Kategori arşivi: Güneş ve Ay Tutulmaları

Güneş ve Ay Tutulmaları

OCAK 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Vedik Astrolojisine göre 2020 yılının ilk günleri, ilerleyen zamanlarda oluşacak gökyüzü etkilerinin temelini atmak açısından son derece önemli gezegen yerleşimlerine sahne olacak.

Geçen ayın sonlarında yaşadığımız Güneş Tutulması enerjisinin tamamlayıcısı olan Ay Tutulması; 10 Ocak 2020 tarihinde Hint Astrolojisine göre adres olarak:

İkizler Burcunda, 25 Derecede, Punarvasu Takımyıldızında, 2. Pada’ da gerçekleşecek.

Bu etki Güneş Tutulmasını izleyen günler ve aylar esnasında Türkiye açısından, dış dünya devletlerinin politik ve ekonomik anlamda planladıkları hamlelerinin, bizim tarafımızdan daha anlaşılır şekilde açığa çıkmasına aracılık edebilir.

Güneş Tutulması Türkiye haritasında dış devletlerle ilişkilerimizi gösteren 7. Evimiz içerisinde gerçekleşmişti.

Bu nedenle politik ve ekonomik anlamda yaşanacak değişim süreci enerjilerinin bizim açımızdan dolaylı bir yansıma yapacağını, dış ülkelerin kendi iç iyileştirme süreçlerini yönetmek durumunda kalacaklarını düşünmekteyim.

Ancak Hint Astrolojisine göre Ay Tutulmasının yaşanacağı adres, Türkiye’ nin tam Yükseleni üzerine denk gelmekte ve özellikle Tutulmanın yaşanacağı dereceler finansal etkilerinin bizim açımızdan hissedilir olabileceğinin sinyalini vermekte.

Ayrıca Ay Tutulmasının gerçekleşeceği bu “Pada”; finansal zemin olarak güvence arayışına da vurgu yapar.

Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasındaki güven arayışlarının etkilerini Tutulma sonrasındaki aylarda deneyimleyebiliriz. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Yılın son ayı Hint Astrolojisi ve Mundane/Ülkeler astrolojisi açısından en önemli gökyüzü olaylarından biri olan Güneş Tutulması ile 2019’ u kapatıyor olacak.

Tutulma 26 Aralık tarihinde Vedik Astrolojisine göre Yay Burcunda ve Moola Takımyıldızında gerçekleşecek.

Güney Ay Düğümü Ketu’ nun ekseninde yaşanacak Tutulma’ ya Jüpiter tam anlamı ile –Tutulma 10 derecede yaşanacak ve Jüpiter’ in olay anındaki derecesi de 11-yanık” vaziyette eşlik ederken; Satürn, Plüton ve Merkür de Yay Burcunda Güneş Tutulmasına karışacaklar.

Bu da önümüzdeki aylarda Plüton, Jüpiter, Satürn ve Merkür’ ün yapacağı hareketlerin dünya devletleri ve ülke haritamız üzerinde belirleyici olayların tetiklenip, şekillenmesinde önemli roller oynayacak anlamına gelmekte.

Ta ki Haziran ayındaki yeni Tutulma sürecine değin.

Tutulmaya karışan gezegenlerin adet olarak çok olması, etkilerinin de yüksek olacağına işaret eder.

26 Aralık Güneş Tutulması, Türkiye’ nin Yükselen Burcu’ nun tam karşısında; 7. Evinde gerçekleşiyor.

Yazılarımı takip edenler için Tutulma’ nın gerçekleştiği 7. Ev ve Yay Burcu Türkiye için dış dünya ile olan tüm ilişkileri demek.

Tutulma çok uzun süredir burada yerleşen malefik/kötücül gezegenlerin etkisi ile zaten göz önüne çıkmış olan dış dünya ile olan problemlerimizi halk açısından daha net, görünür bir hale getirmek için çalışacak demek yanlış olmaz.

Astrolojide 7. Ev kelimenin tam anlamı ile hayatımızı birlikte devam ettirmek zorunda olduğumuz, ya da birlikte devam ettirmemizin faydamıza olduğu “karşı taraf” ı işaret eder.

O nedenledir ki; birey haritalarında da “eş” 7. Ev tarafından temsil edilir. Hayatımızın ortağıdır.

Bu sebeple ülke haritalarında da 7. Ev, o ülkenin siyasi olarak ilişkilerini yürütmek zorunda olduğu dış güçleri temsil eder.

Ülkenin ticaret yapmak, geçinmek, kimi zaman taviz vererek, kimi zaman isteklerinde direterek, ilişkilerini yürütmek mecburiyetinde olduğu diğer güçlerdir.

Tıpkı bir evlilikte olduğu gibi…

Güneş Tutulmasının yaşanacağı anda pek çok gezegenin de bu enerjiye ortaklık yapması, Türkiye haritasındaki –karışan gezegenlerin yönettikleri evler ve burçlar sebebi ile- pek çok konu başlığının mercek altına alınacağını göstermekte.

Her şeyden evvel: Türkiye’yi birebir temsil eden Yükselen Burcu İkizler’ in ve toprak bütünlüğünü temsil eden 4. Evinin yönetici gezegeni Merkür, Tutulma anı 26 Aralık tarihinde Yay Burcu içerisine yeni adım atmış ve “Gandanta” dediğimiz son derece güçsüz bir pozisyonda bulunuyor olacak.

Bu durum Türkiye’ nin haklılığını anlatmakta özellikle komşu ülkeler ile ilgili alanda dış ilişkiler anlamında zayıf kalma potansiyeline işaret etmekte.

Tutulmaya 1 derece ile son derece yakından karışan ve “yanık” olan Jüpiter ise 7 ve 10. Evlerimizin yöneticisi olarak; Türkiye’ nin liderlik anlamında Güneş Tutulmasının ileriki aylarda yaşatacağı olaylar karşısında iktidar gücünün kendimizi dış dünyaya doğru anlatmak noktasında yanlış hamleler yapabileceğine işaret etmekte.

Tutulmaya karışan diğer gezegenler Satürn ve Plüton ise Yay Burcunun çıkış derecelerine – Satürn 26, Plüton 28 derece ile- son derece yaklaşmış ve kontrolden çıkmaya eğilimli bir enerji yayarlarken; temsil ettikleri “büyük, kökten değişim” rüzgârlarını bize iyice hissettiriyor olacaklar.

Satürn ve Plüton kavuşumları gücün el değiştirmesi, kalıpların yıkılması, sert tepkiler üretilmesi ve yeni liderlerin belirmesi ile son derece yakından ilişkilidir.

Bu iki gezegen uzun süredir Yay Burcu içerisinde birlikteler ve tüm dünyada bilinen siyasi kalıpların dışında, geleneksel yaklaşımlara ters ve kendi bildiklerini okuyan, sert tepkiler veren liderlerin yükselmesine aracılık ettiler.

Bu tutulma bizim açımızdan etrafımızı saran dış güçleri temsil eden iktidarlar açısından daha da sertleşen tepkileri üzerimize toplayabileceğimiz potansiyeline işaret etmekte.

Özetle 26 Aralık Güneş Tutulması dünya üzerinde bildiğini okuyan liderlerin kapışmasına gereken kıvılcımı verirken, Türkiye’ nin de bu güçler arasında kalma ve diplomatik olarak zorlanma risklerini taşıyor.

Güneş Tutulmasının ardından Ocak-Şubat aylarında özellikle Mars’ ın Hint Astrolojisine göre Yay Burcundan geçmeye başlaması ile birlikte dünyada yükselen bir restleşme atmosferi bizi zor sınavlara sokabilir.

Bu etkinin en fazla komşularımız ilintili olacağı beklentisi içerisindeyim.

Dünya politik gündeminden tamamen bağımsız olarak; Türkiye’ nin şu an yaşadığı Venüs Maha/Ana Dasa periyoduna göre tüm bu gezegen geçişleri, kavuşumlar ve Tutulma etkileri odak noktasını komşularımızın üzerine çevirmekte.

Tutulmadan sonraki izleyen aylarda ise transit yapan gezegenlerin gözü komşularımızla birlikte toprak bütünlüğümüz ilintili konulara ve elbette ekonomik göstergelere vurgu yapacak.

Bu ayın özelinde gezegen transitlerine baktığımızda ise 25 Aralık tarihine kadar Merkür’ ün bulunduğu Akrep Burcu ve Türkiye’ nin 6. Ev geçişi; ülke olarak bizim çıkarlarımıza ters düşen ve karşımızda yer alan güçlerle olan iletişimimizin yoğun bir trafik içerisinden geçeceğine işaret etmekte.

Ayın ilk yarısında Merkür’ ün yaşatacağı bu yoğunluk para piyasalarında da dalgalanmalara sebebiyet verebileceği gibi aynı zamanda ulusal güvenlik anlamındaki konuları da ülke ve basın gündemine taşıma potansiyeline sahip.

12 Aralık Dolunay’ ı ise 12. Evimiz içerisinde oluşacak.

Halkın refahı, dış borç, harcamalar gibi konuların yer aldığı bu alan Dolunay’ ın gerçekleşeceği dereceler itibariyle inatçı ve bildiğini okuyan etkiler veriyor.

Okumaya devam et

Paylaş

TEMMUZ 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Uzun süredir takip edenlerin bildiği gibi yazılarımda bahsettiğim, Tutulma sürecinin yaşanacağı Temmuz ayı gelip çatmış bulunuyor.

Tutulma süreçleri, kişisel hayatlardan çok daha büyük ölçüde, ülkelerin harita enerjilerini etki altında bırakırlar.

2 Temmuz 2019 tarihinde gökyüzünde “Tam Güneş Tutulması” nı yaşayacağız.

Hint Astrolojisi ne göre bu Tutulmanın gökyüzü adresi: İkizler Burcu içerisinde, Aridra Takımyıldızında, “3. Pada” da gerçekleşiyor olacak.

(Hint Astrolojisinde her takımyıldız/nakshatra kendi içinde 4 ayrı parçaya bölünür. Bunların her birine de Pada adı verilir.)

İkizler Burcunu tanımlarken kullanılan; yenilikçi, meraklı, kâşif, teknolojiye meraklı, iletişimci gibi tanımların Hint Astrolojisinde en fazla örtüştüğü kısım bu Pada’ ya aittir.

Çünkü Aridra Takımyıldızı’ nın 3. Pada’ sı teknoloji, iletişim, elektrik, bilimsel gelişmeler ve yeni icatlarla çok yakından ilişkilidir.

Ayrıca Güneş Tutulmasının içerisinde gerçekleşeceği Aridra Takımyıldızı, hizmetini tamamlanmış konuların sonunu üzücü olaylarla getirmesiyle de ünlüdür.

Genel olarak Aridra Takımyıldızı içerisinde tetiklenen gezegen enerjileri, toplumları üzücü şekilde etkileyen, gözyaşı getiren olaylara sebep olurlar.

Tüm bu bilgileri topladığımızda Güneş Tutulması’ nın içinde yaşanacağı astrolojik adrese göre dünya üzerinde gerek ekstrem hava koşulları, gerek teknolojik aksaklıklar sebebi ile insanlık ve toplumlar açısından üzücü olayların vukuu bulabileceği riskini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Başta hava ulaşımı olmak üzere tüm ulaşım araçları ilintili can sıkıcı gelişmeler olabilir. Uçak kazaları yaşanabilir.

Her türlü iletişim ve ulaşım aracı, bilgisayarlarla ilintili işler, teknolojik aletler sorun çıkarmaya bu ay pek çok açıdan meyilli olacak.

Bu Tutulmayı ayrıca daha zor ve tehlikeli kılan ise tam karşıdan aldığı sert Retro Plüton ve Satürn Görünümleri olacak.

Bu iki gezegenin –yanlarında Ketu’ da bulunmakta-  birlikteliği daha uzun müddet devam edecek ve dünya üzerinde patlamalar, volkan faaliyetleri, yangınlar, depremler, savaş gibi konuları canlı tutmaları son derece olası etkiler arasında.

Evet! Maalesef savaş gibi ya da çok ciddi yaptırımlar ile kutuplaşan enerjilere şahitlik etme olasılığımız bulunuyor.

Bu etki, bir şekilde, dünya arenasında söz sahibi olan güçlerin sağduyularını kullanarak yaz aylarındaki Tutulma sürecinde atlatılabilse bile! Maalesef yükselen risk, bir sonraki; yani 2019 sonunda yaşanacak 2. Tutulma süreci ile yine tetiklenecek.

Aralık 2019 – Mart 2020 süreci dünya için çok dikkatle geçilecek sınavlara işaret etmekte.

Bu yazdıklarım tüm dünya için geçerli etkiler.

Türkiye özelinde Güneş Tutulmasına baktığımızda ise “Yükselen” imiz ile bu Tutulmanın tam kavuşum yaptığını, iç içe geçtiğini görüyoruz.

Bu da dünya üzerinde gelişen sıcak olayların Türkiye gündemini de fazlası ile etkileyebileceğini göstermekte. Okumaya devam et

Paylaş

HAZİRAN 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Haziran 2019, tüm yaz boyunca gezegenlerin çok sıkı ve sert şekilde birbirleri ile ilişkide bulunacakları, dolayısıyla da önümüzdeki çok tansiyonlu ve çok haraketli günleri başlatan ay olacak.

Haziran’ dan itibaren hepimiz, kişisel ve uluslararası düzeyde gergin, sarsıcı ve biraz da korku-endişe-üzüntü yaratan olayları gözlemlemek zorunda kalabiliriz.

Yaşanan gelişmeler karşısında dünya trendi ve bireysel olarak korku duygusu ve güvenlik duyma-güvenlikte kalma ihtiyacının artışı yönünde olacak.

Gökyüzündeki gezegenlerin etkilerinin sert olması beklentisi ve çok yoğun yaşanacak hareketlilik nedeni ile laf kalabalığı yapmadan, dünya ve Türkiye gündemi için ne gibi potansiyel etkilerin yaşanabileceğine, gezegenlerin konumlarını başlık alarak değinmek istiyorum.

Her şeyden evvel Hint Astrolojisine göre 2 Temmuz 2019 tarihinde ülkeleri, dünyayı etkileyen ciddi olayları tetikleme potansiyeline sahip bir Güneş Tutulması yaşayacağız.

Güneş Tutulması

Güneş Tutulmalarının etkileri tutulmadan 2 hafta önce başlar, tutulma periyodunu 2 hafta içerisinde -Ay Tutulmasını da gerçekleştirerek- tamamlayarak, bu periyodun 2 hafta sonrasına kadar sirayet eder.

Yani toplamda 6 hafta süresince olayları tetikleme potansiyeline sahiptirler.

Üstelik bu etki, tutulma yaşanmadan önce başlar!

Bu şekilde hesapladığımızda Güneş Tutulmasından 15 gün öncesi, yani 17 Haziran haftası itibariyle bizler Güneş Tutulmasının etkilerini üzerimizde hissetmeye başlamış olacağız demektir.

Tutulma tam olarak Temmuz başında yaşanacak olsa da Haziran ayının 2. Yarısını etkisi altına çekmiş olacak.

O nedenledir ki Haziran ayı yazısında kendisinden bahsetmek mecburiyetindeyim.

Bu Tutulma, Türkiye’ nin kuruluş anındaki Yükselen derecesi ile neredeyse bire bir örtüşmekte!

TÜRKİYE – Natal Harita / Kuruluş Haritası

Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin Yükselen’ i astrolojik adres olarak: İkizler Burcunda, Aridra Takımyıldızında, 15 derecede bulunmakta.

2 Temmuz Güneş Tutulması ise astrolojik adres olarak: İkizler Burcunda, Aridra Takımyıldızında 16 derecede yaşanacak.

Bu ne mi demek?

Temmuz Tutulması Türkiye’ yi çok ciddi şekilde etkiyecek demek!

Türkiye’ nin gündemi çok çalkantılı, karışık ve zor bir sürecin içerisinden geçebilir demek!

2 Temmuz 2019 Güneş Tutulması /16 Derece İkizler Burcu

Ayrıca bu Tutulmayı başka açıdan önemli kılan bir detay daha var: Amerika’ nın 4 Temmuz tarihli kuruluş haritasında Jüpiter de maalesef astrolojik adres olarak: İkizler Burcu içerisinde, Aridra Takımyıldızında ve 15 derecede bulunuyor!

Bu da 2 Temmuz Tutulmasının ABD’ yi de dış ülkelerle ilişkileri ve iktidardaki güç-lider anlamında ciddi şekilde etkileyecek ve ön plana çıkartacak yansımaları olacak demektir!

Sıcak gelişmelerin ortasındaki isim olarak Ortadoğu’ daki ülkelerin haritalarına da göz gezdirdiğimizde, onlar açısından da bu Tutulma başta düşmanları ilintili konuları, ekonomik olmak üzere kayıpları tetikleyerek pek çok alanda çok ciddi etkilere başlangıç yaratacak gibi durmaktadır.

(Astroloji ile yakından ilgilenenler için: Tutulma Suriye’ nin iktidarı gösteren 10. Evinde. İran ve Irak’ ın kayıpları, izolasyonu gösteren 12. Evinde. İsrail için dış politikasını gösteren 9. Evinde. Genel kabul gören Yükselenlerine göre.)

Güneş Tutulmaları hiç olmayan değil, bekleyen ve şekle bürünmek isteyen enerjileri görünür ve elle tutulur hale getirirler.

Peki şekle girmeyi bekleyen enerji nedir Temmuz Tutulması ile?

Tutulma İkizler Burcunda.

İletişim, ticaret, bilgi, ulaşım, teknoloji, yenilik konuları İkizler Burcunun temsil ettiği alanlar.

Peki biriken ve şekle girmek isteyen enerji nerede?

İkizler Burcu’ nun tam karşısında maalesef Yay Burcunda.

Çünkü Satürn, Ketu ve -Mundane (ülkeler) astrolojisinden bahsettiğimiz için onu da dikkate almamız gerekmekte- Pluto; 3 büyük kötücül enerji, Yay Burcu içerisinde hafızalarında biriktirdikleri enerjiyi Yay Burcu’ nun temsil ettiği konularda patlatmak üzere beklemekteler.

Yay Burcu dini inançlar, hukuk sistemi, halkların inanışı/muhafazakarlığı, tutuculuk gibi konuları bizim de uzun süredir şahit olduğumuz gibi gündemde sıcak şekilde tutmakta.

Ocak 2017 tarihinden beri Satürn Yay Burcu içerisindeki astrolojik hafızasını doldurmakla meşgul.

Türkiye olarak bizim 7. Evimizde bu yolculuğunu sürdürürken; dış dünya ile ilişkilerimizi temsil eden nokta burası olduğundan, yabancı ülkelerle gerek ticari anlaşmalar, gerekse diplomatik ve siyasi ilişkilerin yürütülmesinde bizi fazlası ile zorlamakta.

Ocak 2020 sonuna dek de zorlamaya devam edecek.

İşi daha da zor hale getiren 23 Mart tarihinde, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi yanına Ketu’ nun da gelip yerleşmesi oldu!

Bu katlanan etki ile birlikte Türkiye dış ülkelerle ticari bağları, diplomatik ilişkileri anlamında iyice köşeye sıkışmakta.

Şimdilerde ise İkizler Burcun’ da Ketu-Satürn ve Pluto üçlüsünün karşısında hizalanmak üzere- Mars, Merkür, Venüs ve Güneş gezegenleri sıralarını beklemekteler!

Yay burcundaki kötücül üçlünün yaylım ateşine tutulmak için 4 gezegenimiz, astrolojide “tetikleyici” –“trigger” tabir ettiğimiz rolü üstelenmek üzere, adeta sıraya girmiş birbirleri ile yarış etmekteler.

Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2019 AY – GÜNEŞ TUTULMALARI ve TÜRKİYE

2019’ un ilk ayına Türkiye, Hint Astrolojisine göre haritasının 7 ve 2. Evleri üzerinde yaşanacak olan Tutulmalar ile hareketli bir başlangıç yapacak.

6 Ocak 2019 Kısmi Güneş Tutulması Vedik Astrolojisine göre Yay Burcu içerisinde Purvashadha Takımyıldızında, Merkür ve Satürn’ ün de katılımı ile gerçekleşecek.

Bu Tutulma Türkiye’ nin başta dış ilişkilerini, ticaret anlaşmalarını, müttefik ve düşmanlarını, toplum huzurunu tanımlayan 7. Evinin içerisinde yaşanacak.

Ülkemizden görülmeyecek olmasına rağmen, bir süredir haritamız üzerinde gergin enerjileri ile bu evin içerisinde ağırladığımız Satürn’ ün de Güneş Tutulmasına eşlik edecek olmasından ötürü; dış ilişkiler ve dış ticaret açısından bu birikmiş enerji dikkat çekici etkiler getirme potansiyeline sahip olabilir.

21 Ocak 2019’ da ise Vedik Astrolojiye göre Yengeç Burcu içerisinde, Pushya Takımyıldızında, Merkür ve Jüpiter görünümleri altında ve Türkiye’ nin parayı temsil eden 2. Evinde, Tam Ay Tutulması yaşanacak.

Güneş Tutulması Türkiye’ nin dış dünya ile iletişimi üzerine enerjilerini yoğunlaştırırken, Ay Tutulması ise ekonomi ve para ilintili konulara dikkat çekecek.

Tutulmaların etkilerini yaklaşık 2 hafta öncesi ve sonrasında hissettiğimiz için tüm Ocak ayının ve Şubat’ ın da bir kısmının, Tutulmalar neticesinde tetiklenen enerji ve gündemler doğrultusunda geçmesi oldukça muhtemel bir etki.

Kısacası ülke gündemimiz Ocak ayındakine benzer bir Şubat ayını da şimdiden vaat etmekte.

Ocak ayının başındaki Güneş Tutulması bizi dış ülkeler ile ilişkilerimiz açısından zorunlu bir takım değişiklikler yapma noktasına getirebilir.

Bunun ithalat-ihracat işleri açısından da sonuçları olabilir.

Güneş Tutulmasına Satürn’ ün karışması ve Tutulmanın hiçbir iyicil gezegenden görünüm almaması nedeni ile dış ülkeler ile ilişkilerimizde önce bizi zorlayan, sonrasında ise daha iyi bir sonuç çıkmasına olanak veren bir etkinin altında kalabileceğimizi düşünmekteyim.

Zira Güneş Tutulmasının içerisinde gerçekleşeceği Purvaasdha Takımyıldızı “iyileştirici” enerjilere sahiptir.

Doğasını mücadeleci, savaşçı ve asla pes etmeyen şeklinde ortaya koyar.

O nedenledir ki; dış ilişkilerimizde, ticaretimizde, uluslararası taşımacılıkta Ocak ayında yaşayacağımız zorlu bir durumun sonradan lehimize çevrilmesi olanağı bulunmakta.

Hepimizi yakından ilgilendiren para/ekonomi evimiz içerisinde gerçekleşecek olan 21 Ocak’ taki Ay Tutulmasının etkilerine gelecek olursak:

Ay Tutulması Merkür henüz yer değiştirmişken yaşanacak. O nedenle Ocak ayında ekonomi ile ilgili hemen sarsıcı bir etki beklememekteyim. Hatta Ay Tutulması Jüpiter’ den görünüm aldığı için ekonomi ilintili bu tutulma ile birlikte olumlu bazı tedbir ya da uygulamaların dahi gündeme gelmesi yakın gelecekte söz konusu olabilir.

Hint Astrolojisine göre Ay Tutulmasının içinde yaşanacağı Pushya Takımyıldızı “güven” duygusu ile yakından ilişkili olduğundan konunun daha ziyade güven kazanmak, ekonomide istikrar sağlamak hamlelerine yönelik olma olasılığı daha ağır basmakta.

Okumaya devam et
Paylaş

AĞUSTOS 2018 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Temmuz sonunda yaşanan ve pek çoğumuzun keyifle gökyüzünde görsel şölen olarak seyredebildiği Ay Tutulmasından sonra bu ay da Hint Astrolojisine göre Yengeç Burcu içerisinde 11 Ağustos’ ta yine Geri/Retro giden Mars görünümü ve Merkür eşliğinde; Güneş Tutulması etkilerine şahitlik edeceğiz.

O nedenle Ağustos 2018 gökyüzü için de uzun süredir hasretle beklenmesine rağmen, olumlu enerjilerden maalesef bahsedemeyeceğim.

Temmuz sonundaki Ay Tutulması Türkiye’nin malefik/kötcül etkiler yayan ve faiz oranları, enflasyon gibi ekonomik göstergeler ile doğal afetlerle ilişkili evinin enerjilerini aktif hale getirmesinden sonra; Ağustos Ayındaki Güneş Tutulması ile de ekonomi ve para piyasalarını gösteren 2. Evimiz göze daha fazla batan olayların yaşanmasına neden olacak.

Yaklaşık 1 senedir aylık yazılarımda belirttiğim gibi Türkiye ekonomisi için uzunca bir süre iyi etkiler söz konusu değil. Hele bu yaz hiç değil!

Özellikle Ağustos ayında gökyüzünün iyicillerinden Venüs’ ün de Vedik Astrolojisine göre kendini gösteremediği ve debil/düşüş konumunda bulunduğu Başak Burcu’ na geçmesi ile birlikte astrolojik anlamda düzeltici enerjiler iyice kesintiye uğrayacak.

Venüs’ ün Ağustos boyunca duracağı alan ekonomik olarak taşınmaz mülkleri de temsil ettiğinden, emlak ve araç piyasalarında yaşanacak durgunluk, hareketlenme sağlamak amacı ile bazı müdahaleler ile tersine çevrilmek istenebilir.

Satürn, Mars, Merkür Retroları ve Rahu ile Ketu arasında ekonomik dengeleri temsil eden evler aksında sıkışmış gezegenleri ile Ağustos 2018’ in gökyüzü, bir de üstüne Güneş Tutulmasının netleştirici etkisi ile birlikte iyice çığırından çıkan olayları tetikleyebilir.

Ekstrem sayılabilecek her türlü olaya geçtiğimiz aylarda olduğu gibi bu ay da hazır olmalıyız.

Geçen aylarda da belirttiğim gibi sadece biz değil, tüm dünya ülkeleri; gökyüzündeki Ketu – Mars birlikteliğinden; yangın, patlama, terörizm, kasırga, tusunami, sel, aşırı hava koşullarının sebep olduğu felaketler adına payını almaktalar ve almaya da devam edecekler.

Zira Ketu – Mars birlikteliği 6 Kasım tarihine kadar etkisini sürdürecek.

Ve maalesef bu birliktelik depremler açısından da son derece tetikleyici bir enerji yaymakta.

Özellikle tutulmaların ardındaki süreçler de doğal felaketler açısından enerjileri aktifleştirirler.

O nedenle Ağustos ayı da dahil olmak üzere, 6 Kasım’a kadar, daha uzunca bir süre korkularımız anlamında gökyüzü rahat bir nefes almamıza olanak sağlamayacak.

Ağustos ayında Retro giden gezegenlerin çokluğu nedeni ile gündelik hayatlarımızda sonuç almakta zorlandığımız kadar, devlet meseleleri adına da zorluklarla karşılaşılacak. Hükümet yetkilileri ilerlemekte güçlük çektikleri konularla gündeme gelebilirler.

Özellikle Merkür’ ün 19 Ağustos tarihine kadar duygusal tepkileri açığa çıkaran Yengeç Burcu içerisindeki retrosu aşırı tepkisel iletişimleri de Türkiye ve dış dünya arasında tetikleyebilir.

Üzerine Hint Astrolojisine göre sırları temsil eden Ashlesha Takımyıldızında yaşanacak olan Güneş Tutulması ise geçmişten gelen meselelerin gündeme oturmasına, gizlenen bazı gerçeklerin açığa çıkmasına neden olabilir.

Okumaya devam et

Paylaş

Hint Astrolojisine Göre Temmuz 2018 ve Türkiye

Türkiye gündemi yoğun bir Haziran ayını geride bıraktı ve şimdi de gökyüzünde 2 adet Tutulma, 3 adet geri giden gezegen enerjisi ile birlikte Temmuz 2018’ e giriş yapıyor.

Temmuz 2018 ülkemiz adına, sadece ay sonunda yaşanacak olan kuvvetli Ay Tutulması enerjisi açısından bile oldukça dikkat çekici.

Şimdi tarih sırasıyla gezegenlerin Türkiye haritası üzerinde yapacakları hareketlere göz atalım.

Öncelikle yer değişikliği yapmayanlar:

Satürn Türkiye’ nin Hint Astrolojisine göre 7. Evinde, Temmuz ayında da Retro hareketine önceki aylarda olduğu gibi devam edecek.

Satürn’ ün bu ev üzerindeki varlığı nedeni ile kavga edip, aramızı açmadığımız çok az dış devlet kaldı.

Satürn Retro sürecine devam ederken bu sıkıntılı durumda da bir değişiklik olmayacak. Dış ticaret, dış ilişkiler Temmuz 2018’ de de Türkiye için sıkıntılı yürüyecek. Bu konuda tansiyonlu haberler duymaya kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Jüpiter Türkiye’ nin 5. Evi içerisinde Terazi Burcunda Retro hareketine 10 Temmuz’ a kadar devam edecek.

Bu tarihten sonra düz harekete başlayacak ancak Temmuz sonuna kadar da bu sefer station/istasyon konumunda kalacağından hala daha beklenen pozitif enerjilerini bize yansıtmak anlamında yetersiz kalacak.

Özellikle Jüpiter’ in bu istasyon konumunda bulunacağı 10 Temmuz ve sonrası; 5. Ev ülkedeki spekülatif kazanç kalemlerini de içerisine aldığından, oldukça kritik ekonomik dalgalanmaların yaşanmasına neden olabilir.

Ayrıca Jüpiter çocukların, hayvanların da temsilcisi olduğundan; geçen aylarda yaşanan ve toplumun haklı tepkisini ortaya çıkaran yine benzer tatsız gelişmelerin tetiklenmesine de aracılık edebilir.

Ancak burada Jüpiter’ in esas dikkat çekmek isteyeceği husus -kendisi adalet kavramının da ülke haritalarında karakası/temsilcisi olduğundan- gerekli kanuni düzenlemelerin yapılmasına ilişkin konuyu gündeme getirme, enerjiyi görünür kılma etkisi ile ilintili olacaktır.

Rahu Türkiye’ nin para-ekonomi konularını temsil eden 2. Evi içerisinde; Ketu ise maalesef geçen ay Retro hareketine başlayan Mars ile birlikte Türkiye’ nin en malefik/kötücül 8. evi içerisinde konaklamalarına ve ekonomimizi çalkalamaya devam etmekteler.

Hiç şüphesiz ki! Türkiye’ nin yaz ayları boyunca en önemli problem kalemi aylardır tekrar ettiğim gibi ekonomik veriler olmaya devam edecektir.

Hatta Mars Retrosu’ nun ve diğer gezegenlerin gökyüzündeki konumlanmaları, yaklaşan Tutulma enerjilerinin de açığa çıkaracağı yoğun enerjiler göz önüne alındığında; tüm dünya üzerinde global etkileri olacak olayların yaşanmasının söz konusu olabileceğini göstermekte…

Zira gökyüzü Türkiye açısından doğal afetleri tetiklemek yönünde riskli yerleşimleri yapmaya başladığı gibi bu enerji tüm dünya ülkeleri açısından da sıkışık bir etkileşimi açığa çıkarmakta.

Volkanik patlamalar, depremler, aşırı hava koşulları, fırtınalar, terör eylemleri sadece ülkemiz bazında değil, tüm dünya çapında çarpıcı şekilde kendini gösterebilir.

Bizzat ülkemizde yaşanan bir doğal afet neticesinden ekonomik olarak zor ve dalgalı bir sürecin içerisine girme potansiyelimiz olduğu kadar; dünyada yaşanan bir felaketin global etkileri doğrultusunda da zaten çok hassas olan ekonomik dengelerimizin iyice alt üst oluşuna şahitlik edebiliriz.

Zira doğal afetlerle yakından ilişkisi olan Ketu, doğal afetlerin tetikleyicisi konumunda gezegen Mars ile birlikte gökyüzünde hareket etmekte. 20 Temmuz’ da da tam anlamı ile üst üste kavuşum yapacaklar. Yani yakıcı enerjileri en yüksek seviyelere taşınacak.

Mars’ ın 26 Haziran’ da geri gitmeye başlaması ile birlikte yıkım getirmeye meyilli tarafı da maalesef aktif duruma geçti.

Tüm bu kötücül etkileşimin altında 13 Temmuz 2018’ de Türkiye’ nin Hint Astrolojisine göre Yükselen Burcu İkizler üzerinde Güneş Tutulması yaşanacak.

Tutulma her ne kadar Türkiye’ den gözlemlenmeyecek olsa da! Yükselenimiz üzerinde gerçekleşiyor olması, bize açığa çıkaracağı enerjiler anlamında mutlaka etkisi olacağına işaret etmekte.

Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2018 ve TÜRKİYE

Yazılarımı takip edenler,  Ay ve Güneş Tutulmalarının kişisel haritalardan daha çok ülke haritaları üzerinde etkili olduğunu ifade ettiğimi bilmekteler.

Bu sebeple 31 Ocak 2018 tarihinde yaşanan Ay ve 15 Şubat 2018’ de yaşanacak olan Güneş Tutulması süreçleri hiç şüphesiz ki Şubat ayını ülkemiz açısından önemli enerji etkilerinin altında bırakmakta.

Bunun da ötesinde Hint Astrolojisine göre geçen ay Türkiye’ nin düşmanlarını temsil eden 6. Evi olan Akrep Burcu içerisine 17 Ocak itibariyle gelip yerleşen ve tahmin edildiği gibi askeri güçlerimizin üzerine 20 Ocak Afrin Harekatı ile tüm dikkatleri toplayan Mars gezegeni, tüm Şubat ayı boyunca bu evde yarattığı stresi sürdürmeye devam edecek.

Mars’ ın bizi savaş gerginliği içerisinde bırakma süreci Vedik Astrolojisine göre yer değiştireceği 7 Mart tarihine kadar maalesef son derece mümkün gibi durmamakta.

Bu konu ile ilgili 1 Ocak 2018’ de yayınladığım “OCAK 2018 ve TÜRKİYE” yazımda diğer ayrıntılara ulaşabilirsiniz.:

“…….Ocak 2018’ in gökyüzünde yer değiştirecek olan gezegenlerinden en önemlisi bence Mars gibi gözükmekte. Zira yine Türkiye’ nin düşmanlarını ve Türkiye’ ye karşı düşmanca hareketleri temsil eden 6. Evinin içerisine geçmiş olacak. 17 Ocak itibariyle kendi yönettiği Akrep Burcu’ na geçecek ve Mart 2018’ e kadar da burada olmaya devam edecek.

Genel anlamda tansiyonu yükselten ve bulunduğu evin temsil ettiği konuların göze batar hale gelmesini tetikleyen bir gezegen olması nedeni ile Mars, Bizim 6. Evimize geldiğinde yasadışı örgütleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, agresif hareketleri, polis-asker gibi silahlı güçleri, patlamaları tetikleme potansiyelini hareketlendirmekte.

Kendi yöneticisi olduğu evde bulunmasından dolayı, bazı sert olaylar yaşansa da eninde sonunda yaşanan tatsız olaylardan ders alınmasını, bizim açımızdan birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi sonrasında yaşatacak olmasına rağmen; Mars gezegenin doğası beklenmeyeni, öngörülmeyen ani ve sert olaylarla yaşatma eğiliminde olduğundan Ocak – Şubat aylarında hepimizin yine tetikte olmasında fayda var…….”

Mars Bulunduğu noktadan yabancı ülkeler ile olan ilişkimizi de yaptığı görünümler nedeni ile fazlası ile gerileme sürüklemekte. Ocak ayından farklı olarak ise bu ay, görünümde tuttuğu bir yoğun enerji kümesi de Güneş Tutulmasına ait olacak. Okumaya devam et

Paylaş

OCAK 2018 ve TÜRKİYE

Hint Astrolojisine göre Türkiye açısından gökyüzünün ağır hareket eden gezegenlerinden; Satürn, Rahu, Ketu ve Jüpiter’ in herhangi bir yer değişikliği veya retrosu/geri hareketi söz konusu olmadığından 2018’ in Ocak ayı da geçtiğimiz günlerin etkilerine benzer enerjiler yansıtmaya devam edecek.

Satürn’ ün Türkiye’ nin 7. Evinde, yurt dışı ilişkileri, yabancı devletler ile arasındaki anlaşmazlıkları ortaya çıkaran varlığı daha çok uzun süre mevcut durumunu korumaya devam edecek.

2018’ in tamamı bu etkinin gölgesinde, bizim yabancı devletlerle hem ilişkilerimizi hem de ticaret faaliyetlerimizi germeye devam edecek. 2018 yılının tamamında bu etkinin düzelebileceğini açıkçası düşünmemekteyim. Diplomatik, ticari krizlerin birbirini kovaladığı bir 2018 senesi geçirmemiz oldukça potansiyel etkiler arasında.

Rahu’ nun Türkiye’ nin parayı temsil eden, Ketu’ nun ise büyük değişim dönüşüm, felaketler, ekonomik dalgalanmalar ilintili evindeki aks yerleşimi ise Mart 2019’ a kadar sürecek zorlu bir ekonomik dönemi daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi işaret etmekte.

Özellikle Mars’ ın Oğlak Burcu içerisine ve Ketu’ nun yanına katılacağı, daha da önemlisi Retro/geri hareket yapacağı Mayıs- Eylül 2018 periyodu, Türkiye açısından 8. Evin temsil ettiği sıkıntılı konu başlıkları açısından bir hayli riskli gözükmekte.

Astrolojide maalesef en kötü konuları temsil eden 8. Evdeki yerleşimler ani kesilmeleri, dönüşleri, felaketleri, gecikmeleri, kazaları, dalgalanmaları tetikleme potansiyeline sahiptir.

O nedenle de ani hareketleri temsil eden bir gezegen olan Mars’ ın üstelik de kadersel denilen etkileri tetikleyen Ketu ile birlikte bu Retro sürecini yaşatacak olması açıkçası riski yüksek zaman dilimlerini akla getirmekte.

Jüpiter ise Türkiye’ nin 5. Evi içerisindeki yolculuğuna şu an için sakin şekilde devam etmekte. Bu da bizlerin ülkedeki durumlar karşısındaki genel atmosferimizin aslında çok da fazla dalgalanmadan, alıştığımız şekilde devam ettiğini göstermekte.

Ocak 2018’ in gökyüzünde yer değiştirecek olan gezegenlerinden en önemlisi bence Mars gibi gözükmekte. Zira yine Türkiye’ nin düşmanlarını ve Türkiye’ ye karşı düşmanca hareketleri temsil eden 6. Evinin içerisine geçmiş olacak. 17 Ocak itibariyle kendi yönettiği Akrep Burcu’ na geçecek ve Mart 2018’ e kadar da burada olmaya devam edecek.

Genel anlamda tansiyonu yükselten ve bulunduğu evin temsil ettiği konuların göze batar hale gelmesini tetikleyen bir gezegen olması nedeni ile Mars, Bizim 6. Evimize geldiğinde yasadışı örgütleri, Türkiye’ nin düşmanlarını, agresif hareketleri, polis-asker gibi silahlı güçleri, patlamaları tetikleme potansiyelini hareketlendirmekte.

Kendi yöneticisi olduğu evde bulunmasından dolayı, bazı sert olaylar yaşansa da eninde sonunda yaşanan tatsız olaylardan ders alınmasını, bizim açımızdan birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi sonrasında yaşatacak olmasına rağmen; Mars gezegenin doğası beklenmeyeni, öngörülmeyen ani ve sert olaylarla yaşatma eğiliminde olduğundan Ocak – Şubat aylarında hepimizin yine tetikte olmasında fayda var.

Venüs ve Güneş ise ayın ilk yarısında Vedik Astrolojisine göre yine Türkiye’ nin yurt dışı ilişkilerini temsil eden 7. Evi üzerinde olacaklar ve zaten uzun süredir yurt dışı itibarımız konusunda hassas dengeleri bozan enerjisi ile Satürn’ e bir anlamda destek verecekler.

Yani Ocak 2018’ de de Türkiye’ nin dış ülkelerle olan iletişimi gergin, istenenin ve olması gerekenin dışında ilerleme eğiliminde olacak.

Özellikle ay ortasından itibaren yer değiştirecek olan Güneş sebebi ile devlet otoritesinin de bu konuları ustaca yönetme kabiliyetinin zayıflayacağını düşünebiliriz. Hatta 14 Ocak ve sonrasında bazı skandal gelişmeler devlet büyükleri ile ilgili gündemi işgal edebilir. Yeni yılın ilk Dolunay’ ı Türkiye’ nin tam Yükselen Burcu İkizler üzerinde 2 Ocak’ ta gerçekleşiyor olacak. Bu nedenle de Türkiye haritası açısından önemli bir Dolunay.

Venüs ve Satürn görünümleri altında, yabancı ülkelerle ilişkilerimizi temsil eden evin tam karşısında Türkiye ve diğer devletler olarak bizi net bir ayrım içinde bırakacak enerjilere sahip.

Dolayısıyla yeni yılın ilk günlerinde Türkiye’ yi yabancı ülkeler ile ciddi bir zıtlaşma etkisi içerisine çekebilir.

17 Ocak Yeni Ay’ ının da Yay Burcu içerisinde gerçekleşiyor olması, yabancı devletler ile olan iletişimimizde yeni bir bakış açısı, yeni bir politika üzerinden ilerlememiz gerekliliğinin vurgusunu yapmakta. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2017 AY-GÜNEŞ TUTULMASI ve TÜRKİYE

Ağustos, Mundane yani ülke astrolojileri adına, son derece önemli olan Tutulma etkileri ile 2017′ nin en önemli aylarından biri olarak öne çıkmakta.

Gökyüzü Ağustos içerisinde Jüpiter dışında neredeyse tüm gezegenlerin hareketine sahne olacak.

Hatta Node’ lar yani Ay Düğümleri de yer değiştirmeye hazırlandıklarından (Mean Node) Rahu ve Ketu’ yu da bu devinimin içerisinde düşünmemiz gerekmekte.

Gökyüzünün ilk hareketi Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 8. Evine denk gelen Shravana Takımyıldızındaki ve Mars görünümü altında gerçekleşecek olan Ay Tutulması.

8. Ev; ayrışma, bozulma, beklenmedik durumlar, borçlar, büyük dönüşümler, faiz oranları, milli felaketler, dış ülkelerle olan finansal ilişkiler gibi konuları temsil etmekte.

Bu ev, haritada bir anlamda temizlenmesi gereken engelleri temsil eder. Ayrıca 8, ölüm getirme potansiyeli de yüksek olan bir evdir. Zira Astroloji yorumlarında kullanılan “ev” lerin temsil ettiği konular sıralandığında, bir haritada bulunan toplam 12 ev içerisindeki en kötücül ve yıkıcı etkilere sahip olanı burasıdır…

Bu evin vurgulandığı zaman dilimlerinde büyük riskler içeren işlerden uzak durulması gerekir.

7 Ağustos Ay Tutulmasının Türkiye’ nin 8. Evinde gerçekleşecek olması, doğal olarak bu evin vurgulanması anlamına gelmektedir.

Ay Tutulması esnasında Hint Astrolojisine göre toplumsal olaylara vurgu yapan Kova Burcu Yükselende ve tutulmanın derecesi, Shravana’ nın toplumun geniş kesimlerini etkileme gücü olan 4. Padasında (4. Kısmı) gerçekleşiyor olacak.

Mars’ ın patlayıcı, yangın, silahlı güçlerle olan doğal ilişkisinin de görünüm yolu ile bu tutulmaya eşlik edeceğini hesaba katarsak; toplumu etkileyecek yangın, patlama ya da silahlı güçlerin vurgulandığı bir olayın Ay Tutulması günlerine yakın bir tarihte vukuu bulması potansiyeli akla gelmekte.

Ayrıca Mars görünümünde gerçekleşecek olan Ay Tutulmasının, toprak elementinden bir burç kuşağında (Oğlak) yer alması da yine ilerleyen tarihlerde toprak altı güçlerinin -maden kazaları, depremler ya da sel, heyelan- tetikleyicisi niteliğinde çalışmasına maalesef sebebiyet verebilir.

Özellikle bir sonraki ay, 15-30 Eylül tarih aralığı, gezegen yerleşimleri açısından yangın, patlama, silahlı kuvvetlerin, toprak-yer küre, ekstrem hava koşulları ilintili sorunların toplumun dikkatini çekmesi açısından benim gözüme çarpmakta.

13 Ağustos tarihinde ise Merkür Türkiye’ nin 3. Evinde Magha ve Purvaphalguni Takımyıldızları arasında gidip-gelerek gerileme hareketine başlayacak.

5 Eylül’ e kadar da retrosunu sürdürecek.

Ticari hayat ve iletişim dendiğinde ilk akla gelen gezegen olan Merkür’ ün Türkiye’ nin tam da iletişimi temsil eden 3. Evinde geri hareket yapacak olması; öncelikle sosyal medya, basın – yayın, telefon-televizyon, görsel medya gibi günümüz iletişim kaynaklarının hepsini içine alan genişlikte bir iletişim aksaklığı çıkarması potansiyelini akla getirmekte.

Ayrıca ulaşım da 3. Evin konuları arasında bulunduğundan, ulaşım yolları ile ilgili bazı terslikleri de retrosu boyunca bizlere deneyimletebilir.

Ay Tutulmasının ardından, 21 Ağustos tarihinde Türkiye’ nin 3. Evinde yaşanacak olan Güneş Tutulmasının olası etkilerinden bir tanesi de iletişim ve ulaşım yolları üzerinde gergin bir enerji barındırması nedeni ile kara-deniz-hava taşımacılığını ilgilendiren bir kaza, ya da teknolojik aksaklık da Güneş Tutulmasına yakın ve izleyen günlerde Türkiye’ nin gündemini işgal edebilir.

Aynı süreçte basın, medya, sosyal medya gibi iletişim kurduğumuz araçlar üzerinde de kısıtlayıcı bir etki –Merkür Retrosunu destekler şekilde-söz konusu olma potansiyeline sahip.

16 Ağustos tarihinde ülke astrolojisinde hükümetin başını temsil eden gezegen Güneş, yönettiği ve güçlü olduğu burç kuşağı Aslan’ a geçecek.

Merkür Retrosu ile birlikte dik ve taviz vermeyen konuşmaları devlet büyüklerimizden bu dönemde daha sık işitebiliriz.

Bu konuşmalar özellikle de özgür düşünceyi temsil eden, toplumun gözü önündeki insanlar hakkında olabileceği gibi komşu ve yakın ilişkide bulunduğumuz devletlerle ilintili politikamız-ilişkilerimiz hakkında da gerçekleşebilir.

Özellikle Güneş Tutulması sonrası, komşularımızla ilişkilerimizi vurgulayan gelişmeleri uzun vadede deneyimleme etkisine sahibiz.

Ayrıca gazeteciler, basın mensupları, yazarlar, sanatçılar, eğitmenler gibi muhafazakâr görüşlere sahip olmayan kesimlerle devlet otoritesinin çatıştığı, birbirine sert çıkışlar yaptığı konuşmaları/yazıları da Güneş Tutulmasına yakın ve devamındaki günlerde, iletişim kaynakları vasıtasıyla izleme/ takip etme isteği içerisinde olacağız.

21 Ağustos Güneş Tutulmasının en çarpıcı yönü ise Amerika Devleti’ nin tüm eyaletlerini neredeyse tamamını gölgesi altında bırakacak olması.

Daha önceki yazılarımda aktardığım gibi tutulmaların en büyük etkileri, onu toprakları üzerinde gözlemleyen ülkeler açısından yaşanma potansiyeline sahiptir. (1999 Güneş Tutulmasını ve 17 Ağustos depremini hatırlayın.)

Üstelik tutulma Hint Astrolojisine göre Amerika’ nın Ay’ dan sayıldığında 8. Evine (Önceki paragraflarda bahsettiğim gibi bir haritadaki en yıkıcı, en kötücül çalışan ev.), Sade Sati süreci içerisindeyken denk gelmekte.

Burada uzun uzadıya Amerika’ nın bu tutulmadan nasıl etkileneceği konusunda açıklamalar yapmayacağım. (İlgilenenler yabancı kaynaklardan bolca araştırıp, öğrenebilirler. Amerikalı astrologlar isim bile verdiler tutulmaya: “Amerikan Tutulması”. Yani çok popüler.)

Ancak kişisel kanaatim, bu tutulmanın özellikle Amerika’ nın ekonomik-ticari dengeleri, dış ülkelerle ilişkileri/restleşme-ters düşme ve düşmanları ilintili konularını ciddi boyutta harekete geçireceği yönünde.

Elbette depremler, yangınlar ve toprak sel-fırtına gibi felaketlerden de coğrafi yapısının hassaslığı sebebi ile zarar görme potansiyeline güçlü şekilde sahip. Ulaşım yollarını ilgilendiren bir felaketi yaşama potansiyelleri de var…

Konunun bizi ilgilendiren ve burada yer ayırmama neden olan kısmı ise sizlerin de bildiği gibi Amerika’ da olan biten pek çok şeyin dünyayı ve bizi de yakın şekilde etki altına alıyor olması. Okumaya devam et

Paylaş