KASIM 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Kasım 2019’ a, ayın büyük kısmında Türkiye’ ye karşı düşmanca hareket eden güçleri gösteren 6. Evi içerisindeki Merkür Gerilemesinin ve diğer gezegen yerleşimlerinin etkileri ile başlayacağız.

Merkür Retroları, geçmişten gelen çözülmemiş sorunların yeniden gündeme gelerek kendini hatırlattıkları, kendilerine bir çıkış yolu oluşturmaya çalıştıkları dönemleri işaret eder.

Merkür’ ün Hint Astrolojisine göre Akrep Burcu ve Türkiye Haritasında 6. Ev içerisinde başlattığı gerileme hareketi 6 Kasım tarihine kadar Türkiye’ ye karşı düşmanca hareket eden diğer devletlerin faaliyetlerine dikkat çekiyor olacak.

6 Kasım’ da Merkür’ ün Terazi Burcuna geri dönüşü ile birlikte ise uzun zamanadır mevcut olan sorunlarını 5. Evimizin temsil ettiği diplomatik hamleler ile çözüme ulaştırılması için Türkiye açısından fırsatlar oluşacak.

Dünya devletleri ile Türkiye arasındaki diplomatik hamleler Aralık ayı sonu ve Ocak başında yaşanacak Tutulma süreçleri ile ilgili gelişecek daha etkin olaylara zemin hazırlaması açısından da dikkatle izlenmesi gereken konular.

Zira Ocak 2020 sonrasında gökyüzünde önemli bazı gezegenlerin yapacağı yer değişiklikleri, Türkiye’ nin 29 Ekim 1923 tarihli kuruluş haritasının üzerinde çok kritik evleri harekete geçirecek gibi durmaktalar.

Kasım, Aralık, Ocak ayları, bu nedenle dünya üzerinde devletlerarasında yaşanan gelişmeler, hepimizin 2020 yılı boyunca yakından ilgileneceği konuları işaretlemesi açısından önem arz etmekte.

Özellikle de Kasım ayının 10’ una kadar Türkiye’ nin vatan topraklarının bütünlüğünü, sınırlarını temsil eden 4. Evinin içerisinde tansiyonu uzun süredir yüksek tutan Mars’ ın varlığı da bizi ince bir çizginin üzerinde seyretmeye mecbur bırakmakta iken; 10 Kasım’ dan sonra Mars’ ın yer değiştirmesi ve Türkiye’ nin 5. Evi içerisine geçmesi ile birlikte diplomatik gelişmelerin sertleşeceğinin işaretini vermekte.

Kasım 2019’ un en önemli hareketlerinden biri de uzun süredir Vedik Astrolojisine göre Akrep Burcu içerisinde seyreden Jüpiter’ in 5 Kasım itibariyle yöneticisi olduğu Yay Burcu içerisine geçmesi olacak.

Her gezegen, yönettiği burç kuşağını ziyaret ettiğinde daha rahat temsil ettikleri enerjileri yansıtıyor olur.

Aynı durum Jüpiter için de geçerli ancak maalesef ki bolluk, bereket, iyimserlik, pozitif atmosferin temsilcisi olan Jüpiter’ in Yay Burcu ikameti süresince yanında tam tersi enerjileri yansıtan Ketu ve Plüton da kendisine eşlik ediyor olacaklar.

Jüpiter’ in 20 Kasım tarihine kadar Gandanta/Boğulma derecelerinde ilerleyecek olması da ayrıca olumsuz bir atmosfer yaratmakta.

Tüm bunlar Kasım ayında yer değiştiren gezegenin kendisini göstermek, bolluk, bereket enerjilerini yansıtmakta güçsüz kalacağını, daha ziyade olan problemleri daha da büyük hale getirmeye doğru negatif yönde çalışacağına dair bir işaret vermekte.

Türkiye haritası özelinde, yaklaşık önümüzdeki 2 sene boyunca Jüpiter’ in düzeltici, şifalandıran enerjilerinden maalesef çoğunlukla mahrum durumdayız.

Çünkü 5 Kasım itibariyle Türkiye’ nin 7. Evinde Ketu ve Plüton’ nun baskısı altında 1 sene boyunca zararlı çalışma potansiyeline sahip olan Jüpiter; Yay Burcundaki yolculuğu ve 7. Evimizin içerisindeki ikameti bittiğinde, astrolojide kötücül/malefik konuları temsil eden Türkiye’ nin 8. Evine geçmiş olacak.

Türkiye’ nin 8. Evi üstelik de hiç iyi çalışmadığı/düşüşte olduğu Oğlak Burcu içerisine denk gelmekte ve yanında da Satürn olacağından, bizim açımızdan kısıtlama enerjilerini iyice belirginleştirecek.

Çünkü Mundane Astrolojisinde Satürn- Jüpiter kavuşumları, özellikle ekonomik açıdan daralma getiren yerleşimlerdir.

Jüpiter ve Satürn bu kavuşumu yapmadan hemen önce ise uzun süredir ülke haritamızın 7. Evinde bize sıkıntılı enerjilerle dış dünya ile olan iletişimimizde yeterince sorun yaşatmış olacaklar.

7. Evin temsil ettiği dış dünya ile özellikle ticaretimiz anlamında biriken sorunların sonuçları 2020 ile birlikte dizi dizi önümüze geliyor olabilir.

Yani 2020 -2021 yılları kısaca Türkiye’ nin dış dünya politikasındaki ektiklerini biçme dönemi niteliğinde çalışabilir.

Bundan daha da ileride bir projeksiyon olarak; Mart 2020 itibariyle yine Vedik Astrolojisine göre Türkiye 20 yıldır yaşadığı Venüs Dasa Peryodunu bitirecek.

Türkiye haritasında Venüs kendi yönettiği Terazi Burcu içerisinde güçlü şekilde yerleşmiş bir gezegen iken; Mart 2020 itibariyle başlayacak olan Güneş Dasa Periyodunun temsilcisi Güneş gezegeni ise yine aynı yerde Terazi Burcu içerisinde yerleşmekle birlikte; düşüşte/debil konumda bize 2026 senesine kadar olumsuz enerjiler deneyimletecek.

Bireysel haritalarda olduğu gibi ülke haritalarında da güçlü yerleşimleri olan, iyi evlerle bağlantı kuran gezegenlerin Dasa Periyotları refah-bolluk-bereket vaat ederken, güçsüz yerleşen ve olumsuz evlerle bağlantı kuran gezegenlerin Dasaları olumsuz-zorlu-sıkıntılı süreçleri beraberinde getirir.

Mart 2000’ den beri Türkiye Venüs Dasa süreci boyunca pek çok erozyona uğramakla birlikte –Venüs kayıpları ve yurt dışı ilişkileri gösteren 12. Evin de lordu olduğundan- nispeten rahat, refah sayılabilecek bir süreci deneyimlemiştir.

Mart 2020 itibariyle hüküm sürmeye başlayacak olan Güneş Dasa ise; Türkiye’ nin 3. Evinin, 5. Evi içerisinde yerleşmiş Düşüşteki/Debil Lordu Güneş’ in etkileri altında bizlere sınavlar verdiriyor olacak.

Türkiye’ nin 3. Evi hemen hatırlayalım: iletişimini, basını, ulaşımını temsil etmekte. Ama bunların arsında saymadığım en önemli ve hassas nitelikteki temsil ettiği konu başlığı ise: KOMŞULARI…

Dalgalanıp, durulmuş gibi gözükse de Türkiye henüz sınır komşuları ile ilgili sorunlarının giriş kısmındaki başlangıç cümlelerini ancak belli belirsiz okuma sürecinde diyebiliriz.

Daha net bir ifade ile : “ Bu daha başlangıç”

Türkiye’ nin önümüzdeki yıllardaki en önemli mücadele arenası ekonomi ve komşuları ilintili problemlerinin getirdiği uluslararası ilişkileri olacaktır.

8 Şubat 2020 tarihine kadar – Mars Türkiye’ nin haritasında 7. Eve ve Plüton ile Ketu’ nun arasına katılana kadar- gökyüzü tüm yerleşimleri ile Türkiye’ nin karşısında dizilen güçlere ivme vermeye çalışacaktır.

Şubat 2020 itibariyle ise Mars’ ın Yükselen’ imizin karşısına geçmesi ile birlikte biriken enerjilerin salıverilmesi potansiyeli şiddetle yükselecektir.

Yukarıda bahsettiğim Güneş Dasa süreci tümden kötü bir enerji gibi gözükse de! Güneş’in Türkiye Haritası açısından zorluklara rağmen büyük mucizelerin yeşermesine de yakından aracılık eden bir gezgen olduğunu hemen hatırlatmam gerekiyor.

Türkiye’ nin kuruluş anı haritasının Vedik Astrolojisine göre çok özel bir gökyüzüne denk getirilmiş olduğunu yazılarımı sıkı şekilde takip edenlerin hatırlayacağı gibi daha önce de pek çok kez belirtmiştim.

Bu anı en özel kılan gezegen ise Güneş.

Çünkü Hint Astrolojisinde en seyrek rastlanan 2 çok büyük yogayı da bu gezegen oluşturmakta.

Vedik Astrolojisindeki bu iki büyük Yoga, haritaya zorluklar yaşatır ancak çok büyük koruma bahşeder.

Güneş ise Mundane/Ülkeler Astrolojisinde otorite demektir…

En tepedeki güç, iktidardır…

Büyük liderler demektir…

Devlet demektir…

Bu yazıyı hazırladığım 29 Ekim tarihinde Atatürk’ ün “Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” sözünü hatırlatırcasına Güneş gezegeni büyük zorlukların arasından bize umut olacak, yeni bir çıkış yolu gösterecek, birleştirecek gücün, büyük bir şansın, ortaya çıkma potansiyelini de aklıma getirmekte.

Türkiye Güneş Dasa’ sı boyunca pek çok zorlukla boğuşmak zorunda kalmakla birlikte yenilenip tekrar güçlenen bir yapı ortaya koymaya da son derece aday durumdadır.

O nedenle tozpembe ya da tamamen karamsar bir öngörüden ziyade; güçlüklerin içinde fırsatlar gizleyen bir süreci deneyimleyeceğimiz kanaati bende ağır basmakta.

Bana sıkça ekonomi ve Türkiye’ nin dış dünya ile yaşadığı sorunlar ne zaman bitecek sorularına vereceğim yanıt maalesef yakın bir gelecekte mümkün olmadığı yönünde. Ancak enseyi tamamen karartmanın lüzumu olmadığını, zorluğun içerisinde çok önemli fırsatların da ülkemizi beklediğini söylemeliyim.

Uzun vadeli öngörülerden sonra yakın geleceğe Kasım ayına geri dönecek olursak:

Kasım ayında Yay Burcu içerisine yerleşen Jüpiter, Türkiye’ nin dış dünya ile olan ilişkilerine, ticaretine kısa soluklu olsa da bir miktar iyileşme verme potansiyeline sahip.

Ancak bu geçici etkinin rehavetine kapılmamak gerek zira Jüpiter tam anlamı ile etkili olmaktan ziyade küçük düzeltmeler ile bize enerjilerini yansıtacak.

Jüpiter’ in 20 Kasım tarihine kadar Vedik Astrolojisine göre Gandanta derecelerinden geçecek olması su baskınları, aşırı hava koşullarının yaşanması anlamında da bir uyarı niteliği taşımakta.

10 Kasım tarihinde yer değiştirecek Mars, Venüs ile Hint Astrolojisine göre 20 Kasım’ a kadar Parivartana Yoga/Yer Değişimi oluşturacağı için Türkiye’ nin dış dünya ile yürüttüğü iletişim son derece önemli bir evreden geçecek.

Kurnazca ve yapıcı şekilde yönetilebilirse bizim açımızdan fayda üretecek sonuçlar söz konusu olabileceği gibi öfke ve düşünmeden harekete ağırlık verilecek olursa sonuçları uzun vadeye yayılan negatif etkiler yaşamamız da söz konusu olabilir.

Türkiye bu süreçte özellikle düşmanları ile ilgili lehine döndürebileceği pazarlık şansları yakalayabilir.

12 Kasım Dolunay Süreci ise toplumsal farkındalık yaratma anlamında bazı gelişmeleri tetikleme potansiyeline sahip.

Özellikle satın alma, ekonomik güçlükler ile ilgili konularda halkın sesinin daha belirgin olduğu bazı olaylar da bu Dolunay ile birlikte gündeme gelebilir.

20 Kasım itibariyle Merkür Terazi Burcu içerisinde Türkiye’ nin 5. Evinde Retro’ sunu tamamlamış olacak. Ancak Kasım ayı boyunca ulaşım, iletişim, ticari hayat, bankalar, finans piyasaları ilintili konularda sıkıntı çıkartma potansiyeline son derece sahip.

21 Kasım itibariyle Yay Burcunun içerisine giriş yapacak olan Venüs burada Ketu, Jüpiter ve Plüton ile gücünü birleştirecek.

Bu birleşim dini inançlar, fanatik görüşler ile ilgili tartışmaları daha da kutuplaştırarak toplumun gözü önüne getirebilir. Farklı fikirlere saygı ile yaklaşılması gerekliliğini bizlere tekrar hatırlatan olaylar yaşayabiliriz.

26 Kasım tarihinde Akrep Burcu içerisinde yaşanacak Yeni Ay süreci ise yine gizli örgütler, düşmanlarımız, askeri-silah taşıyan güçler gibi konu başlıklarını hareketlendirme potansiyeline sahip.

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

31 Ekim 2019

Merak ettiğiniz kavramlar için: “Kısa Bilgiler” Bölümüne bakabilirsiniz.

Paylaş