Etiket arşivi: Tutulmalar

AĞUSTOS 2017 BURÇ YORUMLARI

Ağustos 2017’ nin gökyüzü; gezegenler açısından geçtiğimiz aylarla karşılaştırıldığında, bizlere oldukça hareketli bir ay vaat etmekte.

Her şeyden önce Ağustos ayında Hint Astrolojisine göre: 7’sinde Oğlak Burcunda, 21’ inde de Aslan Burcu içerisinde, sırasıyla Ay ve Güneş Tutulmalarını yaşayacağız.

Tutulmalar zaten var olan enerjilerin kendilerini tamamlamasına aracılık ederler.

Aşağıda Burçlar özelinde belirttiğim gibi deneyimleyeceğiniz sonuçlar, uzun süredir biriktirdiğiniz enerjinin niteliğine göre pozitif veya negatif olarak değişebilir.

Örneğin: Uyumlu ve iyi giden bir ilişkinin Tutulmalar vasıtası ile tamamlayacağı enerji ilişkiyi bir üst seviyeye taşımak, yani nişanlanmak, evlenmek, birlikte yaşamaya karar vermek gibi gerçekleşme eğilimine sahipken; problemleri olan bir ilişkiniz varsa ayrılık deneyimini yaşamanız daha olası bir etkidir.

7 Ağustos Ay Tutulması Vedik Astrolojisine göre Oğlak Burcunda ve Shravana Takımyıldızında, Mars görünümünde gerçekleşiyor.

Shravana Hint Astrolojisinde kulak şekli ile resmedilir.

O nedenle Oğlak, Yengeç, Koç ve Akrep Yükselenler başta olmak üzere, burç yorumlarında her Yükselen Burç için ayrıca belirttiğim etkileri; işittiğimiz, duyduğumuz, kulağımıza gelen bir haber tetiklemesi ile yaşamamız son derece olası.

Ayrıca Shravana dinlemenin önemine de dikkat çeken bir Takımyıldız / Nakshatra’ dır.

Ay Tutulmasına yakın günlerde etrafımızdaki insanlarla iletişim kurarken; nasıl cevap vereceğimize odaklanmak yerine, bize ne anlatılmaya çalışıldığına dikkat kesilmemizde fayda var.

Bu ay Merkür ise meşhur gerilemesine yine Aslan Burcu içerisinde 13 Ağustos’ ta başlıyor olacak ki; Akrep Burcu içerisinde uzun süredir Retro giden Satürn’ ün görünümü altında, bizlere sonuç beklediğimiz konularda ciddi yavaşlama, aksi gitme, sorun çıkarma etkileri yaşatabilir.

Merkür Retro sürecini 5 Eylül’ de bitiriyor olacak.

Ancak durağan geçireceği günleri de hesaba katacak olursak, özellikle Aslan, Kova Başak ve İkizler Yükselenlere sahip haritalar için Ağustos ayının büyük bir kısmında ve Eylül’ ün başlarında, zihnen daha huzursuz, kararsız ve kişilerin günlük yaşamlarında sonuç almakta zorlandıkları deneyimleri yaşamaları söz konusu diyebiliriz.

Merkür’ ün gerileme hareketini gerçekleştirirken Vedik Astrolojisine göre dokunacağı Takımyıldızlar ise yaşadıkları sıkıntıları fazlası ile kişisel algılama eğilimi gösteren Magha ve Purva Phalgunu Nakshatraları olacak.

Ego konusunu ön plana çıkartan enerjilere sahip 2 takımyıldızın etkisinde yaşanacak Merkür Gerilemesinin negatif etkilerini kişiselleştirmeden, herkesin en az kendimiz kadar zorluk, aksilik, şanssızlık sayabileceğimiz deneyimlerin içerisinden geçtiğini sık sık kendimize hatırlatmalıyız. Özellikle ego konusunda genel olarak abartma eğiliminde olan Aslan Yükselenler için bu konu Ağustos ayında daha da fazla önem kazanmakta.

Güneş’ in 16 Ağustos itibariyle yöneticisi olduğu kendi evine, yani Aslan Burcuna geçişi ile birlikte, yukarıda belirttiğim ego tuzağına düşmeme dikkatini gösterme zorunluluğu daha da belirgin bir uyarı haline gelmekte.

“Bana bunun olmaması lazımdı”, “Bana bunu nasıl yapar/der”, “Ben daha iyisini hak ediyorum” gibi kendimizi diğerlerinden ayırıp, daha özel biriymiş gibi düşünmemizi besleyen cümlelerden Ağustos ayı içerisinde uzak durmalıyız.

21 Ağustos tarihinde Venüs ise İkizler Burcunu terk edip, Yengeç Burcuna yerleşiyor olacak.

Venüs’ ün yeni konumu, başta Yengeç Yükselenler olmak üzere, Oğlak ve Balık Yükselenli haritalar için de yeni birinin hayatlarına girmesi, hoşlanacakları birileri ile tanışma, yani aşk etkisini harekete geçirme potansiyeline sahip.

Ancak Merkür Retrosunun da etkin olduğu tarihlere denk gelen bu yerleşim, eski ilişkileri, eski aşkları da yeniden alevlendirebilir. Bu ayrıntıyı da akılda tutmakta fayda var.

Aynı tarihte Hint Astrolojisine göre Aslan Burcu’ nda ve Magha Takımyıldızı içerisinde Güneş Tutulması etkisini de deneyimleyeceğiz.

Her burç için ayı ayrı bu tutulmanın etkilerini yorumlar kısmında aktardım. Ancak özellikle Aslan, Kova, Başak ve İkizler Yükselenler için Tutulmaya yakın günler gökyüzünün enerjileri daha hissedilir bir şekilde etki edecektir. Tutulmaların genel etkisi hayatımızda bir şeylerin değişime uğraması, sonuçlanması etkilerini yaşatır. O nedenle bu süreçte ruhsal olarak kendinizi sıkıntılı, huzursuz bir atmosfer içerisinde bulabilirsiniz. Ay sonuna doğru dağılacak bu enerjinin etkisini abartmamaya çalışın.

Uzun bir süredir Akrep Burcu içerisinde Retro hareketine devam eden Satürn ise 25 Ağustos itibariyle düz gitmeye başlayacak. Özellikle Ay veya Yükseleni Akrep olanlar için depresif etkilerden kurtulmak, silkinip, biraz daha pozitif hissetmek adına bu güzel bir haber. Ancak Satürn’ ün geri gitmeye başladığı ve Retro hareketini bitirip düz harekete geçtiği dönemler -gökyüzünde bu ay yaşanacak olan Tutulmalar da dikkate alındığında- özellikle ağır veya riskli hastalıklar yaşayan kişiler açısından sıkıntılı süreçleri başlatma eğilimine de sahiptir. Bu tarz hastaları olanların Ağustos ayında dikkatli olmalarında fayda var.

Ağustos 2017’ nin (Hint Astrolojisine göre hesaplanarak bulunmuş) Ay ve Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz…

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim.

Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Örnek: Batı Astrolojisine göre Balık olan birinin sayfamdaki Balık Burcu etkilerini okuması, yanlış yönlenmesine, yanlış yorumları okumasına sebebiyet verecektir.

Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. (Hint Astrolojisinde Burçlar doğum tarihinize göre hesaplanmaz!)

Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…

KOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Ay başında yaşanacak olan Ay Tutulması, sizi kariyer hayatınız ilintili olarak yeni oluşumların içerisine itebilir. Özellikle komisyon –prim tarzı gelirlerinizi alakadar eden bir konu hakkında netleşme, durumun daha belirgin hale gelmesi söz konusu olabilir. Aileniz, ev, araba Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2016 GÜNEŞ – AY TUTULMALARI ve TÜRKİYE…

Hint Astrolojisine göre 1 Eylül tarihinde Aslan Burcunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ve ardından Güneş Tutulmasının bir nevi tamamlayıcısı niteliğinde çalışacak olan 16 Eylül tarihli Ay Tutulması sonbaharın en önemli gökyüzü hareketleri olacaklar.

eclipseiidetail1Ayrıca Merkür yine Vedik Astrolojisine göre 1-8 Eylül tarih aralığında Başak Burcunda; 9-21 Eylül tarihlerinde ise Aslan Burcu üzerinde Retro /Geri hareket halinde olacak.

Merkür’ ün geri hareketini bitirip, istasyon konumundan çıkması ise 26 Eylül’ e kadar uzayacak.

Yani yaklaşık olarak Eylül ayının tamamında meşhur Merkür Gerilemesi etkilerini yaşıyor olacağız…

Hem Tutulmaların yaşanacağı eksenler, hem de Merkür’ ün geri hareketini yaparken dolaşacağı AslanBaşak Burcu yerleşimleri göz ününde bulundurulduğunda; Eylül ayı gökyüzünün, Türkiye açısından en fazla öne çıkaracağı 3, 4, 9 ve 10. Evlerin temsil ettiği konular olarak belirginleşmekte.

Yazının ilerleyen bölümlerinde bu evlerin ilke haritamız üzerindeki etkilerini daha detaylı açıklıyor olacağım…

Eylül ayında gökyüzünde ülkemiz açısından en sevindirici gelişme, bizi uzun süredir çok gergin ve tehlikeli bir enerjinin içerisinde bırakan Mars’ ın Şubat ayından beri konakladığı malefik (kötücül) 6. Evimizden ve Akrep Burcundan ayrılarak, 18 Eylül itibariyle Yay Burcuna geçişi olacak.

Yazılarımı takip edenlerin yakından bildikleri gibi:  Mars’ ın terörist örgütleri, düşmanlarımızı, yasadışı faaliyetleri ve bunların karşısında ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli polis, asker gibi silahlı kuvvetlerini temsil eden 6. Evimizdeki diğer bir kötücül gezegen olan Satürn ile birlikte yaptığı uzun yolculuk hepimizce malum olan, pek çok kötü olayın ard arda yaşanmasına sebebiyet verdi.

Ülke haritamızda 6. Evin vurgusu Satürn’ ün buradaki varlığı nedeni ile hala azalmış değil! Ancak en azından Eylül itibariyle Mars’ ın hiç değilse tansiyonu iyice tırmandıran etkisinden bu ev kurtulmuş olacak.

Mars’ ın yeni adım atacağı alan ise Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini, uluslararası anlaşmazlıkları/anlaşmaları, toplum içi uyumu/uyumsuzluğu, ticari iş ilişkilerini temsil eden 7. Evi olacak. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2016 ve TÜRKİYE

Türkiye çok gergin, üzücü, huzursuz bir Temmuz ayını geride bıraktı.

Yıl başından beri aylık etkileri aktardığım pek çok yazımda, 2016 yazının Hint Astrolojisine göre gezegen yerleşimleri ve hareketleri sebebi ile Türkiye için oldukça sıkıntılı bir sürece işaret ettiğini defalarca belirtmiştim…

Ağustos 2016 ve Türkiye15 Temmuz gecesi Mars yıkıcı etkilere sahip Vishakha Takımyıldızında, Akrep Burcunda ve 0 derecede; Retro/Geri hareketteki Satürn ile birlikte iken; yanlarına gelen ve Akrep Burcunu hiç sevemeyen Ay ile birlikte, Türkiye’ nin asker, silahlı kuvvetler, polis gibi güçlerini ayrıca da düşmanlarını temsil eden evinde, bize hafızalarımızda son derece karanlık olarak yer edecek olan geceyi yaşattılar.

Ay‘ ın zaten sıkıntılı enerjiler içerisinde olan Mars ve Satürn‘ ün yanına yerleşmesi; olayların içine halkın çekilmesini de beraberinde getirdi. Olayla ilgili AySatürn birlikteliği güvensizlik ve kafa karışıklığı hissinin de insanların üzerinde 17′ sine kadar hakim olmasına sebebiyet verdi.

Temmuz 2016 ve Türkiye yazımda belirttiğim, Mars‘ ın kötücül enerjilerini, 0 derecede olduğu sürede hep birlikte, olabilecek en ağır hallerinden biri ile tecrübe ettik.

Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2016 ve TÜRKİYE

Gökyüzünde Venüs dışında tüm gezegenlerin Nisan 2016 Burç Yorumları yazımda da değindiğim gibi Retro/Geri hareket yapacağı, ülke olarak önümüzde yığılan konular ile ilgili en genel anlamda sonuç almakta zorlanacağımız bir ay geçireceğiz.

Ares- MarsTürkiye’ nin kuruluş anı haritasında hiçbir gezegen Retro/Geri hareket içerisinde bulunmuyor. Dolayısıyla geri giden gezegen etkilerini ülke olarak daha yoğun hayatlarımızda hissedeceğiz.

Nisan ayı boyunca etkili olacak bu retro hareketler içerisinde hiç şüphesiz ki Hint Astrolojisi‘ ne göre etkisini üzerimizde en fazla hissettirecek olan gezegen Mars.

Zira Mars Nisan ayının tamamında yönettiği Burç kuşağında yani Akrep‘ te üstelik de Vedik Astrolojisine göre Vargottoma denilen güçlü bir konumda olacak ve gerileme hareketini de 17 Nisan’ da yine Vargottoma olarak başlatacak.

Hint Astrolojisinde ek olarak kullanılan haritalar bulunur. Detaylı olarak incelemek istediğiniz konuya göre bu haritalara başvurabilirsiniz. Bu ek haritalar içerisinde, ana haritayı etkileyen en önemli olanı ise Navamsa‘ dır. Navamsa Haritasındaki gezegenlerin bulunduğu yerlere göre ana haritadaki gezegenler daha da güçlü, yani bir anlamda daha da etkin hale gelirler. Ya da tam tersi ana haritada çok güçlü gibi duran bir gezegen Navamsa haritasında bulunduğu zor durumdan ötürü güç kaybedebilir.

Basitleştirecek olursak: ana haritadaki gezegen yerleşimlerinin ne kadar etkin çalışacağı Navamsa haritasındaki yerleşimlerine de bağlıdır.

Bir gezegenin ana haritadaki gücüne güç katan Navamsa yerleşimi ise gezegenin her iki haritada da aynı burçta yerleşmesidir. Buna Vedik Astrolojide gezegenin Vargottoma olması denir.

Vargottoma olan gezegen -Nisan ayının tamamı için Mars– temsil ettiği nitelikleri daha vurgulu, daha göze sokarak, ayırt edici şekilde yansıtmaya başlar.

Mars‘ ın Nisan ayının tamamında Vargottoma yaparak güç kazanmasının yanında bir de yönettiği Akrep Burcunda olması sebebi ile gücüne güç katılmakta.

Mars‘ ın Tutulmalar ve daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi özellikle ülke/Mundane astrolojisi içerisinde öne çıkan konuları ise her şeyden önce  silah taşıyan kişiler, patlayıcılar, savaş, kavga, anlaşmazlık, diktatörler, suçlular, militanlar, isyankarlar, yangınlar gibi agresif davranışları atfedebileceğimiz kesimler ve yıkıcı olarak tanımlayabileceğimiz eylemlerdir.

Konumlandığı Akrep Burcu ise ülke astrolojisi açısından gizli, kanun dışı, yer altı örgütlerini, suçu, toplum güvenliğini ve dış ülkelerle olan finansal ilişkimizi temsil etmektedir. 20 Şubat itibariyle Akrep Burcuna yerleşen Mars gezegeni güç kazanmaya ve ülke olarak bize huzur vermemeye başlamıştır. Kamu güvenliği açısından oldukça kaygılı günler yaşadığımız ortadadır ve Mars‘ ın Akrep Burcundaki ilerleyişi bu atmosfer ile bire bir örtüşmektedir.

Mars‘ ın bu yerleşimi Türkiye Haritasının 6. Evine düşmektedir ki; uzunca bir süredir yazılarımda bahsettiğim gibi asker, polis, ulusal savunma, düşmanlar gibi konulara da ait göstergelere bu evden ulaşırız. Bu da Nisan ayında yine, diğer aylarda olduğu gibi asker ve polislerin gündemde olmak zorunda kalacağı haberler bizi meşgul edecek demektir.

Sonuç olarak Nisan ayının tamamında, 20 Şubat’ tan beri yaşadığımız ortamdan daha farklı bir durum ülkemiz açısından söz konusu olmayacak gibi durmaktadır. Hatta Nisan ayında Mars‘ ın bu konuları çok daha vurgulu şekilde gündemlerimize taşıması potansiyeli yüksektir.

Konuya ilgi duyarak yazıyı okuyanların “peki ne zaman kurtulacağız biz bu Mars‘ tan?” dediklerini duyar gibiyim. Maalesef bu soruya beklediğiniz kadar kısa bir zaman aralığı veremeyeceğim. Çünkü Mars Haziran sonuna kadar Akrep Burcundaki, Türkiye’ nin 6. Evinde yolculuğuna devam ediyor olacak ve doğası gereği bize kavgacı, huzursuz ve agresif etkilerini göndermeye devam edecek.

Bu nedenle Nisan ayının tamamında ve hatta ilerleyen aylarda da ülkemizde güvenlik ile alakalı konular hassas şekilde sınanmaya devam edecek. Yasa dışı örgütlerin dikkat çekici ve toplumun güvenliğini tehdit eder şekilde yaptıkları eylemlerde geçtiğimiz aylardaki gibi bir seyir izleme potansiyeli çok yüksek.

17 Nisan’ da başlayacağı Retro/ geri hareketinde ise Retro Satürn’ e de aynı burcun içerisinde eşlik edeceği için yansıttığı negatif etkiler katlanarak büyüyecektir diyebiliriz. Bizler de bunun sonucu olarak toplumda yaşanan olaylar üzerinde ne kadar az kontrolümüz olduğunu düşünerek daha karamsar bir ruh haline bürünebiliriz. Güvensizlik ve emniyette olma isteği bilhassa 17 nisan’ dan sonraki Mars‘ ın geri hareketli olduğu süreçte hayatlarımızdaki en etkin duygu olma niteliğinde gökyüzünde öne çıkıyor. Nisan ayında endişe, dikkat ve tedbir toplumun ortak ruh halini tanımlayan kelimeler olacaktır demek pek yanlış olmaz.

Mars kavga ve çekişmenin de temsilcisi olduğu için toplumda bir süredir zıt görüşler ile ayrışan kutuplar arasında iyice alevlenen tartışmaları “bu kadar da olmaz” dedirtecek seviyeye taşıma potansiyelini, yani ayrışmayı da Retro süreci içerisinde bekleyebiliriz. Önce hareket edip, sonra düşünmek Mars‘ ın felsefesi olduğundan ufak kıvılcımlarla alevlenip, büyüyen tartışmalar, çekişmeler insanları daha fazla taraf olma dürtüsü içerisine çekebilir.

Tüm bu izah etmeye çalıştığım etkiler Nisan ayından başlayarak Haziran 2016′ nın sonuna kadar hayatlarımıza hakim olacak enerjiler. Öncesinde yaşanmış olan Tutulmaların da harekete geçirdiği astrolojik etkiler düşünüldüğünde, önümüzde Mars‘ ın liderliğinde geçireceğimiz, tansiyonu düşmeye pek niyetli olmayan bir bahar ve yaz süreci bizleri beklemekte. Mars‘ ın sürat, tez canlılık ile de alakası olduğundan, Şubat’ tan beri hızla ve sarsıcı haberlerle değişen gündemin, temposunun yavaşlatması da Mars bu kadar kuvvetli iken şahsi kanaatimce maalesef pek mümkün gözükmemekte…

Bu esnada yabancı ülkelerle olan ilişkilerimizde de düşmanca tavırlarla karşılaşmamız süregelen bir etki olarak hale güçlü bir potansiyel. Ülke haritamızın 3. Evindeki geri giden Jüpiter ve yanındaki Rahu‘ da hala orada bulunan sorunları büyütmeye devam etmekteler. Bunlar özgürlük, basın yayın yasakları, komşu ülkelerle ilişkilerimiz, diğer uluslarla olan iletişimimiz, eğitim gibi konulardır. Bu konuların hepsi ülkemiz için zaten uzun süredir mevcut olan, ancak özellikle Nisan sonu, Mayıs- Haziran döneminde iyice su yüzüne çıkarak, bazı yeni gelişmelerle bizleri toplum olarak etkileri altına alma potansiyeline sahip, hassas nitelikli başlıklardır.

3ff27de4f94e5f4ebf4ab74cc47058c79. Evimizdeki Ketu‘ nun varlığı ise fanatik ve tutucu görüşlerin toplumda vurgusunu arttırma eğilimini kötü şekilde etkilemekte. Bu ev adaleti de temsil ettiğinden, Ocak 2016’ da buraya yerleşen Ketu bizlere adalet ve hukuk sistemimiz ile ilgili gözümüze sokarcasına olaylar yaşatmakta.

Ketu ve skandal kelimesi birbiri ile çok yakından ilişkilidir. 9. Evimizdeki Ketu‘ nun yerleşim kuvveti arttıkça, Eylül 2017′ ye kadar bizim için hukuk ve adalet sitemimizi, yurt dışı ilişkilerimizi de içerisine alarak pek çok sorgulatma yaşatacağı gözden kaçırılmaması gereken etkilerinden bir tanesidir. Türkiye’ nin uluslar arası itibarını temsil eden 10. Evinin lordu Jüpiter‘ in de Ketu‘ nun tam karşısında Rahu‘ nun yanında bu hengameden nasibini alması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mart ayındaki Tutulmalar ile ilgili yazımda ufak bir paragraf olarak değindiğim Türkiye’ nin 3-9 Evleri ekseni üzerinde Purvabhadrapada Takımyıldızında gerçekleşen Güneş Tutulmasının tetikleyebileceği etkilerden biri de sahtekarlık, yolsuzluk haberlerinin gündeme düşmesi idi. Tutulmanın hemen ardından  Amerika’ da Reza Zarrab’ ın tutuklanması haberini aldık. Hakkında hazırlanan iddianamenin bir kısmı da “Birleşik Devletleri veya onun herhangi bir kurumunu dolandırmak” cümleleri ile tanımlanmaktadır ve bu olay ülkemizi yakından alakadar etmektedir…

İlgilenenler için Tutulmalar ile ilgili yazımdan o kısmın alıntısı aşağıdadır:

9. Ev Hint Astrolojisinde otorite konumundaki kişileri de temsil etmektedir. Devlet otoritesinin temsilcisi olan kişi ve kuruluşlar ile ilgili sıkıntılı, gergin bir sürecin de Mart itibariyle iyice belirgin hale gelmesi bu tutulmalar sonucunda yaşanabilir. Bu noktanın yurt dışı ilişkilerimize yansıması ve dış devletlerle daha net bir şekilde karşı karşıya kaldığımızı hissettiğimiz durumlar, olaylar da söz konusu diyebiliriz.
9 Mart tarihinde Güneş Tutulmasının Hint Astrolojisine göre yıkıcı enerjiler taşıyan ve değişim, dönüşüm etkilerini iyice tetikleyen Purvabhadrapada Takımyıldızında yaşanacak olması ise hepimizin güzel şeyler duymaya ihtiyacı olduğu şu günlerde maalesef bunu pek mümkün kılmamakta.
Bu takımyıldızın iki yüzlü, göründüğünün dışında farklı, gizli bir yapısı vardır. Sahtekarlık işleri ile de yakından ilgilidir. O nedenle Mart ayının tamamında ve Güneş Tutulmasını izleyen diğer aylarda yine bir sahtekarlık, yolsuzluk haberinin de gündemlere düşme olasılığı söz konusu.

Bu konu astrolojik olarak Güneş Tutulmasının sonucu niteliğinde ortaya çıktığından, etkisinin de bir anda kaybolmasını, gelip-geçici bir durum olduğunu maalesef ön göremeyiz. Dolayısıyla Türkiye’ nin dış ülkeler nezdindeki itibarını da Ketu ciddi şekilde negatif etkilemektedir ve bu etkiyi uzun bir süre de devam ettirecektir.

Nisan ayında Türkiye’ nin 10. Evine yerleşecek Venüs, devlet ve hükümet açısından itibarımızı daha pozitif bir duruma getirmek için bir takım olumlu gelişmeler yaşanmasının önünü açmaya istekli olsa da gökyüzünde bu kadar gezegen geri hareketli iken sonuç almanın çok da mümkün olacağını düşünmemekteyim.

Ayrıca ekonomik yönden ve diş ticaret açısından da 9. Evimizdeki Ketu bizi kısıtlamakta, yani hacmi düşürmektedir. Bu nedenle 2016′ nın tamamında dış ticaret ile uğraşanların dikkatli olması gerekliliği söz konusudur.

Bizlerin pek çok konuda 2014 sonu itibariyle başlayan bir daralma, kısıtlanma psikolojisinin içerisinde olmasına esas sebebiyet veren şey: Natal (Kuruluş anı) haritamızdaki Jüpiter ile Transit Satürn‘ ün Akrep Burcu içerisindeki kavuşumlarıdır. Bu durum ülkemiz için 2017′ ye kadar da devamlılığını sürdürecek. Jüpiter genişlemeyi bolluğu ve bereketi temsil eden bir gezegendir. Satürn ise kısıtlamayı, kayıpları ve idareli olmayı temsil eder. Temsil ettikleri konulardan da anlaşılacağı üzere iki gezegenin tabiatları birbirine son derece terstir. O nedenle de bu iki gezegenin transitler vasıtasıyla bir araya geldikleri durumlarda ülke ekonomilerinde küçülmeler, para piyasalarında daralmalar, işlerin durgunlaşması gibi durumlar söz konusu olur.

Bu sebeple Nisan ayında, üstelik hem Satürn hem de Jüpiter gökyüzünde birlikte geri giderken, ekonomik olarak riskli sayılabilecek yatırım araçlarından, bilhassa Borsa’ dan ve yüksek riskli yatırımlardan kaçınmak bireysel olarak en akıllıca seçenek olarak önümüzde durmaktadır…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

31 Mart 2016

Paylaş

EKİM 2015 ve TÜRKİYE

Ekim ayı, geçirdiğimiz Güneş ve Ay Tutulması etkileri ile gergin bir atmosferde yaşadığımız Eylül ile karşılaştırıldığında; hem bireysel, hem de ülke haritamız açısından nispeten daha sakin bir gökyüzüne işaret etmekte.
sb8Seçim gündemi ve kış aylarının atmosferine uygun olarak da Kasım ayına geldiğimizde bizleri yine Ekim ayına nazaran daha sıkıntılı enerjiler karşılıyor olacak.

Ekim 2015′ te Türkiye’ nin haritası üzerinde özellikle vurgulanan alanlar 3., 4., 6., ve 10. Evler olarak öne çıkmakta.

Geçmiş aylardaki yazılarımı takip edenlerin aşina oldukları gibi bu evler Temmuz ortasından beri aslında Türkiye gündeminin mimarı niteliğinde çalıştılar.

Vedik Astrolojisine göre, Temmuz 2015 itibariyle yer değiştirerek Türkiye’ nin 3. Evi üzerinde 1 sene sürecek olan yolculuğuna başlayan Jüpiter; daha önce pek çok yazımda da belirttiğim gibi ardında bize ekonomik anlamda sıkıntılı bir ortam bıraktı. Çünkü uzun zamandır bizi bolluk bereket, koruma enerjileri ile beslediği Türkiye’ nin para ve ekonomisini temsil eden 2. Evinden ayrılmış oldu…

Şimdi yerleştiği 3. Evimizde ise bize “büyütme”, “abartma” enerjileri ile bu evin temsilcisi olduğu konularda bize bir yüzleşme ortamı yaratmakta.

Ülke (Mundane) astrolojisinde 3. Ev en temel başlıkları ile: Komşu ülkeleri, yazılı-sözlü ve elektronik her türlü iletişimi, basın – yayın organları, medya ve çalışanlarını, tüm ulaşım sistemlerini tanımlamakta kullanılır. Detayına indiğimizde ise yaklaşan seçim gündemimiz ile bağlantılı olarak propagandaların da bu evle bağlantılı olduğunu görebiliriz.

Türkiye’ nin 3. Evi içerisinde Ekim ayı boyunca konaklayacak olan gezegenler: Jüpiter, Mars ve Venüs olacak.

3. Eve yerleşmiş bir Mars genellikle tartışmaları alevlendirme yetisine sahiptir.

Ayrıca Aslan Burcundaki Mars, kazanmak için son derece gözü kara hareket edip, riskli kararlar almaktan da çekinmez.

Ülke gündemimizde sık sık karşı görüşlerin hararetle savunulduğu, bir anlamda yine kutuplaşmanın etkin olduğu bir ay geçirme potansiyeline sahibiz. Ancak Mars‘ ın, Venüs‘ ün desteğini alarak biraz yumuşama etkisi göstereceği de Ekim ayının yansıyan enerjilerinden birisi olacak.

yazıSonuç olarak basın-yayın-sosyal medya ve propagandalar yolu ile zaman zaman alevlenen kutuplaşma söylemlerinin çok sivri sonuçlar yaratmadan – en azından Ekim ayı içerisinde- bizleri/ülke gündemini meşgul edeceğini, dikkatimizin bu alanda yoğunlaşacağını söyleyebiliriz.

Aynı zamanda bulunduğu noktadan Türkiye’ nin 3. Evini görünümde tutan Satürn sebebi ile de iletişim anlamında zaman zaman ülke gündemini meşgul edecek yetersizlikler, yanlış anlaşılmaların yaşanmasını da bekleyebiliriz.

Zira gezegenler arasında iletişimden başlı başına sorumlu olan Merkür‘ ün de gökyüzünde 10 Ekim’ e kadar geri hareketli olacağını düşünürsek, iletişimi temsil eden insanların, iletişim araçlarının hepsi, bu dönem içerisinde gerek yaşanacak aksaklıklar, gerekse sivri çıkışlar nedeni ile göz önüne daha fazla çıkma potansiyeline sahipler.

13 Eylül Güneş Tutulmasının yaşandığı yerin de bu ev olması sebebi ile yazarlar, sosyal medya aktörleri ve tiyatrocular başta olmak üzere, Ekim ayı ve sonrasındaki zamanlarda iletişim araçları kullanılırken ve toplumu ilgilendiren tartışmalı konuların merkezinde, özellikle bu meslek dalında çalışan insanların öne çıktığını da gözlemlememiz potansiyel gelişmeler arasında.

Gerçi iletişim, basın ve komşularımızla ilgili  sıkıntılar Kasım ayı itibariyle daha fazla gündemimizi işgal edecek gibi dursa da, Ekim ayı da Mars‘ ın kışkırtıcı ve yerleştiği takımyıldız Magha‘ nın kibirli etkileri ile hiç de önemsiz bir etkiye sahip değil.

Hatta Venüs‘ ün de aynı takımyıldız etkileri içerisinde ayın ilk 15 günlük dilimini geçirecek olmasını düşünürsek; iletişim ağları üzerinden kibirli, büyüklenen ve sinirlerin gerilmesine neden olan bazı ifadelerin yine gündem maddesi haline geleceğini söylemek yanlış olmaz…

bayrakTüm bu yoğun iletişim gündeminin yanında, özellikle Ekim‘ in ilk yarısında, Türkiye topraklarını, yer altı kaynaklarını, gayrimenkulleri ve milliyetçilik faaliyetlerini ilgilendiren alanda da -yani 4. Ev- uzun süredir buradaki varlığını sürdüren Rahu‘ nun yanına, yücelmiş (güçlü şekilde enerjilerini yansıttığı) şekilde yerleşecek olan Merkür sayesinde vurgulu bir Ekim ayı yaşayabiliriz.

Özellikle gerileme hareketine son verdikten sonra Merkür, bu konu başlıklarını ülke gündemimizde iyice ön plana çıkarma isteğinde olacaktır. Ekim ayının ikinci yarısında milli duyguların olağandan daha fazla gündemde yer aldığı, toprak birlik-beraberliğimizi vurgulayan gelişmelerin vurgulandığı bir dönem de söz konusu olabilir.

Hint Astrolojisine göre 18 Ekim itibariyle Güneş, Terazi‘ de, yani kendini son derece rahatsız hissettiği bir burçta yerleşecek.

Mundane Astrolojisine (Ülkeler Astrolojisi)  göre devlet otoritesinin gezegenler arasındaki temsilcisi olan Güneş, burada 16 Kasım’ a kadar kalacağı için yaklaşan seçim sonrasında da yine otorite anlamında sıkıntılı bir sürecin bizleri beklediği işaretini vermekte.

Ayrıca Güneş‘ in Terazi Burcundaki yerleşimi;kararsızlık ve istikrarsız olma ile neredeyse tam anlamı ile bağdaştığından ve yaklaşan seçimin ekonomiye vereceği etkiler de düşünüldüğünde: Türkiye’ nin spekülatif kazançları temsil eden 5. Evinde negatif bir enerjiyi güçlü şekilde yansıtmaya potansiyel yaratmakta.

borsaÖzellikle borsa ve benzeri yatırım araçları ile değerlendirmeler yapanların; 18 Ekim -16 Kasım tarih aralığında son derece dikkatli şekilde hareket etmesi gereken bir dönemin; -piyasalarda faiz oranları, Dolar/Euro paritesi, borsa ile ilgili iniş-çıkışlar yaşanmaya aday olması nedeni ile- sçz konusu olabileceğini de belirtmek gerekmekte.

Atrolojide nispeten hızlı hareket eden Güneş, Mars, Venüs gibi gezegenlerin yukarıda bahsettiğim hareket ve etkilerinin yanı sıra, aslında gökyüzünde önemli noktaları elinde tutan ağır hareketli Satürn, Rahu, Ketu ve Jüpiter‘ in enerji yansımaları ile daha önce Türkiye Astrolojisi başlıklı bölümde ele aldığım şekilde aylardır ülke olarak çeşitli olayların içerisinden geçmekteyiz.

Hiç şüphesiz ki; Türkiye’ nin silahlı güçlerini temsil eden 6. Evinde; resmi olmayan, gizli kapaklı oluşumların temsilcisi bir burçta, Akrep‘ te yerleşen ve Temmuz ayı itibariyle Jüpiter‘ in koruyucu etkilerinden mahrum kalan Satürn sayesinde; maalesef askeri ilgilendiren haberler, terör olayları Türkiye’ nin yine gündem maddeleri halini almaya başladılar.

Satürn bir burçta yerleştiğinde, etkileri kısa dönemli değildir. Türkiye bu süreci, 1-2 ay yaşayıp bitirecek günleri maalesef çoktan geride bırakmıştır.

2017′ ye kadar; bu güne kadar yok varsaydığımız, yüzleşmeyi ertelediğimiz pek çok sorunla Satürn bizi ülke olarak, yüzleştirmek ve çözmek için çaba harcamak anlamında sınava sokmaya devam edecektir.

Yıl sonuna kadar devlet otoritesini temsil eden, ülkemizin 10. Evindeki Ketu ile de “geçmişten gelen, çözülmemiş” işlerin devlet otoritesindeki kişilerin önüne tekrar tekrar gelerek sıkıntılı atmosferi tırmandırma eğilimi geçerliliğini koruyacaktır.

Pek çok kişinin merak ederek bana yönlendirdiği “seçim sonuçları” ile ilgili soruları, Ekim ayının tüm etkilerini özetleyerek vermek istiyorum:

  • Ekim ayı Türkiye için sert geçen yaz ve sonrasında daha da sertleşecek gezegen enerjileri anlamında son “nispeten sakin” sayılabilecek gökyüzü hareketliliğine sahip. Kasım ayı itibariyle işler ülkemiz açısından daha da yönetilmesi zor enerjiler barındırmakta.
  • Ülke haritamızda 3-4-6-10 hattında yerleşen ağır hareketli ve negatif gezegenler nedeni ile komşu ülkeler ile sorunlar, toprak bütünlüğümüz, yazılı basın, sosyal medya, ulaşım yolları, iletişim ile ilgili konular, askeri güçler, düşmanlar ve otoriteyi temsil eden kişiler ile ilgili uzun soluklu bir vurgulanma enerjisi içerisindeyiz. Bu durum 2016 Ocak başına kadar da devamlılığını koruyacak.
  • Satürn‘ ün 2017 yılına kadar ikamet edeceği alan; bizi düşmanlarımız, terör, askeri güçler ile ilgili konularda, bulunduğu yerden komşularımızı temsil eden evi de görmesi nedeni ile uzun soluklu bir sınava tabi tutuma eğilimi içerisinde.
  • Rahu ve Ketu‘ nun yerleştiği eksen Başak/ Balık Burcu olması nedeni ile ülke toprakları ve devlet otoritesi ile ilgili sorunlar Ocak 2016 başına kadar gündemimizi uzun soluklu olarak meşgul etmeye devam edecek.
  • Ekonomi ile ilgili veriler sabit göstergelerden Temmuz ayı itibariyle Jüpiter‘ in yer değiştirmesi ile uzaklaştı ve aylık etkilenmelerle dalgalanmalı seyrine devam edecek. 2016 itibariyle gökyüzünde büyük kare görünümünün oluşmasıyla, bu durum daha da kötüleşme eğilimine girme potansiyelinde.

Tüm bu gelecekteki gezegen yerleşimlerinin yansıttığı istatistiğe göre, Vedik Astrolojisi doğrultusunda; seçim sonrasında ülke olarak istikrarlı ve yumuşak bir zeminde ilerleyebilme potansiyelimiz maalesef gözükmemektedir.

Hatta gökyüzünün durumu daha çok; karmaşık, değişken ve yönetilmesi zor rüzgarların Türkiye’ nin önünde esmeye başlayacağını göstermektedir. Dolayısıyla seçim sonuçlarının keskin bir ayrımı yansıtmaktan uzak olacağı, kanaati daha yüksek bir astrolojik potansiyel olarak öne çıkmaktadır…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

26 Eylül 2015

Ekim 2015 Burç Yorumları bir başka yazımda, ay başında yine sayfamda yayınlanacaktır... 
Paylaş