Etiket arşivi: Güneş Tutulması

EYLÜL 2017 ve TÜRKİYE

Ağustos ayında yaşanan Güneş Tutulması sonrasında pek çok ülkede astrolojik olarak beklediğimiz doğal afet haberleri gündemleri işgal etti.

Eylül’ de ise gökyüzünün en büyük fayda vereni Jüpiter, 1 senedir içinde bulunduğu Başak Burcunu terk ederek Terazi Burcuna ayın 12’ si itibariyle geçiş yapacak.

Ekim 2018’ e kadar da bu burç kuşağındaki konaklamasına devam edecek.

Jüpiter’ in bu transit süreci özellikle Türkiye haritası açısından çok önemli!

Çünkü Türkiye’ nin kuruluş anı haritasına baktığımızda; Hint Astrolojisine göre yorum yaparken kullandığımız 9 gezegenin 4 tanesi, Terazi Burç kuşağına yerleşmiş bulunuyor.

Türkiye Vedik Haritası

Jüpiter de tüm bu 4 gezegene dokunarak 1 senelik geçişini önümüzdeki dönemde tamamlıyor olacak.

Ayrıca Türkiye açısından Vedik Astrolojide bir haritanın gücünü belirleyen en önemli etkenlerden biri olan Yoga oluşumlarının çoğu da bu eve denk gelmekte.

Şans, bereket, aydınlanma getiren Jüpiter gibi gökyüzünün en iyi etkiler veren gezegenin transiti de elbette ki Türkiye haritası açısından büyük önem taşıyor.

Öncelikle Terazi Burcu Türkiye haritasında Vedik Astroloji’ ye göre 5. Eve denk gelmekte.

5. Ev ise Mundane (Devlet) Astrolojisinde: Genç bireyleri, eğlence sektörünü, sanatçıları, borsa gibi spekülatif kazanç enstrümanlarını, toplumun genel anlamda mutluluğunu, doğum oranını, eğitim sistemini, turizmi, büyükelçi ve diplomatları temsil etmekte.

Jüpiter astrolojide değdiği şeyi büyütmesi ile ünlü bir gezegendir.

Dolayısıyla Türkiye’ nin 5. Evi üzerinde ilerlerken, önümüzdeki 1 sene içerisinde, Türkiye’ nin gündeminde genişleyen bir etki ile şu konu başlıklarını görüyor olacağız:

Dizi, filim oyuncuları, sanatçılar, meşhur – medyatik insanlar ilintili haberler. Bu sektörde genişleme – büyüme etkisi. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2017 BURÇ YORUMLARI

Tutulma etkilerini yaşadığımız Ağustos ayından sonra Eylül 2017 de Hint Astrolojisinde karmik sayılan gezegenlerin yer değiştirmesi ile son derece hareketli bir gökyüzüne sahiplik yapacak.

Vedik Astrolojide geri hareket yaparak burç değiştiren ve hayatımıza ciddi farklılıklar getirme potansiyeline sahip Rahu ve Ketu (Kuzey ve Güney Ay Düğümü) son 1,5 senedir bulundukları Aslan/Kova Burçları ekseninden; Yengeç/Oğlak Burçları hattına, 9 Eylül 2017 itibariyle taşınacaklar. Mart 2019 tarihine kadar da Rahu, Yengeç Burcundaki, Ketu da Oğlak Burcundaki transitine devam ediyor olacak.

Rahu ve Ketu haritada transit yaptıkları evin temsil ettiği konularda kişiye beklemediği ve kontrolü dışında gelişen olaylar getirirler.

Kişinin kader çarkının işlemesi gibi de bu transiti düşünebiliriz.

Aslına bakacak olursanız kaderden ziyade kişinin yaşadığı bu etki, ruhunun gelişmesi için ihtiyacı olan olayların, fırsatların, başlangıçların onun hayatına, kendi planları dışında sokulması durumudur.

Özellikle bu transit Hint Astrolojisine göre Oğlak ve Yengeç Yükselenlere sahip haritalar için çok önemli.

Zira Rahu ve Ketu ilişkiler, ortaklıklar ve şahsın bizzat kendisi ilintili konularda, kişinin hayatını bu güne kadar alışageldiği düzenin dışına taşımaya çalışacağı için köklü değişimleri tetikleme şansına sahip.

Bekarlar için evlilik şansı verebileceği gibi, sorunlu evlilikler için de son düzlüğün koşulmasını getirebilir.

Rahu ve Ketu’ dan sonra gökyüzünde büyük fayda veren Jüpiter de 12 Eylül itibariyle Başak Burcundan ayrılarak, Terazi Burcu içerisine adımını atıyor olacak.

Jüpiter, bolluk bereket ve şans gezegenidir. Bilgi edinme, kişiyi bilgeleştirme ile de yakından ilgilidir.

En başta Terazi Yükselenler olmak üzere; Eylül 2017-Ekim 2018 tarih aralığında Kova, Koç ve İkizler Yükselenler için kendilerine pek çok bilgi kattıkları, şanslı, bereketli, güzel gelişmelerin yaşanacağı bir dönem başlamakta.

Elbette Sade Sati ve Kandaka Sati dönemlerini yaşamayanlar için bu etkiler çok daha hissedilir olacak. Bu ayrıntıyı da belirtmeden geçmemek gerekiyor.

Çünkü Ay Burcu Akrep, Yay ve Oğlak’ ta yerleşenler, şu an Sade Sati dönemini yaşamaktalar ve hayat şanslarını ciddi seviyede düşüren bir transiti deneyimlemekteler. Dolayısıyla Jüpiter’ in iyileştirici etkilerini tam anlamı ile almaları çok da mümkün olmayacaktır.

Ayrıca yine Ay Burçları Başak, İkizler ve Balık olanlar da hayatlarının bazı alanlarında, Kandaka Sati dönemi yaşadıkları için, değişim-dönüşüm etkileri ile sınandıktan sonra Jüpiter’ in olumlu enerjilerini deneyimleme şansına sahip olacaklar.

Vedik Astrolojiye göre Rahu – Ketu ve Jüpiter’ den sonra diğer gezegenlerin yerleşimlerine de baktığımızda:

Mars; tüm Eylül ayı boyunca Aslan Burcu içerisinde bulunacak.

Güneş ise 15 Eylül’ e kadar yöneticisi olduğu ve güçlü çalıştığı kendi (Aslan) Burcundaki Mars’ ın yanındaki yerleşimini koruyacak. 16 Eylül itibariyle ise Mars’ ı yalnız bırakarak, Başak Burcuna geçecek.

Venüs; 14 Eylül’ e kadar Yengeç ve Oğlak Yükselenlere aşk, romantizm konusunda olumlu enerjiler yansıttıktan sonra; 15 Eylül itibariyle aynı etkiyi 9 Ekim’ e kadar Aslan ve Kova Yükselenlere yaşatmak üzere Aslan Burcuna hareket edecek.

Merkür ise Ağustos ayında başladığı ve pek çoğumuza ciddi aksilikler yaşattığı gerilemesine 5 Eylül’ de son verecek ama kendisini toparlaması maalesef daha zaman alacak. 10 Eylül’ den sonra tam anlamı ile kendine gelecek olan gezegen 26’ sına kadar Aslan Burcunda kalmaya devam edecek.

Eylül ayının Dolunay’ ını 6’ sında, Hint Astrolojisine göre Kova Burcunda. Yeni Ay etkisini ise 20 Eylül’ de yine Hint Astrolojine göre Başak Burcunda deneyimleyeceğiz.

Satürn ise Ekim sonuna kadar Retro hareketini yaparken geri döndüğü Akrep Burcunun içerisindeki gerilemesini bitirmiş olmakla birlikte, Ekim sonuna kadar Yay Burcuna geçişine start vermeyecek. Yani Eylül’ ün tamamında kendisi yine Akrep Burcu içerisinde bulunarak, özellikle Sade Sati sürecini haritasında Ay gezegeni Akrep’ te yerleşenler için zorlu ve ruhsal olarak sıkıntılı kılmaya devam edecek.

Yukarıda ayrıntılarını aktardığım Eylül 2017 gökyüzü hareketlerinin (Hint Astrolojisine göre hesaplanarak bulunmuş) Ay ve Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz…

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim.

Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Örnek: Batı Astrolojisine göre Balık olan birinin sayfamdaki Balık Burcu etkilerini okuması, yanlış yönlenmesine, yanlış yorumları okumasına sebebiyet verecektir.

Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. (Hint Astrolojisinde Burçlar doğum tarihinize göre hesaplanmaz!)

Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…

KOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Jüpiter’ in ay ortasında yapacağı değişiklik ile önünüzdeki 1 senelik süreçte evliliğiniz, ortaklı ve ticari işleriniz, gelirleriniz ile ilgili daha rahat, bolluk hissini deneyimleyeceğiniz bir sürece adım atıyor olacaksınız. Rahu ve Ketu’ nun yer değişikliği ise size 1,5 senelik periyotta çocuk ve kariyerı bağlantılı konularda bazen kontrolünüz dışında gelişmeler yaşıyormuşsunuz hissi ile sınıyor olacak. Bu dönemde etrafınızda hiç beklemediğiniz insanlardan zaman zaman yakınlık, özel ilgi ve beğeni gibi sinyaller de almanız olası. Satürn’ ün Kasım’ a kadar büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı evinizden geçişi sizi yeni koşulların hayatınızda belirmeye başladığı, değişiklikler olduğu bir süreçten geçirebilir. Evli ve çocuklu olanlar için bu ayın en önemli konu başlığı evlatları halinde. Onlarla ilgili hareketli bir ay geçirecekler. İlgi odaklarının merkezinde çocukları olacak. Bekar ve ilişkisi olan Koç yükselenler ise ayın ilk yarısında partnerleri ile biraz gergin bir süreç yaşayabilirler. Ayın 2. Yarısı itibariyle yaşanan tatsızlıklar Venüs’ ün yardımı ile daha romantik ve tutkulu olacağınız, sevgilinizle aranızı düzeltebileceğiniz, olayları tatlıya bağlayacağınız bir atmosfere bürünebilir. 6 Eylül’ deki Dolunay çocuğunuz ya da sevgiliniz ilintili tamamladığınız bir durumun yaşanmasına, 20 Eylül Yeni Ay’ ı ise bu durumun istediğiniz gibi sonuçlanıp, ilerlediğini görmenize ve tatmin duygusu yaşamanıza aracılık edebilir.

BOĞA BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Jüpiter’ in Eylül ayında yapacağı değişiklik sizi en çok işiniz, mesleğiniz ilintili alanlarda önünüzdeki 1 senelik süreçte gelişim – büyüme fırsatları ile dolu bir sürece sokarak etkileyecek. Ancak bu dönemde kistler, yağ bezeleri ile ilgili sağlık sorunlarına da eğer eğiliminiz varsa dikkat etmelisiniz. Ayrıca iştahınızı da kontrol altına tutmaya çalışmalısınız. Rahu ve Ketu’ nun yer değişikliği ise size 1,5 senelik periyotta yeni girişimler, atılımlar yaptırma fırsatı verecek ancak yurt dışı ilintili işlerle uğraşanlar, eğitim sektöründe çalışanlar için zaman zaman kontrol etmekte zorlandığınız gelişmeler yaşamanız da olası. Dostlarınız ve çevrenizdeki insanlarla da daha önce farkına varmadığınız ya da üstünde durmadığınız pürüzler nedeni ile bazı yüzleşmeler yaşayabilirsiniz. Ekim sonuna kadar ise evliliğinizde bazı huzursuzluklar, soğukluklar yaşamanız olası. Özellikle kendi aileniz veya mülkler ilintili konularda bu ay gergin enerjiler altında olacaksınız. Sinirlerinizin gergin olduğu Eylül ayında tartışmaları başta partneriniz ve aile bireyleriniz ile fazla büyütmeden, en azından ay ortasında Venüs, Mars’ ın enerjilerini yumuşatana kadar, kapatmaya çalışın. Ayrıca yeni bir taşınmaz yatırımı yapmak, ev –araba değiştirmek isteyenler için de bu ay olumlu enerjiler söz konusu. Düşündüğünüz bir yatırım varsa harekete geçebilirsiniz. 6 Eylül Dolunay’ ı kariyeriniz ilintili bir durumun netleşmesine; 20 Eylül Yeni Ay’ ı ise ilişkiniz ya da çocuklarınız ilintili bir konunun gündeminizi işgal etmesine neden olabilir. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2017 AY-GÜNEŞ TUTULMASI ve TÜRKİYE

Ağustos, Mundane yani ülke astrolojileri adına, son derece önemli olan Tutulma etkileri ile 2017′ nin en önemli aylarından biri olarak öne çıkmakta.

Gökyüzü Ağustos içerisinde Jüpiter dışında neredeyse tüm gezegenlerin hareketine sahne olacak.

Hatta Node’ lar yani Ay Düğümleri de yer değiştirmeye hazırlandıklarından (Mean Node) Rahu ve Ketu’ yu da bu devinimin içerisinde düşünmemiz gerekmekte.

Gökyüzünün ilk hareketi Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 8. Evine denk gelen Shravana Takımyıldızındaki ve Mars görünümü altında gerçekleşecek olan Ay Tutulması.

8. Ev; ayrışma, bozulma, beklenmedik durumlar, borçlar, büyük dönüşümler, faiz oranları, milli felaketler, dış ülkelerle olan finansal ilişkiler gibi konuları temsil etmekte.

Bu ev, haritada bir anlamda temizlenmesi gereken engelleri temsil eder. Ayrıca 8, ölüm getirme potansiyeli de yüksek olan bir evdir. Zira Astroloji yorumlarında kullanılan “ev” lerin temsil ettiği konular sıralandığında, bir haritada bulunan toplam 12 ev içerisindeki en kötücül ve yıkıcı etkilere sahip olanı burasıdır…

Bu evin vurgulandığı zaman dilimlerinde büyük riskler içeren işlerden uzak durulması gerekir.

7 Ağustos Ay Tutulmasının Türkiye’ nin 8. Evinde gerçekleşecek olması, doğal olarak bu evin vurgulanması anlamına gelmektedir.

Ay Tutulması esnasında Hint Astrolojisine göre toplumsal olaylara vurgu yapan Kova Burcu Yükselende ve tutulmanın derecesi, Shravana’ nın toplumun geniş kesimlerini etkileme gücü olan 4. Padasında (4. Kısmı) gerçekleşiyor olacak.

Mars’ ın patlayıcı, yangın, silahlı güçlerle olan doğal ilişkisinin de görünüm yolu ile bu tutulmaya eşlik edeceğini hesaba katarsak; toplumu etkileyecek yangın, patlama ya da silahlı güçlerin vurgulandığı bir olayın Ay Tutulması günlerine yakın bir tarihte vukuu bulması potansiyeli akla gelmekte.

Ayrıca Mars görünümünde gerçekleşecek olan Ay Tutulmasının, toprak elementinden bir burç kuşağında (Oğlak) yer alması da yine ilerleyen tarihlerde toprak altı güçlerinin -maden kazaları, depremler ya da sel, heyelan- tetikleyicisi niteliğinde çalışmasına maalesef sebebiyet verebilir.

Özellikle bir sonraki ay, 15-30 Eylül tarih aralığı, gezegen yerleşimleri açısından yangın, patlama, silahlı kuvvetlerin, toprak-yer küre, ekstrem hava koşulları ilintili sorunların toplumun dikkatini çekmesi açısından benim gözüme çarpmakta.

13 Ağustos tarihinde ise Merkür Türkiye’ nin 3. Evinde Magha ve Purvaphalguni Takımyıldızları arasında gidip-gelerek gerileme hareketine başlayacak.

5 Eylül’ e kadar da retrosunu sürdürecek.

Ticari hayat ve iletişim dendiğinde ilk akla gelen gezegen olan Merkür’ ün Türkiye’ nin tam da iletişimi temsil eden 3. Evinde geri hareket yapacak olması; öncelikle sosyal medya, basın – yayın, telefon-televizyon, görsel medya gibi günümüz iletişim kaynaklarının hepsini içine alan genişlikte bir iletişim aksaklığı çıkarması potansiyelini akla getirmekte.

Ayrıca ulaşım da 3. Evin konuları arasında bulunduğundan, ulaşım yolları ile ilgili bazı terslikleri de retrosu boyunca bizlere deneyimletebilir.

Ay Tutulmasının ardından, 21 Ağustos tarihinde Türkiye’ nin 3. Evinde yaşanacak olan Güneş Tutulmasının olası etkilerinden bir tanesi de iletişim ve ulaşım yolları üzerinde gergin bir enerji barındırması nedeni ile kara-deniz-hava taşımacılığını ilgilendiren bir kaza, ya da teknolojik aksaklık da Güneş Tutulmasına yakın ve izleyen günlerde Türkiye’ nin gündemini işgal edebilir.

Aynı süreçte basın, medya, sosyal medya gibi iletişim kurduğumuz araçlar üzerinde de kısıtlayıcı bir etki –Merkür Retrosunu destekler şekilde-söz konusu olma potansiyeline sahip.

16 Ağustos tarihinde ülke astrolojisinde hükümetin başını temsil eden gezegen Güneş, yönettiği ve güçlü olduğu burç kuşağı Aslan’ a geçecek.

Merkür Retrosu ile birlikte dik ve taviz vermeyen konuşmaları devlet büyüklerimizden bu dönemde daha sık işitebiliriz.

Bu konuşmalar özellikle de özgür düşünceyi temsil eden, toplumun gözü önündeki insanlar hakkında olabileceği gibi komşu ve yakın ilişkide bulunduğumuz devletlerle ilintili politikamız-ilişkilerimiz hakkında da gerçekleşebilir.

Özellikle Güneş Tutulması sonrası, komşularımızla ilişkilerimizi vurgulayan gelişmeleri uzun vadede deneyimleme etkisine sahibiz.

Ayrıca gazeteciler, basın mensupları, yazarlar, sanatçılar, eğitmenler gibi muhafazakâr görüşlere sahip olmayan kesimlerle devlet otoritesinin çatıştığı, birbirine sert çıkışlar yaptığı konuşmaları/yazıları da Güneş Tutulmasına yakın ve devamındaki günlerde, iletişim kaynakları vasıtasıyla izleme/ takip etme isteği içerisinde olacağız.

21 Ağustos Güneş Tutulmasının en çarpıcı yönü ise Amerika Devleti’ nin tüm eyaletlerini neredeyse tamamını gölgesi altında bırakacak olması.

Daha önceki yazılarımda aktardığım gibi tutulmaların en büyük etkileri, onu toprakları üzerinde gözlemleyen ülkeler açısından yaşanma potansiyeline sahiptir. (1999 Güneş Tutulmasını ve 17 Ağustos depremini hatırlayın.)

Üstelik tutulma Hint Astrolojisine göre Amerika’ nın Ay’ dan sayıldığında 8. Evine (Önceki paragraflarda bahsettiğim gibi bir haritadaki en yıkıcı, en kötücül çalışan ev.), Sade Sati süreci içerisindeyken denk gelmekte.

Burada uzun uzadıya Amerika’ nın bu tutulmadan nasıl etkileneceği konusunda açıklamalar yapmayacağım. (İlgilenenler yabancı kaynaklardan bolca araştırıp, öğrenebilirler. Amerikalı astrologlar isim bile verdiler tutulmaya: “Amerikan Tutulması”. Yani çok popüler.)

Ancak kişisel kanaatim, bu tutulmanın özellikle Amerika’ nın ekonomik-ticari dengeleri, dış ülkelerle ilişkileri/restleşme-ters düşme ve düşmanları ilintili konularını ciddi boyutta harekete geçireceği yönünde.

Elbette depremler, yangınlar ve toprak sel-fırtına gibi felaketlerden de coğrafi yapısının hassaslığı sebebi ile zarar görme potansiyeline güçlü şekilde sahip. Ulaşım yollarını ilgilendiren bir felaketi yaşama potansiyelleri de var…

Konunun bizi ilgilendiren ve burada yer ayırmama neden olan kısmı ise sizlerin de bildiği gibi Amerika’ da olan biten pek çok şeyin dünyayı ve bizi de yakın şekilde etki altına alıyor olması. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2017 BURÇ YORUMLARI

Ağustos 2017’ nin gökyüzü; gezegenler açısından geçtiğimiz aylarla karşılaştırıldığında, bizlere oldukça hareketli bir ay vaat etmekte.

Her şeyden önce Ağustos ayında Hint Astrolojisine göre: 7’sinde Oğlak Burcunda, 21’ inde de Aslan Burcu içerisinde, sırasıyla Ay ve Güneş Tutulmalarını yaşayacağız.

Tutulmalar zaten var olan enerjilerin kendilerini tamamlamasına aracılık ederler.

Aşağıda Burçlar özelinde belirttiğim gibi deneyimleyeceğiniz sonuçlar, uzun süredir biriktirdiğiniz enerjinin niteliğine göre pozitif veya negatif olarak değişebilir.

Örneğin: Uyumlu ve iyi giden bir ilişkinin Tutulmalar vasıtası ile tamamlayacağı enerji ilişkiyi bir üst seviyeye taşımak, yani nişanlanmak, evlenmek, birlikte yaşamaya karar vermek gibi gerçekleşme eğilimine sahipken; problemleri olan bir ilişkiniz varsa ayrılık deneyimini yaşamanız daha olası bir etkidir.

7 Ağustos Ay Tutulması Vedik Astrolojisine göre Oğlak Burcunda ve Shravana Takımyıldızında, Mars görünümünde gerçekleşiyor.

Shravana Hint Astrolojisinde kulak şekli ile resmedilir.

O nedenle Oğlak, Yengeç, Koç ve Akrep Yükselenler başta olmak üzere, burç yorumlarında her Yükselen Burç için ayrıca belirttiğim etkileri; işittiğimiz, duyduğumuz, kulağımıza gelen bir haber tetiklemesi ile yaşamamız son derece olası.

Ayrıca Shravana dinlemenin önemine de dikkat çeken bir Takımyıldız / Nakshatra’ dır.

Ay Tutulmasına yakın günlerde etrafımızdaki insanlarla iletişim kurarken; nasıl cevap vereceğimize odaklanmak yerine, bize ne anlatılmaya çalışıldığına dikkat kesilmemizde fayda var.

Bu ay Merkür ise meşhur gerilemesine yine Aslan Burcu içerisinde 13 Ağustos’ ta başlıyor olacak ki; Akrep Burcu içerisinde uzun süredir Retro giden Satürn’ ün görünümü altında, bizlere sonuç beklediğimiz konularda ciddi yavaşlama, aksi gitme, sorun çıkarma etkileri yaşatabilir.

Merkür Retro sürecini 5 Eylül’ de bitiriyor olacak.

Ancak durağan geçireceği günleri de hesaba katacak olursak, özellikle Aslan, Kova Başak ve İkizler Yükselenlere sahip haritalar için Ağustos ayının büyük bir kısmında ve Eylül’ ün başlarında, zihnen daha huzursuz, kararsız ve kişilerin günlük yaşamlarında sonuç almakta zorlandıkları deneyimleri yaşamaları söz konusu diyebiliriz.

Merkür’ ün gerileme hareketini gerçekleştirirken Vedik Astrolojisine göre dokunacağı Takımyıldızlar ise yaşadıkları sıkıntıları fazlası ile kişisel algılama eğilimi gösteren Magha ve Purva Phalgunu Nakshatraları olacak.

Ego konusunu ön plana çıkartan enerjilere sahip 2 takımyıldızın etkisinde yaşanacak Merkür Gerilemesinin negatif etkilerini kişiselleştirmeden, herkesin en az kendimiz kadar zorluk, aksilik, şanssızlık sayabileceğimiz deneyimlerin içerisinden geçtiğini sık sık kendimize hatırlatmalıyız. Özellikle ego konusunda genel olarak abartma eğiliminde olan Aslan Yükselenler için bu konu Ağustos ayında daha da fazla önem kazanmakta.

Güneş’ in 16 Ağustos itibariyle yöneticisi olduğu kendi evine, yani Aslan Burcuna geçişi ile birlikte, yukarıda belirttiğim ego tuzağına düşmeme dikkatini gösterme zorunluluğu daha da belirgin bir uyarı haline gelmekte.

“Bana bunun olmaması lazımdı”, “Bana bunu nasıl yapar/der”, “Ben daha iyisini hak ediyorum” gibi kendimizi diğerlerinden ayırıp, daha özel biriymiş gibi düşünmemizi besleyen cümlelerden Ağustos ayı içerisinde uzak durmalıyız.

21 Ağustos tarihinde Venüs ise İkizler Burcunu terk edip, Yengeç Burcuna yerleşiyor olacak.

Venüs’ ün yeni konumu, başta Yengeç Yükselenler olmak üzere, Oğlak ve Balık Yükselenli haritalar için de yeni birinin hayatlarına girmesi, hoşlanacakları birileri ile tanışma, yani aşk etkisini harekete geçirme potansiyeline sahip.

Ancak Merkür Retrosunun da etkin olduğu tarihlere denk gelen bu yerleşim, eski ilişkileri, eski aşkları da yeniden alevlendirebilir. Bu ayrıntıyı da akılda tutmakta fayda var.

Aynı tarihte Hint Astrolojisine göre Aslan Burcu’ nda ve Magha Takımyıldızı içerisinde Güneş Tutulması etkisini de deneyimleyeceğiz.

Her burç için ayı ayrı bu tutulmanın etkilerini yorumlar kısmında aktardım. Ancak özellikle Aslan, Kova, Başak ve İkizler Yükselenler için Tutulmaya yakın günler gökyüzünün enerjileri daha hissedilir bir şekilde etki edecektir. Tutulmaların genel etkisi hayatımızda bir şeylerin değişime uğraması, sonuçlanması etkilerini yaşatır. O nedenle bu süreçte ruhsal olarak kendinizi sıkıntılı, huzursuz bir atmosfer içerisinde bulabilirsiniz. Ay sonuna doğru dağılacak bu enerjinin etkisini abartmamaya çalışın.

Uzun bir süredir Akrep Burcu içerisinde Retro hareketine devam eden Satürn ise 25 Ağustos itibariyle düz gitmeye başlayacak. Özellikle Ay veya Yükseleni Akrep olanlar için depresif etkilerden kurtulmak, silkinip, biraz daha pozitif hissetmek adına bu güzel bir haber. Ancak Satürn’ ün geri gitmeye başladığı ve Retro hareketini bitirip düz harekete geçtiği dönemler -gökyüzünde bu ay yaşanacak olan Tutulmalar da dikkate alındığında- özellikle ağır veya riskli hastalıklar yaşayan kişiler açısından sıkıntılı süreçleri başlatma eğilimine de sahiptir. Bu tarz hastaları olanların Ağustos ayında dikkatli olmalarında fayda var.

Ağustos 2017’ nin (Hint Astrolojisine göre hesaplanarak bulunmuş) Ay ve Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz…

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim.

Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Örnek: Batı Astrolojisine göre Balık olan birinin sayfamdaki Balık Burcu etkilerini okuması, yanlış yönlenmesine, yanlış yorumları okumasına sebebiyet verecektir.

Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. (Hint Astrolojisinde Burçlar doğum tarihinize göre hesaplanmaz!)

Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…

KOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Ay başında yaşanacak olan Ay Tutulması, sizi kariyer hayatınız ilintili olarak yeni oluşumların içerisine itebilir. Özellikle komisyon –prim tarzı gelirlerinizi alakadar eden bir konu hakkında netleşme, durumun daha belirgin hale gelmesi söz konusu olabilir. Aileniz, ev, araba Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2017 ve TÜRKİYE

Tutulmaların Mundane/Ülke astrolojileri üzerindeki etkileri çok önemlidir. Hint Astrolojisine göre Şubat 2017’ de gökyüzünde bu etkiyi 2 kez deneyimleyeceğiz. 11 Şubat’ ta Ay; 26 Şubat tarihinde ise Güneş Tutulması gerçekleşecek.

Öncelikle Ay Tutulması Vedik Astrolojisine göre Yengeç Burcunda, Türkiye’ nin 2., yani para evinde Ashlesha Takımyıldızında oluşacak.

Ashlesha sırlardan hoşlanmayan, şüpheci, sinsi, takıntılı bir takımyıldızdır.

Ay Tutulmasının içinde gerçekleşmesi ise saklı tutulan bazı olayların, sırların gün yüzüne çıkmasına ve ülke gündemini işgal etmesine neden olabilir. Ya da Ay Tutulması esnasında temeli atılan ve toplum tarafından çok da hoş karşılanmayacak bir durumun Güneş Tutulmasını’ nı takip eden günlerde gün yüzüne çıkmasına bu etki aracılık edebilir. Ashlesha başkalarının açıklarını yakalamak ve bunları kendi amacına hizmet edecek şekilde kullanmak konusunda çok sinsi etkiler verir.

11 Şubat’ ta yaşanacak olan Ay Tutulması, etkisi önceden hesap edilmiş, sinsi bir planın işlemeye başladığı bir dönem olarak da Türkiye için tetikleyici bir durum yaratabilir.

Ay Tutulmasının içinde gerçekleşeceği Yengeç Burcu ise Türkiye açısından para kaynaklarını, gelirlerini gösteren evine denk gelmekte. Yani bu Ay Tutulmasının en fazla etkili olacağı alan ekonomimiz gibi durmakta.

Ayrıca Ashlesha’ nın spekülatif kazancalar elde eden kişileri de temsil etmesi sebebi ile piyasalarda dalgalanmalar, borsa, döviz gibi yatırım araçlarında beklenmedik oynamalar yaşanması Şubat ayının olası potansiyelleri arasında yerini almakta. Ay Tutulmasını takip eden günlerde banka ve finans kurumları ilintili konular da ön plana çıkabilir.

Türkiye’ nin ekonomik verileri, 26 Ocak tarihinde yer değiştiren Satürn’ün; para evi lordu Ay’ ı Yükseleni üzerinden görünümde tutması sebebi ile de zaten hassas bir sürecin içine girmiş bulunmakta.

Önümüzdeki günler ve hatta yıllarda ekonomide daralma, piyasadaki likiditede azalma, geçim sıkıntısı problemlerinin daha görünür olamaya başladığına şahitlik edebiliriz.

Satürn’ ün doğası gereği vereceği zorlanma, kısıtlanma hissi; her şeyden evvel ticari hayatı temsil eden 7. Evimize yerleşmesi nedeniyle gerçekleşecek. Ticaretle uğraşan kişilerin kapılarında yaklaşık 2,5 senelik yokuş yukarı çıkıyormuş hissine kapıldıkları bir dönem beklemekte. Bu süreçte riskli yatırımlardan kesinlikle uzak durulmalı.

Ayrıca 7. Ev bizim dış ülkelerle olan ilişkilerimizi de temsil etmekte ve dış ticaret ilintili konular da bu evin başlığı altında yer alıyor. Satürn nitelik olarak bizi dış temaslarımız açısından da sınavlara tabi tutacak demektir bu. Dış politika önümüzdeki dönemde ülke gündemini işgal eden önemli maddelerden biri haline gelecek.

6 Şubat itibariyle Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 4. Evi üzerinde Retro/geri harekete başlayacak ve 4 ay boyunca bu durumda kalacak olan Jüpiter ise özellikle hava koşullarına bağlı olarak tarım ürünleri ve tarım alanları ilintili aksaklıkları, kötü olayları bize yaşatma potansiyeline sahip. Jüpiter Retro hareketi esnasında emlak piyasalarında durgunluk, daralma ve yatırımların değer kaybetmesi ile ilgili tetiklenmeler de yapabilir. Madenler ilintili işlerde de zorluklar, maden kazaları da Şubat ayı boyunca yaşanabilir.

4. Evimiz üzerindeki Jüpiter Retrosu önümüzdeki günlerde muhalefet partilerinin kendi içlerinde bazı yeni düzenlemelere, oluşumlara yer verebileceklerini de işaret etmekte. Alışılagelen düzen ve sistemler dışında bir atmosfer için ilk adımları bu süreç içerisinde görebiliriz.

Kova Burcu içerisinde Satabisha Takımyıldızında 26 Şubat tarihinde yaşanacak Güneş Tutulması etkilerine gelecek olursak:

Bu tutulma Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin adalet sistemini, dış politikasını ve ticaretini, yabancıları, dini görüşlü kesimleri, akdemiysen ve üniversiteleri, medya sektörünü, hepsinden önemlisi devlet otoritesinin başını temsil eden evin üzerinde gerçekleşmekte.

Uzun süredir Rahu ve Ketu’ nun yerleşimi ile gerilen bu hat, Güneş Tutulmasının yoğun enerjisi altında kalacak.

Toplumsal hareketleri temsil eden bir burç kuşağında oluşması ise toplumsal hareketlerin önümüzdeki 6 aylık süreçte etkili roller oynayabileceğini işaret etmekte. Birikmiş olan gerginliğin patlama yapması, hareketsiz olduğu zannedilen toplumsal örgütlerin seslerinin daha fazla duyulmaya başlaması bu Tutulmanın etkisi ile aktif hale gelebilir.

Ayrıca Tutulmanın içerisinde yaşanacağı Satabisha Takımyıldızı anlaşılmaz, kestirilemez, tutarsız nitelikleri ile tanınır. Tutulmanın içinde olacağı dereceler ise geleneksel görüşü vurguluyor. Bu noktada devlet otoritesini temsil eden bir evde gerçekleşecek olan Tutulma; devlet büyüklerinden gerginlik getirebilecek, tek taraflı bakış açısına sahip, ayrıştırıcı açıklamalar duyulmasına da neden olabilir.

Satabisha Takımyıldızının sularla olan yakın ilişkisi, suyolları, seller, deniz yolları ilintili sıkıntıların da Güneş Tutulması ile tetiklenmesine neden olabilir.

Son olarak Türkiye’ nin 10. Evinde ve Balık Burcunda ay boyunca bir arada kalacak olan Venüs- Mars gezegenlerinin yine devletin başındaki kişiler ve parti ile ilintili konuları gündeme taşıması söz konusu.

Ayrıca dış ülkeler nezdindeki itibarımız hususunda fazla korumacı politikalar, durumun gereğini yerine getirmekten çok savunmacı tepkiler verilmesi ile birlikte hareketlenen dış politika gündemlerine de Şubat ayında şahitlik edebiliriz.

Sonuç olarak Vedik’ te Tutulmalar gökyüzünde iki büyük ışık kaynağının, ışıklarını kesmesi anlamına geldiği için uğurlu bulunmazlar. Türkiye için uzun süredir Rahu-Ketu yerleşimi ile gergin bir seyirde ilerleyen 3-9 hattının temsil ettiği konular, Şubat ayında yaşanacak olan Tutulmalar ile artık daha fazla inkar edilemez, yüzleşilmesi ve netleştirilmesi gereken konular halini alacaktır.

3. Evin temsil ettiği özgür düşünce, yazarlar-gazeteciler, iletişim, ulaşım, komşular ilintili uzunca bir süredir ülke gündemimizin başköşesinde yer alan konular ile 9. Evin yani otoritenin, tutucu görüşlerin duruşlarını netleştirerek yola devam etmesi etkisi, söz konusu potansiyeller arasındadır.

Türkiye gündeminde Güneş ve Ay Tutulmalarının geçmişine bakıldığında izleyen aylarda daha fazla etkisi hissedilmekte, Tutulmaların tetiklediği olaylar zincirinin –bu tutulmayı göz önüne alacak olursak- Mart, Nisan, Mayıs ayları Türkiye açısından kritik bir zaman dilimini işaret etmektedir…

Sevgilerimle

©Hint Astroloğu

31 Ocak 2017

Paylaş

ŞUBAT 2017 BURÇ YORUMLARI

Hint Astrolojisine göre Şubat 2017, gökyüzünde gezegenlerin yoğun enerjilerini bize yansıtacağı bir dönem olacak.

Öncelikle 26 Ocak 2017 tarihinde Kasım 2014’ ten beri Akrep Burcunda bulunan Satürn Yay Burcuna geçti ve henüz tam anlamı ile Gandanta dediğimiz derecelerin içerisinden çıkmadığı için pek rahat bir durumda değil. Bunun farkında olarak gereksiz risklerden kaçınmak hepimiz adına doğru bir davranış tarzı olacaktır.

Ancak 26 Ocak itibariyle Sade Sati sürecini tamamlayan Ay Burcu Terazi ve Yükselen Burcu Akrep olanlar için gerçekten de daha rahat bir dönem başlangıcı, Şubat itibariyle söz konusu olacak.

Ay Burcu Akrep olanlar ise en azından depresif ruh hallerinden bir nebze olsun daha olumlu bir ruh haline geçiş yapacaklar. Tabi Ay Burcu Akrep olanların Sade Sati süreçlerinin henüz bitmediğini Ocak 2020’ ye kadar bu etkinin içerisinde olduklarını da hatırlatmakta fayda var.

Jüpiter, 6 Şubat itibariyle Başak Burcu içerisinde yaklaşık 4 ay sürecek olan Retro/Geri hareketine başlıyor.

Bu süreç içerisinde olaylara farklı şekilde bakmaya çalışmak hepimiz açısından önemli bir ödev niteliğinde.

Jüpiter’ in geri gideceği 4 aylık süreçte:

Olumsuz düşünmeye daha yatkın olacağız ve bununla savaşmayı öğrenmemiz gerekiyor.

Bilgimizi, birikimlerimizi ne yönde kullanmamız gerektiğini gözden geçirmeliyiz.

Kendi değerimizi bilmeli, içimizdeki gücü keşfetmeye çalışmalıyız.

Kendimize karşı dürüst olup, hatalarımızı adil şekilde kabul etmeliyiz. Özellikle başarısız olduğumuz konu ve ilişkiler üzerinde düşünmeli, eski alışkanlıklarımızı tekrarlamadan hatalarımızı tamir etmeye çalışmalıyız.

Jüpiter’ in Geri harekette/Retro olduğu dönemler; nerede hata yaptığımızın özeleştirisi için uygun zamanlardır. Dolayısıyla bu süreç farkındalıklarımızın gelişmesi için de bize yardım eder.

Şubat ayı itibariyle önümüzdeki 4 aylık süreçte alışageldiğimiz yollarla çözemediğimiz sorunlara artık başka bir yaklaşım getirme zamanı olduğunu bilmeli ve buna göre hareket etmeye çalışmalıyız.

11 Şubat tarihinde ise Vedik Astrolojisine göre Aslesha Takımyıldızında ve Yengeç Burcu’ nun içerisinde Ay Tutulması yaşayacağız.

Başta Yengeç Burçları olmak üzere Oğlak, Aslan, Yay Yükselenler, Aslesha’ nın güvensiz, şüpheci ve kendi içine dönük enerjisinden biraz olumsuz etkilenecekler.

Duygusal olarak sabit bir ruh hali içerisinde olmamız Şubat ayında zor olacak. Alıngan ve takıntılı, negatif tavırlar sergilemeye eğilimli olacağımız için bununla mücadele etmemiz gerekiyor.

26 Şubat tarihinde yine Hint Astrolojisine göre Kova Burcu içerisinde Satabisha Takımyıldızında gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ise dikkatlerimizi kendi üzerimizden etrafımızda olan bitene doğru çevirecek.

Başta Kova, Aslan, Yengeç, Balık Yükselenler olmak üzere hayatımızda gelişen olaylara karşı daha sakin kafayla yaklaşmamızda fayda var. Fevri tavırlar sergilemek bize kayıp yaşatma olasılığına sahip.

Venüs ise Şubat ayının tamamında Vedik Astrolojisine göre Balık Burcunda ve yücelim (etkilerini en iyi şekilde yansıtabildiği) konumunda bulunacak.

Eğitim, sanat, yaratıcılık, turizm, eğlence sektörü, spekülatif kazançlar alanında çalışan Terazi, Akrep, İkizler ve Yengeç Yükselenler için Şubat ayı çok verimli etkiler getirebilir.

Ayrıca güzellik, estetik ve dekorasyon faaliyetleri için de Venüs’ ün bu konumunu Şubat ayı içerisinde tüm burçlar değerlendirebilirler.

Şubat ayında aşk, yeni bir ilişkiye başlamak için de Başak, Akrep ve Balık Yükselenler gökyüzü tarafından destekleniyor olacaklar. Ancak Mars’ ın gölgesinde yaşanacak bu etki karşısında hızlı kapılmalara, düşünmeden bir ilişkinin içine dalma etkilerine de açık olacağız. Balık Burcu etkisinde Fazla hayalperest olmadan, mantıklı tarafımızı da ön plana çıkarmaya çalışmakta Şubat ayı boyunca fayda var.

Şubat 2017’ nin Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz.

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim. Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2016 GÜNEŞ – AY TUTULMALARI ve TÜRKİYE…

Hint Astrolojisine göre 1 Eylül tarihinde Aslan Burcunda gerçekleşecek olan Güneş Tutulması ve ardından Güneş Tutulmasının bir nevi tamamlayıcısı niteliğinde çalışacak olan 16 Eylül tarihli Ay Tutulması sonbaharın en önemli gökyüzü hareketleri olacaklar.

eclipseiidetail1Ayrıca Merkür yine Vedik Astrolojisine göre 1-8 Eylül tarih aralığında Başak Burcunda; 9-21 Eylül tarihlerinde ise Aslan Burcu üzerinde Retro /Geri hareket halinde olacak.

Merkür’ ün geri hareketini bitirip, istasyon konumundan çıkması ise 26 Eylül’ e kadar uzayacak.

Yani yaklaşık olarak Eylül ayının tamamında meşhur Merkür Gerilemesi etkilerini yaşıyor olacağız…

Hem Tutulmaların yaşanacağı eksenler, hem de Merkür’ ün geri hareketini yaparken dolaşacağı AslanBaşak Burcu yerleşimleri göz ününde bulundurulduğunda; Eylül ayı gökyüzünün, Türkiye açısından en fazla öne çıkaracağı 3, 4, 9 ve 10. Evlerin temsil ettiği konular olarak belirginleşmekte.

Yazının ilerleyen bölümlerinde bu evlerin ilke haritamız üzerindeki etkilerini daha detaylı açıklıyor olacağım…

Eylül ayında gökyüzünde ülkemiz açısından en sevindirici gelişme, bizi uzun süredir çok gergin ve tehlikeli bir enerjinin içerisinde bırakan Mars’ ın Şubat ayından beri konakladığı malefik (kötücül) 6. Evimizden ve Akrep Burcundan ayrılarak, 18 Eylül itibariyle Yay Burcuna geçişi olacak.

Yazılarımı takip edenlerin yakından bildikleri gibi:  Mars’ ın terörist örgütleri, düşmanlarımızı, yasadışı faaliyetleri ve bunların karşısında ülkenin güvenliğini sağlamakla görevli polis, asker gibi silahlı kuvvetlerini temsil eden 6. Evimizdeki diğer bir kötücül gezegen olan Satürn ile birlikte yaptığı uzun yolculuk hepimizce malum olan, pek çok kötü olayın ard arda yaşanmasına sebebiyet verdi.

Ülke haritamızda 6. Evin vurgusu Satürn’ ün buradaki varlığı nedeni ile hala azalmış değil! Ancak en azından Eylül itibariyle Mars’ ın hiç değilse tansiyonu iyice tırmandıran etkisinden bu ev kurtulmuş olacak.

Mars’ ın yeni adım atacağı alan ise Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini, uluslararası anlaşmazlıkları/anlaşmaları, toplum içi uyumu/uyumsuzluğu, ticari iş ilişkilerini temsil eden 7. Evi olacak. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2016 ve TÜRKİYE

Türkiye çok gergin, üzücü, huzursuz bir Temmuz ayını geride bıraktı.

Yıl başından beri aylık etkileri aktardığım pek çok yazımda, 2016 yazının Hint Astrolojisine göre gezegen yerleşimleri ve hareketleri sebebi ile Türkiye için oldukça sıkıntılı bir sürece işaret ettiğini defalarca belirtmiştim…

Ağustos 2016 ve Türkiye15 Temmuz gecesi Mars yıkıcı etkilere sahip Vishakha Takımyıldızında, Akrep Burcunda ve 0 derecede; Retro/Geri hareketteki Satürn ile birlikte iken; yanlarına gelen ve Akrep Burcunu hiç sevemeyen Ay ile birlikte, Türkiye’ nin asker, silahlı kuvvetler, polis gibi güçlerini ayrıca da düşmanlarını temsil eden evinde, bize hafızalarımızda son derece karanlık olarak yer edecek olan geceyi yaşattılar.

Ay‘ ın zaten sıkıntılı enerjiler içerisinde olan Mars ve Satürn‘ ün yanına yerleşmesi; olayların içine halkın çekilmesini de beraberinde getirdi. Olayla ilgili AySatürn birlikteliği güvensizlik ve kafa karışıklığı hissinin de insanların üzerinde 17′ sine kadar hakim olmasına sebebiyet verdi.

Temmuz 2016 ve Türkiye yazımda belirttiğim, Mars‘ ın kötücül enerjilerini, 0 derecede olduğu sürede hep birlikte, olabilecek en ağır hallerinden biri ile tecrübe ettik.

Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2016 ve TÜRKİYE

Gökyüzünde Venüs dışında tüm gezegenlerin Nisan 2016 Burç Yorumları yazımda da değindiğim gibi Retro/Geri hareket yapacağı, ülke olarak önümüzde yığılan konular ile ilgili en genel anlamda sonuç almakta zorlanacağımız bir ay geçireceğiz.

Ares- MarsTürkiye’ nin kuruluş anı haritasında hiçbir gezegen Retro/Geri hareket içerisinde bulunmuyor. Dolayısıyla geri giden gezegen etkilerini ülke olarak daha yoğun hayatlarımızda hissedeceğiz.

Nisan ayı boyunca etkili olacak bu retro hareketler içerisinde hiç şüphesiz ki Hint Astrolojisi‘ ne göre etkisini üzerimizde en fazla hissettirecek olan gezegen Mars.

Zira Mars Nisan ayının tamamında yönettiği Burç kuşağında yani Akrep‘ te üstelik de Vedik Astrolojisine göre Vargottoma denilen güçlü bir konumda olacak ve gerileme hareketini de 17 Nisan’ da yine Vargottoma olarak başlatacak.

Hint Astrolojisinde ek olarak kullanılan haritalar bulunur. Detaylı olarak incelemek istediğiniz konuya göre bu haritalara başvurabilirsiniz. Bu ek haritalar içerisinde, ana haritayı etkileyen en önemli olanı ise Navamsa‘ dır. Navamsa Haritasındaki gezegenlerin bulunduğu yerlere göre ana haritadaki gezegenler daha da güçlü, yani bir anlamda daha da etkin hale gelirler. Ya da tam tersi ana haritada çok güçlü gibi duran bir gezegen Navamsa haritasında bulunduğu zor durumdan ötürü güç kaybedebilir.

Basitleştirecek olursak: ana haritadaki gezegen yerleşimlerinin ne kadar etkin çalışacağı Navamsa haritasındaki yerleşimlerine de bağlıdır.

Bir gezegenin ana haritadaki gücüne güç katan Navamsa yerleşimi ise gezegenin her iki haritada da aynı burçta yerleşmesidir. Buna Vedik Astrolojide gezegenin Vargottoma olması denir.

Vargottoma olan gezegen -Nisan ayının tamamı için Mars– temsil ettiği nitelikleri daha vurgulu, daha göze sokarak, ayırt edici şekilde yansıtmaya başlar.

Mars‘ ın Nisan ayının tamamında Vargottoma yaparak güç kazanmasının yanında bir de yönettiği Akrep Burcunda olması sebebi ile gücüne güç katılmakta.

Mars‘ ın Tutulmalar ve daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi özellikle ülke/Mundane astrolojisi içerisinde öne çıkan konuları ise her şeyden önce  silah taşıyan kişiler, patlayıcılar, savaş, kavga, anlaşmazlık, diktatörler, suçlular, militanlar, isyankarlar, yangınlar gibi agresif davranışları atfedebileceğimiz kesimler ve yıkıcı olarak tanımlayabileceğimiz eylemlerdir.

Konumlandığı Akrep Burcu ise ülke astrolojisi açısından gizli, kanun dışı, yer altı örgütlerini, suçu, toplum güvenliğini ve dış ülkelerle olan finansal ilişkimizi temsil etmektedir. 20 Şubat itibariyle Akrep Burcuna yerleşen Mars gezegeni güç kazanmaya ve ülke olarak bize huzur vermemeye başlamıştır. Kamu güvenliği açısından oldukça kaygılı günler yaşadığımız ortadadır ve Mars‘ ın Akrep Burcundaki ilerleyişi bu atmosfer ile bire bir örtüşmektedir.

Mars‘ ın bu yerleşimi Türkiye Haritasının 6. Evine düşmektedir ki; uzunca bir süredir yazılarımda bahsettiğim gibi asker, polis, ulusal savunma, düşmanlar gibi konulara da ait göstergelere bu evden ulaşırız. Bu da Nisan ayında yine, diğer aylarda olduğu gibi asker ve polislerin gündemde olmak zorunda kalacağı haberler bizi meşgul edecek demektir.

Sonuç olarak Nisan ayının tamamında, 20 Şubat’ tan beri yaşadığımız ortamdan daha farklı bir durum ülkemiz açısından söz konusu olmayacak gibi durmaktadır. Hatta Nisan ayında Mars‘ ın bu konuları çok daha vurgulu şekilde gündemlerimize taşıması potansiyeli yüksektir.

Konuya ilgi duyarak yazıyı okuyanların “peki ne zaman kurtulacağız biz bu Mars‘ tan?” dediklerini duyar gibiyim. Maalesef bu soruya beklediğiniz kadar kısa bir zaman aralığı veremeyeceğim. Çünkü Mars Haziran sonuna kadar Akrep Burcundaki, Türkiye’ nin 6. Evinde yolculuğuna devam ediyor olacak ve doğası gereği bize kavgacı, huzursuz ve agresif etkilerini göndermeye devam edecek.

Bu nedenle Nisan ayının tamamında ve hatta ilerleyen aylarda da ülkemizde güvenlik ile alakalı konular hassas şekilde sınanmaya devam edecek. Yasa dışı örgütlerin dikkat çekici ve toplumun güvenliğini tehdit eder şekilde yaptıkları eylemlerde geçtiğimiz aylardaki gibi bir seyir izleme potansiyeli çok yüksek.

17 Nisan’ da başlayacağı Retro/ geri hareketinde ise Retro Satürn’ e de aynı burcun içerisinde eşlik edeceği için yansıttığı negatif etkiler katlanarak büyüyecektir diyebiliriz. Bizler de bunun sonucu olarak toplumda yaşanan olaylar üzerinde ne kadar az kontrolümüz olduğunu düşünerek daha karamsar bir ruh haline bürünebiliriz. Güvensizlik ve emniyette olma isteği bilhassa 17 nisan’ dan sonraki Mars‘ ın geri hareketli olduğu süreçte hayatlarımızdaki en etkin duygu olma niteliğinde gökyüzünde öne çıkıyor. Nisan ayında endişe, dikkat ve tedbir toplumun ortak ruh halini tanımlayan kelimeler olacaktır demek pek yanlış olmaz.

Mars kavga ve çekişmenin de temsilcisi olduğu için toplumda bir süredir zıt görüşler ile ayrışan kutuplar arasında iyice alevlenen tartışmaları “bu kadar da olmaz” dedirtecek seviyeye taşıma potansiyelini, yani ayrışmayı da Retro süreci içerisinde bekleyebiliriz. Önce hareket edip, sonra düşünmek Mars‘ ın felsefesi olduğundan ufak kıvılcımlarla alevlenip, büyüyen tartışmalar, çekişmeler insanları daha fazla taraf olma dürtüsü içerisine çekebilir.

Tüm bu izah etmeye çalıştığım etkiler Nisan ayından başlayarak Haziran 2016′ nın sonuna kadar hayatlarımıza hakim olacak enerjiler. Öncesinde yaşanmış olan Tutulmaların da harekete geçirdiği astrolojik etkiler düşünüldüğünde, önümüzde Mars‘ ın liderliğinde geçireceğimiz, tansiyonu düşmeye pek niyetli olmayan bir bahar ve yaz süreci bizleri beklemekte. Mars‘ ın sürat, tez canlılık ile de alakası olduğundan, Şubat’ tan beri hızla ve sarsıcı haberlerle değişen gündemin, temposunun yavaşlatması da Mars bu kadar kuvvetli iken şahsi kanaatimce maalesef pek mümkün gözükmemekte…

Bu esnada yabancı ülkelerle olan ilişkilerimizde de düşmanca tavırlarla karşılaşmamız süregelen bir etki olarak hale güçlü bir potansiyel. Ülke haritamızın 3. Evindeki geri giden Jüpiter ve yanındaki Rahu‘ da hala orada bulunan sorunları büyütmeye devam etmekteler. Bunlar özgürlük, basın yayın yasakları, komşu ülkelerle ilişkilerimiz, diğer uluslarla olan iletişimimiz, eğitim gibi konulardır. Bu konuların hepsi ülkemiz için zaten uzun süredir mevcut olan, ancak özellikle Nisan sonu, Mayıs- Haziran döneminde iyice su yüzüne çıkarak, bazı yeni gelişmelerle bizleri toplum olarak etkileri altına alma potansiyeline sahip, hassas nitelikli başlıklardır.

3ff27de4f94e5f4ebf4ab74cc47058c79. Evimizdeki Ketu‘ nun varlığı ise fanatik ve tutucu görüşlerin toplumda vurgusunu arttırma eğilimini kötü şekilde etkilemekte. Bu ev adaleti de temsil ettiğinden, Ocak 2016’ da buraya yerleşen Ketu bizlere adalet ve hukuk sistemimiz ile ilgili gözümüze sokarcasına olaylar yaşatmakta.

Ketu ve skandal kelimesi birbiri ile çok yakından ilişkilidir. 9. Evimizdeki Ketu‘ nun yerleşim kuvveti arttıkça, Eylül 2017′ ye kadar bizim için hukuk ve adalet sitemimizi, yurt dışı ilişkilerimizi de içerisine alarak pek çok sorgulatma yaşatacağı gözden kaçırılmaması gereken etkilerinden bir tanesidir. Türkiye’ nin uluslar arası itibarını temsil eden 10. Evinin lordu Jüpiter‘ in de Ketu‘ nun tam karşısında Rahu‘ nun yanında bu hengameden nasibini alması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mart ayındaki Tutulmalar ile ilgili yazımda ufak bir paragraf olarak değindiğim Türkiye’ nin 3-9 Evleri ekseni üzerinde Purvabhadrapada Takımyıldızında gerçekleşen Güneş Tutulmasının tetikleyebileceği etkilerden biri de sahtekarlık, yolsuzluk haberlerinin gündeme düşmesi idi. Tutulmanın hemen ardından  Amerika’ da Reza Zarrab’ ın tutuklanması haberini aldık. Hakkında hazırlanan iddianamenin bir kısmı da “Birleşik Devletleri veya onun herhangi bir kurumunu dolandırmak” cümleleri ile tanımlanmaktadır ve bu olay ülkemizi yakından alakadar etmektedir…

İlgilenenler için Tutulmalar ile ilgili yazımdan o kısmın alıntısı aşağıdadır:

9. Ev Hint Astrolojisinde otorite konumundaki kişileri de temsil etmektedir. Devlet otoritesinin temsilcisi olan kişi ve kuruluşlar ile ilgili sıkıntılı, gergin bir sürecin de Mart itibariyle iyice belirgin hale gelmesi bu tutulmalar sonucunda yaşanabilir. Bu noktanın yurt dışı ilişkilerimize yansıması ve dış devletlerle daha net bir şekilde karşı karşıya kaldığımızı hissettiğimiz durumlar, olaylar da söz konusu diyebiliriz.
9 Mart tarihinde Güneş Tutulmasının Hint Astrolojisine göre yıkıcı enerjiler taşıyan ve değişim, dönüşüm etkilerini iyice tetikleyen Purvabhadrapada Takımyıldızında yaşanacak olması ise hepimizin güzel şeyler duymaya ihtiyacı olduğu şu günlerde maalesef bunu pek mümkün kılmamakta.
Bu takımyıldızın iki yüzlü, göründüğünün dışında farklı, gizli bir yapısı vardır. Sahtekarlık işleri ile de yakından ilgilidir. O nedenle Mart ayının tamamında ve Güneş Tutulmasını izleyen diğer aylarda yine bir sahtekarlık, yolsuzluk haberinin de gündemlere düşme olasılığı söz konusu.

Bu konu astrolojik olarak Güneş Tutulmasının sonucu niteliğinde ortaya çıktığından, etkisinin de bir anda kaybolmasını, gelip-geçici bir durum olduğunu maalesef ön göremeyiz. Dolayısıyla Türkiye’ nin dış ülkeler nezdindeki itibarını da Ketu ciddi şekilde negatif etkilemektedir ve bu etkiyi uzun bir süre de devam ettirecektir.

Nisan ayında Türkiye’ nin 10. Evine yerleşecek Venüs, devlet ve hükümet açısından itibarımızı daha pozitif bir duruma getirmek için bir takım olumlu gelişmeler yaşanmasının önünü açmaya istekli olsa da gökyüzünde bu kadar gezegen geri hareketli iken sonuç almanın çok da mümkün olacağını düşünmemekteyim.

Ayrıca ekonomik yönden ve diş ticaret açısından da 9. Evimizdeki Ketu bizi kısıtlamakta, yani hacmi düşürmektedir. Bu nedenle 2016′ nın tamamında dış ticaret ile uğraşanların dikkatli olması gerekliliği söz konusudur.

Bizlerin pek çok konuda 2014 sonu itibariyle başlayan bir daralma, kısıtlanma psikolojisinin içerisinde olmasına esas sebebiyet veren şey: Natal (Kuruluş anı) haritamızdaki Jüpiter ile Transit Satürn‘ ün Akrep Burcu içerisindeki kavuşumlarıdır. Bu durum ülkemiz için 2017′ ye kadar da devamlılığını sürdürecek. Jüpiter genişlemeyi bolluğu ve bereketi temsil eden bir gezegendir. Satürn ise kısıtlamayı, kayıpları ve idareli olmayı temsil eder. Temsil ettikleri konulardan da anlaşılacağı üzere iki gezegenin tabiatları birbirine son derece terstir. O nedenle de bu iki gezegenin transitler vasıtasıyla bir araya geldikleri durumlarda ülke ekonomilerinde küçülmeler, para piyasalarında daralmalar, işlerin durgunlaşması gibi durumlar söz konusu olur.

Bu sebeple Nisan ayında, üstelik hem Satürn hem de Jüpiter gökyüzünde birlikte geri giderken, ekonomik olarak riskli sayılabilecek yatırım araçlarından, bilhassa Borsa’ dan ve yüksek riskli yatırımlardan kaçınmak bireysel olarak en akıllıca seçenek olarak önümüzde durmaktadır…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

31 Mart 2016

Paylaş

MART 2016 TUTULMALAR ve TÜRKİYE

9 Mart Güneş Tutulması ve 23 Mart Ay Tutulması, bizleri toplum olarak bekleyen pek çok önemli olayın tetiklenmesi açısından önemli bir eşik niteliğinde önümüzde durmakta.

Ülke olarak uzun süredir içerisinden geçtiğimiz pek çoğumuz açısından zaten huzursuz olan sürecin, bir anlamda daha fazla netleşip, keskinleştiği bir döneme girmekteyiz.

Tutulma9 Mart Tam Güneş Tutulması Hint Astrolojisine göre sabit nitelikli Kova Burcunda, Purvabhadrapada Takımyıldızının içerisinde, Venüs, Merkür ve tam karşılarında retro/geri harekette olan Jüpiter‘ in de bu etkiye dahil oluşu ile gerçekleşecek.

9 Mart 2016′ da Güneş tutulmasının sabit nitelikli Kova Burcunda yaşanacak olması etkilerinin yoğun olarak hissedileceğini bize göstermekte. Sabit nitelikli burçlarda gerçekleşen tutulmalar “dünyanın temellerini” tehdit altına sokar. Bu da deprem, fırtına, yanardağ patlaması gibi doğa güçlerinin herekete geçmesi potansiyelini akla getirmektedir.

Ülkemiz, tutulmanın izlenebileceği coğrafyalardan (Tutulma Pasifik üzerinde gerçekleşecek. Uzakdoğu ülkeleri tarafından gözlemlenebilecek.) uzak bir noktada bulunmaktadır. Bu sebeple de bizi çok şiddetle etkileyecek olan bir doğa olayının ülkemizde gerçekleşme potansiyeli zayıflamaktadır. Ancak tüm dünyayı ilgilendiren bir doğal afet haberi ya da insanları topluca etkileyen bir olay Mart ayı itibariyle gündemdeki yerini alabilir.

Bizler açısından 9 Mart Güneş Tutulmasının ardından yaşanacak 23 Mart Ay Tutulması ise ülke haritamızın topraklarını temsil eden 4. Evine ve yer altı kaynaklarını işaret eden Başak Burcuna denk gelmektedir ki; gökyüzünün bu enerjisi tüm Mart ayı boyunca irili ufaklı bazı deprem, toprak kayması, madenler ile ilgili konularda hareketlenme yaratabilir.

Ancak özellikle 9 Mart Güneş Tutulmasının yaşanacağı nokta, Vedik Astrolojisine göre Türkiye’ nin 9. Evine denk gelmektedir ki, bu evin temsil ettiği konular Türkiye için zaten uzun süredir son derece hassaslaşmış bir seviyededir.

Güneş ve Ay Tutulmaları prensip olarak, uzun süredir zaten var olan enerjilerin önünü açarlar. Sebep oldukları değişiklikler ise artık öncesi gibi bir durumun hayatımızda bulunamayacağını, şekil değiştireceğini gösterir.

Bunu bir bardağı taşıran son damla olarak düşünebilirsiniz. Bardağı önceki damlalar doldurmuştur. Yani o oluşum çoktan ordadır aslında! Son damla, yani tutulmalar ise taşma enerjisinin önünü açmış ve net bir şekilde suyun başka bir şekilde, dökülmüş olarak var olmasına neden olmuştur.

Tekrar Türkiye açısından Güneş Tutulmasının 9. Ev ile olan ilişkisine geri dönecek olursak: Bu ev Dünya/Mundane Astrolojisinde  din, muhafazakar görüşler, fanatikler, ülke dış ilişkileri, ithalat – ihracat, basın- yayın, yüksek öğrenim kurumları ve çalışanları, öğretmenler, profesörler, bilim insanları, hava ve deniz yolları, son ve en önemli olarak da adalet sisteminin temsilcisidir. Ülkedeki Baro, avukatlar, hakimler ve mahkemeler ile ilgili konular da bu evin durumuna göre etkilenmektedir.

Yukarıda sıraladığım Güneş Tutulmasını üzerinde yaşayacağımız evin başlığı altındaki konuların, sıradan bireyler olarak hepimizin hayatındaki ve ülke gündemindeki durumu malumdur. Burada birikmiş olan enerji uzun süredir zaten hayatlarımızdaki etkisini sürdürmektedir. Yani su ve bardak benzetmesine dönecek olursak: bardak doludur ve son damlayı beklemektedir. 9 Mart Güneş Tutulması Türkiye açısından  işte bu konulardaki hassasiyetleri iyice görünür ve net bir hale getirmek, formunu değiştirmek için kapımızda beklemektedir. Mart ayı enerjilerini ülkemiz açısından uzun süredir belirttiğim gibi kritik hale getiren de bu etkidir.

09.03.2016 Güneş TutulmasıToplumun içinde manevi ve dini duygular ile ilgili ayrışma, karşıt duruşlar Mart itibariyle başlayacak uzun soluklu bir süreçte hepimizin hayatında etkili olma potansiyelindedir. Tutulmalar bu güne kadar olmadığı şekilde bu duruşları net ve keskin hale getirme, önemli bir dönemecin halkımız açısından geçilmesine aracılık edebilirler. Tutucu yaklaşımların iyice hayatlarımız üzerinde rahatsızlık etkisi vermesi de potansiyel etkilerden bir tanesi. Aynı şekilde kamu vicdanı açısından rahatsız edici olayların yaşanması, basın yayın özgürlükleri ile ilgili konularda daha sert tutumların gündeme gelmesi, adalet sitemi ile ilgili bazı durumların görünür şekilde açığa çıkması ve form değiştirmesi, bilim insanları, eğitmenler, profesörler gibi kesimlerin daha keskin tavırlar sergilemesi,  üniversiteli gençlerin sesinin yükselmesi, hava veya deniz yolu taşıması ile ilgili bazı sıkıntıların yaşanması söz konusu olabilir.

9. Ev Hint Astrolojisinde otorite konumundaki kişileri de temsil etmektedir. Devlet otoritesinin temsilcisi olan kişi ve kuruluşlar ile ilgili sıkıntılı, gergin bir sürecin de Mart itibariyle iyice belirgin hale gelmesi bu tutulmalar sonucunda yaşanabilir. Bu noktanın yurt dışı ilişkilerimize yansıması ve dış devletlerle daha net bir şekilde karşı karşıya kaldığımızı hissettiğimiz durumlar, olaylar da söz konusu diyebiliriz.

9 Mart tarihinde Güneş Tutulmasının Hint Astrolojisine göre yıkıcı enerjiler taşıyan ve değişim, dönüşüm etkilerini iyice tetikleyen Purvabhadrapada Takımyıldızında yaşanacak olması ise hepimizin güzel şeyler duymaya ihtiyacı olduğu şu günlerde maalesef bunu pek mümkün kılmamakta.

Bu takımyıldızın iki yüzlü, göründüğünün dışında farklı, gizli bir yapısı vardır. Sahtekarlık işleri ile de yakından ilgilidir. O nedenle Mart ayının tamamında ve Güneş Tutulmasını izleyen diğer aylarda yine bir sahtekarlık, yolsuzluk haberinin de gündemlere düşme olasılığı söz konusu.

Ayrıca yine bu takımyıldızın intikamcı yapısı, manipülasyonculuğu, ekstrem sayılan tutumları da ülkemizin uzun süredir içerisinde bulunduğu atmosfer göz önünde bulundurulursa, devlet otoritesini temsil eden bir noktada Güneş Tutulmasının yaşanması, restleşme getirebilecek olayların önündeki etkileri serbest bırakabilir. Purvabahadrapada Takımyıdızı bir devrin bitip, bir başka devrin başlamasını temsil eder. Tüm bu etkiler bir araya geldiğinde Mart ayında yaşayacağımız Güneş Tutulması ile birlikte başlayan süreçte yeni bir dönemin söz konusu olduğunu ve genel olarak işlerin artık eskisi gibi olmayacağını söyleyebiliriz.

Purvabahadrapada fanatik gruplar, inançlar, din ile ilgili aşırı fikirlere sahip kişilerin de haritalarında gezegen yerleşimlerinde kendini sıklıkla gösterir. Ayrıca politika, politikacılar, ideolojik liderler de bu takım yıldızda vurgulanan gruplardır. Hint Astrolojisine göre 9. evin temsil ettiği konu başlıkları ile Tutulmanın içinde yaşanacağı Takımyıldız tam bir paralellik içerisindedir. Bu nedenle Mart ve sonrasında ülke politik gündeminin hepimizin hayatında önemli bir rolü olacağa benzemektedir.

Son olarak 9 Mart Güneş Tutulmasına eşlik edecek olan Venüs nedeni ile, kadınlar ile ilintili yine şiddet içerikli konuların hayatlarımızda bir konu başlığı olarak yer edebileceğini, Merkür sebebi ile de gençlerin dahil olduğu bazı olayların  vurgulanmaya başlayacağını potansiyel olarak gökyüzü işaret etmekte.

Tutulmanın tam karşıdaki bacağında ise Türkiye’ nin özgür düşünceler, yazarlar, gazeteler, iletişim, ulaşım, komşu ülkeler konularını temsil eden 3. Evi bulunmakta. 9 Mart Güneş Tutulmasının gergin bir şekilde karşı karşıya getireceği grupların başında basın/medya ve devlet otoritesinin olduğunu da önemli bir potansiyel etki olarak belirtmeden geçmemek gerekmekte. Ayrıca komşularımız ile ilgili politik gündemin de gerginliğini arttırması son derece olası etkilerden bir tanesi.

23.03.2016 Ay Tutulması23 Mart Ay Tutulması etkilerine geldiğimizde ise Mart başı itibariyle gerginleşen atmosferin (Zira Güneş Tutulmasının etkileri tam gerçekleştiği günde oluşmaz. Daha öncesinde ortam zeminini hazırlamaya başlar. O nedenle Şubat sonu gibi Tutulma etkisinin enerjilerine ülke olarak maruz kalmaya başladık aslında.) 4. Ve 10. Evin konularına doğru kaymaya başladığını hissedeceğiz. 4. Evde topraklarımızın bölünmez bütünlüğü, anavatanımız, doğal kaynaklarımız, madenler, barış, milliyetçilik duyguları var. 10. Ev ise iktidar partisi ve devlet başkanları, ülke itibarını bulundurmakta. Tüm politikacıların Mart ayının tamamında ve izleyen aylarda, ülkemizin diğer milletlerle olan ilişkilerine çok dikkat etmesi gerekliliği bir kez daha gökyüzü tarafından vurgulanmakta. Gündemdeki konuların bizler hızla akıp gittiğine şahit olurken, ülkemizi alakadar eden büyük resimde yine beklemediğimiz sıcak ve yeni gelişmelerle huzursuz bir atmosferi teneffüs etmeye başlayabiliriz.

Mart ayının tüm gezegen yerleşimleri ve tutulma etkileri dışında ise Türkiye için aslında çok fazla öneme sahip bir başka nokta kuvvetle öne çıkmakta.

Vedik Astrolojisinde silah taşıyan polis, asker gibi kuvvetlerle, ulusal savunma, düşmanları gösteren 6. Evimizde gökyüzünün 2 kötücül gezegeni Mars ve Satürn üstelik de illegal örgütleri akla getiren Akrep Burcunun içerisinde tüm bu gergin atmosfere eşlik edecekler.

Uzun süredir ülkemizde yasa dışı örgütlerin gerçekleştirdiği üzücü olayların maalesef Mart ayı boyunca Mars‘ ın kendi yönettiği bir burçta güçlü yerleşimi ile kendini hissettirmeye devam edeceğini söyleyebiliriz.

Mars patlayıcılarla, ateşli silahlar ve yangınlarla ilgili olayları gündeme taşır. Tehlike ve agresyonla, yakıp – yıkma enerjisi ile temsil edilen bir gezegendir. Şu an yanında bulunan ve onu biraz olsun daha sınırlı, ölçülü olmaya zorlayan Satürn‘ ün 25 Mart itibariyle retro/ geri harekete başlayacak olması; Satürn‘ ü zayıflatırken, Mars‘ ın dizginlerinin iyice boşa çıkacağını işaret etmekte. Satürn geri gitmeye başlamadan, yani 25 Mart tarihinden daha önce, güç kaybetmeye başlayacağı için  Mart ayının tamamında güvenlik, barış, huzur gibi kavramların  hepimizin dikkatinde olması gerekiyor…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

29 Şubat 2016

Paylaş