Kategori arşivi: TÜRKİYE ASTROLOJİSİ

OCAK 2020 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Vedik Astrolojisine göre 2020 yılının ilk günleri, ilerleyen zamanlarda oluşacak gökyüzü etkilerinin temelini atmak açısından son derece önemli gezegen yerleşimlerine sahne olacak.

Geçen ayın sonlarında yaşadığımız Güneş Tutulması enerjisinin tamamlayıcısı olan Ay Tutulması; 10 Ocak 2020 tarihinde Hint Astrolojisine göre adres olarak:

İkizler Burcunda, 25 Derecede, Punarvasu Takımyıldızında, 2. Pada’ da gerçekleşecek.

Bu etki Güneş Tutulmasını izleyen günler ve aylar esnasında Türkiye açısından, dış dünya devletlerinin politik ve ekonomik anlamda planladıkları hamlelerinin, bizim tarafımızdan daha anlaşılır şekilde açığa çıkmasına aracılık edebilir.

Güneş Tutulması Türkiye haritasında dış devletlerle ilişkilerimizi gösteren 7. Evimiz içerisinde gerçekleşmişti.

Bu nedenle politik ve ekonomik anlamda yaşanacak değişim süreci enerjilerinin bizim açımızdan dolaylı bir yansıma yapacağını, dış ülkelerin kendi iç iyileştirme süreçlerini yönetmek durumunda kalacaklarını düşünmekteyim.

Ancak Hint Astrolojisine göre Ay Tutulmasının yaşanacağı adres, Türkiye’ nin tam Yükseleni üzerine denk gelmekte ve özellikle Tutulmanın yaşanacağı dereceler finansal etkilerinin bizim açımızdan hissedilir olabileceğinin sinyalini vermekte.

Ayrıca Ay Tutulmasının gerçekleşeceği bu “Pada”; finansal zemin olarak güvence arayışına da vurgu yapar.

Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasındaki güven arayışlarının etkilerini Tutulma sonrasındaki aylarda deneyimleyebiliriz. Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE YORUMLARI

Yılın son ayı Hint Astrolojisi ve Mundane/Ülkeler astrolojisi açısından en önemli gökyüzü olaylarından biri olan Güneş Tutulması ile 2019’ u kapatıyor olacak.

Tutulma 26 Aralık tarihinde Vedik Astrolojisine göre Yay Burcunda ve Moola Takımyıldızında gerçekleşecek.

Güney Ay Düğümü Ketu’ nun ekseninde yaşanacak Tutulma’ ya Jüpiter tam anlamı ile –Tutulma 10 derecede yaşanacak ve Jüpiter’ in olay anındaki derecesi de 11-yanık” vaziyette eşlik ederken; Satürn, Plüton ve Merkür de Yay Burcunda Güneş Tutulmasına karışacaklar.

Bu da önümüzdeki aylarda Plüton, Jüpiter, Satürn ve Merkür’ ün yapacağı hareketlerin dünya devletleri ve ülke haritamız üzerinde belirleyici olayların tetiklenip, şekillenmesinde önemli roller oynayacak anlamına gelmekte.

Ta ki Haziran ayındaki yeni Tutulma sürecine değin.

Tutulmaya karışan gezegenlerin adet olarak çok olması, etkilerinin de yüksek olacağına işaret eder.

26 Aralık Güneş Tutulması, Türkiye’ nin Yükselen Burcu’ nun tam karşısında; 7. Evinde gerçekleşiyor.

Yazılarımı takip edenler için Tutulma’ nın gerçekleştiği 7. Ev ve Yay Burcu Türkiye için dış dünya ile olan tüm ilişkileri demek.

Tutulma çok uzun süredir burada yerleşen malefik/kötücül gezegenlerin etkisi ile zaten göz önüne çıkmış olan dış dünya ile olan problemlerimizi halk açısından daha net, görünür bir hale getirmek için çalışacak demek yanlış olmaz.

Astrolojide 7. Ev kelimenin tam anlamı ile hayatımızı birlikte devam ettirmek zorunda olduğumuz, ya da birlikte devam ettirmemizin faydamıza olduğu “karşı taraf” ı işaret eder.

O nedenledir ki; birey haritalarında da “eş” 7. Ev tarafından temsil edilir. Hayatımızın ortağıdır.

Bu sebeple ülke haritalarında da 7. Ev, o ülkenin siyasi olarak ilişkilerini yürütmek zorunda olduğu dış güçleri temsil eder.

Ülkenin ticaret yapmak, geçinmek, kimi zaman taviz vererek, kimi zaman isteklerinde direterek, ilişkilerini yürütmek mecburiyetinde olduğu diğer güçlerdir.

Tıpkı bir evlilikte olduğu gibi…

Güneş Tutulmasının yaşanacağı anda pek çok gezegenin de bu enerjiye ortaklık yapması, Türkiye haritasındaki –karışan gezegenlerin yönettikleri evler ve burçlar sebebi ile- pek çok konu başlığının mercek altına alınacağını göstermekte.

Her şeyden evvel: Türkiye’yi birebir temsil eden Yükselen Burcu İkizler’ in ve toprak bütünlüğünü temsil eden 4. Evinin yönetici gezegeni Merkür, Tutulma anı 26 Aralık tarihinde Yay Burcu içerisine yeni adım atmış ve “Gandanta” dediğimiz son derece güçsüz bir pozisyonda bulunuyor olacak.

Bu durum Türkiye’ nin haklılığını anlatmakta özellikle komşu ülkeler ile ilgili alanda dış ilişkiler anlamında zayıf kalma potansiyeline işaret etmekte.

Tutulmaya 1 derece ile son derece yakından karışan ve “yanık” olan Jüpiter ise 7 ve 10. Evlerimizin yöneticisi olarak; Türkiye’ nin liderlik anlamında Güneş Tutulmasının ileriki aylarda yaşatacağı olaylar karşısında iktidar gücünün kendimizi dış dünyaya doğru anlatmak noktasında yanlış hamleler yapabileceğine işaret etmekte.

Tutulmaya karışan diğer gezegenler Satürn ve Plüton ise Yay Burcunun çıkış derecelerine – Satürn 26, Plüton 28 derece ile- son derece yaklaşmış ve kontrolden çıkmaya eğilimli bir enerji yayarlarken; temsil ettikleri “büyük, kökten değişim” rüzgârlarını bize iyice hissettiriyor olacaklar.

Satürn ve Plüton kavuşumları gücün el değiştirmesi, kalıpların yıkılması, sert tepkiler üretilmesi ve yeni liderlerin belirmesi ile son derece yakından ilişkilidir.

Bu iki gezegen uzun süredir Yay Burcu içerisinde birlikteler ve tüm dünyada bilinen siyasi kalıpların dışında, geleneksel yaklaşımlara ters ve kendi bildiklerini okuyan, sert tepkiler veren liderlerin yükselmesine aracılık ettiler.

Bu tutulma bizim açımızdan etrafımızı saran dış güçleri temsil eden iktidarlar açısından daha da sertleşen tepkileri üzerimize toplayabileceğimiz potansiyeline işaret etmekte.

Özetle 26 Aralık Güneş Tutulması dünya üzerinde bildiğini okuyan liderlerin kapışmasına gereken kıvılcımı verirken, Türkiye’ nin de bu güçler arasında kalma ve diplomatik olarak zorlanma risklerini taşıyor.

Güneş Tutulmasının ardından Ocak-Şubat aylarında özellikle Mars’ ın Hint Astrolojisine göre Yay Burcundan geçmeye başlaması ile birlikte dünyada yükselen bir restleşme atmosferi bizi zor sınavlara sokabilir.

Bu etkinin en fazla komşularımız ilintili olacağı beklentisi içerisindeyim.

Dünya politik gündeminden tamamen bağımsız olarak; Türkiye’ nin şu an yaşadığı Venüs Maha/Ana Dasa periyoduna göre tüm bu gezegen geçişleri, kavuşumlar ve Tutulma etkileri odak noktasını komşularımızın üzerine çevirmekte.

Tutulmadan sonraki izleyen aylarda ise transit yapan gezegenlerin gözü komşularımızla birlikte toprak bütünlüğümüz ilintili konulara ve elbette ekonomik göstergelere vurgu yapacak.

Bu ayın özelinde gezegen transitlerine baktığımızda ise 25 Aralık tarihine kadar Merkür’ ün bulunduğu Akrep Burcu ve Türkiye’ nin 6. Ev geçişi; ülke olarak bizim çıkarlarımıza ters düşen ve karşımızda yer alan güçlerle olan iletişimimizin yoğun bir trafik içerisinden geçeceğine işaret etmekte.

Ayın ilk yarısında Merkür’ ün yaşatacağı bu yoğunluk para piyasalarında da dalgalanmalara sebebiyet verebileceği gibi aynı zamanda ulusal güvenlik anlamındaki konuları da ülke ve basın gündemine taşıma potansiyeline sahip.

12 Aralık Dolunay’ ı ise 12. Evimiz içerisinde oluşacak.

Halkın refahı, dış borç, harcamalar gibi konuların yer aldığı bu alan Dolunay’ ın gerçekleşeceği dereceler itibariyle inatçı ve bildiğini okuyan etkiler veriyor.

Okumaya devam et

Paylaş

KASIM 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Kasım 2019’ a, ayın büyük kısmında Türkiye’ ye karşı düşmanca hareket eden güçleri gösteren 6. Evi içerisindeki Merkür Gerilemesinin ve diğer gezegen yerleşimlerinin etkileri ile başlayacağız.

Merkür Retroları, geçmişten gelen çözülmemiş sorunların yeniden gündeme gelerek kendini hatırlattıkları, kendilerine bir çıkış yolu oluşturmaya çalıştıkları dönemleri işaret eder.

Merkür’ ün Hint Astrolojisine göre Akrep Burcu ve Türkiye Haritasında 6. Ev içerisinde başlattığı gerileme hareketi 6 Kasım tarihine kadar Türkiye’ ye karşı düşmanca hareket eden diğer devletlerin faaliyetlerine dikkat çekiyor olacak.

6 Kasım’ da Merkür’ ün Terazi Burcuna geri dönüşü ile birlikte ise uzun zamanadır mevcut olan sorunlarını 5. Evimizin temsil ettiği diplomatik hamleler ile çözüme ulaştırılması için Türkiye açısından fırsatlar oluşacak.

Dünya devletleri ile Türkiye arasındaki diplomatik hamleler Aralık ayı sonu ve Ocak başında yaşanacak Tutulma süreçleri ile ilgili gelişecek daha etkin olaylara zemin hazırlaması açısından da dikkatle izlenmesi gereken konular.

Zira Ocak 2020 sonrasında gökyüzünde önemli bazı gezegenlerin yapacağı yer değişiklikleri, Türkiye’ nin 29 Ekim 1923 tarihli kuruluş haritasının üzerinde çok kritik evleri harekete geçirecek gibi durmaktalar.

Kasım, Aralık, Ocak ayları, bu nedenle dünya üzerinde devletlerarasında yaşanan gelişmeler, hepimizin 2020 yılı boyunca yakından ilgileneceği konuları işaretlemesi açısından önem arz etmekte.

Özellikle de Kasım ayının 10’ una kadar Türkiye’ nin vatan topraklarının bütünlüğünü, sınırlarını temsil eden 4. Evinin içerisinde tansiyonu uzun süredir yüksek tutan Mars’ ın varlığı da bizi ince bir çizginin üzerinde seyretmeye mecbur bırakmakta iken; 10 Kasım’ dan sonra Mars’ ın yer değiştirmesi ve Türkiye’ nin 5. Evi içerisine geçmesi ile birlikte diplomatik gelişmelerin sertleşeceğinin işaretini vermekte.

Kasım 2019’ un en önemli hareketlerinden biri de uzun süredir Vedik Astrolojisine göre Akrep Burcu içerisinde seyreden Jüpiter’ in 5 Kasım itibariyle yöneticisi olduğu Yay Burcu içerisine geçmesi olacak.

Her gezegen, yönettiği burç kuşağını ziyaret ettiğinde daha rahat temsil ettikleri enerjileri yansıtıyor olur.

Aynı durum Jüpiter için de geçerli ancak maalesef ki bolluk, bereket, iyimserlik, pozitif atmosferin temsilcisi olan Jüpiter’ in Yay Burcu ikameti süresince yanında tam tersi enerjileri yansıtan Ketu ve Plüton da kendisine eşlik ediyor olacaklar.

Jüpiter’ in 20 Kasım tarihine kadar Gandanta/Boğulma derecelerinde ilerleyecek olması da ayrıca olumsuz bir atmosfer yaratmakta.

Tüm bunlar Kasım ayında yer değiştiren gezegenin kendisini göstermek, bolluk, bereket enerjilerini yansıtmakta güçsüz kalacağını, daha ziyade olan problemleri daha da büyük hale getirmeye doğru negatif yönde çalışacağına dair bir işaret vermekte.

Türkiye haritası özelinde, yaklaşık önümüzdeki 2 sene boyunca Jüpiter’ in düzeltici, şifalandıran enerjilerinden maalesef çoğunlukla mahrum durumdayız.

Çünkü 5 Kasım itibariyle Türkiye’ nin 7. Evinde Ketu ve Plüton’ nun baskısı altında 1 sene boyunca zararlı çalışma potansiyeline sahip olan Jüpiter; Yay Burcundaki yolculuğu ve 7. Evimizin içerisindeki ikameti bittiğinde, astrolojide kötücül/malefik konuları temsil eden Türkiye’ nin 8. Evine geçmiş olacak.

Türkiye’ nin 8. Evi üstelik de hiç iyi çalışmadığı/düşüşte olduğu Oğlak Burcu içerisine denk gelmekte ve yanında da Satürn olacağından, bizim açımızdan kısıtlama enerjilerini iyice belirginleştirecek.

Çünkü Mundane Astrolojisinde Satürn- Jüpiter kavuşumları, özellikle ekonomik açıdan daralma getiren yerleşimlerdir.

Jüpiter ve Satürn bu kavuşumu yapmadan hemen önce ise uzun süredir ülke haritamızın 7. Evinde bize sıkıntılı enerjilerle dış dünya ile olan iletişimimizde yeterince sorun yaşatmış olacaklar.

7. Evin temsil ettiği dış dünya ile özellikle ticaretimiz anlamında biriken sorunların sonuçları 2020 ile birlikte dizi dizi önümüze geliyor olabilir.

Yani 2020 -2021 yılları kısaca Türkiye’ nin dış dünya politikasındaki ektiklerini biçme dönemi niteliğinde çalışabilir. Okumaya devam et

Paylaş

EKİM 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Hint Astrolojisine göre Ekim 2019 gezegen yerleşimlerinin ülke haritamızdaki etkileri önemli değişimlerin yer alacağı uzun bir süreç için başlangıç sayılabilecek dizilimler ile dikkat çekmekte.

Geçtiğimiz ay Başak Burcunda ve Vedik Astrolojisine göre çıkartılmış Türkiye Haritasının “toprak” ile ilgili konularını temsil eden 4. Evi üzerindeki gezegen birikimleri, uzunca bir süredir unutmuş olduğumuz deprem gerçeğini maalesef hepimize yeniden hatırlattı.

Ekim ayında Başak Burcu içerisindeki yoğunluk azalmakla birlikte Mars, 18 Ekim’ e kadar yanık bir şekilde bu Burç kuşağı -yani Türkiye’ nin topraklarını temsil eden 4. Evi- içerisindeki yerleşimine devam ediyor olacak.

Mars’ ın Başak Burcu içerisindeki yerleşimi sadece deprem gibi riskleri değil; toprak bütünlüğümüz, toprak kaynaklı sel-heyelan gibi diğer başka sıkıntılı enerjileri de tetikleme şansına sahip.

Deprem ise bunlardan sadece 1 tanesi. Ve maalesef deprem ilintili risk potansiyeli henüz sona ermiş değil.

Ülke topraklarımızın bölünmez bütünlüğü, sınır komşularımız ilintili sorunlar, aşırı hava koşulları nedeni ile oluşabilecek toprak kayması, maden kazaları gibi olayların hepsine Türkiye’ nin 4. Evinin aldığı kötücül etkiler nedeni ile şahit olma potansiyeline sahibiz.

Mars’ ın buradaki yolculuğuna görünüm yolu ile daha da sert etkiler katan bir diğer gezegen ise yine Hint Astrolojisi’ ne göre şu anda Yay Burcu içerisinde yerleşmiş olan Satürn!

Ben şahsi olarak, şu an için çok büyük bir doğa felaketinden ziyade; Türkiye’ nin dış ülkelerle ilişkilerini temsil eden evinin içerisinde zararlı şekilde çalışan Satürn’ ün, toprak bütünlüğümüz ve sınırlarımız ile ilişkili 4. Evimizin içerisinde stres biriktiren Mars’ ın üzerindeki olumsuz etkisinden endişe etmekteyim.

Zira 10 Kasım tarihine kadar Başak Burcu içerisinde kalacak olan Mars bizi bu konularla ilgilenmeye, dikkat çekmeye çalışıyor olacak.

Bu esnada 28 Ekim’ de istasyon yapmaya başlayıp, 31 Ekim itibariyle Retro sürecine adım atacak olan Merkür ise hem bizim karşımızda/düşman olan güçleri temsil eden evimizin içerisinde ilk geri gitme hamlesini yapacak, hem de akabinde diplomasi ile ilgili 5. Evimize geçerek, dış dünya ile hallolmamış sorunları tekrar gün yüzüne çıkartmaya başlayacak.

Bu sebeple önümüzdeki günler Türkiye’ nin diplomasi anlamında Merkür Gerilemesi ile birlikte yüzleşmesi gereken sorunların tekrar su yüzüne çıktığı bir döneme işaret ediyor olabilir.

Ekim ayında Venüs’ ün Terazi Burcu ve Türkiye’ nin 5. Evi içerisindeki yerleşimi nedeni ile daha yumuşak geçişlerin yaşanacağını düşünmekle birlikte; Venüs’ ün bahar atmosferi Kasım ayında dağıldıktan sonra, Ekim’ de filizlenmeye başlayan olayların sonuçları ile kış aylarında sıkça başımızın ağrıması ihtimali bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Okumaya devam et

Paylaş

EYLÜL 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Vedik Astrolojisi’ ne göre Ağustos ayında bahsettiğim gibi Türkiye’ nin 3. Evi içerisinde toplanan gezegenler, Eylül ayında rotalarını bir sonraki eve, yani toprak bütünlüğümüzü, topraklarımızı, vatanseverliği, tarım-maden, hava koşulları, emlak piyasası, deprem ve yangınlar gibi konuları temsil eden 4. Evimize doğru çevirecekler.

Eylül ayının ilk gökyüzü hareketi 9’ unda Venüs gezegeninden gelecek.

Venüs bulunmaktan hiç hoşlanmadığı Başak Burcuna geçiş yaparak, temsil ettiği -kadınlar, sanat, yaratıcılık isteyen işlerle uğraşanlar, medya dünyası gibi- konularda tatsız haberlerle bizi meşgul etmeye Eylül ayında da devam ediyor olacak.

Bir süredir Güneş’ e çok yakın yaptığı seyir nedeni ile “yanık” olan Venüs, maalesef kadınlara yönelik şiddet olaylarını tetiklediği gibi kadınların göz önüne çıktığı skandal tarzında haberlerle de gündemi işgal ediyor.

Venüs güzel, zarif, hayatı yaşanmaya değer niteliklerini yanık olduğu için kaybediyor ve bu durum 20 Eylül’ e kadar devam ediyor olacak.

Başak Burcu içerisindeki rahatsız yerleşimi ise olaylara daha ciddi bir bakış açısı geliştirip, sorumluluk almamızın gerekliliğine vurgu yapmak isteyecektir.

Venüs’ ün bir diğer tarafı da diplomasi gerektiren işler, barışçıl tarafımızın ortaya çıkması ve finans-banka kurumlarına yönelik işleri temsil etmekte.

Eylül ayı boyunca yani ülke haritamızda 4. Evimizde seyir ettiği müddetçe; finans-bankacılık sektörü ilintili tatsız gelişmeler yaşanma potansiyeline işaret etmekte.

Ayrıca 4. Ev vatanseverlik, toprak bütünlüğü gibi konuları temsil ettiğinden diplomasi gerektiren bazı memleket meselelerinde yetkililerin yeterli becerikliliği gösterememesine de sebebiyet verebilir.

Bu da hali hazırda dış ülkelerle ilişkilerimizi yöneten 7. Evimizin içerisinde uzun süredir bir arada bulunan 3 kötücül gezegenin –Satürn, Pluto, Ketu – negatif yönlerini ortaya koymak için epeydir bekledikleri fırsatı yakalamaları anlamına gelebilir.

Özellikle 14-15-16 Eylül tarihlerinde gökyüzünde gezegenler birbirleri ile çok sert etkileşim içerisinde olacaklar.

Birbirlerine yaptıkları görünümler 18 Eylül itibariyle Retro hareketini bitiren Satürn’ ün de desteği ile önümüzdeki günlerde ülke gündemimizde; toprak, dış ilişkiler, liderler ilintili pek çok problemi ard arda gündeme taşıyabilir.

Şu an Türkiye’ nin gündeminde hali hazırda bu konu başlıklarını aslında çok fazla ilgilendiren meseleler varlıklarını sürdürmekteler. Yaz aylarında bir nevi kışa hazırlık için zemini oluşturdular. İlerleyen günlerde etkileri daha da büyüme trendine girerek hissettireceklerdir.

Özellikle Mars’ ın nerdeyse tüm yaz aylarını Güneş’ in dibinde ve yanık olarak geçirmesi, Ağustos ayında komşularımız ve sınırlarımız ilintili alanı bir hayli gerilimli enerjiler altında bıraktı.

Şimdi ise Eylül sonunda 4. Evimize ve Başak Burcu’ na geçiş yaparak vatan topraklarının bölünmez bütünlüğü, milliyetçilik duyguları ile ilgili alanları kızıştırma potansiyeline sahip.

Ayrıca toprak kayması, sel, yangın, deprem gibi direkt olarak toprak ve hava koşullarına bağlı gelişen tatsız olaylara da sebep teşkil edebilir.

Yer altı kaynaklarını ilgilendiren sorunlar da Mars’ ın Başak Burcu ziyareti boyunca -yani Hint Astrolojisine göre Eylül, Ekim ve Kasım’ ın ilk yarısına kadar- gündem maddesi halini alabilirler.

Maden kazaları, sel felaketleri, yangınlar gibi istenmeyen olaylar da Kasım ortasına kadar riskli enerjiler altında kalıyor olacak. Okumaya devam et

Paylaş

AĞUSTOS 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Ağustos ayında Türkiye gündemini hiç şüphesiz ki en fazla zorlayacak 2 gezegen Venüs ve Mars olacaklar.

Zira her ikisi de ayın büyük bir kısmında yanıkyani enerjilerini tam anlamı ile doğru aktaramayan pozisyonda gökyüzünde seyredecekler.

Bu iki gezegenin temsil ettikleri evlere ve karakası/doğal göstergesi olduğu konulara bakılacak olursa Ağustos ayı içerisinde zorlanacağımız konu başlıklarını da sıralamak mümkün olacak.

Ancak öncelikle gökyüzünde gezegenlerin tarih sırası ile yapacakları hareketlere bakarak gelişebilecek potansiyelleri teker teker ele alalım.

Özellikle Türkiye ile ilgili yazılarımı yakından takip eden kişiler bana sıklıkla ekonomik dalgalanmaların tarih aralıklarını attıkları maillerde sormaktalar.

Yazılarımda gezegen hareketlerini özellikle bu tarih aralıkları ile vermeye gayret etmekteyim.

Zira tarih aralıklarını belirleyen etki de gezegenlerin yaptıkları hareketler sonucu oluşmakta.

Yani kısaca potansiyel olarak ne zaman ne etkisi içerisinde kalacağımızı yazının içerisinde takip edebilirsiniz.

Bu noktada özellikle astrolojinin global etkileri tahmin etmekte elbette kullanılabileceğini, ancak bu bilginin tek başına yeterli olmayacağını, mutlaka uzman bir yatırımcının tecrübe, bilgi ve görüşleri ile harmanlanması gerektiğini belirtmek istiyorum.

Ayrıca ekonomideki dalgalanmaları sadece kur bazında, ya da zamlar anlamında yorumlamak da tek taraflı bir bakış açısı ile konuyu değerlendirmek anlamına gelmekte. Gezegenlerin dokunuşları hangi konulara dikkat çekileceğine işaret ederken, gelişmeleri çok daha geniş bir perspektiften yerel ve yabacı siyaset gibi diğer dinamikleri de göz önünde bulundurarak yorumlamak gerek.

Şimdi gelelim Türkiye haritası üzerinde Hint Astrolojisine göre gezegenlerin yapacağı hareketlerin ne gibi potansiyel etkileri yansıtabileceğine:

1 Ağustos- Yeni Ay Süreci (+/- 2 gün): Türkiye’ nin para-finans göstergelerinin bulunduğu 2. Evi üzerinde gerçekleşecek. Ekonomi ile ilgili yeni uygulama, atamalar, düzenlemeler için inisiyatif alınması bu süre zarfında gerçekleşebilir. Tüm etki 30 Temmuz-2 Ağustos aralığında geçerliliğini koruyor olacak.

Aynı tarihte Merkür’ de Retro hareketini bitireceği için toprak, gayrimenkuller ile ilgili konularda bir süredir çözüm bekleyen sorunların tekrar gündeme alınmasına aracılık edebilir.

3 Ağustos’ ta Merkür’ ün Türkiye’ nin para evine yerleşimi ile gayrimenkuller, otomotiv sektörü ya da toprak bütünlüğümüz, sabit maddi değerlerimiz ile alakalı yeni stratejilerin ortaya atılmasına 26 Ağustos tarihine kadar sebep olma potansiyeli bulunuyor.

Merkür Türkiye’ nin Natal/Kuruluş haritasında Yükselen Yöneticisi konumunda bulunduğundan ve Ağustos ayındaki yerleşimi para evimizde gerçekleşeceğinden, Ağustos ayının da halk tarafından dikkatle takip edilen konu başlıklarından birinin yine ekonomi, fiyatlar, zamlar, faizler, kurlar gibi konular olacağına işaret etmekte.

Çünkü aslında Mundane/ Ülkeler Astrolojisinde 2. Ev ekonomiyi gösteren bir bölge olmasına rağmen esas gösterdiği şey kitaplardaki tam tabiri ile : “purchasing power of the people” yani halkın satın alma gücüdür.

Ve bu konu başlığı çok uzun süredir halkımızın gözünde en birinci gündem maddesi önceliğini korumakta.

Ağustos ayında da korumaya devam edecek.

Çünkü: Merkür’ ün ekonomiyi temsil eden evimizdeki yolculuğu maalesef Güneş, Venüs ve Mars gezegenlerini de içerisine almakta.

1-9 Ağustos: Güneş, Mars ve Venüs Türkiye’ nin ekonomiyi gösteren 2. Evi içerisinde üstelik de Venüs’ ün yanık hali ile kavuşum yapacaklar.

Venüs karaka/gösterge olarak refah seviyesini, kadınları, sanatı temsil etmekte.

Ağustos ayının tamamında yanık durumda olacağı için tüm bu konu başlıklarını ilgilendiren alanlarda can sıkıcı haberleri gündeme taşıyor olacaktır.

Ülke haritamızda ise 5 ve 12. Evlerin yani spekülatif kazançlar ve ödemeler, harcamalar, yurtdışı borçlar, ilişkiler ve gizli düşmanların temsilcisi konumunda.

“Yanık” olması demek enerjilerini kötü yönde yansıtmaya meyilli olacağını, başımıza dert çıkarmak yönünde çalışacağını göstermekte. Okumaya devam et

Paylaş

TEMMUZ 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Uzun süredir takip edenlerin bildiği gibi yazılarımda bahsettiğim, Tutulma sürecinin yaşanacağı Temmuz ayı gelip çatmış bulunuyor.

Tutulma süreçleri, kişisel hayatlardan çok daha büyük ölçüde, ülkelerin harita enerjilerini etki altında bırakırlar.

2 Temmuz 2019 tarihinde gökyüzünde “Tam Güneş Tutulması” nı yaşayacağız.

Hint Astrolojisi ne göre bu Tutulmanın gökyüzü adresi: İkizler Burcu içerisinde, Aridra Takımyıldızında, “3. Pada” da gerçekleşiyor olacak.

(Hint Astrolojisinde her takımyıldız/nakshatra kendi içinde 4 ayrı parçaya bölünür. Bunların her birine de Pada adı verilir.)

İkizler Burcunu tanımlarken kullanılan; yenilikçi, meraklı, kâşif, teknolojiye meraklı, iletişimci gibi tanımların Hint Astrolojisinde en fazla örtüştüğü kısım bu Pada’ ya aittir.

Çünkü Aridra Takımyıldızı’ nın 3. Pada’ sı teknoloji, iletişim, elektrik, bilimsel gelişmeler ve yeni icatlarla çok yakından ilişkilidir.

Ayrıca Güneş Tutulmasının içerisinde gerçekleşeceği Aridra Takımyıldızı, hizmetini tamamlanmış konuların sonunu üzücü olaylarla getirmesiyle de ünlüdür.

Genel olarak Aridra Takımyıldızı içerisinde tetiklenen gezegen enerjileri, toplumları üzücü şekilde etkileyen, gözyaşı getiren olaylara sebep olurlar.

Tüm bu bilgileri topladığımızda Güneş Tutulması’ nın içinde yaşanacağı astrolojik adrese göre dünya üzerinde gerek ekstrem hava koşulları, gerek teknolojik aksaklıklar sebebi ile insanlık ve toplumlar açısından üzücü olayların vukuu bulabileceği riskini göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Başta hava ulaşımı olmak üzere tüm ulaşım araçları ilintili can sıkıcı gelişmeler olabilir. Uçak kazaları yaşanabilir.

Her türlü iletişim ve ulaşım aracı, bilgisayarlarla ilintili işler, teknolojik aletler sorun çıkarmaya bu ay pek çok açıdan meyilli olacak.

Bu Tutulmayı ayrıca daha zor ve tehlikeli kılan ise tam karşıdan aldığı sert Retro Plüton ve Satürn Görünümleri olacak.

Bu iki gezegenin –yanlarında Ketu’ da bulunmakta-  birlikteliği daha uzun müddet devam edecek ve dünya üzerinde patlamalar, volkan faaliyetleri, yangınlar, depremler, savaş gibi konuları canlı tutmaları son derece olası etkiler arasında.

Evet! Maalesef savaş gibi ya da çok ciddi yaptırımlar ile kutuplaşan enerjilere şahitlik etme olasılığımız bulunuyor.

Bu etki, bir şekilde, dünya arenasında söz sahibi olan güçlerin sağduyularını kullanarak yaz aylarındaki Tutulma sürecinde atlatılabilse bile! Maalesef yükselen risk, bir sonraki; yani 2019 sonunda yaşanacak 2. Tutulma süreci ile yine tetiklenecek.

Aralık 2019 – Mart 2020 süreci dünya için çok dikkatle geçilecek sınavlara işaret etmekte.

Bu yazdıklarım tüm dünya için geçerli etkiler.

Türkiye özelinde Güneş Tutulmasına baktığımızda ise “Yükselen” imiz ile bu Tutulmanın tam kavuşum yaptığını, iç içe geçtiğini görüyoruz.

Bu da dünya üzerinde gelişen sıcak olayların Türkiye gündemini de fazlası ile etkileyebileceğini göstermekte. Okumaya devam et

Paylaş

HAZİRAN 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Haziran 2019, tüm yaz boyunca gezegenlerin çok sıkı ve sert şekilde birbirleri ile ilişkide bulunacakları, dolayısıyla da önümüzdeki çok tansiyonlu ve çok haraketli günleri başlatan ay olacak.

Haziran’ dan itibaren hepimiz, kişisel ve uluslararası düzeyde gergin, sarsıcı ve biraz da korku-endişe-üzüntü yaratan olayları gözlemlemek zorunda kalabiliriz.

Yaşanan gelişmeler karşısında dünya trendi ve bireysel olarak korku duygusu ve güvenlik duyma-güvenlikte kalma ihtiyacının artışı yönünde olacak.

Gökyüzündeki gezegenlerin etkilerinin sert olması beklentisi ve çok yoğun yaşanacak hareketlilik nedeni ile laf kalabalığı yapmadan, dünya ve Türkiye gündemi için ne gibi potansiyel etkilerin yaşanabileceğine, gezegenlerin konumlarını başlık alarak değinmek istiyorum.

Her şeyden evvel Hint Astrolojisine göre 2 Temmuz 2019 tarihinde ülkeleri, dünyayı etkileyen ciddi olayları tetikleme potansiyeline sahip bir Güneş Tutulması yaşayacağız.

Güneş Tutulması

Güneş Tutulmalarının etkileri tutulmadan 2 hafta önce başlar, tutulma periyodunu 2 hafta içerisinde -Ay Tutulmasını da gerçekleştirerek- tamamlayarak, bu periyodun 2 hafta sonrasına kadar sirayet eder.

Yani toplamda 6 hafta süresince olayları tetikleme potansiyeline sahiptirler.

Üstelik bu etki, tutulma yaşanmadan önce başlar!

Bu şekilde hesapladığımızda Güneş Tutulmasından 15 gün öncesi, yani 17 Haziran haftası itibariyle bizler Güneş Tutulmasının etkilerini üzerimizde hissetmeye başlamış olacağız demektir.

Tutulma tam olarak Temmuz başında yaşanacak olsa da Haziran ayının 2. Yarısını etkisi altına çekmiş olacak.

O nedenledir ki Haziran ayı yazısında kendisinden bahsetmek mecburiyetindeyim.

Bu Tutulma, Türkiye’ nin kuruluş anındaki Yükselen derecesi ile neredeyse bire bir örtüşmekte!

TÜRKİYE – Natal Harita / Kuruluş Haritası

Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin Yükselen’ i astrolojik adres olarak: İkizler Burcunda, Aridra Takımyıldızında, 15 derecede bulunmakta.

2 Temmuz Güneş Tutulması ise astrolojik adres olarak: İkizler Burcunda, Aridra Takımyıldızında 16 derecede yaşanacak.

Bu ne mi demek?

Temmuz Tutulması Türkiye’ yi çok ciddi şekilde etkiyecek demek!

Türkiye’ nin gündemi çok çalkantılı, karışık ve zor bir sürecin içerisinden geçebilir demek!

2 Temmuz 2019 Güneş Tutulması /16 Derece İkizler Burcu

Ayrıca bu Tutulmayı başka açıdan önemli kılan bir detay daha var: Amerika’ nın 4 Temmuz tarihli kuruluş haritasında Jüpiter de maalesef astrolojik adres olarak: İkizler Burcu içerisinde, Aridra Takımyıldızında ve 15 derecede bulunuyor!

Bu da 2 Temmuz Tutulmasının ABD’ yi de dış ülkelerle ilişkileri ve iktidardaki güç-lider anlamında ciddi şekilde etkileyecek ve ön plana çıkartacak yansımaları olacak demektir!

Sıcak gelişmelerin ortasındaki isim olarak Ortadoğu’ daki ülkelerin haritalarına da göz gezdirdiğimizde, onlar açısından da bu Tutulma başta düşmanları ilintili konuları, ekonomik olmak üzere kayıpları tetikleyerek pek çok alanda çok ciddi etkilere başlangıç yaratacak gibi durmaktadır.

(Astroloji ile yakından ilgilenenler için: Tutulma Suriye’ nin iktidarı gösteren 10. Evinde. İran ve Irak’ ın kayıpları, izolasyonu gösteren 12. Evinde. İsrail için dış politikasını gösteren 9. Evinde. Genel kabul gören Yükselenlerine göre.)

Güneş Tutulmaları hiç olmayan değil, bekleyen ve şekle bürünmek isteyen enerjileri görünür ve elle tutulur hale getirirler.

Peki şekle girmeyi bekleyen enerji nedir Temmuz Tutulması ile?

Tutulma İkizler Burcunda.

İletişim, ticaret, bilgi, ulaşım, teknoloji, yenilik konuları İkizler Burcunun temsil ettiği alanlar.

Peki biriken ve şekle girmek isteyen enerji nerede?

İkizler Burcu’ nun tam karşısında maalesef Yay Burcunda.

Çünkü Satürn, Ketu ve -Mundane (ülkeler) astrolojisinden bahsettiğimiz için onu da dikkate almamız gerekmekte- Pluto; 3 büyük kötücül enerji, Yay Burcu içerisinde hafızalarında biriktirdikleri enerjiyi Yay Burcu’ nun temsil ettiği konularda patlatmak üzere beklemekteler.

Yay Burcu dini inançlar, hukuk sistemi, halkların inanışı/muhafazakarlığı, tutuculuk gibi konuları bizim de uzun süredir şahit olduğumuz gibi gündemde sıcak şekilde tutmakta.

Ocak 2017 tarihinden beri Satürn Yay Burcu içerisindeki astrolojik hafızasını doldurmakla meşgul.

Türkiye olarak bizim 7. Evimizde bu yolculuğunu sürdürürken; dış dünya ile ilişkilerimizi temsil eden nokta burası olduğundan, yabancı ülkelerle gerek ticari anlaşmalar, gerekse diplomatik ve siyasi ilişkilerin yürütülmesinde bizi fazlası ile zorlamakta.

Ocak 2020 sonuna dek de zorlamaya devam edecek.

İşi daha da zor hale getiren 23 Mart tarihinde, daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi yanına Ketu’ nun da gelip yerleşmesi oldu!

Bu katlanan etki ile birlikte Türkiye dış ülkelerle ticari bağları, diplomatik ilişkileri anlamında iyice köşeye sıkışmakta.

Şimdilerde ise İkizler Burcun’ da Ketu-Satürn ve Pluto üçlüsünün karşısında hizalanmak üzere- Mars, Merkür, Venüs ve Güneş gezegenleri sıralarını beklemekteler!

Yay burcundaki kötücül üçlünün yaylım ateşine tutulmak için 4 gezegenimiz, astrolojide “tetikleyici” –“trigger” tabir ettiğimiz rolü üstelenmek üzere, adeta sıraya girmiş birbirleri ile yarış etmekteler.

Okumaya devam et

Paylaş

MAYIS 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Mayıs ayı, içeresinde biraz olumlu, fazlası ile zor etkileri barındıran enerjilerle ülkemiz haritasını etkileyecek.

Öncelikle olumlu olabilecek etkilerden bahsedelim:

Mayıs ayının özellikle ilk yarısında Güneş’ in Koç Burcunda yücelmiş yerleşimi; ülkemizi müttefikleri, gelir yolları, politikacılar, hazine hedeflerinin gerçekleştirilmesi anlamında -fırsatlar doğru şekilde kullanıldığı taktirde– destekliyor olacak.

Ülkenin yönetiminde söz sahibi olanlar için de iradeyi ortaya koymak anlamında parlak ve verimli bir süreç Güneş 15 Mayıs’ ta Boğa Burcuna geçene kadar değerlendirilebilir olanaklar arasında.

Ancak 7’ sinden sonra bu olumlu etki; Mars’ ın yer değiştirmesi ile birlikte ciddi şekilde gölgelenmeye başlayacak.

Venüs ise Nisan ayında başladığı yücelim/exalt konumundaki Balık Burcu yolculuğuna 10 Mayıs tarihine kadar devam edecek.

Geçtiğimiz ay melasef 7. Evin üstündeki malefik/kötücül etkiler sebebi le kadınlar-çocuklar ilintili sevimsiz haberlerle Venüs gündeme vurgu yaptı.

Bu etki 7. Evin üzerindeki baskı Mayıs ayında daha da artarak devam edeceği için hala geçerli olacak.

Ancak dünyanın Türkiye’ ye bakışı, devletin otoritesinin kaynaştırıcı ve doğru şekilde kendini ifade etmesi anlamında Venüs -eğer yine doğru şekilde kullanılırsa- 10 Mayıs tarihine kadar destekleyici enerjilerini yansıtıyor olacak.

Bu ayrıca kadın-çocuk ilintili kanayan yaralarımızın sarılması anlamında da son derece şifalandırıcı olabilir.

Özellikle 7 Mayıs tarihinde Venüs ile birlikte hem Güneş hem Ay’ ın gökyüzünde yüceldikleri burçlarda yer almaları nedeni ile kanuni anlamda yeni başlangıçlar yapmak adına son derece olumlu etkiler söz konusu.

Hatta 7 Mayıs itibariyle Türkiye’ nin 1. Ve 11. Ev yöneticileri, yani Mars ve Merkür arasında oluşacak Privartane / Yer Değiştirme/ Exchange Yogası da bu anlamda bilhassa yasama/yargı organları tarafından bir iyileştirme çalışması anlamında kullanılabilirse geleceğe yönelik çok kalıcı çözümler üretebilir.

Bunlar Mayıs ayının nispeten olumlu olarak yorumlayabileceğimiz enerjileri.

Diğer yerleşimlere gelince; aslında hemen az önce bahsettiğim Merkür ve Mars arasındaki yer değiştirme Yogasından başlayabiliriz:

Merkür Türkiye’ nin kuruluş anı haritasında 1 ve 4. Evlerinin Yöneticisi olan gezegendir.

Mars ise 6 ve 11. Evlerini yönetir.

Astrolojide İkizler Burcunu yöneten gezegen Merkür iken, Koç Burcunu yöneten gezegen ise Mars’ tır.

7 Mayıs 2019 itibariyle bu 2 gezegen; Hint Astrolojisine göre Mars İkizler Burcu içerisinde, Merkür ise Koç Burcu içerisinde yerleşerek Privartane Yoga’ yı oluşturmuş olacaklar.

Bu Yoga Hint Astrolojisinde iki evin temsil ettiği konuları birbirine sıkı sıkıya bağlar.

1.Ev Türkiye’ nin kendisini, 11. Ev ise az önce bahsettiğim gibi müttefiklerimizi, yasama-yargı kurumlarımızı, politikacılarımızı, hazinemizi ve halk hareketlerini temsil etmekte.

8-9 Mayıs tarihlerinde Ay’ ın da bu değişim Yoga’ sının içerisine dahil olması ile birlikte annelerin, kadınların katıldığı duygusal bazı hareketlere, yürüyüş-gösterilere de şahitlik edebiliriz.

Tüm bu saydığım 11. Ev ilintili konu başlıkları Mayıs ayı içerisinde özellikle de 18’ine kadar sahnede ön plana çıkmaya aday.

Ancak içlerinden bir tanesi beni ciddi şekilde, geçen ay da belirttiğim gibi endişelendirmekte.

Zira etkisi sadece Mayıs ayı ile sınırlı kalmayacak. Tüm yaz aylarına damgasını vurma potansiyeline sahip.

Mart sonunda yazdığım Nisan ayındaki yazımda belirtmiştim: “…..Çünkü Türkiye, Ağustos ayının neredeyse ortalarına kadar, Mars’ ın Türkiye haritasında; 1,2 ve 8. Evler üzerindeki baskısı nedeni yaratacağı dalgalanmalardan dolayı ekonomik anlamda pek rahat nefes alamayacağa benzememekte    …..

Nisan ayını Dolar kuru anlamında bakacak olursa 5,6 TL ile başlayıp, Merkez Bankası verilerine göre ben bu yazıyı yazarken 5,93 TL. ile kapatmak üzereyiz.

Yine Nisan ayındaki yazımda Mayıs ayının ekonomik anlamda daha sıkıntılı olabileceğini belirtmiştim:

“…Ancak 7 Mayıs itibariyle Türkiye’ nin Yükseleni üzerine bizzat yerleşecek olan Mars, ekonomi başta olmak üzere, pek çok ülkemize has problemle kendi dinamiklerimiz nedeni ile de uğraşmamız gerektiğini anlatmakta…”

O yazımda ifade ettiğim gibi konuyu Mayıs ayı açısından Hint Astrolojisine göre şimdi daha ayrıntılı şekilde ele alalım.

Aşağıdaki harita görseli 19 Mayıs 2019 Dolunay etkisindeki gökyüzünün Türkiye Haritası üzerindeki izdüşümüne ait.

Daha önceki ayda da değindiğim gibi 7 Mayıs itibariyle olayları tetiklemesi ile bilinen Mars gezegeni, Rahu’ nun yanına yerleşerek, Türkiye’ nin ekonomisinden sorumlu 2. Evin yöneticisi Ay gezegenini baskı altına misli ile almaya başlayacak. Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2019 VEDİK ASTROLOJİSİNE GÖRE TÜRKİYE ETKİLERİ

Nisan 2019, bir önceki ay alıştığımız gökyüzü hareketliliğini devam ettiren enerjilerle bize merhaba diyecek.

Ay ortası itibariyle gökyüzünde 2 yücelmiş/exalt gezegenimiz olacak.

Hint Astrolojisine göre Venüs Balık, Güneş ise Koç Burcu içerisinde tüm enerjilerini üzerimize yansıtıyor olacaklar.

Ancak gerek ülke gündemimiz, gerekse gökyüzünde tüm Nisan ayı boyunca bulunduğu yerden kendi sert enerjisi ile 2 sert gezegeni görünümde tutacak olan Mars sebebi ile gökyüzü bize pek rahat vermeyeceğe benzemekte.

Öncelikle durumu Hint Astrolojisine göre hareket eden gezegenlerin nereye değip, neyi etkilediğini ortaya koyarak analiz edelim.

Mart ayının son günlerinde “yurt dışı” piyasalarda Türk Lirasının faiz oranları ile ilgili bir yükselme oluştu.

Yazılarımı takip edenler zamanlamanın Rahu ve Ketu yazımın akabine rastlamış olmasına dikkat etmişlerdir.

Evet, sizin de tahmin edeceğiniz gibi konun tetiklenmesinin ilk hareketini verenler Rahu ve Ketu’ nun yer değiştirerek İkizler-Yay Burcu eksenlerine kaymış olmasıdır.

Neden?

Aşağıdaki gezegen konumları 19 Nisan 2019 tarihine aittir. Yani önümüzdeki

Nisan ayının gökyüzü yerleşimleri aşağıdaki gibi olacaktır.

Gezegenlerin yerleştikleri yerlerin Türkiye haritasındaki Ev konumlarını numaralandırarak belirttim.

Nisan 2019 Hint Astrolojisine göre transit gezegen hareketleri…

Sizin de görsel olarak fark edebileceğiniz gibi 7. Evin içerisinde Ketu, Satürn ve Retro Jüpiter bulunmaktalar. –Sa: Satürn; Ke: Ketu; (Ju):Retro Jüpiter-

Ketu ve Satürn malefik/kötücül gezegenlerdir ve etkiledikleri evlerin, gezegenlerin temsil ettiği konuları zorlaştırırlar.

Bu durumda, Türkiye’ nin 7. Evi içerisinde; 7. Evin konularını zorlaştırmaktalar.

Mundane / ülke astrolojisinde Vedik’ e göre 7. Evin konuları: Dış ilişkiler, dış ticaret, turizm, antlaşmalar, kadın ve çocuk hakları gibi konuları kapsamakta.

En temel seviyede yabancı ülkelerle aramızdaki ekonomik ilişkiyi ve iletişimi gösteren evlerden biri burasıdır.

Ocak 2017’ den beri Satürn’ ün varlığı sizlerin de takip ettiği gibi Türkiye’ yi bu alanda sıkıştırmaktadır.

Zira Satürn zorluk çıkartan, kesinti veren, daralma yaşatan, gerçekçi bir gezegendir.

Hint Astrolojisine göre 23 Mart 2019 itibariyle de Ketu Yay Burcuna ve Türkiye’ nin 7. Evine geçtiği anda bu zorlayıcı etki daha da bir katlanarak artmaya başladı.

31 Mart itibariyle bu 2 kötücülün arasına giren ve onları aslında yegâne dizginleyebilecek olan iyicil/benefik gezegen Jüpiter ise son derece güçsüz.

Yani çok ufak nefes aldırmalar yapacak kadar kendini ortaya koyabiliyor.

Çünkü Şubat sonundan beridir Jüpiter Vedik Astrolojisine göre en sevmediği Gandanta derecelerinden geçmekte ve Mayıs sonuna kadar da geçmeye devam edecek.

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi bir de 23 Nisan itibariyle zaten enerjilerini rahat ortaya koyamayacağı Retro/Gerileme hareketine başlamak üzere kendisi!

Yani: Jüpiter’ in iyileştirici, düzeltici etkilerinden Mayıs sonuna kadar kimse uzun boylu bir fayda beklemesin.

Arada sırada ancak ben buradayım diye göz kırpacaktır. O kadar!

Türkiye 7. Evinin içerisinde Satürn ve Ketu’ nun “yüzleşmek zorundasın” “bunlar aslında çok uzun süredir senin problemin ama yok sayıyorsun” dediği konularla baş başadır. Okumaya devam et

Paylaş