine göre Aslesha Takımyıldızında ve Yengeç Burcu’ nun içerisinde Ay Tutulması yaşayacağız.

Başta Yengeç Burçları olmak üzere Oğlak, Aslan, Yay Yükselenler, Aslesha’ nın güvensiz, şüpheci ve kendi içine dönük enerjisinden biraz olumsuz etkilenecekler.

Duygusal olarak sabit bir ruh hali içerisinde olmamız Şubat ayında zor olacak. Alıngan ve takıntılı, negatif tavırlar sergilemeye eğilimli olacağımız için bununla mücadele etmemiz gerekiyor.

26 Şubat tarihinde yine Hint Astrolojisine göre Kova Burcu içerisinde Satabisha Takımyıldızında gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ise dikkatlerimizi kendi üzerimizden etrafımızda olan bitene doğru çevirecek.

Başta Kova, Aslan, Yengeç, Balık Yükselenler olmak üzere hayatımızda gelişen olaylara karşı daha sakin kafayla yaklaşmamızda fayda var. Fevri tavırlar sergilemek bize kayıp yaşatma olasılığına sahip.

Venüs ise Şubat ayının tamamında Vedik Astrolojisine göre Balık Burcunda ve yücelim (etkilerini en iyi şekilde yansıtabildiği) konumunda bulunacak.

Eğitim, sanat, yaratıcılık, turizm, eğlence sektörü, spekülatif kazançlar alanında çalışan Terazi, Akrep, İkizler ve Yengeç Yükselenler için Şubat ayı çok verimli etkiler getirebilir.

Ayrıca güzellik, estetik ve dekorasyon faaliyetleri için de Venüs’ ün bu konumunu Şubat ayı içerisinde tüm burçlar değerlendirebilirler.

Şubat ayında aşk, yeni bir ilişkiye başlamak için de Başak, Akrep ve Balık Yükselenler gökyüzü tarafından destekleniyor olacaklar. Ancak Mars’ ın gölgesinde yaşanacak bu etki karşısında hızlı kapılmalara, düşünmeden bir ilişkinin içine dalma etkilerine de açık olacağız. Balık Burcu etkisinde Fazla hayalperest olmadan, mantıklı tarafımızı da ön plana çıkarmaya çalışmakta Şubat ayı boyunca fayda var.

Şubat 2017’ nin Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz.

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim. Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…. Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2017 BURÇ YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre 2017 Ocak için en önemli gezegen hareketi gökyüzünde çok uzun bir süredir Akrep Burcu içerisinde yer alan Satürn’ ün Kasım 2014’ ten beri devam ettiği yolculuğuna son vererek, Yay Burcuna geçiş yapması olacak.

Satürn’ ün tam olarak 26 Ocak 2017’ de yapacağı bu geçiş hareketi ile birlikte:

  • Ay Burcu Terazi olanların 7,5 senedir deneyimledikleri Sade Sati süreci son bulmuş olacak.
  • Ay Burcu Akrep olanların ise Sade Sati’ nin tamamı bitmemiş olsa da en ağır seyrettiği dönemi tamamlanmış olacak.
  • Yükselen Burcu Akrep olanlar ise Yükselen Üzerinden Satürn Transiti dönüşümlerini bitirecekler.

Satürn’ ün Yay Burcuna geçiş yapması ile birlikte ise:

  • Ay Burcu Yay olanlar için Kasım 2014’ ten beri içinde oldukları Sade Sati’ nin en yoğun etkilerini yaşayacakları kısım başlamış olacak.
  • Ayrıca Yükselen Yay burçları için de Yükselen Üzerinden Satürn Transiti etkileri kendini göstermeye başlayacak.
  • Ay Burcu Oğlak olanlar içinse Sade Sati’ nin başlangıcı yaşanacak.

Kısacası 26 Ocak tarihinde Satürn’ ün yapacağı bu yer değişikliği en fazla Terazi, Akrep, Yay ve Oğlak Burçları için önemli olacak.

20 Ocak tarihine kadar Kova Burcunda ilerlemesine devam edecek olan Mars ise Kova Yükselenler başta olmak üzere; Boğa, Aslan ve Başaklar için de yılın ilk ayının temposunu yüksek seviyede geçirmelerine neden olacak.

Kovalar için Kariyer konuları hareketliliğini devam ettirirken, Boğalar için ilişkiler, Aslan’ lar için aile, Başaklar içinse yeni girişimlerle ilgili konu başlıkları ayın 20’ sine kadar hayatlarında vurgulu olacak.

Bu ay Kova Burcu içerisinde bir araya gelecek olan Ketu, Mars ve Venüs özellikle 20 Ocak tarihine kadar hepimizin hayatında farklı konu başlıklarında beklenmedik gelişmelerin yaşanmasına sebebiyet verebilir.

Özellikle bu kavuşum; Kova, Aslan, Terazi, Yengeç, Koç ve İkizler Burçları için ilişkileri anlamında beklenmedik olayların gündemlerini işgal etmesi, hiç ummadıkları bir olayın gün yüzüne çıkması, partnerleri ile aralarında bazı duygusal patlamaların yaşanması anlamında tetikleyici olabilir.

12 Ocak tarihinde gerçekleşecek olan Dolunay enerjisi ile birlikte; Dolunay tarihine yakın günlerde duygularımızın kontrolünde, akılcı yaklaşımlardan uzak tepkiler verebiliriz.

Merkür’ ün 8 Ocak tarihinde Yay Burcu içerisindeki gerileme/Retro hareketine son verecek olması ise Aralık ayında bize yaşattığı aksaklıklar, alet arızaları, kafamızı toplamakta ve odaklanmada yaşadığımız güçlüklerin artık son bulması anlamında gökyüzünün pozitif etkilerinden biri olarak sıralanabilir.

Ocak 201’ nin Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz.

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim. Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2016 ve TÜRKİYE

Türkiye Aralık 2016’ ya tıpkı Kasım ayında olduğu gibi Rahu ve Ketu enerjilerinin arasında sıkışmış Hint Astrolojisine göre Kala Sarpa Yoga’ nın etkileri ile adım atmakta.

Aralık ayında Ülke üzerinde hakim olacak atmosferin bu nedenle Kasım’ dan çok da farklı olmayacağını belirterek diğer gökyüzü gezegen hareketlerinin etkilerine değinmek istiyorum.

aralik-2016-ve-trSon zamanlarda insanlar üzerinde hakim olan umutsuzluk ve karamsarlık hissi Kova-Aslan Burç ekseninde yerleşen Kala Sarpa Yoga’ nın yansımaları olarak toplum psikolojimizi etkilemekte.

Öncelikle bir önceki aylık yazımda dikkat çektiğim ekonomik olumsuzluklar bu ay da bizler için etkilerini sürdürüyor olacak.

“…..6. ve 11. Evlerin temsilcisi konumdaki bir gezegenin, yani Mars’ ın; içinde faiz oranları, ölüm, borçlar, sigorta kurumları gibi konu başlıklarının olduğu bir noktaya gitmesi; her şeyden evvel ekonomik olarak ani değişimlerin hayatımıza etkisi olabileceğini, piyasalarda bir daralma, sıkıntılı atmosferin yaşanabileceğini göstermekte….” Yazının tamamına “KASIM 2016 ve TÜRKİYE” linkinden ulaşabilirsiniz.

Zira gelir yollarını temsil eden evimizin yöneticisi konumundaki Mars, Türkiye’ nin 8. Evi üzerindeki baskısını 12 Aralık tarihine kadar devam ettirecek.

Mars’ ın transiti ile tetiklenen bu sürecin Venüs Alt Dasa (Dasa: Vedik Astrolojisinde transitler dışında gezegen periyotlarını gösteren sistem.) ile Mart 2017’ ye kadar hayatlarımızda etkili olacağını da söyleyebiliriz. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2016 BURÇ YORUMLARI

2016’ nın son ayına yine gökyüzünde Hint Astrolojisine göre Kala Sarpa Yoga oluşumu ile gireceğiz.

9-19 Aralık sürecinde Ay’ ın “kurtulan” konumuna geçmesi ile birlikte ruhsal olarak Kala Sarpa Yoga’ nın üzerimizde hissettirdiği inişli-çıkışlı ruh haline ve karamsarlık hissine biraz mola verecek olsak da Aralık 2016 geçtiğimiz aylarla hemen hemen aynı atmosfere sahip olacak.

Özellikle Aslan ve Kova Yükselenlerin bu ay içerisinde kendilerini umutsuzluk hissine çok fazla kaptırmaması gerekiyor.

aral%c4%b1k-2016-bur%c3%a7-yorumlar%c4%b1Uzun bir süredir Sade Sati sürecini deneyimleyen Ay Burcu Terazi ve Akrep olanların ise artık Satürn’ ün yavaş yavaş Burç değiştirme hazırlığına girmesi sebebi ile önümüzdeki günlere -Ocak ayı da dâhil olmak üzere- hayatlarında gelişen olaylara karşı daha dikkatli hamlelerle yaklaşmasında fayda var.

Satürn yapı olarak risk almayı sevmeyen bir enerjiye sahiptir. Burç giriş-çıkışları ise daha sancılı süreçler yaşatmaya meyillidir. Şu anda gökyüzünde Vedik Astrolojisine göre Akrep Burcu içerisindeki yolculuğuna devam eden Satürn; 26 Ocak itibariyle Yay Burcu’ na geçiş yapacak.

Bu hamlesi ile uzun süredir çeşitli zorlu deneyimler vasıtasıyla olgunlaştırmaya, gerçeği görmeye ve değişmeye zorladığı Ay Burcu Terazi olanlar için Sade Sati sürecinin sonu gelmiş olacak. Elbette Ay Burcu Oğlak olanlar için de Sade Sati süreci yeni başlamış olacak.

Akrep Yükselenler içinse Yükselen Üzerinden Satürn Transiti süreci 26 Ocak 2017’ de son bulacak ve Yükselen Yay Burçları için bu döngü start alacak.

Sade Sati sürecinin en sancılı kısmını ise Ay Burcu Akrep olanlar, yine aynı tarihte, yani 26 Ocak’ ta tamamlayacaklar. Sade Sati tam anlamı ile üzerlerindeki baskıyı kaldırmasa da en yoğun etkilerinden kurtulmuş olacaklar.

Yukarıda saydığım: Ay Burcu Terazi veya Akrep olanlar ile Yükseleni Akrep yerleşiminde bulunanların Aralık 2016 ve Ocak 2017 tarihlerinde özellikle hayatlarında kariyer, yurt dışı, yüksek eğitim, otorite figürleri ile olan iletişimleri konuları başta olmak üzere risk almamaları gerekiyor. Ayrıca parasal konular, yatırımlar ve girişimler de bu süreçte dikkatle değerlendirilmesi gereken, içindeki gizli ayrıntıların gözden kaçırılmaması gereken diğer konu başlıkları.

Örneğin Ay Burcu Terazi olanlar için kariyer hayatları ile ilgili riskli sayılabilecek hamleler bu 2 aylık süreçte iyi sonuçlar üretmeyebilir ve sonrasında pişman olacakları kararlar alabilirler. Ya da Yükselen/Ay Burcu Akrep olanlar için: Yurt dışı ilintili iş yapanların özellikle karşılarında otorite konumunda bulunan (işveren, şirket yöneticisi, proje sorumlusu vb…) kişilerle iletişimlerinde restleşmeye varacak olaylardan kaçınmaları, karşı tarafın nabzını tutarak hareket etmeleri gerekiyor. (Bu elbette ki tüm Terazi ve Akrep’ler için genelleştirilebilecek bir etki değildir. Örneklemek için verilmiştir. Bireysel ve detay sonuçlar için kişisel haritaların detaylı olarak incelenmesi gerekir.)

Venüs’ ün 3 Aralık itibariyle yer değiştirmesi ile birlikte bu ay aşk/yeni bir ilişki beklentisi içinde olan Oğlak, Yengeç ve Başak Yükselenler için de şans yükselmekte.

Ayrıca Venüs’ ün bu hareketi ile Yay Yükselenler meslek ilintili kazançlar anlamında bereketli bir ay geçirme potansiyeline sahipler…

20 Aralık itibariyle Hint Astrolojisine göre Yay Burcu içerisinde Retro/geri hareketine başlayacak olan Merkür sebebi ile başta Terazi ve Yay Burçları olmak üzere herkes iletişim bazlı işlerinde dikkatli olmak, kontrollerini sıklaştırarak işlerini takip etmeye çalışmalı.

Aralık 2016’ nın Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz.

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde yorumlandığını, doğduğunuz tarihe göre Güneş’ in bulunduğu konumla -yani Batı astrolojisindeki Burcunuz ile değil- Yükselen ve Ay Burcunuza göre -her ikisini birden- yazıları okumanız gerektiğini bir kez daha önemle hatırlatmak isterim…

koçKOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Aralık ayının ilk yarısında odağınız Kasımda da olduğu gibi tamamen kariyerinize kaymış durumda olacak. Yoğun bir iş temposu içerisinde pek çok işi birden sonuçlandırma şansına sahipsiniz. Kendinizi hem disipline etmeniz kolaylaşacak hem de sonuç almaktan mutluluk duyacaksınız. Çalışmalarınızın parasal karşılığını da bu ay almanız olası. Çalıştığınız ortamda otorite konumunda bulunan kişilerle de bir süredir gerginleşen iletişiminiz ay ortasından sonra düzelme eğilimine giriyor. Bu yoğun tempo içerisinde kendinize vakit ayırmanız bu ay biraz zor olacak. Boş vakitlerinizde mümkün olduğunca dostlarınızla vakit geçirmeye çalışmalısınız. Merkür gerilemesi ile birlikte de yurt dışı ile olan iletişiminize dikkat etmelisiniz. Okumaya devam et

Paylaş

EKİM 2016 ve TÜRKİYE

Ekim 2016 itibariyle Türkiye haritası üzerinde yılın başlarında da tecrübe ettiğimiz Kala Sarpa Yoga’ nın enerjileri yine hakim olmaya başlayacak.f45

Vedik Astrolojisinde gökyüzünde gezegenlerin Rahu – Ketu aksı içerisinde bir anlamda sıkışması ile oluşan Kala Sarpa Yoga inişli çıkışlı etkiler vermesi ve rüzgarın ani şekilde yön değiştirmesi etkilerini taşır.

Temelinde Kala Sarpa Yoga’ nın etkilerini tecrübe edeceğimiz 2016 Ekim’ inde ülke gündemimizin yine bir iyi, bir kötü sayılabilecek olaylarla dalgalı bir seyir izleyeceğini; bunun yanında sonuçlarının olumsuz olarak cereyan edeceğini düşündüğümüz konuların birden yön değiştirerek çok farklı taraflara saptığını görerek şaşkınlık içerisinde kalabiliriz. Ya da tam tersi söz konusu olabilir.

Kala Sarpa Yoga’ nın uzun süredir yerlerinde bir değişiklik bulunmayan Rahu’ nun Türkiye’ nin 3. Evinde ve Aslan Burcundaki yerleşimi ve Ketu’ nun 9. Evimizdeki Kova Burcundaki akslarda daha fazla çalışacağını da unutmamak gerek.

3. ve 9. Evlerin gerginliğini çok uzun süredir halk üzerinde hissetmekteyiz. Bu sebeple dini ve fanatik görüşlerin, muhafazakâr yapının ülke gündeminde, karşısındaki özgür düşünce ile olan atışmaları hepimizin gözlemlediği günlük rutin haline geldi.

Komşularımız ve dış ülkelerle olan ilişkilerimizde ise halkın ve devlet otoritesinin zıt görüşlerle ayrışması ise bu sürecin bir başka etkisi. Her zaman olduğu gibi komşularımızla olan ilişkilerimiz de bu ay yine önemli gündem maddelerinden birsini oluşturmaya devam edecek elbette.

Kala Sarpa enerjisinin bir tarafında 9. Evmizde yer alan Ketu’ nun Ekim ayının tamamında Satabisha Takımyıldızının 4. Pada’ sında kalması; devlet otoritesinin dış ülkelerle aramızda cereyan eden olayları gerçekçi şekilde değerlendirmekten uzak olması ve doğru politik hamleleri gözden kaçırabilme riskini içermekte. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2016 GÜNEŞ – AY TUTULMALARI ve TÜRKİYE…

Hint Astrolojisine göre 1 Eylül tarihinde Aslan Burcunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ve ardından Güneş Tutulmasının bir nevi tamamlayıcısı niteliğinde çalışacak olan 16 Eylül tarihli Ay Tutulması sonbaharın en önemli gökyüzü hareketleri olacaklar.

eclipseiidetail1Ayrıca Merkür yine Vedik Astrolojisine göre 1-8 Eylül tarih aralığında Başak Burcunda; 9-21 Eylül tarihlerinde ise Aslan Burcu üzerinde Retro /Geri hareket halinde olacak.

Merkür’ ün geri hareketini bitirip, istasyon konumundan çıkması ise 26 Eylül’ e kadar uzayacak.

Yani yaklaşık olarak Eylül ayının tamamında meşhur Merkür Gerilemesi etkilerini yaşıyor olacağız…

Hem Tutulmaların yaşanacağı eksenler, hem de Merkür’ ün geri hareketini yaparken dolaşacağı AslanBaşak Burcu yerleşimleri göz ününde bulundurulduğunda; Eylül ayı gökyüzünün, Türkiye açısından en fazla öne çıkaracağı 3, 4, 9 ve 10. Evlerin temsil ettiği konular olarak belirginleşmekte.

Yazının ilerleyen bölümlerinde bu evlerin ilke haritamız üzerindeki etkilerini daha detaylı açıklıyor olacağım…

Eylül ayında gökyüzünde ülkemiz açısından en sevindirici gelişme, bizi uzun süredir çok gergin ve tehlikeli bir enerjinin içerisinde bırakan Mars’ ın Şubat ayından beri konakladığı malefik (kötücül) 6. Evimizden ve Akrep Burcundan ayrılarak, 18 Eylül itibariyle Yay Burcuna geçişi olacak.

Yazılarımı takip edenlerin yakından bildikleri gibi:  Mars’ ın terörist örgütleri, düşmanlarımızı, yasadışı faaliyetleri ve bunların karşısında ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli polis, asker gibi silahlı kuvvetlerini temsil eden 6. Evimizdeki diğer bir kötücül gezegen olan Satürn ile birlikte yaptığı uzun yolculuk hepimizce malum olan, pek çok kötü olayın ard arda yaşanmasına sebebiyet verdi.

Ülke haritamızda 6. Evin vurgusu Satürn’ ün buradaki varlığı nedeni ile hala azalmış değil! Ancak en azından Eylül itibariyle Mars’ ın hiç değilse tansiyonu iyice tırmandıran etkisinden bu ev kurtulmuş olacak.

Mars’ ın yeni adım atacağı alan ise Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini, uluslararası anlaşmazlıkları/anlaşmaları, toplum içi uyumu/uyumsuzluğu, ticari iş ilişkilerini temsil eden 7. Evi olacak. Okumaya devam et

Paylaş

TEMMUZ 2016 ve TÜRKİYE

Haziran ayının son günlerinde gerçekleşen Atatürk Hava Limanı saldırısının etkileri ile Temmuz ayına adım atıyoruz.

25 Mayıs 2016 tarihli yazımdan alıntı yaparak Temmuz ayı gökyüzü etkilerinin ülkemiz üzerindeki yansımalarına değinmek istiyorum…

“Hem Satürn‘ ün 6, hem de Mars’ ın toplumun genel atmosferini temsil eden 5. Evinde geri gidiyor oluşu uzun süredir teneffüs ettiğimiz huzursuz, gergin ve karamsar havanın Haziran ayında da maalesef geçerli olacağını; bununla birlikte yasa dışı örgütlerin yine saldırılarına devam ederek, bizi güvensizlik ve endişeli ruh halinde bırakmaya devam edeceğini söylemekte. Yani patlamalar, terör saldırıları Haziran ayında da ülke gündemimizden muhtemelen düşmeyecek.”…..” 29 Haziran’ dan sonra düz harekete geçmeden yaklaşık 20 gün boyunca (Temmuz ayının da büyük kısmında) istasyon/durağan konumda bulunacak olan Mars‘ ın 18 Haziran itibariyle oldukça riskli bir enerji yayacağını belirtmek gerekiyor.” ……Yazının tamamına Haziran 2016 ve Türkiye ‘ den ulaşabilirsiniz.

mars1Bir ay önce yazdığım yazıda da belirttiğim gibi Mars‘ ın retro hareketi ve akabinde düz gitmeye başlamadan önceki dönemde durağan/istasyon konumunda oluşu ülkemiz açısından son derece riskli bir durum teşkil etmiştir ve etmeye de devam edecektir.

Okumaya devam et

Paylaş

VENÜS, AŞK ve SİZ…

“………Hiçbir olağanüstülük yoktu, az sonra beni bütün yaşamım boyu izleyecek, acılara, pişmanlıklara yol açacak, mutluluğun ne olduğunu gösterip sonra onu elimden alarak sonsuz umutsuzluğa düşürecek yolculuğu başlatan şeylerin, az ötemde durduğunu gösterir hiçbir işaret yoktu……”

-Kürşat Başar / Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum

Yıllar önce başlayan Hint Astrolojisi yolculuğumda pek çok insan tanıdım. Bu güzel insanlar vasıtasıyla haritalarını ve dolayısıyla da hayatlarını gözlemleme şansını yakaladım.

Bu uzun, hiç bitmeyecek keyifli serüvenin içerisinde, zamanla haritalar üzerinde kesişen bazı benzerlikler dikkatimi çekmeye başladı.

Neden bazı insanlar diğerlerine nazaran daha mutlu, daha uyumlu, daha huzurlu kısacası sevdiği ve sevildiği bir hayat yolculuğunu deneyimliyorlardı da diğerleri bunu yaşamaktan mahrum kalıyordu?

Bu sorunun Vedik kuralları içerisinde haritalar üzerindeki izlerini, tam tersi bir yolculuğu yaşayanlar vasıtasıyla sürdüm.

VenusBu yazı; ilişkilerinde aradığını bulamayan, sevgi ve aşk konusunda huzurlu bir limanda konaklamayı başaramayanlarla ilgili…

Bu yazıda hayal kırıklıklarının, gücenmişliğin, göz yaşlarının, aşkın izini süreceğiz.

Atalarımızın uzun yıllar içerisinde deneyimlediklerinden süzülüp gelmiştir bazı atasözleri, bazı deyişler.

Hepimiz için çok bildik sözlerden biridir: “Allah çirkinler bahtı versin”…

Astrolojide ise bu söz, öyle doğru bir harita yerleşimine denk düşerek kendini kanıtlar ki!  Konuya meraklı ve bilgisi olanlar için son derece net bir zıtlığı gözler önüne serer.

Şöyle ki:

Bireysel haritalarda fiziksel özelliklerimizi 1 ve 2. Evler belirler.

Elbette herkes kendine göre güzel, hoş ve alımlıdır ancak hepimizin oybirliği ile daha çekici ve daha güzel bulduğu insanlar için haritada, objektif bir değerlendirmeyle “iyicil” olarak tanımlanan gezegenlerin -yani Venüs, Ay, Merkür veya Jüpiter’ in-  bu evlerde yerleşimlerine bakmak gerekir.

Özellikle de kadın haritalarında Venüs‘ ün 1 veya 2. Evde güçlü bir şekilde yerleşmesi, -başka zarar veren gezegen etkilerinin altında kalmadıkça- kişiyi ayırt edilir ölçüde güzel yapabilmektedir.

Güzel olmak elbette iyi bir durumdur ancak evrenin aritmetiği haritalar üzerinde de dengeyi sağlamak için çalışır. İşte tam bu noktada da baht ve güzellik dileması karşımıza çıkar. Çünkü 1 veya 2. Eve yerleşen Venüs; bulunduğu noktadan tam karşıdaki 7. veya 8. Evi görecektir.

Bu konunun kapsamı içerisinde ise haritalarda 7. Ev evliliği ve ilişkilerimizi; 8. Ev ise ilişkilerimizden, evliliğimizden duyduğumuz mutluluğu gösteren yerlerdir.

Romantizmin, aşkın gezegeni olan Venüs ise kişinin bu evlerin temsil ettiği konulardaki beklentilerini özellikle duygusal tatmin anlamında attığı bakışla yüksek bir noktaya çekecektir.

Bir anlamda 1. veya 2. Eve yerleşerek, güzelliği, çekiciliği ile donattığı kadından Venüs bunun bedelini aşk olarak istemektedir.

Bu yerleşim genellikle varlıklı bir eş potansiyelini de kişinin hayatına çekme eğilimini gösterir. Dolayısıyla bir yan etki olarak, “Zengin adam- Güzel kadın” birlikteliklerinin pek çoğunda kadın haritasında bu ize rastlamak da mümkündür.

2. Evdeki yerleşimi bir nebze olsun daha az can yakıcı olsa da; özellikle 1. Evdeki Venüs kişinin hayatında ilişkileri, baş köşeye oturtma eğilimindedir.

Çünkü 1. Ev bizim yaşama nasıl baktığımızı? Neyi en çok önemsediğimizi? Hayata geliş amacımızdaki en kuvvetli güdüleri tanımlar.

kalpAstrolojide ise aşk, sevgi, ilişkiler dediğinizde ise hiç şüphesiz ki ilk göz atmanız gereken gezegen Venüs‘ tür…

Özetle 1. Evinde Venüs yerleşimi bulunan insanlar için hayatlarında bir ilişkinin var olması, sevildiklerinden emin oldukları bir partnerle kendilerini tamamlanmış hissetmeleri hayati derecede önemlidir.

İşte bu noktada atalarımızın “Allah çirkinler bahtı versin” deyişi haritada vücut bulur.

Venüs 1. Eve yerleşerek kişiyi güzelleştirmiştir. Ancak ona yüksek bir duygusal tatmin çıtası koyarak, karşısındaki partnerden; ruhunu okşayan, aşkını yorulmadan teyit eden, sevildiğini hep hissettiren biri olmasını da beklemektedir. Haritadaki diğer yerleşimler istisnai şekilde ilişkiler üzerinde koruma etkisi vermedikçe de bu durum, günümüz dünyası için oldukça hayal kırıklığı üretme potansiyeline sahiptir…

Hint Astrolojisinde erkek haritalarında eş karakası (göstergesi) olan gezegen ise yine Venüs‘ tür. Bu açıdan da evlilik evi ile bağlantı kuran iyi durumdaki bir Venüs, erkeğin hayatında güzel, alımlı ve fakat yine ilgi, alaka, romantik beklentiler açısından yüksek çıtaya sahip bir kadın potansiyeline işaret edecektir.

Harita yerleşimleri sonucunda sorunlu ya da problem üretmeye daha yatkın bir durum da Vedik Astrolojisinde Node‘ lar; yani Rahu veya Ketu ile birleşen Venüs ile söz konusu olabilmektedir.

Özellikle Ketu ile birleşen Venüs, kişinin hayatında yaşadığı ilişki tecrübelerini kadersel olarak kendi yönetimi dışındaki sonuçlara götürebilmektedir.

KetuVenüs kombinasyonunda; harita sahibi bazen her şeyi doğru yapsa da ilişkileri hiç beklemediği ve hak etmediği şekillerde büyük hayal kırıklıkları ile sonlanabilmektedir.

Venüs, Rahu ile birleştiğinde ise harita sahibinin zaten ilişkilere bakış açısı abartılı, sıra dışı ve tutkulu olma eğilimindedir.

Venüs mükemmelliği arar ama bu arayış içerisinde mutluluğu garanti etmez.

Mutluluk, farkındalık, kabulleniş ve olgunlaşma ile mümkündür.

RahuVenüs kombinasyonunda harita sahibi karşısındaki insanı olduğu gibi kabul etmekten ziyade, kafasında idealize ettiği kişiyi sevme eğilimindedir. Dolayısıyla da ilişkinin başında tam da aradığı insanı bulduğunu beyan eden biri iken, zamanla aşık olduğu insanın neredeyse her hareketinden rahatsız olan, eleştirel ve mutsuz, kalbi kırık, inatçı bir sevgiliye dönüşebilir.

Ya da bu kombinasyon kişinin gerçekte nasıl biri ile birlikte olmak istediği konusunda, hayatında yanılgılar yaşatma etkisi olarak da kendini gösterebilir.

668Genç yaşlarında Venüs‘ ün dikte ettiği konforuna, egosuna hizmet eden “denk” partnerlerle, kendisini mutlu etmeyen deneyimler yaşarken, farkındalığının gelişmesi ile birlikte harita sahibi, aslında tam tersi beklentilere sahip olduğunu ve son derece uzun, yorucu bir süreci kendi kendine zehir ettiğini görebilir.

Node‘ lar (Rahu ve Ketu) ile birleşen Venüs; ilişkiler konusunda harita sahibine sanki direksiyonda kendisi değil de bir başkası oturuyormuş, ya da olan-bitenin kontrolü kendisinde değilmiş hissini de çoğu zaman yaşatır. Özellikle bitiş aşamasında, birey, karşısındaki insanla aralarındaki olayların nasıl olup da bu raddeye geldiğini anlamakta zorlanabilir.

Bu aslında Vedik Astrolojisinin altında yatan karma felsefesine aşina olanlar için son derece olağan bir durumdur. Çünkü Rahu ve Ketu haritalardaki Karma’ nın işleyeceği yerlerin (konuların) en önemli işaretçileridirler. Karmik noktalar çalıştığında ise harita sahibi yaşadıklarını sadece “o an” farkında oldukları ile değerlendirebilecektir.

En çok da VenüsKetu birleşimlerinde kişi “ben bunu hak etmedim hissi” ve “Neden ben?” soruları ile kendini baş başa bulabilmektedir.

İlişkiler ve Node‘ lardan bahsettiğimizde 1-7 aksı olarak bilinen Rahu/ Ketu yerleşiminden de söz etmek gerekir.

Rahu ve Ketu herkesin haritasında istisnasız olarak, her zaman tam karşılıklı olarak konumlanırlar. Yani Rahu eğer haritanızda 3. Evde ise, Ketu da tam karşısında 9. Evde yerleşmek zorundadır.

Bu aksın ilişkiler ve evlilik açısından en problemli sayılabilecek durumu ise 1-7 hattında yerleşmesidir. (Rahu 1. Evde – Ketu 7. Evde veya tam tersi Ketu 1. Evde – Rahu 7. Evde)

1.Ev harita sahibinin kendisini, 7. Ev ise partnerini/eşini/evliliğini temsil etmektedir.

Az önce bahsettiğim “kendi kontrolünde olmama” hissi, harita bu aksa sahip olduğunda da özellikle evlilik açısından sarsıcı olaylara çalışabilmektedir. Her şeyin “ideal” olarak tanımlanabileceği koşullarla başlayan hayat arkadaşlığı ard arda gelen, hatta bazen üzerine roman yazılsa yeri var dedirtecek ölçüde şaşırtıcı gelişmeler ile sınanabilmektedir.

Bazen de Rahu 1. Ev, Ketu 7. Ev yerleşimlerinde evliliğin/birlikteliğin sonu, skandal sayılabilecek, kimsenin o çiftten beklemedikleri, olaylar ile nihayet bulabilmektedir.

Tam tersi, yani Ketu 1. Ev; Rahu 7. Ev yerleşimlerinde ise; harita sahibinin partneri toplum tarafından “farklı” ya da “tuhaf” diye nitelendirilebilecek bir kişiyi işaret etme potansiyeline sahiptir. Çünkü 7. Evdeki Rahu kendine dönük, biraz bencil ve sıra dışı (etrafınızdaki çiftlerin eşlerine benzemeyen) hal, tavır ve ruh haline sahip bir eşi gösterir.

Bu aksa (1-7) sahip haritaların evlilikleri, diğer koruyucu yerleşimler ya da güçlü Yogalar ile desteklenmediği durumlarda, malesef çoğunlukla ya eşler arasında kağıt üzerindeki birlikteliklere dönüşmekte, ya da boşanmayla sonuçlanmaktadır.

Node‘ lar  ve ilişkiler/ aşk hakkındaki  son paragrafı ise 5. Evdeki Ketu yerleşimine değinerek bitirmek istiyorum.

5. Evdeki Ketu kişiye olmayacak, hatta bazen platonik olarak tanımlanabilecek ilişkilerin peşinden koşma eğilimini verme potansiyeline de sahiptir. Öyle ki; harita sahibi etrafındaki eş-dostunun uyarmasına gerek kalmayacak derecede farkında olarak, sonu gelmeyecek bir sevdanın peşinden, bile isteye yıllarca kendini bir hiç için tüketebilir.

Ketu takıntı yapmaya eğilimli bir gezegendir.

30aaa2a5153f325045607eb630facd5eKetu, 5. Ev yerleşiminde,1. Ev yerleşimlerinde (bulunduğu yerden 5.; Yani aşk evini göreceği için) ve Venüs ile kavuşumlarında; kişinin karşısındaki insanı, her türlü olumsuzluğa, acı ve kalp kırıklığına,  -yani kendisine rağmen- ısrarla sevmeye, ilişkiyi yürütmeye adeta zorlar. Bu noktada kişinin hayatının iplerini kendi eline alması ve onu mutsuz kılan bu durumdan uzaklaşmayı başarması normalden biraz daha fazla bir zaman alabilmektedir…

Kişiye ilişkiler anlamında rahat-huzur vermeyen, mutlu olmak amacı ile başlanan birlikteliklerde tam tersi sonuçlarla kişiyi hayat yolculuğunda zorlayan deneyimlerin yaşanmasına neden olan etkilerin bir başka mimarı da haritalarda 8. Ev olabilmektedir.

Diğer insanlara nazaran ilişkiler anlamında biraz daha talihsiz durumlar, birlikteliklerin ayrılık ve hüsranla sonuçlanması, ya da sonlanan ilişkinin ardından kişiyi fazlasıyla mutsuz edecek sorunlar, incinmişlikler bırakması da haritalarda 8. Eve yerleşen kötücül gezegenlerin varlığı ile daha fazla gerçekleşebilmektedir.

Özellikle Hint Astrolojisinde kadın haritalarında bu evin en iyi durumu boş olması, boş olmadığı taktirde de Mars, Satürn, Ketu, Rahu gibi gezegenlerden herhangi birinin en azından bu evin içerisinde bulunmaması halidir. 8. Eve yerleşen kötücül nitelikli gezegenler, kişiye ilişkilerinden mutluluk-tatmin duyması anlamında destek vermezler. Bu evdeki vurgu, bazı harita yerleşimlerinde ilişkilerde sadakat, aldatma ve aldatılma durumlarını da bir anlamında kişinin hayatına mıknatıs gibi çekme eğilimini tetikleyebilmektedir…

Yukarıda bahsettiğim belli başlı etkiler elbette ilişiklerimiz, aşk ve Venüs hakkında sınırlı bir tanımlamanın aktarımıdır. Konunun etraflıca incelenmesi, etkilerin çoğaltılması elbette mümkündür ve hatta bir kitap konusu olabilecek kadar da detaylı bir çalışmanın konu başlığı çok rahat olabilir. Ancak bir haritayı açtığımda, bu yazı vasıtasıyla aktarmaya çalıştığım belli başlı yerleşimleri gördüğümde, bunlar bana harita sahibinin ilişkileri, ilişkilere bakış açısı anlamında genellikle şaşmaz şekilde isabetli fikirler vermektedir.

Hiç şüphesiz ki hepimiz açısından sevdiğimiz ve sevildiğimiz bir hayat yolculuğunu deneyimlemek son derece önemli ve arzulanan bir durumdur. O nedenle bu yazımda Vedik bilgilerinin yardımıyla “Neden ben?” sorusunun yanıtını haritalar ve astroloji ile vermeye çalıştım.

Haritasında bu zorlu yolculuğun izlerine sahip kişiler için son sözü, durumu en güzel şekilde özetleyen Cemal Süreyya‘ dan bir alıntıyla bitirmek istiyorum:

“Sevmek” ne uzun kelime…

©Hint Astroloğu

12 Aralık 2015

Paylaş