Etiket arşivi: Türkiye Astrolojisi

HAZİRAN 2018 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Haziran ayı itibariyle, çok büyük değişimler getirebilecek bir yaz mevsiminin kapısında durmaktayız.

2018 yaz aylarının, hem dünya hem de ülkemiz açısından yönetimi zor enerjilere gebe olduğunu çok uzun süredir web sayfamda yayımladığım yazılarda belirtmekteyim.

Haziran ayının ilk günleri sakin sayılabilecek gezegen etkileri altında geçecek gibi olsa da!  Aslında gökyüzü Temmuz ve Ağustos aylarında yaşayacağımız “Tutulmalar” için adeta hazırlık yapmakta.

Özellikle Oğlak Burcu içerisinde Ketu ile birlikte kavuşumda bulunan Mars’ ın 26 Haziran itibariyle 27 Ağustos tarihine kadar sürecek olan “gerileme hareketi” bu yazın en önemli belirleyici enerjisi olacak.

Çünkü Oğlak Burcu içerisinde Ketu’ nun yanında nispeten üretken enerjilere aracılık ederken, Mars’ ın retroya girişi, kendisinin yıkıcı ve negatif tabiatını daha fazla ortaya dökmesine aracılık edecek.

26 Haziran’ da retroya başlamadan önce yaklaşık 20 gün istasyon pozisyonunda bulunacak ki; bu gezegenin aslında gerileme hareketinden bile daha tehlikeli bir enerji yaymasına sebep olabilir.

Mars Gerilemesi boyunca, gezegen Türkiye’ nin 8. Evi içerisinde bu hareketini gerçekleştireceği için genel olarak tanımlarsak: toplumun korku ve endişe duygularını besleyen olayları tetikleme potansiyeline sahip diyebiliriz.

Tanınmış, göz önünde bulunan ünlü kişiler ile ilgili ölüm haberleri, hem Türkiye hem yurt dışına ait suikast girişimleri, silah kullanımı içeren olaylar, terör aktiviteleri, deprem gibi doğal afetler, yangın-patlama kapsamına girecek beklenmedik ve ani gelişen her türlü sarsıcı konu, Mars – Ketu kavuşumu sırasında gökyüzü tarafından mümkün kılınabilir etkiler arasında olacak.

Haziran ayına özel olarak ise; Mars- Ketu kavuşumunun tam karşısında Yengeç Burcunda 9 Haziran itibariyle Rahu’ nun yanına katılacak olan Venüs ise 5 Temmuz’ a kadar, aile içi şiddet ve kadınlara karşı yapılan kötü muamele olaylarının, skandallarının gündeme taşınmasına aracılık eden enerjiler verebilir.

10 Haziran’ da Retro Satürn ile karşıt olarak İkizler Burcuna yerleşecek olan Merkür ise ay sonuna kadar iletişim, ulaşım, teknik aletler nedeniyle yaşanan bazı sıkıntılar, zorluklar, gecikmeler yaşatma eğiliminde olacaktır.

Özellikle -Satürn’ ün sevmediği türden sorumsuzluklara işaret eden- gerekli tedbirlerin alınmaması, işlerin gerektiği gibi yapılmamasından kaynaklı ulaşım araçları ilintili bazı istenmeyen olaylara, kazalara şahitlik edebiliriz.

Aynı zamanda sosyal medya – internet alakalı kısıtlamalar da Merkür- Satürn karşıtlığı döneminde söz konusu olabilir.

Ancak yaz aylarındaki gerek Venüs’ ün, gerekse Merkür’ ün ve Ay’ ın yapacağı dönemsel hareketlerin arkasındaki esas belirleyici elin, Mars – Ketu Kavuşumu olduğunu akıldan çıkarmamak gerekiyor.

Mars ve Ketu kavuşumunun doğası itibariyle sert ve beklenmeyeni tetikleme enerjisi çok ağır basmakta.

Haziran ayı, yazımın başında da belirttiğim gibi bir anlamda Temmuz ve Ağustos aylarında yaşayacağımız Tutulmaların bir nevi ön hazırlığını yapmakta.

Özellikle Mars’ ın Retro hareketine başlamasına yakın günlerde; ekonomik veriler, döviz kurları, faizler açısından yine çok dalgalı bir seyir yaşanma potansiyeli söz konusu.

Özellikle Temmuz- Ağustos Tutulmaları ile birlikte, Haziran ayından başlayarak,  başta borsa olmak üzere pek çok finans enstrümanı, allak bullak etkiler içerisinde kalabilir.

Mayıs ayında yaşadığımız döviz kurları ile ilgili dalgalanma etkisinin aynı şekilde maalesef Haziran ayında da olabileceğini söylemek mümkün. Özellikle Türkiye haritasının yükselen lordu Merkür’ ün 25 Haziran itibariyle para evine geçmesi ile birlikte bu etki daha belirgin olmaya başlayacak. Çünkü 2. (Finansal göstergeler) evine geçişi ile ülke olarak yine bizim dikkatimizi ekonomiye vereceğimizi işaret etmekte.

Herkesin cevabını merakla beklediği soruya gelince…

Okumaya devam et

Paylaş

MAYIS 2018 ve TÜRKİYE

Hiç şüphesiz ki Mayıs ayına Hint Astrolojisi açısından Oğlak Burcu içerisindeki Mars- Ketu kavuşumu damgasını vuracak.

Bu kavuşum 2 kötücül/malefik gezegen arasında olması itibariyle doğal olarak kötü bir enerjiyi temsil etmekte.

Ancak Türkiye’ nin kuruluş haritası üzerinde denk geldiği transit; bir haritanın en malefik/ kötücül noktası olan 8. Eve de aynı zamanda rastlamakta.

Bununla da kalmayıp Mars, Hint Astrolojisine göre bir başka – 64 Navamsa- talihsiz dereceye de maalesef Mayıs transiti esnasında dokunuyor olacak.

Özellikle 19-20 Mayıs tam bu noktanın üzerinde geçişini yaptığı tarihler…

8. Ev zaten Mundane’ de başlı başına bir ülke açısından sorunlu olabilecek konuların temsilcisi konumunda iken, talihsizlikleri katlaması anlamında 64N noktasının da buraya denk geliyor oluşu; Ketu ve Mars gibi ateş tabiatlı 2 gezegenin üzerinden geçişini doğal olarak düşündürücü ve astroloji açısından ürkütücü kılıyor.

Mars’ ın ani ve beklenmeyeni tetiklemesi, Mundane (Ülke Astrolojisi) için asker, polis gibi güçleri ve deprem, yangın, patlama, terör, kaza,  savaş olaylarını temsil etmesi de 6 Kasım 2018 tarihine kadar sürecek olan bu kavuşum etkisini ayrıca sevimsiz hale getirmekte.

Üstelik de Mars bizim kuruluş anı haritamızda 6.; yani düşmanları temsil eden evimizin yöneticisi konumunda bulunuyor.

Ketu’ ya baktığımızda ise Vedik Astrolojide doğal felaketlerle ilişkili bir gezegen kendisi.

Ayrıca tıpkı Mars gibi savaş, ani olaylarla da bağlantı yapmakta.

Ketu – Mars kavuşumunun uzunca bir süre ülkemizi 8. Ev ve Oğlak Burcu içerisinde etkileyecek olması durumuna, tüm bu yukarıda saydıklarımı göz önünde bulundurduğumuzda, elbette pozitif şekilde bakmak biraz zor oluyor!

Benim Türkiye’ nin büyük değişim ve dönüşümleri tetikleyen 8. Evinin içerisindeki bu kavuşuma yorumum ise şöyle:

Her şeyden önce Mars’ ın toplum olarak bizi başka bir bilinç seviyesine ya da yaklaşıma doğru iteklemek için değişim- dönüşüm evimizin içerisindeki yolculuğuna çıktığını düşünmekteyim.

Zira kavuşumun içerisinde kaçınılmaz/kadersel olanı da beraberinde getiren Ketu var.

Yaşayacağımız etki sert olacak.

Çünkü ne Ketu, ne de Mars yumuşak tabiatları ile bilinmezler.

İyicillerden de görünüm almıyorlar. Jüpiter kavuşumu görünümde tutmuyor! Sadece 9 Haziran – 5 Temmuz arası Mars- Ketu kavuşumuna Venüs geçici bir görünüm yapacak ama Venüs, Türkiye’ nin kuruluş anı (Rasi-Doğum) haritasında, 12. Yani kayıplar evinin yöneticisi konumunda olduğundan; yaptığı görünümün ne kadar düzeltici olduğu da kanaatimce tartışılır durumda!

Mars – Ketu kavuşumunun etkileri önce yıkma, sonra yapma ve bu şekilde acıtarak değiştirme şeklinde gelişecek.

Çünkü kavuşum 8. Evde ve bu evin doğası bu şekilde çalışmak üzerine kurulu.

Ayrıca Hint Astrolojisindeki 64N noktası olarak adlandırdığımız tetikleyici de gidişatı değiştiren, büyük ve can yakıcı olayların (Astroloji felsefesinde her zamanki gibi sonunda harita sahibin hayrına olacak durumlara gelinebilmesi için.) bu noktanın üzerinden geçen transit gezegenler vasıtası ile aktif olmasını sağlar.

Neler mi olabilir? Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2018 ve TÜRKİYE

Türkiye Nisan ayının etkilerine Mart’ ın son gününde toprak bütünlüğünü ve milliyetçilik duygularının temsilcisi olan 4. Evinde -tam karşısında Gerileyen Merkür ve Gerilemeye hazırlanan Satürn’ ün sert görünümleri altındaki- Dolunay etkisi ile merhaba diyecek.

Bu da sınırlarımız, topraklarımızın korunması, vatanımız ile ilgili konuların geçtiğimiz aylardaki gibi fazlası ile göz önünde olmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Nisan ayının girişini Dolunay nedeni ile iyice tetiklenen vatanseverlik duyguları ile karşılayabiliriz. Bu da devam eden operasyonlarla ilgili ülke gündemimizin, Nisan ayına hızlı bir başlangıç yapması anlamına gelebilir.

Devlet otoritesini, devlet başkanını ve iktidar partisini temsil eden 10. Evimiz içerisinde gerileme hareketine Nisan 15’e kadar devam edecek olan Merkür, ayın 2. Yarısı itibariyle Retro’sunu bitirecek.

Ancak bu sefer de 9 Mayıs’ a kadar düşüşte /debil (Enerjilerini doğasına uygun şekilde yansıtamadığı) olduğu Balık Burcu içerisinde konaklamayı sürdürecek ki; bu da devlet otoritesini temsil eden kişiler tarafından uygun olmayan, işe geldiği gibi ifade edilmiş beyanların -tıpkı Mart ayında olduğu gibi- yine söylenebileceğini göstermekte.

Bu evin içerisinde Mart ayında Venüs’ ün varlığı, bizi 10. Evin bir diğer temsil ettiği dış ülkeler arasındaki itibarımız anlamında çok zorlamadan geçiş yapmaya taşımıştı.

Ancak Nisan ayının tamamında Venüs’ ün desteğinden mahrum, Mars görünümünde ve içerisinde devlet otoritemizi akılcı hamleler yapmaktan alıkoyacak yarım yamalak çalışan Merkür ile baş başa kalacağız.

Yani dış ülkeler ile aramızda yaşanacak bir kriz ya da çelişki durumunda yürütülen dış politikanın ülkemiz repütasyonuna zarar verecek şekilde gelişme potansiyeli bulunmakta.

Ancak iyi ve umut verici haber şu ki; 14 Nisan itibariyle Türkiye’ nin 11. Evine Yücelim Burcuna geçiş yapacak, devlet otoritesinin başını temsil eden Güneş, bize olası bir anlaşmazlık durumunda, müttefiklerimiz tarafından destek olunabileceğini, ayrıca hükümetin kararlı ve güçlü duruşu ile gelişen olayların Türkiye’ nin isteyeceği şekilde sonuçlanabileceği göstermekte.

Aynı şekilde 16 Nisan tarihinde Hint Astrolojisine göre yine 11. Evimizde gerçekleşecek Yeni Ay; Türkiye olarak hedeflediğimiz, olmasını arzu ettiğimiz bir olayın da pozitif şekilde sonuçlanabilme yoluna doğru ilerlemesini tetikleyebilir. Ya da bu tarih civarlarında yaşanacak bazı gelişmeler ülke gündeminde pozitif bir atmosferin hakim olmaya başlamasına aracılık edebilir.

16 Nisan Yeni Ay’ ı, oluşumu esnasında Venüs’ ün de bu enerjiye eşlik etmesinden dolayı kadınlar, cinsel istismarlar ilintili bir konun da gündeme taşınması etkisi söz konusu olma potansiyeline sahip.

Zira Mundane’ de (Ülke Astrolojisi) 11. Ev toplumsal olaylarla da ilintili bir noktadır ve Vedik Astrolojide Venüs bizim kayıplar evimizin de yöneticisi konumunda bulunduğundan toplumun dikkatini çekecek meselenin olumsuz bir başlık olabileceği kanaatim ağır basmakta. Okumaya devam et

Paylaş

SAVAŞÇI MARS ATAĞA GEÇİYOR…

Bir süredir Hint Astrolojisine göre Başak Burcunda astrolojideGeri Hareket” olarak adlandırdığımız bir durumda bulunan Mars gezegeni, 20 Mayıs itibariyle duracak ve iki gün sonra da (Perşembe) normal seyrine girerek ileri hareket etmeye başlayacak.

wmGezegenlerin geri gitmeleri; onları normalde verdikleri enerjilerinin alışıla gelmiş doğasından uzaklaştırır. Yani en genel anlamda agresyonu, savaşçılığı, aksiyonu, öfkeyi, kavgayı, erkek enerjisini temsil eden Mars gezegeni, geri gittiği dönemlerde bu nitelikleri ile ilgili, kendini tam istediği gibi ifade edemez. Hemen ve acele ile hareket etme isteğinde olmasına rağmen, sanki görünmez bir el Mars’ ı tutar ve sabırsızlığı, aksiyon isteği Mars’ ın kendi içinde büyüyen ve patlamaya hazır bir enerji yumağı halini alır. Bu bir anlamda gezegenin enerjisinin kendi içerisinde hapsolduğu,  astrolojik olarak da pek olumlu sayılmayan bir süreçtir. Zira Mars 2 Mart tarihinden beri geri gitmektedir ancak öfkelenmekten vaz geçmiş değildir. Sadece kendini frenlemeye çalışmakta, ufak fakat çarpıcı patlamalarla kendini ifade etmeye çalışmaktadır. Şimdi ise önündeki engel, yani geri hareket son bulduğuna göre, içinde biriktirdiği pek çok enerjiyi tam anlamıyla ve tam da kendi tarzında dışarıya vurma zamanı gelmiş demektir.

Mars’ın geri gitme hareketi, özellikle kişisel haritalarında Mars’ ı kuvvetli yerleşimlere sahip kişiler için 2,5 aydır ciddi boyutta zorlayıcı etkiler yarattı. Mayıs Ayı Burç Yorumları yazımda da aktardığım gibi geçtiğimiz aylarda pek çok insan çevrelerinden gelen ölüm, kaza, hastalık, ayrılık haberleri ile sarsıldılar. Mars’ ın doğasında “beklenmedik” ve “ani” olayları tetiklemek etkisi bulunduğundan, geri gittiği bu süreçte, özellikle “can sıkıcı” olarak tabir edebileceğimiz haberler ile bizi sarstı. Elbette bireysel olarak herkesin haritasında farklı hayat alanlarını tetiklemesi söz konusu idi. Ancak yine de yarattığı genel atmosfer herkes için bunaltıcı, bastırılmış ve biraz da üzücü olarak tabir edilebilir…

Kişisel bazda genel olarak yukarıda bahsettiğim gibi etkiler veren Mars’ın geri gitme hareketinin sonucu, “Ülke”miz söz konusu olduğunda maalesef Soma’ da yaşadığımız ve hepimizi yasa boğan elim felaketle kendini gösterdi. Hint Astrolojisine göre Mars, Türkiye’ nin 4. Evi ve Başak Burcu üzerinden geri harekette iken yaşanan bu felaket, astrolojik olarak tam da tüm taşların yerine oturduğu bir gösterge tablosuna sahipti.

“Mundane/Ülke” Astrolojisinde 4. Ev; o ülkenin direkt olarak topraklarını işaret eder. Alt detaylarında ise toprak zenginliklerine ve özellikle de madenlere vurgu yapar. Başak Burcu ise yine toprak ile yakından ilişkilidir. Mars’ ın ise ülke haritalarında yangın ve patlama tarzı olayları tetiklemesi söz konusudur. Hepsi bir araya geldiğinde astrolojik olarak maalesef Türkiye için sonuçları çok üzücü olan bu olay yaşanmıştır…

Peki Mars’ ın geri gitmeyi bırakması ile ülkemiz için riskli etkiler son bulacak mıdır? Şahsi kanaatimce bu soruya “evet” diye yanıt vermek, özellikle de Hint Astrolojisinin gözünden maalesef mümkün değildir…

Nedenine gelince:

Mars geri hareketine son verse de; yapısı gereği sahip olduğu kavgacı ve agresif mizacı ile Türkiye’ nin 4. Evini, Hint Astrolojisine göre Başak Burcunda, 14 Temmuz 2014 tarihine kadar rahatsız etmeye devam edecek. Bu tarihe kadar gündemimizde Mars’ ın temsil ettikleri, yani: Kavgalar, yangınlar, tehlikeli işler ile uğraşan kimseler, silah kullanan kuvvetler (polis, jandarma, asker) mühendisler, cerrahlar ve teröristler ön planda olacağa benzemekte. Bu bağlamda 4. Evimizin temsil ettiklerine bakacak olursak da: Memleketimizde yaşam koşullarının sorgulandığı, mülklerin, madenlerin ve tarım alanlarını, özellikle de “toprağı” ilgilendiren konuların gündeme taşındığı ve hararetli tartışmaların söz konusu olduğu bir sürece adım atıyoruz. 4. Ev astrolojide muhalefet partilerini, iktidarda olan güce karşı pozisyonda bulunanları da temsil ettiğinden, bu eve gelen Mars gezegeni, zıt kutuplar arasındaki gerginliği, öfkeyi, yani iktidar – muhalefet çatışmasını da iyice tırmandıracak demektir. Önümüzdeki günlerde özellikle devlet büyükleri arasında yine bizi şaşırtacak derecede sivrilen ifadelere şahit olabiliriz…

Mars’ ın Başak Burcu kuşağında olmasının etkileri ise kısaca şöyle aktarılabilir: Astroloji ile biraz alakalı olanlar, Başak Burcunun pek çok yerde elinde Başak/bitki tutan bir kadın figürü, ya da m’ ye benzeyen bir harf ile sembolize edildiğini bilirler. 12 Burç arasında “kadın” ile temsil edilen tek burç Başak’tır. Dolayısı ile önümüzdeki günlerde kadınları, genç kızları alakadar eden konuların yine toplumda rahatsızlık, öfke yaratıcı etkileri tetiklemesi söz konusu olabilir diyebiliriz.

Ayrıca bu burç kuşağında “m” harfi ile sembolize edilen; “doğanın güçleri” de Mars’ ın ani tetiklemesi ile bize beklenmedik doğa olayları yaşatabilme potansiyeline sahipler. Ancak unutulmamalıdır ki, ülke/mundane astrolojisinde Başak Burcu’ nun en fazla temsil ettiği konular sırasıyla: Ekinler-ürünler, çalışan sınıf, silahlı güçler ve sağlık sektörüdür. Başak Burcu doğal şifacı olması sebebi ile Mars’ ın bu transitinde “sağlık çalışanları”nın veya “toplum sağlığı”nı alakadar eden konuların, beklenmedik şekilde tetiklenerek gündeme oturması potansiyelini de, astrolojik olarak atlamamak gerekir…

Hint Astrolojisine göre 15 Haziran’ dan sonra yer değiştirecek ve şans faktörünü azaltmaya başlayacak olan Jüpiter’in de etkisi ile 20 Temmuz’ a kadar, yaklaşık bir aylık süreçte, Türkiye haritası üzerinde: 5. Evde geri giden Satürn, yer değiştirmeye hazırlanan ve Mars’ a 4. Ev’ de eşlik edecek Rahu sebebi ile ülkece kendimizi tansiyonu yüksek, “tuhaf” ve beklenmedik olaylarla  uğraşırken bulabiliriz.

Yaklaşık son bir senedir Türkiye’ nin hiç alışık olmadığı ve daha önce pek tecrübe etmediği tarzda bir süreci hep birlikte yaşamaktayız. Önümüzdeki günlerde de bu süreci deneyimlemeye devam edeceğiz. Yazın sonuna kadar hassas noktalarımıza dokunacak olan Satürn, Mars ve Rahu sebebi ile sakin rüzgârlara kavuşma ihtimali zor gözüken coğrafyamızın, değişerek dönüştüğü bu süreci, mümkün olduğunca hoşgörü ve sükûnetle yönetebilmesini diliyorum…

Hint Astroloğu, 19 Mayıs 2014

Paylaş