Kategori arşivi: Gezegenler

RAHU ve KETU

RAHU ve KETU… Hayat yolculuğumuzun nerede yaşanacağına karar veren büyük planın yöneticileri…

Ay’ ın Dünya eksenini kestiği 2 nokta: Batı Astrolojisinde “Kuzey ve Güney Ay Düğümü” olarak anılırken, Hint Astrolojisinde “Rahu” ve “Ketu” olarak adlandırılırlar. Haritalarımızda her daim geri hareketli olarak yerleşirler.

Burç Yorumları yazımda da belirttiğim gibi Mart ayının en önemli gezegen hareketi 1,5 senedir Yengeç-Oğlak Aksı üzerinde seyahat eden Rahu ve Ketu’ nun Hint Astrolojisine göre 23 Mart 2019 itibariyle İkizler ve Yay aksı üzerine geçiş yapacak oluşu idi.

Bu hareket ayrı bir yazı konusu olmaya adaydı ve konuyu yükselen burçlar açısından aktarmadan Hint Astrolojisinin çok önemli aktörleri olan Rahu ve Ketu hakkında bazı noktaları özellikle ortaya koymayı doğru buluyorum.

Aşağıda aktardığım bilgileri okurken belli seviyede temel astroloji kavramlarına hakim olmanız elbette işinizi kolaylaştıracaktır. Ancak dikkatini vererek okuyanlar açısından da konu gayet anlaşılır olabilir.

Yazıyı okuduktan sonra şahsi haritanızda Rahu ve Ketu’ nun nereye düştüğü ile ilgili soruları bana yönelttiğinizde maalesef buna cevap veremeyeceğim. Bu yazı ile birlikte siteme eklediğim tablodan doğum tarihi aralığınıza bakarak kendiniz bulabilirsiniz.

Genel olarak Yükselen Burç bilgileriniz  dışında haritanıza özel sorularınıza maalesef cevap verememekteyim.-

RAHU ve KETU Hakkında Genel ve Basit Bilgiler:

1

Gerçekten gezegen olmayan, ancak Hint Astrolojisinde tam bir gezegen muamelesi göre (Node-Ay Düğümü) Rahu ve Ketu’ nun gökyüzünde yer aldıkları noktaların hesaplanmasında Vedik’ te 2 farklı yöntem kullanılmaktadır. Ben “True Node” denilen yerleşimi kullanmaktayım.

(Bir diğer hesaplama şekli olan Mean Node’ a göre 8 Mart’ tan beri Rahu 1,5 sene boyunca ikamet edeceği İkizler; Ketu ise Yay Burcu içerisine çoktan geçiş yapmış bulunmakta.)

Bunu özellikle belirtmemin sebebi: birinin diğerinden daha doğru olduğunu ifade etmek değil, sadece amatör olarak Hint Astrolojisi ile ilgilenenlerin, harita açılımı yaptıklarında, farklı yerleşimlerle karşılaştıklarında oluşacak sorularını peşinen cevaplamaktır.

Ayrıca Rahu ve Ketu her zaman tam tamına aynı derecede ve karşıtlıkta gökyüzünde yerleşirler.

Bu nedenle de onlardan bahsederken “Aks” tanımlaması tam anlamı ifade etmektedir.

Yani kişisel haritanızda Rahu Balık Burcunda ise; Ketu da Başak Burcundadır, Rahu Yengeç’ te ise Ketu Oğlak’ ta olacaktır. Gibi …

2

Vedik Astrolojisinde Ketu “Karma”nın ne getirdiğini? Rahu ise Ketu’ nun getirdiği “Karma”nın; hayat yolculuğunda hangi alanda kendini gerçekleştireceğini gösterir.

Bu sebeple Ketu “geçmiş”, Rahu ise “gelecek” ya da “şu an” dır.

Satürn ve Jüpiter de dahil olmak üzere Hint Astrolojisinde diğer tüm gezegenler! Ketu’ nun sebep olduğu karma yükünüzün (olumlu ya da olumsuz) Rahu ile çözüleceği alana doğru giderken, hayatınızın nasıl geçeceğini gösteren sadece aracılardır.

Yani Rahu ve Ketu hayatınızın kilidini elinde tutar.

Hayat yolculuğunun nerede ve hangi alanda gerçekleşeceğini göstermesi nedeni ile Rahu bir anlamda haritada kişinin cevaplamak zorunda kalacağı en zor soruların hangi konulardan geleceğini de gösterir.

Haritanızda Rahu’ nun bulunduğu ev, bu hayatta sizi en çok zorlayan, çözmekte kendinizi en yetersiz hissettiğiniz konuları anlatır.

Çünkü Rahu ruhun tecrübe etmekte eksik kaldığı ve gelişmesi gereken alanın ne olduğunu işaretlemektedir.

Basit ve tek bir açıdan örneklersek: 1. Evinde Ketu; 7. Evinde Rahu olan kişi, hayatının en zorlu tecrübelerini ilişkiler üzerinden yaşayacak demektir.

3

Rahu dünyevi hırsları besleyen bir gezegendir. Maddi açıdan bulunduğu evin temsil ettiği konularda kişiyi büyütmesine rağmen, manevi anlamda asla tatmin duygusu yaşatmaz. Örnek: Başak Yükselenler için bu transitinde işinde büyüme etkisi verecektir ancak kişi kendini yine de yeterince başarılı görmeyebilir. Okumaya devam et

Paylaş

Rahu – Ketu Yıllara Göre Yerleşim Tablosu

Tüm tarihler Hint/Vedik Astrolojisine göre verilmiştir. Doğum saatinize göre tam giriş ve çıkış günlerine denk gelen doğum tarihleri Rahu –Ketu yerleşimlerini bir önceki veya sonraki burç kuşağına atlatabilir. True Node kullanılmıştır.

Tarih Aralığı RAHU KETU
2 Şubat 1940 – 18 Ağustos 1941 Başak Balık
18 Ağustos 1941 – 17 Nisan 1943 Aslan Kova
17 Nisan 1943 – 16 Ekim 1944 Yengeç Oğlak
16 Ekim 1944 – 10 Nisan 1946 İkizler Yay
10 Nisan 1946 – 15 Aralık 1947 Boğa Akrep
15 Aralık 1947 – 25 Haziran 1949 Koç Terazi
25 Haziran 1949 – 22 Aralık 1950 Balık Başak
22 Aralık 1950 – 18 Haziran 1952 Kova Aslan
18 Haziran 1952 – 22 Şubat 1954 Oğlak Yengeç
22 Şubat 1954 – 2 Eylül 1955 Yay İkizler
2 Eylül 1955 – 25 Şubat 1957 Akrep Boğa
25 Şubat 1957 – 28 Ağustos 1958 Terazi Koç
28 Ağustos 1958 – 3 Mayıs 1960 Başak Balık
3 Mayıs 1960 – 8 Kasım 1961 Aslan Kova
8 Kasım 1961 – 4 Mayıs 1963 Yengeç Oğlak
4 Mayıs 1963 – 15 Kasım 1964 İkizler Yay
15 Kasım 1964 – 18 Temmuz 1966 Boğa Akrep
18 Temmuz 1966 – 14 Ocak 1968 Koç Terazi
14 Ocak 1968 – 11 Temmuz 1969 Balık Başak
11 Temmuz 1969 – 13 Mart 1971 Kova Aslan
13 Mart 1971 – 24 Eylül 1972 Oğlak Yengeç
24 Eylül 1972 – 21 Mart 1974 Yay İkizler
21 Mart 1974 – 19 Eylül 1975 Akrep Boğa
19 Eylül 1975 – 24 Mayıs 1977 Terazi Koç
24 Mayıs 1977 – 1 Aralık 1978 Başak Balık
1 Aralık 1978 – 27 Mayıs 1980 Aslan Kova
27 Mayıs 1980 – 25 Kasım 1981 Yengeç Oğlak
25 Kasım 1981 – 11 Ağustos 1983 İkizler Yay
11 Ağustos 1983 – 5 Şubat 1985 Boğa Akrep
5 Şubat 1985 – 4 Ağustos 1986 Koç Terazi
4 Ağustos 1986 – 2 Şubat 1988 Balık Başak
2 Şubat 1988 – 18 Ekim 1989 Kova Aslan
18 Ekim 1989 – 13 Nisan 1991 Oğlak Yengeç
13 Nisan 1991 – 11 Ekim 1992 Yay İkizler
11 Ekim 1992 – 9 Mayıs 1994 Akrep Boğa
9 Mayıs 1994 – 24 Aralık 1995 Terazi Koç
24 Aralık 1995 – 19 Haziran 1997 Başak Balık
19 Haziran 1997 – 11 Ocak 1999 Aslan Kova
11 Ocak 1999 – 30 Ağustos 2000 Yengeç Oğlak
30 Ağustos 2000 – 28 Şubat 2002 İkizler Yay
28 Şubat 2002 – 28 Ağustos 2003 Boğa Akrep
28 Ağustos 2003 – 22 Şubat 2005 Koç Terazi
22 Şubat 2005 – 8 Kasım 2006 Balık Başak
8 Kasım 2006 – 5 Mayıs 2008 Kova Aslan
5 Mayıs 2008 – 2 Kasım 2009 Oğlak Yengeç
2 Kasım 2009 – 3 Mayıs 2011 Yay İkizler
3 Mayıs 2011 – 14 Ocak 2013 Akrep Boğa
14 Ocak 2013 – 13 Temmuz 2014 Terazi Koç
13 Temmuz 2014 – 9 Ocak 2016 Başak Balık
9 Ocak 2016 – 9 Eylül 2017 Aslan Kova
9 Eylül 2017 – 23 Mart 2019 Yengeç Oğlak
23 Mart 2019 – 19 Eylül 2020 İkizler Yay
19 Eylül 2020 – 12 Nisan 2022 Boğa Akrep
Paylaş

Ekim 2018 Vedik Astrolojisine Göre Türkiye Etkileri

Ekim ayında Hint Astrolojisine göre 2 önemli gezegen hareketi Türkiye haritası üzerinde belirleyici etkiler bırakacak.

İlk sırada hiç şüphesiz ki Türkiye’ nin kuruluş/rasi haritasındaki en kalabalık evinin üzerinden artık çekilecek ve 6. Evinin içerisine yerleşecek olan Jüpiter’ e ait.

Astrolojide gezegenin bir burç kuşağından ayrılıp, diğer bir burç kuşağına geçişine “transit” adı verilir.

Bu hareketi Jüpiter gibi senede 1 kez yapan, ya da 1 seneden de daha uzun süren aralıklarla gerçekleştiren Satürn, Rahu/Ketu gibi ağır hareketli tabir ettiğimiz gezegenlerin etkileri çok daha önemli sonuçlar doğurur.

Türkiye’ nin Vedik Astrolojisine göre çıkarılmış kuruluş/rasi haritasında ise Jüpiter zaten hali hazırda Akrep Burcu içerisinde bulunmakta.

Yani Jüpiter 11 Ekim 2018 – 4 Kasım 2019 tarihleri arasında (Nisan ayında geri giderken çok kısa süreli bir Yay Burcu ziyareti dışında) Hint Astrolojisine göre ülke haritamızda Natal Jüpiter’ imiz ile kavuşum yapmaya başlayacak.

Transit yapan Jüpiter’in ile kuruluş anımızdaki Natal Jüpiter’ in üzerinden geçeceği bu 1 senelik sürecin aslında son derece uğurlu bulunan bir enerjiyi açığa çıkartması beklenir.

Ancak Akrep Burcu Türkiye haritasında maalesef 6. Eve denk gelmekte.

6. Ev yazılarımı takip edenler için Satürn ve Mars’ ın ziyaretleri esnasında 15 Temmuz’ u tetikleyen, yani malefik/kötücül olarak adlandırdığımız evlerden bir tanesi.

Jüpiter ise gökyüzünün en kıymetli, en güzel, en bereketli, en uğurlu enerjilerini getirmesi beklenen gezegeni.

Jüpiter gibi iyicil etkilere sahip gezegenler malefik/kötücül evleri sevmezler.

Hint astrolojisine göre 6, 8 ve 12. Evler, bir haritada Kötücül/Dushtana kabul edilir.

Yani Jüpiter Burç kuşağı olarak Akrep’ i Terazi’ ye göre daha çok sevse de! Bir haritanın 6. Evinden geçmesi iyi sonuçlar doğurmayabilir.

Neden mi?

Çünkü Jüpiter’ in gezegen olarak aslında en önemli etkisi transit yaptığı dönemlerde “Olanı büyütmesidir”. Niyet ettiğiniz şeyin alt yapısına sahipseniz, onu size verir.

O nedenledir ki; 7. Ev bağlantılı yaptığı transitlerinde süregelen ciddi bir ilişkiniz varsa sizi evlenme enerjilerinin içine geçer. Çünkü olanı (ilişkinizi) büyütmek (evlilik) istemektedir.

Olumlu olayları temsil eden evlerle temas ettiğinde etkileri son derece tatminkâr olmakla birlikte olumsuz evlerle yaptığı temaslarda ferahlatmak yerine, daha da beter hale getiren sonuçlar üretir.

Tüm bu açıklamalardan sonra, 6. Evin ülke/mundane astrolojisinde Vedik Astrolojisine göre neleri temsil ettiğine bir kez daha bakalım.

Yani 5 Ekim 2018 – 4 Kasım 2019 tarihleri arasında “olanı büyüteceği” konu başlıkları özellikle benim dikkatimi çekenler arasında nelerden oluşmakta? Okumaya devam et

Paylaş

Ekim 2018 Vedik Burç Yorumları ve Jüpiter’ in Akrep Transiti

Ekim 2018’ in Vedik Astrolojisine göre en önemli gezegen hareketi, yaklaşık 1 senedir Terazi Burcu içerisinde konaklayan ve gökyüzünün iyi, pozitif enerjilerinin tetikleyicisi olan Jüpiter’ e ait!

11 Ekim itibariyle Jüpiter kendisini Terazi Burcu ile karşılaştırıldığında çok daha rahat hissedeceği ve dolaysıyla da çok daha iyi çalışıp, bize kuvvetli şekilde iyi enerjiler yansıtacağı Akrep Burcu’ na geçiş yapıyor olacak.

26 Ekim itibariyle her ne kadar düşman olduğu Merkür gezegenin ve daha sonrasında yine düşman olduğu 2. Gezegen Venüs’ ün de yanına katılması ile kendini 29 Ocak 2019’ a kadar pek rahat hissedemeyecek olsa da! Yine de hayatımıza pozitif dokunuşlarını yükselen burçlarımıza göre değişen alanlarda almaya başlıyor olacağız.

Maalesef astrolojide gezegenler, Jüpiter gibi kendileri güzel ve pozitif etkileri temsil etseler de her yanlarına katılan gezegen ile iyi geçinemezler.

Jüpiter’ in “dost” olduğu Akrep Burcu’ na geçişi son 1 senedir Terazi Burcu içerisinde yaptığı transitten çok daha kıymetli potansiyel etkilere sahip olsa da geçişinin ilk ayları maalesef düşman olduğu Merkür ve Venüs gezegenlerinin eşlik etmesi nedeni ile tam randımanlı ve hızlı etkilerle kendini hissettirmeyebilir.

Ancak yine de ufak farklılıklarla hayatımıza daha rahat enerjilerini aktardığını hissedeceğiz.

Jüpiter’ in esas potansiyelini ise Şubat 2019 itibariyle tam anlamı ile hayatlarımızda hissediyor olacağız.

Ekim 2018’ in Burçlar için bir diğer önemli gezegen hareketi ise Hint Astrolojisine göre ayın 5’ inde Terazi Burcu içerisinde gerileme hareketine başlayacak olan Venüs’ e ait.

Venüs Retrosu geçmişten gelen, bitmemiş bazı gönül ilişkilerinin, tamamlanması gereken ilişki bazlı meselelerin, hayatlarımızda belirgin şekilde yer bulmasına 16 Kasım 2018 tarihine kadar sebebiyet verebilir.

Özellikle ilişki vurgusu yoğun olan bir Burç kuşağında Venüs’ ün gerilemesini gerçekleşiyor olması pek çoğumuz için partner ilintili konuların ortaya daha fazla dökülmesi anlamını içerebilir.

Eski sevgililerden, bir ara diyolagda olduğunuz halde yarım kalmış ilişkilerden; 5 Ekim – 18 Kasım Venüs retrosu esnasında haberler alabilirsiniz.

Süregelen beraberliklerde ise üstüne fazla gidilmeyen ancak hala sorun teşkil eden detaylar daha güçlü şekilde bu dönemde geri tepebilir.

19 Ekim – 2 Kasım tarih aralığında Venüs’ ün Retro olmasının yanına, bir de yanık olma durumu eklenecek ki; bu tarih aralığında sıkıntılı ilişkiler adına riskli bir dönem yaşanacak. Bu süreçte tatsız sonlanmalar, tahammülsüzlükler, sırların ortaya dökülmesi, gibi sancılı kopuşlar gerçekleşebilir.

Ayrıca 5 Ekim -18 Kasım tarih aralığında fiziksel güzelliğimiz, ev dekorasyonu gibi işlere pek kalkışmamakta da fayda var. Zira estetik, güzellik, dekorasyon ve yaratıcı işlerle yakından ilişkisi olan Venüs gezegenin retrosu esnasında gezegenin enerjileri tam randımanlı çalışmayacağı için pek verim alamayabiliriz. Ya da sonuç kafamızda hayal ettiğimiz gibi çıkmayabilir.

Özellikle iddialı bir saç kesimi, renk değişimi, ya da kalıcı etkileri olan estetik müdahaleler gibi konuları mümkün olduğunca Venüs Retroları esnasına getirmemekte fayda var.

Diğer rutin estetik, sanat, yaratıcılık ilintili konulara her zamanki gibi devam edebilirsiniz.

Güneş gezegeni ise 18 Ekim itibariyle düşüşte, yani kendini hiç iyi hissetmediği Terazi Burcunda konaklamaya başlayacak.

18 Ekim’ den, 16 Kasım tarihine kadar kendi egomuz ilintili bazı mücadelelerin içerisinde zorlandığımız zaman dilimlerinden geçebiliriz. Zira Güneş gezegenin yerleşimi egomuzun sinyallerini doğru yönetemeyeceğimize işaret ediyor. Olaylar karşısında aşırı alıngan ya da agresif olabileceğimiz gibi pasif kalıp gereken hamleleri de yapamayabiliriz.

İlişkiler adına Venüs’ ün retrosu ile yarattığı sıkıntılı bir dönemle bu etkinin çakışıyor olması; kendimizi özel hayatımızda doğru ifade edebiliyor olmayı daha da önemli kılmaya başlayacak. Yanlış anlaşılmalara, egomuzu doğru yönetemediğimiz gereksiz inatlaşmalarla uzayan tatsızlıklara sebebiyet verebiliriz. Transitlerin etkisi geçtikten sonra ise kendimizi pişman olacağımız bazı kararların sonuçları ile baş başa bulabiliriz.

O nedenle Ekim ayının tamamında ve Kasım ortasına kadar partner ilintili konularda çok dikkatli hareket etmekte fayda var.

Ekim ayının kendimizi sıkışmış, gitmeyen, daraltan enerjiler içerisinde hissetmemize sebebiyet verecek olan Kala Sarpa Yoga enerjisi ise 3 – 18 Ekim tarihleri arasında gerçekleşiyor olacak. Sonuç almak istediğimiz halde bir türlü hızlanmayan konular için girişimlerde bulunmayı bu tarih ertesine bırakmakta fayda var.

Ekim ayının Ay Döngüsü ise 9’ un da Başak Burcu içerisindeki titiz ve çalışkan Hasta Takımyıldızındaki Yeni Ay ile 24’ ündeki Koç Burcu’ nda lider ve kafasının dikine giden, enerjik Ashwini Takımyıldızı içerisindeki Dolunay enerjileri ile tamamlanacak.

Yeni Ay ve Dolunay süreçlerini içlerinde gerçekleştikleri Takımyıldız enerjilerinin etkileri ile deneyimlemeye yatkın olacağız.

Yeni Ay sürecinde ( 8- 9 Ekim ) kendimizi pek çok işin peşinde koşturan, çalışkan, çevresini-evini-iş yerini organize edip, düzenleme gayreti içerisinde ancak çok kuruntucu bir ruh halinde bulabiliriz. Gündelik hayatta çıkan aksiliklere karşı da toleransımız son derece düşük olma eğilimi gösterecektir. Zira bu Hasta Takımyıldızının yansıyan enerjisidir.

Dolunay sürecinde ise ( 24- 25 – 26 Ekim ) aklımıza estiği gibi hareket etmek isteyen, yapıp gerisini düşünmek eğiliminde olmayan, biraz spontan enerjiler altında kalacağız. Hareketlilik, sosyalleşme gibi motivasyonlarımız öne çıkarken, kendimizi çocuksu bir ruh hali içinde de bulabiliriz. Dolunay esnasında bencillik sınırlarımızı makul seviyede tutmayı başarmak önemli olacak.

Yukarıda aktardığım Ekim 2018 gökyüzü gezegen hareketlerinin (Hint Astrolojisine göre hesaplanarak bulunmuş) Ay ve Yükselen Burçlara göre etkilerini aşağıda bulabilirsiniz…

Her Yükselen için ayrı ayrı Jüpiter’ in Akrep Burcuna yaptığı transitin genel etkilerini; bireysel haritanızdaki esas belirleyici olan Dasa, diğer transitler ve özel süreçlerden bağımsız olarak aktardığımı lütfen göz önünde bulundurunuz. Örneğin hayat şansının artacağını belirttiğim bir Yengeç Yükselen’ in eğer Sade Sati süreci yaşanmakta ise maalesef aktardığım etki gerçekleşmez. O nedenle bireysel haritanızın yorumlanması ile ancak gerçek alacağınız etkiyi saptayabileceğinizi bir kez daha belirtmek istiyorum!

*** Her zaman olduğu gibi sayfamda yayınlanan burç yorumlarının Batı Astrolojisi gezegen konumları ile hiçbir alakası olmadığını, tamamen Hint/Vedik Astrolojisi disiplini içerisinde aktarıldığını hatırlatmak isterim.

Dolayısı ile Batı Astrolojisine göre hesaplanmış olan Güneş’ in konumuna göre “hangi burç” olduğunuzun, yukarıdaki yorumlarla hiçbir ilişkisi yoktur. Örnek: Batı Astrolojisine göre Balık olan birinin sayfamdaki Balık Burcu etkilerini okuması, yanlış yönlenmesine, yanlış yorumları okumasına sebebiyet verecektir.

Hint Astrolojisine göre hesaplanmış olan Yükselen ve Ay Burcunuza göre yazıları değerlendirmelisiniz. (Hint Astrolojisinde Burçlar doğum tarihinize göre hesaplanmaz!)

Yani hem Yükselen, hem de Ay Burcunuzu okumalısınız…

KOÇ BURCU (Yükselen veya Ay Burcu)

Jüpiter’ in bu ay yapacağı yer değişikliği ile önünüzdeki 1 sene boyunca hayatınızda miras, komisyon, prim tarzı gelirler açısından şanslı bir dönem yaşama potansiyeline sahip olacaksınız. Ayrıca eşiniz-partneriniz ilintili gelirler açısından da bereketli bir zaman dilimini size Jüpiter sunacak. Farkındalığınızı geliştirmek adına güzel fırsatlar yakalayarak kendinizde de arzu ettiğiniz dönüşümleri bu Okumaya devam et

Paylaş

13 Eylül 2018 – Uğurlu Başlangıç

Hint Astrolojisine göre 13 Eylül Perşembe günü gökyüzünde 3 iyicil gezegenin aynı burç kuşağı içerisine yerleşerek oluşturacakları uğurlu bir enerji söz konusu olacak.

Vedik Astrolojiye göre Jüpiter Eylül 2017’ den beri Terazi Burcu içerisindeki yolculuğuna devam etmekte.

Bu aybaşında yanına Venüs de katıldı.

12 Eylül sabah saatlerinde Ay’ ın da Terazi Burcu içerisine geçiş yapması ile birlikte iyicillerin güç birliği tamamlanmış olacak.

Durumu kıymetli hale getiren etki Venüs’ ün yönettiği burç kuşağında yerleşmiş olması ve bu 3 iyicil gezegenin birbirlerine karşı düşmanlıklarının bulunmaması.

Zira gezegenlerin astrolojide birbirleri ile dost veya düşman olması gibi etkiler birleşime girdiklerinde yaydıkları enerjinin kalitesini düşürebilmekte.

Bu pozitif enerjili günde neler yapılabilir?

Öncelikle 3 gezegenin de karakası (doğal temsilcisi) oldukları konularda girişimleri ve başlangıçları gökyüzü destekliyor olacak.

Hangi başlıkların Venüs, Jüpiter ve Ay’ dan bahsederken kısaca öne çıktığına bakacak olursak:

Venüs: Güzellik, dekorasyon, eğlence, yaratıcılık, sanat, lüks, romantizm, aşk

Ay: Annelik, konfor, kadınsal konular, su, zihin barışı, annemiz

Jüpiter: Eğitim, çocuklar, hayvanlar, üretim, spritüel konular, bilgi edinme, danışma, iyileşme-iyileştirme, hukuk

İlintili faaliyetlere başlama, bu konularda girişimlerde bulunma adına son derece uygun bir gökyüzü etkisine işaret etmekte.

12 Eylül itibariyle bu üçlünün aynı burç içerisinde kavuşumu başlamakla birlikte, derecesel olarak en kıymetli olduğu anlara Hint Astrolojisine göre Ay’ ın durumuna bakarak 13 Eylül sabah 8.30 – akşam 18.30 olarak sınır koyabiliriz.

Hint Astrolojisine göre hesaplanarak bulunmuş Yükselenlerinize göre dikkatinizi yöneltebileceğiniz konular ise kısaca şöyle:

Koç Burcu: Aşk, ilişki, ticari anlaşmalar, evlilik, partneriniz, ticaret Okumaya devam et

Paylaş

Tutulmalar Yaklaşırken

13 Temmuz Güneş Tutulması’ na doğru ilerlerken, hepimizin hayatlarında haritalarımız doğrultusunda netleşmek isteyen enerjiler kendilerini hissettirmeye başladılar.

Bu sebeple de huzursuz, gergin, zorlayıcı ve doğal olarak da stresli bir gökyüzü etkisi altındayız.

Bu sıkıntılı atmosfer ay sonuna kadar da bizimle birlikte olacak.

Ancak kendini en ağır hissettirdiği zaman dilimi bu önümüzdeki 1 hafta -10 günlük süreç.

Süreç zor gelse de! Sonuç üreteceğini unutmamak lazım.

Sırasıyla bu ay sonuna kadar bizi ruhen daraltan enerjilerin sebeplerine bakacak olursak:

1- Güneş Tutulması demek Yeni Ay demektir. Yani Hint Astrolojisinde Ay’ ın ışıksız, sevilmeyen, uğurlu bulunmayan, kişinin duygusal anlamda kendisini iyi hissetmesine çoğunlukla engel olan bir ruh hali ile sonuçlanır…

16 Temmuz’ a kadar bu durum devam edecek.

2- Jüpiter 10 Temmuz (Bu gün) itibariyle Retro/Geri gitme hareketini bitirdi. Ancak bu bize iyimser ve pozitif enerjilerini aktarmaya başladı demek değil. Hatta en zayıf olduğu noktalarda dolaşmaya başladı ve ay sonuna kadar da bu güçsüz durumda olacak. Yani gökyüzünün bize kendimizi iyi hissettiren en önemli aktöründen enerji olarak destek alamamaktayız…

Ağustos’ a kadar bu durum da devam edecek.

3- Mars Retro kavga etmeye hazır ve tam karşısında geri gitmeye hazırlanan iletişim gezegeni Merkür ile sert şekilde bakışmakta. Dahası Merkür alınganlık ve her şeyi kişiselleştirmeye eğilimli bir Takımyıldızın içerisinden geçmekte. Yani bizimle konuşulanları normalden fazla kavga çıkarmaya eğilimli, alınmak için dinler vaziyetteyiz…

Maalesef Temmuz ayının tamamı, Ağustos’ un da yarısı böyle geçecek.

4- Hint Astrolojisinin çok önem verdiği ışık kaynaklarından bir diğeri Güneş ise zaten Tutulma enerjisinin içerisine çekilmek üzere ve tam karşıdan Retro Satürn’ ün gözetimi altında kendini bastırılmış, sıkışmış hissediyor. Güneş eşittir Egomuz. Egolarımız kendini ezilmiş, kıstırılmış hissetmekte. Yaşam enerjimiz düşüyor…

Bu durum da 18 Temmuz’ a kadar devam edecek.

Maddeler halinde özetlediğim gökyüzünün durumu sizi sıkıştırıyorsa paniklemeyin. Yapabilenler gündelik hayat stresinden uzaklaşıp, tatil-gezi programlarına ağırlık versin. Yapamayanlar ise kendilerini sakinleştiren, iyi gelen hobi, eğitim, meditasyon, spor, ne tür uğraş varsa, kendilerini çok fazla zorlamadan onlarla kafalarını dağıtmaya çalışabilir.

Hiçbir gezegen kombinasyonu sonsuza dek etkili kalmıyor neticede…

Geçici olduğunu unutmayalım.

Sevgilerimle

©Hint Astroloğu

10 Temmuz 2018

 

 

 

 

Paylaş

VENÜS, AŞK ve SİZ…

“………Hiçbir olağanüstülük yoktu, az sonra beni bütün yaşamım boyu izleyecek, acılara, pişmanlıklara yol açacak, mutluluğun ne olduğunu gösterip sonra onu elimden alarak sonsuz umutsuzluğa düşürecek yolculuğu başlatan şeylerin, az ötemde durduğunu gösterir hiçbir işaret yoktu……”

-Kürşat Başar / Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum

Yıllar önce başlayan Hint Astrolojisi yolculuğumda pek çok insan tanıdım. Bu güzel insanlar vasıtasıyla haritalarını ve dolayısıyla da hayatlarını gözlemleme şansını yakaladım.

Bu uzun, hiç bitmeyecek keyifli serüvenin içerisinde, zamanla haritalar üzerinde kesişen bazı benzerlikler dikkatimi çekmeye başladı.

Neden bazı insanlar diğerlerine nazaran daha mutlu, daha uyumlu, daha huzurlu kısacası sevdiği ve sevildiği bir hayat yolculuğunu deneyimliyorlardı da diğerleri bunu yaşamaktan mahrum kalıyordu?

Bu sorunun Vedik kuralları içerisinde haritalar üzerindeki izlerini, tam tersi bir yolculuğu yaşayanlar vasıtasıyla sürdüm.

VenusBu yazı; ilişkilerinde aradığını bulamayan, sevgi ve aşk konusunda huzurlu bir limanda konaklamayı başaramayanlarla ilgili…

Bu yazıda hayal kırıklıklarının, gücenmişliğin, göz yaşlarının, aşkın izini süreceğiz.

Atalarımızın uzun yıllar içerisinde deneyimlediklerinden süzülüp gelmiştir bazı atasözleri, bazı deyişler.

Hepimiz için çok bildik sözlerden biridir: “Allah çirkinler bahtı versin”…

Astrolojide ise bu söz, öyle doğru bir harita yerleşimine denk düşerek kendini kanıtlar ki!  Konuya meraklı ve bilgisi olanlar için son derece net bir zıtlığı gözler önüne serer.

Şöyle ki:

Bireysel haritalarda fiziksel özelliklerimizi 1 ve 2. Evler belirler.

Elbette herkes kendine göre güzel, hoş ve alımlıdır ancak hepimizin oybirliği ile daha çekici ve daha güzel bulduğu insanlar için haritada, objektif bir değerlendirmeyle “iyicil” olarak tanımlanan gezegenlerin -yani Venüs, Ay, Merkür veya Jüpiter’ in-  bu evlerde yerleşimlerine bakmak gerekir.

Özellikle de kadın haritalarında Venüs‘ ün 1 veya 2. Evde güçlü bir şekilde yerleşmesi, -başka zarar veren gezegen etkilerinin altında kalmadıkça- kişiyi ayırt edilir ölçüde güzel yapabilmektedir.

Güzel olmak elbette iyi bir durumdur ancak evrenin aritmetiği haritalar üzerinde de dengeyi sağlamak için çalışır. İşte tam bu noktada da baht ve güzellik dileması karşımıza çıkar. Çünkü 1 veya 2. Eve yerleşen Venüs; bulunduğu noktadan tam karşıdaki 7. veya 8. Evi görecektir.

Bu konunun kapsamı içerisinde ise haritalarda 7. Ev evliliği ve ilişkilerimizi; 8. Ev ise ilişkilerimizden, evliliğimizden duyduğumuz mutluluğu gösteren yerlerdir.

Romantizmin, aşkın gezegeni olan Venüs ise kişinin bu evlerin temsil ettiği konulardaki beklentilerini özellikle duygusal tatmin anlamında attığı bakışla yüksek bir noktaya çekecektir.

Bir anlamda 1. veya 2. Eve yerleşerek, güzelliği, çekiciliği ile donattığı kadından Venüs bunun bedelini aşk olarak istemektedir.

Bu yerleşim genellikle varlıklı bir eş potansiyelini de kişinin hayatına çekme eğilimini gösterir. Dolayısıyla bir yan etki olarak, “Zengin adam- Güzel kadın” birlikteliklerinin pek çoğunda kadın haritasında bu ize rastlamak da mümkündür.

2. Evdeki yerleşimi bir nebze olsun daha az can yakıcı olsa da; özellikle 1. Evdeki Venüs kişinin hayatında ilişkileri, baş köşeye oturtma eğilimindedir.

Çünkü 1. Ev bizim yaşama nasıl baktığımızı? Neyi en çok önemsediğimizi? Hayata geliş amacımızdaki en kuvvetli güdüleri tanımlar.

kalpAstrolojide ise aşk, sevgi, ilişkiler dediğinizde ise hiç şüphesiz ki ilk göz atmanız gereken gezegen Venüs‘ tür…

Özetle 1. Evinde Venüs yerleşimi bulunan insanlar için hayatlarında bir ilişkinin var olması, sevildiklerinden emin oldukları bir partnerle kendilerini tamamlanmış hissetmeleri hayati derecede önemlidir.

İşte bu noktada atalarımızın “Allah çirkinler bahtı versin” deyişi haritada vücut bulur.

Venüs 1. Eve yerleşerek kişiyi güzelleştirmiştir. Ancak ona yüksek bir duygusal tatmin çıtası koyarak, karşısındaki partnerden; ruhunu okşayan, aşkını yorulmadan teyit eden, sevildiğini hep hissettiren biri olmasını da beklemektedir. Haritadaki diğer yerleşimler istisnai şekilde ilişkiler üzerinde koruma etkisi vermedikçe de bu durum, günümüz dünyası için oldukça hayal kırıklığı üretme potansiyeline sahiptir…

Hint Astrolojisinde erkek haritalarında eş karakası (göstergesi) olan gezegen ise yine Venüs‘ tür. Bu açıdan da evlilik evi ile bağlantı kuran iyi durumdaki bir Venüs, erkeğin hayatında güzel, alımlı ve fakat yine ilgi, alaka, romantik beklentiler açısından yüksek çıtaya sahip bir kadın potansiyeline işaret edecektir.

Harita yerleşimleri sonucunda sorunlu ya da problem üretmeye daha yatkın bir durum da Vedik Astrolojisinde Node‘ lar; yani Rahu veya Ketu ile birleşen Venüs ile söz konusu olabilmektedir.

Özellikle Ketu ile birleşen Venüs, kişinin hayatında yaşadığı ilişki tecrübelerini kadersel olarak kendi yönetimi dışındaki sonuçlara götürebilmektedir.

KetuVenüs kombinasyonunda; harita sahibi bazen her şeyi doğru yapsa da ilişkileri hiç beklemediği ve hak etmediği şekillerde büyük hayal kırıklıkları ile sonlanabilmektedir.

Venüs, Rahu ile birleştiğinde ise harita sahibinin zaten ilişkilere bakış açısı abartılı, sıra dışı ve tutkulu olma eğilimindedir.

Venüs mükemmelliği arar ama bu arayış içerisinde mutluluğu garanti etmez.

Mutluluk, farkındalık, kabulleniş ve olgunlaşma ile mümkündür.

RahuVenüs kombinasyonunda harita sahibi karşısındaki insanı olduğu gibi kabul etmekten ziyade, kafasında idealize ettiği kişiyi sevme eğilimindedir. Dolayısıyla da ilişkinin başında tam da aradığı insanı bulduğunu beyan eden biri iken, zamanla aşık olduğu insanın neredeyse her hareketinden rahatsız olan, eleştirel ve mutsuz, kalbi kırık, inatçı bir sevgiliye dönüşebilir.

Ya da bu kombinasyon kişinin gerçekte nasıl biri ile birlikte olmak istediği konusunda, hayatında yanılgılar yaşatma etkisi olarak da kendini gösterebilir.

668Genç yaşlarında Venüs‘ ün dikte ettiği konforuna, egosuna hizmet eden “denk” partnerlerle, kendisini mutlu etmeyen deneyimler yaşarken, farkındalığının gelişmesi ile birlikte harita sahibi, aslında tam tersi beklentilere sahip olduğunu ve son derece uzun, yorucu bir süreci kendi kendine zehir ettiğini görebilir.

Node‘ lar (Rahu ve Ketu) ile birleşen Venüs; ilişkiler konusunda harita sahibine sanki direksiyonda kendisi değil de bir başkası oturuyormuş, ya da olan-bitenin kontrolü kendisinde değilmiş hissini de çoğu zaman yaşatır. Özellikle bitiş aşamasında, birey, karşısındaki insanla aralarındaki olayların nasıl olup da bu raddeye geldiğini anlamakta zorlanabilir.

Bu aslında Vedik Astrolojisinin altında yatan karma felsefesine aşina olanlar için son derece olağan bir durumdur. Çünkü Rahu ve Ketu haritalardaki Karma’ nın işleyeceği yerlerin (konuların) en önemli işaretçileridirler. Karmik noktalar çalıştığında ise harita sahibi yaşadıklarını sadece “o an” farkında oldukları ile değerlendirebilecektir.

En çok da VenüsKetu birleşimlerinde kişi “ben bunu hak etmedim hissi” ve “Neden ben?” soruları ile kendini baş başa bulabilmektedir.

İlişkiler ve Node‘ lardan bahsettiğimizde 1-7 aksı olarak bilinen Rahu/ Ketu yerleşiminden de söz etmek gerekir.

Rahu ve Ketu herkesin haritasında istisnasız olarak, her zaman tam karşılıklı olarak konumlanırlar. Yani Rahu eğer haritanızda 3. Evde ise, Ketu da tam karşısında 9. Evde yerleşmek zorundadır.

Bu aksın ilişkiler ve evlilik açısından en problemli sayılabilecek durumu ise 1-7 hattında yerleşmesidir. (Rahu 1. Evde – Ketu 7. Evde veya tam tersi Ketu 1. Evde – Rahu 7. Evde)

1.Ev harita sahibinin kendisini, 7. Ev ise partnerini/eşini/evliliğini temsil etmektedir.

Az önce bahsettiğim “kendi kontrolünde olmama” hissi, harita bu aksa sahip olduğunda da özellikle evlilik açısından sarsıcı olaylara çalışabilmektedir. Her şeyin “ideal” olarak tanımlanabileceği koşullarla başlayan hayat arkadaşlığı ard arda gelen, hatta bazen üzerine roman yazılsa yeri var dedirtecek ölçüde şaşırtıcı gelişmeler ile sınanabilmektedir.

Bazen de Rahu 1. Ev, Ketu 7. Ev yerleşimlerinde evliliğin/birlikteliğin sonu, skandal sayılabilecek, kimsenin o çiftten beklemedikleri, olaylar ile nihayet bulabilmektedir.

Tam tersi, yani Ketu 1. Ev; Rahu 7. Ev yerleşimlerinde ise; harita sahibinin partneri toplum tarafından “farklı” ya da “tuhaf” diye nitelendirilebilecek bir kişiyi işaret etme potansiyeline sahiptir. Çünkü 7. Evdeki Rahu kendine dönük, biraz bencil ve sıra dışı (etrafınızdaki çiftlerin eşlerine benzemeyen) hal, tavır ve ruh haline sahip bir eşi gösterir.

Bu aksa (1-7) sahip haritaların evlilikleri, diğer koruyucu yerleşimler ya da güçlü Yogalar ile desteklenmediği durumlarda, malesef çoğunlukla ya eşler arasında kağıt üzerindeki birlikteliklere dönüşmekte, ya da boşanmayla sonuçlanmaktadır.

Node‘ lar  ve ilişkiler/ aşk hakkındaki  son paragrafı ise 5. Evdeki Ketu yerleşimine değinerek bitirmek istiyorum.

5. Evdeki Ketu kişiye olmayacak, hatta bazen platonik olarak tanımlanabilecek ilişkilerin peşinden koşma eğilimini verme potansiyeline de sahiptir. Öyle ki; harita sahibi etrafındaki eş-dostunun uyarmasına gerek kalmayacak derecede farkında olarak, sonu gelmeyecek bir sevdanın peşinden, bile isteye yıllarca kendini bir hiç için tüketebilir.

Ketu takıntı yapmaya eğilimli bir gezegendir.

30aaa2a5153f325045607eb630facd5eKetu, 5. Ev yerleşiminde,1. Ev yerleşimlerinde (bulunduğu yerden 5.; Yani aşk evini göreceği için) ve Venüs ile kavuşumlarında; kişinin karşısındaki insanı, her türlü olumsuzluğa, acı ve kalp kırıklığına,  -yani kendisine rağmen- ısrarla sevmeye, ilişkiyi yürütmeye adeta zorlar. Bu noktada kişinin hayatının iplerini kendi eline alması ve onu mutsuz kılan bu durumdan uzaklaşmayı başarması normalden biraz daha fazla bir zaman alabilmektedir…

Kişiye ilişkiler anlamında rahat-huzur vermeyen, mutlu olmak amacı ile başlanan birlikteliklerde tam tersi sonuçlarla kişiyi hayat yolculuğunda zorlayan deneyimlerin yaşanmasına neden olan etkilerin bir başka mimarı da haritalarda 8. Ev olabilmektedir.

Diğer insanlara nazaran ilişkiler anlamında biraz daha talihsiz durumlar, birlikteliklerin ayrılık ve hüsranla sonuçlanması, ya da sonlanan ilişkinin ardından kişiyi fazlasıyla mutsuz edecek sorunlar, incinmişlikler bırakması da haritalarda 8. Eve yerleşen kötücül gezegenlerin varlığı ile daha fazla gerçekleşebilmektedir.

Özellikle Hint Astrolojisinde kadın haritalarında bu evin en iyi durumu boş olması, boş olmadığı taktirde de Mars, Satürn, Ketu, Rahu gibi gezegenlerden herhangi birinin en azından bu evin içerisinde bulunmaması halidir. 8. Eve yerleşen kötücül nitelikli gezegenler, kişiye ilişkilerinden mutluluk-tatmin duyması anlamında destek vermezler. Bu evdeki vurgu, bazı harita yerleşimlerinde ilişkilerde sadakat, aldatma ve aldatılma durumlarını da bir anlamında kişinin hayatına mıknatıs gibi çekme eğilimini tetikleyebilmektedir…

Yukarıda bahsettiğim belli başlı etkiler elbette ilişiklerimiz, aşk ve Venüs hakkında sınırlı bir tanımlamanın aktarımıdır. Konunun etraflıca incelenmesi, etkilerin çoğaltılması elbette mümkündür ve hatta bir kitap konusu olabilecek kadar da detaylı bir çalışmanın konu başlığı çok rahat olabilir. Ancak bir haritayı açtığımda, bu yazı vasıtasıyla aktarmaya çalıştığım belli başlı yerleşimleri gördüğümde, bunlar bana harita sahibinin ilişkileri, ilişkilere bakış açısı anlamında genellikle şaşmaz şekilde isabetli fikirler vermektedir.

Hiç şüphesiz ki hepimiz açısından sevdiğimiz ve sevildiğimiz bir hayat yolculuğunu deneyimlemek son derece önemli ve arzulanan bir durumdur. O nedenle bu yazımda Vedik bilgilerinin yardımıyla “Neden ben?” sorusunun yanıtını haritalar ve astroloji ile vermeye çalıştım.

Haritasında bu zorlu yolculuğun izlerine sahip kişiler için son sözü, durumu en güzel şekilde özetleyen Cemal Süreyya‘ dan bir alıntıyla bitirmek istiyorum:

“Sevmek” ne uzun kelime…

©Hint Astroloğu

12 Aralık 2015

Paylaş

YÜKSELEN ÜZERİNDEN SATÜRN TRANSİTİ (YÜKSELEN – SATÜRN TRANSİTİ)

Satürn ile ilgili daha önce yayınlamış olduğum 2 yazımdan sonra, sıra serinin son yazısı “Yükselen Üzerinden Satürn Transiti” ne gelmiş oldu…

(Satürn’ün Ay Burcumuz üzerinden yaptığı Transite “Sade Sati Nedir” isimli yazımdan, doğum anındaki Satürn üzerinden yaptığı transite de “Satürn Döngüsü” yazımdan ulaşabilirsiniz.)

YükseleSaturnn üzerinden alınan Satürn Transitinde, Satürn’ ün zorlayıcı etkisi, önceki yazılarımda değindiğim transit etkileri ile karşılaştırıldığında, daha ölçülü bir şekilde kendisini göstermektedir demek çok yanlış olmaz…

Ancak her ne kadar Satürn Döngüsü ve Sade Sati ile karşılaştırıldığında yaptığı “acıtarak dönüştürme” etkisi daha ölçülü olsa da; Satürn her zaman Satürnlüğünü yapacaktır ve daha önce gönderdiği tüm uyarılara rağmen, dersini almamış ve olgunluk konusunda kendini tamamlamamış her bireye “sen misin beni ciddiye almayan!” diye, sert bir tokat atmaktan geri durmayacaktır.

Kişinin kendi iyiliği için de olsa, o astrolojinin sert başöğretmendir ve Hint kaynaklarında kendisi ile özdeşleştiren tanrının elinde bir asa ile tasvir edilir.

Asa ise yaslanmaktan çok dövmek maksatlı bu figürün elinde durmaktadır…

Yükselen üzerinden Satürn transitine maruz kaldığınızda Satürn’ ün en büyük amacı sizi kendinizle yüzleştirmektir.

Satürn, kendi kendinizden bile sakladığınız, hatta varlığından haberdar bile olmadığınız kör noktalarınızla sizi yüzleştirecek, inkâr ettiğiniz tüm huylarınızla sizi sınayacak, değiştirmek istemediğiniz için görmezden geldiğiniz, ne kadar hatanız varsa burnunuzun dibine kadar o hataları defalarca getirecektir. Ta ki yüzleşip, siz pes edene kadar! Buradaki sınavlarından ilk konu başlığı kısaca “kaçtıklarınız” ile ilgilidir…

KarşılaşmaBir diğer zorlu sınavı ise yüzleşmekten korktuğunuz konu ve kişileri de sıklıkla karşınıza çıkarmak yolu ile size yaşatacaktır. Çünkü Satürn’ ün soğuk yüzü korktuklarımızı da temsil eder. Hayal kırıklığı duyacak olsanız da korkularınızla yüzleşmek; kendiniz ile ilgili adam akıllı bilgiye sahip olmak, yani kendinizi gerçekten tanımak için bu soğuk tecrübeyi yaşamak zorundasınızdır. Yani bir diğer başlık da “korktuklarınız” dır…

Yükselenimiz üzerinden yaptığı transitte Satürn’ ün nihai amacı aslında kişinin bilincini yükseltmektir. Ama bu bilinç toplumsal ya da çevresel konularla ilgili değildir. Hedef direkt olarak kişinin ta kendisidir.

Satürn, kendisi oldukça geleneksel ve sağlamcı davranışları temsil etse de, Yükselenimiz üzerinden geçerken tam tersi şekilde işlev görür: toplum tarafından kabul gören, alışılagelen şablonlardan bizi kurtarmak ve gerçekte kim olduğumuzla, nasıl hissettiğimizle bizi yüzleştirmek ister…

Bu süreç kişinin hayatında yaklaşık 2,5 senelik uzun bir maratondur ve zaman zaman acı deneyimler ile kendini göstermek ister…

Satürn‘ ün her transiti ile ilgili yinelediğim tek çözüm, Yükselen üzerinden yaptığı geçişi için de aynıdır: Değişime direnmemek gerekir…

Hint Astrolojisinin felsefesi ile değerlendirildiğinde acı, hayattaki pek çok şey gibi bir amaca hizmet eder. İçsel gelişimimizde acı çektiğimiz zamanlar, aslında benliğimizde yanlış kurguladığımız bazı engeller ile yüzleşmek zorunda kaldığımız anlardır. Çeşitli savunma mekanizmaları ile sağlamlaştırılmış bu engellerin farkına varmak ve onlarla uğraşmaya başlamak; işte bir insanın kişisel yolculuğunda yaşayabileceği en büyük devrim budur.

Satürn ise üzerinden geçtiği her ev’ de zaten devrim yapmak amacı ile bulunmaktadır.

Devrime direnirsek, kendi içimizde saklı duran potansiyellerin ortaya çıkmasına da direnmiş oluruz.zorluklar

Satürn kestirmelerden hiç hoşlanmaz. O nedenle bu transiti esnasında size her şey normalinin iki katı zorlukla gelecektir. Emeklerinizin karşılığını almakta, takdir edilmekte, kazanç sağlamakta zor bir dönem yaşatacaktır size.

Satürn işleri uzatacak, sonuçları geciktirecektir. Ama sonunda size en büyük armağanını; dayanıklılığı bırakıp gidecektir.

Öz disiplininiz ve kendinize olan hakimiyetiniz artacaktır. Çünkü Satürn aslında başkaları tarafından konduğunu düşündüğünüz ama aslında tamamen kendi uydurduğunuz “engeller” ile sizi yüzleştirip, sizi özgür bırakmak niyetindedir.

Satürn’ ün Yükseleniniz üzerinden geçişinde maddi konularda büyük atılımlar beklediğinizde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Hayatınızda her şey hızını azaltmış, tüm akış, özellikle “hadi olsun artık” dedikleriniz yavaşlamış gibidir.  Ancak hayatınızla ilgili en doğru şeyi yapmaya yönelik şekilde ilerliyor olduğunuzdan şüphe etmeyin. Ömrünüzdeki bu zaman dilimini daha sonra: en çok çalıştığınız, fakat buna rağmen en az kazandığınız dönem olarak tanımlayabilirsiniz.  Ancak endişe etmeyin, ilerleyen yıllarda ektiklerinizi biçeceğinize emin olabilirsiniz.

Bu dönemde hayatınıza giren insanlar, yeni tanıştığınız hobiler, eğitimini aldığınız konular, meyvesini hemen vermese de, ileriki yıllarda çok işinize yarayacak ve hayatınızda yer edecek kalıcı değerlerin ilk adımları olabilirler.

Satürn,  Hint Astrolojisinde transitleri esnasında içinde bulunduğu Burç ve Ev‘ e etki ederken, bir taraftan da iki farklı hayat alanına daha enerjilerini yansıtma gücüne sahiptir.

ilişkilerBu da demektir ki: Satürn yükseleniniz üzerinden geçerken, 2,5 senelik süreçte kişiliğiniz üzerinde bir anlamda hamurunuzu yeniden yoğururken; sizi özel ilişkileriniz, evliliğiniz, kardeşleriniz, yakın çevreniz ve akrabalarınız gibi bir hayli yakın temas içerisinde olduğunuz kimselerle de sınayacaktır.

Bahsettiğim kişilerle ilişkilerimize yönelik sorgulamaları sıklıkla bize yaptırıp, daha önce yüzleşmekten kaçtığımız konularda, bize tekrar şapkamızı önümüze alarak düşündürmek isteyecektir.

Dolayısıyla Satürn‘ ün Yükselen üzerinden yaptığı transitin ilişkilerimiz anlamında da bir nevi defteri temize çekmek anlamına geldiğini söyleyebilirim.

Ayrıca Yükselen üzerinden geçerken Satürn‘ ün bakış attığı bir diğer hayat alanı da direk kariyer hayatınız ve toplum önündeki imajınız ile ilgilidir. Kariyer hedefleriniz ile ilgili sizi 2,5 sene boyunca çok çalıştırması bir yana, iş yerinde kontrolünüz dışında gelişen olaylarla da sizin sabrınızı ve işinize olan bağlılığınızı zorlayacaktır. Göstereceğiniz sabır ve olaylar karşısındaki basiret, Yükselen üzerindeki transitini tamamladığında size terfi ya da kariyer yolculuğunuzda muhtemelen bir kademe yükselişi olarak geri dönecektir. Ancak ödülü vermek için her zamanki gibi hak etmenizi görmek ve sizi mücadeleye sevk ederek, test etmek zorundadır…

Yükselene göre son 2,5 senedir yukarıda bahsettiğim Yükselen Üzerinden Satürn Transiti etkilerini hayatında misafir eden Burç : Terazi‘ ler idi.

Hint Astrolojisine göre 3 Ağustos 2012 tarihinden beri bu transit, Terazi Burçlarını -yanına 1,5 sene boyunca Rahu‘ yu da  alarak- özellikle Ocak 2013′ ten Temmuz 2014′ e kadar olan süreçte, son derece çetin bir savaşın içerisine soktu.

Hint Astrolojisinde Rahu, içine karıştığı her şeyi abartması ile bilinir. Bu nedenle zaten zorlu olan Satürn transitinin etkileri Terazi Yükselene sahip kişiler için son 1,5 senede ikiye katlanmış oldu.

Zaman zaman başka gezegenlerin de ziyareti ile (Özellikle Mart 2014′ te geri giden Mars gibi…) ipleri iyice elinden kaçırdığı hissine kapılan Terazi Burçları için Ekim 2014, nihayet bu zorlu mücadelenin son dönemeci oluyor…

Saturn1Kasım 2014 itibariyle Satürn Terazi Yükselenlerin üzerinden çekilerek, Akrep Burçlarına el atacak. Ancak Akrep Yükselenlerin Terazilere göre, özellikle en azından önlerindeki ilk 7 aylık dönemde, Jüpiter‘ den aldıkları koruyucu etki nedeni ile bu sürece yumuşak bir başlangıç yapmak anlamında ciddi bir avantajları olacak. Elbette Rahu gibi abartıcı bir etkinin de denk gelmemiş olması Terazi’ lere nazaran Akrep Yükselenler için yine bir avantaj konumunda…

Ancak yine de Satürn‘ ün bir harita üzerindeki üçlemesi olarak nitelendirebileceğimiz transitlerinden bir tanesi olması sebebi ile “Yükselen Üzerinden Satürn Geçişi” ni yaşayacak olan Akrep Burçlarının yüzleşmeleri gereken dersler konusunda açık fikirli olmalarında ve rüzgara karşı yürümeden, rüzgarla birlikte hareket etmelerinde fayda var…

Kasım ayına yaklaşırken, Hint Astrolojisine göre gökyüzünde en ağır hareket eden gezegen olan Satürn‘ ün yer değiştirmesinden hemen önce, benim “üçleme” olarak tabir ettiğim Sade Sati, Satürn Döngüsü ve sonuncusu Yükselen Üzerinden Satürn Transiti ile hepsini tamamlamış olduk…

Yeni yerleşimi ile Satürn‘ ün Akrep Burçlarının hayatına daha yüksek bir kendini kucaklayış getirmesini temenni ederken, tüm Terazi Yükselenlere samimi şekilde geçmiş olsun diyorum…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

22 Ekim 2014
Yukarıda bahsettiğim tüm gökyüzü hareketleri Hint Astrolojisine göre “kişiler” için “genel” potansiyelleri içermektedir.  Her yazımda özellikle belirttiğim gibi şahsınızın hayatına olacak potansiyel etkilerin belirlenebilmesi için kesinlikle bireysel haritanızın çıkartılıp, yorumlanması gerektiğini unutmamalısınız.
Tüm Burç yorumlarını Hint Astrolojisi ile belirlenmiş “Yükselen” ve “Ay Burcu” nuza göre –her ikisini birden- okumanız gerekmektedir.
Hint Astrolojisine göre Yükselen ve Ay Burcunuzu ücretsiz olarak öğrenmek için lütfen tık’ layınız…
 Satürn-Satürn Transiti, Satürn Döngüsü, 8. Ev, Hint Astrolojisi, Dushtana Evler, Koç Burcu, Yengeç Burcu, Aslan Burcu, Başak Burcu, Balık Burcu, Kova Burcu, Sade Sati
Paylaş

SATÜRN DÖNGÜSÜ

Hint Astrolojisinde en büyük hayat derslerini, olgunlaşmamızı, disiplini, dönüşümü, bilgeliği, zorlukları ve talihsizlikleri tanımlayan gezegen olan Satürn’ ün 3 büyük transiti vardır.

1111Bu transitlerin en uzun süreni olan Sade Sati hakkında daha önce ayrıntılı bir yazıyı sitemde yayımlamıştım. Şimdi ise bu serinin ikinci önemli başlığına “Satürn Döngüsü” ne değinmek istiyorum. (Satürn transitleri ile ilgili son yazım ise “Yükselen Üzerinden Satürn Geçişi” hakkında olacak ve çok yakında yine burada yayınlanacak.)

Astrolojide pek çok transitin kişilerin hayatlarına belirli etkileri bulunur. Sayfamda önceliği Satürn’ e veriyor oluşumun en önemli sebebi: Yükselen Burç bilgilerini öğrenmek için tarafıma başvuran kişilerin haritalarında, özellikle bu 3 Satürn transitinin etkilerine sıklıkla rastlıyor oluşum…

Astroloji ile yakından ilgilenenlerin bildiği üzere; 12 farklı burç kuşağı ile eşleşen 12 Ev, yani hayat alanı, her bireyin kişisel haritasında yer almaktadır. Harita analizleri esnasında -çok genel ve temel olarak- yükselen burcun peşinden sıralanan evlerin temsil ettiği konular, denk düştükleri burç kuşakları doğrultusunda, 9 gezegeninin de yerleşimleri dikkate alınarak astrologlar tarafından yorumlanır.

33333Bireyin haritasında her ev, birden fazla konuyu temsil etmektedir. Örnek verecek olursak, bir kişinin haritasında 4. Ev kısıtlı bir tanımlama ile hem annesini, hem de sahip olabileceği gayrimenkulleri temsil eder. Evlerin anlamı ve temsil ettiği konular kişiden kişiye değişmemekle birlikte, yükselene göre evlerin dizildiği burç kuşakları kişiden kişiye farklılık gösterir.

Gezegenler arasında en ağır hareket edeni olan Satürn, her ev üzerindeki geçişini 2,5 sene gibi hiç de azımsanmayacak bir sürede tamamlar. Sürenin uzun oluşu, temsil ettiği zorluklar ve asla vaz geçmeyen başöğretmen tavrı da işin içine girince, gezegenin kötü şöhreti doğal olarak ikiye katlanmaktadır.

Satürn Hint Astrolojisi’ nde 2 burç kuşağını yönetir. (Modern Batı Astrolojisinde sadece 1 Burcu, Oğlak’ ı yönetmektedir.) Bu da demektir ki; Hint Astrolojisine göre her bireyin haritasında Satürn kesin olarak 2 Ev’ in yöneticisi konumundadır.

Hangi evi yönettiğine bağlı olarak, etkileri kişilere göre son derece farklılıklar gösterse de, Satürn’ ün daha önce bahsettiğim Ay ile ilgili transiti Sade Sati’ den sonra, her harita sahibi için kesin olarak çok önemli 2 transitinden bir tanesi de: Doğum Haritasındaki (Natal) Satürn üzerinden alınan Satürn Transitidir.

Bir diğer adı ile Satürn-Satürn Transiti ya da Satürn Döngüsü’dür…

İnsanın hayatına, bu önemli transit, bazen Sade Sati’ den bile daha kuvvetli bir damga vurabilir…

Etkinin şiddeti ve kişinin hayatında yaşayacağı değişiklikler -ilk başta bahsettiğim, yükselene göre sırlanan ve dolayısıyla da değişebilen- Satürn’ ün o haritada yönettiği evlere bağlı olarak farklılıklar göstermektedir.

Door1Özellikle Kova, Yengeç, Aslan, Başak, Balık ve İkizler Yükselene sahip olanlar için Satürn– Satürn kavuşumları ciddi anlamda sancılı olabilme potansiyeli taşır. Çünkü bu yükselene sahip kişilerin haritalarında Satürn otomatik olarak “Dushtana Evler” in yöneticisidir.  Dushtana Evler ise Hint Astrolojisinde 6, 8 ve 12. Evlere verilen isimdir. Bu evler, zorlu ve biraz da sevimsiz hayat alanlarını/konularını temsil ederler.

Aralarında şahsi tecrübelerime göre 6. Ev diğerlerine göre daha ehven-i şer (daha az kötü) sayılabilir. O nedenle de Aslan ve Başak Yükselene Sahip olanlar için Satürn- Satürn transitinin zorlu etkileri, diğer 4 Burca göre biraz daha düşük seviyede kalabilmektedir. Yine bugüne kadarki tecrübelerimden, en şiddetli ve yıkıcı etkiyi İkizler ve Yengeç Yükselene sahip olan haritalarda gözlemlediğimi söylemeliyim.

Bunun sebebi her iki yükselen Burç için de Satürn’ ün doğum anı haritalarında 8. Evi yönetiyor olmasıdır.

8. Ev Hint Astrolojisinde pek çok şeyi temsil etmektedir ama en çok değişim ve dönüşüm ile ilgilidir. 9 ve 12. Evler ile birlikte ruhla ilişkilendirilmiş ve ruhun özgürleşmesi, aydınlanması, psikolojik olarak gelişerek, değişmesi, dolayısıyla da olgunlaşması, 8. Evin temsil ettiği en önemli konular arasında sayılmıştır.

11111Peki bu kadar yüksek bir amaca hizmet ederken bu ev, neden malefik (kötü) bir nitelik taşımaktadır? Çünkü: 8. Ev “acı vererek” “kişisel dönüşüm” yaratmanın peşindedir. Ölüm ve ardından yeniden doğum Hint inancında bu evin temsil ettiği konudur…

Sorunun cevabı aslında 8. Evin temsil ettiği maddiyatla ilgili diğer başlıklara bakılarak da anlaşılabilir. Bu ev aynı zamanda kendi emeğimiz dışında bize gelenleri, yani: miras, nafaka, sigorta, tazminat gibi konuları da temsil etmektedir.

Doğumun/Kazancın sevincini yaşamak isteyen ruh; Ölümün/Kaybın tadına bakmak zorundadır.

Birisi ölmeden miras sahibi olmazsınız…

Boşanmadan, nafaka elde edemezsiniz…

Hasar gerçekleşmeden, tazminat söz konusu olamaz…

8. Ev ölümle çok yakından ilişkili bir evdir. Dünyevi isteklerle olan bağını koparıp, ruhu ile bütünleşmek için bazı konularda kişi, bir nevi ölüme benzetebileceğimiz kopuşlar yaşamak ve değişmek, dönüşmek zorundadır…

İkizler ve Yengeç yükselenler için Satürn Döngüsü 29-31,5 ve 58-60,5 yaş aralığında kaçınılmaz şekilde 8. Evle bağlantılanacaktır.

Zira Satürn bir haritada hangi burçta ve evde olursa olsun; doğduğunuz günden sonra kendi kendisi ile buluşmasını ilk kez 29 sene sonra gerçekleştirecektir. Çünkü Satürn’ ün tüm burç kuşağını (Zodyak) dolaşması 29-30 yıl sürer…

İncelediğim ve hikayesini dinlediğim İkizler veya Yengeç yükselene sahip haritaların büyük çoğunluğunda (Ay’ ın yerleşimi eğer çok problemli değilse) Sade Sati’ nin “pek keyifli değildi tabi” ifadesi ile tasvir edildiğini; Satürn-Satürn kavuşumu yaşadıkları senelerin ise “Hayatımın en kötü yıllarıydı” cümlesi ile özdeşleştiğini gözlemledim…

Elbette sadece bu yükselenlerle sınırlanamayacak kadar enteresan bir transit olan Satürn Döngüsü, herkes için özel dersler ve dönüşümler barındırmaktadır. Her şeyden evvel bu etki, hayatınızın yönünü değiştirmek için yola çıkmıştır. “Ben her şeyi biliyorum” yılları bu transit ile son bulur; “galiba bazı şeyleri de pek bilmiyormuşum” günlerinin kapıları Satürn – Satürn Döngüsü ile önünüzde açılır…

444Her bireyin kendi haritasında Satürn’ ün hangi evini yönettiğine bağlı olarak etkilerin konu başlıkları elbette değişik olacaktır. Örneğin 10 ve 11. Evlerinden Satürn’ ün sorumlu olduğu bir harita için Satürn Döngüsünün etkileri en fazla kariyer, statü, gelir yolları ve dostları ile ilgili konularda sınavlar verilerek yaşanacak demektir.

Kesin olan şudur ki: Her Satürn transitinin etkisi hayatınıza derin izler bırakır.

Satürn-Satürn Kavuşumunda ise hayatınızda o güne kadar yaptığınız şeylerden ve izlediğiniz yollardan, size bundan sonra gideceğiniz menzil doğrultusunda fayda sağlamayacak olanlar, hayatınızdan çıkartılacaktır.

Kontrolünüz dışında yaşadığınız pek çok olayın ortasında, kendinizi bazen bir girdaba kapılmış, sürükleniyor gibi hissedebilirsiniz. Sanki direksiyonun başında bugüne kadar hiç tanımadığınız ve güvenip güvenemeyeceğinizden bile emin olmadığınız, sizin gitmek istediğiniz yönün tam aksi istikametine doğru hayatınızı süren, bir yabancı oturmaktadır…

Bu doğal olarak son derece huzursuz edici bir süreçtir. Ancak bu çılgınca koşunun sonunda, eğer özgür iradeniz ile aldığınız kararlarda, yaradılışınıza ve potansiyellerinize uygun tercihleri yaptı iseniz, hayat size önünüzdeki yaklaşık 30 senelik süreçte; cesaret, özgüven ve kendinizi (potansiyelinizi) ortaya koyma konusunda son derece cömert fırsatlar sunacaktır.

Özetleyecek olursak haritanızdaki ilk Satürn-Satürn Kavuşumu 2,5 sene boyunca hayatınızda size evet zorluklar çıkartıyor olacaktır. Sonlanmalar ve yeni başlangıçlar adeta hayatınıza damgasını vuracaktır. Bunların hepsi mümkündür. Ancak unutmamalısınız ki Satürn’ ün esas yapmak istediği: başkalarının size uygun gördüğü hayattan kendinizi sıyırmanız ve kendiniz olmanıza şans yaratmaktır.

Satürn Döngüsü herkese meydan okuyarak gerçek siz olma fırsatınızdır aslında…

Örneğin: Mutsuz giden bir evlilik, yük olan bir arkadaşlık, sizi körelten bir meslek gibi konular Satürn’ ün sizi kopartıp almak isteyeceği şeylerdir…

333333İkinci Satürn Döngüsü ise 60’ lı yani olgunluk yaşlarına denk geldiğinden; kişi artık ektiklerini biçme, yaşadığı fırtınalarda olgunlaşan karakterinin dinginliğinde huzuru deneyimleme aşamasındadır. Ruh büyümüş olduğundan, 2. Döngü evresi 1. Evreye göre çok daha kolay, sakin ve patırtısız geçer…

Elbette her bireyin hayatına spesifik etkilerinin tam olarak anlaşılabilmesi için detaylı olarak genel analiz çalışması yapılması gerekse de; şahsi fikrim: gökyüzündeki 9 gezegen etkisi arasında en kıymetli transiti Satürn’ün gerçekleştirdiği yönündedir. Zira Satürn, astroloji haritaları üzerinde yaptığı her hareketinde aslında hayatlarımıza çok önemli dersler ve hediyeler bırakıp gider…

Eşsiz başöğretmen Satürn’ ün kendisiyle kavuştuğu bu önemli transitinin genel etkilerine değindiğim yazım vesilesiyle; kabullenişinizin, evrenin bolluk ve iyi niyetine güveninizin katlanarak artmasını dilerim…

©Hint Astroloğu

11 Eylül 2014

Yukarıda bahsettiğim etkiler Hint Astrolojisine göre “kişiler” için “genel” potansiyelleri içermektedir.  Her yazımda özellikle belirttiğim gibi şahsınızın hayatına “özel” olarak gelişebilecek potansiyel etkilerin belirlenebilmesi için bireysel haritanızın çıkartılıp, yorumlanması gerektiğini unutmamalısınız…
Paylaş

SADE SATİ NEDİR?

Hint / Vedik Astrolojisinde Satürn, Ay ve Sade Sati Üzerine…

Doğduğunuz anda gökyüzünde gezegenlerin yerleştiği burç ve takımyıldız kuşakları astrolojik olarak haritalarda sabittir ve değişmez.kelebek

Bu, şu demektir: 13 Ocak 2004 tarihinde doğan bir kişinin, astroloji haritasında -örneğin Ay gezegeni- Hint Astrolojisine göre Başak Burcunda yerleşmiştir ve bu asla değişmez. Ancak günler, aylar ve yıllar geçtikçe gezegenler yerlerini değiştirirler ve bu yer değişimine göre kişisel haritalar farklı etkiler altında kalırlar.

Astrolojide doğduğunuz anda sabitlenen gökyüzü durumuna “kişisel harita”, zaman geçtikçe değişen gezegen hareketlerine de “transit” denmektedir.

Teknik olarak Hint Astrolojinde Sade Sati: Satürn gezegeninin, sizin doğum anınıza ait astroloji haritanızda Ay’ ın bulunduğu evinizin -bir önceki ve sonraki evler de dahil olmak üzere- üzerinden geçmesine, yani “transit” yapmasına verilen isimdir.

Çok daha basit hali ile Sade Sati Hint Astrolojisinde Satürn gezegeninin yaptığı bir transitin ismidir.

Cold WomenAncak Sade Sati sadece Satürn ile değil; Ay gezegeni ile de yakından ilişkilidir. Hint Astrolojisinde hem Ay, hem de Satürn özel anlamlara ve bireysel haritalar üzerinde önemli etkilere sahip iki gezegen olduğundan, yaklaşık 7,5 sene süren bu transite (Sade Sati Sanskritçe’ de 7,5 sene demektir.) Hint Astrolojisinde ayrıcalıklı şekilde önem verilir. Çünkü Sade Sati süreci boyunca kişi en basit tabiri ile “sıkılacak” tır ve maalesef kişinin bu “sıkıntısı” da kısa bir süre içerisinde geçmeyecektir…

Hint Astrolojisinde Ay: bireysel mutluluğumuz, zihin barışımız ve kişisel huzurumuzla çok yakından ilişkilidir. Satürn ise; -transitleri esnasında- tüm yaşamımız boyunca almamız gereken kişisel derslerden en fazla sorumlu olan gezegendir. Satürn bireyin öğrenmesi gereken hayat derslerini tereddütsüz şekilde aktarmak isteği ile hareket ederken, kişinin de bu öğretileri kabullenen ve iş birlikçi bir tavırla hayatına alıyor olması, bireysel mutluluğun sürdürülebilmesi ve hatta Sade Sati’ nin uzun ve zorlayıcı tarafları göz önünde bulundurulduğunda, zihin barışımızın korunabilmesi açısından, hayati önem taşır…

SeaKişisel haritalarda Ay’ ın bulunduğu ev/burç’ tan bir önceki ve sonraki alanları da içine alan bu transit esnasında kişi –Ay’ ın astroloji haritasında kaçıncı evinde bulunduğuna bağlı olarak- o evlerin temsil ettiği hayat alanları üzerinden çeşitli tecrübeler, zorluklar yaşayacak, bu tecrübeler esnasında yeni şeyler öğrenecek, öğrendikleri doğrultusunda değişecek ve değişimin kaçınılmaz sonucu olarak da olgunlaşarak büyüyecektir. Bu süreç yeni şeyler öğrenmek ve değişim konusunda hevesli olanlar için son derece değişik deneyimler sağlamaya aday olabilirken, sabit etkilerden hoşlanan, dediği dedik ve gelişmeyi red edenler, yani yoğun egosal etkiler altında olanlar içini aksine yıpratıcı ve üzücü etkiler barındırabilir…

Örneğin kişisel haritasında yükselen burcu Hint Astrolojisine göre Boğa olan ve Ay gezegeni de Akrep Burcu içerisinde yer almış bir kişi, en genel anlamda, önündeki yaklaşık 5 senelik periyotu evlilik, ilişkiler veya ortaklık konularını alakadar eden, bir takım zorlu süreçlerle sınanarak geçirecek demektir.

Sade Sati süreçlerinde Satürn transitinin yaşanacağı evlerin kalitesi de önünüzdeki 7,5 senenin nasıl ve ne denli? zor geçirileceği ile ilgili çok önemli ipuçları sunar. Kuvvetli ve yumuşatıcı etkilere sahip evler üzerinden alınan transitler daha az zorlayan etkiler yaşatabilmektedir. Örneğin Ay’ ın güçlü bir yerleşim yaptığı Balık Burcu üzerinden alınan Satürn transiti, Akrep Bucunda yerleşmiş Ay üzerinden yaşanan Sade Sati sürecine oranla daha kolay sınavlarla atlatılabilmektedir. Elbette ki; gökyüzünde o esnada Satürn’ ün zorlayıcı etkilerini yumuşatabilecek gezegenler arasında özellikle Jüpiter’ in hangi burçtan transit Satürn’ e görünüm yaptığı da; kişinin yaşayacağı Sade Sati sürecinde rüzgarların ne denli sert esip, esmeyeceğini kestirmek konusunda belirleyici bir unsur olabilmektedir. Örneğin transit Jüpiter Kasım 2014 – Temmuz 2015 arasında Hint Astrolojisine göre Sade Sati sürecini yaşayan harita sahiplerini –Ay’ ı Terazi, Akrep veya Yay Burçlarından birinde yerleşmiş olanları- yaptığı görünüm sebebi ile bir nebze de olsa koruyup, rahatlatacak.

Sade Sati ortalama bir hayat uzunluğu sürecinde (60-70 yıl) kişinin başına yaklaşık 2 kez gelmektedir. Kimi haritalarda Sade Sati’ yi ilk deneyimleme zamanları çok da bilinçli olmayan yaşlara denk düşse de, bu sürecin en azından bir tanesi, kişinin hayat yolculuğunda kendisine derin izler ve tecrübeler bırakarak hafızasındaki yerini genellikle alır.

1975097_10152222556927902_1171194937_nBu süreç ile ilgili akıldan çıkarılmaması gereken en önemli şey şudur: Sade Sati süreci hayatımızda alışa geldiğimiz standartları -en azından şansımızın yaver gitmesi anlamında- mutlaka aşağı çekecektir ve kişi mutlu olmak için normalin üzerinde -daha önce sarf ettiğinden daha çok- efor sarf etmek zorundadır. Satürn’ün bu transiti kişinin hayatında işleri öncesinde olduğundan daha zor bir hale getirmeye odaklıdır. Bu zorlukları da Satürn: Aksaklıklar, kopmalar, gecikmeler, hastalıklar ve en uç noktada da sonlanmalar, maddi – manevi kayıplar yaşatarak gerçekleştirmektedir…

023763c006d42201ec3ade2999c7bb13İşin felsefesine baktığımızda da Satürn, bize bir şeyler öğretebilmek için zaten bazı konularda başımıza işler açmak veya işimizi zorlaştırmak zorundadır ki; biz, onun vermek istediği derslerle yüzleşebilelim. Her şey yolunda giderken, kim gerekli bilgileri edinmek, ya da değişmek için kendini zorlar ki? Aslında Satürn’ ün haritalar üzerinde yaptığı tüm geçişler, yani transitler, hangi evin üzerinde ise o alanda kişiye eşsiz deneyimler sunmaktadır. Bu deneyimler aslında olgunlaşmak için bulunmaz fırsatlardır.

Ancak yine de akıldan çıkartılmamalıdır ki; Satürn tarz olarak asla yumuşak bir gezegen değildir. O nedenle astrolojide her ne kadar öğretmen/öğretici kimliği ile öne çıksa da! Satürn’ ün hata yapan öğrencisine uyarılarını yumuşak bir ikaz yerine, elinde tuttuğu cetvelle kafasına vurarak yapmayı tercih ettiğini unutmamak ve Sade Sati sürecini bu farkındalıkla yaşamak gerekir…

Kişisel haritalar açısından bakacak olursak kimler bu sürecin içerisinden geçmektedir?

tumblr_n5klk0DcIG1qzif7oo1_500Öncelikle en iyi haber Ay Burcu Başak olanlar için geliyor. Kasım 2014 itibariyle Sade Sati süreçlerini Ay Burcu Başak/Ay Yükselen Başak olanlar bitirecekler. Çünkü Satürn Hint Astrolojisine göre Terazi Burcundan çıkarak, Akrep Burcu’ na geçecek. Böylece Ay Burcu Başak’ ta olanlar için 7,5 senelik o zorlayıcı, her şey için 2 kat mücadele etmek zorunda kaldıkları, kendilerini şanssız ve sabır mücadelesi içerisinde gördükleri ruh hali son bulacak. Kişisel Haritalarında aksi bir etki olmadıkça, hayatları daha kolay ve akıcı enerjiler içerisinde olacak.

Astroloji ile biraz ilgilenenler için teknik olarak verdiğim “bir önceki ve bir sonraki burç” tanımlamasından da anlaşılacağı gibi gazetelerin günlük astroloji köşelerindeki burç sıralamalarını aklınıza getirecek olursanız, Başak Burçlarının (Ay’ ı Başak’ ta olanların) bu süreci tamamlıyor olmaları demek: Ay Burcu Terazi olanların bu sürecin “son 2,5 senelik” dönemecine; Akrep Burçlarının “göbeğine”; ve son olarak da Yay Burçlarının “başlangıcına” adım atıyor olduklarını anlamak çok zor olmaz.

Sade Sati sürecinin en ağır geçen kısmının genellikle Ay’ ın tam üzerinden Satürn transitinin yaşandığı 2,5 senelik dilim olduğu düşünülecek olursa: Ay Burcu Terazi olanların da Satürn’ ün Kasım ayı itibariyle yer değiştirmesi ile daha rahat bir döneme adım atacaklarını söylemek yanlış olmaz. Özellikle son 1,5 senedir Hint Astrolojisi’ ne göre Satürn’ ün yanına katılan Rahu sebebi ile de bir hayli yıpranan Teraziler, bunun öncesinde ilk “rahat bir nefes alma” süreçlerine etkilerini hissetmeleri Ağustos ayını bulacak olsa da! Temmuz ortası itibariyle kavuştular. Zira en azından gökyüzünde Terazi Burcu üzerinde konaklayan iki kuvvetli gezegenden biri olan Rahu, Satürn ile ortaklığını bitirdi ve Başak Burcuna geçti. Bu konuyu Temmuz ayı Burç yorumları yazımda daha detaylı olarak anlattığım için burada tekrar etmeyeceğim ancak kısaca daha akıcı esas etkilerin Teraziler için Kasım ayında vuku bulacağını yeniden belirtmekte fayda var…

Women1Kasım ayında Satürn’ ün yer değiştirmesi ile Sade Sati’ nin en zorlu sürecine adım atacak olan Ay Burçları ise maalesef Akrep’ ler. Ay’ ın Akrep Burcunda zaten rahatsız olan düşüşteki yerleşimi sebebi ile de önlerindeki 2,5 senelik zaman dilimini Ay Burcu Akrep olanların dikkatli şekilde yönetmeye çalışmaları gerekiyor.  Yıllar içerisinde incelediğim bireysel haritalar ile birlikte Sade Sati süreçlerinin Ay’ ı Akrep’ te yerleşmiş olan kişilere diğer burçlara oranla daha ağır etkiler yaşattığını tespit etmiş bulunuyorum. Teknik olarak zaten beklenebilecek bir sonuç olmakla birlikte, hazırlıklı ve kabullenici bir ruh hali ile bu süreci geçirmeye çalışacak olan Akrep’ lerin özellikle yeni başlangıçlar, evlilik ve her türlü uyum, diplomasi gerektiren işin başlangıcı konusunda dikkatli olmaları gerekiyor. Romantik ilişkileri yaşamak anlamında gökyüzündeki etkiler destekleyici ve hatta içgüdüsel olarak itici bir durumda bulunsa da, uzun süreli taahhütler için zamanlama uygun değil…

Kasım ayına gelmeden önce ise bugünden başlayarak Kasım 2014 tarihine kadar Sade Sati’ si devam eden: Ay Burcu Başak, Terazi ve Akrep olanlar içinse tarih aralıkları itibariyle dikkat etmeleri gereken konular kısaca:

Time02 Ekim 2014’ e kadar: Hint Astrolojisine göre Vishakha Takımyıldızının 2. Kısmında kalmaya devam edecek olan Satürn, özellikle Venüs’ ün temsil ettiği konulara dikkatlerimizi yoğunlaştıracak. İlişkiler, aşk ve karşı cins başta olmak üzere fiziksel kusurlarımız, güzellik ile ilgili takıntılar, lüks, konfor gibi konularla ilgili kafamızın meşgul olması, ya da gündemimizi bu tarz konuların işgal etmesi söz konusu.

03 Ekim – 03 Kasım 2014’ e kadar: Hint Astrolojisine göre Vishakha Takımyıldızının 3. Kısmına geçecek olan Satürn’ ün bu seferki gözlerini dikeceği alan; kendi içimizdeki dengeler olacak. İyi kalpli, anlayışlı, şefkatli ve verici biri olmakla; istediği şeyi almak için her şeyi yapıp, yakıp yıkma güdüsüne sahip biri olmak arasında bocalamaya başlayacağız. Kendi içsel huzurumuz açısından can sıkıcı ve zorlu olması muhtemel bir süreç gibi gözüktüğünden, ihtiras ve arzularımızın kontrol altında tutularak yönetilmesi her zamankinden daha fazla önem arz ediyor. Ayrıca Satürn yer değiştirmeden hemen önce artık Terazi Burcundaki son derecelerine, yani çıkış hareketine başlamış olduğundan; özellikle Sade Sati sürecinde uzun süredir kötü giden ve kötü gittiği halde, ne iyiye ne de kötüye doğru bir sonuç veren; hastalık, ilişki, iş, ortaklık vb. gibi sürüncemede kalmış konuların da çözüme ulaşmasını ya da sonlanmasını bekleyebiliriz… (Bu süreç Satürn’ ün yer değiştirip Akrep Burcuna girdiği ilk dereceler için de Hint Astrolojisine göre söz konusu. Ancak onu aylık etkiler ile ilgili yazılarımda ayrıca detaylı olarak aktaracağım.)

StairsSeda Sati -özellikle Ay’ ın üzerindeki transit aşamasında- kişinin yaşadığı zorluklar esnasında duygularına aşırı şekilde yoğunlaştığı, kendi içindeki sorgulamalara yöneldiği ve geçmişinde görmezden gelip, red ettiği konularla yüzleştiği bir süreçtir. Satürn bu süreçte kimilerimizi ilişkileri, evlilikleri gibi bir konuda sınava tabi tutarken, kimilerimizi de sağlık, çocuklar, gelir yolları, arkadaşlarımız ya da ebeveynlerimiz vb… gibi konularda zorlamaya eğilim gösterir. Yazının başında da belirttiğim gibi, Ay’ ın kişisel haritadaki yerleşiminin denk geldiği evlere göre konular farklılık göstermekle birlikte; Satürn’ ün zorladığı konular ile alakalı gerilimin artmasına yönelik tavırlarda bulunmamak en akıllıca çözüm olarak gözükmektedir. Elbette bazı konularda yaşanabilecek potansiyel gerginlikler ya da olumsuzluklar –evlilik ya da ikili ilişkiler gibi- kişinin kendi iradesi ile bir miktar kontrol edilebilirken, ebeveynlerin sağlıklarındaki bozulmalar, çocukların ergenlik sorunları gibi önlenemez bazı konularda ise sadece durumun bilincinde ve neler yaşanabileceği ihtimallerinin farkında olarak, en uygun şekilde süreci yönetmek söz konusu olmaktadır. Bir diğer yardımcı desteği de Hint Astrolojisi haritanıza göre belirlenmiş olan değerli ya da yarı değerli taşlar ile sağlayabilirsiniz. Bu süreçlerde taşlar, bütün etkiyi ortadan kaldırmasa da, yaşanan sıkıntıları içerdikleri enerji ile biraz daha yumuşak hale getirebilmektedirler…

Sade Sati ile ilgili söylenebilecek pek çok şey olmakla birlikte, kesin olan tek şey; yetişkinlik döneminde bu süreçle yüzleşen bir kişinin, yaşamının ve yaşama bakış tarzının artık eskisinden çok farklı bir noktaya geleceği ve özetle o kişinin gerçekten büyüyeceğidir…

Sevgilerimle,

©Hint Astroloğu

19 Temmuz 2014

Yukarıda bahsettiğim tüm gökyüzü hareketleri Hint Astrolojisine göre “kişiler” için “genel” potansiyelleri içermektedir.  Her yazımda özellikle belirttiğim gibi şahsınızın hayatına olacak potansiyel etkilerin belirlenebilmesi için kesinlikle bireysel haritanızın çıkartılıp, yorumlanması gerektiğini unutmamalısınız.

Tüm Burç yorumlarını Hint Astrolojisi ile belirlenmiş “Yükselen” ve “Ay Burcu” nuza göre –her ikisini birden- okumanız gerekmektedir.

Hint Astrolojisine göre Yükselen ve Ay Burcunuzu ücretsiz olarak öğrenmek için lütfen tık’ layınız…

Paylaş