Etiket arşivi: Takımyıldız

Şubat 2020 Vedik Astrolojisine Göre Burç Yorumları

Vedik Astrolojisine göre Şubat 2020 güçlü gezegen yerleşimleri ile hayatımızda pek çok alanda yeni dönemlerin açılmasına aracılık edecek.

Başta geçtiğimiz ay, yönettiği ve 2,5 sene boyunca içinde yolculuk edeceği Oğlak Burcu’ na adım atmış olan Satürn, hayatlarımızda düzeltmemiz gereken alanlara dikkatlerini bu ay yavaş yavaş güçlenerek yöneltmeye başlayacak.

Elbette bir önceki ay da belirttiğim gibi Satürn’ ün hedefindeki en önemli burç grupları Yükseleni veya Ay’ ı: Oğlak, Yengeç ve Ay’ ı: Terazi veya Koç’ ta yerleşenler olacak.

Şubat itibariyle en büyük rahatlamayı ise Yay Yükselenler, Ay’ ı Akrep, Yay, Başak, İkizler ve Balık olanlar elde edecekler.

Şubat ayının en iyileştirici gezegen yerleşimi ise 2-28 Şubat tarihleri arasında Balık BurcundaYücelimde” seyredecek olan Venüs’ ten gelecek.

Bu ay hepimiz adına güzellik, sanat, dekorasyon faaliyeti için gökyüzü enerjileri son derece destekleyici.

Zira Venüs’ ün “dispozitörüJüpiter de kendi yönettiği Burç kuşağı olan Yay’ da; Venüs’ ü tam destekle güçlendirecek.

8 Şubat itibariyle yöneticiliğini yaptığı Akrep Burç Kuşağını terk edecek olan Mars; Yay Burcuna yerleşerek, neredeyse ayın tamamını sorunlu derecelerden ilerleyerek ve 18 Şubat itibariyle Kala Sarpa Yoga’ nın içerisinde iyice sıkışarak bize mücadele etme gücümüzde azalma, stres altında kaldığımız konularda doğru kararlar verememe gibi etkiler yansıtarak Şubat ayını tamamlayacak.

Yay Burcunun bireysel haritalarınızda denk geldiği evin konu başlıkları sizin bu ayki zorlu sınavlarınızın gerçekleşeceği alan olacak.

Yine bireysel haritalarınıza özel olarak Balık Burcu’ nun denk geldiği evin konu başlıkları ise gökyüzü tarafından desteklenip, olumlu gelişmeler yaşayacağınız alanları temsil ediyor olacak.

17 Şubat – 10 Mart tarihleri arasında 2020’ nin ilk Retro’ sunu yapacak olan Merkür, Hint Astrolojisine göre Kova Burcu içerisinde bize sıklıkla teknoloji, elektrik ilintili konularda sorunlar yaşatacak.

Telefon, bilgisayar, yazıcı, iletişim ile ilgili alanlarda pek çok sorunla karşı karşıya kalabiliriz.

Ayrıca kan ölçümü vasıtası ile tespit edilen hastalıklara sahip olanlar açısından bu dönemin yakından takip edilmesi gerekebilir.

Hint Astrolojisine göre 18 Şubat itibariyle gökyüzüne hâkim olacak Kala Sarpa Yoga enerjisi ise hayatlarımızda sıkışma, zorlanma, alıştığımızın dışında etkiler altında kalma gibi enerjileri etkin kılacak.

9 Şubat tarihinde Hint Astrolojisine göre Yengeç Burcunda ve Ashlesha Takımyıldızında gerçekleşecek olan Dolunay bizi güvensiz ve vesveseli bir ruh haline kolayca kapılacağımız etkililerle sınayacak.

Güven duyduğumuz alanlar dışında kendimizi rahatsız hissetmemiz bu günler civarında son derece olası.

23 Şubat’ ta Merkür Retrosu’ nun hüküm sürdüğü Kova Burcu içerisinde gerçekleşecek Yeni Ay süreci ise Dolunay ile birlikte hassaslaşan ilişkilerimize daha akılcı bir gözle bakmamıza olanak sağlayacak.

14 Şubat itibariyle Kuzey ve Güney Ay düğümü Rahu-Ketu’ nun tam ortasına yerleşecek Venüs bizi duygusal ilişkilerimiz anlamında sözler vermeye, taahhüt altına girmeye itebilir.

İlişkilerimizi daha farklı bir boyuta taşıma niyetine sahip olacağız.

Şubat’ tan başlayarak bir önceki ay yer değiştirip, Yay Burcu içerisinde Ketu ve Jüpiter’ i baş başa bırakan Satürn nedeni ile bireysel haritalarınızda Yay Burcu’ nun denk düştüğü alanda; karmamızı iyileştirme, geçmişten gelen borçlarımızla barışma, yeni bir geleceğe bu alanda kucak açma anlamında şifalandırıcı şekilde çalışmaya 2020 senesinin tamamı boyunca çok eğilimli olacak.

Yukarıda aktardığım Şubat 2020 gökyüzü gezegen hareketlerinin (Hint Astrolojisine göre hesaplanarak bulunmuş) Ay ve Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz…

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim.

Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur.

Örnek: Batı Astrolojisine göre Balık olan birinin sayfamdaki Balık Burcu etkilerini okuması, yanlış yönlenmesine, yanlış yorumları okumasına sebebiyet verecektir.

Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz.

(Hint Astrolojisinde Burçlar doğum tarihinize göre hesaplanmaz! Örneğin 10 Ağustos tarihinde doğan bir kişi Aslan Burcu değildir!)

Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…

Merak ettiğiniz kavramlar için: “Kısa Bilgiler” Bölümüne bakabilirsiniz.

KOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Bu ay Venüs’ ün konumu nedeni ile bütçenize dikkat etmeniz gerekiyor. Elinize geçen tüm parayı harcama eğiliminde olacaksınız. Partnerinizle aranızda yakaladığınız uyum ve çekim enerjisi ilişkinizi bu ay son derece keyifli kılabilir. Bu durum nedeni ile sevginizi göstermek isterken abartılı harcamalar yapmayın. Bu ay yatırım yapmak anlamında da destekleyici etkiler almıyorsunuz. Birikimlerinizi değerlendirmek için Merkür Retrosunun bitişini bekleyin. Ay ortasına kadar başlangıç yapmak istediğiniz eğitim, reklam, kişisel gelişim konuları ile alakalı gökyüzü tarafından desteklenirken, Ay ortası itibariyle oluşan Kala Sarpa Yoga bu konularda yapacağınız başlangıçlar anlamında sizi zorlayabilir. Şubat ayında yer değiştiren Mars sizi üstleriniz, öğretmenlerinizi hayatınızda otorite konumundaki kişilerle olan diyaloglarınızda hızla gerginleşmeye doğru itebilir. Eğer stresinizi doğru yönetebilirseniz bu durum sizin konumunuzu güçlendirmek için de faydalı şekilde işleyebilir. 9 Şubat Yeni Ay süreci özel hayatınızdaki duygusal tepkilerinizi abartmanıza neden olabilir. 14 Şubat tarihinde Node’ ların tam ortasına geçecek olan Venüs nedeni ile romantik anlamında taahhüt içeren, uzun vadeli konulara eğilmek, ilişkiniz hakkında olumu ya da olumsuz yönde kararlar almak isteyebilirsiniz. Satürn’ ün yer değiştirmesi ile yalnız kalan Ketu ve Jüpiter ikilisi sizi bu ay itibariyle kendi iç yolculuğunuzda farkındalıklarınızı geliştirmek ve karmanızı iyileştirmek anlamında çok ciddi şekilde desteklemeye başlayacak. Geçmişle bağlarınızı koparmak ve hayatla daha barışık yaşamak anlamında bu enerjiyi kullanabilirsiniz.

BOĞA BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Bu ay Burcunuzun yöneticisi Venüs’ ün kuvvetli yerleşimi nedeni ile hem sağlığınız hem de işleriniz açısından bereketli ve iyi bir dönem geçireceksiniz. Ancak kariyeriniz ilintili kararlar alırken Merkür Retrosu esnasında aceleci davranmamalı, gelen teklifleri 10 Mart sonrasında değerlendirmelisiniz. 23 Şubat Yeni Ay sürecinde kariyeriniz yeni bazı fırsatlarla gündeminiz yoğunlaşıyor olacak. Özellikle miras, komisyon, prim gibi dolaylı gelirleriniz ilintili olumlu gelişmeler yaşamaya adaysınız ancak 18 Şubat sonrasında daha fazla kazanç elde etme niyeti ile giriştiğiniz yatırımlardan negatif sonuçlar almanız olası. 8-18 Şubat aralığında kiraya vermek, satmak istediğiniz mülkleriniz açısından şanslı bir dönem geçireceksiniz. Dolunay sürecinde ise girişimde bulunduğunuz, daha önce başlattığınız bir konunun neticesini almanız mümkün. 14 Şubat tarihinde Nod’ ların arasına girecek olan Venüs sizi yakın çevrenizde bulunan bir tanıdığınız ile alakalı sorumluluk almaya, bazı sözler vermeye zorlayabilir. Bu ay başlamak üzere tüm sene boyunca hayatınızda iyileştirmek durumunda olduğunuzu düşündüğünüz alışkanlıklarınız ile değişikliklere gidebilirsiniz. Genel olarak Şubat ayında hedeflerinizi realize etme, sosyalleşme ve gelirlerinizi arttırma anlamında çok olumlu gelişmeler yaşıyor olacaksınız. Geçtiğimiz yıllarda üzerinize çöken ağırlıklardan kurtulmak için gökyüzü tarafından desteklendiğiniz bir döneme adım atıyorsunuz. Okumaya devam et

Paylaş

HAZİRAN 2016 ve TÜRKİYE

Okumaya devam et

Paylaş

20 MART 2015 GÜNEŞ TUTULMASI

20 Mart Tarihinde İstanbul saati ile tam olarak 11:36′ da yaşanacak olan yılın ilk Tam Güneş Tutulması, Hint Astrolojisine göre Balık Burcunda, UttaraBhadraPada Takımyıldızında, Mars gezegenin de bu yoğun enerjiye katılımı ile gerçekleşecek.

Fiziksel olarak yaşanacak şey: Dünya‘ nın uydusu Ay’ ın, Güneş ile Dünya‘ nın arasına girerek, Güneş‘ in ışıklarının bize ulaşmasını engellemesi olacak. Aslına bakacak olursanız her ay, Güneş ve Ay “boylamsal düzlemde” gökyüzünde aynı hizaya gelmektedirler ve bizler de Amavasya (Yeni Ay) ve Purnima (Dolunay)’ ı yaşamaktayız. Güneş ve Ay Tutulmalarında ise her ay yaşanankinden farklı olan şey: Her iki gezegenin “yatay düzlemde” de bir araya gelişidir ve bu olay yaklaşık 6′ şar ay ara ile tekrar eden bir döngü oluşturur.

New-moon-Painting-by-Flea-Sha-e1414096347518

Yukarıda bahsettiğim fiziksel oluşumun haritalara yansıması ise Tutulma sürecine “Node” ların, yani Rahu ve Ketu’  nun da karışması demektir ki; Hint Astrolojisi açısından her ikisinin de önemi pek çok kaynakta bahsedildiği gibi son derece yüksektir ve tutulma etkilerini bu sebeple, son derece dikkat edilmesi gereken bir gök kubbe olayı haline getirirler.

Ketu Hint Astrolojisinde geçmiş karmamızdan / atalarımızdan -tıpkı genetik bir şifrenin DNA yolu ile yeni nesillere geçmesi gibi- bu güne aktarılan enerjileri temsil etmektedir.

Rahu ise geçmişten aktarılan enerjinin, şimdide ve nerede açığa çıkacağını, kullanılacağını bizlere söyler.

Tutulma” enerjisinin bireysel haritalardan daha çok toplumların ve ülkelerin üzerinde etkili olduğunu ve tutulmayı gören ülkelerin tutulma enerjisini en fazla hissedeceklerini, daha önce yayımladığım yazılarda da pek çok kez belirtmiştim.

Ayrıca unutulmamalıdır ki; tutulmaların -onu tam olarak gözlemleyebilen bölgeler açısından önemi daha fazla olmakla birlikte- dünyada genel olarak bazı dikkat çekici ve büyük hareketleri, dalgalanmaları tetiklediği de astrologlar ve astroloji ile ilgilenenlerin yakından gözlemledikleri bir diğer önemli etkidir.

Tutulmalar, birikmiş enerjinin açığa çıkmasını tetikleyen etkilerdir.

 Tıpkı bir fay hattı üzerinde uzun süre biriken enerjinin, yerin kırılması ile açığa çıkması gibi…

Tutulmalar ile birikmiş, gerginleşmiş olan enerji ortaya salınır ve etkilerini bizler astrolojik olarak tutulmanın ardından gelen günlerde, en fazla 1-2 ay sonrasında, gözlemleriz. Gerçi Türkiye’ de özellikle son senelerde yaşanan tutulmalar sonrasına göz attığımızda, etkilerin genellikle takip eden bir sonraki ayda ortaya çıktığını da söylemek pek yanlış bir gözlem olmaz.

Örnekleyecek olursak:

10 Ağustos 1980 Güneş Tutulmasının ardından, 12 Eylül 1980 Darbesi;

11 Ağustos 1999 Güneş Tutulmasının ardından, 17 Ağustos Depremi;

10 Mayıs 2013 Güneş Tutulmasının ardından, 30 Mayıs Gezi Olayları;

29 Nisan 2014 Güneş Tutulması‘ nın ardından da 13 Mayıs ‘ ta Soma Maden Kazası yaşanmıştır.

Dikkat çekici olan bir başka ayrıntı ise yukarıdaki örnekler arasında en büyük yıkım ve uzun süreli etkiyi getiren tutulmanın, ülkemizden çıplak gözle izlenebilen, yani Türkiye’ nin tam üzerinde gerçekleşen 11 Ağustos 1999 Güneş Tutulması olmasıdır.

20 Mart 2015 tarihinde yaşanacak senenin ilk Güneş Tutulması ise Türkiye coğrafyası tarafından sınırlı derecede gözlemlenebilecek. Yani astrolojik olarak esas büyük etkinin Türkiye üzerinde olma potansiyeli düşük gözükmekte. Ancak etki alanında hiç kalmayacağını söylemek de yanlış olur.

Dünya üzerinde en etkin şekilde tutulmayı gören bölge: Kuzey Avrupa Ülkeleri ile Kuzey Buz Denizi tarafı.

Bunun dışında kalan bölgeler kısmi de olsa; Avrupa Kıtası, Kuzey Doğu Asya, Kuzey Batı Afrika, Grönland, Atlantik ve Arktik Denizi olarak sıralanmakta. Dolayısıyla da tutulmanın muhtemel etkilerinin yaşanabileceği alanlar olarak en fazla bu noktalar öne çıkmakta.

Aşağıdaki resimde koyudan açığa doğru renklendirilmiş alanlar tutulmanın en fazla gözlemlendiği yerleri göstermektedir. (Kaynak: timeanddate.com)

20.03.2015

Elbette ki dünyada yaşanan büyük olayların etkileri, o veya bu şekilde, tüm insanlar üzerinde de bir iz bırakmaktadır. O nedenle bu tutulmanın da ülkemiz ve bizler açısından nelere tetikleme etkisi yapabileceğine astrolojik olarak bakmak gerekir.

Hint Astrolojisine göre tutulmanın içerisinde gerçekleşeceği Uttarabhadrapada Nakshatrası (Takımyıldızı) temsil ettiği bir kaç tane başlık ile dikkat çekici konulara işaret etmekte.

Bunlardan ilki, Uttarabhadra’ nın  ölüm ile son derece yakından alakalı olması. Ünü kendi bulunduğu ülkenin sınırlarını aşmış, dünyaca tanınan, göz önündeki bir kişinin ölüm haberini duymamız bu tutulmanın etki sürecinde son derece olası. Ayrıca Uttarabhadra Hint Astrolojisinde direkt olarak yaşlı ve bilge kişileri de temsil etmektedir.

Uttarabhadra ani hareketleri değil uzun düşünceler, tartmalar sonucu karara bağlanan ve herkesin faydasını gözeten hareketleri temsil eder. Bu da Dünya ve Türkiye gündemi için uzun süredir tartışılan, ya da sonuca bağlanmaya çalışılan, genelin faydasına olabilecek bir konuda sonuca varma, yeni bir işleyişe başlama veya sürüncemede kalmış bir konunun artık karara bağlanması anlamında yorumlanabilir.

4510Doğa olayları bakımından ise tutulmanın gerçekleştiği takımyıldız, aşırı yağmurlara, fırtınalara, derin denizlere ve en fazla okyanuslar, göl dipleri ile yerin altına atıf yapmakta.

Yerin altına yaptığı atıf, derin denizlerde/okyanuslarda yaşanacak olan bir depremi tetikleyebileceği gibi dünya piyasalarında, yer altından çıkartılan petrol, doğal gaz gibi ham maddelere veya altın, gümüş, demir gibi madenlere ait bir dalgalanmayı da bizlere getirebilir.

Finansal anlamda global olarak bir dalgalanmanın ilk sinyallerini bu Güneş Tutulması esnasında hissedebiliriz.

Ayrıca ıssız sayabileceğimiz ve pek fazla gürültünün olmadığı çeşitli tarihi, ormanlık, tepelik ya da kutsal mekanlar da Uattarabhadra tarafından temsil edilen yerler arasında. Dolayısıyla bu tarz yerleri akla getiren bir etkinin yaşanması da tutulma sonrasında beklenen etkiler arasından sayılabilir.

Türkiye açısından baktığımızda ise, yakın ilişkide bulunduğumuz; Almanya, İngiltere, Belçika, Hollanda, Rusya gibi ticari ve siyasi olarak bir dizi önemli ülkenin de tutulmaya bizzat şahitlik edecek olması, senenin ilk tutulmasını bizler için daha da önemli hale getirmekte. Ayrıca ülke haritamız üzerinde politik istikrar, toplumsal uyum ve hukuku temsil eden alanda geri giderek, durumu iyice zora sokmaya istekli  bir Satürn transitini de hep beraber deneyimlemekte olacağız.

ftTürkiye haritası üzerinde 4. Ve 10. Evlere ait hat üzerinde gerçekleşecek olan bu tutulma: 4. Ev açısından: Vatan topraklarımızı, toprak altı kaynaklarımızı, barışı, bütünlüğümüzü, yasama ve yürütmeyi; tam karşısındaki 10. Ev açısından da: ülkeyi yönetenleri, meclisi ve son olarak da finansal açıdan önemli bir parametreyi, dış ticareti temsil etmekte.

Tutulma esnasında karşılıklı gelen bu 2 ev, yani ülke enerjileri etkisine, bir de kavgacı ve tansiyon yükseltmekten çok hoşlanan Mars gezegeninin eşlik edeceği göz önünde bulundurulursa; 20 Mart ve sonrasındaki süreçte, Mars‘ ın Türkiye haritasında, ekonomik alanlardan sorumlu olması nedeni ile  hareketli bir finansal ve politik gündeme şahitlik etme potansiyeline sahibiz.  Mars’ ın tutulma enerjisinin içerisine karışmış olmasının verdiği bir diğer önemli etki ise; polis, asker, teröristler gibi her türlü silah kullanan kişilerin, bu süreçte dikkatleri üzerine toplayabileceği potansiyelini akla getirmekte.

Güneş Tutulmasının hemen ardından 4 Nisan’ da yaşanacak Ay Tutulması da yine çok benzer etkiler içerisinde olacağından, baharın bitişi ile birlikte Türkiye’ de özellikle ekonomik ve siyasi gündem açısından hızlı değişimlerin yaşandığı biraz çalkantılı bir seyir söz konusu olma potansiyeline sahip.

Dış Ticaret, yasama ve yürütme, vatan toprakları, toprak altı kaynakları ve toplumsal huzur bu süreçte en fazla dikkat çeken unsurlar…

Temmuz ortasında Türkiye’ nin para evinin üzerinden çekilerek; bizlere yaklaşık 2 senedir (Öncesinde de ülke haritamızın yükseleni üzerinde idi.) bahşettiği koruma, bolluk ve bereket etkilerinden vaz geçecek olan Jüpiter ise tüm bu etki çemberi içerisinde bence yaz aylarında deneyimlemeye başlayacağımız sonuçların en önemli mimarı olacak.

Bireysel haritalarda da, ülke haritalarında da, Jüpiter ve Venüs gibi astrolojide iyilik ve bolluk etkileri vermesi ile bilinen gezegenlerin  yerleşimleri uğurlu sayılır. Ancak transit (yani geçici olan) etkileri bittiğinde, sonradan gelecek olan tersine çalışma, geriye gidiş prensibine dikkat etmek gerekir. Eğer akarken doldurmadı isek; yaz aylarından sonra arda arda gireceğimiz zorlu tutulma ve transit enerjilerine boş bir kap ile merhaba diyeceğiz demektir.

Bu nedenle bireysel olarak özellikle 2015’in ilk yarısına kadar birikimlerinize öncelik vererek harcamalarınızı düzenlemenizi öneririm…

Tutulmanın özetle ve kısa bir ajanda gibi sırasıyla yansıtacağı etkilere bakacak olursak:

18 Mart / 7 Mayıs (+/-3 gün): Bir önceki 20 Ekim 2014 tutulmasının bir yansıması olarak, kadınları ilgilendiren, ya da kadınların öncülük edeceği  bir konu gündeme gelme potansiyeline sahip.

26 -27 Mart (+/-3 gün): Finansal olarak gündemi hareketlendirecek bir etkinin ilk izlerinin ortaya çıkışı ve ekonomik durumun öncelik yaratma potansiyeli.

Nisan – Mayıs ayı boyunca: Toprak altı güçlerin ve kaynakların, madenlerin, yer altı kaynaklarının, limanlar, okyanuslar ve su ile alakalı bölgelerde rutinin dışında bir etkinin oluşması, aşırı yağışlar, fırtınalar görülme potansiyeli.

10 Haziran itibariyle: Ekonomi, dış ticaret, gelir-gider dengesinde sorunlar yaşanma, ani gelişen durumlar hakkında önlem ve yeni kararalar alınması potansiyeli.

windyYukarıda astrolojik olarak altı çizilen potansiyel tarihlerden de anlaşılacağı üzere; yaz ayları dünya para piyasaları ve Türkiye ekonomisi açısından sıcak bir gündeme doğru ilerleme enerjisi ile yüklenmiş durumda.

Özellikle Temmuz ayı içerisinde 13, 26 ve 29-30 (+/-3 gün) tarihleri, Güneş Tutulmasının içerisinde yaşandığı Balık Burç Kuşağı da dahil olmak üzere, gökyüzünde gezegenlerin birbirlerine kare görünüm yapmaya başlaması ile iyice ön plana çıkıyor olacak.

Ticari hayat, taşınmaz mülkler, vatan toprakları, yurt dışı ilişkiler, ülke liderleri, dış ticaret, yasama ve yürütme faaliyetleri, turizm gelirleri, yer altı kaynakları ve güçleri gibi pek çok önemli ve hayati konu 20 Mart Güneş Tutulması ardından, bizimle beraber çevremizi ve yaşadığımız zaman dilimini şekillendirecek gibi gözükmekte…

Tüm bu devinim içerisinde hayatın kaçınılmaz kuralının “değişim” olduğunu hatırdan çıkarmadan, 20 Mart Güneş Tutulmasının hepimiz için olumlu değişimler getirmesini dilerim…

Sevgilerimle

©Hint Astroloğu

13 Mart 2015

Güneş Tutulması, 20 Mart Güneş Tutulması, Astroloji, Türkiye ve Astroloji, Hint Astrolojisi, Jüpiter Geri Hareket, Satürn Geri Hareket, Mars, Güneş, Ay, Ay Tutulması, 4 Nisan Ay Tutulması, Rahu, Ketu, Balık Burcu, Uttarabhadra, UttarabhadraPada, Takımyıldız, Nakshatra, Vedik, Tutulma
Paylaş

8 EKİM AY TUTULMASI VE 24 EKİM GÜNEŞ TUTULMASI ETKİLERİ

Yarın yaşanacak Ay Tutulması Hint Astrolojisine göre: Başak Burcu Hasta Takımyıldızı ve Balık Burcu Revati Takımyıldızı aksında gerçekleşecek.

Bu aks yine Hint Astrolojisine göre: Türkiye’ nin vatan topraklarını, ülkeyi yöneten kişileri ve Türkiye’ nin yurt dışındaki prestij/konumunu temsil eden alanları işaret etmekte…


tutulmaTutulmalar
yazılarımda daha önce de ifade ettiğim gibi hem kişisel haritalar üzerinde, hem de ülke haritaları üzerinde daha önceden gelişmiş ve artık olgunluk seviyesine ulaşmış, tamamlanma sürecine yakın olayların tetikleyicisi olurlar.

Mesele her ne ise; aslında uzun zamandır hayatımızda bir yer işgal etmektedir. Sadece belki görmezden gelmek daha fazla işimize geldiğinden, belki de süreç içerisinde pek vakit ayırabilecek durumda olmadığımızdan, gündemimizin ilk maddesi haline gelmeyi henüz başaramamıştır.

Tutulmalar ile ortaya çıkan ve gündemimizi işgal eden olaylar ile ilgili kesin olan şey: o konunun asla hayatımızda ilk defa karşılaştığımız, yeni bir mesele olmadığıdır.

Enerji uzun zamandır tutulmuş, önüne adeta set çekilmiş, akış yapmak için beklemektedir…

DUNYAAstrolojik olarak Ay ve Güneş Tutulmalarının özet olarak etkisi: gerek bireysel, gerekse toplumsal seviyede birikmiş enerjileri açığa çıkarmaktır.

Bireysel bazda Yükselen Burçlara göre tutulma enerjilerini: EKİM 2014 BURÇ YORUMLARI yazımda daha önce aktardığımdan; 08 Ekim 2014 Ay Tutulması ve 24 Ekim 2014 Güneş Tutulması etkilerini kısaca o yazı içerisinde de belirtmiş olmakla birlikte, şimdi daha detaylı şekilde Türkiye bazında yorumlamak istiyorum. Çünkü kişisel istatistiğim ve astroloji ile yakından ilgilenenlerin de gayet iyi bildikleri gibi Türkiye’ de toplumumuzu etkileyen geniş kapsamlı olayların vukuu bulması, genellikle tutulma sonralarına denk gelmektedir.

Yakın geçmişe baktığımızda en son yaşadığımız örnek 15-29 Nisan 2014′ te gerçekleşen Ay ve Güneş Tutulmalarının arkasından maalesef 12 Mayıs’ ta, Soma Maden Faciasının olmasıdır…

Tutulmaların tetikleyeceği olayların hangi büyüklükte potansiyel bir etki yaratacağının en önemli belirleyicisi ise hangi topraklar üzerinden seyredilebilir olduğudur.

Yine tutulmanın etkileyeceği bölgenin tespiti ile ilgili hepimizin hafızasında canlı bir örnek olarak 17 Ağustos 1999 senesinde yaşadığımız depremi verebiliriz.

Zira hemen öncesi, 11 Ağustos tarihinde o tutulmayı pek çoklarımızın gayet iyi hatırlayacağı gibi gazetelerin dağıttığı basit gözlüklerle, hiçbir modern cihaza ihtiyaç duymadan, rahatlıkla, pek çoğumuz izleyebilmişti.

Bu örnekten basitçe anlaşılacak olan şudur ki: Eğer çıplak gözle tutulmayı bulunduğunuz yerden izleyebiliyorsanız, bilin ki; o tutulma sizin ülkenizi etkileyebilecek bir takım enerji birikimlerini kuvvetle muhtemel serbest bırakacaktır.

GUNEŞ99 depremini andığımızda, negatif çağrışımlar yapmamak adına, Tutulmalar ile ilgili çok önemli bir detayı daha hemen belirtmeliyim: Ağustos 99 tarihindeki Güneş Tutulmasında gökyüzündeki tüm gezegenlerin -Venüs dışında- bir birine, astrologlar tarafından son derece   uğursuz sayılan, olumsuz kare görünüm ile baktıklarını ve bu durumun şimdi yaşayacağımız Ay/ Güneş Tutulmalarında kesinlikle geçerli olmadığını hatırlamakta fayda var…

08 Ekim 2014 Ay Tutulması ve 24 Ekim Güneş Tutulması etkilerine gelecek olursak:

Öncelikle Türkiye tutulma ekseni üzerinde bulunmamakta. Yani tutulma ülkemizden izlenebilir olmayacak. (Bu tutulmayı tam olarak gözlemleyecek olan ülkeler arasında öne çıkanlar: Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya. Bu iki ülkedeki gelişmeleri konuya ilgi duyanlar takip edebilirler…)

Sonrasında ise Tutulmanın yaşanacağı Evi ve Balık Burcunu iki büyük iyicil dediğimiz Jüpiter ve Venüs görünümde tutmakta.

Bu da Ay Tutulması enerjisinin negatif etki potansiyelini Türkiye açısından oldukça azaltmakta.

Mundane Astrolojisine (Ülkeler Astrolojisi) göre Balık Burcu Türkiye’ nin ülke yöneticilerini ve yurt dışındaki konumunu temsil eden noktaya düşmektedir. Ay Tutulmasının bir bacağının bu alana denk gelmesi; ülke gündemimizin bu konularla hareketleneceğini gösteriyor. Aynı zamanda yaşayacağımız Ay Tutulması, bu konuda aslında uzun süredir var olan bazı rahatsızlıkların önündeki engelin kalkarak daha da görünür, bilinir olmasını sağlama potansiyeline sahip.

balik burcuAyrıca tutulma Hint Astrolojisine göre Revati Takımyıldızında yaşanacak ki; bu yıldızı iletişimden sorumlu gezegen Merkür yönetir. EKİM 2014 BURÇ YORUMLARI yazımda da belirttiğim gibi Merkür gerileme hareketine 4 Ekim tarihinde başladı ve kendisi Ay Tutulması sırasında diplomasi ile çok yakından alakalı Swati Takımyıldızında olacak. Mars ise düşmanlarımızı, rakiplerimizi ve askeri kuvvetleri temsil eden bir noktada yerleşim yapıyor tutulma esnasında…

Tüm bu etkileri Ay Tutulması açısından yorumlayacak olursak: Yurt dışı ilişkilerimizi ön plana çıkartan diplomasiyi alakadar eden bir enerjinin tutulma ile beraber açığa çıkması ülke gündemi açısından son derece potansiyel gözükmekte. Çok iyi geçindiğimizi söyleyemeyeceğimiz ülkeleri alakadar eden bazı maksadı aşan beyanlar devlet büyüklerimiz tarafından sarf edilebilir. Ya da yurt dışından Türkiye’ nin prestijini olumsuz etkileyen/ eleştiren bir yorum gündemimizi meşgul edebilir.

8 Ekim Ay Tutulmasının ülkemiz açısından kesin olan potansiyel enerjisi; serbest bırakacağı etkininin yurt dışı ile alakalı bir durum olmasıdır. Zira Ay Tutulmasının bir bacağı da Başak Burcunda, ülke topraklarımızın bütünlüğünü temsil eden alanda, Hasta Takımyıldızında gerçekleşmektedir. Hasta Hint Astrolojisinde yön olarak Doğu ve Güney’ i işaret eder. Ayrıca Ay Tutulmasının içinde bulunduğu derece yine yabancıları işaret eden bir nokta ki; yurt dışı ilişkiler bir kez daha bu tutulma ile ön plana çıkmış oluyor. Tutulmanın Ay ile birlikte sahnedeki diğer aktörü Güneş gezegeninin de Türkiye haritasında komşularımızı temsil eden Ev’ i yönettiğini ve Güney tarafındaki komşularımız ile ilgili alanın bu ay bir hayli hareketli etkilere maruz kalabileceğini Ay Tutulmasının son etkilerinden biri olarak belirtmekte fayda var…

Özetlskyeyecek olursak: Tüm yerleşimler ve görünümler bir araya geldiğinde 8 Ekim tarihinde yaşanacak olan Ay Tutulmasının yurt dışı ilişkilerimizi ve özellikle güney ve doğumuzda yer alan komşularımızı alakadar eden konularda uzun süredir bekleyen bir enerjiyi açığa çıkartacağını düşünmekteyim.

Genel olarak ülkemizde Ay Tutulmalarının ilk kıvılcımları ateşlediğini, ardından gelen Güneş Tutulmasının ise ülke gündemimizi belirleyen esas aktör olduğunu yaşanmış bazı örnek olaylara dayanarak söyleyebilirim.

O nedenle 24 Ekim 2014′ de yaşanacak olan Güneş Tutulmasının etkilerinin: hem 8 Ekim 2014 tarihinde yaşanacak olan Ay Tutulmasına nazaran, daha olumsuz koşullar altında gerçekleşiyor olması, hem de tutulmaya Venüs ve Satürn’ ün en güçlü oldukları burç kuşağından bizzat eşlik ediyor olmaları nedeni ile ülkemiz açısından daha dikkat çekici sonuçlar doğurabileceğini düşünmekteyim…

Özellikle Ekim sonunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulması sonrasında Kasım- Aralık ayları Türkiye açısından oldukça hareketli bir gündemi işaret etmekte.

24 Ekim Güneş Tutulmasına karışacak gezegenlerden özellikle Satürn‘ ün Türkiye’ nin haritasında Hint Astrolojisinde Dushtana  olarak anılan kötü bir evi temsil etmesi ve düşmanlarla ilişkiyi işaret etmesi de tutulma sonrasında bir başka dikkat çeken husus.

Ayrıca Kasım ayı itibariyle Türkiye’ nın yine düşmanlarını, komşularını, ana vatan topraklarını, askeri kuvvetlerini işaret eden tüm parametreler bir araya gelerek son derece karmaşık enerjiler verecekler ki; Ekim ayında Tutulmaları tamamlayıp, Kasım ayı enerjilerine ülke gündemi açısından bir hayli hızlı adım atacağız demektir…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

7 Ekim 2014

8.Ev, Hint Astrolojisi, Dushtana Evler, Başak Burcu, Balık Burcu, Güneş Tutulması, Ay Tutulması, 8 Ekim 2014 Ay Tutulması, 24 Ekim Güneş Tutulması, Güneş Tutulması, Venüs, Satürn, Ay, Güneş, Swati, Takımyıldız, Hasta Takımyıldızı

Paylaş

29 Nisan 2014 Salı, Genel Astrolojik Etkiler-Güneş Tutulması

solar eclipseBugün Koç Burcunda yaşanan Güneş Tutulması nedeniyle genel anlamda tüm enerjilerin aksaklık yaratmaya yönelik bir tutumu var.

Hint Astrolojisine göre “Bharani Takımyıldızı” olarak anılan bir kuşakta yaşanan bu tutulma, özellikle bencil, kendini düşünen, empati kurmaktan yoksun fakat bir o kadar da yaratıcı enerjileri tetikleme potansiyeline sahip.

Ancak özellikle yükselen Koç Burçları evlilik evlerinin temsilcisi Venüs de çok zayıf bir derecede ve kayıpları tetikleyen noktada ilerlediğinden, aile içindeki tartışmalara dikkat etmeliler. Evliliğinde eteğindeki taşları dökmeye meyilli bir burç da yükseleni Terazi Burcu olanlar.

Yükselen Yay Burçları da özel ilişkilerinde eski defterleri açma eğilimindeler. Biriktirilmiş ve görmezden gelinmiş bazı konular, kimi Yay Burçları için sonlanma enerjilerini bu Güneş Tutulması ile tetikleyebilir.

Yükselen Yengeç Burçları, bu tutulmanın kariyerlerini temsil eden noktada gerçekleşmesi sebebi ile otorite konumundaki kişiler ile tartışmaktan özellikle kaçınarak, yaratıcılıklarının tetiklenmesi avantajını kullanabilirler. Aslan Burçları da kendilerinden üstte bulunan kişiler ile diyaloglarına dikkat etmeliler.

Bu tutulma esnasında gerginliklerden ve tartışmalardan özellikle uzak durması gereken bir yükselen de Boğa Burçlarına ait. Tutulmanın yakınındaki günlerde Boğa Burçlarının sinirlerine ve egolarına yenilmemeleri gerekiyor.

Bugün tutulma etkisi ile kesinlikle desteklenmeyen bir aktivite daha var: O da seyahate çıkmak. Özellikle sabah saatlerinde yapmayı düşündüğünüz yolculukları mümkün olduğunca ertelemeye çalışmanızı tavsiye ederim.

Yapılan yorumlarda “Burç” olarak kast edilen Hint Astrolojisinde Yükselen ve Ay Burcunuzdur. Doğum tarihinize göre değil, Haritanızdaki “Yükselen” ve “Ay” ın düştüğü Burca göre belirlenmektedir. Tüm yazılarda gökyüzünün “genel” potansiyelleri kast edilmektedir. Birebir ve daha kesin neticeler elde etmek için kişisel astroloji haritanızın çıkartılıp, yorumlanması gerektiğini unutmamalısınız.

Yükselen ya da Ay Burcunuzu öğrenmek için lütfen tıklayın…

Hint Astroloğu, 29 Nisan 2014

Paylaş