Etiket arşivi: merkür retro

EYLÜL 2017 BURÇ YORUMLARI

Tutulma etkilerini yaşadığımız Ağustos ayından sonra Eylül 2017 de Hint Astrolojisinde karmik sayılan gezegenlerin yer değiştirmesi ile son derece hareketli bir gökyüzüne sahiplik yapacak.

Vedik Astrolojide geri hareket yaparak burç değiştiren ve hayatımıza ciddi farklılıklar getirme potansiyeline sahip Rahu ve Ketu (Kuzey ve Güney Ay Düğümü) son 1,5 senedir bulundukları Aslan/Kova Burçları ekseninden; Yengeç/Oğlak Burçları hattına, 9 Eylül 2017 itibariyle taşınacaklar. Mart 2019 tarihine kadar da Rahu, Yengeç Burcundaki, Ketu da Oğlak Burcundaki transitine devam ediyor olacak.

Rahu ve Ketu haritada transit yaptıkları evin temsil ettiği konularda kişiye beklemediği ve kontrolü dışında gelişen olaylar getirirler.

Kişinin kader çarkının işlemesi gibi de bu transiti düşünebiliriz.

Aslına bakacak olursanız kaderden ziyade kişinin yaşadığı bu etki, ruhunun gelişmesi için ihtiyacı olan olayların, fırsatların, başlangıçların onun hayatına, kendi planları dışında sokulması durumudur.

Özellikle bu transit Hint Astrolojisine göre Oğlak ve Yengeç Yükselenlere sahip haritalar için çok önemli.

Zira Rahu ve Ketu ilişkiler, ortaklıklar ve şahsın bizzat kendisi ilintili konularda, kişinin hayatını bu güne kadar alışageldiği düzenin dışına taşımaya çalışacağı için köklü değişimleri tetikleme şansına sahip.

Bekarlar için evlilik şansı verebileceği gibi, sorunlu evlilikler için de son düzlüğün koşulmasını getirebilir.

Rahu ve Ketu’ dan sonra gökyüzünde büyük fayda veren Jüpiter de 12 Eylül itibariyle Başak Burcundan ayrılarak, Terazi Burcu içerisine adımını atıyor olacak.

Jüpiter, bolluk bereket ve şans gezegenidir. Bilgi edinme, kişiyi bilgeleştirme ile de yakından ilgilidir.

En başta Terazi Yükselenler olmak üzere; Eylül 2017-Ekim 2018 tarih aralığında Kova, Koç ve İkizler Yükselenler için kendilerine pek çok bilgi kattıkları, şanslı, bereketli, güzel gelişmelerin yaşanacağı bir dönem başlamakta.

Elbette Sade Sati ve Kandaka Sati dönemlerini yaşamayanlar için bu etkiler çok daha hissedilir olacak. Bu ayrıntıyı da belirtmeden geçmemek gerekiyor.

Çünkü Ay Burcu Akrep, Yay ve Oğlak’ ta yerleşenler, şu an Sade Sati dönemini yaşamaktalar ve hayat şanslarını ciddi seviyede düşüren bir transiti deneyimlemekteler. Dolayısıyla Jüpiter’ in iyileştirici etkilerini tam anlamı ile almaları çok da mümkün olmayacaktır.

Ayrıca yine Ay Burçları Başak, İkizler ve Balık olanlar da hayatlarının bazı alanlarında, Kandaka Sati dönemi yaşadıkları için, değişim-dönüşüm etkileri ile sınandıktan sonra Jüpiter’ in olumlu enerjilerini deneyimleme şansına sahip olacaklar.

Vedik Astrolojiye göre Rahu – Ketu ve Jüpiter’ den sonra diğer gezegenlerin yerleşimlerine de baktığımızda:

Mars; tüm Eylül ayı boyunca Aslan Burcu içerisinde bulunacak.

Güneş ise 15 Eylül’ e kadar yöneticisi olduğu ve güçlü çalıştığı kendi (Aslan) Burcundaki Mars’ ın yanındaki yerleşimini koruyacak. 16 Eylül itibariyle ise Mars’ ı yalnız bırakarak, Başak Burcuna geçecek.

Venüs; 14 Eylül’ e kadar Yengeç ve Oğlak Yükselenlere aşk, romantizm konusunda olumlu enerjiler yansıttıktan sonra; 15 Eylül itibariyle aynı etkiyi 9 Ekim’ e kadar Aslan ve Kova Yükselenlere yaşatmak üzere Aslan Burcuna hareket edecek.

Merkür ise Ağustos ayında başladığı ve pek çoğumuza ciddi aksilikler yaşattığı gerilemesine 5 Eylül’ de son verecek ama kendisini toparlaması maalesef daha zaman alacak. 10 Eylül’ den sonra tam anlamı ile kendine gelecek olan gezegen 26’ sına kadar Aslan Burcunda kalmaya devam edecek.

Eylül ayının Dolunay’ ını 6’ sında, Hint Astrolojisine göre Kova Burcunda. Yeni Ay etkisini ise 20 Eylül’ de yine Hint Astrolojine göre Başak Burcunda deneyimleyeceğiz.

Satürn ise Ekim sonuna kadar Retro hareketini yaparken geri döndüğü Akrep Burcunun içerisindeki gerilemesini bitirmiş olmakla birlikte, Ekim sonuna kadar Yay Burcuna geçişine start vermeyecek. Yani Eylül’ ün tamamında kendisi yine Akrep Burcu içerisinde bulunarak, özellikle Sade Sati sürecini haritasında Ay gezegeni Akrep’ te yerleşenler için zorlu ve ruhsal olarak sıkıntılı kılmaya devam edecek.

Yukarıda ayrıntılarını aktardığım Eylül 2017 gökyüzü hareketlerinin (Hint Astrolojisine göre hesaplanarak bulunmuş) Ay ve Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz…

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim.

Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Örnek: Batı Astrolojisine göre Balık olan birinin sayfamdaki Balık Burcu etkilerini okuması, yanlış yönlenmesine, yanlış yorumları okumasına sebebiyet verecektir.

Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. (Hint Astrolojisinde Burçlar doğum tarihinize göre hesaplanmaz!)

Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…

KOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Jüpiter’ in ay ortasında yapacağı değişiklik ile önünüzdeki 1 senelik süreçte evliliğiniz, ortaklı ve ticari işleriniz, gelirleriniz ile ilgili daha rahat, bolluk hissini deneyimleyeceğiniz bir sürece adım atıyor olacaksınız. Rahu ve Ketu’ nun yer değişikliği ise size 1,5 senelik periyotta çocuk ve kariyerı bağlantılı konularda bazen kontrolünüz dışında gelişmeler yaşıyormuşsunuz hissi ile sınıyor olacak. Bu dönemde etrafınızda hiç beklemediğiniz insanlardan zaman zaman yakınlık, özel ilgi ve beğeni gibi sinyaller de almanız olası. Satürn’ ün Kasım’ a kadar büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı evinizden geçişi sizi yeni koşulların hayatınızda belirmeye başladığı, değişiklikler olduğu bir süreçten geçirebilir. Evli ve çocuklu olanlar için bu ayın en önemli konu başlığı evlatları halinde. Onlarla ilgili hareketli bir ay geçirecekler. İlgi odaklarının merkezinde çocukları olacak. Bekar ve ilişkisi olan Koç yükselenler ise ayın ilk yarısında partnerleri ile biraz gergin bir süreç yaşayabilirler. Ayın 2. Yarısı itibariyle yaşanan tatsızlıklar Venüs’ ün yardımı ile daha romantik ve tutkulu olacağınız, sevgilinizle aranızı düzeltebileceğiniz, olayları tatlıya bağlayacağınız bir atmosfere bürünebilir. 6 Eylül’ deki Dolunay çocuğunuz ya da sevgiliniz ilintili tamamladığınız bir durumun yaşanmasına, 20 Eylül Yeni Ay’ ı ise bu durumun istediğiniz gibi sonuçlanıp, ilerlediğini görmenize ve tatmin duygusu yaşamanıza aracılık edebilir.

BOĞA BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Jüpiter’ in Eylül ayında yapacağı değişiklik sizi en çok işiniz, mesleğiniz ilintili alanlarda önünüzdeki 1 senelik süreçte gelişim – büyüme fırsatları ile dolu bir sürece sokarak etkileyecek. Ancak bu dönemde kistler, yağ bezeleri ile ilgili sağlık sorunlarına da eğer eğiliminiz varsa dikkat etmelisiniz. Ayrıca iştahınızı da kontrol altına tutmaya çalışmalısınız. Rahu ve Ketu’ nun yer değişikliği ise size 1,5 senelik periyotta yeni girişimler, atılımlar yaptırma fırsatı verecek ancak yurt dışı ilintili işlerle uğraşanlar, eğitim sektöründe çalışanlar için zaman zaman kontrol etmekte zorlandığınız gelişmeler yaşamanız da olası. Dostlarınız ve çevrenizdeki insanlarla da daha önce farkına varmadığınız ya da üstünde durmadığınız pürüzler nedeni ile bazı yüzleşmeler yaşayabilirsiniz. Ekim sonuna kadar ise evliliğinizde bazı huzursuzluklar, soğukluklar yaşamanız olası. Özellikle kendi aileniz veya mülkler ilintili konularda bu ay gergin enerjiler altında olacaksınız. Sinirlerinizin gergin olduğu Eylül ayında tartışmaları başta partneriniz ve aile bireyleriniz ile fazla büyütmeden, en azından ay ortasında Venüs, Mars’ ın enerjilerini yumuşatana kadar, kapatmaya çalışın. Ayrıca yeni bir taşınmaz yatırımı yapmak, ev –araba değiştirmek isteyenler için de bu ay olumlu enerjiler söz konusu. Düşündüğünüz bir yatırım varsa harekete geçebilirsiniz. 6 Eylül Dolunay’ ı kariyeriniz ilintili bir durumun netleşmesine; 20 Eylül Yeni Ay’ ı ise ilişkiniz ya da çocuklarınız ilintili bir konunun gündeminizi işgal etmesine neden olabilir. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2017 AY-GÜNEŞ TUTULMASI ve TÜRKİYE

Ağustos, Mundane yani ülke astrolojileri adına, son derece önemli olan Tutulma etkileri ile 2017′ nin en önemli aylarından biri olarak öne çıkmakta.

Gökyüzü Ağustos içerisinde Jüpiter dışında neredeyse tüm gezegenlerin hareketine sahne olacak.

Hatta Node’ lar yani Ay Düğümleri de yer değiştirmeye hazırlandıklarından (Mean Node) Rahu ve Ketu’ yu da bu devinimin içerisinde düşünmemiz gerekmekte.

Gökyüzünün ilk hareketi Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 8. Evine denk gelen Shravana Takımyıldızındaki ve Mars görünümü altında gerçekleşecek olan Ay Tutulması.

8. Ev; ayrışma, bozulma, beklenmedik durumlar, borçlar, büyük dönüşümler, faiz oranları, milli felaketler, dış ülkelerle olan finansal ilişkiler gibi konuları temsil etmekte.

Bu ev, haritada bir anlamda temizlenmesi gereken engelleri temsil eder. Ayrıca 8, ölüm getirme potansiyeli de yüksek olan bir evdir. Zira Astroloji yorumlarında kullanılan “ev” lerin temsil ettiği konular sıralandığında, bir haritada bulunan toplam 12 ev içerisindeki en kötücül ve yıkıcı etkilere sahip olanı burasıdır…

Bu evin vurgulandığı zaman dilimlerinde büyük riskler içeren işlerden uzak durulması gerekir.

7 Ağustos Ay Tutulmasının Türkiye’ nin 8. Evinde gerçekleşecek olması, doğal olarak bu evin vurgulanması anlamına gelmektedir.

Ay Tutulması esnasında Hint Astrolojisine göre toplumsal olaylara vurgu yapan Kova Burcu Yükselende ve tutulmanın derecesi, Shravana’ nın toplumun geniş kesimlerini etkileme gücü olan 4. Padasında (4. Kısmı) gerçekleşiyor olacak.

Mars’ ın patlayıcı, yangın, silahlı güçlerle olan doğal ilişkisinin de görünüm yolu ile bu tutulmaya eşlik edeceğini hesaba katarsak; toplumu etkileyecek yangın, patlama ya da silahlı güçlerin vurgulandığı bir olayın Ay Tutulması günlerine yakın bir tarihte vukuu bulması potansiyeli akla gelmekte.

Ayrıca Mars görünümünde gerçekleşecek olan Ay Tutulmasının, toprak elementinden bir burç kuşağında (Oğlak) yer alması da yine ilerleyen tarihlerde toprak altı güçlerinin -maden kazaları, depremler ya da sel, heyelan- tetikleyicisi niteliğinde çalışmasına maalesef sebebiyet verebilir.

Özellikle bir sonraki ay, 15-30 Eylül tarih aralığı, gezegen yerleşimleri açısından yangın, patlama, silahlı kuvvetlerin, toprak-yer küre, ekstrem hava koşulları ilintili sorunların toplumun dikkatini çekmesi açısından benim gözüme çarpmakta.

13 Ağustos tarihinde ise Merkür Türkiye’ nin 3. Evinde Magha ve Purvaphalguni Takımyıldızları arasında gidip-gelerek gerileme hareketine başlayacak.

5 Eylül’ e kadar da retrosunu sürdürecek.

Ticari hayat ve iletişim dendiğinde ilk akla gelen gezegen olan Merkür’ ün Türkiye’ nin tam da iletişimi temsil eden 3. Evinde geri hareket yapacak olması; öncelikle sosyal medya, basın – yayın, telefon-televizyon, görsel medya gibi günümüz iletişim kaynaklarının hepsini içine alan genişlikte bir iletişim aksaklığı çıkarması potansiyelini akla getirmekte.

Ayrıca ulaşım da 3. Evin konuları arasında bulunduğundan, ulaşım yolları ile ilgili bazı terslikleri de retrosu boyunca bizlere deneyimletebilir.

Ay Tutulmasının ardından, 21 Ağustos tarihinde Türkiye’ nin 3. Evinde yaşanacak olan Güneş Tutulmasının olası etkilerinden bir tanesi de iletişim ve ulaşım yolları üzerinde gergin bir enerji barındırması nedeni ile kara-deniz-hava taşımacılığını ilgilendiren bir kaza, ya da teknolojik aksaklık da Güneş Tutulmasına yakın ve izleyen günlerde Türkiye’ nin gündemini işgal edebilir.

Aynı süreçte basın, medya, sosyal medya gibi iletişim kurduğumuz araçlar üzerinde de kısıtlayıcı bir etki –Merkür Retrosunu destekler şekilde-söz konusu olma potansiyeline sahip.

16 Ağustos tarihinde ülke astrolojisinde hükümetin başını temsil eden gezegen Güneş, yönettiği ve güçlü olduğu burç kuşağı Aslan’ a geçecek.

Merkür Retrosu ile birlikte dik ve taviz vermeyen konuşmaları devlet büyüklerimizden bu dönemde daha sık işitebiliriz.

Bu konuşmalar özellikle de özgür düşünceyi temsil eden, toplumun gözü önündeki insanlar hakkında olabileceği gibi komşu ve yakın ilişkide bulunduğumuz devletlerle ilintili politikamız-ilişkilerimiz hakkında da gerçekleşebilir.

Özellikle Güneş Tutulması sonrası, komşularımızla ilişkilerimizi vurgulayan gelişmeleri uzun vadede deneyimleme etkisine sahibiz.

Ayrıca gazeteciler, basın mensupları, yazarlar, sanatçılar, eğitmenler gibi muhafazakâr görüşlere sahip olmayan kesimlerle devlet otoritesinin çatıştığı, birbirine sert çıkışlar yaptığı konuşmaları/yazıları da Güneş Tutulmasına yakın ve devamındaki günlerde, iletişim kaynakları vasıtasıyla izleme/ takip etme isteği içerisinde olacağız.

21 Ağustos Güneş Tutulmasının en çarpıcı yönü ise Amerika Devleti’ nin tüm eyaletlerini neredeyse tamamını gölgesi altında bırakacak olması.

Daha önceki yazılarımda aktardığım gibi tutulmaların en büyük etkileri, onu toprakları üzerinde gözlemleyen ülkeler açısından yaşanma potansiyeline sahiptir. (1999 Güneş Tutulmasını ve 17 Ağustos depremini hatırlayın.)

Üstelik tutulma Hint Astrolojisine göre Amerika’ nın Ay’ dan sayıldığında 8. Evine (Önceki paragraflarda bahsettiğim gibi bir haritadaki en yıkıcı, en kötücül çalışan ev.), Sade Sati süreci içerisindeyken denk gelmekte.

Burada uzun uzadıya Amerika’ nın bu tutulmadan nasıl etkileneceği konusunda açıklamalar yapmayacağım. (İlgilenenler yabancı kaynaklardan bolca araştırıp, öğrenebilirler. Amerikalı astrologlar isim bile verdiler tutulmaya: “Amerikan Tutulması”. Yani çok popüler.)

Ancak kişisel kanaatim, bu tutulmanın özellikle Amerika’ nın ekonomik-ticari dengeleri, dış ülkelerle ilişkileri/restleşme-ters düşme ve düşmanları ilintili konularını ciddi boyutta harekete geçireceği yönünde.

Elbette depremler, yangınlar ve toprak sel-fırtına gibi felaketlerden de coğrafi yapısının hassaslığı sebebi ile zarar görme potansiyeline güçlü şekilde sahip. Ulaşım yollarını ilgilendiren bir felaketi yaşama potansiyelleri de var…

Konunun bizi ilgilendiren ve burada yer ayırmama neden olan kısmı ise sizlerin de bildiği gibi Amerika’ da olan biten pek çok şeyin dünyayı ve bizi de yakın şekilde etki altına alıyor olması. Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2017 ve TÜRKİYE

Nisan 2017 hepimiz için önemli bir siyasi olayla, yani seçim gündemi ile diğer aylara nazaran daha dikkat çekici enerjiler barındırmakta.

Her şeyden evvel Nisan ayının tamamı ve seçimin olacağı gün de gökyüzü çok sık bir araya gelemeyecek geri giden/retro gezegen etkileri ile bezenmiş durumda.

Nisan 2017 Burç Yorumları yazımda da belirttiğim gibi bu astrolojide çok sık rastlanan bir etki değildir ve hem bireysel hayatlarımız, hem de toplum açısından yaşanacak gelişmeler zorlayıcı enerjilere sahip olacaktır.

Hint Astrolojisinde kullanılan 9 gezegenden 4 tanesi (Jüpiter, Satürn, Merkür ve Venüs ) hep birlikte 10-15 Nisan tarih aralığında geri harekette olacaklar. Seçimin olacağı gün, yani 16 Nisan’ da Venüs geri hareketini bir gün önce bitirmiş olacak ancak daha da tehlikeli sayabileceğimiz istasyon pozisyonuna geçecek.

Şimdi tüm bu geri giden gezegenlerin Nisan 2017’ de tek tek hangi evler ve dolaysıyla ülke gündeminde hangi konular üzerinde etkili olabileceğine bakalım:

Öncelikle 10 Nisan tarihinde gerileme hareketine başlayacak olan Merkür, doğal temsilcisi olduğu ekonomi, para ve ticari hayat ilintili konularda Nisan ayının pek iç açıcı geçmeyeceğini işaret etmekte.

Özellikle bu gerilemesini Vedik Astroloji’ ye göre Koç Burcunda ve ülkenin gelir yollarını gösteren 11. Evi üzerinde gerçekleştireceğinden, finansal konuların Nisan ayında sıkıntılı virajlardan geçeğini, ekonomik parametrelerin iyi olmayacağını, ticari hayatta hissedilir bir durgunluk yaşanacağını söyleyebiliriz.

Ayrıca Merkür Türkiye haritasında 1 ve 4. Evlerin yöneticisi konumunda bulunduğundan; geri gittiği süreçte ülke genelinde atmosferin biraz sıkıntılı olacağını, insanların mutluluk ve refah hissi içinde olmayacaklarını da gösteriyor.

4. Ev’ in bir diğer temsil ettiği konulardan olan: toprak bütünlüğü ilintili meseleler, milliyetçi duyguların ön plana çıktığı çeşitli olayları tetikleme potansiyeline sahip. Ya da Nisan ayında kimin daha vatansever olduğuna dair tartışmaların yaşandığı ortamlara şahitlik ediyor olabiliriz.

Nisan ayında Türkiye’ nin 4. Evi, Şubat ayında başladığı geri hareketine devam etmekte olan Jüpiter’ in ikameti ile birlikte, 10 Nisan sonrasında emlak piyasaları açısından çok ciddi bir durgunluk sürecinin tetiklenmesine aracılık edecek konumlanmalara sahip durumda. Önümüzdeki bahar aylarını taşınmazlar üzerinde yatırıp yapmak noktasında, büyük paralarla oynamayan sıradan vatandaşlar adına, ben açıkçası çok akıllıca bir hareket olarak görmemekteyim.

7 Nisan tarihinde ise Satürn, yine Hint Astrolojisine göre Yay Burcunda uzunca bir müddet devam ettireceği geri hareketine başlayacak.

Satürn Türkiye haritasında yönettiği evler anlamında son derece kötücül etkilere sahip 8. Evin temsilcisi olması bakımından, Retro hareketini başlatacağı 7. Evin konuları üzerinde, geçmişten bu yana süren ve çözüme ulaşmamış meseleleri, artık kaçınılmaz bir noktaya getirerek, iyice belirgin ve inkar edilemez bir noktaya taşıma potansiyeline sahip.

Mart ayında belirttiğim ve gerçekleştiği üzere, (Mart 2017 ve Tükiye )yabancı ülkelerle ilişkilerimiz anlamında Nisan ayı da yine son derece rahatsız edici enerjilerin sınavına tabi olacak.

Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2017 BURÇ YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre Şubat 2017, gökyüzünde gezegenlerin yoğun enerjilerini bize yansıtacağı bir dönem olacak.

Öncelikle 26 Ocak 2017 tarihinde Kasım 2014’ ten beri Akrep Burcunda bulunan Satürn Yay Burcuna geçti ve henüz tam anlamı ile Gandanta dediğimiz derecelerin içerisinden çıkmadığı için pek rahat bir durumda değil. Bunun farkında olarak gereksiz risklerden kaçınmak hepimiz adına doğru bir davranış tarzı olacaktır.

Ancak 26 Ocak itibariyle Sade Sati sürecini tamamlayan Ay Burcu Terazi ve Yükselen Burcu Akrep olanlar için gerçekten de daha rahat bir dönem başlangıcı, Şubat itibariyle söz konusu olacak.

Ay Burcu Akrep olanlar ise en azından depresif ruh hallerinden bir nebze olsun daha olumlu bir ruh haline geçiş yapacaklar. Tabi Ay Burcu Akrep olanların Sade Sati süreçlerinin henüz bitmediğini Ocak 2020’ ye kadar bu etkinin içerisinde olduklarını da hatırlatmakta fayda var.

Jüpiter, 6 Şubat itibariyle Başak Burcu içerisinde yaklaşık 4 ay sürecek olan Retro/Geri hareketine başlıyor.

Bu süreç içerisinde olaylara farklı şekilde bakmaya çalışmak hepimiz açısından önemli bir ödev niteliğinde.

Jüpiter’ in geri gideceği 4 aylık süreçte:

Olumsuz düşünmeye daha yatkın olacağız ve bununla savaşmayı öğrenmemiz gerekiyor.

Bilgimizi, birikimlerimizi ne yönde kullanmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.

Kendi değerimizi bilmeli, içimizdeki gücü keşfetmeye çalışmalıyız.

Kendimize karşı dürüst olup, hatalarımızı adil şekilde kabul etmeliyiz. Özellikle başarısız olduğumuz konu ve ilişkiler üzerinde düşünmeli, eski alışkanlıklarımızı tekrarlamadan hatalarımızı tamir etmeye çalışmalıyız.

Jüpiter’ in Geri harekette/Retro olduğu dönemler; nerede hata yaptığımızın özeleştirisi için uygun zamanlardır. Dolayısıyla bu süreç farkındalıklarımızın gelişmesi için de bize yardım eder.

Şubat ayı itibariyle önümüzdeki 4 aylık süreçte alışageldiğimiz yollarla çözemediğimiz sorunlara artık başka bir yaklaşım getirme zamanı olduğunu bilmeli ve buna göre hareket etmeye çalışmalıyız.

11 Şubat tarihinde ise Vedik Astrolojisine göre Aslesha Takımyıldızında ve Yengeç Burcu’ nun içerisinde Ay Tutulması yaşayacağız.

Başta Yengeç Burçları olmak üzere Oğlak, Aslan, Yay Yükselenler, Aslesha’ nın güvensiz, şüpheci ve kendi içine dönük enerjisinden biraz olumsuz etkilenecekler.

Duygusal olarak sabit bir ruh hali içerisinde olmamız Şubat ayında zor olacak. Alıngan ve takıntılı, negatif tavırlar sergilemeye eğilimli olacağımız için bununla mücadele etmemiz gerekiyor.

26 Şubat tarihinde yine Hint Astrolojisine göre Kova Burcu içerisinde Satabisha Takımyıldızında gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ise dikkatlerimizi kendi üzerimizden etrafımızda olan bitene doğru çevirecek.

Başta Kova, Aslan, Yengeç, Balık Yükselenler olmak üzere hayatımızda gelişen olaylara karşı daha sakin kafayla yaklaşmamızda fayda var. Fevri tavırlar sergilemek bize kayıp yaşatma olasılığına sahip.

Venüs ise Şubat ayının tamamında Vedik Astrolojisine göre Balık Burcunda ve yücelim (etkilerini en iyi şekilde yansıtabildiği) konumunda bulunacak.

Eğitim, sanat, yaratıcılık, turizm, eğlence sektörü, spekülatif kazançlar alanında çalışan Terazi, Akrep, İkizler ve Yengeç Yükselenler için Şubat ayı çok verimli etkiler getirebilir.

Ayrıca güzellik, estetik ve dekorasyon faaliyetleri için de Venüs’ ün bu konumunu Şubat ayı içerisinde tüm burçlar değerlendirebilirler.

Şubat ayında aşk, yeni bir ilişkiye başlamak için de Başak, Akrep ve Balık Yükselenler gökyüzü tarafından destekleniyor olacaklar. Ancak Mars’ ın gölgesinde yaşanacak bu etki karşısında hızlı kapılmalara, düşünmeden bir ilişkinin içine dalma etkilerine de açık olacağız. Balık Burcu etkisinde Fazla hayalperest olmadan, mantıklı tarafımızı da ön plana çıkarmaya çalışmakta Şubat ayı boyunca fayda var.

Şubat 2017’ nin Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz.

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim. Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…. Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2017 BURÇ YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre 2017 Ocak için en önemli gezegen hareketi gökyüzünde çok uzun bir süredir Akrep Burcu içerisinde yer alan Satürn’ ün Kasım 2014’ ten beri devam ettiği yolculuğuna son vererek, Yay Burcuna geçiş yapması olacak.

Satürn’ ün tam olarak 26 Ocak 2017’ de yapacağı bu geçiş hareketi ile birlikte:

  • Ay Burcu Terazi olanların 7,5 senedir deneyimledikleri Sade Sati süreci son bulmuş olacak.
  • Ay Burcu Akrep olanların ise Sade Sati’ nin tamamı bitmemiş olsa da en ağır seyrettiği dönemi tamamlanmış olacak.
  • Yükselen Burcu Akrep olanlar ise Yükselen Üzerinden Satürn Transiti dönüşümlerini bitirecekler.

Satürn’ ün Yay Burcuna geçiş yapması ile birlikte ise:

  • Ay Burcu Yay olanlar için Kasım 2014’ ten beri içinde oldukları Sade Sati’ nin en yoğun etkilerini yaşayacakları kısım başlamış olacak.
  • Ayrıca Yükselen Yay burçları için de Yükselen Üzerinden Satürn Transiti etkileri kendini göstermeye başlayacak.
  • Ay Burcu Oğlak olanlar içinse Sade Sati’ nin başlangıcı yaşanacak.

Kısacası 26 Ocak tarihinde Satürn’ ün yapacağı bu yer değişikliği en fazla Terazi, Akrep, Yay ve Oğlak Burçları için önemli olacak.

20 Ocak tarihine kadar Kova Burcunda ilerlemesine devam edecek olan Mars ise Kova Yükselenler başta olmak üzere; Boğa, Aslan ve Başaklar için de yılın ilk ayının temposunu yüksek seviyede geçirmelerine neden olacak.

Kovalar için Kariyer konuları hareketliliğini devam ettirirken, Boğalar için ilişkiler, Aslan’ lar için aile, Başaklar içinse yeni girişimlerle ilgili konu başlıkları ayın 20’ sine kadar hayatlarında vurgulu olacak.

Bu ay Kova Burcu içerisinde bir araya gelecek olan Ketu, Mars ve Venüs özellikle 20 Ocak tarihine kadar hepimizin hayatında farklı konu başlıklarında beklenmedik gelişmelerin yaşanmasına sebebiyet verebilir.

Özellikle bu kavuşum; Kova, Aslan, Terazi, Yengeç, Koç ve İkizler Burçları için ilişkileri anlamında beklenmedik olayların gündemlerini işgal etmesi, hiç ummadıkları bir olayın gün yüzüne çıkması, partnerleri ile aralarında bazı duygusal patlamaların yaşanması anlamında tetikleyici olabilir.

12 Ocak tarihinde gerçekleşecek olan Dolunay enerjisi ile birlikte; Dolunay tarihine yakın günlerde duygularımızın kontrolünde, akılcı yaklaşımlardan uzak tepkiler verebiliriz.

Merkür’ ün 8 Ocak tarihinde Yay Burcu içerisindeki gerileme/Retro hareketine son verecek olması ise Aralık ayında bize yaşattığı aksaklıklar, alet arızaları, kafamızı toplamakta ve odaklanmada yaşadığımız güçlüklerin artık son bulması anlamında gökyüzünün pozitif etkilerinden biri olarak sıralanabilir.

Ocak 201’ nin Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz.

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim. Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2016 BURÇ YORUMLARI

2016’ nın son ayına yine gökyüzünde Hint Astrolojisine göre Kala Sarpa Yoga oluşumu ile gireceğiz.

9-19 Aralık sürecinde Ay’ ın “kurtulan” konumuna geçmesi ile birlikte ruhsal olarak Kala Sarpa Yoga’ nın üzerimizde hissettirdiği inişli-çıkışlı ruh haline ve karamsarlık hissine biraz mola verecek olsak da Aralık 2016 geçtiğimiz aylarla hemen hemen aynı atmosfere sahip olacak.

Özellikle Aslan ve Kova Yükselenlerin bu ay içerisinde kendilerini umutsuzluk hissine çok fazla kaptırmaması gerekiyor.

aral%c4%b1k-2016-bur%c3%a7-yorumlar%c4%b1Uzun bir süredir Sade Sati sürecini deneyimleyen Ay Burcu Terazi ve Akrep olanların ise artık Satürn’ ün yavaş yavaş Burç değiştirme hazırlığına girmesi sebebi ile önümüzdeki günlere -Ocak ayı da dâhil olmak üzere- hayatlarında gelişen olaylara karşı daha dikkatli hamlelerle yaklaşmasında fayda var.

Satürn yapı olarak risk almayı sevmeyen bir enerjiye sahiptir. Burç giriş-çıkışları ise daha sancılı süreçler yaşatmaya meyillidir. Şu anda gökyüzünde Vedik Astrolojisine göre Akrep Burcu içerisindeki yolculuğuna devam eden Satürn; 26 Ocak itibariyle Yay Burcu’ na geçiş yapacak.

Bu hamlesi ile uzun süredir çeşitli zorlu deneyimler vasıtasıyla olgunlaştırmaya, gerçeği görmeye ve değişmeye zorladığı Ay Burcu Terazi olanlar için Sade Sati sürecinin sonu gelmiş olacak. Elbette Ay Burcu Oğlak olanlar için de Sade Sati süreci yeni başlamış olacak.

Akrep Yükselenler içinse Yükselen Üzerinden Satürn Transiti süreci 26 Ocak 2017’ de son bulacak ve Yükselen Yay Burçları için bu döngü start alacak.

Sade Sati sürecinin en sancılı kısmını ise Ay Burcu Akrep olanlar, yine aynı tarihte, yani 26 Ocak’ ta tamamlayacaklar. Sade Sati tam anlamı ile üzerlerindeki baskıyı kaldırmasa da en yoğun etkilerinden kurtulmuş olacaklar.

Yukarıda saydığım: Ay Burcu Terazi veya Akrep olanlar ile Yükseleni Akrep yerleşiminde bulunanların Aralık 2016 ve Ocak 2017 tarihlerinde özellikle hayatlarında kariyer, yurt dışı, yüksek eğitim, otorite figürleri ile olan iletişimleri konuları başta olmak üzere risk almamaları gerekiyor. Ayrıca parasal konular, yatırımlar ve girişimler de bu süreçte dikkatle değerlendirilmesi gereken, içindeki gizli ayrıntıların gözden kaçırılmaması gereken diğer konu başlıkları.

Örneğin Ay Burcu Terazi olanlar için kariyer hayatları ile ilgili riskli sayılabilecek hamleler bu 2 aylık süreçte iyi sonuçlar üretmeyebilir ve sonrasında pişman olacakları kararlar alabilirler. Ya da Yükselen/Ay Burcu Akrep olanlar için: Yurt dışı ilintili iş yapanların özellikle karşılarında otorite konumunda bulunan (işveren, şirket yöneticisi, proje sorumlusu vb…) kişilerle iletişimlerinde restleşmeye varacak olaylardan kaçınmaları, karşı tarafın nabzını tutarak hareket etmeleri gerekiyor. (Bu elbette ki tüm Terazi ve Akrep’ler için genelleştirilebilecek bir etki değildir. Örneklemek için verilmiştir. Bireysel ve detay sonuçlar için kişisel haritaların detaylı olarak incelenmesi gerekir.)

Venüs’ ün 3 Aralık itibariyle yer değiştirmesi ile birlikte bu ay aşk/yeni bir ilişki beklentisi içinde olan Oğlak, Yengeç ve Başak Yükselenler için de şans yükselmekte.

Ayrıca Venüs’ ün bu hareketi ile Yay Yükselenler meslek ilintili kazançlar anlamında bereketli bir ay geçirme potansiyeline sahipler…

20 Aralık itibariyle Hint Astrolojisine göre Yay Burcu içerisinde Retro/geri hareketine başlayacak olan Merkür sebebi ile başta Terazi ve Yay Burçları olmak üzere herkes iletişim bazlı işlerinde dikkatli olmak, kontrollerini sıklaştırarak işlerini takip etmeye çalışmalı.

Aralık 2016’ nın Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz.

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde yorumlandığını, doğduğunuz tarihe göre Güneş’ in bulunduğu konumla -yani Batı astrolojisindeki Burcunuz ile değil- Yükselen ve Ay Burcunuza göre -her ikisini birden- yazıları okumanız gerektiğini bir kez daha önemle hatırlatmak isterim…

koçKOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Aralık ayının ilk yarısında odağınız Kasımda da olduğu gibi tamamen kariyerinize kaymış durumda olacak. Yoğun bir iş temposu içerisinde pek çok işi birden sonuçlandırma şansına sahipsiniz. Kendinizi hem disipline etmeniz kolaylaşacak hem de sonuç almaktan mutluluk duyacaksınız. Çalışmalarınızın parasal karşılığını da bu ay almanız olası. Çalıştığınız ortamda otorite konumunda bulunan kişilerle de bir süredir gerginleşen iletişiminiz ay ortasından sonra düzelme eğilimine giriyor. Bu yoğun tempo içerisinde kendinize vakit ayırmanız bu ay biraz zor olacak. Boş vakitlerinizde mümkün olduğunca dostlarınızla vakit geçirmeye çalışmalısınız. Merkür gerilemesi ile birlikte de yurt dışı ile olan iletişiminize dikkat etmelisiniz. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2016 GÜNEŞ – AY TUTULMALARI ve TÜRKİYE…

Hint Astrolojisine göre 1 Eylül tarihinde Aslan Burcunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ve ardından Güneş Tutulmasının bir nevi tamamlayıcısı niteliğinde çalışacak olan 16 Eylül tarihli Ay Tutulması sonbaharın en önemli gökyüzü hareketleri olacaklar.

eclipseiidetail1Ayrıca Merkür yine Vedik Astrolojisine göre 1-8 Eylül tarih aralığında Başak Burcunda; 9-21 Eylül tarihlerinde ise Aslan Burcu üzerinde Retro /Geri hareket halinde olacak.

Merkür’ ün geri hareketini bitirip, istasyon konumundan çıkması ise 26 Eylül’ e kadar uzayacak.

Yani yaklaşık olarak Eylül ayının tamamında meşhur Merkür Gerilemesi etkilerini yaşıyor olacağız…

Hem Tutulmaların yaşanacağı eksenler, hem de Merkür’ ün geri hareketini yaparken dolaşacağı AslanBaşak Burcu yerleşimleri göz ününde bulundurulduğunda; Eylül ayı gökyüzünün, Türkiye açısından en fazla öne çıkaracağı 3, 4, 9 ve 10. Evlerin temsil ettiği konular olarak belirginleşmekte.

Yazının ilerleyen bölümlerinde bu evlerin ilke haritamız üzerindeki etkilerini daha detaylı açıklıyor olacağım…

Eylül ayında gökyüzünde ülkemiz açısından en sevindirici gelişme, bizi uzun süredir çok gergin ve tehlikeli bir enerjinin içerisinde bırakan Mars’ ın Şubat ayından beri konakladığı malefik (kötücül) 6. Evimizden ve Akrep Burcundan ayrılarak, 18 Eylül itibariyle Yay Burcuna geçişi olacak.

Yazılarımı takip edenlerin yakından bildikleri gibi:  Mars’ ın terörist örgütleri, düşmanlarımızı, yasadışı faaliyetleri ve bunların karşısında ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli polis, asker gibi silahlı kuvvetlerini temsil eden 6. Evimizdeki diğer bir kötücül gezegen olan Satürn ile birlikte yaptığı uzun yolculuk hepimizce malum olan, pek çok kötü olayın ard arda yaşanmasına sebebiyet verdi.

Ülke haritamızda 6. Evin vurgusu Satürn’ ün buradaki varlığı nedeni ile hala azalmış değil! Ancak en azından Eylül itibariyle Mars’ ın hiç değilse tansiyonu iyice tırmandıran etkisinden bu ev kurtulmuş olacak.

Mars’ ın yeni adım atacağı alan ise Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini, uluslararası anlaşmazlıkları/anlaşmaları, toplum içi uyumu/uyumsuzluğu, ticari iş ilişkilerini temsil eden 7. Evi olacak. Okumaya devam et

Paylaş

HAZİRAN 2016 BURÇ YORUMLARI

Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2016 ve TÜRKİYE

Gökyüzünde Venüs dışında tüm gezegenlerin Nisan 2016 Burç Yorumları yazımda da değindiğim gibi Retro/Geri hareket yapacağı, ülke olarak önümüzde yığılan konular ile ilgili en genel anlamda sonuç almakta zorlanacağımız bir ay geçireceğiz.

Ares- MarsTürkiye’ nin kuruluş anı haritasında hiçbir gezegen Retro/Geri hareket içerisinde bulunmuyor. Dolayısıyla geri giden gezegen etkilerini ülke olarak daha yoğun hayatlarımızda hissedeceğiz.

Nisan ayı boyunca etkili olacak bu retro hareketler içerisinde hiç şüphesiz ki Hint Astrolojisi‘ ne göre etkisini üzerimizde en fazla hissettirecek olan gezegen Mars.

Zira Mars Nisan ayının tamamında yönettiği Burç kuşağında yani Akrep‘ te üstelik de Vedik Astrolojisine göre Vargottoma denilen güçlü bir konumda olacak ve gerileme hareketini de 17 Nisan’ da yine Vargottoma olarak başlatacak.

Hint Astrolojisinde ek olarak kullanılan haritalar bulunur. Detaylı olarak incelemek istediğiniz konuya göre bu haritalara başvurabilirsiniz. Bu ek haritalar içerisinde, ana haritayı etkileyen en önemli olanı ise Navamsa‘ dır. Navamsa Haritasındaki gezegenlerin bulunduğu yerlere göre ana haritadaki gezegenler daha da güçlü, yani bir anlamda daha da etkin hale gelirler. Ya da tam tersi ana haritada çok güçlü gibi duran bir gezegen Navamsa haritasında bulunduğu zor durumdan ötürü güç kaybedebilir.

Basitleştirecek olursak: ana haritadaki gezegen yerleşimlerinin ne kadar etkin çalışacağı Navamsa haritasındaki yerleşimlerine de bağlıdır.

Bir gezegenin ana haritadaki gücüne güç katan Navamsa yerleşimi ise gezegenin her iki haritada da aynı burçta yerleşmesidir. Buna Vedik Astrolojide gezegenin Vargottoma olması denir.

Vargottoma olan gezegen -Nisan ayının tamamı için Mars– temsil ettiği nitelikleri daha vurgulu, daha göze sokarak, ayırt edici şekilde yansıtmaya başlar.

Mars‘ ın Nisan ayının tamamında Vargottoma yaparak güç kazanmasının yanında bir de yönettiği Akrep Burcunda olması sebebi ile gücüne güç katılmakta.

Mars‘ ın Tutulmalar ve daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi özellikle ülke/Mundane astrolojisi içerisinde öne çıkan konuları ise her şeyden önce  silah taşıyan kişiler, patlayıcılar, savaş, kavga, anlaşmazlık, diktatörler, suçlular, militanlar, isyankarlar, yangınlar gibi agresif davranışları atfedebileceğimiz kesimler ve yıkıcı olarak tanımlayabileceğimiz eylemlerdir.

Konumlandığı Akrep Burcu ise ülke astrolojisi açısından gizli, kanun dışı, yer altı örgütlerini, suçu, toplum güvenliğini ve dış ülkelerle olan finansal ilişkimizi temsil etmektedir. 20 Şubat itibariyle Akrep Burcuna yerleşen Mars gezegeni güç kazanmaya ve ülke olarak bize huzur vermemeye başlamıştır. Kamu güvenliği açısından oldukça kaygılı günler yaşadığımız ortadadır ve Mars‘ ın Akrep Burcundaki ilerleyişi bu atmosfer ile bire bir örtüşmektedir.

Mars‘ ın bu yerleşimi Türkiye Haritasının 6. Evine düşmektedir ki; uzunca bir süredir yazılarımda bahsettiğim gibi asker, polis, ulusal savunma, düşmanlar gibi konulara da ait göstergelere bu evden ulaşırız. Bu da Nisan ayında yine, diğer aylarda olduğu gibi asker ve polislerin gündemde olmak zorunda kalacağı haberler bizi meşgul edecek demektir.

Sonuç olarak Nisan ayının tamamında, 20 Şubat’ tan beri yaşadığımız ortamdan daha farklı bir durum ülkemiz açısından söz konusu olmayacak gibi durmaktadır. Hatta Nisan ayında Mars‘ ın bu konuları çok daha vurgulu şekilde gündemlerimize taşıması potansiyeli yüksektir.

Konuya ilgi duyarak yazıyı okuyanların “peki ne zaman kurtulacağız biz bu Mars‘ tan?” dediklerini duyar gibiyim. Maalesef bu soruya beklediğiniz kadar kısa bir zaman aralığı veremeyeceğim. Çünkü Mars Haziran sonuna kadar Akrep Burcundaki, Türkiye’ nin 6. Evinde yolculuğuna devam ediyor olacak ve doğası gereği bize kavgacı, huzursuz ve agresif etkilerini göndermeye devam edecek.

Bu nedenle Nisan ayının tamamında ve hatta ilerleyen aylarda da ülkemizde güvenlik ile alakalı konular hassas şekilde sınanmaya devam edecek. Yasa dışı örgütlerin dikkat çekici ve toplumun güvenliğini tehdit eder şekilde yaptıkları eylemlerde geçtiğimiz aylardaki gibi bir seyir izleme potansiyeli çok yüksek.

17 Nisan’ da başlayacağı Retro/ geri hareketinde ise Retro Satürn’ e de aynı burcun içerisinde eşlik edeceği için yansıttığı negatif etkiler katlanarak büyüyecektir diyebiliriz. Bizler de bunun sonucu olarak toplumda yaşanan olaylar üzerinde ne kadar az kontrolümüz olduğunu düşünerek daha karamsar bir ruh haline bürünebiliriz. Güvensizlik ve emniyette olma isteği bilhassa 17 nisan’ dan sonraki Mars‘ ın geri hareketli olduğu süreçte hayatlarımızdaki en etkin duygu olma niteliğinde gökyüzünde öne çıkıyor. Nisan ayında endişe, dikkat ve tedbir toplumun ortak ruh halini tanımlayan kelimeler olacaktır demek pek yanlış olmaz.

Mars kavga ve çekişmenin de temsilcisi olduğu için toplumda bir süredir zıt görüşler ile ayrışan kutuplar arasında iyice alevlenen tartışmaları “bu kadar da olmaz” dedirtecek seviyeye taşıma potansiyelini, yani ayrışmayı da Retro süreci içerisinde bekleyebiliriz. Önce hareket edip, sonra düşünmek Mars‘ ın felsefesi olduğundan ufak kıvılcımlarla alevlenip, büyüyen tartışmalar, çekişmeler insanları daha fazla taraf olma dürtüsü içerisine çekebilir.

Tüm bu izah etmeye çalıştığım etkiler Nisan ayından başlayarak Haziran 2016′ nın sonuna kadar hayatlarımıza hakim olacak enerjiler. Öncesinde yaşanmış olan Tutulmaların da harekete geçirdiği astrolojik etkiler düşünüldüğünde, önümüzde Mars‘ ın liderliğinde geçireceğimiz, tansiyonu düşmeye pek niyetli olmayan bir bahar ve yaz süreci bizleri beklemekte. Mars‘ ın sürat, tez canlılık ile de alakası olduğundan, Şubat’ tan beri hızla ve sarsıcı haberlerle değişen gündemin, temposunun yavaşlatması da Mars bu kadar kuvvetli iken şahsi kanaatimce maalesef pek mümkün gözükmemekte…

Bu esnada yabancı ülkelerle olan ilişkilerimizde de düşmanca tavırlarla karşılaşmamız süregelen bir etki olarak hale güçlü bir potansiyel. Ülke haritamızın 3. Evindeki geri giden Jüpiter ve yanındaki Rahu‘ da hala orada bulunan sorunları büyütmeye devam etmekteler. Bunlar özgürlük, basın yayın yasakları, komşu ülkelerle ilişkilerimiz, diğer uluslarla olan iletişimimiz, eğitim gibi konulardır. Bu konuların hepsi ülkemiz için zaten uzun süredir mevcut olan, ancak özellikle Nisan sonu, Mayıs- Haziran döneminde iyice su yüzüne çıkarak, bazı yeni gelişmelerle bizleri toplum olarak etkileri altına alma potansiyeline sahip, hassas nitelikli başlıklardır.

3ff27de4f94e5f4ebf4ab74cc47058c79. Evimizdeki Ketu‘ nun varlığı ise fanatik ve tutucu görüşlerin toplumda vurgusunu arttırma eğilimini kötü şekilde etkilemekte. Bu ev adaleti de temsil ettiğinden, Ocak 2016’ da buraya yerleşen Ketu bizlere adalet ve hukuk sistemimiz ile ilgili gözümüze sokarcasına olaylar yaşatmakta.

Ketu ve skandal kelimesi birbiri ile çok yakından ilişkilidir. 9. Evimizdeki Ketu‘ nun yerleşim kuvveti arttıkça, Eylül 2017′ ye kadar bizim için hukuk ve adalet sitemimizi, yurt dışı ilişkilerimizi de içerisine alarak pek çok sorgulatma yaşatacağı gözden kaçırılmaması gereken etkilerinden bir tanesidir. Türkiye’ nin uluslar arası itibarını temsil eden 10. Evinin lordu Jüpiter‘ in de Ketu‘ nun tam karşısında Rahu‘ nun yanında bu hengameden nasibini alması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mart ayındaki Tutulmalar ile ilgili yazımda ufak bir paragraf olarak değindiğim Türkiye’ nin 3-9 Evleri ekseni üzerinde Purvabhadrapada Takımyıldızında gerçekleşen Güneş Tutulmasının tetikleyebileceği etkilerden biri de sahtekarlık, yolsuzluk haberlerinin gündeme düşmesi idi. Tutulmanın hemen ardından  Amerika’ da Reza Zarrab’ ın tutuklanması haberini aldık. Hakkında hazırlanan iddianamenin bir kısmı da “Birleşik Devletleri veya onun herhangi bir kurumunu dolandırmak” cümleleri ile tanımlanmaktadır ve bu olay ülkemizi yakından alakadar etmektedir…

İlgilenenler için Tutulmalar ile ilgili yazımdan o kısmın alıntısı aşağıdadır:

9. Ev Hint Astrolojisinde otorite konumundaki kişileri de temsil etmektedir. Devlet otoritesinin temsilcisi olan kişi ve kuruluşlar ile ilgili sıkıntılı, gergin bir sürecin de Mart itibariyle iyice belirgin hale gelmesi bu tutulmalar sonucunda yaşanabilir. Bu noktanın yurt dışı ilişkilerimize yansıması ve dış devletlerle daha net bir şekilde karşı karşıya kaldığımızı hissettiğimiz durumlar, olaylar da söz konusu diyebiliriz.
9 Mart tarihinde Güneş Tutulmasının Hint Astrolojisine göre yıkıcı enerjiler taşıyan ve değişim, dönüşüm etkilerini iyice tetikleyen Purvabhadrapada Takımyıldızında yaşanacak olması ise hepimizin güzel şeyler duymaya ihtiyacı olduğu şu günlerde maalesef bunu pek mümkün kılmamakta.
Bu takımyıldızın iki yüzlü, göründüğünün dışında farklı, gizli bir yapısı vardır. Sahtekarlık işleri ile de yakından ilgilidir. O nedenle Mart ayının tamamında ve Güneş Tutulmasını izleyen diğer aylarda yine bir sahtekarlık, yolsuzluk haberinin de gündemlere düşme olasılığı söz konusu.

Bu konu astrolojik olarak Güneş Tutulmasının sonucu niteliğinde ortaya çıktığından, etkisinin de bir anda kaybolmasını, gelip-geçici bir durum olduğunu maalesef ön göremeyiz. Dolayısıyla Türkiye’ nin dış ülkeler nezdindeki itibarını da Ketu ciddi şekilde negatif etkilemektedir ve bu etkiyi uzun bir süre de devam ettirecektir.

Nisan ayında Türkiye’ nin 10. Evine yerleşecek Venüs, devlet ve hükümet açısından itibarımızı daha pozitif bir duruma getirmek için bir takım olumlu gelişmeler yaşanmasının önünü açmaya istekli olsa da gökyüzünde bu kadar gezegen geri hareketli iken sonuç almanın çok da mümkün olacağını düşünmemekteyim.

Ayrıca ekonomik yönden ve diş ticaret açısından da 9. Evimizdeki Ketu bizi kısıtlamakta, yani hacmi düşürmektedir. Bu nedenle 2016′ nın tamamında dış ticaret ile uğraşanların dikkatli olması gerekliliği söz konusudur.

Bizlerin pek çok konuda 2014 sonu itibariyle başlayan bir daralma, kısıtlanma psikolojisinin içerisinde olmasına esas sebebiyet veren şey: Natal (Kuruluş anı) haritamızdaki Jüpiter ile Transit Satürn‘ ün Akrep Burcu içerisindeki kavuşumlarıdır. Bu durum ülkemiz için 2017′ ye kadar da devamlılığını sürdürecek. Jüpiter genişlemeyi bolluğu ve bereketi temsil eden bir gezegendir. Satürn ise kısıtlamayı, kayıpları ve idareli olmayı temsil eder. Temsil ettikleri konulardan da anlaşılacağı üzere iki gezegenin tabiatları birbirine son derece terstir. O nedenle de bu iki gezegenin transitler vasıtasıyla bir araya geldikleri durumlarda ülke ekonomilerinde küçülmeler, para piyasalarında daralmalar, işlerin durgunlaşması gibi durumlar söz konusu olur.

Bu sebeple Nisan ayında, üstelik hem Satürn hem de Jüpiter gökyüzünde birlikte geri giderken, ekonomik olarak riskli sayılabilecek yatırım araçlarından, bilhassa Borsa’ dan ve yüksek riskli yatırımlardan kaçınmak bireysel olarak en akıllıca seçenek olarak önümüzde durmaktadır…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

31 Mart 2016

Paylaş