Kategori arşivi: TÜRKİYE ASTROLOJİSİ

AĞUSTOS 2017 AY-GÜNEŞ TUTULMASI ve TÜRKİYE

Ağustos, Mundane yani ülke astrolojileri adına, son derece önemli olan Tutulma etkileri ile 2017′ nin en önemli aylarından biri olarak öne çıkmakta.

Gökyüzü Ağustos içerisinde Jüpiter dışında neredeyse tüm gezegenlerin hareketine sahne olacak.

Hatta Node’ lar yani Ay Düğümleri de yer değiştirmeye hazırlandıklarından (Mean Node) Rahu ve Ketu’ yu da bu devinimin içerisinde düşünmemiz gerekmekte.

Gökyüzünün ilk hareketi Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 8. Evine denk gelen Shravana Takımyıldızındaki ve Mars görünümü altında gerçekleşecek olan Ay Tutulması.

8. Ev; ayrışma, bozulma, beklenmedik durumlar, borçlar, büyük dönüşümler, faiz oranları, milli felaketler, dış ülkelerle olan finansal ilişkiler gibi konuları temsil etmekte.

Bu ev, haritada bir anlamda temizlenmesi gereken engelleri temsil eder. Ayrıca 8, ölüm getirme potansiyeli de yüksek olan bir evdir. Zira Astroloji yorumlarında kullanılan “ev” lerin temsil ettiği konular sıralandığında, bir haritada bulunan toplam 12 ev içerisindeki en kötücül ve yıkıcı etkilere sahip olanı burasıdır…

Bu evin vurgulandığı zaman dilimlerinde büyük riskler içeren işlerden uzak durulması gerekir.

7 Ağustos Ay Tutulmasının Türkiye’ nin 8. Evinde gerçekleşecek olması, doğal olarak bu evin vurgulanması anlamına gelmektedir.

Ay Tutulması esnasında Hint Astrolojisine göre toplumsal olaylara vurgu yapan Kova Burcu Yükselende ve tutulmanın derecesi, Shravana’ nın toplumun geniş kesimlerini etkileme gücü olan 4. Padasında (4. Kısmı) gerçekleşiyor olacak.

Mars’ ın patlayıcı, yangın, silahlı güçlerle olan doğal ilişkisinin de görünüm yolu ile bu tutulmaya eşlik edeceğini hesaba katarsak; toplumu etkileyecek yangın, patlama ya da silahlı güçlerin vurgulandığı bir olayın Ay Tutulması günlerine yakın bir tarihte vukuu bulması potansiyeli akla gelmekte.

Ayrıca Mars görünümünde gerçekleşecek olan Ay Tutulmasının, toprak elementinden bir burç kuşağında (Oğlak) yer alması da yine ilerleyen tarihlerde toprak altı güçlerinin -maden kazaları, depremler ya da sel, heyelan- tetikleyicisi niteliğinde çalışmasına maalesef sebebiyet verebilir.

Özellikle bir sonraki ay, 15-30 Eylül tarih aralığı, gezegen yerleşimleri açısından yangın, patlama, silahlı kuvvetlerin, toprak-yer küre, ekstrem hava koşulları ilintili sorunların toplumun dikkatini çekmesi açısından benim gözüme çarpmakta.

13 Ağustos tarihinde ise Merkür Türkiye’ nin 3. Evinde Magha ve Purvaphalguni Takımyıldızları arasında gidip-gelerek gerileme hareketine başlayacak.

5 Eylül’ e kadar da retrosunu sürdürecek.

Ticari hayat ve iletişim dendiğinde ilk akla gelen gezegen olan Merkür’ ün Türkiye’ nin tam da iletişimi temsil eden 3. Evinde geri hareket yapacak olması; öncelikle sosyal medya, basın – yayın, telefon-televizyon, görsel medya gibi günümüz iletişim kaynaklarının hepsini içine alan genişlikte bir iletişim aksaklığı çıkarması potansiyelini akla getirmekte.

Ayrıca ulaşım da 3. Evin konuları arasında bulunduğundan, ulaşım yolları ile ilgili bazı terslikleri de retrosu boyunca bizlere deneyimletebilir.

Ay Tutulmasının ardından, 21 Ağustos tarihinde Türkiye’ nin 3. Evinde yaşanacak olan Güneş Tutulmasının olası etkilerinden bir tanesi de iletişim ve ulaşım yolları üzerinde gergin bir enerji barındırması nedeni ile kara-deniz-hava taşımacılığını ilgilendiren bir kaza, ya da teknolojik aksaklık da Güneş Tutulmasına yakın ve izleyen günlerde Türkiye’ nin gündemini işgal edebilir.

Aynı süreçte basın, medya, sosyal medya gibi iletişim kurduğumuz araçlar üzerinde de kısıtlayıcı bir etki –Merkür Retrosunu destekler şekilde-söz konusu olma potansiyeline sahip.

16 Ağustos tarihinde ülke astrolojisinde hükümetin başını temsil eden gezegen Güneş, yönettiği ve güçlü olduğu burç kuşağı Aslan’ a geçecek.

Merkür Retrosu ile birlikte dik ve taviz vermeyen konuşmaları devlet büyüklerimizden bu dönemde daha sık işitebiliriz.

Bu konuşmalar özellikle de özgür düşünceyi temsil eden, toplumun gözü önündeki insanlar hakkında olabileceği gibi komşu ve yakın ilişkide bulunduğumuz devletlerle ilintili politikamız-ilişkilerimiz hakkında da gerçekleşebilir.

Özellikle Güneş Tutulması sonrası, komşularımızla ilişkilerimizi vurgulayan gelişmeleri uzun vadede deneyimleme etkisine sahibiz.

Ayrıca gazeteciler, basın mensupları, yazarlar, sanatçılar, eğitmenler gibi muhafazakâr görüşlere sahip olmayan kesimlerle devlet otoritesinin çatıştığı, birbirine sert çıkışlar yaptığı konuşmaları/yazıları da Güneş Tutulmasına yakın ve devamındaki günlerde, iletişim kaynakları vasıtasıyla izleme/ takip etme isteği içerisinde olacağız.

21 Ağustos Güneş Tutulmasının en çarpıcı yönü ise Amerika Devleti’ nin tüm eyaletlerini neredeyse tamamını gölgesi altında bırakacak olması.

Daha önceki yazılarımda aktardığım gibi tutulmaların en büyük etkileri, onu toprakları üzerinde gözlemleyen ülkeler açısından yaşanma potansiyeline sahiptir. (1999 Güneş Tutulmasını ve 17 Ağustos depremini hatırlayın.)

Üstelik tutulma Hint Astrolojisine göre Amerika’ nın Ay’ dan sayıldığında 8. Evine (Önceki paragraflarda bahsettiğim gibi bir haritadaki en yıkıcı, en kötücül çalışan ev.), Sade Sati süreci içerisindeyken denk gelmekte.

Burada uzun uzadıya Amerika’ nın bu tutulmadan nasıl etkileneceği konusunda açıklamalar yapmayacağım. (İlgilenenler yabancı kaynaklardan bolca araştırıp, öğrenebilirler. Amerikalı astrologlar isim bile verdiler tutulmaya: “Amerikan Tutulması”. Yani çok popüler.)

Ancak kişisel kanaatim, bu tutulmanın özellikle Amerika’ nın ekonomik-ticari dengeleri, dış ülkelerle ilişkileri/restleşme-ters düşme ve düşmanları ilintili konularını ciddi boyutta harekete geçireceği yönünde.

Elbette depremler, yangınlar ve toprak sel-fırtına gibi felaketlerden de coğrafi yapısının hassaslığı sebebi ile zarar görme potansiyeline güçlü şekilde sahip. Ulaşım yollarını ilgilendiren bir felaketi yaşama potansiyelleri de var…

Konunun bizi ilgilendiren ve burada yer ayırmama neden olan kısmı ise sizlerin de bildiği gibi Amerika’ da olan biten pek çok şeyin dünyayı ve bizi de yakın şekilde etki altına alıyor olması. Okumaya devam et

Paylaş

TEMMUZ 2017 ve TÜRKİYE

Temmuz 2017, Ağustos ayında yaşayacağımız Ay ve Güneş Tutulmalarından önce, Türkiye Haritası açısından, nispeten daha sakin ancak kendi içinde oldukça gerilimli gökyüzü enerjilerine sahip.

Türkiye Haritasında Hint Astrolojisine göre Akrep Burcunda geri giden Satürn, tıpkı geçtiğimiz yaz aylarında olduğu gibi 6. Evimize yerleşmiş durumda.

Uzunca bir süre de -26 Ekim’ e kadar- sıkıntılı olayları temsil eden bu evdeki yolculuğuna devam edecek.

Geçen seneden farkı ise Mundane Astrolojisinde askeri güçleri, patlamaları, yangınları temsil eden Mars ile birlikte olmayışı.

Bu da geçtiğimiz seneki kadar gerilimli süreçleri bize yaşatmayacak olduğunu anlatmakta.

Ancak Satürn ve 6. Ev kombinasyonu, yine de çok olumlu etkiler vermeyecektir.

Zira 6. Ev dediğimizde mahkemeler, ordu, polis, milli savunma, yiyecek-içecek ilintili konular ülke gündemine taşınma eğiliminde olurlar.

Özellikle de Satürn’ ün geri gidişi, geçmişten bu yana var olan ve çözülmemiş sorunlarımızın 6. Evin temsil ettiği konu başlıkları dahilinde yine dikkat çekici gündem maddelerini oluşturabileceğini anlatmakta.

Ülke Yükselenimiz üzerinde Temmuz’un 11’ ine kadar transitini sürdürecek olan Mars da dikkate alındığında; yine silahlı güçleri ön plana çıkartan, ani gelişen ve tansiyonlu olayların gündeme oturabileceğini söyleyebiliriz.

Olayın niteliğinin astrolojik olarak tam tanımını yapmak pek mümkün olmasa da Satürn’ ün gizli örgütlenmeleri temsil eden bir burç kuşağı olan Akrepteki ilerleyişi, yasa dışı örgütler kaynaklı bazı üzücü olayların yaşanma potansiyeline işaret etmekte.

Ayrıca Mars’ ın 16 Temmuz tarihine kadar Vedik Astrolojisine göre Punarvasu Takımyıldızında, çoğunlukla da Merkür ile birlikte yol alacak olması; eğitimcileri, yazarları, gazetecileri, üniversite camiasında çalışan insanları içine alan bir grup için olumsuz etkiler, olaylar yaşanmasına neden olabilecek enerjileri tetikleme potansiyeline sahip.

Temmuz’ un başı itibariyle Venüs’ ün Boğa Burcunda güç kazanmaya başlaması ile birlikte, 26 Temmuz tarihine kadar Türkiye haritası üzerinde 3-6-9 ve 12. Evler arasında gezegenler bir birleri ile Kare Görünüm yapmaya başlayacaklar.

Okumaya devam et

Paylaş

HAZİRAN 2017 ve TÜRKİYE

Haziran ayı, Burç Yorumları yazımda da belirttiğim gibi İkizler Yükselenler için,  gezegen hareketleri açısından bakıldığında, oldukça yoğun bir enerji yerleşimine sahip olacak.

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş anı haritasında ise Hint Astrolojisine göre tüm gezegen hareketlerinin yorumlamasının yapıldığı en önemli 2 nokta: “Yükselen Burç” ve “Ay Burcu”, her ikisi birden, İkizler Burcuna düşmekte.

Yazılarımı takip edenlerin bildiği gibi Vedik Astrolojisinde yorumlama yaparken kullandığımız Takımyıldızlar / Nakshatralar açısından incelendiğinde de Türkiye Haritasında hem Yükselen, hem de Ay gezegenin yerleşimi, Aridra Takımyıldızına denk gelmekte.

Haziran ayında gerçekleşecek olan gezegen transit/hareketlerine baktığımızda ise: Mars Haziran ayının tamamında, Güneş 15 Haziran – 16 Temmuz, Merkür ise 18 Haziran – 3 Temmuz aralığında İkizler Burcunda olacaklar.

Tüm bu transit etkilerinin yanına, 24 Haziran tarihinde yine İkizler Burcu içerisinde Aridra Takımyıldızında gerçekleşecek Yeni Ay süreci eklenecek.

Üstelik de 24 Haziran tarihindeki Yeni Ay, 8 derece ile Türkiye’ nin Natal (Kuruluş anı) haritasındaki 7 derecede yerleşmiş olan Ay gezegeni ile neredeyse tam kavuşum halinde olacak.

Bu da 24 Haziran Yeni Ay’ ını Türkiye açısından daha önemli kılıyor.

Zira bu süre zarfında devlet olarak alınacak kararların ya da toplumu ilgilendiren nitelikte gerçekleşecek olayların etkilerinin, kalıcı ve uzun süreli olması potansiyelini ortaya çıkarmakta.

Şimdi sırasıyla gezegenlerin Türkiye haritası üzerindeki ilerlemelerine bakalım.

Venüs 31 Mayıs itibariyle Hint Astrolojisine göre Koç Burcundaki yerini aldı ve Haziran’ ın son günlerine kadar da burada konaklamaya devam edecek.

Koç Burcu Türkiye’ nin 11. Evine denk gelmekte.

11. Ev ise Mundane / Ülke Astrolojisinde; o ülkenin dost ve müttefiklerini, yasama organlarını, meclis ve politikacılarını, bir de hazineyi temsil etmekte.

Venüs tabiatı itibariyle Benefik / İyicil bir gezegendir ve dolayısıyla bulunduğu evin konularına olumlu/pozitif etkiler yansıtması beklenir.

Ancak Venüs; Türkiye’ nin kayıplar, çıkışlar, hapishaneler/suçlular, gizli topluluklar, evsiz-sürgün insanlar gibi pek de sevimli olmayan, Melefik / Kötücül, 12. Evinin de haritada yöneticisi konumunda bulunmakta.

Venüs’ ün Türkiye Haritasında 12. Evin yöneticisi olması, her zaman için transit etkileri açısından olumsuz bir atmosfer yaratma potansiyeline elbette sahip değil.

Okumaya devam et

Paylaş

MAYIS 2017 ve TÜRKİYE

Hint Astrolojisine göre 4 Mayıs tarihinde Türkiye’ nin 11. Evi üzerindeki Retro hareketini bitirecek olan Merkür, devlet otoritesi ve işleyişi ile ilgili konularda aksayan, çözülmemiş konuların Mayıs ayında daha etkin şekilde ele alınmasını sağlayacak.

Ayrıca ticari hayatta yaşanan durgunluk etkileri de Merkür Retrosunun bitip, 8 Mayıs itibariyle kendisini iyice toparlamasıyla, düzelmeye başlayacak.

Para piyasalarında da Mayıs ayında olumlu etkilerin yansımalarını görebiliriz.

Yine Hint Astrolojisine göre 15 Mayıs tarihine kadar Koç Burcunda yücelmiş pozisyondaki Güneş, toplumsal olarak politik ve sosyal gündem açısından daha sakin enerjiler içerisinden geçeceğimizi göstermekte.

Bu durum, ayın ikinci yarısı itibariyle, Türkiye’ nin 12. Evine ve Mars’ ın yanına katılacak olan Güneş’ in ilerlemesi ile değişecek.

Özellikle 15-26 Mayıs tarih aralığında devleti temsil eden mercilerden sert, kaynaştırıcı niteliği olmayan ifadeler duyabilir; bunun sonucunda da yine sosyal medya başta olmak üzere iletişim kaynakları üzerinde yaşanan tartışmalara şahitlik edebiliriz.

Ayrıca Yurt dışını gösteren 12. Evdeki Mars – Güneş birlikteliği, dış ülkeler ile devlet otoritelerimiz arasında mülteciler, ya da kanuni davalar, diplomatik ilişkiler anlamında bir sıkıntının da vuku bulabileceğini işaret ediyor. Özellikle uzlaşma niteliği taşımayan, fevri ve tepkiler söz konusu olabilir.

Hali hazırda geçen ay Türkiye’ nin 7. Evi üzerinde Retro hareketine başlamış olan Satürn de geçmişten gelen dış ülkelerle aramızdaki problemleri yine gündem maddesi haline getirme eğiliminde olacak.

Kısacası Mayıs ayı da diğer aylarda yaşandığı gibi dış ülkelerin nezdinde Türkiye’ nin tanınırlığına, şöhretine iyi gelmeyecek, negatif etkiler ile geçme potansiyeline sahip.

15-26 Mayıs tarihlerinde Güneş- Mars birlikteliğinin Türkiye’ nin düşmanlarını, yasa dışı örgütleri ve silahlı güçlerini temsil eden 6. Evine yaptığı görünüm de terör saldırıları ile ilgili bir girişimin yaşanma olasılığını risk olarak yükselten bir durumda.

26 Mayıs tarihinde Mars’ ın yine Vedik Astrolojisine göre Boğa Burcundan ayırılıp, İkizler Burcuna ve Türkiye’ nin Yükseleninin üzerine geçmesi ve hemen ardından da Venüs’ ün Gandanta (Yanan yol / gezegenin tehlikeli çalışmaya başladığı durum)  pozisyonunda ilerlemeye başlaması ile birlikte; ülkemiz için deprem, toprak kayması, maden kazaları gibi yer ve yer altını ilgilendiren risklerin yükselmesi olasılığı söz konusu.

Türkiye’ nin Yükselenine göre Başak Burcunda ve 4. Evinde Retro giden Jüpiter’ in de durumu göz önünde bulundurulduğunda; özellikle ay sonunda bu etkinin daha belirgin bir potansiyel halini aldığını söyleyebiliriz. Okumaya devam et

Paylaş

NİSAN 2017 ve TÜRKİYE

Nisan 2017 hepimiz için önemli bir siyasi olayla, yani seçim gündemi ile diğer aylara nazaran daha dikkat çekici enerjiler barındırmakta.

Her şeyden evvel Nisan ayının tamamı ve seçimin olacağı gün de gökyüzü çok sık bir araya gelemeyecek geri giden/retro gezegen etkileri ile bezenmiş durumda.

Nisan 2017 Burç Yorumları yazımda da belirttiğim gibi bu astrolojide çok sık rastlanan bir etki değildir ve hem bireysel hayatlarımız, hem de toplum açısından yaşanacak gelişmeler zorlayıcı enerjilere sahip olacaktır.

Hint Astrolojisinde kullanılan 9 gezegenden 4 tanesi (Jüpiter, Satürn, Merkür ve Venüs ) hep birlikte 10-15 Nisan tarih aralığında geri harekette olacaklar. Seçimin olacağı gün, yani 16 Nisan’ da Venüs geri hareketini bir gün önce bitirmiş olacak ancak daha da tehlikeli sayabileceğimiz istasyon pozisyonuna geçecek.

Şimdi tüm bu geri giden gezegenlerin Nisan 2017’ de tek tek hangi evler ve dolaysıyla ülke gündeminde hangi konular üzerinde etkili olabileceğine bakalım:

Öncelikle 10 Nisan tarihinde gerileme hareketine başlayacak olan Merkür, doğal temsilcisi olduğu ekonomi, para ve ticari hayat ilintili konularda Nisan ayının pek iç açıcı geçmeyeceğini işaret etmekte.

Özellikle bu gerilemesini Vedik Astroloji’ ye göre Koç Burcunda ve ülkenin gelir yollarını gösteren 11. Evi üzerinde gerçekleştireceğinden, finansal konuların Nisan ayında sıkıntılı virajlardan geçeğini, ekonomik parametrelerin iyi olmayacağını, ticari hayatta hissedilir bir durgunluk yaşanacağını söyleyebiliriz.

Ayrıca Merkür Türkiye haritasında 1 ve 4. Evlerin yöneticisi konumunda bulunduğundan; geri gittiği süreçte ülke genelinde atmosferin biraz sıkıntılı olacağını, insanların mutluluk ve refah hissi içinde olmayacaklarını da gösteriyor.

4. Ev’ in bir diğer temsil ettiği konulardan olan: toprak bütünlüğü ilintili meseleler, milliyetçi duyguların ön plana çıktığı çeşitli olayları tetikleme potansiyeline sahip. Ya da Nisan ayında kimin daha vatansever olduğuna dair tartışmaların yaşandığı ortamlara şahitlik ediyor olabiliriz.

Nisan ayında Türkiye’ nin 4. Evi, Şubat ayında başladığı geri hareketine devam etmekte olan Jüpiter’ in ikameti ile birlikte, 10 Nisan sonrasında emlak piyasaları açısından çok ciddi bir durgunluk sürecinin tetiklenmesine aracılık edecek konumlanmalara sahip durumda. Önümüzdeki bahar aylarını taşınmazlar üzerinde yatırıp yapmak noktasında, büyük paralarla oynamayan sıradan vatandaşlar adına, ben açıkçası çok akıllıca bir hareket olarak görmemekteyim.

7 Nisan tarihinde ise Satürn, yine Hint Astrolojisine göre Yay Burcunda uzunca bir müddet devam ettireceği geri hareketine başlayacak.

Satürn Türkiye haritasında yönettiği evler anlamında son derece kötücül etkilere sahip 8. Evin temsilcisi olması bakımından, Retro hareketini başlatacağı 7. Evin konuları üzerinde, geçmişten bu yana süren ve çözüme ulaşmamış meseleleri, artık kaçınılmaz bir noktaya getirerek, iyice belirgin ve inkar edilemez bir noktaya taşıma potansiyeline sahip.

Mart ayında belirttiğim ve gerçekleştiği üzere, (Mart 2017 ve Tükiye )yabancı ülkelerle ilişkilerimiz anlamında Nisan ayı da yine son derece rahatsız edici enerjilerin sınavına tabi olacak.

Okumaya devam et

Paylaş

MART 2017 ve TÜRKİYE

Hint Astrolojisine göre 4 Mart 2017 itibariyle geri/retro hareketine başlayacak olan Venüs, ülkemizin ilk gündem maddelerinin şekillendiricisi olacak.

Venüs’ ün doğal temsilcisi olduğu kadınlar, sanatçılar, medyatik kişilerin ön plana çıktığı tartışmalar, toplumu rahatsız edecek bir takım gelişmelere Mart ayı içerisinde şahitlik edebiliriz.

Venüs ülke haritamızda hapishaneler gibi kapalı yerleri temsil eden bir evin yöneticisi konumunda bulunduğu için toplumda göz önünde bulunan bir kişi veya kişilerin tutuklanma haberleri ile bizleri meşgul edebilir.

Ayrıca uzun süredir toplumsal olarak rahatsızlık veren kadınlar, çocuklar ilintili olumsuz gelişmelerin de Mart ayı içerisinde daha fazla gündeme taşınması söz konusu.

Venüs’ ün 5 ve 12. Evlerle yaptığı bağlantı, eğitim veya sanat camiası için önemli sayılabilecek isimlerin Mart ayında ön plana çıkabileceğini göstermekte. Hatta bu kesimlere ait kişilerle ilintili ülke içerisinde yaşanma potansiyeli olan bazı olumsuz gelişmelerle ilgili olarak dış ülkelerin tepkileriyle de karşılaşabiliriz.

Venüs’ ün yaptığı geri harekete ek olarak 11-27 Mart tarihlerinde Merkür’ ün yine Balık Burcu içerisinde konaklayacak oluşu da bizlere ekonomik anlamda sıkıntılı bir süreç yaşatma potansiyeline sahip.

Özellikle ticari hayatta durgunluk, piyasalarda likidite sıkışması gibi durumlar yaşanabilir. Borsa ve benzeri spekülatif kazançlar da Mart ayı içerisinde riskli yatırımlar olarak gözükmekte. Ani dalgalanmalar, beklenmedik kayıplar finans piyasalarını hareketli bir dönemin içerisinden geçirebilir.

Ayrıca ülke haritamızın 4. Evinde Venüs’ ün tam karşısında yine geri harekette bulunan Jüpiter de ekonomik anlamda gayrimenkul piyasaları ile ilgili ciddi bir durgunluğun habercisi olma enerjisine sahip. Üstelik Venüs’ ün Retro hareketi ile tetiklenecek olan bu süreç, yaz aylarına kadar etkisini sürdürme ihtimaline sahip. Bu süreci birikimlerinizi toplu olarak bir taşınmaza yatırmadan değerlendirmeniz akıllıca olabilir.

Gökyüzünde önemli bir başka Mart ayı etkileşimi de Türkiye’ nin 4 ve 10. Evleri arasında gerçekleşiyor.

Merkür ve Jüpiter Hint Astrolojisine göre Privartane Yoga oluşturacaklar.

10. Ev iktidar, ülkeyi yöneten gücü temsil ederken, 4. Ev ise muhalefet partilerini tanımlamakta. Bu iki karşıt olması beklenen gücün aralarında yaptıkları ortak bir çalışma, birlikte hareket ettikleri bir durum da ülke gündemini meşgul eden tartışmaları açığa çıkartabilir.

Privartane Yoga ayrıca hava koşullarına bağlı olarak gelişecek toprak kayması, seller, fırtına gibi doğal felaketlerin de bu dönemde tetiklenmesine neden olabilir.

4 ve 10. Evler arasındaki bu yer değişimi iktidar tarafından milliyetçilik duygularının daha fazla gündeme getirildiği, getirilmesine gerek duyulduğu bir atmosferi de yaratabilir. Mart ayında vatan, bayrak, vatanseverlik konularının sıkça telaffuz edildiği tartışmalı ortamlara şahitlik edebiliriz. Bu tartışmaların toplumun genel huzur atmosferini negatif şekilde etkilemesi de son derece olası sonuçlardan biri durumunda.

Tüm bu hareketlilik içerisinde Vedik Astrolojisine göre 1 Mart tarihinde yöneticisi konumunda olduğu Koç Burcuna ve Türkiye’ nin 11. Evine geçiş yapacak olan Mars; 12 Nisan tarihine kadar Koç Burcundaki yerini koruyacak. Mars’ ın bu hareketi 1-19 Mart aralığında Türkiye’ nin 3 -7 ve 11. Evleri arasında Evrensel Üçgen enerjisini de harekete geçirecek. Bu enerji, ülke üzerinde koruma etkilerini tetiklemekle birlikte, bir yandan da zor ve başa çıkması kolay olmayan mücadelelerin önünü açma potansiyelini taşımakta.

Okumaya devam et

Paylaş

ŞUBAT 2017 ve TÜRKİYE

Tutulmaların Mundane/Ülke astrolojileri üzerindeki etkileri çok önemlidir. Hint Astrolojisine göre Şubat 2017’ de gökyüzünde bu etkiyi 2 kez deneyimleyeceğiz. 11 Şubat’ ta Ay; 26 Şubat tarihinde ise Güneş Tutulması gerçekleşecek.

Öncelikle Ay Tutulması Vedik Astrolojisine göre Yengeç Burcunda, Türkiye’ nin 2., yani para evinde Ashlesha Takımyıldızında oluşacak.

Ashlesha sırlardan hoşlanmayan, şüpheci, sinsi, takıntılı bir takımyıldızdır.

Ay Tutulmasının içinde gerçekleşmesi ise saklı tutulan bazı olayların, sırların gün yüzüne çıkmasına ve ülke gündemini işgal etmesine neden olabilir. Ya da Ay Tutulması esnasında temeli atılan ve toplum tarafından çok da hoş karşılanmayacak bir durumun Güneş Tutulmasını’ nı takip eden günlerde gün yüzüne çıkmasına bu etki aracılık edebilir. Ashlesha başkalarının açıklarını yakalamak ve bunları kendi amacına hizmet edecek şekilde kullanmak konusunda çok sinsi etkiler verir.

11 Şubat’ ta yaşanacak olan Ay Tutulması, etkisi önceden hesap edilmiş, sinsi bir planın işlemeye başladığı bir dönem olarak da Türkiye için tetikleyici bir durum yaratabilir.

Ay Tutulmasının içinde gerçekleşeceği Yengeç Burcu ise Türkiye açısından para kaynaklarını, gelirlerini gösteren evine denk gelmekte. Yani bu Ay Tutulmasının en fazla etkili olacağı alan ekonomimiz gibi durmakta.

Ayrıca Ashlesha’ nın spekülatif kazancalar elde eden kişileri de temsil etmesi sebebi ile piyasalarda dalgalanmalar, borsa, döviz gibi yatırım araçlarında beklenmedik oynamalar yaşanması Şubat ayının olası potansiyelleri arasında yerini almakta. Ay Tutulmasını takip eden günlerde banka ve finans kurumları ilintili konular da ön plana çıkabilir.

Türkiye’ nin ekonomik verileri, 26 Ocak tarihinde yer değiştiren Satürn’ün; para evi lordu Ay’ ı Yükseleni üzerinden görünümde tutması sebebi ile de zaten hassas bir sürecin içine girmiş bulunmakta.

Önümüzdeki günler ve hatta yıllarda ekonomide daralma, piyasadaki likiditede azalma, geçim sıkıntısı problemlerinin daha görünür olamaya başladığına şahitlik edebiliriz.

Satürn’ ün doğası gereği vereceği zorlanma, kısıtlanma hissi; her şeyden evvel ticari hayatı temsil eden 7. Evimize yerleşmesi nedeniyle gerçekleşecek. Ticaretle uğraşan kişilerin kapılarında yaklaşık 2,5 senelik yokuş yukarı çıkıyormuş hissine kapıldıkları bir dönem beklemekte. Bu süreçte riskli yatırımlardan kesinlikle uzak durulmalı.

Ayrıca 7. Ev bizim dış ülkelerle olan ilişkilerimizi de temsil etmekte ve dış ticaret ilintili konular da bu evin başlığı altında yer alıyor. Satürn nitelik olarak bizi dış temaslarımız açısından da sınavlara tabi tutacak demektir bu. Dış politika önümüzdeki dönemde ülke gündemini işgal eden önemli maddelerden biri haline gelecek.

6 Şubat itibariyle Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin 4. Evi üzerinde Retro/geri harekete başlayacak ve 4 ay boyunca bu durumda kalacak olan Jüpiter ise özellikle hava koşullarına bağlı olarak tarım ürünleri ve tarım alanları ilintili aksaklıkları, kötü olayları bize yaşatma potansiyeline sahip. Jüpiter Retro hareketi esnasında emlak piyasalarında durgunluk, daralma ve yatırımların değer kaybetmesi ile ilgili tetiklenmeler de yapabilir. Madenler ilintili işlerde de zorluklar, maden kazaları da Şubat ayı boyunca yaşanabilir.

4. Evimiz üzerindeki Jüpiter Retrosu önümüzdeki günlerde muhalefet partilerinin kendi içlerinde bazı yeni düzenlemelere, oluşumlara yer verebileceklerini de işaret etmekte. Alışılagelen düzen ve sistemler dışında bir atmosfer için ilk adımları bu süreç içerisinde görebiliriz.

Kova Burcu içerisinde Satabisha Takımyıldızında 26 Şubat tarihinde yaşanacak Güneş Tutulması etkilerine gelecek olursak:

Bu tutulma Hint Astrolojisine göre Türkiye’ nin adalet sistemini, dış politikasını ve ticaretini, yabancıları, dini görüşlü kesimleri, akdemiysen ve üniversiteleri, medya sektörünü, hepsinden önemlisi devlet otoritesinin başını temsil eden evin üzerinde gerçekleşmekte.

Uzun süredir Rahu ve Ketu’ nun yerleşimi ile gerilen bu hat, Güneş Tutulmasının yoğun enerjisi altında kalacak.

Toplumsal hareketleri temsil eden bir burç kuşağında oluşması ise toplumsal hareketlerin önümüzdeki 6 aylık süreçte etkili roller oynayabileceğini işaret etmekte. Birikmiş olan gerginliğin patlama yapması, hareketsiz olduğu zannedilen toplumsal örgütlerin seslerinin daha fazla duyulmaya başlaması bu Tutulmanın etkisi ile aktif hale gelebilir.

Ayrıca Tutulmanın içerisinde yaşanacağı Satabisha Takımyıldızı anlaşılmaz, kestirilemez, tutarsız nitelikleri ile tanınır. Tutulmanın içinde olacağı dereceler ise geleneksel görüşü vurguluyor. Bu noktada devlet otoritesini temsil eden bir evde gerçekleşecek olan Tutulma; devlet büyüklerinden gerginlik getirebilecek, tek taraflı bakış açısına sahip, ayrıştırıcı açıklamalar duyulmasına da neden olabilir.

Satabisha Takımyıldızının sularla olan yakın ilişkisi, suyolları, seller, deniz yolları ilintili sıkıntıların da Güneş Tutulması ile tetiklenmesine neden olabilir.

Son olarak Türkiye’ nin 10. Evinde ve Balık Burcunda ay boyunca bir arada kalacak olan Venüs- Mars gezegenlerinin yine devletin başındaki kişiler ve parti ile ilintili konuları gündeme taşıması söz konusu.

Ayrıca dış ülkeler nezdindeki itibarımız hususunda fazla korumacı politikalar, durumun gereğini yerine getirmekten çok savunmacı tepkiler verilmesi ile birlikte hareketlenen dış politika gündemlerine de Şubat ayında şahitlik edebiliriz.

Sonuç olarak Vedik’ te Tutulmalar gökyüzünde iki büyük ışık kaynağının, ışıklarını kesmesi anlamına geldiği için uğurlu bulunmazlar. Türkiye için uzun süredir Rahu-Ketu yerleşimi ile gergin bir seyirde ilerleyen 3-9 hattının temsil ettiği konular, Şubat ayında yaşanacak olan Tutulmalar ile artık daha fazla inkar edilemez, yüzleşilmesi ve netleştirilmesi gereken konular halini alacaktır.

3. Evin temsil ettiği özgür düşünce, yazarlar-gazeteciler, iletişim, ulaşım, komşular ilintili uzunca bir süredir ülke gündemimizin başköşesinde yer alan konular ile 9. Evin yani otoritenin, tutucu görüşlerin duruşlarını netleştirerek yola devam etmesi etkisi, söz konusu potansiyeller arasındadır.

Türkiye gündeminde Güneş ve Ay Tutulmalarının geçmişine bakıldığında izleyen aylarda daha fazla etkisi hissedilmekte, Tutulmaların tetiklediği olaylar zincirinin –bu tutulmayı göz önüne alacak olursak- Mart, Nisan, Mayıs ayları Türkiye açısından kritik bir zaman dilimini işaret etmektedir…

Sevgilerimle

©Hint Astroloğu

31 Ocak 2017

Paylaş

OCAK 2017 ve TÜRKİYE

Türkiye için yeni yılın ilk ayı, gökyüzünde Hint Astrolojisine göre, Kova Burcu içerisinde bir araya gelen Ketu, Mars ve Venüs gezegenlerinin vurgusu ile şekilleniyor.

Kova Burcu Türkiye Vedik Haritasında 9. Eve denk gelmekte…

Ayrıca 26 Ocak 2017 tarihinde Türkiye’ nin Akrep Burcunda ve 6. Evinde uzun süredir konaklayan, terör saldırılarını, askeri/silahlı güçlerini, düşmanlarını, toplumun en önemli gündem maddesi haline getiren Satürn, yer değiştirecek…

Bu hareket, gökyüzünde en ağır hareket eden gezegen olan Satürn (Satürn yaklaşık 2,5 senede bir burç değiştirir.) tarafından yapılacağı için Ocak ayının Türkiye açısından kritik enerjiler barındırmasına sebep oluyor.

Zira ağır hareket eden gezegenlerin (Satürn, Jüpiter, Rahu, Ketu gibi…) burç değiştirme süreçleri, gezegenin olumlu niteliklerini zayıflattığı ve son hamlelerini ortaya koymaya daha müsait bir zemin hazırladığı için biraz sancılı sonuçlar doğurabilmektedir.

Ocak 2017’ yi Türkiye haritası açısından kritik kılan bir etki de 12 Ocak’ ta tam ülke Yükselen ve Natal Ay gezegeninin içinde bulunduğu İkizler Burcunda yaşanacak olan Dolunay

Aralık 2016’ nın son günlerinde gerçekleşen Yeni Ay’ ın tetiklediği enerjinin tamamlanması niteliğini taşıyan bu Dolunay’ ın ülke Yükselenimiz içerisinde oluşması ise bizi yakından ilgilendirecek, toplumsal duygularımızı fazlası ile hareketlendirebilecek gelişmelere aracılık edebilir.

Özellikle Ay Dolunay fazına geçmeden hemen önce 9 Ocak itibariyle, gökyüzündeki gezegen yerleşimleri oldukça gergin bir enerji yaratan kare görünüm etkisinde olacağından, toplumsal olarak kayıp yaşayabileceğimiz olumsuz vakaların yaşanmasına söz konusu olabilir.

Hatta bu tarihten daha önce, 8 Ocak itibariyle Retro’ dan düz harekete geçecek olan Merkür de 5 gün boyunca istasyon –yine gezegen açısından olumsuz enerjiler yayan, güçsüz bir durum- konumunda bulunacağı için Ocak 2017’ nin çok parlak ve olumlu enerjileri açığa çıkartmasını beklemek biraz fazla iyimser bir bakış açısı gerektirmekte…

Ay’ ın Türkiye Haritasında para evinin yöneticisi konumunda bulunması da Ocak ayında yaşanacak Yükselen üzerindeki Dolunay enerjisinin ekonomik parametreler açısından yeni bir dalgalanma etkisi yaratabilme potansiyeline de açık bir durum yaratmakta.

Şimdi tüm bu sıraladığım gezegen yerleşimlerinin Türkiye açısından Ocak ayında tetikleyebileceği olaylar potansiyelini Ev yerleşimleri açısından biraz detaylandırmak istiyorum.

Okumaya devam et

Paylaş

ARALIK 2016 ve TÜRKİYE

Türkiye Aralık 2016’ ya tıpkı Kasım ayında olduğu gibi Rahu ve Ketu enerjilerinin arasında sıkışmış Hint Astrolojisine göre Kala Sarpa Yoga’ nın etkileri ile adım atmakta.

Aralık ayında Ülke üzerinde hakim olacak atmosferin bu nedenle Kasım’ dan çok da farklı olmayacağını belirterek diğer gökyüzü gezegen hareketlerinin etkilerine değinmek istiyorum.

aralik-2016-ve-trSon zamanlarda insanlar üzerinde hakim olan umutsuzluk ve karamsarlık hissi Kova-Aslan Burç ekseninde yerleşen Kala Sarpa Yoga’ nın yansımaları olarak toplum psikolojimizi etkilemekte.

Öncelikle bir önceki aylık yazımda dikkat çektiğim ekonomik olumsuzluklar bu ay da bizler için etkilerini sürdürüyor olacak.

“…..6. ve 11. Evlerin temsilcisi konumdaki bir gezegenin, yani Mars’ ın; içinde faiz oranları, ölüm, borçlar, sigorta kurumları gibi konu başlıklarının olduğu bir noktaya gitmesi; her şeyden evvel ekonomik olarak ani değişimlerin hayatımıza etkisi olabileceğini, piyasalarda bir daralma, sıkıntılı atmosferin yaşanabileceğini göstermekte….” Yazının tamamına “KASIM 2016 ve TÜRKİYE” linkinden ulaşabilirsiniz.

Zira gelir yollarını temsil eden evimizin yöneticisi konumundaki Mars, Türkiye’ nin 8. Evi üzerindeki baskısını 12 Aralık tarihine kadar devam ettirecek.

Mars’ ın transiti ile tetiklenen bu sürecin Venüs Alt Dasa (Dasa: Vedik Astrolojisinde transitler dışında gezegen periyotlarını gösteren sistem.) ile Mart 2017’ ye kadar hayatlarımızda etkili olacağını da söyleyebiliriz. Okumaya devam et

Paylaş