Etiket arşivi: Retro

MAYIS 2018 ve TÜRKİYE

Hiç şüphesiz ki Mayıs ayına Hint Astrolojisi açısından Oğlak Burcu içerisindeki Mars- Ketu kavuşumu damgasını vuracak.

Bu kavuşum 2 kötücül/malefik gezegen arasında olması itibariyle doğal olarak kötü bir enerjiyi temsil etmekte.

Ancak Türkiye’ nin kuruluş haritası üzerinde denk geldiği transit; bir haritanın en malefik/ kötücül noktası olan 8. Eve de aynı zamanda rastlamakta.

Bununla da kalmayıp Mars, Hint Astrolojisine göre bir başka – 64 Navamsa- talihsiz dereceye de maalesef Mayıs transiti esnasında dokunuyor olacak.

Özellikle 19-20 Mayıs tam bu noktanın üzerinde geçişini yaptığı tarihler…

8. Ev zaten Mundane’ de başlı başına bir ülke açısından sorunlu olabilecek konuların temsilcisi konumunda iken, talihsizlikleri katlaması anlamında 64N noktasının da buraya denk geliyor oluşu; Ketu ve Mars gibi ateş tabiatlı 2 gezegenin üzerinden geçişini doğal olarak düşündürücü ve astroloji açısından ürkütücü kılıyor.

Mars’ ın ani ve beklenmeyeni tetiklemesi, Mundane (Ülke Astrolojisi) için asker, polis gibi güçleri ve deprem, yangın, patlama, terör, kaza,  savaş olaylarını temsil etmesi de 6 Kasım 2018 tarihine kadar sürecek olan bu kavuşum etkisini ayrıca sevimsiz hale getirmekte.

Üstelik de Mars bizim kuruluş anı haritamızda 6.; yani düşmanları temsil eden evimizin yöneticisi konumunda bulunuyor.

Ketu’ ya baktığımızda ise Vedik Astrolojide doğal felaketlerle ilişkili bir gezegen kendisi.

Ayrıca tıpkı Mars gibi savaş, ani olaylarla da bağlantı yapmakta.

Ketu – Mars kavuşumunun uzunca bir süre ülkemizi 8. Ev ve Oğlak Burcu içerisinde etkileyecek olması durumuna, tüm bu yukarıda saydıklarımı göz önünde bulundurduğumuzda, elbette pozitif şekilde bakmak biraz zor oluyor!

Benim Türkiye’ nin büyük değişim ve dönüşümleri tetikleyen 8. Evinin içerisindeki bu kavuşuma yorumum ise şöyle:

Her şeyden önce Mars’ ın toplum olarak bizi başka bir bilinç seviyesine ya da yaklaşıma doğru iteklemek için değişim- dönüşüm evimizin içerisindeki yolculuğuna çıktığını düşünmekteyim.

Zira kavuşumun içerisinde kaçınılmaz/kadersel olanı da beraberinde getiren Ketu var.

Yaşayacağımız etki sert olacak.

Çünkü ne Ketu, ne de Mars yumuşak tabiatları ile bilinmezler.

İyicillerden de görünüm almıyorlar. Jüpiter kavuşumu görünümde tutmuyor! Sadece 9 Haziran – 5 Temmuz arası Mars- Ketu kavuşumuna Venüs geçici bir görünüm yapacak ama Venüs, Türkiye’ nin kuruluş anı (Rasi-Doğum) haritasında, 12. Yani kayıplar evinin yöneticisi konumunda olduğundan; yaptığı görünümün ne kadar düzeltici olduğu da kanaatimce tartışılır durumda!

Mars – Ketu kavuşumunun etkileri önce yıkma, sonra yapma ve bu şekilde acıtarak değiştirme şeklinde gelişecek.

Çünkü kavuşum 8. Evde ve bu evin doğası bu şekilde çalışmak üzerine kurulu.

Ayrıca Hint Astrolojisindeki 64N noktası olarak adlandırdığımız tetikleyici de gidişatı değiştiren, büyük ve can yakıcı olayların (Astroloji felsefesinde her zamanki gibi sonunda harita sahibin hayrına olacak durumlara gelinebilmesi için.) bu noktanın üzerinden geçen transit gezegenler vasıtası ile aktif olmasını sağlar.

Neler mi olabilir? Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2018 ve TÜRKİYE

Türkiye Nisan ayının etkilerine Mart’ ın son gününde toprak bütünlüğünü ve milliyetçilik duygularının temsilcisi olan 4. Evinde -tam karşısında Gerileyen Merkür ve Gerilemeye hazırlanan Satürn’ ün sert görünümleri altındaki- Dolunay etkisi ile merhaba diyecek.

Bu da sınırlarımız, topraklarımızın korunması, vatanımız ile ilgili konuların geçtiğimiz aylardaki gibi fazlası ile göz önünde olmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Nisan ayının girişini Dolunay nedeni ile iyice tetiklenen vatanseverlik duyguları ile karşılayabiliriz. Bu da devam eden operasyonlarla ilgili ülke gündemimizin, Nisan ayına hızlı bir başlangıç yapması anlamına gelebilir.

Devlet otoritesini, devlet başkanını ve iktidar partisini temsil eden 10. Evimiz içerisinde gerileme hareketine Nisan 15’e kadar devam edecek olan Merkür, ayın 2. Yarısı itibariyle Retro’sunu bitirecek.

Ancak bu sefer de 9 Mayıs’ a kadar düşüşte /debil (Enerjilerini doğasına uygun şekilde yansıtamadığı) olduğu Balık Burcu içerisinde konaklamayı sürdürecek ki; bu da devlet otoritesini temsil eden kişiler tarafından uygun olmayan, işe geldiği gibi ifade edilmiş beyanların -tıpkı Mart ayında olduğu gibi- yine söylenebileceğini göstermekte.

Bu evin içerisinde Mart ayında Venüs’ ün varlığı, bizi 10. Evin bir diğer temsil ettiği dış ülkeler arasındaki itibarımız anlamında çok zorlamadan geçiş yapmaya taşımıştı.

Ancak Nisan ayının tamamında Venüs’ ün desteğinden mahrum, Mars görünümünde ve içerisinde devlet otoritemizi akılcı hamleler yapmaktan alıkoyacak yarım yamalak çalışan Merkür ile baş başa kalacağız.

Yani dış ülkeler ile aramızda yaşanacak bir kriz ya da çelişki durumunda yürütülen dış politikanın ülkemiz repütasyonuna zarar verecek şekilde gelişme potansiyeli bulunmakta.

Ancak iyi ve umut verici haber şu ki; 14 Nisan itibariyle Türkiye’ nin 11. Evine Yücelim Burcuna geçiş yapacak, devlet otoritesinin başını temsil eden Güneş, bize olası bir anlaşmazlık durumunda, müttefiklerimiz tarafından destek olunabileceğini, ayrıca hükümetin kararlı ve güçlü duruşu ile gelişen olayların Türkiye’ nin isteyeceği şekilde sonuçlanabileceği göstermekte.

Aynı şekilde 16 Nisan tarihinde Hint Astrolojisine göre yine 11. Evimizde gerçekleşecek Yeni Ay; Türkiye olarak hedeflediğimiz, olmasını arzu ettiğimiz bir olayın da pozitif şekilde sonuçlanabilme yoluna doğru ilerlemesini tetikleyebilir. Ya da bu tarih civarlarında yaşanacak bazı gelişmeler ülke gündeminde pozitif bir atmosferin hakim olmaya başlamasına aracılık edebilir.

16 Nisan Yeni Ay’ ı, oluşumu esnasında Venüs’ ün de bu enerjiye eşlik etmesinden dolayı kadınlar, cinsel istismarlar ilintili bir konun da gündeme taşınması etkisi söz konusu olma potansiyeline sahip.

Zira Mundane’ de (Ülke Astrolojisi) 11. Ev toplumsal olaylarla da ilintili bir noktadır ve Vedik Astrolojide Venüs bizim kayıplar evimizin de yöneticisi konumunda bulunduğundan toplumun dikkatini çekecek meselenin olumsuz bir başlık olabileceği kanaatim ağır basmakta. Okumaya devam et

Paylaş

MART 2018 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası açısından, gezegenlerin Retroları ile gökyüzü enerjilerinin sıkışmaya başlayacağı ve geçmişten gelen sorunlarla yüzleşmemiz açısından kaçınılmaz bir süreci tetikleyecek zaman dilimi 9 Mart tarihinde Hint Astrolojisine göre Terazi Burcu içerisinde ve Türkiye’ nin 5. Evinde gerileme hareketine başlayacak olan Jüpiter ile açılmış olacak.

Jüpiter Türkiye’ nin Vedik Astrolojisine göre 5. Evi içerisindeki Gerileme/Retro hareketine 10 Temmuz 2018 tarihine kadar devam edecek.

Bu süre zarfında eğitim sistemimiz, çocuklar, kadınlar, hayvanlar ilintili suçlar konusunda mümkün olan iyileştirmeler hususunda hukuksal anlamda çalışmalar yapılması astrolojik zamanlama açısından çok isabetli olabilir.

Zira Jüpiter Mundane/ülke astrolojisinde adaletin de göstergesidir. Gerilediği dönemlerde hukuksal konularda geri çekilip düzeltme, iyileştirme-revizyon çalışmalarına gidilmesi isabetli olabilir.

Ayrıca Jüpiter gerileme süreci içerisinde içinde bulunduğu ev itibariyle özellikle medya ve hukuk desteğini alarak bu konuda ihmal edilmiş dikkatleri toplamak için çalışma potansiyeline sahip. Aksi taktirde konu görmezden gelinmeye ya da ihmal edilmeye devam ettiği müddetçe Jüpiter Retrosu konu ile alakalı hukuksal eksiklik kısmına dikkatleri daha da fazla toplamaya devam edecektir.

Ayrıca 2 -26 Mart tarihleri arasında Venüs’ ün Türkiye’ nin devlet otoritesini gösteren Balık Burcunda ve 10. Evinde; Jüpiter’ in de 5. Evde Terazi Burcu içerisinde yerleşecek olması Privartane Yoga’ yı oluşturacak.

Son derece kıymetli 2 ev arasında yönetici gezegenlerin yer değiştirmesi ile gerçekleşen bu yoga (Privartane Yoga: Yay Burcunun yönetici gezegeni olan Jüpiter, Terazi Burcunda iken aynı anda Terazi Burcunun yönetici gezegeni Venüs’ ün Yay Burcu içerisinde olması.) devlet otoritesinin, iktidar partisinin bu konuya dikkatini verebileceğini, verdiği taktirde de kamuoyunun olumlu tepkilerini alabileceğini göstermekte.

Eğer gökyüzünün Mart ayı içerisinde yansıttığı bu potansiyel enerji değerlendirilecek olursa toplumda memnunluk yaratan bir atmosferin oluşma potansiyeli de söz konusu.

Hatta 17 Mart Yeni Ay süreci bu konuda bir tetikleyici görevi de yapabilir.

Ancak Türkiye açısından Privartane Yoganın yansıttığı pozitif enerjiler maalesef 7 Mart itibariyle Hint Astrolojisine göre Akrep Burcundaki konaklamasına son verip, Türkiye’ nin 6. Evini terk ederek Yay Burcuna, Satürn’ ün yanına ve 7. Evine geçecek olan Mars ile gölgelenmeye başlayacak.

2 kötücül gezegenin Yay Burcu içerisindeki bu birleşimi; özellikle 7. Evin temsil ettiği konu başlıklarını iyice zora sokma, sıkıntılı enerjiler içerisinden geçirme potansiyeline sahip.

Türkiye’ nin dostları ve düşmanları ile yüzleşme süreci Mars’ ın 2 aylık 7. Ev transiti ile söz konusu olabilir.

Yazılarımı takip edenlerin artık bildiği gibi 7. Ev; bizim dış ülkelerle olan tüm iletişimimizi kapsamakta.

Bunun içine anlaşmalar ve anlaşmazlıklar, ithalat-ihracat, dış ticaret, dış dünyadaki saygınlığımız da girmekte.

Mars ve Satürn’ ün güçlerini birleştireceği Mart – Nisan ayları boyunca buradaki enerjinin bizi ciddi anlamda sıkıştıracağını, dış devletlere olan ilişkimiz açısından özellikle devlet otoritesinin sıkı şekilde çalışması gerekebileceğini düşünmekteyim. Okumaya devam et

Paylaş

MART 2018 BURÇ YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre Mart ayının gökyüzü, hem Merkür’ ün bulunmaktan hoşlanmadığı Balık Burcundaki, hem de Jüpiter’ in Terazi Burcu içerisindeki, Temmuz’ a dek sürecek Retrosuna şahitlik ediyor olacak ve böylece 2018 yılının uzun soluklu Gerilemelerinin açılışı, Mart ayı itibariyle yapılmış olacak.

Zira Jüpiter’ in hemen ardından Nisan ayında Satürn de Geri Giden/Retro gezegenler kervanına katılacak!

Hatta Haziran ayında Mars’ ın da Oğlak Burcu içerisinde Retro hareketine başlaması ile birlikte geçmişten gelen, çözülmemiş ve ilgimizi bekleyen ne kadar konu varsa bu yaz hepsi ile bir bir karşılaşıyor olabiliriz!

Mart ayına geri dönecek olursak, genel hatırlatma olarak Merkür Retrolarında başlangıçlar konusunda eğer erteleme şansımız yoksa, dikkatli hareket etmemiz gerekmekte. Merkür Retrosundan önce başlanmış işleri ise halledilebilir olacak.

Her zaman belirttiğim gibi gezegen hareketlerine bağlı olarak hayata dur demek gibi bir davranış şeklini asla doğru bulmamaktayım. O nedenle Merkür Gerilemelerinde yapılması pek doğru olmayan hareketleri eğer mecbur kalırsanız, risk almadan, çok iyi araştırarak ve 2 kez kontrol ederek gerçekleştirmeye çalışın.

Merkür Retroları esnasında uzak durmaya çalışmamız gereken konular ı ise aşağıda bulabilirsiniz:

PC, teknolojik parçalar, cep telefonu, araba gibi eşyaları Merkür Retroları esnasında almamaya gayret edin.

Önemli ticari anlaşmaları Merkür Retrolarına denk getirmemeye çalışın.

Önemli yazışmalarınızı Merkür Gerilemesi esnasında 2 kez kontrol edin.

İnternet, haberleşme ve ulaşım ilintili aksamalara karşı hazırlıklı olun.

Mart ayının başında sevmediği Balık Burcunun içerisine giren Merkür temsil ettiği iletişim, ticaret, teknoloji gibi konularda çok olumlu enerjiler vermeyecek. Hatta 8 Mart itibariyle Gerileme Enerjilerini yaymaya yavaş yavaş başlayacağı alana adım atacağı için bize teknolojik aletlerde bozulmalar, arızalar, iletişimde kopukluklar/yanlış anlaşılmalar yaşatmaya başlayacaktır.

Gerileme hareketini yapacağı 22 Mart -15 Nisan tarih aralığında ise bu etkiler hepimiz için en belirgin seviyesine ulaşabilir.

Mart ayındaki bir diğer Retro gezegenimiz ise Jüpiter.

Jüpiter 9 Mart tarihinde başlayacağı Retrosuna Vedik Astrolojisine göre 10 Temmuz tarihine kadar Terazi Burcu içerisinde devam edecek.

Jüpiter Retroları araştırmalar yapmak, eğitim ilintili konularda yazılar, eserler üretmek, spritüel enerjilerle uğraşmak, farkındalıklarımızı açmak, kendimizi-etrafımızı iyileştirmek konusunda son derece uygun zamanlardır.

Kısacası Jüpiter’ in iyileştiren enerjilerini içimize ve etrafımıza yöneltme zamanını olarak Retro sürecini kullanabiliriz.

Ayrıca Jüpiter Retrolarından kilo vermek için de iştahınızı yaptığınız diyette nispeten daha iyi kontrol edebileceğinizden yararlanabilirsiniz.

Jüpiter’ in Mart gökyüzüne verdiği etkilerden bir diğeri ise Balık Burcundaki Venüs ile yaptığı Hint Astrolojisine göre Privartane Yoga olacak.

Bu Yoga iki burç kuşağının yöneticileri yer değiştirdiğinde oluştuğundan, Venüs ve Jüpiter birbirleri arasındaki etkiyi de sıkıca düğümlemiş olacaklar. Yoga’ nın iki iyicil tarafından gerçekleşiyor oluşu da özellikle Venüs Balık Burcunda Exalt/Yücelmiş iken, hayatlarımıza olumlu enerjiler yansıtma potansiyelini arttırmakta. Bilhassa Merkür 22 Mart’ ta gerileme hareketine başlayıncaya dek bu olumlu enerjiden çok daha fazla yararlanabiliriz.

Venüs’ün Mart ayı boyunca Yücelerek, yani sahip olduğu enerjileri en yüksek seviyede bizlere aktararak kalacağı Balık Burcu yerleşimi ise özellikle sanat, yaratıcılık isteyen işler, güzellik-estetik-kozmetik konuları ilintili destekleyici etkiler verecek.

Akrep, Balık, Başak, Terazi ve Boğa Yükselenler başta olmak üzere herkes Venüs’ ün güzelleştirici ve yaratıcılık arttıran enerjilerinden Mart ayı boyunca istifade edebilir.

7 Mart itibariyle uzun süredir kendi yönettiği Akrep Burcundaki konaklamasına son verip, Yay Burcuna geçiş yapacak olan Mars ise bu hamlesi ile Satürn’ ün yanına yerleşmiş olacak.

Tabiat itibariyle 2 sert mizaçlı gezegenin aynı burç kuşağı içerisindeki el birliği de doğal olarak gökyüzünde hem yoğun hem de sert bir enerji yansıması yaratacak.

Özellikle Sade Sati süreçlerinin göbeğindeki Ay Burcu Yay olanlarla, Yükselen Üzerinden Satürn Transitini yaşayan Yay Yükselenler için Mars’ ın Mayıs başına kadar burada konaklayacak olması son derece hareket yoğun, ani gelişmeler getirme potansiyeline sahip, bir yandan da kişiyi güçlendirecek süreçlerin yaşanmasına aracılık edebilir.

Kısacası Mart, Nisan ayları Yay Yükselenler için zor etkiler barındırsa da güçlenerek çıktıkları bir döneme aracılık etme, yeni yollara girmelerine fırsat tanıma potansiyeline sahip.

Mart 2017’ nin Vedik Astrolojiye göre Dolunay fazı ayın 2’ sinde ve Aslan Burcu içerisinde gerçekleşecek.

17 Mart Yeni Ay süreci ise Mars ve Rahu görünümleri altında -Ani ve beklenmeyen gelişmelerin yaşanma potansiyelini destekler nitelikte- Balık Burcu içerisinde Retro Merkür ve Venüs gezegenleri arasında oluşacak.

Pek çok gezegeninin enerjisinin karıştığı bir Yeni Ay olması nedeni ile Başta Balık ve Başak Yükselenler olmak üzere, hepimizin hayatında ve ruhsal durumu üzerinde etkili olması muhtemel gözükmekte.

Yukarıda aktardığım Mart 2018 gökyüzü gezegen hareketlerinin (Hint Astrolojisine göre hesaplanarak bulunmuş) Ay ve Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz…

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim.

Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Örnek: Batı Astrolojisine göre Balık olan birinin sayfamdaki Balık Burcu etkilerini okuması, yanlış yönlenmesine, yanlış yorumları okumasına sebebiyet verecektir.

Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. (Hint Astrolojisinde Burçlar doğum tarihinize göre hesaplanmaz!)

Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…

KOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Mart ayında harcamalarınızı iyi takip etmeye çalışmalısınız. Bütçenizin müsait olduğunu düşünmenize rağmen ay sonunda karşınıza çıkan tablo ile sarsılabilirsiniz. Harcamaları temsil eden noktadaki gezegen yoğunluğundan dolayı bu ay bütçe dahilinde kalmaya çalışmanız iyi olur. Bu ay gerilemeye başlayacak olan Jüpiter’ in retrosu esnasında ise ticari konular, kazançlar, ortaklı yapılacak projeler üzerinde nasıl kendinizi geliştirebileceğinize dair yeni arayışlar peşinde olabilirsiniz. Venüs ve Jüpiter’ in Mart ayındaki yer değişikliğinden ise özellikle yurt dışı ilintili işlerle uğraşanlar, yurt dışında bir konuyu takip edenler açısından hareketli etkiler söz konusu. Özellikle 17 Mart Yeni Ay sürecine yakın günlerde dikkatinizi yoğunlaştırdığınız konunun sonuçlanma, çözülme, kapanma gibi etkilerini yaşayabilirsiniz. Ancak yurt dışı ilintili işlerle uğraşanlar açısından Merkür Gerilemesi, çeşitli hatalarla boğuşmak zorunda kalacakları bir süreci tetikleyebilir. Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2018 ve TÜRKİYE

Yazılarımı takip edenler,  Ay ve Güneş Tutulmalarının kişisel haritalardan daha çok ülke haritaları üzerinde etkili olduğunu ifade ettiğimi bilmekteler.

Bu sebeple 31 Ocak 2018 tarihinde yaşanan Ay ve 15 Şubat 2018’ de yaşanacak olan Güneş Tutulması süreçleri hiç şüphesiz ki Şubat ayını ülkemiz açısından önemli enerji etkilerinin altında bırakmakta.

Bunun da ötesinde Hint Astrolojisine göre geçen ay Türkiye’ nin düşmanlarını temsil eden 6. Evi olan Akrep Burcu içerisine 17 Ocak itibariyle gelip yerleşen ve tahmin edildiği gibi askeri güçlerimizin üzerine 20 Ocak Afrin Harekatı ile tüm dikkatleri toplayan Mars gezegeni, tüm Şubat ayı boyunca bu evde yarattığı stresi sürdürmeye devam edecek.

Mars’ ın bizi savaş gerginliği içerisinde bırakma süreci Vedik Astrolojisine göre yer değiştireceği 7 Mart tarihine kadar maalesef son derece mümkün gibi durmamakta.

Bu konu ile ilgili 1 Ocak 2018’ de yayınladığım “OCAK 2018 ve TÜRKİYE” yazımda diğer ayrıntılara ulaşabilirsiniz.:

“…….Ocak 2018’ in gökyüzünde yer değiştirecek olan gezegenlerinden en önemlisi bence Mars gibi gözükmekte. Zira yine Türkiye’ nin düşmanlarını ve Türkiye’ ye karşı düşmanca hareketleri temsil eden 6. Evinin içerisine geçmiş olacak. 17 Ocak itibariyle kendi yönettiği Akrep Burcu’ na geçecek ve Mart 2018’ e kadar da burada olmaya devam edecek.

Genel anlamda tansiyonu yükselten ve bulunduğu evin temsil ettiği konuların göze batar hale gelmesini tetikleyen bir gezegen olması nedeni ile Mars, Bizim 6. Evimize geldiğinde yasadışı örgütleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, agresif hareketleri, polis-asker gibi silahlı güçleri, patlamaları tetikleme potansiyelini hareketlendirmekte.

Kendi yöneticisi olduğu evde bulunmasından dolayı, bazı sert olaylar yaşansa da eninde sonunda yaşanan tatsız olaylardan ders alınmasını, bizim açımızdan birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi sonrasında yaşatacak olmasına rağmen; Mars gezegenin doğası beklenmeyeni, öngörülmeyen ani ve sert olaylarla yaşatma eğiliminde olduğundan Ocak – Şubat aylarında hepimizin yine tetikte olmasında fayda var…….”

Mars Bulunduğu noktadan yabancı ülkeler ile olan ilişkimizi de yaptığı görünümler nedeni ile fazlası ile gerileme sürüklemekte. Ocak ayından farklı olarak ise bu ay, görünümde tuttuğu bir yoğun enerji kümesi de Güneş Tutulmasına ait olacak. Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2018 ve TÜRKİYE

Hint Astrolojisine göre Türkiye açısından gökyüzünün ağır hareket eden gezegenlerinden; Satürn, Rahu, Ketu ve Jüpiter’ in herhangi bir yer değişikliği veya retrosu/geri hareketi söz konusu olmadığından 2018’ in Ocak ayı da geçtiğimiz günlerin etkilerine benzer enerjiler yansıtmaya devam edecek.

Satürn’ ün Türkiye’ nin 7. Evinde, yurt dışı ilişkileri, yabancı devletler ile arasındaki anlaşmazlıkları ortaya çıkaran varlığı daha çok uzun süre mevcut durumunu korumaya devam edecek.

2018’ in tamamı bu etkinin gölgesinde, bizim yabancı devletlerle hem ilişkilerimizi hem de ticaret faaliyetlerimizi germeye devam edecek. 2018 yılının tamamında bu etkinin düzelebileceğini açıkçası düşünmemekteyim. Diplomatik, ticari krizlerin birbirini kovaladığı bir 2018 senesi geçirmemiz oldukça potansiyel etkiler arasında.

Rahu’ nun Türkiye’ nin parayı temsil eden, Ketu’ nun ise büyük değişim dönüşüm, felaketler, ekonomik dalgalanmalar ilintili evindeki aks yerleşimi ise Mart 2019’ a kadar sürecek zorlu bir ekonomik dönemi daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi işaret etmekte.

Özellikle Mars’ ın Oğlak Burcu içerisine ve Ketu’ nun yanına katılacağı, daha da önemlisi Retro/geri hareket yapacağı Mayıs- Eylül 2018 periyodu, Türkiye açısından 8. Evin temsil ettiği sıkıntılı konu başlıkları açısından bir hayli riskli gözükmekte.

Astrolojide maalesef en kötü konuları temsil eden 8. Evdeki yerleşimler ani kesilmeleri, dönüşleri, felaketleri, gecikmeleri, kazaları, dalgalanmaları tetikleme potansiyeline sahiptir.

O nedenle de ani hareketleri temsil eden bir gezegen olan Mars’ ın üstelik de kadersel denilen etkileri tetikleyen Ketu ile birlikte bu Retro sürecini yaşatacak olması açıkçası riski yüksek zaman dilimlerini akla getirmekte.

Jüpiter ise Türkiye’ nin 5. Evi içerisindeki yolculuğuna şu an için sakin şekilde devam etmekte. Bu da bizlerin ülkedeki durumlar karşısındaki genel atmosferimizin aslında çok da fazla dalgalanmadan, alıştığımız şekilde devam ettiğini göstermekte.

Ocak 2018’ in gökyüzünde yer değiştirecek olan gezegenlerinden en önemlisi bence Mars gibi gözükmekte. Zira yine Türkiye’ nin düşmanlarını ve Türkiye’ ye karşı düşmanca hareketleri temsil eden 6. Evinin içerisine geçmiş olacak. 17 Ocak itibariyle kendi yönettiği Akrep Burcu’ na geçecek ve Mart 2018’ e kadar da burada olmaya devam edecek.

Genel anlamda tansiyonu yükselten ve bulunduğu evin temsil ettiği konuların göze batar hale gelmesini tetikleyen bir gezegen olması nedeni ile Mars, Bizim 6. Evimize geldiğinde yasadışı örgütleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, agresif hareketleri, polis-asker gibi silahlı güçleri, patlamaları tetikleme potansiyelini hareketlendirmekte.

Kendi yöneticisi olduğu evde bulunmasından dolayı, bazı sert olaylar yaşansa da eninde sonunda yaşanan tatsız olaylardan ders alınmasını, bizim açımızdan birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi sonrasında yaşatacak olmasına rağmen; Mars gezegenin doğası beklenmeyeni, öngörülmeyen ani ve sert olaylarla yaşatma eğiliminde olduğundan Ocak – Şubat aylarında hepimizin yine tetikte olmasında fayda var.

Venüs ve Güneş ise ayın ilk yarısında Vedik Astrolojisine göre yine Türkiye’ nin yurt dışı ilişkilerini temsil eden 7. Evi üzerinde olacaklar ve zaten uzun süredir yurt dışı itibarımız konusunda hassas dengeleri bozan enerjisi ile Satürn’ e bir anlamda destek verecekler.

Yani Ocak 2018’ de de Türkiye’ nin dış ülkelerle olan iletişimi gergin, istenenin ve olması gerekenin dışında ilerleme eğiliminde olacak.

Özellikle ay ortasından itibaren yer değiştirecek olan Güneş sebebi ile devlet otoritesinin de bu konuları ustaca yönetme kabiliyetinin zayıflayacağını düşünebiliriz. Hatta 14 Ocak ve sonrasında bazı skandal gelişmeler devlet büyükleri ile ilgili gündemi işgal edebilir. Yeni yılın ilk Dolunay’ ı Türkiye’ nin tam Yükselen Burcu İkizler üzerinde 2 Ocak’ ta gerçekleşiyor olacak. Bu nedenle de Türkiye haritası açısından önemli bir Dolunay.

Venüs ve Satürn görünümleri altında, yabancı ülkelerle ilişkilerimizi temsil eden evin tam karşısında Türkiye ve diğer devletler olarak bizi net bir ayrım içinde bırakacak enerjilere sahip.

Dolayısıyla yeni yılın ilk günlerinde Türkiye’ yi yabancı ülkeler ile ciddi bir zıtlaşma etkisi içerisine çekebilir.

17 Ocak Yeni Ay’ ının da Yay Burcu içerisinde gerçekleşiyor olması, yabancı devletler ile olan iletişimimizde yeni bir bakış açısı, yeni bir politika üzerinden ilerlememiz gerekliliğinin vurgusunu yapmakta. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2017 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası açısından Aralık ayının en önemli gezegen hareketi Merkür gerilemesi olacak.

Çünkü Merkür, daha önceki aylarda da tıpkı Satürn’ ün yaptığı gibi Türkiye’ nin 7. ve 6. Evleri üzerinde gerileme hareketini gerçekleştirecek.

Bireysel ve ülke haritalarında Satürn, Rahu, Ketu, Jüpiter gibi ağır hareketli gezegenlerin etkileri uzun dönemlere yayılır.

Ancak Merkür, Venüs, Güneş gibi hızlı hareket eden gezegenler, ani ve küçük dokunuşlarla daha tetikleyici enerjileri açığa çıkartırlar ve bir anlamda ağır hareketli gezegenlerin büyük planlarının tamamlanmasına aracılık ederler.

Bu nedenledir ki Hint Astrolojisine göre; Aralık ayında Yay Burcu içerisinde –ki burası Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini gösteren 7. Evidir.- söz birliği yapmışçasına yığılacak olan gezegenler; hali hazırda 7. Ev içerisindeki seyahatine daha uzun müddet devam edecek olan Satürn’ ün büyük planına Aralık ayı itibariyle ciddi katkıda bulunacağa benzemektedirler.

Satürn’ ün 7. Evimize Retro sürecini tamamlayıp geri dönüşünden beri bu konu ile ilgili ayrıntıları geçmiş yazılarımda aktardım. İlgilenenler önceki ayların yazılarını inceleyebilirler.

Merkür’ ün açtığı yoldan Venüs, Güneş ve son olarak da 18 Aralık’ taki Yeni Ay süreci Türkiye’ nin dış ilişkilerini, dış ülkelerle anlaşmazlıklarını, dış ticaretini gösteren bu evine ciddi bir hareketlilik verecek.

Gökyüzünün Yay Burcu içerisindeki yoğunlaşmasına bakacak olursak, Aralık ayında yeni gelişmeler ardı ardına gündemimize düşecek gibi durmakta.

Merkür Yay Burcunda, 7. Evimiz üzerinde 3 Aralık itibariyle gerileme hareketine başlıyor. Ancak elbette etkileri daha önceden başlamış durumda. 10 Aralık tarihine kadar da bu evdeki retrosuna devam edecek. 11 Aralık itibariyle de Akrep Burcuna ve Türkiye’ nin düşmanlarını temsil eden 6. Evine yerleşecek.

10 Aralık tarihine kadar Yay Burcunda ve Türkiye’ nin 7. Evinde devam edecek Merkür retrosu, geçmişten gelen, üzerinde durulmayan, Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişki ve ticaretine zarar verecek her türlü iletişimi ortaya dökmeye devam edecek anlamına gelmekte.

Etkinin zararlı işleyeceğine yönelik kanaatim ise Merkür’ ün 11 Aralık itibariyle Akrep Burcuna yani Türkiye’ nin kötücül evlerinden biri olan, düşmanlarını temsil eden 6. Evine dönüş yapacak olmasından kaynaklanıyor.

Yani Aralık ayının ikinci yarısında dış ülkelerle gerilen ilişkilerimiz, sonuçları olan eylemler yaratma potansiyeline sahip.

Merkür’ ün Vedik Astrolojisine göre Türkiye’ nin “Yükselen” yöneticisi konumunda olması nedeni ile retrosu esnasında, tüm toplumun bu konuda yaşanacak olaylara kilitlenme eğilimi göstereceğini de ifade etmekte.

Yay Burcuna, yani Türkiye’ nin yine 7. Evine 16 Aralık itibariyle Güneş’in geçişi ile birlikte ise devlet otoritesinin de yurt dışı ilişkilerimiz ilintili yazılı-sözlü girişimlerde bulunacağını, hükümetin yoğun ve ısrarlı bir şekilde bu mesele üzerinde duracağını da ön görebiliriz.

Okumaya devam et

Paylaş

KASIM 2017 ve TÜRKİYE

Türkiye haritası üzerinde Hint Astrolojisine göre 2. Ve 8. Evler ekseninde yerleşen Rahu-Ketu’ nun arasında sıkışan gezegenler –Kala Sarpa Yoga- Kasım ayını bizler açısından özellikle ekonomik parametreler noktasında gergin enerjiler altında bırakmakta.

Rahu ve Ketu’ nun tabiatı “beklenmeyeni getirmek” üzerine kurulu olduğu için ani yükselmeleri takip eden ani inişlerle para piyasalarında dalgalanmalara yerleştikleri evler itibariyle şahit olabiliriz.

Hemen aybaşında Koç Burcu içerisinde Türkiye’ nin 11. Yani; gelir-bütçe ile çok yakından ilgili evinin üzerinde Dolunay süreci yaşanacak.

Rahu ve Ketu’ nun sıkıştırdığı hatla birlikte düşünüldüğünde; para piyasaları, ekonomi ile ilgili netleşen bir durumun da bu sıralarda ortaya çıkması olası.

Ayrıca Dolunay’ ın yaşanacağı 11. Ev Mundane’ de politikacılar ve meclisi de temsil etmekte. O nedenle meclis, milletvekilleri, politika ile yakından ilgilenen kişiler ilintili tahmin edilemeyen gelişmeler yaşanması da muhtemel etkiler arasında.

Zira Dolunay’ ın içerisinde gerçekleşeceği Baharani Takımyıldızı da tahmin edilemez nitelikler taşır ve kadınlarla ilintili konuları tetikleme potansiyeli yüksektir. Gizlilik içeren işlerin bu Dolunay ile birlikte ortaya çıkması, bizim açımızdan görünür hale gelmesi söz konusu olabilir.

Özetleyecek olursak: 4 Kasım Dolunay’ ı meclis, milletvekilleri, politikacılar ve Türkiye ekonomisi ilintili konuları ön plana çıkartabilir. Bu insanlarla ilgili gizli kalmış bir konunun açığa çıkışı da Dolunay civarındaki günlerde söz konusu olabilir. Bu Dolunay 19 Ekim’ de Yeni Ay civarında yaşanan etkilerin netlik kazanması açısından da çalışabilir.

18 Kasım’ da ise Akrep Burcu içerisinde Yeni Ay oluşacak ve Türkiye haritasında 6. Eve denk gelmekte.

6. Ev ise askeri güçleri, polisleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, Türkiye’ ye karşı düşmanca tavırları temsil etmekte.

Mars’ ın bu noktadan uzak olması nedeni ile Kasım ayı içerisinde patlamalar, saldırılar gibi bir olayın çok fazla risk teşkil edeceğini sanmıyorum.

Ancak Yeni Ay’ ın gerçekleşeceği tarihten hemen sonra 21-27 Kasım tarihleri arasında Türkiye’ nin 6. Evi içerisine, Yükselen lordu olan Merkür Gandanta dereceleri içinde yerleşmeye başlayacak ki; esas riskli potansiyelin bu olduğunu düşünmekteyim.

Çünkü hali hazırda Kasım ayının neredeyse tamamında Satürn Yay Burcu içerisinde ve Türkiye’ nin dış ülkelerle her türlü temas ve ilişkisini temsil eden 7. Evinin içerisinde tıpkı Merkür gibi Gandanta süreci içerisinde bulunuyor olacak.

Peki nedir bu Gandanta?

Astrolojinin temel kavramları arasında burç kuşakları 4 element grubu içerisinde 3’ lü olarak toplanır. Ateş, toprak, hava ve su.

Bunlar arasında su ve ateş grubu birbirlerine çok ters enerjiler yansıtırlar. Ateş su ile beslenemez, söner. Su, ateş vasıtasıyla buharlaşıp, kaybolup gider.

Bu iki element birbirlerinin düşmanlarıdır ve birbirlerinin sonlarını getirebilme potansiyelleri vardır. O nedenledir ki; bir gezegen su grubu olan burç kuşağından, ateş grubu olan burç kuşağına giriş-çıkış yaparken ne yapacağını bilemez, dengesiz ve kararsız enerjiler içerisinde kalır. Temsil ettiği konuları başıboş ve yıkıcı olmaya eğilimli enerjiler içerisinde bırakır.

Buna Hint Astrolojisinde Gandanta denmektedir ve Gandanta süreçleri gezegenlerin enerjilerinin kötü çalışmaya eğilimli oldukları zaman dilimleridir.

Türkiye haritasında Kasım ayında Satürn ve Merkür’ ün Gandanta oluşlarına geri dönecek olursak:

Merkür ülke haritamızda Türkiye’ yi ve toprak bütünlüğümüzü, toprak ilinti her türlü konuyu, hava koşullarını temsil eden evlerin yöneticisi konumunda. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2017 AY-GÜNEŞ TUTULMASI ve TÜRKİYE

Ağustos, Mundane yani ülke astrolojileri adına, son derece önemli olan Tutulma etkileri ile 2017′ nin en önemli aylarından biri olarak öne çıkmakta.

Gökyüzü Ağustos içerisinde Jüpiter dışında neredeyse tüm gezegenlerin hareketine sahne olacak.

Hatta Node’ lar yani Ay Düğümleri de yer değiştirmeye hazırlandıklarından (Mean Node) Rahu ve Ketu’ yu da bu devinimin içerisinde düşünmemiz gerekmekte.

Gökyüzünün ilk hareketi Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 8. Evine denk gelen Shravana Takımyıldızındaki ve Mars görünümü altında gerçekleşecek olan Ay Tutulması.

8. Ev; ayrışma, bozulma, beklenmedik durumlar, borçlar, büyük dönüşümler, faiz oranları, milli felaketler, dış ülkelerle olan finansal ilişkiler gibi konuları temsil etmekte.

Bu ev, haritada bir anlamda temizlenmesi gereken engelleri temsil eder. Ayrıca 8, ölüm getirme potansiyeli de yüksek olan bir evdir. Zira Astroloji yorumlarında kullanılan “ev” lerin temsil ettiği konular sıralandığında, bir haritada bulunan toplam 12 ev içerisindeki en kötücül ve yıkıcı etkilere sahip olanı burasıdır…

Bu evin vurgulandığı zaman dilimlerinde büyük riskler içeren işlerden uzak durulması gerekir.

7 Ağustos Ay Tutulmasının Türkiye’ nin 8. Evinde gerçekleşecek olması, doğal olarak bu evin vurgulanması anlamına gelmektedir.

Ay Tutulması esnasında Hint Astrolojisine göre toplumsal olaylara vurgu yapan Kova Burcu Yükselende ve tutulmanın derecesi, Shravana’ nın toplumun geniş kesimlerini etkileme gücü olan 4. Padasında (4. Kısmı) gerçekleşiyor olacak.

Mars’ ın patlayıcı, yangın, silahlı güçlerle olan doğal ilişkisinin de görünüm yolu ile bu tutulmaya eşlik edeceğini hesaba katarsak; toplumu etkileyecek yangın, patlama ya da silahlı güçlerin vurgulandığı bir olayın Ay Tutulması günlerine yakın bir tarihte vukuu bulması potansiyeli akla gelmekte.

Ayrıca Mars görünümünde gerçekleşecek olan Ay Tutulmasının, toprak elementinden bir burç kuşağında (Oğlak) yer alması da yine ilerleyen tarihlerde toprak altı güçlerinin -maden kazaları, depremler ya da sel, heyelan- tetikleyicisi niteliğinde çalışmasına maalesef sebebiyet verebilir.

Özellikle bir sonraki ay, 15-30 Eylül tarih aralığı, gezegen yerleşimleri açısından yangın, patlama, silahlı kuvvetlerin, toprak-yer küre, ekstrem hava koşulları ilintili sorunların toplumun dikkatini çekmesi açısından benim gözüme çarpmakta.

13 Ağustos tarihinde ise Merkür Türkiye’ nin 3. Evinde Magha ve Purvaphalguni Takımyıldızları arasında gidip-gelerek gerileme hareketine başlayacak.

5 Eylül’ e kadar da retrosunu sürdürecek.

Ticari hayat ve iletişim dendiğinde ilk akla gelen gezegen olan Merkür’ ün Türkiye’ nin tam da iletişimi temsil eden 3. Evinde geri hareket yapacak olması; öncelikle sosyal medya, basın – yayın, telefon-televizyon, görsel medya gibi günümüz iletişim kaynaklarının hepsini içine alan genişlikte bir iletişim aksaklığı çıkarması potansiyelini akla getirmekte.

Ayrıca ulaşım da 3. Evin konuları arasında bulunduğundan, ulaşım yolları ile ilgili bazı terslikleri de retrosu boyunca bizlere deneyimletebilir.

Ay Tutulmasının ardından, 21 Ağustos tarihinde Türkiye’ nin 3. Evinde yaşanacak olan Güneş Tutulmasının olası etkilerinden bir tanesi de iletişim ve ulaşım yolları üzerinde gergin bir enerji barındırması nedeni ile kara-deniz-hava taşımacılığını ilgilendiren bir kaza, ya da teknolojik aksaklık da Güneş Tutulmasına yakın ve izleyen günlerde Türkiye’ nin gündemini işgal edebilir.

Aynı süreçte basın, medya, sosyal medya gibi iletişim kurduğumuz araçlar üzerinde de kısıtlayıcı bir etki –Merkür Retrosunu destekler şekilde-söz konusu olma potansiyeline sahip.

16 Ağustos tarihinde ülke astrolojisinde hükümetin başını temsil eden gezegen Güneş, yönettiği ve güçlü olduğu burç kuşağı Aslan’ a geçecek.

Merkür Retrosu ile birlikte dik ve taviz vermeyen konuşmaları devlet büyüklerimizden bu dönemde daha sık işitebiliriz.

Bu konuşmalar özellikle de özgür düşünceyi temsil eden, toplumun gözü önündeki insanlar hakkında olabileceği gibi komşu ve yakın ilişkide bulunduğumuz devletlerle ilintili politikamız-ilişkilerimiz hakkında da gerçekleşebilir.

Özellikle Güneş Tutulması sonrası, komşularımızla ilişkilerimizi vurgulayan gelişmeleri uzun vadede deneyimleme etkisine sahibiz.

Ayrıca gazeteciler, basın mensupları, yazarlar, sanatçılar, eğitmenler gibi muhafazakâr görüşlere sahip olmayan kesimlerle devlet otoritesinin çatıştığı, birbirine sert çıkışlar yaptığı konuşmaları/yazıları da Güneş Tutulmasına yakın ve devamındaki günlerde, iletişim kaynakları vasıtasıyla izleme/ takip etme isteği içerisinde olacağız.

21 Ağustos Güneş Tutulmasının en çarpıcı yönü ise Amerika Devleti’ nin tüm eyaletlerini neredeyse tamamını gölgesi altında bırakacak olması.

Daha önceki yazılarımda aktardığım gibi tutulmaların en büyük etkileri, onu toprakları üzerinde gözlemleyen ülkeler açısından yaşanma potansiyeline sahiptir. (1999 Güneş Tutulmasını ve 17 Ağustos depremini hatırlayın.)

Üstelik tutulma Hint Astrolojisine göre Amerika’ nın Ay’ dan sayıldığında 8. Evine (Önceki paragraflarda bahsettiğim gibi bir haritadaki en yıkıcı, en kötücül çalışan ev.), Sade Sati süreci içerisindeyken denk gelmekte.

Burada uzun uzadıya Amerika’ nın bu tutulmadan nasıl etkileneceği konusunda açıklamalar yapmayacağım. (İlgilenenler yabancı kaynaklardan bolca araştırıp, öğrenebilirler. Amerikalı astrologlar isim bile verdiler tutulmaya: “Amerikan Tutulması”. Yani çok popüler.)

Ancak kişisel kanaatim, bu tutulmanın özellikle Amerika’ nın ekonomik-ticari dengeleri, dış ülkelerle ilişkileri/restleşme-ters düşme ve düşmanları ilintili konularını ciddi boyutta harekete geçireceği yönünde.

Elbette depremler, yangınlar ve toprak sel-fırtına gibi felaketlerden de coğrafi yapısının hassaslığı sebebi ile zarar görme potansiyeline güçlü şekilde sahip. Ulaşım yollarını ilgilendiren bir felaketi yaşama potansiyelleri de var…

Konunun bizi ilgilendiren ve burada yer ayırmama neden olan kısmı ise sizlerin de bildiği gibi Amerika’ da olan biten pek çok şeyin dünyayı ve bizi de yakın şekilde etki altına alıyor olması. Okumaya devam et

Paylaş

TEMMUZ 2017 ve TÜRKİYE

Temmuz 2017, Ağustos ayında yaşayacağımız Ay ve Güneş Tutulmalarından önce, Türkiye Haritası açısından, nispeten daha sakin ancak kendi içinde oldukça gerilimli gökyüzü enerjilerine sahip.

Türkiye Haritasında Hint Astrolojisine göre Akrep Burcunda geri giden Satürn, tıpkı geçtiğimiz yaz aylarında olduğu gibi 6. Evimize yerleşmiş durumda.

Uzunca bir süre de -26 Ekim’ e kadar- sıkıntılı olayları temsil eden bu evdeki yolculuğuna devam edecek.

Geçen seneden farkı ise Mundane Astrolojisinde askeri güçleri, patlamaları, yangınları temsil eden Mars ile birlikte olmayışı.

Bu da geçtiğimiz seneki kadar gerilimli süreçleri bize yaşatmayacak olduğunu anlatmakta.

Ancak Satürn ve 6. Ev kombinasyonu, yine de çok olumlu etkiler vermeyecektir.

Zira 6. Ev dediğimizde mahkemeler, ordu, polis, milli savunma, yiyecek-içecek ilintili konular ülke gündemine taşınma eğiliminde olurlar.

Özellikle de Satürn’ ün geri gidişi, geçmişten bu yana var olan ve çözülmemiş sorunlarımızın 6. Evin temsil ettiği konu başlıkları dahilinde yine dikkat çekici gündem maddelerini oluşturabileceğini anlatmakta.

Ülke Yükselenimiz üzerinde Temmuz’un 11’ ine kadar transitini sürdürecek olan Mars da dikkate alındığında; yine silahlı güçleri ön plana çıkartan, ani gelişen ve tansiyonlu olayların gündeme oturabileceğini söyleyebiliriz.

Olayın niteliğinin astrolojik olarak tam tanımını yapmak pek mümkün olmasa da Satürn’ ün gizli örgütlenmeleri temsil eden bir burç kuşağı olan Akrepteki ilerleyişi, yasa dışı örgütler kaynaklı bazı üzücü olayların yaşanma potansiyeline işaret etmekte.

Ayrıca Mars’ ın 16 Temmuz tarihine kadar Vedik Astrolojisine göre Punarvasu Takımyıldızında, çoğunlukla da Merkür ile birlikte yol alacak olması; eğitimcileri, yazarları, gazetecileri, üniversite camiasında çalışan insanları içine alan bir grup için olumsuz etkiler, olaylar yaşanmasına neden olabilecek enerjileri tetikleme potansiyeline sahip.

Temmuz’ un başı itibariyle Venüs’ ün Boğa Burcunda güç kazanmaya başlaması ile birlikte, 26 Temmuz tarihine kadar Türkiye haritası üzerinde 3-6-9 ve 12. Evler arasında gezegenler bir birleri ile Kare Görünüm yapmaya başlayacaklar.

Okumaya devam et

Paylaş