Etiket arşivi: Mars

HAZİRAN 2017 ve TÜRKİYE

Haziran ayı, Burç Yorumları yazımda da belirttiğim gibi İkizler Yükselenler için,  gezegen hareketleri açısından bakıldığında, oldukça yoğun bir enerji yerleşimine sahip olacak.

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş anı haritasında ise Hint Astrolojisine göre tüm gezegen hareketlerinin yorumlamasının yapıldığı en önemli 2 nokta: “Yükselen Burç” ve “Ay Burcu”, her ikisi birden, İkizler Burcuna düşmekte.

Yazılarımı takip edenlerin bildiği gibi Vedik Astrolojisinde yorumlama yaparken kullandığımız Takımyıldızlar / Nakshatralar açısından incelendiğinde de Türkiye Haritasında hem Yükselen, hem de Ay gezegenin yerleşimi, Aridra Takımyıldızına denk gelmekte.

Haziran ayında gerçekleşecek olan gezegen transit/hareketlerine baktığımızda ise: Mars Haziran ayının tamamında, Güneş 15 Haziran – 16 Temmuz, Merkür ise 18 Haziran – 3 Temmuz aralığında İkizler Burcunda olacaklar.

Tüm bu transit etkilerinin yanına, 24 Haziran tarihinde yine İkizler Burcu içerisinde Aridra Takımyıldızında gerçekleşecek Yeni Ay süreci eklenecek.

Üstelik de 24 Haziran tarihindeki Yeni Ay, 8 derece ile Türkiye’ nin Natal (Kuruluş anı) haritasındaki 7 derecede yerleşmiş olan Ay gezegeni ile neredeyse tam kavuşum halinde olacak.

Bu da 24 Haziran Yeni Ay’ ını Türkiye açısından daha önemli kılıyor.

Zira bu süre zarfında devlet olarak alınacak kararların ya da toplumu ilgilendiren nitelikte gerçekleşecek olayların etkilerinin, kalıcı ve uzun süreli olması potansiyelini ortaya çıkarmakta.

Şimdi sırasıyla gezegenlerin Türkiye haritası üzerindeki ilerlemelerine bakalım.

Venüs 31 Mayıs itibariyle Hint Astrolojisine göre Koç Burcundaki yerini aldı ve Haziran’ ın son günlerine kadar da burada konaklamaya devam edecek.

Koç Burcu Türkiye’ nin 11. Evine denk gelmekte.

11. Ev ise Mundane / Ülke Astrolojisinde; o ülkenin dost ve müttefiklerini, yasama organlarını, meclis ve politikacılarını, bir de hazineyi temsil etmekte.

Venüs tabiatı itibariyle Benefik / İyicil bir gezegendir ve dolayısıyla bulunduğu evin konularına olumlu/pozitif etkiler yansıtması beklenir.

Ancak Venüs; Türkiye’ nin kayıplar, çıkışlar, hapishaneler/suçlular, gizli topluluklar, evsiz-sürgün insanlar gibi pek de sevimli olmayan, Melefik / Kötücül, 12. Evinin de haritada yöneticisi konumunda bulunmakta.

Venüs’ ün Türkiye Haritasında 12. Evin yöneticisi olması, her zaman için transit etkileri açısından olumsuz bir atmosfer yaratma potansiyeline elbette sahip değil.

Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2017 ve TÜRKİYE

Nisan 2017 hepimiz için önemli bir siyasi olayla, yani seçim gündemi ile diğer aylara nazaran daha dikkat çekici enerjiler barındırmakta.

Her şeyden evvel Nisan ayının tamamı ve seçimin olacağı gün de gökyüzü çok sık bir araya gelemeyecek geri giden/retro gezegen etkileri ile bezenmiş durumda.

Nisan 2017 Burç Yorumları yazımda da belirttiğim gibi bu astrolojide çok sık rastlanan bir etki değildir ve hem bireysel hayatlarımız, hem de toplum açısından yaşanacak gelişmeler zorlayıcı enerjilere sahip olacaktır.

Hint Astrolojisinde kullanılan 9 gezegenden 4 tanesi (Jüpiter, Satürn, Merkür ve Venüs ) hep birlikte 10-15 Nisan tarih aralığında geri harekette olacaklar. Seçimin olacağı gün, yani 16 Nisan’ da Venüs geri hareketini bir gün önce bitirmiş olacak ancak daha da tehlikeli sayabileceğimiz istasyon pozisyonuna geçecek.

Şimdi tüm bu geri giden gezegenlerin Nisan 2017’ de tek tek hangi evler ve dolaysıyla ülke gündeminde hangi konular üzerinde etkili olabileceğine bakalım:

Öncelikle 10 Nisan tarihinde gerileme hareketine başlayacak olan Merkür, doğal temsilcisi olduğu ekonomi, para ve ticari hayat ilintili konularda Nisan ayının pek iç açıcı geçmeyeceğini işaret etmekte.

Özellikle bu gerilemesini Vedik Astroloji’ ye göre Koç Burcunda ve ülkenin gelir yollarını gösteren 11. Evi üzerinde gerçekleştireceğinden, finansal konuların Nisan ayında sıkıntılı virajlardan geçeğini, ekonomik parametrelerin iyi olmayacağını, ticari hayatta hissedilir bir durgunluk yaşanacağını söyleyebiliriz.

Ayrıca Merkür Türkiye haritasında 1 ve 4. Evlerin yöneticisi konumunda bulunduğundan; geri gittiği süreçte ülke genelinde atmosferin biraz sıkıntılı olacağını, insanların mutluluk ve refah hissi içinde olmayacaklarını da gösteriyor.

4. Ev’ in bir diğer temsil ettiği konulardan olan: toprak bütünlüğü ilintili meseleler, milliyetçi duyguların ön plana çıktığı çeşitli olayları tetikleme potansiyeline sahip. Ya da Nisan ayında kimin daha vatansever olduğuna dair tartışmaların yaşandığı ortamlara şahitlik ediyor olabiliriz.

Nisan ayında Türkiye’ nin 4. Evi, Şubat ayında başladığı geri hareketine devam etmekte olan Jüpiter’ in ikameti ile birlikte, 10 Nisan sonrasında emlak piyasaları açısından çok ciddi bir durgunluk sürecinin tetiklenmesine aracılık edecek konumlanmalara sahip durumda. Önümüzdeki bahar aylarını taşınmazlar üzerinde yatırıp yapmak noktasında, büyük paralarla oynamayan sıradan vatandaşlar adına, ben açıkçası çok akıllıca bir hareket olarak görmemekteyim.

7 Nisan tarihinde ise Satürn, yine Hint Astrolojisine göre Yay Burcunda uzunca bir müddet devam ettireceği geri hareketine başlayacak.

Satürn Türkiye haritasında yönettiği evler anlamında son derece kötücül etkilere sahip 8. Evin temsilcisi olması bakımından, Retro hareketini başlatacağı 7. Evin konuları üzerinde, geçmişten bu yana süren ve çözüme ulaşmamış meseleleri, artık kaçınılmaz bir noktaya getirerek, iyice belirgin ve inkar edilemez bir noktaya taşıma potansiyeline sahip.

Mart ayında belirttiğim ve gerçekleştiği üzere, (Mart 2017 ve Tükiye )yabancı ülkelerle ilişkilerimiz anlamında Nisan ayı da yine son derece rahatsız edici enerjilerin sınavına tabi olacak.

Okumaya devam et

Paylaş

MART 2017 ve TÜRKİYE

Hint Astrolojisine göre 4 Mart 2017 itibariyle geri/retro hareketine başlayacak olan Venüs, ülkemizin ilk gündem maddelerinin şekillendiricisi olacak.

Venüs’ ün doğal temsilcisi olduğu kadınlar, sanatçılar, medyatik kişilerin ön plana çıktığı tartışmalar, toplumu rahatsız edecek bir takım gelişmelere Mart ayı içerisinde şahitlik edebiliriz.

Venüs ülke haritamızda hapishaneler gibi kapalı yerleri temsil eden bir evin yöneticisi konumunda bulunduğu için toplumda göz önünde bulunan bir kişi veya kişilerin tutuklanma haberleri ile bizleri meşgul edebilir.

Ayrıca uzun süredir toplumsal olarak rahatsızlık veren kadınlar, çocuklar ilintili olumsuz gelişmelerin de Mart ayı içerisinde daha fazla gündeme taşınması söz konusu.

Venüs’ ün 5 ve 12. Evlerle yaptığı bağlantı, eğitim veya sanat camiası için önemli sayılabilecek isimlerin Mart ayında ön plana çıkabileceğini göstermekte. Hatta bu kesimlere ait kişilerle ilintili ülke içerisinde yaşanma potansiyeli olan bazı olumsuz gelişmelerle ilgili olarak dış ülkelerin tepkileriyle de karşılaşabiliriz.

Venüs’ ün yaptığı geri harekete ek olarak 11-27 Mart tarihlerinde Merkür’ ün yine Balık Burcu içerisinde konaklayacak oluşu da bizlere ekonomik anlamda sıkıntılı bir süreç yaşatma potansiyeline sahip.

Özellikle ticari hayatta durgunluk, piyasalarda likidite sıkışması gibi durumlar yaşanabilir. Borsa ve benzeri spekülatif kazançlar da Mart ayı içerisinde riskli yatırımlar olarak gözükmekte. Ani dalgalanmalar, beklenmedik kayıplar finans piyasalarını hareketli bir dönemin içerisinden geçirebilir.

Ayrıca ülke haritamızın 4. Evinde Venüs’ ün tam karşısında yine geri harekette bulunan Jüpiter de ekonomik anlamda gayrimenkul piyasaları ile ilgili ciddi bir durgunluğun habercisi olma enerjisine sahip. Üstelik Venüs’ ün Retro hareketi ile tetiklenecek olan bu süreç, yaz aylarına kadar etkisini sürdürme ihtimaline sahip. Bu süreci birikimlerinizi toplu olarak bir taşınmaza yatırmadan değerlendirmeniz akıllıca olabilir.

Gökyüzünde önemli bir başka Mart ayı etkileşimi de Türkiye’ nin 4 ve 10. Evleri arasında gerçekleşiyor.

Merkür ve Jüpiter Hint Astrolojisine göre Privartane Yoga oluşturacaklar.

10. Ev iktidar, ülkeyi yöneten gücü temsil ederken, 4. Ev ise muhalefet partilerini tanımlamakta. Bu iki karşıt olması beklenen gücün aralarında yaptıkları ortak bir çalışma, birlikte hareket ettikleri bir durum da ülke gündemini meşgul eden tartışmaları açığa çıkartabilir.

Privartane Yoga ayrıca hava koşullarına bağlı olarak gelişecek toprak kayması, seller, fırtına gibi doğal felaketlerin de bu dönemde tetiklenmesine neden olabilir.

4 ve 10. Evler arasındaki bu yer değişimi iktidar tarafından milliyetçilik duygularının daha fazla gündeme getirildiği, getirilmesine gerek duyulduğu bir atmosferi de yaratabilir. Mart ayında vatan, bayrak, vatanseverlik konularının sıkça telaffuz edildiği tartışmalı ortamlara şahitlik edebiliriz. Bu tartışmaların toplumun genel huzur atmosferini negatif şekilde etkilemesi de son derece olası sonuçlardan biri durumunda.

Tüm bu hareketlilik içerisinde Vedik Astrolojisine göre 1 Mart tarihinde yöneticisi konumunda olduğu Koç Burcuna ve Türkiye’ nin 11. Evine geçiş yapacak olan Mars; 12 Nisan tarihine kadar Koç Burcundaki yerini koruyacak. Mars’ ın bu hareketi 1-19 Mart aralığında Türkiye’ nin 3 -7 ve 11. Evleri arasında Evrensel Üçgen enerjisini de harekete geçirecek. Bu enerji, ülke üzerinde koruma etkilerini tetiklemekle birlikte, bir yandan da zor ve başa çıkması kolay olmayan mücadelelerin önünü açma potansiyelini taşımakta.

Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2017 ve TÜRKİYE

Tutulmaların Mundane/Ülke astrolojileri üzerindeki etkileri çok önemlidir. Hint Astrolojisine göre Şubat 2017’ de gökyüzünde bu etkiyi 2 kez deneyimleyeceğiz. 11 Şubat’ ta Ay; 26 Şubat tarihinde ise Güneş Tutulması gerçekleşecek.

Öncelikle Ay Tutulması Vedik Astrolojisine göre Yengeç Burcunda, Türkiye’ nin 2., yani para evinde Ashlesha Takımyıldızında oluşacak.

Ashlesha sırlardan hoşlanmayan, şüpheci, sinsi, takıntılı bir takımyıldızdır.

Ay Tutulmasının içinde gerçekleşmesi ise saklı tutulan bazı olayların, sırların gün yüzüne çıkmasına ve ülke gündemini işgal etmesine neden olabilir. Ya da Ay Tutulması esnasında temeli atılan ve toplum tarafından çok da hoş karşılanmayacak bir durumun Güneş Tutulmasını’ nı takip eden günlerde gün yüzüne çıkmasına bu etki aracılık edebilir. Ashlesha başkalarının açıklarını yakalamak ve bunları kendi amacına hizmet edecek şekilde kullanmak konusunda çok sinsi etkiler verir.

11 Şubat’ ta yaşanacak olan Ay Tutulması, etkisi önceden hesap edilmiş, sinsi bir planın işlemeye başladığı bir dönem olarak da Türkiye için tetikleyici bir durum yaratabilir.

Ay Tutulmasının içinde gerçekleşeceği Yengeç Burcu ise Türkiye açısından para kaynaklarını, gelirlerini gösteren evine denk gelmekte. Yani bu Ay Tutulmasının en fazla etkili olacağı alan ekonomimiz gibi durmakta.

Ayrıca Ashlesha’ nın spekülatif kazancalar elde eden kişileri de temsil etmesi sebebi ile piyasalarda dalgalanmalar, borsa, döviz gibi yatırım araçlarında beklenmedik oynamalar yaşanması Şubat ayının olası potansiyelleri arasında yerini almakta. Ay Tutulmasını takip eden günlerde banka ve finans kurumları ilintili konular da ön plana çıkabilir.

Türkiye’ nin ekonomik verileri, 26 Ocak tarihinde yer değiştiren Satürn’ün; para evi lordu Ay’ ı Yükseleni üzerinden görünümde tutması sebebi ile de zaten hassas bir sürecin içine girmiş bulunmakta.

Önümüzdeki günler ve hatta yıllarda ekonomide daralma, piyasadaki likiditede azalma, geçim sıkıntısı problemlerinin daha görünür olamaya başladığına şahitlik edebiliriz.

Satürn’ ün doğası gereği vereceği zorlanma, kısıtlanma hissi; her şeyden evvel ticari hayatı temsil eden 7. Evimize yerleşmesi nedeniyle gerçekleşecek. Ticaretle uğraşan kişilerin kapılarında yaklaşık 2,5 senelik yokuş yukarı çıkıyormuş hissine kapıldıkları bir dönem beklemekte. Bu süreçte riskli yatırımlardan kesinlikle uzak durulmalı.

Ayrıca 7. Ev bizim dış ülkelerle olan ilişkilerimizi de temsil etmekte ve dış ticaret ilintili konular da bu evin başlığı altında yer alıyor. Satürn nitelik olarak bizi dış temaslarımız açısından da sınavlara tabi tutacak demektir bu. Dış politika önümüzdeki dönemde ülke gündemini işgal eden önemli maddelerden biri haline gelecek.

6 Şubat itibariyle Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 4. Evi üzerinde Retro/geri harekete başlayacak ve 4 ay boyunca bu durumda kalacak olan Jüpiter ise özellikle hava koşullarına bağlı olarak tarım ürünleri ve tarım alanları ilintili aksaklıkları, kötü olayları bize yaşatma potansiyeline sahip. Jüpiter Retro hareketi esnasında emlak piyasalarında durgunluk, daralma ve yatırımların değer kaybetmesi ile ilgili tetiklenmeler de yapabilir. Madenler ilintili işlerde de zorluklar, maden kazaları da Şubat ayı boyunca yaşanabilir.

4. Evimiz üzerindeki Jüpiter Retrosu önümüzdeki günlerde muhalefet partilerinin kendi içlerinde bazı yeni düzenlemelere, oluşumlara yer verebileceklerini de işaret etmekte. Alışılagelen düzen ve sistemler dışında bir atmosfer için ilk adımları bu süreç içerisinde görebiliriz.

Kova Burcu içerisinde Satabisha Takımyıldızında 26 Şubat tarihinde yaşanacak Güneş Tutulması etkilerine gelecek olursak:

Bu tutulma Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin adalet sistemini, dış politikasını ve ticaretini, yabancıları, dini görüşlü kesimleri, akdemiysen ve üniversiteleri, medya sektörünü, hepsinden önemlisi devlet otoritesinin başını temsil eden evin üzerinde gerçekleşmekte.

Uzun süredir Rahu ve Ketu’ nun yerleşimi ile gerilen bu hat, Güneş Tutulmasının yoğun enerjisi altında kalacak.

Toplumsal hareketleri temsil eden bir burç kuşağında oluşması ise toplumsal hareketlerin önümüzdeki 6 aylık süreçte etkili roller oynayabileceğini işaret etmekte. Birikmiş olan gerginliğin patlama yapması, hareketsiz olduğu zannedilen toplumsal örgütlerin seslerinin daha fazla duyulmaya başlaması bu Tutulmanın etkisi ile aktif hale gelebilir.

Ayrıca Tutulmanın içerisinde yaşanacağı Satabisha Takımyıldızı anlaşılmaz, kestirilemez, tutarsız nitelikleri ile tanınır. Tutulmanın içinde olacağı dereceler ise geleneksel görüşü vurguluyor. Bu noktada devlet otoritesini temsil eden bir evde gerçekleşecek olan Tutulma; devlet büyüklerinden gerginlik getirebilecek, tek taraflı bakış açısına sahip, ayrıştırıcı açıklamalar duyulmasına da neden olabilir.

Satabisha Takımyıldızının sularla olan yakın ilişkisi, suyolları, seller, deniz yolları ilintili sıkıntıların da Güneş Tutulması ile tetiklenmesine neden olabilir.

Son olarak Türkiye’ nin 10. Evinde ve Balık Burcunda ay boyunca bir arada kalacak olan Venüs- Mars gezegenlerinin yine devletin başındaki kişiler ve parti ile ilintili konuları gündeme taşıması söz konusu.

Ayrıca dış ülkeler nezdindeki itibarımız hususunda fazla korumacı politikalar, durumun gereğini yerine getirmekten çok savunmacı tepkiler verilmesi ile birlikte hareketlenen dış politika gündemlerine de Şubat ayında şahitlik edebiliriz.

Sonuç olarak Vedik’ te Tutulmalar gökyüzünde iki büyük ışık kaynağının, ışıklarını kesmesi anlamına geldiği için uğurlu bulunmazlar. Türkiye için uzun süredir Rahu-Ketu yerleşimi ile gergin bir seyirde ilerleyen 3-9 hattının temsil ettiği konular, Şubat ayında yaşanacak olan Tutulmalar ile artık daha fazla inkar edilemez, yüzleşilmesi ve netleştirilmesi gereken konular halini alacaktır.

3. Evin temsil ettiği özgür düşünce, yazarlar-gazeteciler, iletişim, ulaşım, komşular ilintili uzunca bir süredir ülke gündemimizin başköşesinde yer alan konular ile 9. Evin yani otoritenin, tutucu görüşlerin duruşlarını netleştirerek yola devam etmesi etkisi, söz konusu potansiyeller arasındadır.

Türkiye gündeminde Güneş ve Ay Tutulmalarının geçmişine bakıldığında izleyen aylarda daha fazla etkisi hissedilmekte, Tutulmaların tetiklediği olaylar zincirinin –bu tutulmayı göz önüne alacak olursak- Mart, Nisan, Mayıs ayları Türkiye açısından kritik bir zaman dilimini işaret etmektedir…

Sevgilerimle

©Hint Astroloğu

31 Ocak 2017

Paylaş

OCAK 2017 ve TÜRKİYE

Türkiye için yeni yılın ilk ayı, gökyüzünde Hint Astrolojisine göre, Kova Burcu içerisinde bir araya gelen Ketu, Mars ve Venüs gezegenlerinin vurgusu ile şekilleniyor.

Kova Burcu Türkiye Vedik Haritasında 9. Eve denk gelmekte…

Ayrıca 26 Ocak 2017 tarihinde Türkiye’ nin Akrep Burcunda ve 6. Evinde uzun süredir konaklayan, terör saldırılarını, askeri/silahlı güçlerini, düşmanlarını, toplumun en önemli gündem maddesi haline getiren Satürn, yer değiştirecek…

Bu hareket, gökyüzünde en ağır hareket eden gezegen olan Satürn (Satürn yaklaşık 2,5 senede bir burç değiştirir.) tarafından yapılacağı için Ocak ayının Türkiye açısından kritik enerjiler barındırmasına sebep oluyor.

Zira ağır hareket eden gezegenlerin (Satürn, Jüpiter, Rahu, Ketu gibi…) burç değiştirme süreçleri, gezegenin olumlu niteliklerini zayıflattığı ve son hamlelerini ortaya koymaya daha müsait bir zemin hazırladığı için biraz sancılı sonuçlar doğurabilmektedir.

Ocak 2017’ yi Türkiye haritası açısından kritik kılan bir etki de 12 Ocak’ ta tam ülke Yükselen ve Natal Ay gezegeninin içinde bulunduğu İkizler Burcunda yaşanacak olan Dolunay

Aralık 2016’ nın son günlerinde gerçekleşen Yeni Ay’ ın tetiklediği enerjinin tamamlanması niteliğini taşıyan bu Dolunay’ ın ülke Yükselenimiz içerisinde oluşması ise bizi yakından ilgilendirecek, toplumsal duygularımızı fazlası ile hareketlendirebilecek gelişmelere aracılık edebilir.

Özellikle Ay Dolunay fazına geçmeden hemen önce 9 Ocak itibariyle, gökyüzündeki gezegen yerleşimleri oldukça gergin bir enerji yaratan kare görünüm etkisinde olacağından, toplumsal olarak kayıp yaşayabileceğimiz olumsuz vakaların yaşanmasına söz konusu olabilir.

Hatta bu tarihten daha önce, 8 Ocak itibariyle Retro’ dan düz harekete geçecek olan Merkür de 5 gün boyunca istasyon –yine gezegen açısından olumsuz enerjiler yayan, güçsüz bir durum- konumunda bulunacağı için Ocak 2017’ nin çok parlak ve olumlu enerjileri açığa çıkartmasını beklemek biraz fazla iyimser bir bakış açısı gerektirmekte…

Ay’ ın Türkiye Haritasında para evinin yöneticisi konumunda bulunması da Ocak ayında yaşanacak Yükselen üzerindeki Dolunay enerjisinin ekonomik parametreler açısından yeni bir dalgalanma etkisi yaratabilme potansiyeline de açık bir durum yaratmakta.

Şimdi tüm bu sıraladığım gezegen yerleşimlerinin Türkiye açısından Ocak ayında tetikleyebileceği olaylar potansiyelini Ev yerleşimleri açısından biraz detaylandırmak istiyorum.

Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2016 ve TÜRKİYE

Türkiye Aralık 2016’ ya tıpkı Kasım ayında olduğu gibi Rahu ve Ketu enerjilerinin arasında sıkışmış Hint Astrolojisine göre Kala Sarpa Yoga’ nın etkileri ile adım atmakta.

Aralık ayında Ülke üzerinde hakim olacak atmosferin bu nedenle Kasım’ dan çok da farklı olmayacağını belirterek diğer gökyüzü gezegen hareketlerinin etkilerine değinmek istiyorum.

aralik-2016-ve-trSon zamanlarda insanlar üzerinde hakim olan umutsuzluk ve karamsarlık hissi Kova-Aslan Burç ekseninde yerleşen Kala Sarpa Yoga’ nın yansımaları olarak toplum psikolojimizi etkilemekte.

Öncelikle bir önceki aylık yazımda dikkat çektiğim ekonomik olumsuzluklar bu ay da bizler için etkilerini sürdürüyor olacak.

“…..6. ve 11. Evlerin temsilcisi konumdaki bir gezegenin, yani Mars’ ın; içinde faiz oranları, ölüm, borçlar, sigorta kurumları gibi konu başlıklarının olduğu bir noktaya gitmesi; her şeyden evvel ekonomik olarak ani değişimlerin hayatımıza etkisi olabileceğini, piyasalarda bir daralma, sıkıntılı atmosferin yaşanabileceğini göstermekte….” Yazının tamamına “KASIM 2016 ve TÜRKİYE” linkinden ulaşabilirsiniz.

Zira gelir yollarını temsil eden evimizin yöneticisi konumundaki Mars, Türkiye’ nin 8. Evi üzerindeki baskısını 12 Aralık tarihine kadar devam ettirecek.

Mars’ ın transiti ile tetiklenen bu sürecin Venüs Alt Dasa (Dasa: Vedik Astrolojisinde transitler dışında gezegen periyotlarını gösteren sistem.) ile Mart 2017’ ye kadar hayatlarımızda etkili olacağını da söyleyebiliriz. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2016 GÜNEŞ – AY TUTULMALARI ve TÜRKİYE…

Hint Astrolojisine göre 1 Eylül tarihinde Aslan Burcunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ve ardından Güneş Tutulmasının bir nevi tamamlayıcısı niteliğinde çalışacak olan 16 Eylül tarihli Ay Tutulması sonbaharın en önemli gökyüzü hareketleri olacaklar.

eclipseiidetail1Ayrıca Merkür yine Vedik Astrolojisine göre 1-8 Eylül tarih aralığında Başak Burcunda; 9-21 Eylül tarihlerinde ise Aslan Burcu üzerinde Retro /Geri hareket halinde olacak.

Merkür’ ün geri hareketini bitirip, istasyon konumundan çıkması ise 26 Eylül’ e kadar uzayacak.

Yani yaklaşık olarak Eylül ayının tamamında meşhur Merkür Gerilemesi etkilerini yaşıyor olacağız…

Hem Tutulmaların yaşanacağı eksenler, hem de Merkür’ ün geri hareketini yaparken dolaşacağı AslanBaşak Burcu yerleşimleri göz ününde bulundurulduğunda; Eylül ayı gökyüzünün, Türkiye açısından en fazla öne çıkaracağı 3, 4, 9 ve 10. Evlerin temsil ettiği konular olarak belirginleşmekte.

Yazının ilerleyen bölümlerinde bu evlerin ilke haritamız üzerindeki etkilerini daha detaylı açıklıyor olacağım…

Eylül ayında gökyüzünde ülkemiz açısından en sevindirici gelişme, bizi uzun süredir çok gergin ve tehlikeli bir enerjinin içerisinde bırakan Mars’ ın Şubat ayından beri konakladığı malefik (kötücül) 6. Evimizden ve Akrep Burcundan ayrılarak, 18 Eylül itibariyle Yay Burcuna geçişi olacak.

Yazılarımı takip edenlerin yakından bildikleri gibi:  Mars’ ın terörist örgütleri, düşmanlarımızı, yasadışı faaliyetleri ve bunların karşısında ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli polis, asker gibi silahlı kuvvetlerini temsil eden 6. Evimizdeki diğer bir kötücül gezegen olan Satürn ile birlikte yaptığı uzun yolculuk hepimizce malum olan, pek çok kötü olayın ard arda yaşanmasına sebebiyet verdi.

Ülke haritamızda 6. Evin vurgusu Satürn’ ün buradaki varlığı nedeni ile hala azalmış değil! Ancak en azından Eylül itibariyle Mars’ ın hiç değilse tansiyonu iyice tırmandıran etkisinden bu ev kurtulmuş olacak.

Mars’ ın yeni adım atacağı alan ise Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini, uluslararası anlaşmazlıkları/anlaşmaları, toplum içi uyumu/uyumsuzluğu, ticari iş ilişkilerini temsil eden 7. Evi olacak. Okumaya devam et

Paylaş

TEMMUZ 2016 ve TÜRKİYE

Haziran ayının son günlerinde gerçekleşen Atatürk Hava Limanı saldırısının etkileri ile Temmuz ayına adım atıyoruz.

25 Mayıs 2016 tarihli yazımdan alıntı yaparak Temmuz ayı gökyüzü etkilerinin ülkemiz üzerindeki yansımalarına değinmek istiyorum…

“Hem Satürn‘ ün 6, hem de Mars’ ın toplumun genel atmosferini temsil eden 5. Evinde geri gidiyor oluşu uzun süredir teneffüs ettiğimiz huzursuz, gergin ve karamsar havanın Haziran ayında da maalesef geçerli olacağını; bununla birlikte yasa dışı örgütlerin yine saldırılarına devam ederek, bizi güvensizlik ve endişeli ruh halinde bırakmaya devam edeceğini söylemekte. Yani patlamalar, terör saldırıları Haziran ayında da ülke gündemimizden muhtemelen düşmeyecek.”…..” 29 Haziran’ dan sonra düz harekete geçmeden yaklaşık 20 gün boyunca (Temmuz ayının da büyük kısmında) istasyon/durağan konumda bulunacak olan Mars‘ ın 18 Haziran itibariyle oldukça riskli bir enerji yayacağını belirtmek gerekiyor.” ……Yazının tamamına Haziran 2016 ve Türkiye ‘ den ulaşabilirsiniz.

mars1Bir ay önce yazdığım yazıda da belirttiğim gibi Mars‘ ın retro hareketi ve akabinde düz gitmeye başlamadan önceki dönemde durağan/istasyon konumunda oluşu ülkemiz açısından son derece riskli bir durum teşkil etmiştir ve etmeye de devam edecektir.

Okumaya devam et

Paylaş

MART 2016 TUTULMALAR ve TÜRKİYE

9 Mart Güneş Tutulması ve 23 Mart Ay Tutulması, bizleri toplum olarak bekleyen pek çok önemli olayın tetiklenmesi açısından önemli bir eşik niteliğinde önümüzde durmakta.

Ülke olarak uzun süredir içerisinden geçtiğimiz pek çoğumuz açısından zaten huzursuz olan sürecin, bir anlamda daha fazla netleşip, keskinleştiği bir döneme girmekteyiz.

Tutulma9 Mart Tam Güneş Tutulması Hint Astrolojisine göre sabit nitelikli Kova Burcunda, Purvabhadrapada Takımyıldızının içerisinde, Venüs, Merkür ve tam karşılarında retro/geri harekette olan Jüpiter‘ in de bu etkiye dahil oluşu ile gerçekleşecek.

9 Mart 2016′ da Güneş tutulmasının sabit nitelikli Kova Burcunda yaşanacak olması etkilerinin yoğun olarak hissedileceğini bize göstermekte. Sabit nitelikli burçlarda gerçekleşen tutulmalar “dünyanın temellerini” tehdit altına sokar. Bu da deprem, fırtına, yanardağ patlaması gibi doğa güçlerinin herekete geçmesi potansiyelini akla getirmektedir.

Ülkemiz, tutulmanın izlenebileceği coğrafyalardan (Tutulma Pasifik üzerinde gerçekleşecek. Uzakdoğu ülkeleri tarafından gözlemlenebilecek.) uzak bir noktada bulunmaktadır. Bu sebeple de bizi çok şiddetle etkileyecek olan bir doğa olayının ülkemizde gerçekleşme potansiyeli zayıflamaktadır. Ancak tüm dünyayı ilgilendiren bir doğal afet haberi ya da insanları topluca etkileyen bir olay Mart ayı itibariyle gündemdeki yerini alabilir.

Bizler açısından 9 Mart Güneş Tutulmasının ardından yaşanacak 23 Mart Ay Tutulması ise ülke haritamızın topraklarını temsil eden 4. Evine ve yer altı kaynaklarını işaret eden Başak Burcuna denk gelmektedir ki; gökyüzünün bu enerjisi tüm Mart ayı boyunca irili ufaklı bazı deprem, toprak kayması, madenler ile ilgili konularda hareketlenme yaratabilir.

Ancak özellikle 9 Mart Güneş Tutulmasının yaşanacağı nokta, Vedik Astrolojisine göre Türkiye’ nin 9. Evine denk gelmektedir ki, bu evin temsil ettiği konular Türkiye için zaten uzun süredir son derece hassaslaşmış bir seviyededir.

Güneş ve Ay Tutulmaları prensip olarak, uzun süredir zaten var olan enerjilerin önünü açarlar. Sebep oldukları değişiklikler ise artık öncesi gibi bir durumun hayatımızda bulunamayacağını, şekil değiştireceğini gösterir.

Bunu bir bardağı taşıran son damla olarak düşünebilirsiniz. Bardağı önceki damlalar doldurmuştur. Yani o oluşum çoktan ordadır aslında! Son damla, yani tutulmalar ise taşma enerjisinin önünü açmış ve net bir şekilde suyun başka bir şekilde, dökülmüş olarak var olmasına neden olmuştur.

Tekrar Türkiye açısından Güneş Tutulmasının 9. Ev ile olan ilişkisine geri dönecek olursak: Bu ev Dünya/Mundane Astrolojisinde  din, muhafazakar görüşler, fanatikler, ülke dış ilişkileri, ithalat – ihracat, basın- yayın, yüksek öğrenim kurumları ve çalışanları, öğretmenler, profesörler, bilim insanları, hava ve deniz yolları, son ve en önemli olarak da adalet sisteminin temsilcisidir. Ülkedeki Baro, avukatlar, hakimler ve mahkemeler ile ilgili konular da bu evin durumuna göre etkilenmektedir.

Yukarıda sıraladığım Güneş Tutulmasını üzerinde yaşayacağımız evin başlığı altındaki konuların, sıradan bireyler olarak hepimizin hayatındaki ve ülke gündemindeki durumu malumdur. Burada birikmiş olan enerji uzun süredir zaten hayatlarımızdaki etkisini sürdürmektedir. Yani su ve bardak benzetmesine dönecek olursak: bardak doludur ve son damlayı beklemektedir. 9 Mart Güneş Tutulması Türkiye açısından  işte bu konulardaki hassasiyetleri iyice görünür ve net bir hale getirmek, formunu değiştirmek için kapımızda beklemektedir. Mart ayı enerjilerini ülkemiz açısından uzun süredir belirttiğim gibi kritik hale getiren de bu etkidir.

09.03.2016 Güneş TutulmasıToplumun içinde manevi ve dini duygular ile ilgili ayrışma, karşıt duruşlar Mart itibariyle başlayacak uzun soluklu bir süreçte hepimizin hayatında etkili olma potansiyelindedir. Tutulmalar bu güne kadar olmadığı şekilde bu duruşları net ve keskin hale getirme, önemli bir dönemecin halkımız açısından geçilmesine aracılık edebilirler. Tutucu yaklaşımların iyice hayatlarımız üzerinde rahatsızlık etkisi vermesi de potansiyel etkilerden bir tanesi. Aynı şekilde kamu vicdanı açısından rahatsız edici olayların yaşanması, basın yayın özgürlükleri ile ilgili konularda daha sert tutumların gündeme gelmesi, adalet sitemi ile ilgili bazı durumların görünür şekilde açığa çıkması ve form değiştirmesi, bilim insanları, eğitmenler, profesörler gibi kesimlerin daha keskin tavırlar sergilemesi,  üniversiteli gençlerin sesinin yükselmesi, hava veya deniz yolu taşıması ile ilgili bazı sıkıntıların yaşanması söz konusu olabilir.

9. Ev Hint Astrolojisinde otorite konumundaki kişileri de temsil etmektedir. Devlet otoritesinin temsilcisi olan kişi ve kuruluşlar ile ilgili sıkıntılı, gergin bir sürecin de Mart itibariyle iyice belirgin hale gelmesi bu tutulmalar sonucunda yaşanabilir. Bu noktanın yurt dışı ilişkilerimize yansıması ve dış devletlerle daha net bir şekilde karşı karşıya kaldığımızı hissettiğimiz durumlar, olaylar da söz konusu diyebiliriz.

9 Mart tarihinde Güneş Tutulmasının Hint Astrolojisine göre yıkıcı enerjiler taşıyan ve değişim, dönüşüm etkilerini iyice tetikleyen Purvabhadrapada Takımyıldızında yaşanacak olması ise hepimizin güzel şeyler duymaya ihtiyacı olduğu şu günlerde maalesef bunu pek mümkün kılmamakta.

Bu takımyıldızın iki yüzlü, göründüğünün dışında farklı, gizli bir yapısı vardır. Sahtekarlık işleri ile de yakından ilgilidir. O nedenle Mart ayının tamamında ve Güneş Tutulmasını izleyen diğer aylarda yine bir sahtekarlık, yolsuzluk haberinin de gündemlere düşme olasılığı söz konusu.

Ayrıca yine bu takımyıldızın intikamcı yapısı, manipülasyonculuğu, ekstrem sayılan tutumları da ülkemizin uzun süredir içerisinde bulunduğu atmosfer göz önünde bulundurulursa, devlet otoritesini temsil eden bir noktada Güneş Tutulmasının yaşanması, restleşme getirebilecek olayların önündeki etkileri serbest bırakabilir. Purvabahadrapada Takımyıdızı bir devrin bitip, bir başka devrin başlamasını temsil eder. Tüm bu etkiler bir araya geldiğinde Mart ayında yaşayacağımız Güneş Tutulması ile birlikte başlayan süreçte yeni bir dönemin söz konusu olduğunu ve genel olarak işlerin artık eskisi gibi olmayacağını söyleyebiliriz.

Purvabahadrapada fanatik gruplar, inançlar, din ile ilgili aşırı fikirlere sahip kişilerin de haritalarında gezegen yerleşimlerinde kendini sıklıkla gösterir. Ayrıca politika, politikacılar, ideolojik liderler de bu takım yıldızda vurgulanan gruplardır. Hint Astrolojisine göre 9. evin temsil ettiği konu başlıkları ile Tutulmanın içinde yaşanacağı Takımyıldız tam bir paralellik içerisindedir. Bu nedenle Mart ve sonrasında ülke politik gündeminin hepimizin hayatında önemli bir rolü olacağa benzemektedir.

Son olarak 9 Mart Güneş Tutulmasına eşlik edecek olan Venüs nedeni ile, kadınlar ile ilintili yine şiddet içerikli konuların hayatlarımızda bir konu başlığı olarak yer edebileceğini, Merkür sebebi ile de gençlerin dahil olduğu bazı olayların  vurgulanmaya başlayacağını potansiyel olarak gökyüzü işaret etmekte.

Tutulmanın tam karşıdaki bacağında ise Türkiye’ nin özgür düşünceler, yazarlar, gazeteler, iletişim, ulaşım, komşu ülkeler konularını temsil eden 3. Evi bulunmakta. 9 Mart Güneş Tutulmasının gergin bir şekilde karşı karşıya getireceği grupların başında basın/medya ve devlet otoritesinin olduğunu da önemli bir potansiyel etki olarak belirtmeden geçmemek gerekmekte. Ayrıca komşularımız ile ilgili politik gündemin de gerginliğini arttırması son derece olası etkilerden bir tanesi.

23.03.2016 Ay Tutulması23 Mart Ay Tutulması etkilerine geldiğimizde ise Mart başı itibariyle gerginleşen atmosferin (Zira Güneş Tutulmasının etkileri tam gerçekleştiği günde oluşmaz. Daha öncesinde ortam zeminini hazırlamaya başlar. O nedenle Şubat sonu gibi Tutulma etkisinin enerjilerine ülke olarak maruz kalmaya başladık aslında.) 4. Ve 10. Evin konularına doğru kaymaya başladığını hissedeceğiz. 4. Evde topraklarımızın bölünmez bütünlüğü, anavatanımız, doğal kaynaklarımız, madenler, barış, milliyetçilik duyguları var. 10. Ev ise iktidar partisi ve devlet başkanları, ülke itibarını bulundurmakta. Tüm politikacıların Mart ayının tamamında ve izleyen aylarda, ülkemizin diğer milletlerle olan ilişkilerine çok dikkat etmesi gerekliliği bir kez daha gökyüzü tarafından vurgulanmakta. Gündemdeki konuların bizler hızla akıp gittiğine şahit olurken, ülkemizi alakadar eden büyük resimde yine beklemediğimiz sıcak ve yeni gelişmelerle huzursuz bir atmosferi teneffüs etmeye başlayabiliriz.

Mart ayının tüm gezegen yerleşimleri ve tutulma etkileri dışında ise Türkiye için aslında çok fazla öneme sahip bir başka nokta kuvvetle öne çıkmakta.

Vedik Astrolojisinde silah taşıyan polis, asker gibi kuvvetlerle, ulusal savunma, düşmanları gösteren 6. Evimizde gökyüzünün 2 kötücül gezegeni Mars ve Satürn üstelik de illegal örgütleri akla getiren Akrep Burcunun içerisinde tüm bu gergin atmosfere eşlik edecekler.

Uzun süredir ülkemizde yasa dışı örgütlerin gerçekleştirdiği üzücü olayların maalesef Mart ayı boyunca Mars‘ ın kendi yönettiği bir burçta güçlü yerleşimi ile kendini hissettirmeye devam edeceğini söyleyebiliriz.

Mars patlayıcılarla, ateşli silahlar ve yangınlarla ilgili olayları gündeme taşır. Tehlike ve agresyonla, yakıp – yıkma enerjisi ile temsil edilen bir gezegendir. Şu an yanında bulunan ve onu biraz olsun daha sınırlı, ölçülü olmaya zorlayan Satürn‘ ün 25 Mart itibariyle retro/ geri harekete başlayacak olması; Satürn‘ ü zayıflatırken, Mars‘ ın dizginlerinin iyice boşa çıkacağını işaret etmekte. Satürn geri gitmeye başlamadan, yani 25 Mart tarihinden daha önce, güç kaybetmeye başlayacağı için  Mart ayının tamamında güvenlik, barış, huzur gibi kavramların  hepimizin dikkatinde olması gerekiyor…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

29 Şubat 2016

Paylaş

20 MART 2015 GÜNEŞ TUTULMASI

20 Mart Tarihinde İstanbul saati ile tam olarak 11:36′ da yaşanacak olan yılın ilk Tam Güneş Tutulması, Hint Astrolojisine göre Balık Burcunda, UttaraBhadraPada Takımyıldızında, Mars gezegenin de bu yoğun enerjiye katılımı ile gerçekleşecek.

Fiziksel olarak yaşanacak şey: Dünya‘ nın uydusu Ay’ ın, Güneş ile Dünya‘ nın arasına girerek, Güneş‘ in ışıklarının bize ulaşmasını engellemesi olacak. Aslına bakacak olursanız her ay, Güneş ve Ay “boylamsal düzlemde” gökyüzünde aynı hizaya gelmektedirler ve bizler de Amavasya (Yeni Ay) ve Purnima (Dolunay)’ ı yaşamaktayız. Güneş ve Ay Tutulmalarında ise her ay yaşanankinden farklı olan şey: Her iki gezegenin “yatay düzlemde” de bir araya gelişidir ve bu olay yaklaşık 6′ şar ay ara ile tekrar eden bir döngü oluşturur.

New-moon-Painting-by-Flea-Sha-e1414096347518

Yukarıda bahsettiğim fiziksel oluşumun haritalara yansıması ise Tutulma sürecine “Node” ların, yani Rahu ve Ketu’  nun da karışması demektir ki; Hint Astrolojisi açısından her ikisinin de önemi pek çok kaynakta bahsedildiği gibi son derece yüksektir ve tutulma etkilerini bu sebeple, son derece dikkat edilmesi gereken bir gök kubbe olayı haline getirirler.

Ketu Hint Astrolojisinde geçmiş karmamızdan / atalarımızdan -tıpkı genetik bir şifrenin DNA yolu ile yeni nesillere geçmesi gibi- bu güne aktarılan enerjileri temsil etmektedir.

Rahu ise geçmişten aktarılan enerjinin, şimdide ve nerede açığa çıkacağını, kullanılacağını bizlere söyler.

Tutulma” enerjisinin bireysel haritalardan daha çok toplumların ve ülkelerin üzerinde etkili olduğunu ve tutulmayı gören ülkelerin tutulma enerjisini en fazla hissedeceklerini, daha önce yayımladığım yazılarda da pek çok kez belirtmiştim.

Ayrıca unutulmamalıdır ki; tutulmaların -onu tam olarak gözlemleyebilen bölgeler açısından önemi daha fazla olmakla birlikte- dünyada genel olarak bazı dikkat çekici ve büyük hareketleri, dalgalanmaları tetiklediği de astrologlar ve astroloji ile ilgilenenlerin yakından gözlemledikleri bir diğer önemli etkidir.

Tutulmalar, birikmiş enerjinin açığa çıkmasını tetikleyen etkilerdir.

 Tıpkı bir fay hattı üzerinde uzun süre biriken enerjinin, yerin kırılması ile açığa çıkması gibi…

Tutulmalar ile birikmiş, gerginleşmiş olan enerji ortaya salınır ve etkilerini bizler astrolojik olarak tutulmanın ardından gelen günlerde, en fazla 1-2 ay sonrasında, gözlemleriz. Gerçi Türkiye’ de özellikle son senelerde yaşanan tutulmalar sonrasına göz attığımızda, etkilerin genellikle takip eden bir sonraki ayda ortaya çıktığını da söylemek pek yanlış bir gözlem olmaz.

Örnekleyecek olursak:

10 Ağustos 1980 Güneş Tutulmasının ardından, 12 Eylül 1980 Darbesi;

11 Ağustos 1999 Güneş Tutulmasının ardından, 17 Ağustos Depremi;

10 Mayıs 2013 Güneş Tutulmasının ardından, 30 Mayıs Gezi Olayları;

29 Nisan 2014 Güneş Tutulması‘ nın ardından da 13 Mayıs ‘ ta Soma Maden Kazası yaşanmıştır.

Dikkat çekici olan bir başka ayrıntı ise yukarıdaki örnekler arasında en büyük yıkım ve uzun süreli etkiyi getiren tutulmanın, ülkemizden çıplak gözle izlenebilen, yani Türkiye’ nin tam üzerinde gerçekleşen 11 Ağustos 1999 Güneş Tutulması olmasıdır.

20 Mart 2015 tarihinde yaşanacak senenin ilk Güneş Tutulması ise Türkiye coğrafyası tarafından sınırlı derecede gözlemlenebilecek. Yani astrolojik olarak esas büyük etkinin Türkiye üzerinde olma potansiyeli düşük gözükmekte. Ancak etki alanında hiç kalmayacağını söylemek de yanlış olur.

Dünya üzerinde en etkin şekilde tutulmayı gören bölge: Kuzey Avrupa Ülkeleri ile Kuzey Buz Denizi tarafı.

Bunun dışında kalan bölgeler kısmi de olsa; Avrupa Kıtası, Kuzey Doğu Asya, Kuzey Batı Afrika, Grönland, Atlantik ve Arktik Denizi olarak sıralanmakta. Dolayısıyla da tutulmanın muhtemel etkilerinin yaşanabileceği alanlar olarak en fazla bu noktalar öne çıkmakta.

Aşağıdaki resimde koyudan açığa doğru renklendirilmiş alanlar tutulmanın en fazla gözlemlendiği yerleri göstermektedir. (Kaynak: timeanddate.com)

20.03.2015

Elbette ki dünyada yaşanan büyük olayların etkileri, o veya bu şekilde, tüm insanlar üzerinde de bir iz bırakmaktadır. O nedenle bu tutulmanın da ülkemiz ve bizler açısından nelere tetikleme etkisi yapabileceğine astrolojik olarak bakmak gerekir.

Hint Astrolojisine göre tutulmanın içerisinde gerçekleşeceği Uttarabhadrapada Nakshatrası (Takımyıldızı) temsil ettiği bir kaç tane başlık ile dikkat çekici konulara işaret etmekte.

Bunlardan ilki, Uttarabhadra’ nın  ölüm ile son derece yakından alakalı olması. Ünü kendi bulunduğu ülkenin sınırlarını aşmış, dünyaca tanınan, göz önündeki bir kişinin ölüm haberini duymamız bu tutulmanın etki sürecinde son derece olası. Ayrıca Uttarabhadra Hint Astrolojisinde direkt olarak yaşlı ve bilge kişileri de temsil etmektedir.

Uttarabhadra ani hareketleri değil uzun düşünceler, tartmalar sonucu karara bağlanan ve herkesin faydasını gözeten hareketleri temsil eder. Bu da Dünya ve Türkiye gündemi için uzun süredir tartışılan, ya da sonuca bağlanmaya çalışılan, genelin faydasına olabilecek bir konuda sonuca varma, yeni bir işleyişe başlama veya sürüncemede kalmış bir konunun artık karara bağlanması anlamında yorumlanabilir.

4510Doğa olayları bakımından ise tutulmanın gerçekleştiği takımyıldız, aşırı yağmurlara, fırtınalara, derin denizlere ve en fazla okyanuslar, göl dipleri ile yerin altına atıf yapmakta.

Yerin altına yaptığı atıf, derin denizlerde/okyanuslarda yaşanacak olan bir depremi tetikleyebileceği gibi dünya piyasalarında, yer altından çıkartılan petrol, doğal gaz gibi ham maddelere veya altın, gümüş, demir gibi madenlere ait bir dalgalanmayı da bizlere getirebilir.

Finansal anlamda global olarak bir dalgalanmanın ilk sinyallerini bu Güneş Tutulması esnasında hissedebiliriz.

Ayrıca ıssız sayabileceğimiz ve pek fazla gürültünün olmadığı çeşitli tarihi, ormanlık, tepelik ya da kutsal mekanlar da Uattarabhadra tarafından temsil edilen yerler arasında. Dolayısıyla bu tarz yerleri akla getiren bir etkinin yaşanması da tutulma sonrasında beklenen etkiler arasından sayılabilir.

Türkiye açısından baktığımızda ise, yakın ilişkide bulunduğumuz; Almanya, İngiltere, Belçika, Hollanda, Rusya gibi ticari ve siyasi olarak bir dizi önemli ülkenin de tutulmaya bizzat şahitlik edecek olması, senenin ilk tutulmasını bizler için daha da önemli hale getirmekte. Ayrıca ülke haritamız üzerinde politik istikrar, toplumsal uyum ve hukuku temsil eden alanda geri giderek, durumu iyice zora sokmaya istekli  bir Satürn transitini de hep beraber deneyimlemekte olacağız.

ftTürkiye haritası üzerinde 4. Ve 10. Evlere ait hat üzerinde gerçekleşecek olan bu tutulma: 4. Ev açısından: Vatan topraklarımızı, toprak altı kaynaklarımızı, barışı, bütünlüğümüzü, yasama ve yürütmeyi; tam karşısındaki 10. Ev açısından da: ülkeyi yönetenleri, meclisi ve son olarak da finansal açıdan önemli bir parametreyi, dış ticareti temsil etmekte.

Tutulma esnasında karşılıklı gelen bu 2 ev, yani ülke enerjileri etkisine, bir de kavgacı ve tansiyon yükseltmekten çok hoşlanan Mars gezegeninin eşlik edeceği göz önünde bulundurulursa; 20 Mart ve sonrasındaki süreçte, Mars‘ ın Türkiye haritasında, ekonomik alanlardan sorumlu olması nedeni ile  hareketli bir finansal ve politik gündeme şahitlik etme potansiyeline sahibiz.  Mars’ ın tutulma enerjisinin içerisine karışmış olmasının verdiği bir diğer önemli etki ise; polis, asker, teröristler gibi her türlü silah kullanan kişilerin, bu süreçte dikkatleri üzerine toplayabileceği potansiyelini akla getirmekte.

Güneş Tutulmasının hemen ardından 4 Nisan’ da yaşanacak Ay Tutulması da yine çok benzer etkiler içerisinde olacağından, baharın bitişi ile birlikte Türkiye’ de özellikle ekonomik ve siyasi gündem açısından hızlı değişimlerin yaşandığı biraz çalkantılı bir seyir söz konusu olma potansiyeline sahip.

Dış Ticaret, yasama ve yürütme, vatan toprakları, toprak altı kaynakları ve toplumsal huzur bu süreçte en fazla dikkat çeken unsurlar…

Temmuz ortasında Türkiye’ nin para evinin üzerinden çekilerek; bizlere yaklaşık 2 senedir (Öncesinde de ülke haritamızın yükseleni üzerinde idi.) bahşettiği koruma, bolluk ve bereket etkilerinden vaz geçecek olan Jüpiter ise tüm bu etki çemberi içerisinde bence yaz aylarında deneyimlemeye başlayacağımız sonuçların en önemli mimarı olacak.

Bireysel haritalarda da, ülke haritalarında da, Jüpiter ve Venüs gibi astrolojide iyilik ve bolluk etkileri vermesi ile bilinen gezegenlerin  yerleşimleri uğurlu sayılır. Ancak transit (yani geçici olan) etkileri bittiğinde, sonradan gelecek olan tersine çalışma, geriye gidiş prensibine dikkat etmek gerekir. Eğer akarken doldurmadı isek; yaz aylarından sonra arda arda gireceğimiz zorlu tutulma ve transit enerjilerine boş bir kap ile merhaba diyeceğiz demektir.

Bu nedenle bireysel olarak özellikle 2015’in ilk yarısına kadar birikimlerinize öncelik vererek harcamalarınızı düzenlemenizi öneririm…

Tutulmanın özetle ve kısa bir ajanda gibi sırasıyla yansıtacağı etkilere bakacak olursak:

18 Mart / 7 Mayıs (+/-3 gün): Bir önceki 20 Ekim 2014 tutulmasının bir yansıması olarak, kadınları ilgilendiren, ya da kadınların öncülük edeceği  bir konu gündeme gelme potansiyeline sahip.

26 -27 Mart (+/-3 gün): Finansal olarak gündemi hareketlendirecek bir etkinin ilk izlerinin ortaya çıkışı ve ekonomik durumun öncelik yaratma potansiyeli.

Nisan – Mayıs ayı boyunca: Toprak altı güçlerin ve kaynakların, madenlerin, yer altı kaynaklarının, limanlar, okyanuslar ve su ile alakalı bölgelerde rutinin dışında bir etkinin oluşması, aşırı yağışlar, fırtınalar görülme potansiyeli.

10 Haziran itibariyle: Ekonomi, dış ticaret, gelir-gider dengesinde sorunlar yaşanma, ani gelişen durumlar hakkında önlem ve yeni kararalar alınması potansiyeli.

windyYukarıda astrolojik olarak altı çizilen potansiyel tarihlerden de anlaşılacağı üzere; yaz ayları dünya para piyasaları ve Türkiye ekonomisi açısından sıcak bir gündeme doğru ilerleme enerjisi ile yüklenmiş durumda.

Özellikle Temmuz ayı içerisinde 13, 26 ve 29-30 (+/-3 gün) tarihleri, Güneş Tutulmasının içerisinde yaşandığı Balık Burç Kuşağı da dahil olmak üzere, gökyüzünde gezegenlerin birbirlerine kare görünüm yapmaya başlaması ile iyice ön plana çıkıyor olacak.

Ticari hayat, taşınmaz mülkler, vatan toprakları, yurt dışı ilişkiler, ülke liderleri, dış ticaret, yasama ve yürütme faaliyetleri, turizm gelirleri, yer altı kaynakları ve güçleri gibi pek çok önemli ve hayati konu 20 Mart Güneş Tutulması ardından, bizimle beraber çevremizi ve yaşadığımız zaman dilimini şekillendirecek gibi gözükmekte…

Tüm bu devinim içerisinde hayatın kaçınılmaz kuralının “değişim” olduğunu hatırdan çıkarmadan, 20 Mart Güneş Tutulmasının hepimiz için olumlu değişimler getirmesini dilerim…

Sevgilerimle

©Hint Astroloğu

13 Mart 2015

Güneş Tutulması, 20 Mart Güneş Tutulması, Astroloji, Türkiye ve Astroloji, Hint Astrolojisi, Jüpiter Geri Hareket, Satürn Geri Hareket, Mars, Güneş, Ay, Ay Tutulması, 4 Nisan Ay Tutulması, Rahu, Ketu, Balık Burcu, Uttarabhadra, UttarabhadraPada, Takımyıldız, Nakshatra, Vedik, Tutulma
Paylaş